Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Merton, toplumun tamamını tek şemaya sığdırmak yerine, tek bir olgu türüne odaklanan ve veriyle sınanabilen orta boy kuramlar önerdi.
- Merton'a göre anomi, toplumun kültürel hedefleri ile bu hedeflere ulaşmanın meşru araçları arasında bir uyumsuzluk olduğunda ortaya çıkar.
- İnsanlar bu uyumsuzluğa beş biçimde cevap verebilir: uyma, yenilikçilik, ritüelcilik, geri çekilme ve isyan.
- Yenilikçilik hedefi kabul edip meşru olmayan araçlara başvurmaktır ve yalnız alt sınıflarda değil, her konumda görülebilir.
- Ritüelcilik hedeften vazgeçip kurallara sıkı sıkıya bağlı kalmaktır; bürokraside bu durum amaç kaymasına yol açabilir.
- Merton, bir durumun yanlış tanımının insanların bu tanıma göre davranmasıyla gerçeğe dönüşebileceğini gösterdi.
- Türkiye'deki köşeyi dönmek ifadesi, hızlı zenginleşme hedefinin gücünü ve bu hedefe giden yollara duyulan ikircikli tutumu yansıtır.
Açılış sahnesi
Bir ilçenin lisesinden beş arkadaş aynı yıl mezun oluyor. Beşi de aynı hayali taşıyor: iyi bir üniversiteye girmek, iyi bir meslek edinmek ve ailelerinin yaşadığı darlıktan kurtulmak. Hiçbiri o yıl istediği bölümü kazanamıyor.
Sonraki yıllarda beşi beş ayrı yol tutuyor. Birincisi, dershane ücretini karşılamak için bir markette çalışırken iki yıl daha sınava hazırlanıyor ve sonunda bir mühendislik bölümüne giriyor. İkincisi, kısa sürede zengin olmanın yolunu arıyor ve bir tanıdığının kurduğu, kayıt dışı çalışan bir işe giriyor; birkaç yıl içinde herkesten çok kazanıyor, ama sık sık adı soruşturmalara karışıyor. Üçüncüsü, büyük hayallerinden vazgeçip belediyede bir memurluğa giriyor; işini kusursuz yapıyor, her formu eksiksiz dolduruyor, ama artık yükselmeyi ya da başka bir şey olmayı düşünmüyor. Dördüncüsü, bir süre iş arıyor, sonra aramayı bırakıyor, arkadaşlarından uzaklaşıyor ve günlerini evde geçirmeye başlıyor. Beşincisi, sınav sisteminin adaletsiz olduğuna karar veriyor ve eğitimde fırsat eşitliği için çalışan bir gençlik örgütüne katılıyor.
Beş arkadaş aynı hedefle yola çıktı ve aynı engele takıldı. Bir sosyolog, bu beş yolun rastlantı olmadığını ve bir toplumun insanlara koyduğu hedeflerle onlara sunduğu araçlar arasındaki ilişkiden doğduğunu söylerdi.
Bu derste ne olacak
Bu derste anlatılan sahneler ve örnek durumlar kurgudur; hiçbiri bir kayıttan alınmamıştır.
Parsons toplumun bütününü kapsayan büyük bir şema kurmuştu. Bu ders, Parsons'ın Harvard'daki öğrencilerinden Robert K. Merton'a geçiyor. Merton, Philadelphia'da göçmen bir ailenin çocuğu olarak büyüdü, Harvard'da doktorasını yaptı ve uzun yıllar Columbia Üniversitesi'nde çalıştı. Hocasının işlevselciliğini sürdürdü, ama onu daha sınırlı, daha sınanabilir ve daha eleştirel bir biçime soktu.
Gerilimi temel derslerde, herkese öğretilen hedefler ile bu hedeflere ulaşmanın meşru araçlarının aynı biçimde dağılmaması olarak tanımlamış ve bu yaklaşımın Merton'un adıyla anıldığını söylemiştik. Bu ders, Merton'un bu fikri nasıl kurduğunu ve insanların gerilime verdiği farklı cevapları nasıl sınıflandırdığını ayrıntılı olarak ele alıyor. Önce Merton'un kuram anlayışına, sonra onun anomi ve uyum biçimleri çözümlemesine, ardından bürokrasi ve kendini gerçekleştiren kehanet üzerine çalışmalarına geçiyor.
Sıfır noktası — orta boy kuram
Merton, Parsons'ın bütün toplumu tek bir şemayla açıklama girişimine saygı duydu, ama sosyolojinin henüz bu kadar büyük bir kuram için hazır olmadığını düşündü. Ona göre her şeyi açıklayan bir kuram, hiçbir şeyi sınanabilir biçimde açıklamaz.
Temel derslerde tanımladığımız referans grubu ve göreli yoksunluk kavramları da, Merton'un orta boy kuramın örnekleri olarak ele alıp geliştirdiği kavramlar arasındadır.
Mekanizma — hedefler, araçlar ve beş uyum biçimi
Merton'un en tanınmış çalışması, toplumsal yapı ile anomi arasındaki ilişkiye dairdir. Merton, Durkheim'dan devraldığı anomi kavramını yeniden tanımladı. Ona göre anomi, kültürün yücelttiği amaçlarla kurumların onaylı yolları birbirini tutmadığında ortaya çıkar.
Merton, kendi yaşadığı toplumdan bir örnek verdi: bu toplum herkese maddi başarıyı en önemli hedeflerden biri olarak öğretiyordu, ama eğitim, iyi işler ve sermaye gibi bu başarıya ulaşmanın meşru araçları herkese eşit dağılmamıştı. Bu uyumsuzluk, insanları farklı davranış yollarına itiyordu.
Açılış sahnesindeki beş arkadaş, bu beş biçimi neredeyse birebir gösterir. Merton'a göre bu biçimler kişilik tipleri değil, belirli durumlarda benimsenen davranış yollarıdır; aynı kişi farklı durumlarda farklı biçimlere yönelebilir.
Bürokrasi ve amaç kayması
Merton, ritüelcilik fikrini bürokrasi üzerine yazdığı bir denemede de geliştirdi. Weber'in bürokrasiyi verimli ve öngörülebilir bir örgüt biçimi olarak tarif ettiğini Weber kursunda görmüştük. Merton ise bürokrasinin, kendi işleyişinin içinden istenmeyen sonuçlar ürettiğini gösterdi.
Kendini gerçekleştiren kehanet
Merton'un sosyolojiye kazandırdığı bir başka etkili fikir, temel derslerde kendini doğrulayan beklenti adıyla tanımladığımız düzenektir. Merton, bir durumun yanlış bir tanımının, insanların bu tanıma göre davranmasıyla gerçeğe dönüşebileceğini gösterdi. Bu fikri Thomas'ın durum tanımına dayandırdı ve bir bankanın batacağına dair yanlış bir söylentinin, müşterilerin paralarını çekmesine ve sonunda bankanın gerçekten batmasına yol açabileceği örneğiyle anlattı.
Ölçüt nerede yanlış çalışıyor
Merton'un gerilim ve uyum biçimleri çözümlemesi çok etkili oldu, ama kolayca yanlış kullanılabilir.
Birincisi, yenilikçiliği yalnız yoksulların suçu olarak görmektir. Merton'un kendi çerçevesi, hedeflere ulaşmak için meşru olmayan araçlara başvurmanın varlıklı kesimlerde de görüldüğünü açıklamaya elverişlidir.
İkincisi, uyum biçimlerini değişmez kişilik tipleri gibi görmektir. Aynı kişi hayatının farklı dönemlerinde ya da farklı alanlarında farklı biçimlere yönelebilir: işinde ritüelci, özel hayatında yenilikçi, siyasette isyancı olabilir.
Üçüncüsü, bütün toplumun aynı hedefleri paylaştığını varsaymaktır. Merton'un çözümlemesi, maddi başarının herkes tarafından en önemli hedef olarak benimsendiği varsayımına dayanır. Oysa farklı gruplar farklı hedefleri önemli sayabilir; bazıları için dinsel bir yaşam, bazıları için topluluk içinde saygınlık, bazıları için bir zanaatta ustalık daha önemli olabilir.
Kuramsal mercekler
Merton'un mirası üç ayrı çizgide sürdü.
İşlevselciliği yenileyen okuma, Merton'u hocasının kuramını daha esnek ve daha eleştirel hâle getiren biri olarak görür. Bu okumaya göre Merton, her uygulamanın mutlaka yararlı olduğu varsayımını sorguladı ve işlevselciliği ampirik araştırmaya açık bir yöntem hâline getirdi.
Gerilim kuramlarını geliştiren okuma, Merton'un fikirlerinin sonraki kuramcılar tarafından nasıl genişletildiğine bakar. Sonraki çalışmalar, gerilimin yalnız maddi hedeflerden değil, adaletsiz muamele, kayıplar ve olumsuz ilişkilerden de doğabileceğini gösterdi ve bir toplumda ekonominin öbür kurumlara baskın gelmesinin gerilimi nasıl artırdığını inceledi.
Eleştirel okuma ise Merton'un çerçevesinin sapmayı fazla bireysel ve fazla alt sınıf merkezli açıkladığını savunur. Bu okumaya göre sapma, yalnız hedef ile araç arasındaki uyumsuzluktan değil, kimin sapkın olarak damgalandığı ve kimin davranışının suç sayıldığı süreçlerinden de doğar; temel derslerde gördüğümüz etiketleme yaklaşımı bu eleştiriyi geliştirir.
Açılış sahnesindeki beş arkadaşın hikâyesinden her çizgi başka bir şey çıkarır: bir yapının ürettiği farklı cevaplar, bir gerilimin farklı kaynakları ve bu cevaplardan hangilerinin suç sayılıp hangilerinin sayılmadığı.
Ölçek
Yüz yüze ilişkilerde Merton'un kavramları, bir kişinin arkadaşlarının başarılarını kendisininkiyle karşılaştırdığında ya da bir kuralın amacını unutup kuralın kendisine sarıldığında görünür.
Kurum ölçeğinde kavramlar, kamu kurumlarında ve şirketlerde kuralların hizmet etmesi gereken amaçların yerine geçip geçmediğinde ve kurumların insanlara koyduğu hedeflerin onlara sunduğu araçlarla uyumlu olup olmadığında izlenebilir.
Toplum ölçeğinde Merton'un gerilim çözümlemesi, bir toplumun başarıya ne kadar önem verdiği ile bu başarıya ulaşma olanaklarını ne kadar eşit dağıttığı arasındaki farkın, suç, göç, siyasal hareketler ve toplumsal huzursuzluk üzerindeki etkisini anlamak için kullanılır.
Türkiye'de köşeyi dönmek
Türkiye'de gündelik dilde sık duyulan köşeyi dönmek ifadesi, Merton'un yenilikçilik kavramına yakın bir anlam taşır. Bu ifade, kısa sürede ve çoğu zaman kestirme yollarla zengin olmayı anlatır. İfadenin yaygınlaşması, toplumda hızlı zenginleşmenin bir hedef olarak ne kadar güçlü biçimde öğretildiğini gösterir.
İfadenin tonu ise ikircikli bir tutumu yansıtır. Köşeyi dönen biri hem imrenilen hem de kuşkuyla bakılan biridir: başarısı övülür, ama bu başarının nasıl elde edildiği sorulduğunda cevap çoğu zaman belirsiz kalır. Merton'un çerçevesinden bakıldığında, bu ikircikli tutum, toplumun hedefi güçlü biçimde öğretirken meşru araçları eşit dağıtmamasının bir yansımasıdır.
Başka ülkelerde de hızlı zenginleşmeye dair benzer ifadeler bulunur ve bu ifadeler, farklı toplumların başarıya ve başarının yollarına bakışını yansıtır. Bu ifadelerin tonu, yani hayranlık mı yoksa kuşku mu taşıdıkları, toplumdan topluma değişir.
Bu bilgiyi nasıl biliyoruz?
Merton'un önerileri, farklı kurulumlarla sınanır.
Yaygın hatalar
Aklında kalsın
- Merton, toplumun tamamını tek şemaya sığdırmak yerine, tek bir olgu türüne odaklanan ve veriyle sınanabilen orta boy kuramlar önerdi.
- Merton'a göre anomi, toplumun kültürel hedefleri ile bu hedeflere ulaşmanın meşru araçları arasında bir uyumsuzluk olduğunda ortaya çıkar.
- İnsanlar bu uyumsuzluğa beş biçimde cevap verebilir: uyma, yenilikçilik, ritüelcilik, geri çekilme ve isyan.
- Yenilikçilik hedefi kabul edip meşru olmayan araçlara başvurmaktır ve yalnız alt sınıflarda değil, her konumda görülebilir.
- Ritüelcilik hedeften vazgeçip kurallara sıkı sıkıya bağlı kalmaktır; bürokraside bu durum amaç kaymasına yol açabilir.
- Merton, bir durumun yanlış tanımının insanların bu tanıma göre davranmasıyla gerçeğe dönüşebileceğini gösterdi.
- Türkiye'deki köşeyi dönmek ifadesi, hızlı zenginleşme hedefinin gücünü ve bu hedefe giden yollara duyulan ikircikli tutumu yansıtır.
Sonraki derse köprü
Merton, hocası Parsons'ın işlevselciliğini sürdürürken onu bir yerden daha sorguladı. Bir toplumsal uygulamanın, onu yapan insanların amaçladığı ve bildiği sonuçlarının yanında, kimsenin fark etmediği ve kimsenin amaçlamadığı sonuçları da olabileceğini gösterdi. Ayrıca bir uygulamanın toplum için her zaman yararlı olmadığını, bazen toplumun bir kısmına ya da bütününe zarar verebileceğini ve aynı ihtiyacı başka uygulamaların da karşılayabileceğini ileri sürdü. Bu fikirler, işlevselci çözümlemenin en sık kullanılan araçlarına dönüştü. Sonraki ders açık ve örtük işlevleri ve işlevsel alternatifleri ele alıyor.