İçeriğe geç

YON-305-06·Nitel Araştırma Tasarımı

Kodlama, kategori ve tema geliştirme

temel2.395 kelime≈ 16 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Kodlama, veriye konu etiketi yazmak değil, parçanın ne yaptığını adlandırmaktır.
  2. Kodlar veriden ve önceden taşınan kavramlardan gelir, çoğu zaman ikisi arasında gidip gelir.
  3. Katılımcı dili kodu katılımcının kendi sözünü korur ama tek başına analiz için yetmez.
  4. Kategori kelimesi burada değişkenin kutusunu değil, benzer kodların toplandığı üst başlığı anlatır.
  5. Tema bir konu başlığı değil, verinin genelinde tekrar eden ve sorulan soruya bir yanıt öneren bir iddiadır.
  6. Kod listesi analiz boyunca değişir ve bu değişim analitik notlarla kayda geçirilmelidir.
  7. Analiz biriminin büyüklüğü değiştikçe kodlamanın açık olduğu hata türü de değişir.

Açılış sahnesi

Saha dönüşünün üstünden birkaç gün geçmiş, masanın üstü dökümle dolu. Bir yanda birebir görüşmelerin basılı sayfaları duruyor, kenarları renkli kalemle işaretlenmiş. Öbür yanda bir odak grup kaydının çözümü, park gözlemlerinden el yazısı notlar ve ekranda açık duran bir günlük belgesi var. Danışman kapıdan başını uzatıp kısaca söylüyor, kodlamaya başlama zamanı gelmiş. Öğrenci ilk dökümü önüne çekip her paragrafın kenarına bir söz yazıyor, aile, yorgunluk, torun, kızı, park. Saatler ilerledikçe kenar notları çoğalıyor ama hiçbiri konuşmuyor, her biri yalnızca paragrafın neyle ilgili olduğunu tekrar ediyor. Danışman sayfaların üstünden geçip bir soru bırakıyor, bu parçada kadın ne yapıyor, yalnızca yorgunluktan mı söz ediyor, yoksa yorgunluğunu bir şeyle mi açıklıyor, bir şeyi mi örtüyor? Öğrenci aynı paragrafa dönüp bu kez kadının kendi cümlesini kenara yazıyor, söyleyemiyorum. Ardından odak gruptaki bir başka cümleyi, şikâyet etmediklerini söyleyen sesi, parktaki kadının hiç oturmamasını ve kendi günlüğüne düştüğü bir notu yan yana getiriyor, sürekli yorgunluk görüyorum. Bu dördü aynı şeyin farklı görünümleri mi? Öğrenci sayfanın kenarına küçük bir not düşürüyor, belki mesele yorgunluğun kendisi değil, onun söylenemez oluşu.

Bu derste ne olacak

Masadaki sahne bu dersin kurgusudur. Sahadan dönen bir araştırmacının önündeki yığın burada kodlamanın ilk anını, henüz hiçbir kodun oturmadığı anı, canlandırır. Önceki derste aynı öğrenci parkta gözlem yapmış, anlık notlarını tam saha notuna dönüştürmüş ve betimleyici kaydı yorumlayıcı düşünceden ayırmayı öğrenmişti, günlüğüne düştüğü satırlar o ayrımın izini taşıyordu. Bu ders, sahadan dönünce elde kalan dökümleri, kayıtları ve notları nasıl okuyup adlandıracağımızı ele alıyor. Kodun ne olduğunu, kodun nereden geldiğini ve kodların nasıl kategoriye, kategorilerin nasıl temaya dönüştüğünü birlikte kuruyoruz. Kodlamanın düz bir sıralama değil, sürekli geri dönülen bir karşılaştırma süreci olduğunu da göreceğiz. Analiz biriminin büyüklüğü değiştikçe hangi hataya açık kaldığımızı ayrıca konuşacağız.

Sıfır noktası — etiketten koda

Gündelik anlamda kodlamak bir metni özetlemek gibi görünür: her parçaya konusunu yazmak, sonra bu etiketlere göre metni gruplamak. Sahnedeki ilk kenar notları tam olarak bunu yapıyordu. Aile, yorgunluk, torun gibi sözcükler paragrafın konusunu doğru söylüyordu ama hiçbirini bir analiz sorusuna bağlamıyordu. Nitel araştırmada kodlama bu noktadan başlar, orada kalmaz. Kod, veriyi özetleyen bir başlık değil, veriyi bir kavramla ilişkilendiren kısa bir araçtır ve bu farkı görmek dersin geri kalanının temelini kurar. Not tutma üzerine ilk derslerden tanıdık gelecek bir ilke burada da işler: her kodun hangi veri parçasından geldiği geri bulunabilir kalmalıdır.

Mekanizma — koddan temaya

Sahnedeki ikinci kod turu farklı bir soru sorar: bu parçada kadın ne yapıyor? Konu etiketleri parçanın ne hakkında olduğunu söyler, eylem bildiren kodlar ise parçanın işlevini yakalar: bir şeyi açıklamak, bir şeyi gerekçelendirmek, bir şeyi saklamak ya da bir şeyle çatışmak gibi. Bu küçük değişiklik kodlamayı betimlemeden analize taşır.

Kodların bir kısmı doğrudan veriden doğar ve araştırmacı okudukça ortaya çıkar. Bazıları ise önceden taşınan kavramlardan türer, daha önceki dersteki tümevarım ve tümdengelim ayrımının kodlamadaki karşılığıdır. Çoğu çalışma bu iki yön arasında gidip gelir, veriden kavrama, kavramdan yeniden veriye döner, bu gidiş geliş abdüksiyon olarak adlandırdığımız çıkarım biçimine yakındır. Katılımcının kendi kelimesini kod olarak almak bu iki yön arasında özel bir yer tutar.

Benzer kodlar bir süre sonra bir araya toplanır ve üst bir başlık altında birleşir. Nitel araştırmada bu üst başlığa kategori denir. Aynı kelime tasarım dersinde başka bir işte çalışıyordu: bir değişkenin alabileceği değerlerden her birinin düştüğü kutuyu adlandırıyordu. Burada aynı kelime iki ayrı iş görür. Değişkenin kategorileri birbirini dışlar ve kategori şeması bu kutuları önceden sabitler, nitel kategoriler ise böyle bir zorunluluk taşımaz: aynı veri parçası birden çok kategoriye aynı anda girebilir.

Kategoriler biriktikçe aralarında tekrar eden, veri setinin genelinde görünen ve araştırma sorusuna bir cevap taşıyan bir örüntü aranır. Bu örüntü bir konu değil bir iddiadır. Sahnedeki kenar notu, yani yorgunluğun kendisinin değil söylenemez oluşunun mesele olabileceği fikri, farklı veri türlerinden gelen parçaları birbirine bağlayan böyle bir tema adayıdır. Görüşme, odak grup, gözlem ve günlük ona ayrı yönlerden katkı verir.

Kodlama tek geçişte bitmez. Her yeni parça önceki kodlarla karşılaştırılır, bazı kodlar birleşir, bazıları bölünür, bazıları yeniden adlandırılır. Bu değişim rastgele değildir, her adımda bir gerekçe taşır ve bu gerekçe kayda geçmezse ileride hangi kodun neden değiştiği unutulur. Analitik not tam bu noktada devreye girer ve önceki dersteki yorumlayıcı notun analiz aşamasındaki devamı gibi çalışır.

Araştırmacının taşıdığı kavramlar ve konumu kodlamayı görünmeden etkiler. Sahnedeki günlükte yer alan "hep yorgunluk görüyorum" notu bunun küçük bir izidir. Bu bir kusur sayılmaz, kodlamanın bir koşuludur ve görünür kılınıp verideki uymayan parçalarla sınandığında analiz zayıflamaz, güçlenir.

Kuramsal mercekler

Aynı dökümü farklı gelenekler farklı sorularla okur. Kimi araştırmacı için kodlamanın önceliği, katılımcının anlam dünyasına mümkün olduğunca sadık kalmak, onun kendi kelimesini korumaktır. Başka biri için öncelik kod listesinin tutarlılığında durur, aynı kuralın veri boyunca aynı şekilde uygulanmasında. Bu iki öncelik birbirini dışlamaz, aynı veriden farklı bir güvenilirlik biçimi üretir. Kimin sözünün koda dönüştüğü, kimin sözünün arka planda kaldığı ayrı bir soru açar, görüşülen kişinin kelimesi mi öne çıkıyor, yoksa araştırmacının kavramı mı baskın geliyor, bu soru her kodlama kararında yeniden sorulur. Araştırmacının kendi konumu ve geçmişi, kuram yüklü gözlemin kodlamadaki karşılığı olarak, hangi parçayı önemli görüp hangisini atladığını biçimlendirir. Bu farklı bakışların hiçbiri kodlamayı tek bir doğru sıraya indirmez, her biri aynı veriden başka bir soru çıkarır.

Ölçek

Kodlamanın büyüklüğü tek bir satırdan bütün veri setine kadar değişir ve her düzeyde iş görülür, ama her düzeyin açık olduğu hata türü farklıdır. Tek bir satırın kodunda risk, parçayı bağlamından koparıp yanlış bir eylem adı vermektir. Bir görüşmenin kategorilerinde risk, tek bir katılımcının sesini bütün örüntünün temsilcisi sanmaktır. Bütün veri setinin temasında ise risk, birkaç çarpıcı alıntıyı genel bir iddiaya dönüştürüp geri kalan veriyi görmezden gelmektir. Bu üç düzey bir merdiven değildir, her biri kendi yanılgısına açık kalan ayrı bir çalışma alanıdır.

Türkiye bağlamı ve karşılaştırma

Türkçe görüşme verisinde kalıp sözler özel bir dikkat ister, elhamdülillah, idare ediyoruz, ne yapalım gibi ifadeler günlük konuşmada bir nezaket kalıbı gibi geçer ama koda dönüştüğünde yüzeydeki anlamla işlevi aynı şey değildir. Aynı kalıp bir bağlamda gerçek bir yetinmeyi, başka bir bağlamda ise söylenmeyeni örten bir kapanışı taşıyabilir, bunu Türkiye'de her kadının böyle konuştuğu bir genelleme olarak değil, tek tek dökümde sınanması gereken bir olasılık olarak ele almak gerekir. Türkçe veriyi doğrudan İngilizce kavramlarla kodlamak ayrı bir risk taşır, çünkü bir kavramın Türkçedeki karşılığı aynı çağrışımı taşımayabilir, bu daha önce gördüğümüz kavram kaymasının kodlama aşamasındaki hâlidir. Türkiye'de yazılan tez çalışmalarında kodlama süreci çoğu zaman yöntem bölümünde yeterince görünür kılınmaz, hangi kodun nereden geldiği, kod listesinin nasıl değiştiği okura anlatılmaz. Nitel analiz için gereken araçlara ve eğitime erişim de eşit dağılmaz, bazı araştırmacılar geniş bir eğitim ve destek bulurken bazıları kodlamayı tek başına, deneme yanılmayla öğrenir. Kodlama ve tema geliştirme farklı akademik geleneklerde de aynı ölçüde kurallaştırılmamıştır, bazı gelenekler süreci adım adım kurallara bağlarken bazıları onu daha çok yorumcu bir zanaat olarak bırakır. Bu tabloyu dünyada tek bir doğru sıra üzerinden karşılaştırmak yanıltıcı olur.

Bu bilgiyi nasıl biliyoruz?

Kodlamanın nasıl işlediğine dair burada anlatılanlar iki ayrı kaynaktan toplanıyor. Bir yanda, kodlama süreçlerini anlatan yöntem metinleri ve eğitim materyalleri var, bu metinler birbirinden farklı gelenekleri temsil etse de kodun bir etiketten daha fazlası olması gerektiği konusunda büyük ölçüde birleşiyor. Öbür yanda, kodlama yaparken tutulan analitik notlar ve araştırmacı günlükleri var, bu notlar süreci dışarıdan izlemeyi, hangi kodun ne zaman değiştiğini, hangi kararın hangi gerekçeyle verildiğini geriye dönüp okumayı mümkün kılıyor. İki kaynak da eksiksiz değil, yöntem metinleri genellikle idealize edilmiş bir süreç anlatır, gerçek kodlamanın dağınıklığını göstermez. Notlar ise yalnızca tutulduğunda bir iz bırakır, çoğu araştırmacı bu notları düzenli tutmaz. Kodlama ve tema geliştirmenin ne kadar kurallaştırılması gerektiği konusunda metodologlar arasında da görüş ayrılığı sürüyor, kimi süreci sıkı adımlara bağlamayı savunurken kimi bunun yorumun canlılığını boğduğunu düşünüyor.

Yaygın hatalar

Kodlama alışkanlık hâline geldikçe bazı kısayollar da yerleşir ve bunların çoğu ilk bakışta zararsız görünür. Aşağıdaki beş yanılgı, sahnedeki öğrencinin de birer birer karşılaştığı türden kısayollardır, her biri kodlamayı olduğundan daha basit, daha doğrusal ya da daha kesin gösterir.

Yaygın yanlışKodlamanın her paragrafa konusunu yazmaktan ibaret olduğunu düşünmek yaygın bir yanılgıdır.
Doğrusu

Konu etiketi parçanın ne hakkında olduğunu söyler ama ne yaptığını söylemez, bu yüzden analiz sorusuna hiçbir cevap taşımaz ve kod listesi kalabalıklaşsa da hiçbir yere varmaz.

Yaygın yanlışTemaların verinin içinde hazır durduğunu, araştırmacının onları yalnızca bulup çıkardığını düşünmek de yanıltıcıdır.
Doğrusu

Tema veriden bağımsız uydurulmaz ama kendiliğinden de ortaya çıkmaz, araştırmacının kodları karşılaştırarak ve bir iddia kurarak inşa ettiği bir şeydir.

Yaygın yanlışBir veri parçasının yalnızca tek bir koda ya da tek bir kategoriye girmesi gerektiğini varsaymak kodlamayı gereğinden fazla daraltır.
Doğrusu

Aynı cümle hem bir duyguyu hem bir gerekçelendirmeyi hem de bir ilişkiyi aynı anda taşıyabilir ve bu üç yönün her biri ayrı bir kodu hak edebilir.

Yaygın yanlışKod listesinin baştan belirlenip analiz boyunca hiç değişmediğini düşünmek kodlamanın doğasına aykırıdır.
Doğrusu

Liste yeni veriyle sürekli karşılaştırılır, bazı kodlar birleşir, bazıları bölünür ve bu değişim analitik notlarla izlenmediğinde sürecin kendisi görünmez hâle gelir.

Yaygın yanlışEn sık geçen kodun en önemli tema olduğunu varsaymak sıklığı önemle karıştırır.
Doğrusu

Nadiren geçen ama araştırma sorusuna güçlü bir cevap taşıyan tek bir parça, sayfalarca tekrar eden sıradan bir gözlemden daha ağır basabilir.

Aklında kalsın

  1. Kodlama, veriye konu etiketi yazmak değil, parçanın ne yaptığını adlandırmaktır.
  2. Kodlar veriden ve önceden taşınan kavramlardan gelir, çoğu zaman ikisi arasında gidip gelir.
  3. Katılımcı dili kodu katılımcının kendi sözünü korur ama tek başına analiz için yetmez.
  4. Kategori kelimesi burada değişkenin kutusunu değil, benzer kodların toplandığı üst başlığı anlatır.
  5. Tema bir konu başlığı değil, verinin genelinde tekrar eden ve sorulan soruya bir yanıt öneren bir iddiadır.
  6. Kod listesi analiz boyunca değişir ve bu değişim analitik notlarla kayda geçirilmelidir.
  7. Analiz biriminin büyüklüğü değiştikçe kodlamanın açık olduğu hata türü de değişir.

Sonraki derse köprü

Öğrencinin elinde artık bir tema adayı var, yorgunluğun kendisi değil, söylenemez oluşu. Ama bu iddia kendi günlüğündeki sürekli yorgunluk görüyorum notunun bir yansıması olabilir mi, hiç yorulmadığını söyleyen, bakımı severek anlatan kadınların sözü bu tema kurulurken nereye düştü? Bir okurun bu iddiaya güvenmesi için nelere bakması gerektiği, aynı örüntünün başka mahallelerde, başka ailelerde nasıl bir karşılığı olabileceği, sayılarla değil başka ölçütlerle tartılıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.