Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Güçlü bir iddia seyircinin zihninde dile getirilmeyen bir itiraz üretir; yazılmayan itiraz dinlemeyi keser.
Beş tipik itiraz: bu yalnızca senin başına gelmiş; haksız olan sensin; bu grup hakkında genelleme yapıyorsun; sonuç abartılı; bunu neden şimdi anlatıyorsun?
İtirazı açıklamayla boğmak savunmadır ve itirazı doğrular. Doğru yollar üçtür: şakaya, itirafa ya da tersine çevirmeye dönüştürmek.
Bazen seyircinin haklı olduğunu kabul etmek persona için en güçlü hamledir; kabul bir güven işaretidir ve iddiadan vazgeçmek demek değildir.
İtiraz masabaşında ve yalnızca güçlü iddialar için yazılır.
Açılış sahnesi
Deniz yeni bir bölümü bir açık mikrofonda deniyor. Bölümün iddiası güçlü: "Bu şehirde ev sahipleri kiracıyı seçmiyor, kiracının maaşını seçiyor." Ardından bir hikâye geliyor: son baktığı ev için ev sahibi Deniz'den maaş bordrosu, iki referans ve annesinin telefon numarasını istemiş. Hikâye iyi gidiyor, ta ki Deniz geçen yıl kirayı üç kez geç ödediğini söyleyene kadar.
O cümleden sonra salonda bir şey değişiyor. Kimse bir şey söylemiyor, ama ön masadaki bir kadın yanındakine bakıp hafifçe kaşlarını kaldırıyor. Arkadan kısa bir "hmm" geliyor. Sonraki üç vuruş, odada asılı duran bir cümlenin altında geçiyor: "Ama burada haksız olan sensin." Seyirci bu cümleyi söylemiyor; düşünüyor. Ve düşündüğü sürece dinlemiyor.
Bir hafta sonra Deniz aynı bölümü aynı yerden söylüyor, ama geç ödeme cümlesinin hemen arkasına bir cümle eklemiş: "Evet, ev sahibim haklı. Ben de beni kiracı olarak almazdım." Salon bu kez gülüyor. İtiraz ortadan kalkmadı; ortaya alındı. Bu ders o hamlenin masabaşında nasıl yazıldığını anlatıyor.
Bu derste ne olacak
Önce bir itirazın neden dinlemeyi kestiğini göreceğiz. Sonra beş tipik itirazı Deniz'in ev sahibi bölümü ve masadaki diğer malzemeler üzerinden tek tek kuracağız. Ardından bir itirazı işlemenin yanlış yolunu ve üç doğru yolunu açacağız: şakaya, itirafa ya da tersine çevirmeye dönüştürmek. Son olarak seyircinin haklı olduğunu kabul etmenin neden bazen en güçlü persona hamlesi olduğunu ve her cümlenin bir itirazı hak etmediğini konuşacağız.
Sıfır noktası
Bir arkadaşınla bir tartışmada olduğunu düşün ve bir sonraki cümlesini önceden biliyorsun. İki yol var. Birincisi beklemek: o söyler, sen cevap verirsin ve o an savunmaya geçmiş olursun. İkincisi önce senin söylemen: "Şimdi diyeceksin ki..." ve onun cümlesini onun ağzından alırsın. İkincisinde artık savunmuyorsun, konuşmayı yönetiyorsun.
Sahnede de böyledir, ama bir farkla. Bir tartışmada amaç kazanmaktır. Sahnede amaç kazanmak değil, odayı seninle birlikte tutmaktır. Bu yüzden itirazı ele alış biçimi değişir: karşı tarafı susturmazsın, itirazı bir malzemeye çevirirsin. Bazen de karşı tarafın haklı olduğunu kabul edersin. Bir tartışmada bu bir kayıp olurdu; sahnede çoğu zaman bir kazançtır.
Mekanizma
İtiraz bir dikkat hırsızıdır
Bir iddia söylenir ve seyircinin bir kısmı katılmaz. Katılmamak sessiz bir şey değildir; zihinsel bir meşguliyettir. Kişi itirazını kafasında kurar ve o sırada seni dinlemez. İtiraz yazılmadığında birkaç saniyelik bir boşluk açar ve o boşlukta söylenen vuruşlar kaybolur.
Beş tipik itiraz
Birincisi: "Ama bu yalnızca senin başına gelmiş." Deneyimin genelliğine itirazdır ve en yaygın olanıdır, çünkü komedi özgül olaylardan çıkar. Özgüllük hem gücün hem de bu itirazın kaynağıdır.
İkincisi: "Burada haksız olan sensin." Anlatıcının konumuna itirazdır: seyirci hikâyede karşı tarafa hak verir. Çoğu zaman haklıdır, çünkü insan kendi hikâyesini anlatırken kendini haklı kurmaya eğilimlidir.
Üçüncüsü: "Bu grup hakkında genelleme yapıyorsun." Hedefin genişliğine itirazdır. Bu itiraz geldiğinde hedef bir davranıştan bir gruba kaymış demektir.
Dördüncüsü: "Sonuç abartılı değil mi?" Abartının inandırıcılığına itirazdır. Abartı bir oyun olarak görülmeli, bir iddia olarak değil. Bu itiraz geldiğinde abartının oyun olduğu yeterince işaretlenmemiştir.
Beşincisi: "Bunu neden şimdi anlatıyorsun?" Zamanlamaya ve amaca itirazdır ve en derin olanıdır. Çoğu zaman ağır bir malzemede, merdiven basamakları kurulmadan doğrudan en ağır yere atlandığında gelir.
Yanlış yol: açıklamayla boğmak
İtirazı sezip savunmaya geçmek en yaygın tepkidir: "Yani aslında bütün ev sahipleri değil, benim demek istediğim..." İki şey olur. Komedi durur ve bir savunma başlar. Seyirci bir savunma dinlediğini fark eder ve itirazı doğrulanmış olur.
Üç doğru yol
Şakaya dönüştürmek: seyircinin düşündüğü cümle yüksek sesle söylenir ve bir kurulum olarak kullanılır; üstüne bir vuruş konur. En yaygın ve en hızlı yoldur.
İtirafa dönüştürmek: itiraz kabul edilir ve bir kusur olarak sahiplenilir. "Evet, haksız olan bendim" cümlesi hem bir itiraf hem bir persona hamlesidir.
Tersine çevirmek: itiraz kabul edilir ve o kabul bölümün merkezine taşınır. "Evet, bu yalnızca benim başıma geldi" denir ve o yalnızlık asıl konu olur.
Haklı olduğunu kabul etmek
Bazen seyircinin haklı olduğunu kabul etmek persona için en güçlü hamledir. Kabul bir güven işaretidir: haksız olduğunu söyleyebilen biri, odanın kontrolünü kaybetmemiş biridir. Seyirci zaten öyle düşünüyordu; kabul iki tarafı aynı yere getirir ve bu buluşma bir rahatlama, çoğu zaman da bir gülme üretir.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
İtirazı nereden duyacaksın
Seyirci itirazını söylemez, ama bedeni söyler. Kaldırılan bir kaş, yan tarafa dönen bir bakış, kollarını kavuşturan biri, kısa bir "hmm": bunlar yazılmamış bir cümlenin işaretleridir. Kayıt izlerken bu anları işaretlemek, masabaşında yazılacak itirazları bulmanın en güvenilir yoludur. Deniz'in "haksız olan sensin" itirazını bulduran şey, ön masadaki o kaş oldu.
İtiraz bir zayıflık değil, bir bilgi
Bir itiraz, bölümünün nerede bir boşluk bıraktığını söyler. "Haksız olan sensin" itirazı Deniz'e hikâyesinde kendini fazla haklı kurduğunu gösterdi. "Bu grup hakkında genelleme yapıyorsun" itirazı hedefin kaydığını gösterdi. İtirazı bir saldırı olarak değil, bir teşhis olarak okumak, onu cevaplamaktan daha verimlidir.
Kabul ile teslimiyet farkı
Seyircinin haklı olduğunu kabul etmek, bölümün iddiasından vazgeçmek demek değildir. Deniz "ev sahibim haklı" dedi, ama "ev sahipleri maaş seçiyor" iddiasını bırakmadı; itirafın üstüne yeniden kurdu. Kabul bir basamaktır, bir geri çekilme değil. Kendi kusurunu söyleyen anlatıcı, ardından söyleyeceği iddiaya daha çok güven kazanır.
Hangi iddia bir itirazı hak eder
İtiraz yalnızca güçlü iddialar için yazılır: bir genelleme, bir suçlama, bir sonuç, ağır bir an. Gözlem cümleleri, tarifler ve geçişler bir itiraz üretmez. Bir bölümdeki iddiaları bulmanın basit yolu, her cümleye "buna biri karşı çıkabilir mi?" diye sormaktır. Cevap "evet" olan cümleler genellikle bir bölümde iki ya da üç tanedir.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışSeyirci itiraz etmiyorsa itiraz yoktur.
Seyirci itirazını söylemez, düşünür; düşündüğü sürece de dinlemez. İtiraz, bedendeki küçük işaretlerden ve yutulan vuruşlardan okunur.
Yaygın yanlışİtiraz sezildiğinde açıklamak gerekir.
Açıklama komediyi durdurur ve seyirciye bir savunma dinlettiği için itirazı doğrular.
Yaygın yanlışSeyircinin haklı olduğunu kabul etmek zayıflıktır.
Kabul bir güven işaretidir; haksız olduğunu söyleyebilen anlatıcı odanın kontrolünü kaybetmemiştir.
Yaygın yanlışGenelleme itirazı bir cümleyle cevaplanır.
Bu itiraz geldiğinde hedef zaten kaymıştır; çözüm bir cevap eklemek değil, hedefi bir davranışa ya da bir sisteme taşımaktır.
Yaygın yanlışHer cümleye bir itiraz yazmak bölümü sağlamlaştırır.
Her cümle bir iddia değildir; her yere itiraz eklenen bölüm bir savunma dizisine dönüşür.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
Güçlü bir iddia seyircinin zihninde dile getirilmeyen bir itiraz üretir; yazılmayan itiraz dinlemeyi keser.
Beş tipik itiraz: bu yalnızca senin başına gelmiş; haksız olan sensin; bu grup hakkında genelleme yapıyorsun; sonuç abartılı; bunu neden şimdi anlatıyorsun?
İtirazı açıklamayla boğmak savunmadır ve itirazı doğrular. Doğru yollar üçtür: şakaya, itirafa ya da tersine çevirmeye dönüştürmek.
Bazen seyircinin haklı olduğunu kabul etmek persona için en güçlü hamledir; kabul bir güven işaretidir ve iddiadan vazgeçmek demek değildir.
İtiraz masabaşında ve yalnızca güçlü iddialar için yazılır.
Sonraki derse köprü
Deniz'in itirafı bir şey daha doğurdu: "Ben de beni kiracı olarak almazdım" cümlesi salonda o kadar iyi çalıştı ki Deniz onu setin sonunda bir kez daha söylemek istiyor, bu kez başka bir konunun ardından. Ama aynı cümle ikinci ya da üçüncü kez söylendiğinde iki şey olabilir: seyirci en çok o zaman güler ya da hiçbir şey almaz. Bir sonraki ders bilinçli tekrarı açıyor: bir cümlenin geri dönüşünü bir mekanizmaya çeviren şey nedir ve aynı cümle ne zaman yalnızca bir tekrar olarak kalır?