Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Bir kategori şeması iki şartı birden taşımalıdır, her birim bir kategoriye düşmeli ve hiçbir birim iki kategoriye birden girmemelidir.
- "Diğer" kutusunun kalabalıklaşması bir çözüm değil, şemanın önemli bir kategoriyi görmediğinin işaretidir.
- Çok boyutlu bir kavram tek bir değişkenle yakalanamaz, her boyut kendi değişkenini ya da değişkenlerini gerektirir.
- Bir kavramın boyutları aynı yönde hareket etmek zorunda değildir, bağımsız hareket etmeleri çoğu zaman bir sorun değil kavramın gerçek yapısıdır.
- Bir gösterge seti, tek bir göstergenin yakalayamadığı yüzleri bir araya getirerek bir boyutu daha güvenilir biçimde temsil eder.
- Kategori sınırını kimin çizdiği bir karardır ve bu karar bazı grupları şemanın dışında bırakabilir.
- Aynı değişken farklı kategori şemalarıyla sorulduğunda, iki sonuç arasındaki fark değişkenden değil şemanın çiziminden gelebilir.
Açılış sahnesi
Bir ilçe belediyesinde hane araştırması için form üzerinde çalışılıyor. Masada "çalışma durumu" sorusunun cevap seçenekleri duruyor, yalnızca iki kutu var: çalışıyor, çalışmıyor. Formun ilk deneme baskısı sahaya çıkıyor ve bir hafta içinde geri dönüyor, üzerinde silgi izleri ve kenar notları birikmiş. Sahadaki görüşmecinin defterinde aynı soru tekrar tekrar karşısına çıkıyor: tarlada ücret almadan çalışan bir kadın hangi kutuya girecek? Haftada iki gün pazarda tezgâh açan emekli bir adam hangi kutuya girecek? Mevsimlik bir işte kayıtlı ama o hafta çağrılmayan genç, formun hangi satırında duracak? Masaya yeni seçenekler eklendikçe bazıları birbirinin üstüne biniyor, bazı kişiler hiçbir kutuya tam olarak sığmıyor.
Aynı toplantıda ikinci bir soru daha tartışmaya açılıyor: "hanenin geçim sıkıntısı" tek bir soruyla mı sorulsun, yoksa kira, borç, gıda ve sağlık harcaması ayrı ayrı mı sorulsun? İlk seçenekte cevaplar birbirine benzer görünüyor ve tek bir sayı çıkıyor ortaya. İkinci seçenekte aynı hane bir başlıkta rahat, bir başkasında sıkışık görünmeye başlıyor, form artık tek bir hikâye anlatmıyor.
Bu derste ne olacak
Belediye formu da, silgi izleri de, o toplantı da bu ders için kuruldu, yani kurgu; sahne, bir kategori kutusunun neden bazı kişileri dışarıda bıraktığını ve tek bir sorunun bir kavramın kaç yüzünü birden sildiğini göstermek için kuruldu.
Önceki ders, bir kavramın araştırmada hangi anlamda kullanılacağına ve o anlamın sahada neye bakılarak tanınacağına nasıl karar verildiğini göstermişti. Kapanışta bir vaat bırakmıştı: bir kavram çoğu zaman tek bir gözlemle değil, kavramın ayrı yüzlerini taşıyan birkaç unsurla birlikte tanınıyor ve bu unsurlar rastgele bir arada durmuyor, aralarında bir düzen bulunuyor. Bu ders o düzenin iki katmanını açıyor. Önce bir değişkenin aldığı değerlerin kategorilere nasıl ayrıldığına bakacağız, sonra bir kavramın kaç ayrı boyuttan kurulu olabileceğine ve her boyutun hangi göstergelerle yakalanacağına.
Sıfır noktası — kategorinin iki şartı
Temel kurstan hatırlanacağı gibi bir değişken, birimden birime değer alan ve bu yüzden karşılaştırmaya elverişli olan bir özellikti, "çalışma durumu" da böyle bir değişken çünkü bir kişiden bir kişiye farklı bir değer alıyor. Ama değişkeni tanımlamak, o değişkenin alacağı değerlerin nasıl gruplanacağını henüz söylemiyor. Formdaki iki kutu, "çalışıyor" ve "çalışmıyor", değişkenin değerlerinin ayrıldığı kategorilerden başka bir şey değil ve sorun tam burada başlıyor.
Mekanizma — kavramın kaç yüzü var
Kategori şeması bir değişkenin içini düzenliyordu, bu bölümde kavramın kendisine bakıyoruz. Açılış sahnesindeki ikinci soru, "hanenin geçim sıkıntısı", tek bir değişken mi yoksa birkaç değişken mi gerektiriyor, cevap kavramın kaç ayrı yüzü olduğuna bağlı.
Kuramsal mercekler
Bir kavramın kaç boyuttan kurulu olduğu boşlukta belirlenmiyor, araştırmacı bu kararı verirken bir mercek kullanıyor ve mercek seçimi sonucu değiştiriyor. Kavramı tek boyutlu sayan bir mercek bütün göstergeleri aynı yüzün farklı görünümleri olarak okuyor, bu bakış basit bir tablo üretiyor ve karşılaştırmayı kolaylaştırıyor çünkü tek bir sayı üzerinden konuşuluyor. Bedeli, kavramın gerçekte ayrılan iki yüzünün aynı sütunda erimesidir. Kavramı baştan çok boyutlu sayan bir başka mercek ise her boyutu kendi göstergeleriyle ayrı tutuyor, kavramın karmaşıklığını koruyor ama tablo kalabalıklaşıyor ve bir bulguyu tek cümleyle özetlemek zorlaşıyor. Araştırmacı iki merceği aynı çalışmada art arda kullanabiliyor, önce boyutları ayrı ayrı görüyor, sonra okuyucuya tek bir özet gerektiğinde bu boyutları nasıl bir araya getirdiğini açıkça yazıyor.
Ölçek
Kategori şeması ve boyut kararının ağırlığı, kararın hangi düzeyde alındığına göre değişiyor. Formun tek bir satırında duran bir soru için görüşmeci sahada küçük bir düzeltme yapabiliyor ve satır bir sonraki baskıda yeniden çizilebiliyor. Bu düzeltme kolay kalıyor, tek bir satırın değişmesi anketin geri kalanını etkilemiyor.
Aynı karar bir anketin tamamına yayıldığında ağırlaşıyor, sorular birbirine bağlı hâle geliyor ve bir sorunun kategorileri değiştirilmesi önceki kayıtlarla karşılaştırmayı bozabiliyor. Bir ülkenin resmî kayıt sistemine taşındığında karar kalıcılaşıyor, sistem yıllar boyunca aynı şemayla veri üretiyor ve bir kategoriyi değiştirmek geçmiş kayıtları yeniden okumayı gerektiriyor.
Türkiye bağlamı ve karşılaştırma
Açılış sahnesindeki "çalışıyor/çalışmıyor" ikiliği, Türkiye'de yürütülen hane araştırmalarında sık karşılaşılan bir sınır sorunu. Ücretsiz aile işçiliği, yani bir aile işletmesinde ya da tarlada ücret almadan çalışmak, bu ikili şemanın hangi tarafına düşeceği baştan belirsiz kalan bir durum. Kayıt dışı çalışma da benzer bir sınırda duruyor, kişi fiilen çalışıyor ama bu çalışma resmî bir kayıtta görünmüyor ve "çalışıyor" kutusuna girip girmeyeceği araştırmacının şemayı nasıl çizdiğine bağlı kalıyor. Her iki durum da kategori şemasının hazır bulunmadığını, kurulurken bazı emek biçimlerini görünür ya da görünmez kıldığını gösteriyor.
Anadil, etnik köken ve din gibi sorularda kategori şemasının kendisi başlı başına bir tartışma konusu. Bir şemaya hangi kategorilerin gireceği, kimin kendi kimliğini bu kategorilerden birinde bulup bulamayacağını belirliyor ve dar kurulmuş bir şema bazı grupları "diğer" kutusuna ya da hiçbir kutuya düşürüyor. Bu sorular aynı zamanda bir denge taşıyor, hassas bir kategoriyi sormak bir grubu görünür kılıp ihtiyaçlarının tabloya girmesini sağlayabilirken, aynı soru kayıt altına alınan bilginin başka bir amaçla kullanılması riskini de birlikte taşıyor. Araştırmacı bu iki uçtan birini görmezden gelerek şema kuramıyor.
Hane tanımı da benzer bir zeminde kırılıyor. Kırsal bir yerleşimde aynı avluda yaşayan birkaç kuşak tek bir hane sayılabilirken, kentte aynı büyüklükteki bir aile birkaç ayrı daireye dağılmış olabiliyor. Türkiye'de kırsal ile kentsel yerleşimi aynı hane tanımıyla ölçen bir araştırma bu farkı görmezden geldiğinde iki bölgeyi doğrudan karşılaştırmaya kalkıyor ve fark hane büyüklüğünden değil tanımın kendisinden çıkıyor.
Uluslararası karşılaştırmada bu sınır sorunları katlanarak büyüyor. Aynı değişken, örneğin çalışma durumu, farklı ülkelerde farklı kategori şemalarıyla sorulduğunda iki ülkenin sonucu yan yana konuluyor ama aradaki farkın emek piyasasından mı yoksa şemanın çiziminden mi geldiği belirsiz kalıyor. Dünyada bazı araştırma ağları bu sorunu azaltmak için ortak bir kategori şeması üzerinde anlaşmaya çalışıyor, anlaşma varsa karşılaştırma sağlam bir zemine oturuyor, yoksa her ülkenin rakamı kendi sınır çiziminin bir yansıması olarak okunmak zorunda kalıyor.
Bu bilgiyi nasıl biliyoruz?
Bir kategori şemasının bir kategoriyi gözden kaçırdığı ya da bir kavramın çok boyutlu olduğu iddiası, sahaya çıkmadan önce birkaç yöntemle sınanabilir.
Yaygın hatalar
Yaygın yanlış"Diğer" seçeneği eklemek kategori sorununu çözer sanılır.
Diğer kutusu, şemaya sığmayan durumları toplamaya yarar ama bu durumların neden sığmadığını açıklamaz ve kalabalıklaştığında birbirinden farklı hikâyeleri tek bir kutuda eritir. Sorunu çözen şey diğer kutusu değil, şemanın o durumları görecek biçimde yeniden çizilmesidir.
Yaygın yanlışBir kavramı ne kadar çok göstergeyle ölçersen o kadar iyi bir sonuç alınacağı düşünülür.
Göstergeyi sayıca çoğaltmak, her biri aynı dar yüzü tekrar ölçüyorsa hiçbir şey eklemez ve yalnızca formu uzatır. Değerli olan gösterge sayısı değil, göstergelerin kavramın farklı yüzlerini kapsayıp kapsamadığıdır.
Yaygın yanlışBir kavramın boyutları aynı yönde hareket etmeli, etmiyorsa bir sorun olduğu düşünülür.
Boyutlar bağımsız hareket ettiğinde bu çoğu zaman bir sorun değil, kavramın gerçekten çok yüzlü olduğunun işaretidir. Boyutları zorla aynı yöne sokmaya çalışmak kavramın asıl karmaşıklığını gizler.
Yaygın yanlışKategoriler sahada hazır bulunur, araştırmacının işi yalnızca onları kaydetmek sanılır.
Kategori şeması hazır bir gerçeklik değil, araştırmacının hangi farkı önemli sayıp hangisini görmezden geleceğine dair verdiği bir karardır. Aynı sahayı farklı bir şemayla kaydeden iki araştırmacı birbirinden bambaşka bir tablo çıkarabilir.
Yaygın yanlışKategori sınırını sahada en sık görülen durum belirlemeli, az görülen durumlar şemayı zorlaştırmasın diye atlanabilir sanılır.
Az görülen bir durumu şemadan çıkarmak onu veriden de siler ve o durumdaki kişiler hiçbir kutuya giremeden kayboluyor. Bir kategorinin sahada az görülmesi, o kategorinin önemsiz olduğu anlamına gelmez.
Aklında kalsın
- Bir kategori şeması iki şartı birden taşımalıdır, her birim bir kategoriye düşmeli ve hiçbir birim iki kategoriye birden girmemelidir.
- "Diğer" kutusunun kalabalıklaşması bir çözüm değil, şemanın önemli bir kategoriyi görmediğinin işaretidir.
- Çok boyutlu bir kavram tek bir değişkenle yakalanamaz, her boyut kendi değişkenini ya da değişkenlerini gerektirir.
- Bir kavramın boyutları aynı yönde hareket etmek zorunda değildir, bağımsız hareket etmeleri çoğu zaman bir sorun değil kavramın gerçek yapısıdır.
- Bir gösterge seti, tek bir göstergenin yakalayamadığı yüzleri bir araya getirerek bir boyutu daha güvenilir biçimde temsil eder.
- Kategori sınırını kimin çizdiği bir karardır ve bu karar bazı grupları şemanın dışında bırakabilir.
- Aynı değişken farklı kategori şemalarıyla sorulduğunda, iki sonuç arasındaki fark değişkenden değil şemanın çiziminden gelebilir.
Sonraki derse köprü
Bu derste kategorilerin nasıl çizildiğini ve bir kavramın kaç yüzden kurulu olabileceğini gördük, ama kategoriler bir kez çizildikten sonra aralarındaki ilişki hâlâ açık bırakılmış bir soru. Formdaki "çalışıyor" ve "çalışmıyor" kutuları yalnızca birbirinden farklıydı, hiçbiri öbüründen büyük ya da küçük sayılmıyordu. Geçim sıkıntısının dört göstergesi ise başka bir ilişki taşıyor olabilir, biri öbüründen daha ağır bir durumu işaret ediyor olabilir ve aralarındaki fark yalnızca farklılık değil bir sıralama, hatta bir mesafe de taşıyabilir. Bir gösterge setindeki parçaları tek bir sonuca bağlarken bu farkın gözetilmesi gerekiyor, kategoriler arasında ne tür bir ilişki bulunduğuna bakılmadan parçalar birbirine eklenemez.