Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Genelleme tek bir işlem değildir, taşınan şeye ve taşındığı yere göre farklı mantıklara dayanır.
- İstatistiksel genelleme yalnız örneklemin çekildiği evren için geçerlidir.
- Analitik genelleme vakayı bir nüfusa değil bir kurama taşır.
- Kritik vaka, en elverişli ya da en elverişsiz koşulları temsil ederek güçlü bir sınama sunar.
- Doğal genellemede aktarım kararını, ayrıntılı betimlemeye dayanarak okur verir.
- Mekanizma temelli genelleme sonuçları değil, sonuçları üreten süreçleri taşır.
- Olumsuz vakalar genellemenin kapsam koşullarını belirlemenin en güçlü kanıtıdır.
Açılış sahnesi
Tez savunmasının ertesi günü öğrenciye bir e-posta geliyor. Doğu Anadolu'da küçük bir ilçede çalışan bir sosyal hizmet uzmanı, tezin özetini bir meslek bülteninde okumuş. Kendi ilçesindeki büyükanneler için bir destek programı tasarlamak istiyor ve soruyor: tezdeki bulgular bizim ilçe için de geçerli mi?
Öğrenci cevap yazmaya oturduğunda ne diyeceğini bilemiyor. Anket verisi kendi kentinin iki ilçesinden kurayla seçilmiş hanelere dayanıyordu ve istatistik derslerinde öğrendiği gibi, bu verinin temsil ettiği evren o iki ilçeydi. Uzmanın ilçesi o evrenin dışında. Öte yandan görüşmelerden çıkardığı bir örüntü var ki, bunun başka yerlerde de işleyeceğinden neredeyse emin: kızın işi bakım ihtiyacı yaratıyor, kamusal bakım olmadığında bu ihtiyaç büyükanneye yöneliyor. Bu örüntüyü uzmanın ilçesine taşıyabilir mi? Taşıyabilirse, hangi koşulda?
Bu derste ne olacak
Sosyal hizmet uzmanının e-postası ve öğrencinin yazamadığı cevap, dersin kurgu tarafında duruyor. Bir araştırmanın bulgularının incelendiği yerin ve zamanın dışına nasıl taşınabileceği sorusu ise sosyal araştırmanın en pratik ve en çok tartışılan sorularından biri.
Önceki derslerde bu sorunun parçaları ayrı ayrı görüldü. Araştırma tasarımı kursunda dış geçerlilik, nitel araştırma kursunda aktarılabilirlik, sosyolojinin konusunu tanıtan derste de kapsam koşulu kavramları tanıtıldı. Bu ders bu parçaları tek bir tartışmada birleştiriyor. Bir bulgunun örneklemden evrene, bir vakadan kurama, bir bağlamdan başka bir bağlama ve bir mekanizmanın bir yerden başka bir yere taşınmasının birbirinden nasıl ayrıldığı ve her birinin hangi kanıtı gerektirdiği dersin konuları.
Sıfır noktası — Neyi, nereye taşıyoruz
Genelleme sözcüğü sosyal bilimlerde birden fazla işlemi anlatır. Her işlemde taşınan şey ve taşındığı yer farklıdır. Bir sayı bir örneklemden bir evrene taşınabilir. Bir kavram bir vakadan bir kurama taşınabilir. Bir betimleme bir bağlamdan benzer bir bağlama taşınabilir. Bir mekanizma bir ortamdan başka bir ortama taşınabilir. Bu işlemleri karıştırmak, bulguların olduğundan daha güçlü ya da daha zayıf sunulmasına yol açar.
Mekanizma — Dört ayrı taşıma
Nicel araştırmanın genellemesi örneklemden evrene uzanırken, vaka çalışmaları ve nitel araştırmalar başka bir mantıkla çalışır. Tek bir vakanın ya da birkaç vakanın bulguları bir evreni temsil etmez, ama bir kuramı sınayabilir, geliştirebilir ya da sınırlarını gösterebilir.
Bazı vakalar kurama karşı özellikle güçlü bir sınama sunar, çünkü bir kuramın en güçlü ya da en zayıf görünmesi gereken yerde dururlar.
Üçüncü taşıma biçimi, okurun kendi deneyimine dayanır. Nitel araştırma kursunda aktarılabilirlik, bir bulgunun benzer bağlamlara taşınıp taşınamayacağına araştırmacının değil okurun karar verdiği bir süreç olarak tanıtılmıştı. Bu kararı mümkün kılan, araştırmacının bağlamı yeterli ayrıntıyla betimlemesidir.
Bu kavram, eğitim araştırmacısı Robert Stake tarafından vaka çalışmalarının okurla kurduğu ilişkiyi anlatmak için önerilmiştir. Sosyal hizmet uzmanının e-postası, tam da böyle bir genellemenin eşiğinde durur: uzman kendi ilçesini bilir, öğrencinin işi ona karşılaştırma yapabileceği ayrıntıyı vermektir.
Dördüncü taşıma biçimi, sonuçları değil, sonuçları üreten süreçleri taşır. Bilimsel yöntem kursunda mekanizma, bir nedenin sonucunu hangi aracı adımlarla ürettiğini anlatan süreç olarak tanıtılmıştı.
Kuramsal mercekler
Genelleme tartışması, önceki derslerde ele alınan tutumlarla yakından bağlantılıdır. Pozitivist gelenekte genellemenin asıl biçimi istatistiksel genellemedir ve vaka çalışmaları çoğu zaman keşif aşaması sayılır. Yorumcu gelenekte ise genelleme, bağlamdan kopartılmış soyut önermeler yerine, bağlamı zengin biçimde anlatılmış vakalar arasında okurun kurduğu benzerliklerdir. Eleştirel realist gelenek ise mekanizma temelli genellemeyi merkeze koyar ve bir mekanizmanın gerçekliğini, onun her yerde aynı sonucu üretmesine bağlamaz.
Ölçek
Genellemenin sınırları, bulgunun hangi ölçekte kurulduğuna göre değişir. Hane düzeyinde gözlenen bir süreç, bir ülkenin bakım politikasının koşulladığı bir süreçtir. Aynı süreç, farklı bir politika ortamında işleyen hanelerde farklı biçimler alabilir. Bu yüzden bir bulgunun aktarımında, yalnızca benzer hanelerin değil, benzer kurumsal çevrenin de aranması gerekir.
Türkiye bağlamı ve karşılaştırma
Türkiye'de bölgeler arasında aile yapısı, kadınların işgücüne katılımı ve kamusal hizmetlere erişim bakımından belirgin farklar vardır. Bir büyükşehirde yapılmış bir araştırmanın bulgularının küçük bir ilçeye ya da kırsal bir bölgeye taşınması, bu farkların açıkça tartışılmasını gerektirir. Uluslararası karşılaştırmada ise Türkiye, bakımın büyük ölçüde aileye bırakıldığı refah düzenleriyle birlikte anılır ve bu ülkelerde yapılmış araştırmalar, kamusal bakımın yaygın olduğu ülkelerdekilere göre Türkiye için daha kolay aktarılabilir bir karşılaştırma zemini sunabilir.
Bu bilgiyi nasıl biliyoruz?
Farklı genelleme biçimlerinin gücü, farklı kanıtlarla sınanır. İstatistiksel genellemenin gücü, olasılık kuramı ve örnekleme yöntemlerinin güvenilirliğiyle bilinir. Analitik ve mekanizma temelli genellemenin gücü ise aynı örüntünün farklı vakalarda, farklı bağlamlarda tekrar tekrar gözlenmesiyle, yani birikimle sınanır. Kapsam koşullarını belirlemek için de en güçlü kanıt, bulgunun geçerli olmadığı vakalardır.
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışHer türlü genellemenin istatistiksel genelleme olduğu sanılabilir.
Oysa vakadan kurama, bağlamdan bağlama ve mekanizmadan mekanizmaya yapılan taşımalar, farklı mantıklara dayanan meşru genelleme biçimleridir.
Yaygın yanlışTek bir vakadan hiçbir şekilde genelleme yapılamayacağı düşünülebilir.
Oysa stratejik olarak seçilmiş kritik vakalar bir kuramı sınamak ya da çürütmek için güçlü bir dayanak sunabilir.
Yaygın yanlışBir mekanizmanın her bağlamda aynı sonucu üretmesi gerektiği sanılabilir.
Oysa mekanizmalar başka mekanizmalarla etkileşir ve farklı bağlamlarda farklı, hatta ters sonuçlar üretebilir.
Yaygın yanlışBulguların başka bir bağlama aktarılıp aktarılamayacağına araştırmacının karar vermesi gerektiği düşünülebilir.
Oysa aktarım kararını çoğu zaman okur verir. Araştırmacının görevi bağlamı bu kararı mümkün kılacak ayrıntıyla betimlemektir.
Yaygın yanlışHane düzeyindeki benzerliğin, bir bulguyu başka bir ülkeye taşımak için yeterli olduğu sanılabilir.
Oysa hanelerin içinde yaşadığı kurumsal çevre, özellikle politika ve refah düzenleri, bulgunun sonucunu belirgin biçimde değiştirebilir.
Aklında kalsın
- Genelleme tek bir işlem değildir, taşınan şeye ve taşındığı yere göre farklı mantıklara dayanır.
- İstatistiksel genelleme yalnız örneklemin çekildiği evren için geçerlidir.
- Analitik genelleme vakayı bir nüfusa değil bir kurama taşır.
- Kritik vaka, en elverişli ya da en elverişsiz koşulları temsil ederek güçlü bir sınama sunar.
- Doğal genellemede aktarım kararını, ayrıntılı betimlemeye dayanarak okur verir.
- Mekanizma temelli genelleme sonuçları değil, sonuçları üreten süreçleri taşır.
- Olumsuz vakalar genellemenin kapsam koşullarını belirlemenin en güçlü kanıtıdır.
Sonraki derse köprü
Öğrencinin mekanizmasını köyde sınayan araştırmacı, aslında onun çalışmasını başka bir yerde tekrarlamış oldu. Ama tekrarlamanın başka biçimleri de var. Başka bir araştırmacı öğrencinin veri setini ve çözümleme kodlarını alıp aynı sayıları yeniden elde edebilir mi? Aynı veriyle, ama biraz farklı çözümleme kararlarıyla, örneğin farklı bir kontrol değişkeni ya da farklı bir kategori sınırıyla, aynı sonuca ulaşılır mı? Aynı soruyu yeni bir veriyle soran bir çalışma aynı sonucu bulur mu? Bu üç soru birbirine benzer, ama bir bulgunun güvenilirliği hakkında üç ayrı şey söyler. Tekrarlanabilirlik, yeniden üretilebilirlik ve sağlamlık, bu üç sınamanın adıdır.