İçeriğe geç

Ders 11.6

Tepki ölçeği

Stand-up Akademisi — Modül 11

1.977 kelime21 özgün örnek≈ 9 dk okuma≈ 13 dk seslendirmesıfırdan ileri

Bu ders bitince

  • Tepkiyi 0–5 ölçeğinde puanlamak ve puanı bağlamla birlikte saklamak
  • Farklı oda büyüklüklerinin puanı nasıl kaydırdığını hesaba katmak
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Altı basamak var: sıfır tepki yok veya anlaşılmadı, bir tekil kıkırdama, iki küçük grup, üç odanın çoğu, dört birkaç saniye süren güçlü gülme, beş seti durduran tepki.

Sınırlar farklı şeye bakıyor: bir ile iki arasında sayı, iki ile üç arasında oran, üç ile dört arasında süre.

Ölçek mutlak ses değil oran ölçüyor — bu yüzden puan bağlamla birlikte tutuluyor. Bağlamsız puan bir ay sonra yanlış okunuyor.

Sıfır ile bir ayrımı onarım yönünü belirliyor: sıfır anlaşılabilirlik sorunu, bir vuruş sorunu.

Ve dersin asıl uyarısı: sayılar sahte bir kesinlik üretebiliyor. Ondalıklı ortalama alınmıyor, az ölçümden sonuç çıkarılmıyor ve puan sanat kararının yerine geçmiyor.

Ölçüler sanat kararını vermiyor, soruyu keskinleştiriyor.

Açılış sahnesi

İki komedyen aynı kaydı dinliyor.

Birincisi diyor ki: "Burada iyi güldüler."

İkincisi diyor ki: "Burada da iyi güldüler."

Aynı kelime, iki farklı an. Ve iki tepki hiç benzemiyor — birincisinde odanın çoğu güldü, ikincisinde üç kişi kıkırdadı.

"İyi" kelimesi ikisini de kapsıyor ve tam da bu yüzden hiçbir şey söylemiyor.

Şimdi sayıya geçelim.

Birincisi üç. İkincisi bir.

İki sayı ve aralarındaki fark tartışılmıyor. Bir ay sonra defterine baktığında da aynı şeyi söylüyorlar.

Ölçek bunun için var: aynı kelimeyi farklı şeylere kullanmayı bitirmek.

Ama bir tuzağı da var ve kaynak onu hemen uyarıyor. Puanların sahte bir bilimsel kesinlik yaratmasına izin verme.

Bu derste ne olacak

Önce altı basamağı tek tek kuracağız. Sonra basamaklar arasındaki sınırların nasıl ayırt edildiğini göstereceğiz. Ardından bağlam meselesine geleceğiz: on kişilik odadaki ses ile yüz kişilik odadaki ses aynı değil. Sonra sahte kesinlik tuzağını açacağız — sayı bir araç, bir hüküm değil. Ardından yirmi bir özgün örnekle ölçeği inceleyeceğiz. Ders bittiğinde kendi kayıtlarını puanlayabiliyor olacaksın.

Sıfır noktası

Bir termometre düşün.

Sıcaklığı ölçüyor ve bir sayı veriyor. Yirmi iki derece.

Şimdi soru: yirmi iki derece iyi mi?

Cevap yok. Yaz mı kış mı, iç mekân mı dış mekân mı, kim için?

Termometre "iyi" demiyor. "Yirmi iki" diyor.

Ve bütün değeri burada: yorumu sana bırakıyor, ölçümü kendisi yapıyor.

Tepki ölçeği de böyle. Bir gülmenin üç olduğunu söylüyor, iyi olduğunu söylemiyor.

Şimdi benzetmeyi kırayım. Termometre kalibre edilmiş bir alet ve iki termometre aynı sayıyı veriyor.

Tepki ölçeği bir insan tarafından uygulanıyor ve iki kişi aynı gülmeye farklı puan verebiliyor.

Yani bu ölçek mutlak değil. Kendi içinde tutarlı olması yeterli — senin üçün her zaman aynı şeyi ifade ediyorsa iş görüyor.

Mekanizma

Altı basamak var.

Sıfır: tepki yok veya anlaşılmadı.

Sessizlik. Ve dikkat — iki ayrı durum aynı puanı alıyor: hiç tepki gelmemesi ve anlaşılmaması.

Bunları ayırmak sekizinci dersin işi. Ölçek burada yalnız "tepki yok" diyor.

Bir: gülümseme, tekil kıkırdama.

Bir ya da iki kişi. Odanın geri kalanı sessiz.

Bu basamak sık atlanıyor — komedyen ya sıfır ya iki diyor. Oysa bir gerçek bir kategori: fikir anlaşıldı ve tutmadı.

İki: küçük ama duyulur grup tepkisi.

Birkaç kişi birden. Ses kayıtta ayırt edilebiliyor.

Sıfır ve bir bireysel; iki grupsal. Sınır burada.

Üç: odanın çoğundan net gülme.

Çoğunluk. Ve bu, çalışan bir vuruşun standart karşılığı.

Bir setin çoğu vuruşu üç alıyorsa set sağlam. Dört ve beş nadir olmalı — sürekli dörtse ya ölçek gevşemiş ya oda olağandışı.

Dört: güçlü ve birkaç saniye süren gülme.

Süre devreye giriyor. Üç ile dört arasındaki fark yalnız büyüklük değil, uzunluk.

Ve pratik önemi var: dört ve üstü tepkiler esnek duraklama gerektiriyor. Dokuzuncu modülde çalışmıştık — gülmenin üstüne konuşmak.

Beş: uzun gülme, alkış veya performansı geçici durduran tepki.

Set duruyor. Devam edemiyorsun.

Bu nadir ve olması gerektiği kadar nadir. Bir gecede bir beş, çok iyi bir gece.

Şimdi sınırların nasıl ayırt edildiğine bakalım, çünkü asıl zorluk orada.

Üç sınır var ve üçü farklı şeye bakıyor.

Bir ile iki arasındaki sınır: sayı. Bireysel mi, grupsal mı?

İki ile üç arasındaki sınır: oran. Odanın azınlığı mı, çoğunluğu mu?

Üç ile dört arasındaki sınır: süre. Kısa bir gülme mi, birkaç saniye süren mi?

Ve dört ile beş arasındaki sınır: seti durdurdu mu?

Yani ölçek tek bir boyutta değil. Alt basamaklarda sayıya, orta basamaklarda orana, üst basamaklarda süreye bakıyor.

Bunu bilmek puanlamayı hızlandırıyor: hangi sınırda olduğunu anlarsan neye bakacağını da biliyorsun.

Şimdi bağlam meselesine geliyoruz.

Kaynağın uyarısı net: on kişilik odadaki ses, yüz kişilik odadan farklıdır.

Bu ne demek?

On kişilik bir odada beş kişinin gülmesi "odanın çoğu" — yani üç.

Yüz kişilik bir odada beş kişinin gülmesi "tekil kıkırdama" — yani bir.

Aynı ses seviyesi, iki farklı puan.

Yani ölçek mutlak ses değil, oran ölçüyor.

Ve buradan bir kural çıkıyor: puan bağlamla birlikte tutuluyor.

Bir önceki derste günlüğün bağlam grubunu kurmuştuk. Puanlar o gruptan ayrı okunamıyor.

Defterde "üç" yazıyorsa ve yanında "on kişilik oda" yazmıyorsa, o üç bir ay sonra yanlış okunuyor.

Son mesele ve dersin en önemli uyarısı: sahte bilimsel kesinlik.

Sayılar bir tehlike taşıyor. Kesin görünüyorlar.

"Bu bölüm ortalama iki nokta yedi alıyor" cümlesi çok bilimsel duruyor ve arkasında insan gözü, insan kulağı ve değişken odalar var.

Üç tuzak var.

Birinci tuzak: ondalıklı ortalama almak. İki nokta yedi ile iki nokta dokuz arasındaki fark gerçek değil. Ölçek altı basamaklı ve arada ara değer yok.

İkinci tuzak: az sayıda ölçümden sonuç çıkarmak. Bir bölüm iki kez üç aldı diye "bu bölüm üç" denmiyor.

Üçüncü tuzak: puanı sanat kararının yerine koymak. Bir bölüm iki alıyor ve senin için önemli. Puan onu silmeni söylemiyor.

Kaynağın yedinci derste tekrar edeceği cümle burada da geçerli: ölçüler sanat kararını vermiyor, soruyu keskinleştiriyor.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Birinci katman, kendi ölçeğini kalibre etmek.

Ölçek mutlak değil ve senin üçün başkasının üçüyle aynı olmak zorunda değil.

Ama kendi içinde tutarlı olmalı.

Kalibrasyon yöntemi: beş farklı kaydından beş örnek al ve her basamağa bir referans ata. Bu benim sıfırım, bu benim üçüm.

Sonra puanlama yaparken o referanslara dönüyorsun.

Ve altı ay sonra tekrar kalibre ediyorsun — çünkü ölçek zamanla kayıyor. Genellikle gevşiyor: eskiden iki dediğine artık üç demeye başlıyorsun.

İkinci katman, puanın nereye yazılacağı.

Puan tek başına durmuyor. Üç bilgiyle birlikte yazılıyor: zaman kodu, oda büyüklüğü, bölüm adı.

"Üç dakika on iki — kargo vuruşu — üç — otuz kişi."

Dört veri, tek satır. Ve bu satır bir yıl sonra hâlâ okunabiliyor.

Bir önceki dersteki günlüğün "en güçlü üç an" alanı tam olarak bu biçimde tutuluyor.

Üçüncü katman, ölçeğin tepki haritasına dönüşmesi.

Bir setin bütün vuruşları puanlandığında bir eğri çıkıyor.

Dördüncü derste tepki haritasını konuşmuştuk. Ölçek o haritanın dikey eksenini veriyor.

Ve eğri bir şey gösteriyor: setin şekli.

Sekizinci modülde bölüm sıralamasını çalışmıştık — en güçlü bölüm sona, ikinci güçlü başa. Eğri, o tasarımın gerçekte tutup tutmadığını söylüyor.

Tasarlanan eğri ile ölçülen eğri farklıysa sıralama yeniden düşünülüyor.

Dördüncü katman, sıfır ile birin ayrı tutulması.

Bu ders boyunca ölçeği anlattık. Bir uyarı daha var.

Sıfır ve bir arasındaki fark, onarım yönünü belirliyor.

Sıfır: fikir ulaşmadı. Sorun anlaşılabilirlikte — kurulum, bilgi sırası, referans.

Bir: fikir ulaştı, tutmadı. Sorun vuruşta — sürpriz zayıf, ikinci anlam tatmin etmiyor.

İkisini karıştıran komedyen yanlış yeri onarıyor. Anlaşılan bir şakanın kurulumunu kısaltmak hiçbir işe yaramıyor.

Sekizinci derste sessizlik karar ağacını çalışacağız ve bu ayrım oranın ilk iki basamağı.

Beşinci katman, ölçeğin sınırı.

Ölçek gülmeyi ölçüyor. Bir setin her değeri gülmede değil.

Anlatı bölümleri, duygusal anlar, kurulum sahneleri — bunlar sıfır alıyor ve almalı.

Yedinci derste kesintisiz dikkati çalışacağız: gülme olmayan anlarda seyircinin takipte kalıp kalmadığı.

Yani sıfır her zaman kötü değil. Bir kurulumun sıfır alması normal; bir vuruşun sıfır alması sorun.

Puanı yorumlarken ne olduğuna bakılıyor.

Altıncı katman, gülmenin ölçülemeyen kısmı.

Bazı tepkiler bu ölçeğe girmiyor.

Bir "oooo" sesi. Bir iç çekiş. Bir alkış olmadan gelen onay mırıltısı. Rahatsız bir sessizlik ile düşünen bir sessizlik arasındaki fark.

Bunların hiçbiri sıfırdan beşe bir sayı almıyor ve hepsi bilgi taşıyor.

Onuncu modülde etik dersinde konuşmuştuk: kısa, tiz ve çabuk biten ses bir sınır uyarısı.

Yani ölçeğin yanında bir not sütunu duruyor: sayıya sığmayan tepkiler.

Yedinci katman, ölçeğin başkasıyla kullanılması.

İki komedyen aynı kaydı ayrı ayrı puanlarsa ilginç bir şey oluyor.

Puanlar tutuyorsa ölçüm sağlam. Tutmuyorsa fark nerede — sınırların yerinde mi, dikkatte mi?

Ve bu, on birinci derste konuşacağımız geri bildirimin en tarafsız biçimi. Kimse "beğendim" demiyor; iki sayı karşılaştırılıyor.

Karşılıklı puanlama, en az duygu yüklü geri bildirim biçimi.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışBirinci yanlış: "iyi güldüler" yeterli bir değerlendirme.
Doğrusu

Aynı kelime birbirine hiç benzemeyen iki tepkiyi kapsıyor ve bir ay sonra hangisinin ne olduğu bilinmiyor. Altı basamaklı ölçek aynı kelimeyi farklı şeylere kullanmayı bitiriyor.

Yaygın yanlışİkinci yanlış: ölçek mutlak ses seviyesini ölçer.
Doğrusu

Oran ölçüyor. On kişilik odada beş kişinin gülmesi üç, yüz kişilik odada beş kişinin gülmesi bir. Aynı ses, iki farklı puan — ve o yüzden puan bağlamla birlikte tutuluyor.

Yaygın yanlışÜçüncü yanlış: sıfır ile bir aynı sonucu bildirir.
Doğrusu

Sıfır "fikir ulaşmadı" diyor — sorun anlaşılabilirlikte. Bir "fikir ulaştı, tutmadı" diyor — sorun vuruşta. Karıştıran komedyen yanlış yeri onarıyor; anlaşılan bir şakanın kurulumunu kısaltmak işe yaramıyor.

Yaygın yanlışDördüncü yanlış: puanlar ortalama alınıp ondalıkla ifade edilebilir.
Doğrusu

Ölçek altı basamaklı ve arada ara değer yok. "İki nokta yedi" bilimsel duruyor ve arkasında insan gözü, insan kulağı ve değişken odalar var. Sahte kesinlik, yanlış karar üretiyor.

Yaygın yanlışBeşinci yanlış: düşük puan alan bölüm silinir.
Doğrusu

Ölçüler sanat kararını vermiyor, soruyu keskinleştiriyor. Ayrıca sıfır her zaman kötü değil: kurulumun ve anlatı bölümünün sıfır alması normal. Puan yorumlanırken neyin puanlandığına bakılıyor.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

Altı basamak var: sıfır tepki yok veya anlaşılmadı, bir tekil kıkırdama, iki küçük grup, üç odanın çoğu, dört birkaç saniye süren güçlü gülme, beş seti durduran tepki.

Sınırlar farklı şeye bakıyor: bir ile iki arasında sayı, iki ile üç arasında oran, üç ile dört arasında süre.

Ölçek mutlak ses değil oran ölçüyor — bu yüzden puan bağlamla birlikte tutuluyor. Bağlamsız puan bir ay sonra yanlış okunuyor.

Sıfır ile bir ayrımı onarım yönünü belirliyor: sıfır anlaşılabilirlik sorunu, bir vuruş sorunu.

Ve dersin asıl uyarısı: sayılar sahte bir kesinlik üretebiliyor. Ondalıklı ortalama alınmıyor, az ölçümden sonuç çıkarılmıyor ve puan sanat kararının yerine geçmiyor.

Ölçüler sanat kararını vermiyor, soruyu keskinleştiriyor.

Sonraki derse köprü

Tepkiyi puanladın. Peki bir setten başka hangi sayılar çıkıyor?

Bir sonraki derste altı temel ölçüyü çalışacağız: ilk gülmeye kadar geçen süre, dakika başına vuruş, gülme süresi, açıklama gecikmesi, bölüm tutarlılığı ve kesintisiz dikkat.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Hızlı kontrol

Ölçekte 5 neyi işaret eder?

Uzun gülme, alkış veya performansı geçici olarak durduran tepki. Ancak bu puan tek başına malzemenin kalitesini veya etiğini ölçmez.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış sahnesinde iki gülme dalgası yan yana gösterilsin — biri geniş ve dolgun, diğeri ince. İkisinin üstünde de "iyi" etiketi dursun, sonra etiketler düşüp yerlerine "3" ve "1" gelsin.
  • Sıfır noktasında bir termometre yirmi iki dereceyi göstersin. "İyi mi?" sorusu ekranda kalsın ve cevapsız kalsın.
  • Altı basamak dikey bir merdiven olarak çizilsin. Her basamağın yanında gülme dalgasının biçimi farklı olsun.
  • Üç sınır üç ayrı simgeyle işaretlensin: sayı, oran, süre. Merdivenin ilgili aralıklarına yerleşsinler.
  • Bağlam etkisi iki odayla verilsin: on kişilik ve yüz kişilik. Aynı beş kişi gülsün ve iki farklı puan çıksın.
  • Sahte kesinlik bölümünde ondalıklı bir ortalama ekranda belirsin ve sonra altı basamaklı merdivenin üstüne düşüp basamaklar arasına sıkışsın — arada yer olmadığı görünsün.
  • Sayıya sığmayan tepkiler ayrı bir sütunda ses dalgası olarak dursun; sayı değil biçim gösterilsin.
  • Seslendirme notu: altı basamak okunurken ses tonu basamak basamak yükselecek — sıfır düz, beş taşkın. Ölçek sesle de duyulacak. "Sahte bilimsel kesinlik" uyarısı ise düz ve sakin okunacak.