İçeriğe geç

TEM-109-05·Tabakalaşma ve Eşitsizliklere Giriş

Toplumsal cinsiyet, etnisite, yaş ve engellilik eksenleri

temel2.814 kelime≈ 19 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bir düzenlemenin kimi dışarıda bıraktığını görmek için yedi adım.

  1. Dört eksen de kişinin seçmediği bir farka dayanır ve buna rağmen kişinin sorumluluğu gibi okunabilir.
  2. Her kural, mekân ve takvim bir varsayılan kullanıcıyla kurulur; ona uyanlar tasarımı hiç fark etmez.
  3. Eksenlerin gündelik işleyişinin büyük bölümü düşmanlıkla değil varsayımla yürür.
  4. Toplumsal cinsiyet bedene ilişkin özelliklerden ayrı tutulur; beklentiler değiştiğine göre kaynakları sabit bir özellikte aramak açıklamayı boşa düşürür.
  5. Etnisite ilişkiseldir; sınırın nereden geçtiği sabit değildir ve kimin kimi adlandırdığına göre kayar.
  6. Yaş düzeninde herkes yer değiştirir; aynı kişi ömrü boyunca eksenin iki yanında da bulunur.
  7. Engellilik kişi ile ortam arasındaki ilişkide aranır; beden sabitken sonuç değişiyorsa, onarılacak olan ortamdır.

Açılış sahnesi

Bir mahalle derneği aylık toplantısını duyuruyor. Duyuruda "toplantımız herkese açıktır" yazıyor ve bu cümle tam olarak doğru.

Toplantı hafta içi akşam yedide yapılıyor. Salon ikinci katta ve binada asansör yok. Duyuru afişi Türkçe basılmış ve dernek kapısına asılmış. Salonda sandalyeler sıralar hâlinde dizili, önde bir masa var.

Toplantı günü kırk kişi geliyor.

Aynı mahallede oturan bir kadın gelmiyor; akşam yedi, evdeki iki çocuğun ve bakıma muhtaç bir yakının en yoğun saati.

Aynı mahallede oturan yaşlıca bir adam gelmiyor; iki kat merdiveni dinlenerek çıkabiliyor ve toplantı iki saat sürüyor.

Aynı mahallede oturan bir kadın afişi görüyor ama okuyamıyor; Türkçe konuşuyor, yazılı metni sökemiyor.

Aynı mahallede oturan on dokuz yaşında biri geliyor, arkaya oturuyor ve hiç konuşmuyor. Söz sırası gelenler öne doğru bakarak seçiliyor.

Kapıda kimse durdurulmadı. Dört kişi dört ayrı sebeple orada değildi ve dernek yönetimi bu dört sebebin hiçbirini bilmiyor.

Bu derste ne olacak

Bu dernek ve bu dört kişi kurgu. Toplantı saati, asansörsüz kat ve tek dilli afiş, gerçek bir mahalleyi anlatmak için değil, dört ayrı mekanizmayı tek bir sahnede yan yana koymak için seçildi.

İlk derste bir kavram kurmuştuk: bir fark, çok sayıda kapıda birden aynı yönde sonuç üretiyorsa ortada bir eksen vardır. O derste eksenlerin hangileri olduğunu saymadık.

Bu ders onları sayıyor.

Dört eksen ele alınacak ve dördü de bu akademide kendi kurslarına sahip. Buradaki iş tanıtmak ve mekanizmayı kurmak; her eksenin tarihi, iç tartışmaları ve politikası kendi kursunda ayrıntısıyla işlenecek.

Bir uyarı baştan gerekli. Bu derste amaç, kimin haklı olduğuna karar vermek değil; bir farkın hangi işlemlerle kaynak dağıtan bir hatta dönüştüğünü göstermek. Tartışmalı yerler tartışmalı olarak işaretlenecek.

Sıfır noktası — hangi farklar eksene dönüştü

Bir toplulukta sayılamayacak kadar çok fark bulunur ve bunların pek azı toplumsal bir anlam kazanır. Bu akademide bunu daha önce bir kavramla işaretlemiştik: bir topluluk bazı farkları işaretler, ötekileri işaretsiz bırakır.

Bu derste ele alınan dört fark, hemen her toplumda işaretlenmiş durumda. İşaretlenmiş olmaları ortak; işaretlenme biçimleri birbirinden ayrı.

Dördünün ortak bir özelliği daha var. Her biri kişinin kendi seçimiyle edinmediği bir farka dayanıyor ve buna rağmen kişinin sorumluluğuymuş gibi okunabiliyor.

Mekanizma — kural kimi düşünerek yazıldı

Açılış sahnesindeki dernek kimseyi dışarıda bırakmak istemedi. Yine de dört kişi gelemedi. Bunu açıklayan şey niyet değil, tasarım.

Her kural, her mekân ve her takvim, arkasında bir insan tasavvuruyla kurulur. Toplantı saatini belirleyen kişi, akşam yedide boş olan birini düşündü. Salonu ikinci kata koyan kişi, merdiven çıkabilen birini düşündü. Afişi Türkçe basan kişi, yazılı Türkçe okuyan birini düşündü. Söz sırasını öne bakarak dağıtan kişi, öne oturacak kadar kendini yetkili hisseden birini düşündü.

Buradan çıkan sonuç dersin omurgası. Bir eksen çoğu zaman bir düşmanlıkla değil, bir varsayımla çalışıyor. Düşmanlık da var ve ayrı bir konu; ama eksenlerin gündelik işleyişinin büyük bölümü kimse bir şey istemeden yürüyor.

Dört eksen

Kuramsal mercekler

Bu kategoriler niçin var ve niçin bu kadar dirençli? Sosyoloji soruyu üç ayrı yerden yanıtlıyor ve seçilen yanıt, hangi müdahalenin anlamlı sayılacağını belirliyor.

Kaynağı işlevde arayan okuma. Burada kategoriler, toplumların iş bölümünü düzenlemek üzere geliştirdiği pratik ayrımlardan doğar; bakım, üretim ve savunma işlerinin dağıtılması bu ayrımları kurdu. Okumanın dayandığı gözlem, benzer ayrımların birbirinden habersiz toplumlarda da ortaya çıkmasıdır. Zorlandığı yer, aynı ayrımın toplumdan topluma bu kadar farklı içerik taşımasıdır; işlev sabitken içeriğin değişmesi, açıklamanın eksik olduğunu gösterir.

Kaynağı anlamda arayan okuma. Bu hatta ağırlık farkın kendisinde değil, ona yüklenen anlamdadır; kategoriler dilde, sınıflandırmada ve gündelik karşılaşmalarda sürekli yeniden üretilir. Bu okumanın gücü, kategorilerin ne kadar hızlı değişebildiğini açıklamasıdır; bir kuşakta olağan sayılan bir sınır, sonrakinde tartışmalı hâle gelebiliyor. Açıkta bıraktığı nokta, anlamların niçin bazı yerlerde bu kadar dirençli olduğudur.

Kaynağı düzenlemede arayan okuma. Üçüncü hat ağırlığı, kategorilerin kurumlarca kayda geçirilmesine ve kaynak dağıtımına iliştirilmesine veriyor: form alanları, kadro tanımları, sınav takvimleri, bina yönetmelikleri. Kategori kayda girdiği anda kendi kendini besleyen bir düzen kurar. Bu okumanın pratik değeri, elle tutulur bir nesne göstermesidir. Zayıf tarafı, kayıtların niçin bu biçimde kurulduğunu ve kimin savunduğunu tek başına söylememesidir.

Yaygın yanlışBu üç okumadan birinin ötekileri gereksiz kıldığı sanılır.
Doğrusu

Oysa üçü ayrı bir soruyu karşılıyor: benzer ayrımların niçin çok sayıda toplumda birden çıktığını birincisi, aynı ayrımın niçin bu kadar farklı içerikler taşıdığını ikincisi, kategorinin niçin bir kere kayda girdikten sonra bu kadar dirençli olduğunu üçüncüsü. Bir ekseni tek bir okumayla kapatan kişi, geri kalan iki soruyu sorulamaz hâle getirir.

Ölçek

Bir eksen üç yerde birden çalışıyor. Bulunduğu yere göre kılık değiştirdiği için tanınması da zorlaşıyor.

Bir karşılaşmada eksen bir tereddüt, bir soru ya da bir bakış olarak belirir. Kimin sözü tamamlanır, kime ikinci kez açıklama yapılır, kime hangi soru sorulur. Bu yerde her olay tek başına küçüktür ve niyetle açıklanabilir görünür; tek bir karşılaşmadan eksen okunamaz.

Bir kurumun kurallarında eksen yazıya geçer ve tekrarlanır. Başvuru formundaki alanlar, ilandaki koşullar, toplantı takvimi ve bina yerleşimi aynı varsayımı her seferinde yeniden uygular. Karşılaşmada rastlantı gibi duran şey burada düzenli hâle gelir ve kimse yeniden karar vermeden işler.

Bir toplumun kayıtlarında eksen bir dağılım olarak görünür. Hangi mesleklerde kimlerin yoğunlaştığı, hangi kapılardan kimlerin geçtiği ve bu tablonun yıllar içinde değişip değişmediği bu yerde okunur. Burada niyet sorusu tamamen anlamsızlaşır, çünkü karşımızda tek tek kararlar değil, binlerce kararın toplamı vardır.

Bu bilgiyi nasıl biliyoruz?

Bir eksenin varlığı, tek tek anlatılardan değil, aynı işaretin tekrar tekrar aynı sonucu üretip üretmediğinden bilinir.

Türkiye bağlamı ve karşılaştırma

Türkiye'de bu dört eksenin kurumsal izleri birbirinden farklı yerlerde duruyor.

Bakım yükünün dağılımı, toplumsal cinsiyet ekseninin gündelik hayatta en görünür tutunağı. Toplantı saatleri, mesai düzeni ve ulaşım takvimi bakım yükü olmayan bir kullanıcı varsayarak kurulduğunda, bu yükü taşıyanların katılımı kimse engellemeden düşüyor. Açılış sahnesindeki saat sorunu bu mekanizmanın en yalın hâli.

Yazılı dil ile konuşulan dil arasındaki fark, ikinci eksende özel bir yer tutuyor. Resmî yazışmanın, formun ve afişin yazılı Türkçe üzerinden yürümesi, sözlü olarak anlaşabilen ama yazılı metni sökemeyen kişiler için bir eşik üretiyor. Bu eşik ne bir yasakla ne bir tercihle kurulmuş; tasarımın varsayımından geliyor.

Yaş ekseninin en açık kaydı iş ilanlarında duruyor. İlanlarda yaş sınırı belirtme pratiği yaygın ve çoğu zaman işin içeriğinden gelen bir gerekçeye dayanmıyor. Bu, bir eksenin yazılı ve herkese görünür biçimde işlediği ender durumlardan biri.

Erişilebilirlik alanında ise mevzuat ile uygulama arasındaki mesafe belirleyici. Düzenlemelerin varlığı ile bir kişinin binaya girip işini bitirebilmesi aynı şey değil; kaydın ölçütü bir unsurun varlığıyken, kullanıcının ölçütü zincirin tamamının çalışmasıdır.

Karşılaştırma, bu eşiklerin tasarımla değiştirilebildiğini gösteriyor. Kimi ülkelerde iş ilanlarında yaş ve benzeri işaretlerin belirtilmesi kural olarak kapatılmış ve eleme bu işaretler görünmeden yapılıyor. Kimi ülkelerde kamu binaları için aşamalı bir uyum takvimi işletiliyor ve denetimin ölçütü tek bir unsur değil, girişten hizmete kadar zincirin bütünü. Kimi ülkelerde toplantı ve kurul saatleri bakım yükümlülükleri gözetilerek düzenleniyor.

Bu örneklerin ortak yanı, hiçbirinin insanları değiştirmeye çalışmamasıdır. Dördü de varsayılan kullanıcıyı değiştiriyor.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışAyrımcılığın kötü niyet gerektirdiği sanılır.
Doğrusu

Bu derste görülen mekanizmaların çoğu kimse bir şey istemeden çalıştı: bir saat, bir kat, bir afiş, bir form alanı. Niyet sorusu tek bir karşılaşmada anlamlıdır ve bir kurumun kurallarında anlamını yitirir. "Kötü niyetim yoktu" cümlesi doğru olabilir ve sonucu değiştirmez.

Yaygın yanlışBir eksenin herkesi aynı biçimde etkilediği varsayılır.
Doğrusu

Aynı kategoriye yerleştirilen kişiler birbirinin aynı değildir ve eksenin onlara dokunuşu da aynı değildir; bir kişinin taşıdığı öteki konumlar sonucu değiştirir. Bu akademide daha önce bir kişinin tek bir kategoriye indirgenmesinin ürettiği yükü işaretlemiştik; buradaki hata onun tablo düzeyindeki karşılığıdır.

Yaygın yanlışEngelliliğin kişinin bedenine yazılı olduğu düşünülür.
Doğrusu

Bu okuma, aynı bedenle bir binada karşılaşılan engelin başka bir binada hiç ortaya çıkmamasını açıklayamaz. Beden sabitken sonucun değişmesi, sonucun tek başına bedenden gelmediğini gösterir. Bedene ait deneyimlerin kendi ağırlığı ayrıca vardır ve bu, engelin ortamda aranmasını geçersiz kılmaz.

Yaygın yanlışBir eksende dezavantajlı olmanın bütün eksenlerde dezavantajlı olmak anlamına geldiği sanılır.
Doğrusu

Konumlar birbirinden bağımsız dağılabilir ve aynı kişi bir hatta üstte, ötekinde altta bulunabilir. Bu yüzden "kim daha çok mağdur" biçimindeki sıralama tartışmaları çoğu zaman yanlış soruyu sorar; sorulması gereken, hangi kapıda hangi hattın işlediğidir.

Yaygın yanlışEksenin ölçülmemesi yokluğuna kanıt sayılır.
Doğrusu

Bir ayrım idari kayıtlarda tutulmuyorsa o eksende hiçbir tablo üretilemez ve tartışma sayısız kalır. Verinin bulunmaması, olgunun bulunmadığını göstermez; yalnız o olgunun ölçülemez bırakıldığını gösterir. Bu ayrımı yapmamak, en az ölçülen eksenleri tartışma dışına iter.

Aklında kalsın

Bir düzenlemenin kimi dışarıda bıraktığını görmek için yedi adım.

  1. Dört eksen de kişinin seçmediği bir farka dayanır ve buna rağmen kişinin sorumluluğu gibi okunabilir.
  2. Her kural, mekân ve takvim bir varsayılan kullanıcıyla kurulur; ona uyanlar tasarımı hiç fark etmez.
  3. Eksenlerin gündelik işleyişinin büyük bölümü düşmanlıkla değil varsayımla yürür.
  4. Toplumsal cinsiyet bedene ilişkin özelliklerden ayrı tutulur; beklentiler değiştiğine göre kaynakları sabit bir özellikte aramak açıklamayı boşa düşürür.
  5. Etnisite ilişkiseldir; sınırın nereden geçtiği sabit değildir ve kimin kimi adlandırdığına göre kayar.
  6. Yaş düzeninde herkes yer değiştirir; aynı kişi ömrü boyunca eksenin iki yanında da bulunur.
  7. Engellilik kişi ile ortam arasındaki ilişkide aranır; beden sabitken sonuç değişiyorsa, onarılacak olan ortamdır.

Sonraki derse köprü

Bu derste dört ekseni tek tek ele aldık ve her birini kendi mekanizmasıyla kurduk. Bu ayırma işi gerekliydi ve bir bedeli var.

Açılış sahnesindeki dört kişiyi hatırla. Her birini tek bir sebeple açıkladık: biri saat yüzünden, biri merdiven yüzünden, biri afiş yüzünden, biri sıra düzeni yüzünden gelemedi.

Gerçek hayatta insanlar tek bir sebeple açıklanmıyor.

Aynı mahallede, akşam yedide bakım yükü olan, yazılı metni sökemeyen ve iki kat merdiveni zor çıkan bir kişi olsaydı, bu üç engel toplanarak değil birbirini büyüterek çalışırdı. Bir eksende getirilen çözüm, o kişi için tek başına bir kapı açmazdı.

Dahası, bir kişinin bir eksende üstte bulunması ötekinde altta bulunmasını gizleyebiliyor. Bir kurumda hangi hattın işlediğini sormak, iki hattın kesiştiği yerde başka bir sonuç veriyor.

Sıradaki ders bu kesişme noktasını ele alıyor. Avantajın ve dezavantajın nasıl biriktiğini, eksenlerin toplanmak yerine niçin birbirini çarptığını ve tek eksenli bakışın hangi kişileri sistematik olarak gözden kaçırdığını konuşacağız.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.