İçeriğe geç

TEM-109-04·Tabakalaşma ve Eşitsizliklere Giriş

Toplumsal hareketlilik ve kuşaklararası aktarım

temel2.727 kelime≈ 18 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bir yükseliş hikâyesi duyduğunda işletilecek yedi kontrol.

  1. Karşılaştırma nereden başlatılıyor? Kişinin ilk işinden mi, yetiştiği haneden mi? İki soru ayrı sorulardır.
  2. Kaç kişinin yer değiştirdiği ile iki çıkış noktası arasındaki mesafe ayrı ölçülerdir ve aynı anda ters yönde hareket edebilirler.
  3. Konumların dağılımı değiştiğinde insanlar hiçbir kapı açılmadan yer değiştirir; merdiven yükselmez, merdiven kayar.
  4. Yukarı hareketin olduğu her yerde, dağılım genişlemiyorsa aşağı hareket de vardır ve daha az anlatılır.
  5. Aktarım en az dört kanaldan geçer: birikmiş kaynak, eğitim, tanıdık ağı ve beklenti. Biri kapanırsa ötekiler akmaya devam eder.
  6. En erken işleyen kanal beklentidir ve hiçbir sınavdan önce yerleşir.
  7. Aynı aileler farklı tasarlanmış düzenlerde farklı sonuçlar alır; ayrımın hangi yaşta yapıldığı tek başına tabloyu değiştirir.

Açılış sahnesi

Bir düğün masası, gece yarısına doğru. Yaşlıca bir adam, karşısında oturan üniversite öğrencisi akrabasına dönüyor ve şu cümleyi kuruyor:

"Benim babam çobandı. Ben fabrikada işçi oldum. Oğlum mühendis. Bu ülkede çalışan adam yükselir."

Cümle masada itiraz görmüyor. Üç kuşağın üç ayrı yeri sayılabiliyor ve yön yukarı.

Aynı masanın öbür ucunda başka bir aile oturuyor. Onların dedesi manifaturacıydı, babası toptancıydı, kendisi bugün üç dükkân işletiyor. Bu ailede kimse üç kuşaklık bir yükseliş anlatmıyor, çünkü anlatacak bir yön değişikliği yok.

İki aile de bugün altmış yıl öncesinden daha iyi durumda. İkisinin arasındaki mesafe ise altmış yıl önce ne kadarsa bugün de aşağı yukarı o kadar.

Birinci ailede herkes kendi hikâyesine bakıyor. İkinci ailede bakılacak bir hikâye yok.

Masadaki hiç kimse yanlış bir şey söylemedi.

Bu derste ne olacak

Düğün masası da, iki aile de kurgudur; hiçbiri gerçek kişilere dayanmıyor ve dersteki işlevleri tek bir cümleyi sınanabilir hâle getirmek.

Sınanacak cümle şu: "Benim ailem yükseldi, demek ki bu toplumda yol açık."

Bu cümle çok sık kuruluyor ve içinde iki ayrı iddia var. Birincisi bir gözlem ve büyük ihtimalle doğru. İkincisi bir çıkarım ve birincisinden gelmiyor.

Önceki ders bir hanenin arkasında ne durduğunu konuştu. O birikimin en ayırt edici özelliği bir ömrü aşması ve bir sonraki kuşağa geçmesiydi.

Bu ders geçişin kendisini ele alıyor.

Bir konumun kuşaktan kuşağa hangi yollarla taşındığını, tek bir çalışma hayatı boyunca ne kadar yol alınabildiğini, aynı verinin iki ayrı biçimde okunabildiğini ve bu iki okumanın niçin birbirini yalanlamadan farklı sonuçlara vardığını göreceğiz.

Sıfır noktası — kim, neye göre yer değiştiriyor

Yer değiştirmekten söz etmek için iki şey gerekiyor: bir başlangıç noktası ve bir varış noktası. İkisi belirlenmeden hareketten söz edilemez.

Başlangıç noktası iki ayrı yerden alınabilir ve hangisinin alındığı bambaşka iki soru üretir.

Mekanizma — yürüyen merdiven

Şimdi açılış sahnesindeki cümleye dönelim. Cümledeki gözlem doğruydu: çoban, işçi, mühendis. Peki bu yükseliş neyden geldi?

Bir toplumda mevcut konumların dağılımı zaman içinde değişir. Tarımda çalışanların sayısı azalır, sanayide ve hizmetlerde çalışanların sayısı artar, okuma yazma ve diploma gerektiren işlerin payı büyür. Konumların dağılımı değiştiğinde, insanların bir kısmı hiçbir şey yapmadan yer değiştirmiş olur. Merdiven yukarı çıkmaz; merdivenin kendisi hareket eder.

Bu iki ölçünün ayrılması, hareketlilik araştırmalarının en sağlam ve en şaşırtıcı bulgusuna götürüyor. Sanayileşen toplumlarda kuşaklar boyunca çok sayıda insan yukarı doğru yer değiştirdi. Aynı dönemde, iki çıkış noktası arasındaki mesafe çoğu yerde beklendiği kadar kapanmadı.

Aktarım hangi kanaldan geçiyor

Konum bir kuşaktan ötekine tek bir yoldan geçmiyor. Birbirinden bağımsız çalışan ve birbirini destekleyen birkaç yol var.

Beklenti kanalı en az görünen ve en erken işleyen kanal. Bir çocuğun hangi mesleği "benim gibi biri için" saydığı, hiçbir sınavdan önce ve çoğu zaman kimse söylemeden yerleşiyor.

Kuramsal mercekler

Konumların niçin bu kadar iyi aktarıldığı sorusuna verilen cevaplar üç ana hatta ayrılıyor.

Birinci hat aktarımın yeteneklerle olduğunu söyler. Bu okumaya göre ebeveynlerle çocuklar arasındaki benzerlik, ailenin konumundan değil, aile içinde ortak olan eğilim ve kapasitelerden gelir; toplum konumları liyakate göre dağıttıkça benzerlik yine sürer. Okumanın sınanabilir bir tarafı var ve sınandığında zorlanıyor: aynı ailede yetişen kardeşler arasındaki farklar, ailenin dışarıya karşı farkından belirgin biçimde küçük kalmıyor ve okulun kalitesi değiştiğinde sonuçlar da değişiyor. Kapasite sabitken sonucun değişmesi, açıklamanın eksik olduğunu gösteriyor.

İkinci hat aktarımın kaynaklarla olduğunu söyler. Bu okumaya göre aileler ellerindeki parayı, zamanı ve bağlantıları çocuklarına aktarır; aktarım kanalları açık kaldığı sürece konumlar da aktarılır. Bu hattın gücü, müdahale edildiğinde sonucun gerçekten değişmesidir; bir kanal genişletildiğinde o kanaldan geçenlerin bileşimi değişir. Açıkta bıraktığı nokta, bütün kanallar daraltıldığında bile ailelerin niçin yeni yollar bulduğudur.

Üçüncü hat aktarımın kurumların tasarımıyla olduğunu söyler. Bu okumaya göre asıl belirleyici, öğrencilerin hangi yaşta ayrıldığı, sınavın neyi ölçtüğü, hangi diplomanın hangi kapıyı açtığı ve işe alımın hangi işaretlere baktığıdır. Aynı aileler, farklı tasarlanmış iki düzende farklı sonuçlar alır. Bu hattın pratik değeri, değiştirilebilir bir nesne göstermesidir: bir yaş sınırı, bir sınav içeriği, bir başvuru koşulu. Zayıf tarafı, tasarımların niçin öyle kurulduğunu ve kimin savunduğunu sormadan bırakmasıdır.

Yaygın yanlışBu üç hattın birbirini geçersiz kıldığı düşünülür.
Doğrusu

Oysa üçü ayrı bir soruya bakıyor: aynı hanedeki kardeşlerin niçin ayrıştığına birincisi, bir kanal genişletildiğinde sonucun niçin değiştiğine ikincisi, aynı ailelerin iki ülkede niçin farklı sonuç aldığına üçüncüsü. Bir aktarım tablosunu tek bir hatta bağlamak, kalan iki sorunun cevabını görünmez kılıyor.

Ölçek

Aynı soru üç ayrı yerde sorulabilir ve her yerde başka bir cevap veriyor.

Tek bir ailede hareketlilik bir hikâyedir. Kuşaklar sayılır, meslekler sıralanır, bir yön çıkarılır. Bu yerde ölçü yoktur ve karşılaştırma yapılamaz; ailenin kendi geçmişi tek referanstır. Açılış sahnesindeki cümle tam olarak bu yerde kuruluyordu ve o yerde doğruydu.

Bir kurumda hareketlilik bir bileşim sorusudur. Bir üniversitenin, bir mesleğin ya da bir şirketin üst kademesine kimlerin geldiği ve gelenlerin hangi hanelerden çıktığı burada görülür. Bu yerde tek tek hikâyeler kaybolur ve yerine bir giriş kapısının kimi geçirip kimi geçirmediği çıkar.

Bir toplumun tamamında hareketlilik iki ayrı sayıya dönüşür ve ikisi birbirini yalanlamadan farklı şeyler söyler. Biri kaç kişinin yer değiştirdiğini, öteki iki çıkış noktası arasındaki mesafenin ne kadar olduğunu gösterir. Bir ülkede birincisi yükselirken ikincisi yerinde durabilir ve bu, o ülkedeki iki farklı ama aynı anda doğru anlatının kaynağıdır.

Bu bilgiyi nasıl biliyoruz?

Hareketlilik, tek bir kişiye bakarak değil, çıkış ile varışın eşleştirilmesiyle bilinir.

Türkiye bağlamı ve karşılaştırma

Türkiye, mutlak hareketliliğin kısa sürede ne kadar yükselebileceğinin belirgin bir örneği.

Kırdan kente yönelen uzun göç dalgası ve tarımda çalışanların payının hızla azalması, bir kuşak içinde çok sayıda ailenin ebeveyninden farklı bir işe geçmesi anlamına geldi. Açılış sahnesindeki cümlenin bu kadar tanıdık gelmesinin sebebi bu: benzer bir cümle çok sayıda hanede kurulabiliyor ve kurulduğunda doğru oluyor.

Aynı dönemde yükseköğrenim geniş bir kesime açıldı ve diploma sahibi olmak yaygınlaştı. Yaygınlaşma, diplomanın ayırt edici gücünü azaltan bir sonuç da üretti: herkesin sahip olduğu bir işaret, kapıda ayırt etmek için kullanılamaz. Ayırt etme işi bu durumda diplomanın kendisinden hangi okuldan alındığına, hangi dile ve hangi ek belgelere sahip olunduğuna kayıyor. Bu ölçütlerin her biri ailenin kaynağına daha yakın duruyor.

Üçüncü belirleyici, konut sahipliğinin aktarımda taşıdığı ağırlık. Önceki derste hanenin dayanma süresini uzatan şeyin çoğu hanede konut olduğunu görmüştük. Bu kaynak kuşak atladığında, yeni mezun birinin ne kadar süre iş arayabileceğini, başka bir şehre taşınıp taşınamayacağını ve düşük ücretli bir teklifi geri çevirip çeviremeyeceğini belirliyor.

Karşılaştırma, tasarımın ne kadar fark ettiğini gösteriyor. Öğrencileri erken yaşta ayrı yollara ayıran düzenlerde, ailenin konumu ayrım anında daha ağır basıyor, çünkü karar çocuk henüz çok küçükken ve ailenin yönlendirmesi en güçlüyken veriliyor. Ayrımı geç yaşa bırakan düzenlerde aynı ailelerden çıkan çocukların varış noktaları birbirine daha yakın çıkıyor. Aileler değişmiyor; kararın verildiği yaş değişiyor.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışBir ailenin yükselmesi, toplumun açık olduğunun kanıtı sayılır.
Doğrusu

Bu çıkarım iki ayrı ölçüyü birbirine karıştırıyor. Konumların dağılımı değiştiğinde çok sayıda aile hiçbir kapı açılmadan yer değiştirir; hikâye gerçektir ve kapının açıldığını göstermez. Sorulacak ek soru şudur: aynı dönemde başka hanelerden gelenler arasındaki mesafe ne oldu?

Yaygın yanlışHareketliliğin yalnız yukarı doğru işlediği varsayılır.
Doğrusu

Bir toplumda yukarı çıkanların olması için, konumların dağılımı genişlemiyorsa, birilerinin de aşağı inmesi gerekir. Aşağı hareket daha az anlatılır, çünkü anlatılması zordur ve aile hikâyelerine girmez. Yalnız yukarı doğru hikâyeleri toplayan bir bakış, tablonun yarısını hiç görmez.

Yaygın yanlışEğitimin tek başına aktarımı kesebileceği düşünülür.
Doğrusu

Eğitim güçlü bir kanaldır ve tek kanal değildir. Bir kanal genişletildiğinde aileler ellerindeki kaynağı ötekilere kaydırır; diploma yaygınlaştığında ayırt etme işi diplomanın türüne ve yanındaki işaretlere geçer. Bir müdahalenin sonucunu ölçerken yalnız hedeflenen kanala değil, kapanmayan kanallara da bakmak gerekir.

Yaygın yanlışKişinin kendi çalışma hayatı içindeki ilerlemesi, kuşaklararası bir yükseliş sanılır.
Doğrusu

İki ölçüt farklıdır ve aynı hayat için ters yönde sonuç verebilir: ilk işinden çok ilerlemiş biri ailesinin konumunun altında kalabilir. Bir hareketlilik iddiası duyulduğunda ilk sorulacak şey, karşılaştırmanın nereden başlatıldığıdır.

Yaygın yanlışAktarımın bilinçli bir aktarma işlemi olduğu düşünülür.
Doğrusu

Kanalların çoğu kimse bir şey yapmadan çalışır. Bir çocuğun hangi bölümü kendisi için mümkün saydığı, evde hangi konuşmaların geçtiği ve bir sınav sonrası kimin telefon açabildiği, planlanmış davranışlar değildir. Aktarımın büyük bölümü niyet değil, ortamdır.

Aklında kalsın

Bir yükseliş hikâyesi duyduğunda işletilecek yedi kontrol.

  1. Karşılaştırma nereden başlatılıyor? Kişinin ilk işinden mi, yetiştiği haneden mi? İki soru ayrı sorulardır.
  2. Kaç kişinin yer değiştirdiği ile iki çıkış noktası arasındaki mesafe ayrı ölçülerdir ve aynı anda ters yönde hareket edebilirler.
  3. Konumların dağılımı değiştiğinde insanlar hiçbir kapı açılmadan yer değiştirir; merdiven yükselmez, merdiven kayar.
  4. Yukarı hareketin olduğu her yerde, dağılım genişlemiyorsa aşağı hareket de vardır ve daha az anlatılır.
  5. Aktarım en az dört kanaldan geçer: birikmiş kaynak, eğitim, tanıdık ağı ve beklenti. Biri kapanırsa ötekiler akmaya devam eder.
  6. En erken işleyen kanal beklentidir ve hiçbir sınavdan önce yerleşir.
  7. Aynı aileler farklı tasarlanmış düzenlerde farklı sonuçlar alır; ayrımın hangi yaşta yapıldığı tek başına tabloyu değiştirir.

Sonraki derse köprü

Bu derste kimin nereden çıkıp nereye vardığını konuştuk ve çıkış noktasını tek bir şeyle tanımladık: ailenin konumu.

Bu tanım işi görüyor ve eksik.

Aynı haneden çıkan iki çocuğun önündeki yolların aynı olmadığını biliyoruz. Bir kişinin geçtiği kapılar yalnız hangi haneden geldiğine değil, kim olarak görüldüğüne de bağlı. Aynı diploma, aynı ağ ve aynı beklentiyle yola çıkan iki kişi, farklı kapılarda farklı karşılanabiliyor.

İlk derste bunu bir kavramla işaretlemiştik: bir farkın çok sayıda alanda birden sonuç üretmesi. O derste bu hatların hangileri olduğunu saymadık ve sonraya bıraktık.

Sıradaki ders o hatları tek tek ele alıyor. Bir toplumdaki başlıca eşitsizlik eksenlerini adlarıyla konuşacak, her birinin kendi mekanizmasını ayrı ayrı kuracak ve bu eksenlerin şimdiye kadar öğrendiğimiz sıralarla nasıl kesiştiğini göstereceğiz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.