Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bir şakanın görünen ve gerçek bir hedefi vardır. Bürokratik dille alay eden bir şakanın görünen hedefi çalışan, gerçek hedefi kurum olabilir.
Hedef metinde kurulur: ayrıntı seçimi, dil, çelişkinin yeri ve anlatıcının konumu. Hedef belirsizse seyirci şakayı değiştirilemez bir özellik üzerinden saldırı olarak okuyabilir.
Beş soruluk test: eleştirilen davranış ne, hedef kendini savunabiliyor mu, seyirci ilişkini biliyor mu, mekanizma çıkarılınca geriye hakaret mi kalıyor, en kolay kişiyi mi yoksa asıl çelişkiyi mi hedefliyorsun?
Yukarı vurmak yararlı bir mercektir; tek başına izin ya da yasak değildir. Bağlam, kişinin konumu, anlatıcının ilişkisi ve şakanın işlevi birlikte değerlendirilir.
Test yazarken, kayıt izlerken ve yayımlamadan önce uygulanır; hedefler sette birikir.
Açılış sahnesi
Pazartesi öğleden sonra, bir kafenin arka salonu boş. Dört komedyen bir masanın etrafında oturmuş, sırayla yeni malzemelerini yüksek sesle okuyor. Sıra Tolga'da. Tolga geçen hafta nüfus müdürlüğünde üç saat beklemiş ve bundan bir bölüm çıkarmış:
"Gişedeki kadın bana baktı, ekrana baktı, tekrar bana baktı ve 'Talebiniz değerlendirmeye alınmıştır' dedi. Elli yaşında, gözlüklerini burnunun ucuna indirmiş, sesi bir kasa makinesi gibi. Bence o kadın doğduğunda da ağlamamış, 'talebiniz değerlendirmeye alınmıştır' demiş."
Can gülüyor. Selin gülmüyor. Deniz bir süre düşünüyor ve soruyor: "Kime gülüyoruz?" Tolga şaşırıyor: "Bürokrasiye tabii." Deniz bölümü tekrar okuyor: "Bürokrasi bu metinde nerede? Ben bir kadının yaşını, gözlüğünü ve sesini duyuyorum."
Tolga'nın kafasında bir hedef vardı: insanı anlamsız bir dile zorlayan kurum. Metinde ise başka bir hedef duruyordu: değiştiremeyeceği özellikleri sayılan bir kadın. Seyirci Tolga'nın kafasını görmez; yalnızca metni duyar. Bu modül etik ve hukuki çerçeveyi kuruyor ve baştan bir not düşüyor: buradaki her şey genel eğitim bilgisidir, somut bir olay için hukuki görüş değildir.
Bu derste ne olacak
Önce bir şakanın görünen hedefi ile gerçek hedefini ayıracağız ve hedefin metinde nasıl kurulduğunu göreceğiz. Sonra beş soruluk bir hedef testini Tolga'nın bölümü ve masadaki diğer malzemeler üzerinden tek tek uygulayacağız. Ardından "yukarı vurmak" merceğine bakacağız: neden yararlı olduğuna ve neden tek başına bir izin ya da yasak olmadığına. Son olarak bir setin bütününde hedeflerin nasıl biriktiğini ve testin ne zaman uygulanacağını konuşacağız.
Sıfır noktası
Bir arkadaşının sana "kardeşin hep geç kalıyor" dediğini düşün. Arkadaşın belki yalnızca bir gözlem yaptığını, belki de kardeşinin işinin uzak olduğunu ve otobüslerin seyrek çalıştığını kastediyor. Ama cümle bunu söylemiyor. Sen yalnızca cümleyi duyuyorsun ve kardeşinin kişiliğine bir eleştiri yapıldığını anlıyorsun. Arkadaşının "ben otobüsleri kastetmiştim" demesi, cümlenin etkisini geri almıyor.
Şakada da hedefi belirleyen şey senin niyetin değil, seyircinin duyduğu metindir. Ama bir fark var: gündelik bir sohbette cümleni düşünmeden kurarsın; bir şakayı ise yazarsın. Hangi ayrıntıyı seçtiğin, hangi kelimeyi kullandığın, çelişkiyi nereye koyduğun senin elindedir. "Yanlış anlaşıldım" cümlesi bu yüzden çoğu zaman bir yazım sorununun adıdır.
Mekanizma
Görünen hedef ve gerçek hedef
Görünen hedef şakada adı geçen, gülünen kişi ya da şeydir. Gerçek hedef ise şakanın altında eleştirilen mekanizmadır. Bürokratik dille alay eden bir şakada görünen hedef gişedeki çalışan olabilir, gerçek hedef ise insanı o dili kullanmaya zorlayan kurumdur. İkisinin ayrışması bir sorun değildir; sorun, seyircinin hangisini duyduğudur.
Hedef metinde dört yolla kurulur. Ayrıntı seçimiyle: öne çıkan şey kişinin kendisi mi, içinde bulunduğu düzen mi? Dil seçimiyle: kelimeler kişiyi mi tarif ediyor, durumu mu? Çelişkinin yeriyle: tuhaflık kişide mi, sistemde mi? Ve anlatıcının konumuyla: sen bu yapının neresindesin? Tolga'nın ilk metninde dört yolun dördü de kadını gösteriyordu.
Hedef testi
Beş soru, bir şakanın hedefini yazım masasında görünür kılar.
Birincisi: şakanın eleştirdiği davranış, düşünce ya da güç nedir? Cevap tek bir cümle olmalıdır ve bir kişi adı olamaz. "Gişedeki kadını eleştiriyorum" bir hedef değil, bir yöndür. Hedef bir davranış, bir düşünce ya da bir güç ilişkisidir.
İkincisi: hedef kendini savunabilecek konumda mı? Bir kurum, bir yönetici, bir kural kendini savunabilir. Salondaki bir seyirci, görünüşü üzerinden hedef alınan bir kişi, orada olmayan bir çalışan savunamaz. Savunamayan birine yöneltilen bir saldırıyı oda, komedi olarak değil saldırı olarak okur.
Üçüncüsü: seyirci komedyenin bu yapıyla ilişkisini biliyor mu? Aynı şaka, eleştirdiği düzenin içinden konuşan birinin ağzında başka, dışarıdan bakan birinin ağzında başka bir şeydir. Seyirci bu ilişkiyi bilmiyorsa bir varsayım yapar ve çoğu zaman en olumsuzunu.
Dördüncüsü: şakanın yerine yalnızca hakaret bırakırsak komedi mekanizması kalıyor mu? Bu testin en keskin sorusudur. Şakadan sürprizi, benzetmeyi, çelişkiyi çıkar; geriye bir hakaret kalıyorsa mekanizma zaten yoktu. İyi bir şaka hakaret içerse bile bir hakaretle özetlenemez.
Beşincisi: en kolay kişiyi değil, asıl çelişkiyi mi hedefliyorum? Kolay hedef kurulum gerektirmeyendir: bir görünüş, bir yaş, bilinen bir kalıp. Asıl çelişki ise bulunmak, kurulmak ve gösterilmek ister. Çalışma ister, ama üstüne katman konabilir.
Yukarı vurmak bir mercektir
"Yukarı vurmak" ve "aşağı vurmak" yararlı bir güç merceğidir; tek başına otomatik bir izin ya da yasak değildir. Mercek bir soruyu görünür kılar: bu şakada kim daha güçlü, kim daha korunmasız? Ama güç tek boyutlu değildir. Bir kişi bir eksende yüksekte, başka bir eksende aşağıda durabilir. Bu yüzden bağlam, kişinin konumu, anlatıcının ilişkisi ve şakanın gerçek işlevi birlikte değerlendirilir. Mercek bir soru üretir, bir cevap vermez.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Hedef niyetten bağımsızdır
"Ben öyle demek istemedim" cümlesi çok duyulur ve bir şey söylemez, çünkü hedef metinde kuruludur, kafanda değil. Bir şakan yanlış okunuyorsa niyetini savunma; metni oku ve hedefin nerede kaydığını bul. Tolga'nın sahnedeki açıklaması bu yüzden işe yaramadı; işe yarayan, ertesi gün masada sorduğu soru oldu: "Bu kelime kimi gösteriyor?"
Hedef sette birikir
Tek bir şakanın hedefi bir meseledir, bir setin hedef örüntüsü başka bir mesele. On bölümün yedisi aynı gruba yöneliyorsa tek tek her şaka temiz olsa bile setin bir eğilimi vardır. Kontrolü basittir: setindeki bütün hedefleri bir sütuna yaz ve dağılıma bak. En sık kimi ya da neyi eleştiriyorsun?
İçeride durmak ve kendine dönmek
En güvenli hedef anlatıcının kendisidir ve bu bir kaçış değil, güçlü bir tercihtir. Ama her şaka kendine dönemez; bir sistem eleştirisi tamamen kendine dönerse eleştirinin kendisi kaybolur. Deniz'in çağrı merkezi cümlesi bu dengeyi kuruyor: hedef dışarıda, kurumun dilinde; anlatıcı içeride, o dili dört yıl konuşmuş biri olarak. Üçüncü sorunun aradığı şey tam olarak budur.
Aynı hedef farklı odalarda
Aynı şaka farklı odalarda farklı okunur. Bir kurum eleştirisi, o kurumun çalışanlarıyla dolu bir odada başka bir şey olur. Deniz'in çağrı merkezi bölümü bir gece kalabalık bir operatör grubunun önünde en büyük gülmesini aldı, çünkü oda Deniz'in yapının içinde durduğunu ilk cümlede duydu. Tolga'nın ilk metni aynı odada başka bir şey olurdu. Bu bir sansür gerekçesi değil, bir bilgidir: yüksek riskli bir bölümün hedefi oda türüne göre yeniden değerlendirilir.
Testin üç anı
Beş soru sahnede sorulmaz. Yazarken sorulur: bir bölüm bittiğinde, en çok da dördüncü soru. Kayıt izlerken sorulur: kısa, tiz ve çabuk biten bir gülme çoğu zaman bir hedef sorununun işaretidir. Ve yayımlamadan önce sorulur. Bir de arşivden dönen eski bir bölüm, sahneye geri çıkmadan önce beş soruyu yeniden geçer; bir hedef bugün başka bir şey ifade ediyor olabilir.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışHedefi komedyenin niyeti belirler.
Hedef metinde kurulur ve seyirci metni duyar. "Ben öyle demek istemedim" cümlesi çoğu zaman bir yazım sorununun adıdır.
Yaygın yanlışHedef bir kişi olabilir.
Hedef bir davranış, bir düşünce ya da bir güç ilişkisidir. "Şu kişiyi eleştiriyorum" bir hedef değil, bir yöndür ve o yön çoğu zaman kendini savunamayan birine bakar.
Yaygın yanlışYukarı vurmak otomatik bir izindir.
Yukarı vurmak yararlı bir güç merceğidir, ama tek başına ne izin ne yasaktır. Hedefin yüksek statülü olması bir mekanizmanın yerini tutmaz ve güç tek bir eksende ölçülmez.
Yaygın yanlışHedef belirsizse sahnede açıklanır.
Açıklama yalnızca seyirciye bir açıklamaya ihtiyaç duyduğunu gösterir. Hedef belirsizliği yazım masasında çözülür.
Yaygın yanlışHer şaka tek tek temizse set de temizdir.
Bir setin hedef örüntüsü, tek tek şakalardan ayrı bir meseledir ve seyirci onu setin sonunda fark eder.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
Bir şakanın görünen ve gerçek bir hedefi vardır. Bürokratik dille alay eden bir şakanın görünen hedefi çalışan, gerçek hedefi kurum olabilir.
Hedef metinde kurulur: ayrıntı seçimi, dil, çelişkinin yeri ve anlatıcının konumu. Hedef belirsizse seyirci şakayı değiştirilemez bir özellik üzerinden saldırı olarak okuyabilir.
Beş soruluk test: eleştirilen davranış ne, hedef kendini savunabiliyor mu, seyirci ilişkini biliyor mu, mekanizma çıkarılınca geriye hakaret mi kalıyor, en kolay kişiyi mi yoksa asıl çelişkiyi mi hedefliyorsun?
Yukarı vurmak yararlı bir mercektir; tek başına izin ya da yasak değildir. Bağlam, kişinin konumu, anlatıcının ilişkisi ve şakanın işlevi birlikte değerlendirilir.
Test yazarken, kayıt izlerken ve yayımlamadan önce uygulanır; hedefler sette birikir.
Sonraki derse köprü
Tolga'nın bölümünde konu hafifti: üç saatlik bir bekleyiş. Ama bazı konular hafif değildir: bir hastalık, bir kayıp, bir şiddet. Orada yalnızca hedefi bulmak yetmez. Bir sonraki ders dokuz adımlık bir çalışma protokolü kuruyor ve hedefi belirlemek o protokolün yalnızca üçüncü adımı. Ondan önce konuyla kendi ilişkini yazmak, sonra temel görüşü şok unsurundan ayırmak geliyor; protokolün son adımı da Tolga'nın açık mikrofonda öğrendiği şey: savunma yapmak yerine metni ve icrayı yeniden değerlendirmek.