Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Aklında kalması gereken beş şey var.
Birincisi, ek vuruş ana vuruşun açtığı dünyada kalır ve yeni kurulum istemez; bu onu komedi yazımındaki en yüksek getirili işlem yapar.
İkincisi, ana vuruş bir alan ödünç alır; ek vuruş o alandan bir öge daha alıp asıl konuya uygular.
Üçüncüsü, alan yöntemi tıkandığında sekiz yön sorusu kullanılır ve üçünün dördünün tutması yeterlidir.
Dördüncüsü, her ek bir öncekinden büyük olmalıdır; büyüklük ölçek olabildiği gibi duygusal ağırlık da olabilir.
Beşincisi, ek vuruş yazmak ile yerleştirmek ayrı işlerdir; yazım masada, zamanlama sahnede öğrenilir.
Açılış sahnesi
Bir şaka yazdın ve çalışıyor.
"Akıllı saatim her saat ayağa kalkmamı söylüyor. Bileğimde küçük bir insan kaynakları uzmanı taşıyorum."
On beş saniye sürdü. Gülme geldi. Şimdi ne yapacaksın?
Acemi yazarın refleksi yeni bir konuya geçmektir. Saat bitti, sıradaki fikre.
Ama az önce bir şey yaptın ve farkında değilsin: bir dünya kurdun. O dünyada insan kaynakları var. İnsan kaynakları olan bir yerde performans görüşmesi vardır, görev tanımı vardır, mesai vardır, işten çıkarma vardır.
Ve bütün bunlar için yeni bir kurulum yazmana gerek yok. Seyirci zaten o dünyanın içinde duruyor.
"Hedefi tutturmayınca titreşiyor; performans görüşmesini fiziksel yapıyor."
"Bir gün saate 'Sen kalk' dedim. Yönetici görev tanımına sığındı."
"Geceleri şarja koyuyorum; kurumsal baskının da dinlenmeye ihtiyacı var."
On beş saniyelik bir şaka, kırk beş saniyelik bir bölüme dönüştü. Ve eklenen üç cümlenin hiçbiri kurulum taşımıyor.
Bu, komedi yazımındaki en yüksek getirili işlemdir. Bu ders onunla ilgili.
Bu derste ne olacak
Önce ek vuruşun ne olduğunu ve yeni şakadan nasıl ayrıldığını netleştireceğiz. Sonra ana vuruşun açtığı oyun dünyası kavramını kuracağız; ek vuruş oradan çıkıyor. Ardından sekiz yön yöntemini açacağız: bir vuruştan sonra sorulacak sekiz soru. Sonra zincirin nasıl yükseltileceğini konuşacağız, çünkü sıralanmış ekler ile yükselen ekler farklı şeyler. Sonra yirmi özgün örnekle zincirleri inceleyeceğiz. Ders bittiğinde çalışan bir şakadan en az üç ek vuruş çıkarabiliyor olacaksın.
Sıfır noktası
Bir odaya girdin ve ışığı açtın.
Işık yandığında yalnızca bir şey görmedin. Bütün odayı gördün: mobilyalar, pencere, duvardaki leke.
Ana vuruş o ışıktır.
Bir şaka, seyircinin zihninde bir dünya aydınlatır. Ve o dünya, söylediğin cümleden çok daha büyüktür. "İnsan kaynakları uzmanı" dediğinde yalnızca bir meslek adı söylemedin; koca bir kurumsal düzeni ödünç aldın.
Ek vuruş, o odada dolaşmaktır.
Yeni bir şaka ise başka bir odaya geçip yeniden ışık açmaktır. Yapılabilir ve gerekir, ama her geçişte yeniden kurulum bedeli ödersin.
Şimdi benzetmeyi kırayım. Odada dolaşmanın bir sınırı vardır; her şeyi görürsün ve biter. Ek vuruşta da böyle: bir dünyadan sonsuz ek çıkmaz. Genellikle üç, bazen dört. Beşinciden sonra seyirci odayı ezberler ve yeni bir şey görmez.
Bu yüzden asıl beceri ek üretmek değil, ne zaman duracağını bilmek.
Mekanizma
Ek vuruş nedir, ne değildir
Dördüncü modülün ilk dersinde tanımladık: ek vuruş, ana can alıcı noktadan sonra yeni bir kurulum gerektirmeden gelen ilave şakadır.
Ayrımın testi tek soruydu: söylediğin şeyi anlamak için seyircinin yeni bir şey öğrenmesi gerekiyor mu?
Şimdi buna iki test daha ekleyelim.
İkinci test: sırasını değiştirebilir misin? Gerçek ek vuruşlar genellikle birbirinin yerine geçebilir; hepsi aynı dünyadan besleniyor. Değiştiremiyorsan aralarında bir bağımlılık var demektir ve bu bir zincirdir, ek vuruş dizisi değil. İkisi de meşrudur ama farklı çalışırlar.
Üçüncü test: tek başına söylense anlaşılır mı? Gerçek ek vuruş, ana şaka olmadan anlamsızdır. Anlaşılıyorsa muhtemelen bağımsız bir şakadır ve kendi kurulumunu hak ediyordur.
Bu üç test, yazarken değil revizyonda kullanılır. Yazarken üret; sonra ayıkla.
Oyun dünyası
Bir önceki derslerde açık ve kapalı vuruş ayrımını konuştuk. Şimdi o ayrımın pratik karşılığına gelelim.
Ana vuruşun açtığı dünya, ödünç alınan alandır. "İnsan kaynakları" dediğinde bir kurum alanı ödünç alırsın. "Tanık koruma programı" dediğinde bir hukuk alanı. "Dilek kuyusu" dediğinde bir inanç alanı.
Ek vuruş, o alandan bir öge daha alıp asıl konuya uygular.
Yöntem şu: ana vuruşu yazdıktan sonra ödünç aldığın alanı adlandır. Sonra o alanın beş ögesini listele. Sonra her ögeyi asıl konuya uygula ve hangisinin tuttuğuna bak.
İnsan kaynakları alanının ögeleri: performans görüşmesi, görev tanımı, mesai, izin, işten çıkarma. Beşini de saate uygula. Üçü tutuyor, ikisi zorlama duruyor. Üçünü al.
Bu yöntem, ek vuruş üretmenin en sistemli hâli ve tıkandığında her zaman işe yarar.
Sekiz yön
Alan yöntemi tıkandığında ya da ana vuruş belirgin bir alan ödünç almadığında, sekiz soru kullanılır.
Sonra ne oldu? Olayın devamını araştırır.
Bundan önce ne olmuş olmalı? Geriye doğru bir sebep uydurur.
Bunun daha büyük sürümü ne? Ölçeği yükseltir.
Daha küçük ve gereksiz derecede önemsiz sürümü ne? Ölçeği düşürür ve bu, yukarı büyütmekten daha az kullanılır ve daha taze durur.
Başka kim aynı davranışı yapardı? Karakter genişletir.
Bu bir kurum olsaydı adı ne olurdu? Kurumsal çerçeve ekler.
Karakter bunu nasıl yanlış çözmeye çalışırdı? Persona kusurunu devreye sokar ve genellikle en kişisel eki üretir.
Seyircinin aklına gelen ilk itirazı nasıl şakaya çevirebilirim? İtirazı karşılar ve on üçüncü modülde ayrıca çalışılacak.
Sekiz soru. Hepsi her şakada işe yaramaz; üçü dördü tutar ve o yeterlidir.
Zincirin yükselmesi
Şimdi kritik ayrım.
Üç ek vuruş yan yana dizilebilir ve her biri ayrı ayrı çalışır. Buna dizi diyelim.
Ya da üç ek vuruş birbirinin üstüne binebilir; ikincisi birincinin sonucu, üçüncüsü ikincinin sonucu. Buna zincir diyelim.
Dizi güvenlidir. Biri tutmazsa diğerleri ayakta kalır.
Zincir daha güçlüdür ama kırılgandır. İkinci halka tutmazsa üçüncü havada kalır.
Nasıl karar verilir? Ana vuruşun türüne göre. Bir durum tarif ediyorsan dizi kur; bir süreç tarif ediyorsan zincir kur.
Ve her iki durumda da bir kural geçerli: her ek bir öncekinden daha büyük olmalı. Aynı büyüklükte üç ek, üçüncüde dolgu hissi verir. Yükselme, ek vuruş yazımının tek zorunlu kuralıdır.
Örneklerden okuma
Şimdi örneklere bakalım. Her zincirde ödünç alınan alanı ve yükselmeyi takip et.
Alan ödünç almak
Yükselen zincir
Sekiz yönün izi
Kısa zincirler ve tek ek
Canlandırmaya açılan ekler
Zincir nerede bozulur
Usta katmanı
Az önce her ekin bir öncekinden büyük olması gerektiğini söyledim. İşin aslı biraz daha ince: büyüklük her zaman ölçek demek değil.
Bir ek, ölçeği değil derinliği artırarak da yükselebilir. Kişisel bir itiraf, kendinden önceki kurumsal şakadan "daha büyük" değildir ama daha ağırdır ve zinciri kapatabilir. Uyku uygulaması zincirinde son ek bir ölçek büyütmesi; kitaplık zincirinde son ek bir duygu ağırlaştırması. İkisi de yükselme sayılır. Ölçüt şu: seyirci son eki duyduğunda "buradan sonrası yok" hissetmeli.
İkinci nüans, ek vuruşların sahnede canlı üretilmesi. Yazılı ekler hazırdır, ama iyi komedyenler sahnede de ek üretir; seyircinin tepkisine bakıp o an bir tane daha ekler. Bu doğaçlama değil, hazırlıklı esnekliktir: yazarken beş ek üretip üçünü sete koyarsan, kalan ikisi cepte durur ve gülme büyükse devreye girer. Onuncu modülde bu esnekliği ayrıca çalışacağız.
Üçüncüsü, ek vuruşların sırası. Genellikle en güçlü ek sona konur, ama her zaman değil. Bazen en güçlü ek ikinci sıraya konur ve üçüncü, bilinçli olarak daha küçük bir kapanış olur. Sebebi ritim: sürekli yükselen bir zincir seyirciyi yorabilir ve küçük bir kapanış nefes verir. Bunu ancak kayıtla test edebilirsin.
Dördüncüsü, ne zaman duracağın. Üç ek çoğu dünyada yeterlidir. Dördüncü ek genellikle çalışır, beşinci nadiren. Belirti şu: seyirci dördüncüde hâlâ gülüyor ama beşincide gülmeyi bir an geciktiriyor; o gecikme, odanın "tamam, anladık" dediği andır. Kayıtta bu gecikme ölçülebilir ve zincirin gerçek uzunluğunu o söyler, senin sezgin değil.
Beşincisi ve en stratejik olanı: ek vuruş, malzeme sorununun en ucuz çözümüdür. Beş dakikalık set için beş bağımsız şaka yazmak haftalar sürer; iki güçlü şaka yazıp her birine üç ek eklemek çok daha hızlıdır ve genellikle daha iyi sonuç verir. Çünkü bölüm hâline gelmiş malzeme, dağınık şakalardan daha derin bir persona kurar. Yeni başlayanların en yaygın hatası, çok sayıda zayıf şaka biriktirip az sayıda güçlü bölüm kuramamaktır.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışBirinci yanlış: ek vuruş, ana şakadan zayıf olmak zorundadır.
Bu kanı hiyerarşiden geliyor: ana vuruş "ana" olduğuna göre en güçlüsü olmalı. Gerçekte sık sık tersi olur ve bu bir sorun değil, bir bilgidir. Bir ek, ana vuruştan daha çok gülme alıyorsa sıralama yeniden düşünülmeli; belki o ek aslında ana vuruştur ve mevcut ana vuruş kurulumun bir parçası olmalıdır. Kayıt bunu gösterir ve gösterdiğinde metin yeniden dizilir.
Yaygın yanlışİkinci yanlış: bir dünyadan ne kadar çok ek çıkarırsan o kadar iyi.
Bu kanı, ek vuruşun ucuzluğundan doğuyor: madem kurulum bedeli yok, o zaman devam edelim. Ama seyircinin sabrı bedava değil. Beşinci ekten sonra oda o dünyayı ezberler ve yeni gelen her cümle tanıdık gelir; tanıdıklık kıkırdama üretir, kahkaha değil. Zincirin uzunluğu malzemenin değil, dikkatin sınırıyla belirlenir.
Yaygın yanlışÜçüncü yanlış: ek vuruşlar yazılır, gerisi sahnede halledilir.
Bu, ek vuruşun iki ayrı işten oluştuğunu kaçırıyor. Birincisi yazmak, ikincisi yerleştirmek. Yerleştirme bir zamanlama işidir: ek, gülme dalgası düşmeye başladığında söylenir. Erken söylenirse duyulmaz, geç söylenirse oda soğur. Bu zamanlama metinde yazamazsın; provada ve sahnede öğrenilir ve kayıtta ölçülür.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
Aklında kalması gereken beş şey var.
Birincisi, ek vuruş ana vuruşun açtığı dünyada kalır ve yeni kurulum istemez; bu onu komedi yazımındaki en yüksek getirili işlem yapar.
İkincisi, ana vuruş bir alan ödünç alır; ek vuruş o alandan bir öge daha alıp asıl konuya uygular.
Üçüncüsü, alan yöntemi tıkandığında sekiz yön sorusu kullanılır ve üçünün dördünün tutması yeterlidir.
Dördüncüsü, her ek bir öncekinden büyük olmalıdır; büyüklük ölçek olabildiği gibi duygusal ağırlık da olabilir.
Beşincisi, ek vuruş yazmak ile yerleştirmek ayrı işlerdir; yazım masada, zamanlama sahnede öğrenilir.
Sonraki derse köprü
Bu modülde bir şakayı parçalarına ayırdık ve her parçayı ayrı ayrı çalıştık. Kurulum, can alıcı nokta, bilgi sırası, vuruş sözcüğü, ek vuruş.
Elinde artık bir şakayı kurma ve büyütme aracı var.
Ama bir şey eksik. Bir varsayımı şakaya çevirirken tam olarak hangi dönüşümü uyguladın? Kelimenin anlamını mı kaydırdın, statüyü mü çevirdin, ölçeği mi büyüttün?
Bunları şimdiye kadar sezgiyle yaptık. Oysa bu dönüşümlerin adları var ve sayıları belli: yirmi altı tane.
Aynı varsayımı yirmi altı farklı yoldan işleyebilirsin ve her yol başka bir şaka verir.
Sıradaki modülde komedi mekanizmaları ansiklopedisine giriyoruz.