İçeriğe geç

YON-304-07·Literatür Tarama ve Kanıt Sentezi

Araştırma boşluğu yerine araştırma gerekçesi kurmak

temel2.450 kelime≈ 16 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Araştırma boşluğu bir betimlemedir, neyin eksik olduğunu söyler ama neden önemli olduğunu söylemez.
  2. Boşluk söylemi kolaydır çünkü tek bir cümleyle kurulur, ama çalışmayı mevcut bilgiden koparır.
  3. Yineleme, genişletme ve itiraz konumları, gerekçesini doğrudan mevcut bir bulguya bağlayarak boşluk doldurmadan daha güçlü durur.
  4. Sorunsallaştırma, eksik olanı eklemek yerine literatürün kabul ettiği bir varsayımın sınırını gösterir.
  5. Katkı iddiası açık, sınanabilir ve araştırma tasarımının büyüklüğüyle orantılı olmalıdır.
  6. Türkçe literatürde çalışılmamış olmak bir konuyu kendiliğinden boşluk yapmaz, yerel farkın gösterilmesi gerekir.
  7. Güçlü bir gerekçe, sorunun önemini, mevcut bilginin sınırını ve çalışmanın bu sınırda neyi değiştireceğini birlikte kurar.

Açılış sahnesi

Bir literatür matrisinde boş duran bir hücre yalnızca neyin çalışılmadığını gösterir, o boşluğun neden önemli olduğunu kendiliğinden söylemez. Bu farkı bir tez izleme toplantısında görmek, bir matris üzerinde görmekten çok daha kolaydır. Bir yüksek lisans jürisinde iki öğrencinin tez önerisi arka arkaya dinleniyor, projeksiyondaki başlıklar değişirken masadaki soru kâğıtları elden ele geçiyor. Birinci öğrenci, Karadeniz'deki küçük bir ilçede kadınların çay toplama emeği üzerine çalışmak istediğini anlatıyor. Gerekçesini tek bir cümleye sığdırıyor: bu ilçede bu konuda hiç çalışma yapılmamıştır. Jüri üyelerinden biri araya giriyor ve soruyor: komşu ilçede aynı çalışma yapılmış olsaydı, senin çalışman gereksiz mi sayılırdı? Bu ilçede özellikle neyi farklı bulmayı bekliyorsun? Öğrenci bir süre sessiz kalıyor ve elindeki kâğıda bakarak net bir cevap veremiyor. İkinci öğrenci benzer bir alanda, mevsimlik tarım işçiliğinde kadın emeği konusunda, farklı bir yoldan geliyor. Literatürdeki çalışmaların çoğunun kadınların ücretli emeğini ev içindeki emekten ayrı ele aldığını anlatıyor. Sahada topladığı birkaç gözlemin bu ikisinin aynı gün içinde iç içe geçtiğine işaret ettiğini ekliyor. Çalışmasının bu ayrımı sınayacağını, ayrımın tutmadığı yerlerde kavramı nasıl değiştirmek gerektiğini göstereceğini söylüyor. Jüri üyelerinden biri birinci öğrenciye dönüyor ve yumuşak bir sesle konuşuyor. Senin konun da değerli olabilir, ama neden değerli olduğunu bize henüz anlatmadın.

Bu derste ne olacak

İki öğrencinin cevapları gerçek bir jüri toplantısının notlarından alınmadı, bu dersin sorusunu açık biçimde ortaya koyacak bir kurgu olarak yazıldı. Sahnenin taşıdığı soru şu: bir araştırmayı neden yapman gerektiğini nasıl kuracaksın? Yalnızca kimsenin daha önce bakmamış olduğunu söyleyerek mi, yoksa mevcut bilgiyle kurduğun bir ilişki üzerinden mi? Önceki ders, literatür taramasının ürünlerini anlatı derlemesinden sistematik derlemeye kadar birbirinden ayırmış ve kapsam derlemesinin bir alanda neyin çalışılmadığını haritalayabildiğini göstermişti. Bu ders o haritanın kendisiyle değil, haritadaki boş bir noktayı bir araştırma önerisine çevirirken atılması gereken adımla ilgileniyor. Birinci öğrencinin konusu değersiz değil, ondan eksik olan konu değil gerekçenin kendisidir. İkinci öğrencinin yolu ise aynı eksiği doldurmak yerine literatürün sessizce kabul ettiği bir ayrımı sorguluyor. Bu ders, bu iki yol arasındaki farkı adım adım açıyor ve gerekçenin hangi öğelerden kurulduğunu gösteriyor.

Sıfır noktası — Betimleme ile gerekçe arasındaki fark

Araştırma boşluğu ifadesi bir konunun literatürde henüz çalışılmamış ya da yeterince çalışılmamış olduğunu söyler ve bu haliyle yalnızca bir betimlemedir. Betimleme neyin eksik olduğunu gösterir, ama neden eksik olduğunu ve bu eksikliğin önemli olup olmadığını göstermez. Bir konunun gerçekten çalışılmamış olup olmadığı bile aramanın darlığına ve kullanılan dile bağlı olarak değişebilir. Önceki derste görülen atıf yanlılığı, bazı çalışmaları literatür taramasının dışında bırakarak sahte bir boşluk görüntüsü yaratabilir. Bir konu gerçekten çalışılmamışsa bile bunun nedeni her zaman önemsizlik değildir. Erişim zorluğu, verinin toplanamaması ya da o soruyu soracak kişilerin alanda az bulunması da bir konuyu boş bırakabilir. Hazırlık kursunda görülen soru boşluğu tam olarak bu son ihtimale karşılık gelir. Bir konu önemsiz olduğu için değil, o soruyu sormaya yatkın kişiler alanda az olduğu için boş kalabilir. Son olarak, bir boşluk doldurulduğunda mevcut bilgide gerçekten bir şey değişip değişmeyeceği sorusu, boşluk cümlesinin kendisinde hiç cevaplanmaz.

Bu betimlemenin bir gerekçeye dönüşmemesinin asıl nedeni, onu tek başına yeterli bir cümle sanma alışkanlığıdır.

Mekanizma — Boşluktan gerekçeye

Hazırlık kursunda görülen literatür konumu kavramı burada yeniden işe yarar ve bu dersin gerekçe tartışmasını temellendirir. Bir araştırma sorusu, alandaki önceki çalışmalara göre dört tipik konumdan birine yerleşir. Bilinen bir bulguyu başka bir yerde ya da dönemde sınamak yinelemedir, bulguyu kapsanmamış bir gruba ya da koşula taşımak ise genişletmedir. Hiç sorulmamış bir soruyu sormak boşluk doldurma, yerleşik bir bulgunun tutmadığını göstermek ise itirazdır. Boşluk doldurma bu dört konumdan yalnızca biridir ve çoğu zaman en zayıf gerekçeye sahip olanıdır. Yineleme, genişletme ve itiraz konumlarının her biri, sorusunu doğrudan mevcut bir bulguyla ya da iddiayla ilişkilendirir. Boşluk doldurma ise çoğu zaman kendini hiçbir mevcut bulguya bağlamadan, yalnızca bir yokluğa dayanarak savunur. Güçlü bir gerekçe bu yüzden çoğu zaman boşluktan değil, var olan bilgiyle kurulan doğrudan bir ilişkiden doğar.

İkinci öğrencinin yolu bu dört konumdan itiraza yakındır, ama itiraz yerleşik bir bulguya yöneliyorsa sorunsallaştırma daha çok bir varsayıma yönelir. Literatürün sessizce kabul ettiği bir ayrımı ya da bir kavramı sorgulanabilir kılmak, eksik olanı eklemek yerine var olanın sınırını göstermeyi gerektirir. İkinci öğrenci, kadınların ücretli emeği ile ev içi emeğinin literatürde ayrı ele alındığını fark ediyor ve bu ayrımın sahada tutup tutmadığını sorguluyor. Bu, hiç çalışılmamış bir konuyu doldurmak değil, çalışılmış olanın sınırını göstermektir.

Bir gerekçenin gücü, iddiasının tasarımla orantılı olmasına bağlıdır ve tek bir ilçede yürütülen nitel bir çalışma alanın tamamını değiştireceğini iddia edemez. Ama bir kavramın belirli bir koşulda işlemediğini göstereceğini iddia edebilir, bu iddia hem sınanabilir hem de tasarımıyla orantılıdır. Katkı iddiasının büyüklüğü tasarımın büyüklüğünü aşarsa, gerekçe inandırıcılığını kaybeder.

Kuramsal mercekler

Farklı disiplin gelenekleri bir gerekçeyi kurarken farklı ağırlıklar kullanır, örneğin bazı geleneklerde gerekçe daha çok kuramsal bir tartışmaya bağlanarak kurulur. Araştırmacı önce bir kavramı ya da bir açıklamayı sorgulanabilir kılar ve sahasını bu sorgulama üzerinden konumlandırır. Başka geleneklerde ise gerekçe daha çok ampirik bir örüntüye, bir bulgunun başka bir bağlamda tutup tutmadığına bağlanır. Böyle bir gelenekte araştırmacı yineleme ya da genişletme konumunu tercih eder, ama bu farklar bir geleneğin diğerinden üstün olduğunu göstermez. Her ikisi de mevcut bilgiyle doğrudan bir ilişki kurar ve boşluk söyleminden kaçınır.

Soru boşluğu kavramı burada ayrı bir mercek sunar, çünkü konunun hiç çalışılmamış olması o soruyu soracak kişilerin alanda az bulunmasından kaynaklanabilir. Böyle bir durumda boşluk, gerekçenin tamamı değil ama gerçek bir parçası olabilir. Araştırmacı yalnızca konunun boş olduğunu söylemek yerine, bu boşluğun kimin sesinin alanda az duyulduğuyla ilişkili olduğunu göstermelidir. Bu, boşluğu betimlemekten gerekçelendirmeye taşıyan bir adımdır ve mevcut bilgiyle yine doğrudan bir ilişki kurar.

Ölçek

Bu derste ölçek, analiz birimi değil katkı iddiasının büyüklüğüdür ve bu büyüklüğün araştırma tasarımıyla orantılı kalması gerekir. Bir ölçeğin bir ucunda, tek bir vakayı derinlemesine inceleyen ve bir kavramı inceltmeyi amaçlayan bir çalışma durur. Bu çalışma alanın tamamını değiştirmeyi değil, kavramın belirli bir koşulda nasıl işlediğini netleştirmeyi hedefler. Ölçeğin öbür ucunda ise bir alanın temel varsayımını sarsmayı amaçlayan ve geniş bir veri kümesini kapsayan bir çalışma durur. Her iki uç da meşrudur, biri diğerinden daha değerli sayılamaz, ama sorun ölçeğin bir ucundaki tasarımla öbür ucundaki iddiayı savunmaya çalışmaktan doğar. Tek bir ilçede yürütülen bir görüşme çalışması, alandaki temel bir varsayımı çürüttüğünü iddia ettiğinde, tasarımın taşıyabileceğinden daha büyük bir yük taşımaya zorlanır. Aynı çalışma, bir kavramın bu ilçedeki koşullarda nasıl farklı işlediğini gösterdiğini iddia ettiğinde, iddiası tasarımıyla aynı ölçekte durur ve inandırıcılığını korur.

Türkiye bağlamı ve karşılaştırma

Türkiye'de yazılan tez önerilerinde, literatürde bu konuda çalışma bulunmamaktadır cümlesi kalıplaşmış bir gerekçe biçimi olarak sık görülür. Bu cümle çoğu zaman taramanın gerçekten ne kadar geniş yapıldığını, hangi dillerde ve hangi veri tabanlarında arandığını göstermeden kurulur. Bir konunun Türkçe literatürde çalışılmamış olması, aynı konunun dünyada hiç çalışılmadığı anlamına gelmez, çünkü uluslararası literatürde aynı soru çoktan işlenmiş olabilir. Böyle bir durumda gerekçe, yalnızca Türkçe kaynağın yokluğuna değil, yerel bağlamın uluslararası bulgulardan gerçekten farklı bir sonuç üretip üretmediğine dayanmalıdır. Bir çalışmanın başka bir ilde ya da ilçede aynı yöntemle tekrarlanması da Türkiye'de sık sık boşluk doldurma olarak sunulur. Oysa bu daha çok bir yineleme konumudur ve gerekçesi de yinelemenin mantığıyla kurulmalıdır. Bulgu farklı bir bağlamda da tutuyor mu, tutmuyorsa neden, bunun gösterilmesi gerekir. Uluslararası dergilerde katkı beklentisi genellikle yerel bir vakanın kendi başına yeterli sayılmamasına, o vakanın daha geniş bir tartışmaya bağlanmasına dayanır. Bu, yerel bilginin değersiz olduğu anlamına gelmez, tam tersine yerel bilgi kendi başına değerlidir ama bir gerekçe bu değeri açıkça kurmayı ister. Türkiye'de üretilen bir çalışma, başka ülkelerdeki benzer çalışmalarla karşılaştırarak neyin farklı olduğunu gösterebilir, bu karşılaştırma boşluk cümlesinden daha sağlam bir gerekçe kurar.

Bu bilgiyi nasıl biliyoruz?

Bir gerekçenin boşluk söylemi mi, yoksa mevcut bilgiyle kurulmuş bir ilişki mi olduğu bazen belirsiz görünür. Ama bu ayrım, tez izleme komitelerinin ve hakemlerin tekrar eden geri bildiriminden çoğu zaman görülebilir. Bir çalışma yalnızca hiç çalışılmamış olduğunu söylediğinde, komiteler ve hakemler neredeyse her zaman aynı soruyu sorar: bu neden önemli? Bu tekrar eden soru, boşluk cümlesinin tek başına yeterli bir gerekçe sayılmadığının dolaylı ama tutarlı bir kanıtıdır. Yöntem yazımı üzerine tutulan notlar da benzer bir örüntü gösterir: gerekçe bölümü bilgiyle ilişki kurmadan yazıldığında ek soru sayısı belirgin biçimde artar.

Önceki derste görülen atıf yanlılığı ve literatür matrisi burada da işe yarar. Bir matriste boş görünen hücrelerin bir kısmı, taramanın darlığından ya da bazı çalışmaların atıf ağında görünmez kalmasından kaynaklanabilir. Aynı matris, hangi hücrelerin gerçekten boş, hangilerinin yalnızca görünmez olduğunu ayırt etmek için yeniden ve daha geniş bir taramayla kontrol edilebilir. Bu kontrol yapılmadan kurulan bir boşluk iddiası, sağlam bir gerekçe değil, doğrulanmamış bir varsayım olarak kalır.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışBir konunun literatürde hiç çalışılmamış olması, onu kendiliğinden çalışmaya değer kılmaz.
Doğrusu

Önemsiz kalmış, erişilmesi zor ya da soracak kimsenin bulunmadığı sayısız konu, çalışılmamış olduğu için çalışılmayı hak etmiş sayılamaz. Önemi göstermek ayrı bir adımdır ve boşluk cümlesi bu adımın yerini tutmaz.

Yaygın yanlışBir konunun Türkçe literatürde çalışılmamış olması, onu kendiliğinden bir boşluk yapmaz.
Doğrusu

Aynı konu uluslararası literatürde çalışılmış olabilir ve gerçek soru, yerel bağlamın bu bulgulardan farklı bir sonuç üretip üretmediğidir. Bu fark gösterilmeden kurulan bir gerekçe eksik kalır.

Yaygın yanlışBir katkının büyük değil orantılı olması gerekir, çünkü küçük ölçekli bir çalışma alanın temel varsayımını sarsma iddiasında bulunmadan değerli bir katkı sunabilir.
Doğrusu

Bir kavramı belirli bir koşulda incelten bir çalışma, tasarımıyla orantılı kaldığı sürece küçük değil, yerinde bir katkıdır.

Yaygın yanlışGerekçe yalnızca giriş bölümünde yazılan bir formalite değildir.
Doğrusu

Bir çalışmanın hangi verinin toplanacağına, hangi karşılaştırmaların yapılacağına ve sonuçların nasıl okunacağına dair kararları da gerekçe belirler. Gerekçesi zayıf kurulan bir çalışma, ilerledikçe hangi sorunun peşinde olduğunu kaybedebilir.

Yaygın yanlışBir boşluk bulmak için az arama yapmak yeterli değildir, çünkü dar bir taramayla bulunan bir yokluk daha geniş bir taramada ortadan kalkar.
Doğrusu

Aramanın kapsamı genişletilmeden kurulan bir boşluk iddiası, sağlam bir gerekçe değil bir varsayım olarak kalır.

Aklında kalsın

  1. Araştırma boşluğu bir betimlemedir, neyin eksik olduğunu söyler ama neden önemli olduğunu söylemez.
  2. Boşluk söylemi kolaydır çünkü tek bir cümleyle kurulur, ama çalışmayı mevcut bilgiden koparır.
  3. Yineleme, genişletme ve itiraz konumları, gerekçesini doğrudan mevcut bir bulguya bağlayarak boşluk doldurmadan daha güçlü durur.
  4. Sorunsallaştırma, eksik olanı eklemek yerine literatürün kabul ettiği bir varsayımın sınırını gösterir.
  5. Katkı iddiası açık, sınanabilir ve araştırma tasarımının büyüklüğüyle orantılı olmalıdır.
  6. Türkçe literatürde çalışılmamış olmak bir konuyu kendiliğinden boşluk yapmaz, yerel farkın gösterilmesi gerekir.
  7. Güçlü bir gerekçe, sorunun önemini, mevcut bilginin sınırını ve çalışmanın bu sınırda neyi değiştireceğini birlikte kurar.

Sonraki derse köprü

Bir gerekçe kurulduğunda, dayandığı mevcut bilgi sabit durmaz. Bir tez önerisi yazıldıktan sonra savunulana kadar geçen sürede, aynı soruyu başka bir araştırmacı da sormuş olabilir. Gerekçenin dayandığı bir bulgu da bu arada düzeltilmiş ya da geri çekilmiş olabilir. Yüzlerce kaynağı, her birinin notlarıyla ve künyesiyle birlikte, zaman içinde izlenebilir tutmak kolay değildir. Bu iş kurulu bir düzen olmadan yürütülürse, sağlam kurulmuş bir gerekçe bile geride kalmış bir bilgiye dayanmış olarak kalabilir. Bu ihtiyaç yalnız tez önerilerinde değil, bir fon başvurusunun ya da bir proje önerisinin gerekçe bölümünde de aynı biçimde ortaya çıkar. Kursun son dersi, bu ihtiyacı kaynak yönetimi ve güncelleme uyarıları başlıklarıyla taşıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.