Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bir varsayım tek şaka verir; bir varsayım ağacı bölüm verir. Yeni komedyenlerin setleri parçalı görünür, çünkü cümleden bölüme geçen adımı atlarlar.
Ağaç beş dallıdır ve bu beş keyfi değildir: bir iddiadan zihnin gidebileceği yönler aşağı, ileri, geri, yan ve karşıdır. Kanıt somutlaştırır, sonuç mantığı sonuna kadar götürür, geçmiş kayıp anlatısı açar, karakter oynanabilir an üretir, itiraz direnci kırar ve genellikle en güçlü kapanışı verir.
Dalların altına şaka değil görüntü yazılır; şaka ayrı bir oturumun işidir.
Ağacın verdiği asıl şey görüntü sayısı değil, dallar arasında tekrar eden nesnelerdir — bölümü tek parça hissettiren şey odur.
Ve boş kalan dal bir başarısızlık değil, bir teşhistir. Özellikle itiraz dalı: boş kalıyorsa varsayımın kimsenin karşı çıkmayacağı kadar sıradan demektir.
Açılış sahnesi
İyi bir cümlen var.
"Evden çalışmak, iş ile özel hayat arasındaki duvarı kaldırmadı; patronu evin içine taşıdı."
Bu cümle çalışıyor. Sahnede söylersen gülme gelir. Ve sonra?
Sonra sessizlik gelir, çünkü elinde ikinci cümle yok.
Yeni başlayan komedyenlerin setleri böyle görünür: on beş tane iyi cümle, birbirine yapıştırılmış, aralarında bağ yok. Her cümle küçük bir gülme alır, sonra oda soğur, sonra bir sonraki cümle yeniden ısıtmak zorunda kalır.
On beş kez ısınıp on beş kez soğuyan bir oda, hiç ısınmamış sayılır.
Deneyimli komedyenin seti farklıdır. Beş dakika boyunca tek bir fikrin içinde kalır ve o beş dakikada oda hiç düşmez. Malzemesi daha iyi olduğu için değil; bir cümleden bir bölüm çıkarmayı bildiği için.
Bu ders o çıkarma işiyle ilgili.
Ve şunu baştan söyleyeyim: elindeki cümle zaten yeterince iyi. Eksik olan cümle değil, cümlenin etrafında yapılmamış on beş dakikalık iş.
Bu derste ne olacak
Önce tek şaka ile bölüm arasındaki farkı kuracağız. Sonra varsayım ağacını açacağız: bir merkez cümle ve beş dal. Beş dalın neden tam olarak beş olduğunu göstereceğiz — bunlar keyfi başlıklar değil, bir iddiadan gidilebilecek bütün yönler. Ardından tek bir merkez cümleyi baştan sona ağaca açacağız ve on beş görüntü çıkaracağız. Sonra ağacın nasıl bölüme dizileceğini konuşacağız. Ders bittiğinde bir varsayımdan tek şaka değil, beş dakikalık malzeme çıkarabiliyor olacaksın.
Sıfır noktası
Bir iddia düşün. Herhangi bir iddia.
"Bu şehirde kimse selam vermiyor."
Şimdi sana bir soru: bu cümleden nereye gidebilirsin?
Cevap sandığından daha sınırlı. Zihnin bir iddiadan yalnızca beş yöne hareket edebilir.
Aşağı inebilirsin: bunu ne kanıtlıyor? Hangi somut davranış bu iddiayı gösteriyor?
İleri gidebilirsin: böyle devam ederse ne olur?
Geriye gidebilirsin: buraya nasıl geldik?
Yana kayabilirsin: bunu başkası anlatsaydı ne derdi? Ya da bu durum konuşabilseydi?
Ve karşı çıkabilirsin: biri buna itiraz etse ne derdi, sen ne cevap verirdin?
Aşağı, ileri, geri, yan, karşı. Beş yön. Altıncısı yok.
Bunu ilk duyduğunda kısıtlayıcı gelir. Aslında tam tersi: kısıtlayan şey yönleri bilmemek. Bir cümlenin karşısında oturup "başka ne diyebilirim" diye düşünmek, haritasız aramaktır ve genellikle hiçbir şey bulunmaz.
Beş yönü bildiğinde arama biter, tarama başlar. Sırayla beş kapıyı çalarsın ve en az üçünden cevap gelir.
Şimdi benzetmeyi kırayım: ağaç bir metafor ama gerçek ağaçlardan bir farkı var. Gerçek ağaçta dallar birbirinden uzaklaşır. Burada dallar sık sık birbirine değer — kanıt dalındaki bir görüntü, sonuç dalında büyütülecek şeyin ta kendisi olur. Ağacı çizdikten sonra asıl iş bu kesişmeleri bulmaktır.
Mekanizma
Kuralı basit: merkeze bir cümle yaz, beş dal aç, her dalın altına en az üç somut görüntü koy.
Üç sayısı önemli. Bir görüntü tesadüftür, iki görüntü çift, üç görüntü bir örüntü kurar. Ve üçlü yapı zaten elinde hazır bir mekanizma olarak durur.
Dalları tek tek açalım.
Birinci dal, kanıt. Soru: hangi davranışlar bunu gösteriyor?
Bu dal en verimlisidir ve en çok atlananıdır. Çünkü iddia zaten doğru göründüğünde kanıt aramak gereksiz hissettirir. Oysa kanıt dalı, üçüncü modüldeki özgüllük kuralının doğrudan uygulanmasıdır: iddia soyuttur, kanıt somuttur, gülme somutta oluşur.
İkinci dal, sonuç. Soru: böyle devam ederse ne olur?
Bu dal, kuralın sonucunu izleme mekanizmasının ta kendisidir. İddiayı doğru kabul edip mantığını sonuna kadar götürürsün ve yolun sonunda saçmalık çıkar.
Üçüncü dal, geçmiş. Soru: bu noktaya nasıl geldik?
Bu dal zamansal sıçramanın kaynağıdır. Ve genellikle en duygusal malzemeyi verir, çünkü geçmişe bakmak bir kayıp anlatısı üretir.
Dördüncü dal, karakter. Soru: bu sistem konuşsaydı ne derdi?
Kişileştirme ve canlandırmanın kapısı. Bu dal sahnede en çok işe yarayan malzemeyi verir, çünkü çıktısı cümle değil, oynanabilir bir an.
Beşinci dal, itiraz. Soru: biri buna karşı ne söyler, sen ne cevap verirsin?
En az kullanılan ve en değerli dal. İki nedenle. Birincisi, itirazı önceden karşılayan bir bölüm seyircinin direncini kırar. İkincisi, itiraz genellikle bölümün en güçlü sonunu verir — çünkü karşı görüşü yenmek, iddiayı tekrarlamaktan güçlüdür.
Şimdi kritik uyarı: ağaç bir şaka listesi değildir.
Dalların altına yazdığın şeyler görüntü olmalı, şaka değil. "Toplantılar uzuyor" bir görüntü değil, bir iddiadır. "Toplantı üçüncü saatinde kamera kapatan sayısı artıyor" bir görüntüdür.
Şakalar sonra gelir. Ağaç malzeme üretir; mekanizmalar onu şakaya çevirir. İkisini aynı anda yapmaya çalışırsan bir önceki dersteki kilitlenmeye düşersin.
Örneklerden okuma
Şimdi tek bir merkez cümleyi baştan sona açalım.
Merkez: evden çalışmak, iş ile özel hayat arasındaki duvarı kaldırmadı; patronu evin içine taşıdı.
On beş görüntü. Şimdi ağacın dışından iki örnekle dalların bağımsız olarak nasıl çalıştığına bakalım.
Usta katmanı
Birinci katman, dalların kesişmesi.
Ağacı çizdikten sonra asıl iş başlar: aynı nesnenin birden çok dalda göründüğü yerleri ara.
Yukarıdaki ağaçta pencere iki dalda var — geçmiş dalında ışık için seçilmiş, sonuç dalında dikkat dağınıklığı olmuş. Kapı iki dalda var. Masa iki dalda var.
Bu kesişmeler bölümün omurgasıdır, çünkü seyirci aynı nesneyi ikinci kez gördüğünde bir bağ kurar ve o bağ, bölümü tek parça hissettirir.
Yani ağacın verdiği asıl şey görüntü sayısı değil, tekrar eden nesnelerdir.
İkinci katman, dizilim.
On beş görüntüyü ağaçtaki sırayla anlatmazsın. Sahne sırası genellikle şudur: kanıtla aç, geçmişe git, karakteri oyna, sonuca büyüt, itirazla kapat.
Neden? Kanıt seyirciyi iddiaya bağlar. Geçmiş duygusal derinlik açar. Karakter enerjiyi yükseltir, çünkü canlandırma en canlı bölümdür. Sonuç mantığı sonuna kadar götürüp en büyük gülmeyi alır. İtiraz kapanışı yapar, çünkü karşı görüşü yenmek bir bitiş hissi verir.
Bu sıra bir kural değil, iyi çalışan bir varsayılan. Ama sırayı değiştirdiğinde nedenini bilmelisin.
Üçüncü katman, dal başına verim farkı.
Her merkez cümle beş dalı eşit beslemez ve bu bir sorun değil, bir bilgidir.
Kanıt dalı zayıfsa iddian soyut demektir; merkezi somutlaştır. Sonuç dalı zayıfsa iddianın mantıksal sonucu yok, yani bir gözlem bulmuşsun ama bir kural bulamamışsın. Geçmiş dalı zayıfsa konuyla kişisel bağın yok. Karakter dalı zayıfsa ortada kişileştirilebilir bir sistem yok. İtiraz dalı zayıfsa iddian tartışmalı değil, yani kimse karşı çıkmayacak kadar sıradan.
Son teşhis en önemlisi. İtiraz dalı boş kalan bir varsayım, genellikle herkesin katıldığı ve bu yüzden hiç ilginç olmayan bir varsayımdır.
Dördüncü katman, ağacın zamanlaması.
Ağaç tek oturumda tamamlanmaz. Beş dalı bir kerede doldurmaya çalışmak yorucudur ve son dallar zorlama çıkar.
Verimli yöntem şu: ilk oturumda merkez cümleyi ve iki dalı yaz. Ağacı defterde açık bırak. Sonraki günlerde aklına gelen görüntüleri ilgili dala ekle.
Ağaç böyle bir hafta boyunca beslendiğinde on beş yerine kırk görüntü toplar ve bölüm o zaman kendi kendini seçer.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışBirinci yanlış: ağacın dallarına şaka yazılır.
Yazılmaz, görüntü yazılır. Şaka yazmaya çalıştığın anda editör kipi devreye girer ve dal doldurmak durur — bir önceki dersin kilitlenmesi aynen tekrarlar. Ağaç malzeme üretme aşamasıdır; mekanizmalar ve şaka yazımı ayrı bir oturumun işidir. Dalda duran şey ne kadar çıplaksa sonrası o kadar açıktır.
Yaygın yanlışİkinci yanlış: merkez cümle bir konu olabilir.
Olamaz. "Evden çalışmak" bir konudur ve dal açmaz, çünkü içinde katılıp katılmayacağın bir iddia yoktur. "Evden çalışmak patronu evin içine taşıdı" bir varsayımdır ve beş dalı da besler. Dalların boş çıktığı her durumda önce merkezi kontrol et; sorun neredeyse her zaman oradadır.
Yaygın yanlışÜçüncü yanlış: beş dalın hepsi eşit doldurulmalıdır.
Doldurulmaz ve zorlanmamalıdır. Dal başına verim farkı bir teşhis aracıdır: kanıt dalı zayıfsa iddia soyuttur, geçmiş dalı zayıfsa konuyla kişisel bağın yoktur, itiraz dalı zayıfsa iddia tartışmalı değildir. Boş kalan dal seni cezalandırmaz, sana bir şey söyler.
Yaygın yanlışDördüncü yanlış: ağaç bir kere çizilir ve biter.
En verimli ağaçlar bir hafta boyunca açık kalanlardır. Beş dalı tek oturumda doldurmaya çalışmak son dalları zorlamaya iter. Merkezi ve iki dalı yaz, defteri açık bırak, gün içinde aklına geleni ilgili dala ekle. Bir haftada kırk görüntü toplayan bir ağaçta bölüm kendi kendini seçer.
Yaygın yanlışBeşinci yanlış: en çok görüntü toplayan dal bölümün merkezi olmalıdır.
Olmayabilir. Bölümü taşıyan şey bir dalın kalabalığı değil, dallar arasında tekrar eden nesnelerdir. Aynı pencere üç dalda görünüyorsa bölümün omurgası o penceredir; yirmi görüntü toplamış ama hiçbiri diğer dallara değmeyen bir kanıt dalı, dağınık bir liste verir.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
Bir varsayım tek şaka verir; bir varsayım ağacı bölüm verir. Yeni komedyenlerin setleri parçalı görünür, çünkü cümleden bölüme geçen adımı atlarlar.
Ağaç beş dallıdır ve bu beş keyfi değildir: bir iddiadan zihnin gidebileceği yönler aşağı, ileri, geri, yan ve karşıdır. Kanıt somutlaştırır, sonuç mantığı sonuna kadar götürür, geçmiş kayıp anlatısı açar, karakter oynanabilir an üretir, itiraz direnci kırar ve genellikle en güçlü kapanışı verir.
Dalların altına şaka değil görüntü yazılır; şaka ayrı bir oturumun işidir.
Ağacın verdiği asıl şey görüntü sayısı değil, dallar arasında tekrar eden nesnelerdir — bölümü tek parça hissettiren şey odur.
Ve boş kalan dal bir başarısızlık değil, bir teşhistir. Özellikle itiraz dalı: boş kalıyorsa varsayımın kimsenin karşı çıkmayacağı kadar sıradan demektir.
Sonraki derse köprü
Ağaç bir haritadır ama merkeze konacak cümleyi vermez.
Bir sonraki derste merkezi derinleştirme aletini kuracağız: soru zincirleri. Beş neden ve beş sonuç yöntemiyle sıradan bir şikâyeti, altında bölüm taşıyan bir çerçeveye çevirmeyi çalışacağız.