Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Ekonomi kısaltmak değil, hiçbir kelimenin boş durmamasıdır. Ölçü toplam uzunluk değil, kelime başına yapılan iştir; üç kelimelik bir cümle israf, on bir kelimelik bir cümle ekonomik olabilir.
Bir sözcük üç işlevden en az birini taşımalı: gerekli bilgi, karakter veya ritim, gülme potansiyeli. Hiçbirini taşımıyorsa çıkarılmaya adaydır.
Silme testi yalnız birinci işlevi ölçer. İkincisini ölçmek için yüksek sesle okumak gerekir: ritim taşıyan kelime çıkarıldığında anlam değil, ses bozulur.
Altı kesme sorusu var ve en pahalı israf sonuncusudur — gülmeden sonra gelen açıklama yalnız yer kaplamaz, kurulan şeyi de bozar.
Kurulum ile vuruş farklı kurallara tabidir: vuruşta ekonomi mutlak, kurulumda görecelidir.
Ve en kısa metin en iyi metin değildir. Neyin kalacağına persona karar verir; ekonomi yalnız hiçbir şeyin boş durmadığını garanti eder.
Açılış sahnesi
Yazarlık üzerine verilen en yaygın tavsiye şudur: gereksiz kelimeleri at.
Tavsiye doğru. Ama uygulanışı çoğu zaman metni öldürüyor ve nedenini kimse söylemiyor.
Şu cümleye bak: "Ya işte, spor salonuna gitmiyorum ama üyeliği de iptal etmiyorum, yani."
Şimdi gereksiz kelimeleri atalım. "Ya işte" gitti. "Yani" gitti. "De" gitti.
"Spor salonuna gitmiyorum ama üyeliği iptal etmiyorum."
Daha kısa. Daha temiz. Ve bir şey kayboldu.
Kaybolan şey bilgi değil — bilgi aynı. Kaybolan şey konuşan kişi. "Ya işte" diyen biri belli bir insandı; ikinci cümlede kim olduğu belirsiz.
İşte bu dersin meselesi. Ekonomi kelime saymak değil, her kelimenin iş yapıp yapmadığını sormaktır. Ve "iş" dendiğinde çoğu yazarın aklına yalnız bir iş türü geliyor: bilgi taşımak.
Oysa üç tür iş var. Bir kelime hiç bilgi taşımadan da vazgeçilmez olabilir.
Bu derste ne olacak
Önce bir sözcüğün taşıyabileceği üç işlevi kuracağız ve neden "gereksiz kelimeyi at" tavsiyesinin bunlardan yalnız birini gördüğünü göstereceğiz. Sonra silme testinin sınırını konuşacağız — test yalnız birinci işlevi ölçer, ikincisini ölçmez. Ardından altı kesme sorusunu tek tek açacağız. Sonra en kısa metnin neden her zaman en iyi metin olmadığını göreceğiz. Ardından yirmi bir özgün örnekle ekonominin iki yönünü izleyeceğiz. Ders bittiğinde bir metni kısaltırken neyi koruman gerektiğini biliyor olacaksın.
Sıfır noktası
Bir çantayı hafifletiyorsun. Uçağa binmeden önce.
Ne çıkarırsın? İşe yaramayan şeyleri. Ama "işe yaramak" ne demek?
İki kazak var. Biri seni sıcak tutuyor. Diğeri seni sıcak tutmuyor ama onu giydiğinde kendini kendin gibi hissediyorsun.
İkinci kazağı çıkarır mısın? Ağırlık hesabı yapan biri çıkarır. Yolculuğu hesaba katan biri düşünür.
Metin de böyle. Bazı kelimeler bilgi taşır, bazıları seni taşır.
Şimdi benzetmeyi kırayım, çünkü önemli bir yerde bozuluyor. Çantada ağırlık gerçek bir kısıttır; taşıyabileceğin miktar sabittir. Metinde ise böyle bir tavan yok. Kırk kelimelik bir şaka ekonomik, on iki kelimelik bir şaka israf olabilir.
Yani ekonominin ölçüsü toplam uzunluk değil, kelime başına yapılan iş.
Ve bu ayrım pratik bir sonuç doğuruyor: "kısalt" bir hedef değildir. Hedef, hiçbir kelimenin boş durmamasıdır. Bunu sağladığında metin bazen kısalır, bazen uzar.
Mekanizma
Üç işlev var.
Birinci işlev, gerekli bilgi. Seyircinin şakayı anlaması için bilmesi gereken şey. Kim, nerede, ne oldu.
İkinci işlev, karakter veya ritim. Bilgi taşımayan ama konuşanı tanıtan ya da cümlenin müziğini kuran sözcükler. "Ya işte", "valla", "bak şimdi", bir tekrar, bir dolambaç.
Üçüncü işlev, gülme potansiyeli. Doğrudan vuruşa katkı veren sözcükler.
Bir sözcük bu üçünden hiçbirini taşımıyorsa çıkarılmaya adaydır.
Şimdi dersin en kritik noktasına gelelim: silme testinin sınırı.
Altıncı derste ekonomi geçişini anlatırken şunu söylemiştik: her kelimeyi tek tek sil, cümle bozulmuyorsa o kelime gereksizdi.
Bu test doğru ama eksik. Çünkü yalnız birinci işlevi ölçüyor.
"Ya işte" kelimesini sildiğinde cümlenin anlamı bozulmaz. Bilgi tamdır. Test bu kelimeyi gereksiz sayar ve atar.
Ama kelime karakter taşıyordu ve testin ölçmediği şey buydu.
Bu yüzden ikinci bir test gerekiyor ve o test kâğıtta yapılamaz: yüksek sesle oku. Ritim taşıyan bir kelime çıkarıldığında anlam bozulmaz, ses bozulur. Kulağın yakalar, gözün yakalamaz.
Kural: silme testi neyin bilgi taşımadığını söyler. Sesli okuma neyin ritim taşıdığını söyler. İkisini birlikte uygularsın.
Şimdi altı kesme sorusuna geçelim. Bunlar metni tararken sırayla sorulur.
Birincisi: bu cümle çıkarılırsa şaka hâlâ anlaşılır mı? Anlaşılıyorsa cümle kurulumun bir parçası değil, süsüdür.
İkincisi: aynı bilgiyi iki kez mi veriyorum? Kurulumda söylenen bir şey vuruşta tekrar ediliyorsa ikincisi gereksizdir ve genellikle vuruşu geciktirir.
Üçüncüsü: özel isim gerekli mi? Yer, marka ve kişi adları bilgi taşıyormuş gibi görünür ama çoğu zaman yalnız yer kaplar. Ad, şakada bir işi varsa kalır.
Dördüncüsü: zaman ve yer bilgisi şakada kullanılıyor mu? "Geçen salı", "Kadıköy'de" gibi ifadeler gerçekliği artırmaz; yalnız vuruşa giden yolu uzatır. Kullanılmıyorsa gider.
Beşincisi: "şöyle ki", "aslında", "bildiğiniz gibi" gibi girişler işlevli mi? Bunlar genellikle yazarın kendine düşünme süresi tanımasıdır ve seyirci o süreyi ödemek zorunda değildir.
Altıncısı: gülmeden sonra gelen açıklama var mı? Bu en pahalı israftır, çünkü yalnız yer kaplamaz — kurulan şeyi de bozar.
Ve son olarak, dersin ikinci yarısı: en kısa metin her zaman en iyi metin değildir.
Persona için belirli dolgu sözcükleri, tekrar veya dolambaç bilinçli bir ritim kurabilir. Yavaş ve kuru bir persona uzun cümlelerle çalışır; sıkıştırılmış bir metin o personayı söndürür.
Yani ekonomi bir üslup değil, bir denetim. Neyin kalacağına persona karar verir; ekonomi yalnız hiçbir şeyin boş durmadığını garanti eder.
Örneklerden okuma
Önce üç işlevi tek bir cümlede ayıralım.
Şimdi altı kesme sorusunu tek tek görelim.
Şimdi ekonominin metni uzattığı duruma bakalım.
Şimdi ekonominin fazla uygulandığı duruma bakalım.
Usta katmanı
Birinci katman, ekonominin persona ile ilişkisi.
Her personanın kendi ekonomi ayarı var ve bu ayar bir tercih değil, karakterin sonucu.
Hızlı ve telaşlı bir persona kısa cümlelerle çalışır; uzun kurulum onu boğar. Yavaş ve kuru bir persona uzun cümle taşır, hatta uzun cümleye ihtiyaç duyar — kuruluk ancak bir mesafe varsa hissedilir ve mesafe süreyle kurulur.
Bu yüzden başka bir komedyenin metnini ekonomi ölçütüyle değerlendirirken dikkatli ol. Sende israf görünen şey onda karakter olabilir.
İkinci katman, kurulum ile vuruşun farklı ekonomileri.
Kurulum ile vuruş aynı kurala tabi değil.
Vuruşta ekonomi mutlaktır: son cümlede tek bir gereksiz kelime bile anlama anını geciktirir ve gülmeyi düşürür.
Kurulumda ekonomi görecelidir: kurulumun işi bilgi vermek değil, beklenti üretmektir ve beklenti üretmek zaman ister. Aşırı kısaltılmış bir kurulum, üzerine düşülecek zemin bırakmaz.
Pratik kural: kurulumu ritim için okuyarak kısalt, vuruşu kelime sayarak.
Üçüncü katman, ekonomi ile süre ilişkisi.
Bir bölümü kısaltmanın iki yolu var: kelime atmak ve parça atmak.
Yeni yazarlar hep birinciyi dener. Deneyimliler ikinciyi. Çünkü on beş kelime atmak bölümü üç saniye kısaltır; zayıf bir hareketi atmak yirmi saniye kısaltır ve bölümü güçlendirir.
Beş dakikalık bir seti dört dakikaya indirmen gerekiyorsa cümle budamakla başlama; en zayıf bölümü çıkararak başla.
Dördüncü katman, ekonominin sahnede ölçülmesi.
Kâğıtta ekonomik görünen bir metin sahnede uzun hissedilebilir ve bunun nedeni genellikle bilgi yoğunluğudur.
Seyirci saniyede belli miktarda yeni bilgi işleyebilir. Her kelimesi iş yapan çok yoğun bir metin, teknik olarak ekonomiktir ama dinlerken yorucudur.
Çözüm kelime eklemek değil, nefes eklemek: duraklama, tekrar, bir kez daha söyleme. Yani ikinci işlev, yalnız persona için değil, dinlenebilirlik için de gerekli.
Beşinci katman, ne zaman durulacağı.
Ekonomi turunun bitiş işareti şudur: attığın her kelime için bir şey kaybettiğini hissettiğinde.
O noktadan sonra devam edersen metin pürüzsüzleşir ve kişisel izini kaybeder. Yedinci derste yeniden yazım için söylediğimiz durma kuralının bu boyuttaki karşılığı budur.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışBirinci yanlış: ekonomi kısaltmak demektir.
Değildir; ekonomi hiçbir kelimenin boş durmaması demektir. Bunu sağladığında metin bazen kısalır, bazen uzar — "Telefonum eski" cümlesi üç kelimedir ve israftır, on bir kelimelik yeniden yazımı ekonomiktir. Ölçü toplam uzunluk değil, kelime başına yapılan iştir.
Yaygın yanlışİkinci yanlış: silme testi bir kelimenin gerekli olup olmadığını söyler.
Yalnız birinci işlevi söyler. "Ya işte" silindiğinde anlam bozulmaz ve test onu gereksiz sayar; oysa kelime karakter taşıyordu. İkinci bir test gerekir ve kâğıtta yapılamaz: yüksek sesle oku. Ritim taşıyan kelime çıkarıldığında anlam değil, ses bozulur.
Yaygın yanlışÜçüncü yanlış: bütün dolgu sözcükleri atılmalıdır.
Atılırsa metin teknik olarak kusursuz, kimliksiz bir hâle gelir. Persona için belirli dolgu, tekrar ve dolambaç bilinçli ritim kurar; yavaş ve kuru bir personanın kuruluğu ancak süre varsa hissedilir. Ekonomi bir üslup değil, bir denetimdir — neyin kalacağına persona karar verir.
Yaygın yanlışDördüncü yanlış: kurulum ile vuruş aynı ekonomi kuralına tabidir.
Değildir. Vuruşta ekonomi mutlaktır; son cümledeki tek fazla kelime anlama anını geciktirir. Kurulumda görecelidir; kurulumun işi bilgi vermek değil beklenti üretmektir ve beklenti zaman ister. Aşırı kısaltılmış kurulum, vuruşun üstüne düşeceği zemini bırakmaz.
Yaygın yanlışBeşinci yanlış: bir set uzunsa cümleler budanarak kısaltılır.
Bu en verimsiz yoldur. On beş kelime atmak seti üç saniye kısaltır; en zayıf bölümü çıkarmak yirmi saniye kısaltır ve seti güçlendirir. Süre sorunu neredeyse her zaman parça düzeyinde çözülür, kelime düzeyinde değil.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
Ekonomi kısaltmak değil, hiçbir kelimenin boş durmamasıdır. Ölçü toplam uzunluk değil, kelime başına yapılan iştir; üç kelimelik bir cümle israf, on bir kelimelik bir cümle ekonomik olabilir.
Bir sözcük üç işlevden en az birini taşımalı: gerekli bilgi, karakter veya ritim, gülme potansiyeli. Hiçbirini taşımıyorsa çıkarılmaya adaydır.
Silme testi yalnız birinci işlevi ölçer. İkincisini ölçmek için yüksek sesle okumak gerekir: ritim taşıyan kelime çıkarıldığında anlam değil, ses bozulur.
Altı kesme sorusu var ve en pahalı israf sonuncusudur — gülmeden sonra gelen açıklama yalnız yer kaplamaz, kurulan şeyi de bozar.
Kurulum ile vuruş farklı kurallara tabidir: vuruşta ekonomi mutlak, kurulumda görecelidir.
Ve en kısa metin en iyi metin değildir. Neyin kalacağına persona karar verir; ekonomi yalnız hiçbir şeyin boş durmadığını garanti eder.
Sonraki derse köprü
Buraya kadar metni düzeltmeyi konuştuk. Ama bir şaka çalışmadığında asıl soru düzeltmeden önce gelir.
Bir sonraki derste teşhis koymayı çalışacağız: çalışmayan bir şakayı kurtarmaya çalışmadan önce nesinin bozuk olduğunu bulmak — ve bazen kurtarmamaya karar vermek.