Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Aklında kalması gereken beş şey var.
Birincisi, konu bir klasör adıdır ve tek başına hiçbir şey üretmez; üretilen şey konunun içindeki gerilimdir.
İkincisi, gerilim iki kuvvetin birbirine bastığı yerdir; söylenen ile yapılan, istenen ile elde edilen, kural ile uygulama.
Üçüncüsü, gerilim tarafsızdır ve tarafsız cümle gülme almaz; aradaki basamak varsayımdır, yani komedyenin o gerilim hakkındaki iddiası.
Dördüncüsü, en verimli gerilim seyircinin tanıdığı ama daha önce adlandırmadığı tutarsızlıktır; sıra dışı hayat şart değildir, uzun bakmak şarttır.
Beşincisi, en güvenli ve en taze gerilim kendi tutarsızlığındadır; dışarıyı hedef alan gerilim hesaplatır, kendini hedef alan yakınlaştırır.
Açılış sahnesi
Boş bir sayfa ve üstünde tek bir kelime: aile.
Yirmi dakika geçti. Sayfada hâlâ tek bir kelime var.
Bu, yazmaya yeni başlayan herkesin oturduğu yer. Ve sorun ilham eksikliği değil. Sorun şu: aile bir konu, ve konular hiçbir şey üretmez. Konu bir klasör adıdır. İçini açmadıkça boştur.
Şimdi aynı sayfaya başka bir cümle yaz: ailem bağımsız olmamı istiyor ama hangi restorana gideceğime hâlâ aile meclisi karar veriyor.
Bir şey değişti.
Bu cümle bir konu değil. İçinde bir çelişki var: söylenen şey ile yapılan şey birbirini tutmuyor. Ve o çelişki fark edildiği anda malzeme akmaya başlıyor. Meclis kimlerden oluşuyor? Oy birliği mi arıyor? Veto hakkı kimde? Sayfa artık dolmaya başladı.
Aynı konu. Farklı olan tek şey, bu kez konuya değil konunun içindeki gerilime bakılmış olması.
Peki gerilim tam olarak nedir ve nerede aranır?
Bu derste ne olacak
Önce konu ile gerilim arasındaki farkı netleştireceğiz. Sonra gerilimin nerede bulunduğunu göstereceğiz: on bir tipik gerilim türünü tek tek açacağız ve her birini kendi hayatında nasıl arayacağını söyleyeceğiz. Ardından gerilimden varsayıma nasıl geçildiğini kuracağız, çünkü gerilim tek başına henüz malzeme değildir. Sonra on sekiz özgün örnekle bu zinciri gerçek malzemede takip edeceğiz. Ders bittiğinde herhangi bir konu başlığından en az üç gerilim cümlesi ve o cümlelerden görüş taşıyan varsayımlar çıkarabiliyor olacaksın.
Sıfır noktası
Bir doktorun muayenehanesini düşün, ama bu kez hastanın yerinde bir bina var.
Mühendis binaya bakıyor. Duvarlar sağlam, boya yeni, pencereler yerinde. Sonra elini duvara koyup bir çatlak buluyor. Çatlak binanın kusuru değil; binanın içindeki bir kuvvetin dışarıya vurmuş hâli. Zemin oturuyor, ya da bir kiriş fazla yük taşıyor. Çatlak bir belirti.
Komedyen de aynı işi yapar. Gündelik hayata bakar ve çatlak arar.
Çatlak nerede olur? İki kuvvetin birbirine bastığı yerde. İnsanların söylediği ile yaptığı arasında. İstenen ile elde edilen arasında. Yazılı kural ile fiilî uygulama arasında.
Bunlar zaten orada duruyor. Kimse saklamıyor. Sadece kimse bakmıyor, çünkü çatlaklar günlük hayatta o kadar sık ki görünmez hâle geliyorlar.
Şimdi benzetmeyi kırayım, çünkü tam burada kırılıyor.
Mühendis çatlağı bulunca onarır. Komedyen onarmaz; içine girer. Onun işi sorunu çözmek değil, sorunun ne kadar tuhaf olduğunu görünür kılmak. Bu yüzden komedyenin bulduğu çatlak, hiç kimsenin tamir etmeyeceği türden olmalı. Herkesin farkında olduğu ve herkesin yaşamaya devam ettiği bir tutarsızlık.
En verimli gerilim, seyircinin "evet, aynen öyle" dediği ama daha önce hiç adlandırmadığı gerilimdir.
Mekanizma
Konu, gerilim, varsayım
Üç ayrı şeyden söz ediyoruz ve karıştırmak pahalıya patlıyor.
Sıra önemli. Konudan doğrudan şakaya atlamaya çalışan yazar tıkanır, çünkü aradaki iki basamağı atlamıştır. Gerilim, konuyu üretilebilir hâle getirir. Varsayım, gerilimi kişisel hâle getirir.
Şöyle sınayabilirsin. Elindeki cümle bir klasör adıysa konudur. Bir çelişkiyi tarif ediyorsa gerilimdir. Bir iddia taşıyorsa varsayımdır. Üçünün de yeri var, ama sahneye çıkan yalnızca üçüncüsüdür.
On bir gerilim türü
Aramayı kolaylaştırmak için gerilimlerin tipik biçimlerini listeleyelim. Bunlar kural değil, avlanma bölgeleri.
Söylenen ile yapılan arasındaki gerilim. Bir insanın ya da kurumun beyanı ile davranışı örtüşmüyor. Bu en verimli bölgedir çünkü herkes her gün yaşar.
İstenen ile elde edilen arasındaki gerilim. Bir şey hedeflenir, tam tersi olur. Kolaylık için alınan cihaz zorluk üretir.
Kural ile uygulama arasındaki gerilim. Yazılı kural bir şey der, fiilî işleyiş başka bir şey. Bütün bürokrasi mizahı bu bölgeden çıkar.
Görünen kimlik ile gerçek ihtiyaç arasındaki gerilim. İnsan bir imaj sunar, altında başka bir şey ister.
Yüksek statü iddiası ile düşük statü gerçeği arasındaki gerilim. Birisi kendini olduğundan yukarıda konumlandırır ve gerçek onu düşürür.
Geçmişteki ben ile bugünkü ben arasındaki gerilim. Aynı kişi, iki farklı dönemde iki farklı mantık.
Birey ile kurum arasındaki gerilim. Tek bir insanın karşısında kendi mantığıyla çalışan bir yapı.
Gelenek ile yeni teknoloji arasındaki gerilim. Eski bir davranış kalıbı yeni bir araca çarpıyor.
Kontrol arzusu ile hayatın rastlantısallığı arasındaki gerilim. Planlayan insan ile planı umursamayan dünya.
Nezaket ile iç ses arasındaki gerilim. Söylenmesi gereken ile düşünülen.
Ve son olarak, kolektif inanç ile bireysel deneyim arasındaki gerilim. Herkesin doğru kabul ettiği bir şey, senin başına gelirken tutmuyor.
On bir bölge. Bir konuyu bunların hepsinden geçirdiğinde en az beş cümlen olur.
Gerilimden varsayıma
Gerilim buldun. Şimdi ne olacak?
Gerilim tarafsızdır. Bir durumu tarif eder ama hakkında bir şey söylemez. Varsayım ise taraf tutar.
Örneğe bakalım. Gerilim şu olsun: insanlar sağlıklı görünmek istiyor ama sağlıklı yaşamanın zahmetini istemiyor. Bu doğru bir gözlem ve tamamen tarafsız. Kimse buna gülmez.
Şimdi bir iddia ekle: sağlık uygulamalarını kullanmak, spor yapmak yerine sporu idare etmek gibi. Artık bir görüş var.
Bir adım daha at ve iddiayı somut bir görüntüye bağla: telefonumdaki sağlık uygulaması antrenör değil, hayal kırıklığı yaşayan bir muhasebeci.
Üç basamak. Gerilim, iddia, görüntü. Üçüncü basamakta artık şaka yazılabilir hâle geldin, çünkü elinde bir karakter var ve o karakterin bir tavrı var.
Kestirme yol şu: gerilimi buldun mu kendine sor, bu durumda kimin haksız olduğunu düşünüyorum? Cevabı tek cümlede yaz. O cümle senin varsayımın.
Örneklerden okuma
Şimdi örneklere bakalım. Her örnekte aynı zinciri takip edeceğiz: gözlem, gerilim, varsayım.
Söylenen ile yapılan
İstenen ile elde edilen
Kural ile uygulama
Statü ve kimlik
Kontrol ile rastlantı
Gerilimi olmayan gözlem neye benzer
Usta katmanı
Az önce on bir gerilim bölgesi saydım. İşin aslı biraz daha ince: bu bölgeler eşit verimlilikte değil ve hangisinin senin için verimli olduğu personana bağlı.
Kontrol arzusu ile rastlantı arasındaki gerilim, düzen takıntılı bir persona için sonsuz malzeme verir; rahat ve savruk bir persona için hiçbir şey vermez. Aynı gerilim, iki komedyende bir cevher ve bir taş. Bu yüzden on bir bölgeyi ezberlemek yerine, hangi ikisinde senin sesinin doğal durduğunu bulmak daha değerli. Bir ay boyunca not tut ve hangi bölgeden kaç kayıt geldiğine bak; kendi haritan çıkar.
İkinci nüans, gerilimin şiddeti hakkında. Çok küçük gerilimler malzeme vermez, çok büyük gerilimler ise komediye direnir. Kaybolan çorap küçük bir gerilimdir ve tam kıvamındadır. Ölüm büyük bir gerilimdir ve doğrudan yaklaşıldığında komedi değil savunma üretir. Orta bölge en verimli yerdir: seyircinin tanıdığı ama henüz adlandırmadığı, canını sıkan ama hayatını bozmayan tutarsızlıklar. Büyük gerilimlerle çalışmak mümkündür ama risk merdiveni gerektirir ve o merdiveni on üçüncü modülde kuracağız.
Üçüncüsü, gerilimin taze kalma süresi. Bazı gerilimler onlarca yıl yaşar, bazıları bir mevsimde ölür. Kural şu: teknolojiye bağlı gerilim hızlı eskir, insan davranışına bağlı gerilim eskimez. "Faks makinesi" gerilimi öldü; "kendini olduğundan yetkin gösterme" gerilimi hiç ölmedi. Yeni bir uygulama hakkında yazarken kendine sor: bu gerilim uygulamadan mı geliyor, yoksa uygulamanın açığa çıkardığı bir insan davranışından mı? İkincisiyse malzemen kalıcı.
Dördüncüsü, en çok atlanan şey: kendi tarafındaki gerilim. Acemi yazar hep dışarıya bakar, insanların ve kurumların tutarsızlığını arar. Ama en güçlü malzeme genellikle yazarın kendi tutarsızlığındadır. Şikâyet ettiğin şeyi kendin de yapıyorsan, işte oradaki gerilim hem taze hem güvenli. Dışarıyı hedef alan gerilim seyirciyi hesaplamaya iter; kendini hedef alan gerilim yakınlaştırır.
Beşincisi bir teknik uyarı. Gerilim cümlesi yazarken "ama" ve "oysa" bağlaçlarına dikkat et. Bu iki kelime çelişkiyi taşıyan bağlaçlardır ve cümlende yoksa muhtemelen gerilim de yoktur. Yazdığın cümleye bak: içinde bir "ama" var mı, ya da olmadan da bir karşıtlık kuruyor mu? Kurmuyorsa elindeki şey hâlâ bir gözlem.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışBirinci yanlış: iyi konu bulunca gerisi gelir.
Bu kanı çok yaygın ve tam tersi doğru. Konu ne kadar iyi olursa olsun tek başına hiçbir şey üretmez; üstelik "iyi konu" arayışı zaman kaybettirir, çünkü bütün konular eşit derecede verimlidir. Aile, para ve teknoloji hakkında sayısız güçlü bölüm var ve sayısız zayıf bölüm de var. Fark konuda değil, konunun içinde bulunan gerilimde. Konu aramayı bırak; hangi konu elindeyse onun çatlağını ara.
Yaygın yanlışİkinci yanlış: gerilim bulmak için sıra dışı bir hayat gerekir.
Bu kanı, sahnedeki komedyenlerin ilginç hikâyeler anlatmasından doğuyor. Ama o hikâyelerin çoğu sıradan olaylardan çıkmıştır; ilginç olan olay değil, olaya bakış. Kaybolan çorap, buzdolabı, kasa kuyruğu. Bunlar herkesin hayatında var ve tam da bu yüzden değerliler; seyirci tanımadığı bir şeye gülmez. Sıra dışı hayat malzeme kolaylaştırır ama malzemenin şartı değildir. Şart, sıradan olana yeterince uzun bakmaktır.
Yaygın yanlışÜçüncü yanlış: gerilim bulunca şaka kendiliğinden gelir.
Bu kanı ikinci basamağı üçüncüyle karıştırıyor. Gerilim tarafsızdır ve tarafsız cümle komik olmaz. "İnsanlar sağlıklı görünmek istiyor ama zahmetini istemiyor" cümlesi kusursuz bir gerilim tespiti ve hiçbir odada gülme almaz, çünkü içinde komedyenin görüşü yok. Gerilim ile şaka arasında en az bir basamak daha var: iddia. O basamağı atlayan yazar, doğru yerde durup yanlış şeyi bekler.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
Aklında kalması gereken beş şey var.
Birincisi, konu bir klasör adıdır ve tek başına hiçbir şey üretmez; üretilen şey konunun içindeki gerilimdir.
İkincisi, gerilim iki kuvvetin birbirine bastığı yerdir; söylenen ile yapılan, istenen ile elde edilen, kural ile uygulama.
Üçüncüsü, gerilim tarafsızdır ve tarafsız cümle gülme almaz; aradaki basamak varsayımdır, yani komedyenin o gerilim hakkındaki iddiası.
Dördüncüsü, en verimli gerilim seyircinin tanıdığı ama daha önce adlandırmadığı tutarsızlıktır; sıra dışı hayat şart değildir, uzun bakmak şarttır.
Beşincisi, en güvenli ve en taze gerilim kendi tutarsızlığındadır; dışarıyı hedef alan gerilim hesaplatır, kendini hedef alan yakınlaştırır.
Sonraki derse köprü
Bu derste gerilimin nerede bulunduğunu konuştuk. Ama bir şeyi hiç sormadık.
Bu gerilimler günde onlarca kez önünden geçiyor. Metroda, markette, aile sofrasında. Peki neden çoğu kayboluyor?
Cevap basit ve can sıkıcı: yazmadığın için. İnsan belleği gözlem saklamak üzere kurulmamıştır; iki saat sonra o çatlağı hatırlamazsın, hatırlasan da tam olarak neyin tuhaf geldiğini kaybedersin.
Ama her not da işe yaramaz. "Bugün otobüse bindim" diye yazılan bir kayıt hiçbir şey saklamaz.
Sıradaki derste gözlem defterini açıyoruz ve kullanılabilir bir kaydın hangi sekiz alandan oluştuğunu kuruyoruz.