Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Kuramsal eksenler, kuramları kutulara hapsetmek için değil, aralarındaki benzerlik ve farkları görmek için kullanılır.
- Düzen ile çatışma ekseni, toplumu uyum ve ortak değerler mi, yoksa çıkar mücadelesi ve tahakküm mü üzerinden açıklamak gerektiği sorusunu adlandırır.
- Normatif paradigma davranışı içselleştirilmiş normların sonucu olarak, yorumlayıcı paradigma ise durum tanımlarının ve müzakerenin ürünü olarak açıklar.
- Burrell ve Morgan, nesnel ile öznel ve düzenleme ile köklü değişim eksenlerini birleştirerek dört paradigmalı bir tablo önerdi.
- Tözcülük toplumsal dünyayı önceden var olan birimlerden kurulmuş gibi görür; ilişkisel sosyoloji ise ilişkileri temel birim olarak alır.
- Eksenler kuramları karikatürleştirebilir, kendi dönemlerinin tartışmalarını yansıtır ve beden, nesne ya da sömürgecilik gibi soruları görmekte zorlanabilir.
- Türkiye'de kına gecesi, tek bir ritüelin uyum, rekabet, yorum ve bağ ağı bakımından dört ayrı hikâye anlatabildiğini gösterir.
Açılış sahnesi
Bir organize sanayi bölgesindeki orta büyüklükte bir fabrika, üç vardiyalı çalışma düzenine geçiyor. O güne kadar yalnız gündüz çalışan işçilerin bir kısmı artık haftada birkaç gece de çalışacak. İlk hafta, yemekhanede küçük bir protesto yapılıyor: işçiler tabldotlarını almıyor, masalarda sessizce oturuyor. İkinci hafta yönetim, gece vardiyasına ek ücret ve servis düzenlemesi öneriyor. Üçüncü hafta protesto sönüyor, ama işçiler arasında bir şey değişmiş gibi.
Bir üniversitenin sosyoloji bölümünden dört araştırmacı fabrikayı ziyaret ediyor. Birincisi, fabrikanın bu değişikliğe rağmen nasıl işlemeye devam ettiğini, yeni düzenin nasıl kabul gördüğünü soruyor. İkincisi, yönetimin ve işçilerin çıkarlarının nerede çatıştığını, kimin neyi kazanıp neyi kaybettiğini soruyor. Üçüncüsü, gece vardiyasının işçiler ve aileleri için ne anlama geldiğini, bir işçinin «geceye kalmak» sözüyle neyi kastettiğini soruyor. Dördüncüsü ise kimin kiminle konuştuğunu, protestonun hangi arkadaşlık ve hemşehrilik bağları üzerinden yayıldığını ve bu bağların yeni vardiyalarla nasıl koptuğunu çiziyor.
Akşam dört araştırmacı notlarını karşılaştırıyor. Aynı fabrikayı gezmişler, aynı insanlarla konuşmuşlar; ama dört ayrı fabrika anlatıyorlar.
Bu derste ne olacak
Bu derste anlatılan sahneler ve örnek durumlar kurgudur; hiçbiri bir kayıttan alınmamıştır.
Laboratuvarın ilk dersinde kuramların varsaydığı varlıkları, kanıt anlayışlarını ve açıklama biçimlerini tabloya döktük. Şimdi elimizde, ders kitaplarının onlarca yıldır kullandığı başka bir araç var: kuramları iki uç arasında konumlandıran eksenler. Sosyoloji ders kitapları kuramları çoğu zaman düzen ile çatışma arasında, sonra dışarıdan gözlenen düzenlilikler ile içeriden kavranan anlamlar arasında sınıflandırır. Son otuz yılda bunlara ilişkiyi temel alan yaklaşımlar eklendi.
Önce bu eksenleri tek tek tanımlayacak, sonra kuramları bu eksenlerin kesiştiği bir haritaya yerleştirecek, en sonda da eksenlerin neyi görünür kılıp neyi gizlediğini tartışacağız.
Sıfır noktası — eksen ne işe yarar?
Bir haritada kuzey ile güney, doğu ile batı, bir yerin konumunu belirlemeye yarar. Sosyolojik kuramları karşılaştırırken de benzer bir araç kullanırız.
Temel derslerde toplumsal düzenin nasıl mümkün olduğu sorusunu, yani düzen sorununu tanımış ve bu soruya verilen cevaplardan birinin ortak değerler etrafındaki uzlaşım olduğunu görmüştük. Çatışma kuramı dersinde de toplumu kıt kaynaklar üzerinde süren bir mücadele olarak gören geleneği incelemiştik. Birinci eksen, bu iki geleneğin arasında uzanır.
Mekanizma — dört eksen
Düzen ile çatışma. Bu eksenin bir ucunda, toplumun parçaları arasındaki uyumu, ortak değerleri ve kurumların birbirini tamamlamasını vurgulayan kuramlar durur: Durkheim, Parsons ve işlevselcilik. Öbür ucunda, toplumu farklı çıkarlara sahip gruplar arasındaki mücadelenin ve tahakkümün alanı olarak gören kuramlar: Marx, Weber'in bazı yönleri, Dahrendorf ve eleştirel kuram. Neo-işlevselcilik dersinde tanıdığımız Lockwood, sistem bütünleşmesi ile toplumsal bütünleşme ayrımını, bu iki ucun aslında farklı sorulara cevap verdiğini göstermek için geliştirmişti.
Normatif ile yorumlayıcı. İkinci eksen, insanların davranışlarının nasıl açıklanacağı üzerinedir.
Nesnel ile öznel ve düzenleme ile köklü değişim. Örgüt kuramcıları Gibson Burrell ve Gareth Morgan, yetmişlerin sonunda yayımlanan etkili bir çalışmada iki ekseni birbirine dik yerleştirerek dört hücreli bir tablo önerdi. Yatay eksen, toplumsal dünyanın nesnel mi yoksa öznel mi kavranacağı; dikey eksen ise sosyolojinin var olan düzeni mi açıklayacağı yoksa köklü değişimi mi hedefleyeceği sorusuydu. Böylece işlevselci, yorumlayıcı, radikal hümanist ve radikal yapısalcı olarak adlandırdıkları dört paradigma ortaya çıktı.
Tözcülük ile ilişkisellik. Dördüncü eksen daha yenidir ve kuramların neyi temel birim olarak aldığıyla ilgilidir.
Haritayı okumak
Dört eksen bir arada düşünüldüğünde, kuramların konumu daha net görünür. Parsons düzen, normatif ve nesnel uçlara yakındır; Garfinkel yorumlayıcı ve öznel uçlara. Marx çatışma ve köklü değişim uçlarında durur. Elias ve Bourdieu ise ilişkisel ucun güçlü örnekleridir. Ama bu yerleştirmeler her zaman tartışmalıdır.
Ölçüt nerede yanlış çalışıyor
Eksenler kuramları karşılaştırmak için güçlü araçlardır, ama sınırları vardır.
Birincisi, eksenler kuramları karikatürleştirme riski taşır. Hiçbir ciddi düzen kuramcısı çatışmayı tamamen görmezden gelmez; hiçbir ciddi çatışma kuramcısı da çatışan grupları yan yana tutan bağları sormaktan vazgeçmez. Eksenler, vurgu farklarını sert karşıtlıklara dönüştürebilir.
İkincisi, eksenler kendi dönemlerinin tartışmalarını yansıtır. Düzen ile çatışma ekseni, ellili ve altmışlı yıllarda işlevselcilik ile çatışma kuramı arasındaki tartışmanın ürünüdür. Bugünün önemli tartışmaları, örneğin beden, duygu, nesneler ve teknoloji, bu eksenlere kolayca yerleşmez.
Üçüncüsü, eksenler Batı sosyolojisinin iç tartışmalarından doğmuştur. Sömürgecilik sonrası ve Güney kuramlarıyla ilgili derslerde gördüğümüz gibi, başka toplumlarda önemli olan sorular, örneğin sömürgecilik, bağımlılık ya da çoklu modernlik, bu eksenlerde kendine yer bulmakta zorlanabilir.
Kuramsal mercekler
Eksen haritası, amaca göre üç biçimde iş görür.
Öğretim amacıyla kullanıldığında harita, yeni öğrencilere kuramların genel görünümünü sunar ve hangi kuramların birbirine yakın, hangilerinin uzak olduğunu kavramalarını kolaylaştırır.
Eleştiri amacıyla kullanıldığında harita, bir kuramın kendi iddiasıyla uyumlu olup olmadığını sınar: kendini ilişkisel olarak tanımlayan bir kuramın açıklamaları gerçekten ilişkilere mi dayanıyor, yoksa gizli bir tözcülük mü taşıyor?
Araştırma tasarımı amacıyla kullanıldığında ise harita, araştırmacının kendi sorusunun hangi eksende nerede durduğunu görmesine ve bu konuma uygun kavramları seçmesine yardım eder.
Fabrikayı ziyaret eden dört araştırmacı, notlarını bu haritaya yerleştirdiklerinde, birbirlerini çürütmek yerine birbirlerinin bakmadığı yerleri görebilir.
Ölçek
Etkileşim ölçeğinde, normatif ile yorumlayıcı eksen en belirgin hâlini alır: bir kural, bir sınıfta, bir kavşakta ya da bir toplantıda nasıl uygulanıyor ya da yeniden yorumlanıyor?
Kurum ve örgüt ölçeğinde, düzen ile çatışma ekseni öne çıkar: bir kurum nasıl işlemeye devam ediyor ve içindeki farklı gruplar arasındaki çıkar çatışmaları nasıl yönetiliyor?
Toplum ve dünya ölçeğinde ise ilişkisel eksen önem kazanır: toplumlar ve ekonomiler, birbirlerinden bağımsız birimler olarak değil, ticaret, göç, bilgi ve iktidar ilişkileriyle birbirine bağlı ağlar olarak ele alınır.
Türkiye'de kına gecesi
Türkiye'nin pek çok yöresinde düğünden önceki akşam kına gecesi yapılır. Gelinin ailesinin evinde ya da bir salonda toplanan kadınlar, gelinin avucuna kına yakar, türküler söyler; bazı yörelerde gelinin ağlaması beklenir, ağlaması için özel türküler okunur. Son yıllarda kına geceleri, bazı yerlerde geleneksel biçimini korurken, bazı yerlerde kostümlü, fotoğrafçılı ve organizasyon şirketleri tarafından düzenlenen gösterilere dönüştü.
Dört eksen, bu geleneği dört farklı biçimde okur. Düzen ekseninden bakan bir okuma, kına gecesinin iki aileyi birbirine bağlayan, gelinin baba evinden ayrılışını toplulukça onaylayan bir geçiş töreni olduğunu vurgular. Çatışma ekseninden bakan bir okuma, gelinin ailesi ile damadın ailesi arasındaki statü pazarlıklarını, takıların ve harcamaların bir rekabet alanına dönüşmesini, gelinin bir aileden ötekine geçişindeki eşitsizlikleri görür. Yorumlayıcı bir okuma, ağlama türkülerinin gelin ve annesi için ne anlama geldiğini, genç kuşakların eski ritüelleri nasıl ironiyle ya da özlemle yeniden yorumladığını inceler. İlişkisel bir okuma ise gecede kimin kimin yanında oturduğunu, hangi akrabalık ve komşuluk ağlarının harekete geçtiğini ve hediyelerin hangi karşılıklılık zincirlerini sürdürdüğünü çizer.
Kına gecesine benzer, gelinin evlilik öncesinde kadınlar arasında uğurlandığı törenler başka toplumlarda da vardır. Bu törenlerle karşılaştırıldığında, Türkiye'deki kına gecesinin yöreden yöreye çok çeşitli biçimler alması ve son yıllarda hızla ticarileşmesi dikkat çeker; eksenlerin hepsi bu çeşitlilikte kendine iş bulur.
Bu bilgiyi nasıl biliyoruz?
Kuramların eksenler üzerindeki yerini belirleme iddiaları, üç yoldan sınanır.
Yaygın hatalar
Aklında kalsın
- Kuramsal eksenler, kuramları kutulara hapsetmek için değil, aralarındaki benzerlik ve farkları görmek için kullanılır.
- Düzen ile çatışma ekseni, toplumu uyum ve ortak değerler mi, yoksa çıkar mücadelesi ve tahakküm mü üzerinden açıklamak gerektiği sorusunu adlandırır.
- Normatif paradigma davranışı içselleştirilmiş normların sonucu olarak, yorumlayıcı paradigma ise durum tanımlarının ve müzakerenin ürünü olarak açıklar.
- Burrell ve Morgan, nesnel ile öznel ve düzenleme ile köklü değişim eksenlerini birleştirerek dört paradigmalı bir tablo önerdi.
- Tözcülük toplumsal dünyayı önceden var olan birimlerden kurulmuş gibi görür; ilişkisel sosyoloji ise ilişkileri temel birim olarak alır.
- Eksenler kuramları karikatürleştirebilir, kendi dönemlerinin tartışmalarını yansıtır ve beden, nesne ya da sömürgecilik gibi soruları görmekte zorlanabilir.
- Türkiye'de kına gecesi, tek bir ritüelin uyum, rekabet, yorum ve bağ ağı bakımından dört ayrı hikâye anlatabildiğini gösterir.
Sonraki derse köprü
Bu derste kuramları dört eksen üzerinde konumlandırdık. Ama sosyal kuramın son yarım yüzyılına damgasını vuran bir soru, bu eksenlerin hepsini keser: toplumsal hayatı biçimlendiren, insanların seçimleri mi, yoksa onların içinde yaşadığı yapılar mı? Önceki ünitede Bourdieu'nün habitusla, Giddens'ın yapılaşmayla, Archer'ın analitik düalizmle bu soruya farklı cevaplar verdiğini gördük. Klasik kuramcılar da bu soruya kendi yollarıyla cevap vermişti. Sonraki ders, yapı ile fail sorununa verilen cevapları yan yana koyuyor ve her birinin güçlü ve zayıf yanlarını karşılaştırıyor.