İçeriğe geç

Ders 3.5

Bakış açısı üretme laboratuvarı

Stand-up Akademisi — Modül 3

2.289 kelime20 özgün örnek≈ 10 dk okuma≈ 15 dk seslendirmesıfırdan ileri

Bu ders bitince

  • Tek konuyu on iki mercekten geçirip en az dört farklı görüş üretmek
  • İlk akla gelen yorumla yetinmeme alışkanlığını kurmak
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Aklında kalması gereken beş şey var.

Birincisi, ilk düşünce en yakındaki düşüncedir ve en yakındaki düşünce ortak düşüncedir; yaz, üstünü çiz, devam et.

İkincisi, kalite aranmaz, miktar üretilir ve sonra seçilir; üretim ile seçim aynı anda yapıldığında üretim durur.

Üçüncüsü, on iki mercek aynı konunun farklı taraflarına çevirir; hepsini kullanmak zorunlu değildir ama beşten azı genellikle yüzeyde kalmak demektir.

Dördüncüsü, en güçlü sonuçlar tek mercekten değil iki merceğin kesişiminden çıkar; kesişim noktası çoğu zaman bölümün varsayımıdır.

Beşincisi, mercekler boş sayfada kullanılır, dolu sayfada değil; çalışan bir bölüme yeniden uygulandıklarında onu dağıtırlar.

Açılış sahnesi

Bir konu var: çevrim içi toplantı.

Aklına ne geliyor? Muhtemelen şu: "Sesim geliyor mu?"

Bu, herkesin aklına gelen ilk şey. Ve tam olarak bu yüzden değersiz.

Çünkü şu an bu konuda yazan yüzlerce kişi var ve hepsinin aklına aynı şey geliyor. İlk düşünce en yakındaki düşüncedir; en yakındaki düşünce ise ortak düşüncedir.

Şimdi aynı konuya on iki farklı yerden bakalım. Kamerası açık olan yönetici, kapalı olan çalışanların evine tek taraflı bir pencere açıyor. Ya da: yetişkinler ekrandaki kutularda sırayla donup birbirine kızıyor. Ya da şu: toplantı bitsin istiyorum ama erken biterse çalışmam gerekecek.

Üçü de aynı konu. Hiçbiri "sesim geliyor mu" değil.

Bu cümleler nereden geldi? İlham değil. Yöntem.

Ve yöntem öğrenilebilir olduğu için, bu ders elindeki her konudan on iki farklı çıkış yolu bulmanı sağlayacak.

Bu derste ne olacak

Önce ilk düşüncenin neden zayıf olduğunu konuşacağız; bu, dersin bütün gerekçesi. Sonra on iki merceği tek tek açacağız ve her birinin ne tür bir cevap ürettiğini göreceğiz. Ardından merceklerin nasıl birleştirileceğini konuşacağız, çünkü en güçlü sonuçlar tek mercekten değil ikisinin kesişiminden çıkıyor. Sonra on altı özgün örnekle her merceğin gerçek malzemedeki izini süreceğiz. Ders bittiğinde herhangi bir konudan on beş dakikada en az beş farklı bakış açısı çıkarabiliyor olacaksın.

Sıfır noktası

Bir kuyuyu düşün.

İlk kova hep en üstten gelir. Yüzeydeki su. Herkes oraya ulaşabilir, herkes aynı suyu çeker.

Derinlere inmek için ipi uzatman gerekir ve bu emek ister. Ama derindeki su farklıdır; kimsenin çekmediği yerden gelir.

İlk düşünce yüzeydeki sudur.

Bu, ilk düşüncenin kötü olduğu anlamına gelmez. Bazen doğrudur, hatta bazen en iyisidir. Ama tek başına bırakıldığında sana ait olmaz, çünkü aynı konuda yazan herkes aynı yerden başlar.

Kural şu: ilk düşünceni yaz ve altını çiz. Sonra onu bir kenara koy ve devam et. Üçüncü, beşinci, sekizinci düşünce senindir.

Şimdi benzetmeyi kırayım. Kuyuda derine indikçe su hep aynı yerden gelir; yalnızca temizliği değişir. Fikirde ise durum farklı: derine inmek değil, yana açılmak söz konusu. Sekizinci düşünce üçüncüden daha derin değildir; başka bir yerden gelir.

Bu yüzden yöntem tek bir yönde kazmak değil, yönleri sistematik olarak değiştirmek. On iki mercek tam olarak bunu yapıyor: her biri seni aynı konunun başka bir tarafına çeviriyor.

Mekanizma

İlk düşüncenin sorunu

Yeni başlayan biri bir konu duyduğunda aklına gelen ilk şeyi yazar ve sonra o cümleyi güzelleştirmeye çalışır.

Bu, yanlış aşamada emek harcamaktır.

İlk düşünce genellikle üç kusurdan birini taşır. Ya herkesin bildiği bir gözlemdir, dolayısıyla tanıma üretir ama kahkaha üretmez. Ya bir şikâyettir, yani bir görüş taşımaz. Ya da başka bir komedyende zaten duyduğun bir şeydir; hafızandan gelmiştir ve sen bunu fark etmezsin.

Bu yüzden yöntem şudur: kaliteyi ilk cümlede aramak yerine miktarı hedeflemek. On iki cümle üret, sonra seç. Seçim aşaması kolaydır; üretim aşaması zordur ve ikisini karıştırmak üretimi durdurur.

Altıncı modülde üretici ile editör kipini ayırmayı ayrıca çalışacağız. Bu ders o ayrımın en somut aracı.

On iki mercek

Bir konuyu şu on iki sorudan geçir. Her soru başka bir cevap türü üretir.

Birinci mercek: bunda yalan olan ne? Söylenen ile gerçek arasındaki açığı arar. En verimli merceklerden biridir.

İkinci: kim kazanıyor, kim kaybediyor? Konuyu bir güç ilişkisine çevirir. Statü malzemesi buradan çıkar.

Üçüncü: görünmeyen emek ne? Kimsenin fark etmediği iş. Bu mercek genellikle şefkatli malzeme üretir.

Dördüncü: herkesin düşünüp söylemediği ne? Doğrudan itiraf üretir ve en yüksek getirili merceklerden biridir.

Beşinci: çocuk bunu nasıl anlardı? Konuyu bilgi katmanından sıyırır ve saf davranışa indirir.

Altıncı: bir uzaylı bunu nasıl yorumlardı? Beşincinin daha uç hâli. Tanıdık olanı yabancılaştırır.

Yedinci: bu bir ilişki olsaydı taraflar kim olurdu? Nesneleri ve kurumları kişileştirir; benzetme malzemesinin ana kaynağı.

Sekizinci: bu davranışı bir kurum yapsa adı ne olurdu? Gündelik olanı kurumsal dile çevirir. Ölçek komedisi burada doğar.

Dokuzuncu: en uç mantıksal sonucu ne? Büyütme merceği. Bir önceki modülde çalıştığımız hareketin soru hâli.

Onuncu: tam tersi doğru olsaydı ne olurdu? Tersine çevirme merceği.

On birinci: bunu savunan kişinin gizli çıkarı ne? Kuşkucu bakışın sistemli hâli.

On ikinci: bu konudaki kendi ikiyüzlülüğüm ne? En kişisel ve en güvenli mercek. Bir önceki derslerde neden en değerli olduğunu konuşmuştuk.

On iki mercek. Hepsini her konuda kullanmak zorunda değilsin; ama beşten azını kullanıyorsan muhtemelen yüzeydesin.

Merceklerin kesişimi

Şimdi bir kademe yukarı çıkalım.

Tek mercekten çıkan cevap genellikle bir gözlemdir. İki merceğin kesiştiği yerden çıkan cevap ise genellikle bir bölümdür.

Örnek verelim. Çevrim içi toplantıya yedinci mercekle bak, yani ilişki merceğiyle: kamera açık olan ile kapalı olan arasında bir ilişki var. Şimdi ikinci merceği ekle, yani güç merceğini: bu ilişkide kim kazanıyor? Cevap kendiliğinden geliyor: kamerası açık olan yönetici, çalışanların evine tek taraflı bir pencere açmış durumda.

Tek başına ilişki merceği "toplantı bir ilişki gibi" derdi ve bu zayıf olurdu. Tek başına güç merceği "yönetici daha güçlü" derdi ve bu da zayıf. İkisinin kesişimi ise özgül bir görüntü üretti.

Pratik yöntem şu: on iki merceği dolaştıktan sonra en çok cevap veren ikisini seç ve onları birbirine bağla. Kesişim noktası genellikle bölümün varsayımıdır.

Örneklerden okuma

Şimdi örneklere bakalım. Her örnekte hangi merceğin çalıştığını adlandırmaya çalış.

Yalan merceği ve gizli çıkar

Güç ve statü merceği

Çocuk ve uzaylı merceği

İlişki ve kurum merceği

İkiyüzlülük merceği

Usta katmanı

Az önce on iki mercekten söz ettim. İşin aslı biraz daha ince: bu mercekler eşit verimlilikte değil ve verimlilik konunun türüne göre değişiyor.

Somut ve fiziksel konularda çocuk ile uzaylı merceği çok iş görür, çünkü orada yabancılaştırılacak bir davranış vardır. Soyut konularda ise bu iki mercek boş döner; onun yerine ilişki ve kurum merceği devreye girmelidir, çünkü soyut olan önce somutlaştırılmak zorundadır. Ekonomi hakkında "bir çocuk bunu nasıl anlardı" diye sormak genellikle bir yere çıkmaz; "bu bir ilişki olsaydı taraflar kim olurdu" diye sormak çıkar.

İkinci nüans, mercek sırası hakkında. On ikiyi hep aynı sırayla dolaşmak bir süre sonra aynı tür cevaplar üretmeye başlar, çünkü ilk mercek diğerlerinin çerçevesini kuruyor. Pratik çözüm: her oturumda farklı bir mercekten başla. Aynı konuya bir gün birinci mercekle, ertesi gün dokuzuncu mercekle girdiğinde iki bambaşka bölüm çıkar.

Üçüncüsü, en çok atlanan mercek olan üçüncü hakkında: görünmeyen emek. Bu mercek diğerlerinden farklı bir şey yapıyor; malzemeyi hedef almaktan çıkarıp fark etmeye çeviriyor. Sürekli eleştiren, sürekli yakalayan bir set yorucudur; arada bir kimsenin görmediği emeği görmek personaya derinlik katar. Yedinci modülde duygu ile mizahı birlikte taşımayı çalışırken bu merceğe geri döneceğiz.

Dördüncüsü, merceklerin ne zaman bırakılacağı. Bu yöntem üretim içindir, revizyon için değil. Elinde çalışan bir bölüm varken on iki merceği tekrar uygulamak onu dağıtır; her mercek yeni bir yön açar ve bölüm yönünü kaybeder. Kural şu: mercekler boş sayfada kullanılır, dolu sayfada değil.

Beşincisi ve en pratiği: mercekleri yazılı olarak bulundur. Ezberlemeye çalışma; deftere ya da duvara as. Sebebi psikolojik: tıkandığın anda hafızandan liste çıkarmaya çalışmak, zaten tıkalı olan yeri daha da zorlar. Listeye bakmak ise hiçbir zihinsel yük getirmez. Deneyimli yazarlar bu listeyi yıllarca kullanır ve ezberledikten sonra bile önlerinde tutar.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışBirinci yanlış: yöntem kullanmak fikri yapaylaştırır, kendiliğinden gelen daha samimidir.
Doğrusu

Bu kanı yaygın ve anlaşılır; sistemli üretim mekanik durabilir. Ama karşılaştırma yanlış kurulmuş. Yöntem, fikrin kendisini üretmiyor; yalnızca bakılacak yönü değiştiriyor. Cevabı yine sen veriyorsun ve o cevap yine senin deneyiminden geliyor. Üstelik yöntemsiz çalışan yazar da bir yöntem kullanıyor; sadece tek bir mercek kullanıyor ve hangisi olduğunu bilmiyor. Farkında olunan yöntem, farkında olunmayandan daha özgür bırakır.

Yaygın yanlışİkinci yanlış: on iki merceğin hepsini uygulamak gerekir, yoksa iş yarım kalır.
Doğrusu

Bu, listeyi bir kontrol formu sanmaktan geliyor. Mercekler bir zorunluluk listesi değil, bir arama alanı. Bazı konularda dört mercek dolar, sekizi boş döner ve bu tamamen normaldir. Hepsini doldurmaya çalışan yazar zorlama cevaplar üretir ve o cevaplar sonradan metni zayıflatır. Ölçüt kaç mercek kullanıldığı değil, kaç kullanılabilir cevap çıktığıdır.

Yaygın yanlışÜçüncü yanlış: en iyi cevap en uzak mercekten gelir.
Doğrusu

Bu kanı, ilk düşüncenin zayıf olduğu doğrusundan yanlış bir sonuç çıkarıyor. İlk düşünce zayıftır demek, en uzak düşünce güçlüdür demek değildir. Uzaklık tek başına bir değer değil; on ikinci mercek de birinci kadar yakın olabilir ve çok daha verimlidir. Ölçüt uzaklık değil özgüllük: cevap somut bir görüntü üretiyorsa iyidir, üretmiyorsa ne kadar uzak olursa olsun havada kalır.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

Aklında kalması gereken beş şey var.

Birincisi, ilk düşünce en yakındaki düşüncedir ve en yakındaki düşünce ortak düşüncedir; yaz, üstünü çiz, devam et.

İkincisi, kalite aranmaz, miktar üretilir ve sonra seçilir; üretim ile seçim aynı anda yapıldığında üretim durur.

Üçüncüsü, on iki mercek aynı konunun farklı taraflarına çevirir; hepsini kullanmak zorunlu değildir ama beşten azı genellikle yüzeyde kalmak demektir.

Dördüncüsü, en güçlü sonuçlar tek mercekten değil iki merceğin kesişiminden çıkar; kesişim noktası çoğu zaman bölümün varsayımıdır.

Beşincisi, mercekler boş sayfada kullanılır, dolu sayfada değil; çalışan bir bölüme yeniden uygulandıklarında onu dağıtırlar.

Sonraki derse köprü

Bu modülde çok şey ürettik.

Yetmiş gözlem, gerilim cümleleri, duygu sayımı, persona cümlesi ve on iki mercekten çıkan onlarca bakış açısı.

Şimdi can sıkıcı soru: bunların hepsi nerede duruyor?

Defterin bir yerinde, telefonunda başka bir yerde, aklında üçüncü bir yerde. Üç ay sonra hangi fikrin nerede olduğunu hatırlamayacaksın. Daha kötüsü, aynı fikri iki kez bulup iki kez heyecanlanacaksın.

Üretmek yarısı. Diğer yarısı, ürettiğini bulabilmek.

Sıradaki derste malzeme bankasını kuruyoruz.


Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Hızlı kontrol

On iki mercekten hangisi komedyeni hedef listesinin dışına çıkmaktan alıkoyar?

“Bu konudaki kendi ikiyüzlülüğüm ne?” Bu soru, eleştirilen davranışa komedyenin kendi ortaklığını görünür kılar ve şakayı kolay hedeften uzaklaştırır.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — "sesim geliyor mu": aynı cümle yüzlerce kez ekranda çoğalıyor, sonra hepsi soluyor ve üç farklı cümle kalıyor.
  • Sıfır noktası — kuyu: ilk kova yüzeyden geliyor; sonra ip yana doğru uzuyor ve kuyu bir daireye dönüşüyor.
  • Mekanizma — on iki mercek: bir konunun etrafında on iki ayrı bakış noktası, saat kadranı gibi dizili. Ders boyunca dönecek ana motif budur.
  • Mekanizma — kesişim: iki mercekten çıkan iki çizgi bir noktada buluşuyor ve o noktada bir görüntü beliriyor.
  • Örneklerden okuma — sadakat kartı: kartın bir yüzünde müşteri, diğer yüzünde mağazanın hafızası.
  • Usta katmanı — mercek sırası: aynı kadran farklı yerlerden başlatılıyor ve her seferinde farklı bir yol çiziliyor.
  • Usta katmanı — görünmeyen emek: kalabalık bir sahnede kimsenin bakmadığı bir figür aydınlanıyor.
  • Uygulama — üstü çizilen ilk cümle: yazılıyor, çiziliyor, sayfanın kenarına itiliyor ama silinmiyor.

Tekrar eden görsel motif

On iki noktalı kadran. Modülün ana motifi olan duvar çatlağı sürüyor; bu derste çatlağın etrafında kadran dönüyor ve her durakta çatlak farklı görünüyor.

Ritim

  • Açılışta "tam olarak bu yüzden değersiz" cümlesinden sonra iki saniye sessizlik.
  • On iki mercek sayılırken tempo hızlı ve eşit; bunlar tek tek öğrenilecek maddeler değil, bir tarama listesi.
  • Kesişim bölümünde tempo düşmeli; dersin en değerli tekniği burada.
  • "Mercekler boş sayfada kullanılır, dolu sayfada değil" cümlesi vurgulu okunmalı.
  • Kilit özette beş cümlenin her biri arasında bir saniye boşluk.