İçeriğe geç

YON-309-01·Sosyal İstatistik I: Betimleme

Veri matrisi, değişken ve kod kitabı

temel2.199 kelime≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Veri matrisinde her satır bir birimi, her sütun bir değişkeni, her hücre o birimin o değişkendeki değerini gösterir.
  2. Kod kitabı, verinin tabloya nasıl aktarılacağını belirleyen ve veri girişinden önce yazılan belgedir.
  3. Değer etiketleri her sayısal değerin hangi cevabı temsil ettiğini gösterir ve yönü açıkça belirtir.
  4. Eksik değer kodları reddetme, bilmeme ve uygulanmama gibi farklı nedenleri birbirinden ayırır.
  5. Eksik değer ile gerçek sıfır cevabı ayrı tutulmalıdır, aksi takdirde hesaplamalar sessizce bozulur.
  6. Türetilmiş değişkenler açık bir kurala göre hesaplanır ve özgün değişkenler hiçbir zaman silinmez.
  7. Veri matrisi karşılaştırmayı mümkün kılar ama bazı incelikleri kaybettirir, bu yüzden açık uçlu notlar ayrıca saklanmalıdır.

Açılış sahnesi

Saha kapanmış, formlar kutulara dolmuş. Öğrenci bir akşam bilgisayarının başına oturuyor ve boş bir tablo açıyor. Kâğıttaki her formu bu tabloya aktaracak. İlk formu eline alıyor ve daha ilk soruda duraksıyor. Bakım sıklığı sorusunun karşısına kadın "her gün" yazdırmış. Öğrenci hücreye "her gün" yazıyor. İkinci formda aynı soruya "hergün", üçüncüsünde "Her gün, hafta sonu hariç" yazıldığını görüyor. Tabloya böyle yazmaya devam ederse, aynı cevabın üç farklı biçimi olacak.

Birkaç formdan sonra başka sorunlar birikiyor. Bir kadın gelir sorusunu boş bırakmış. Bir başkası "söylemek istemiyorum" demiş. Bir üçüncüsü soruyu "bilmiyorum, oğlum bilir" diye cevaplamış. Öğrenci üçüne de boş hücre bırakırsa, sonradan hangisinin hangisi olduğunu ayırt edemeyecek. Bir kadın bir sorudaki beş seçenekten ikisini birden işaretlemiş. Ters maddeleri de henüz ters çevirmemiş.

Danışmanı gelip tabloya bakıyor. "Tabloya başlamadan önce bir kitap yazman lazım," diyor. "Her sorunun hangi sütuna gideceğini, her cevabın hangi değerle yazılacağını, boşlukların nasıl işaretleneceğini anlatan bir kitap. Yoksa altı ay sonra bu tabloyu açtığında kendin bile ne yaptığını hatırlamayacaksın."

Bu derste ne olacak

Boş tablo, dağınık yazılmış cevaplar ve danışmanın kitap uyarısı, kurstaki öğrenciyle süren kurgunun yeni bir sayfası. Ama anket formlarını bir tabloya dökmeye çalışırken ortaya çıkan karışıklık, veriyle çalışan herkesin ilk adımda karşılaştığı gerçek bir sorun. Önceki kurs örneklemden sahaya, sorudan kalite kontrolüne kadar bir anketin nasıl kurulduğunu anlattı. Kapanışında toplanan formların çözümlemeye hazır bir tabloya nasıl dönüştürüleceği sorusu kaldı.

Bu ders sosyal istatistik kursunu açıyor. Kursun geri kalanında sayılar, dağılımlar ve tablolar üzerine düşünülecek. Ama bunların hepsi, verinin önce düzgün bir tabloya dökülmesine bağlıdır. Veri matrisinin mantığı, değişkenlerin ve cevapların nasıl kodlandığı, eksik cevapların nasıl işaretlendiği ve bütün bu kararların yazıldığı kod kitabı dersin ana konuları.

Sıfır noktası — Satırlar, sütunlar, hücreler

Bir anket verisini çözümleyebilmek için, onu düzenli bir tabloya dökmek gerekir. Bu tablonun bir mantığı vardır: her satır bir birimi, her sütun bir özelliği, her hücre o birimin o özellikteki değerini gösterir.

Hazırlık derslerinde satır birimi kavramı tanıtılmıştı: bir tablodaki her satırın neyi temsil ettiği. Temel araştırma derslerinde de değişken, birimden birime değer alan özellik olarak tanımlanmıştı. Veri matrisi bu iki kavramı birleştirir. Büyükanneler anketinde her satır bir kadındır. Her sütun bir sorudur ya da sorudan türetilmiş bir değerdir.

Mekanizma — Cevabı koda çevirmek

Formdaki cevaplar genellikle sözcüklerle ifade edilir: "her gün", "ara sıra", "katılıyorum", "kararsızım". Bu sözcükleri tabloya olduğu gibi yazmak, yazım farklılıklarına ve hesaplama zorluklarına yol açar. Bu yüzden cevaplar önceden belirlenmiş değerlere, genellikle sayılara çevrilir.

Hazırlık derslerinde veri sözlüğünün bir veri setindeki değişkenlerin tanımını veren belge olduğu anlatılmıştı. Kod kitabı bu belgenin araştırmacı tarafından yazılan hâlidir. Başkasının verisini kullanırken veri sözlüğünü okuruz. Kendi verimizi kurarken kod kitabını yazarız.

Ters maddeler de kod kitabında ayrıca işaretlenir. Önceki kursta görüldüğü gibi, bu maddeler ölçülen özelliğin tersini ifade eder ve toplam puana katılmadan önce yönleri çevrilmelidir. Kod kitabı hangi maddelerin ters olduğunu ve nasıl çevrildiğini yazar.

Eksik cevapların nasıl kaydedileceği, kod kitabının en önemli kararlarından biridir.

Bazı değişkenler formda doğrudan bulunmaz, başka değişkenlerden hesaplanır.

Kuramsal mercekler

Veri matrisi, toplumsal gerçekliği ölçülebilir ve karşılaştırılabilir birimlere ayıran bir düşünme biçiminin ürünüdür. Hayatlar satırlara, deneyimler sütunlara, cevaplar hücrelere bölündüğünde, farklı hayatlar karşılaştırılabilir hâle gelir. Bu düzen istatistiksel çözümlemenin temelidir ve büyük örneklemlerde örüntüleri görmeyi mümkün kılar.

Aynı düzen bazı şeyleri de dışarıda bırakır. "Her gün, hafta sonu hariç, ama kızım hastalanınca hafta sonu da" diye verilen bir cevap, tek bir hücreye sığdırıldığında inceliklerini kaybeder. Eleştirel bir bakış, veri matrisinin hayatları basitleştirdiğini ve bu basitleştirmenin bazı deneyimleri görünmez kıldığını hatırlatır. Bu bakış veri matrisini reddetmez. Ama araştırmacının hangi bilgiyi hücreye sığdırırken kaybettiğini bilmesini ve gerektiğinde açık uçlu notları ayrıca saklamasını ister.

Ölçek

Bir değişken, ham veriden ne kadar uzaklaştığına göre farklı işlenme düzeylerinde bulunabilir. En yakın düzeyde ham cevap vardır: kadının formda işaretlediği ya da söylediği şey. Bir adım ötede bu cevap bir değere kodlanır. Daha ötede birkaç değişken birleştirilerek bir ölçek puanı hesaplanır. En uzak düzeyde ise bu puan gruplara ayrılır: düşük, orta ve yüksek bakım yükü gibi.

Ham veriden uzaklaştıkça değişkenler yorumlamaya daha elverişli hâle gelir ama araştırmacının kararları da o kadar çok iz bırakır. Bu yüzden özgün değişkenler hiçbir zaman silinmemeli, her türetme adımı kod kitabına yazılmalıdır.

Türkiye bağlamı ve karşılaştırma

Türkiye'deki tez çalışmalarında veri girişi çoğu zaman öğrencinin kendisi tarafından, zaman baskısı altında ve kod kitabı yazılmadan yapılabilir. Anket formları doğrudan istatistik programına aktarılır ve kodlama kararları öğrencinin hafızasında kalır. Bu, sonradan yapılan düzeltmeleri ve başkalarının veriyi yeniden kullanmasını zorlaştırır.

Türkçe cevapların kodlanmasında yerel ifadeler ve ağız farkları da dikkat gerektirir. "Hergün", "her gün", "hergün hergün" ya da "gündüzleri hep" gibi ifadelerin aynı değere kodlanması gerektiğine kod kitabında önceden karar verilmelidir. Aksi takdirde farklı veri girişçileri aynı cevabı farklı değerlere kodlayabilir.

Bu bilgiyi nasıl biliyoruz?

Veri hazırlamanın önemi, büyük ölçüde hataların sonradan fark edildiği durumlardan öğrenilmiştir. Bir çalışmanın sonuçları başka bir araştırmacı tarafından aynı veriyle yeniden hesaplanmak istendiğinde, farklılıkların çoğu zaman kodlama kararlarından kaynaklandığı ortaya çıkar. Bu deneyimler, kod kitabının bir formalite değil, sonuçların güvenilirliğinin temel dayanağı olduğunu göstermiştir.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışKod kitabının veri girildikten sonra, çözümleme için yazılabileceği düşünülebilir.
Doğrusu

Oysa kod kitabı veri girişinden önce yazılmalıdır, çünkü veri girişçilerinin hangi kurala göre çalışacağını belirler. Sonradan yazılan bir kitap, girişte verilmiş tutarsız kararları düzeltemez.

Yaygın yanlışCevap verilmeyen soruların boş bırakılmasının yeterli olduğu sanılabilir.
Doğrusu

Oysa boş hücre, reddetmeyi, bilmemeyi ve sorunun hiç sorulmamasını birbirinden ayırt etmez. Farklı nedenler için ayrı eksik değer kodları kullanmak, sonradan önemli örüntüleri görmeyi sağlar.

Yaygın yanlışEksik cevaplar için sıfır yazmanın sorun olmadığı düşünülebilir.
Doğrusu

Oysa sıfır çoğu zaman gerçek bir cevaptır ve eksik değerle karıştığında ortalamalar ve dağılımlar yapay olarak değişir. Eksik değer kodu, gerçek cevaplarla karışmayacak bir değer olmalıdır.

Yaygın yanlışTüretilmiş bir değişken oluşturduktan sonra özgün değişkenlerin silinebileceği sanılabilir.
Doğrusu

Oysa türetme kararları sonradan değiştirilmek istenebilir ya da başka bir araştırmacı farklı bir türetme yapmak isteyebilir. Özgün değişkenler her zaman saklanmalıdır.

Yaygın yanlışDeğişken adlarının ve değer etiketlerinin yalnız araştırmacı için önemli olduğu düşünülebilir.
Doğrusu

Oysa altı ay sonra veriyi açan araştırmacının kendisi de, veriyi yeniden kullanmak isteyen başka biri de, bu etiketler olmadan tablodaki sayıların ne anlama geldiğini bilemez.

Aklında kalsın

  1. Veri matrisinde her satır bir birimi, her sütun bir değişkeni, her hücre o birimin o değişkendeki değerini gösterir.
  2. Kod kitabı, verinin tabloya nasıl aktarılacağını belirleyen ve veri girişinden önce yazılan belgedir.
  3. Değer etiketleri her sayısal değerin hangi cevabı temsil ettiğini gösterir ve yönü açıkça belirtir.
  4. Eksik değer kodları reddetme, bilmeme ve uygulanmama gibi farklı nedenleri birbirinden ayırır.
  5. Eksik değer ile gerçek sıfır cevabı ayrı tutulmalıdır, aksi takdirde hesaplamalar sessizce bozulur.
  6. Türetilmiş değişkenler açık bir kurala göre hesaplanır ve özgün değişkenler hiçbir zaman silinmez.
  7. Veri matrisi karşılaştırmayı mümkün kılar ama bazı incelikleri kaybettirir, bu yüzden açık uçlu notlar ayrıca saklanmalıdır.

Sonraki derse köprü

Kod kitabı yazıldı, veri matrisi hazır. Öğrenci ilk kez bütün kadınların cevaplarını bir arada görüyor. İlk merakı basit: torununa gündelik bakan kadınlar mı çoğunlukta, yoksa arada bir bakanlar mı? Bu soruyu yanıtlamak için her cevaptan kaç tane olduğunu saymak gerekiyor. Ama saymakla iş bitmiyor. Üç mahalle türünü karşılaştırmak istediğinde, mahallelerde farklı sayıda kadınla görüşüldüğü için ham sayıları yan yana koymak yanıltıcı oluyor. Her grubun kendi içindeki payına bakmak gerekiyor. "Frekans, yüzde, oran ve hız" dersi, sayımın nasıl yapılacağını ve farklı büyüklükteki grupları karşılaştırmanın temel araçlarını ele alıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.