Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Du Bois, Philadelphia'da kapı kapı yaptığı araştırmayla, siyahların yaşadığı yoksulluğu onların doğasına değil, tarihsel mirasa, ayrımcılığa ve kentin yapısına bağladı.
- Renk çizgisi, insanları deri rengine göre ayırıp bir hiyerarşiye dönüştüren toplumsal sınırdır ve Du Bois onu küresel bir sorun olarak gördü.
- Peçe, çizginin iki yanındakileri ayıran görünmez perdedir; arkadakiler öndekilerin dünyasını bilir, öndekiler çoğu zaman arkadakini göremez.
- Çifte bilinç, kendini sürekli başkalarının küçümseyen gözüyle görmek zorunda kalmanın deneyimidir ve aynı zamanda iki dünyayı birden gören bir kavrayıştır.
- Irkçılaştırma, bedensel ya da kültürel özelliklere ırksal anlam yüklenip bunun bir hiyerarşiye bağlanmasıdır; ırk doğada hazır bulunan bir şey değildir.
- Du Bois, uzun süre sosyoloji kanonunun dışında tutuldu ve bunda akademinin kendi ırk ayrımının belirleyici bir rolü vardı.
- Türkiye'deki beyaz Türk ve kara Türk mecazı kültürel ve sınıfsal bir ayrımı renkle anlatır; bedene dayalı dışlanmayla aynı şey değildir.
Açılış sahnesi
Bir kentin kenar mahallesinde büyümüş genç bir müzisyen, konservatuvarın giriş sınavını kazanıyor. Mahallesinde herkes onu tanıyor; düğünlerde çalıyor, çocuklar ona hayranlıkla bakıyor.
Konservatuvarın ilk haftasında bir hocası, onun hangi mahalleden geldiğini öğrenince çalışının kulaktan öğrenilmiş olduğunu, notaya alışmakta zorlanacağını söylüyor. Sınıf arkadaşlarından biri, onun ailesinin müzisyen olduğunu duyunca gülümseyip düğün çalgıcılığı yapıp yapmadığını soruyor. Genç müzisyen, kendini her gün iki kez görmeye başlıyor: bir kez kendi gözüyle, yeteneğini ve emeğini bilen biri olarak; bir kez de başkalarının gözüyle, onlara göre nereden geldiği her şeyi söyleyen biri olarak.
Hafta sonu mahallesine döndüğünde ise, konservatuvarda okuduğu için bazı komşuları ona okumuş deyip mesafeli davranmaya başlıyor. İki dünyanın arasında, iki dünyanın bakışını birden taşıyor. Bu deneyimi yüzyılı aşkın süre önce kendi hayatından ve kendi halkının hayatından yola çıkarak adlandıran bir sosyolog, ona çifte bilinç adını vermişti.
Bu derste ne olacak
Bu derste anlatılan sahneler ve örnek durumlar kurgudur; hiçbiri bir kayıttan alınmamıştır.
Yabancılık, bir önceki derste bir göçmenin ya da gezginin deneyimi olarak karşımıza çıkmıştı. Bu ders, benzer bir dışarıda kalışı çok daha ağır koşullarda yaşayan bir halkı inceleyen Amerikalı sosyolog W.E.B. Du Bois'ya dönüyor. Du Bois, on dokuzuncu yüzyılın sonlarında Berlin'de öğrenim gördü, Harvard'dan doktora derecesi alan ilk siyah Amerikalı oldu ve ömrü boyunca hem bilim insanı hem de sivil haklar savunucusu olarak çalıştı.
Dizinin ilk kursunda, ırk biliminin bir yönetim sınıflandırmasını doğaya bağlama girişimi olduğunu ve sosyolojinin bu kategorilerin kaynağını uzun süre sormadığını tartışmıştık. Du Bois tam bu soruyu soran ilk sosyologlardan biriydi. Ders önce onun ampirik kent araştırmasını, sonra renk çizgisi ve çifte bilinç kavramlarını, ardından eğitim ve haklar üzerine tartışmalarını ve sosyoloji kanonunun onu neden uzun süre dışarıda bıraktığını ele alıyor. Ders boyunca amaç, bir grubun durumunu onun doğasına değil, onu kuşatan toplumsal düzene bağlayarak açıklamayı öğrenmek.
Sıfır noktası — kapı kapı bir kent
Du Bois'nın ilk büyük çalışması, Philadelphia kentinin siyah nüfusunun yoğun yaşadığı bir bölgesine dair kapsamlı bir incelemeydi. Du Bois bu bölgede bir yıldan uzun süre yaşadı, binlerce haneyi tek tek dolaştı, hanelerin bileşimini, gelirlerini, mesleklerini, eğitim düzeylerini, sağlık durumlarını ve kiliselerini kaydetti. Bölgenin haritalarını çıkardı ve her sokağın sosyal durumunu renklerle işaretledi.
Du Bois'nın bu çalışmadaki temel iddiası şuydu: siyahların yaşadığı yoksulluk, suç ve hastalık, onların doğasından ya da kültüründen değil, köleliğin tarihsel mirasından, işverenlerin ayrımcılığından, konut piyasasındaki dışlanmadan ve kentin ekonomik yapısından kaynaklanıyordu. Bu iddia, dönemin ırk biliminin tam tersiydi.
Mekanizma — renk çizgisi, peçe ve çifte bilinç
Du Bois'nın en tanınmış kitabı, yirminci yüzyılın başında yayımlanan ve siyah Amerikalıların ruhunu konu alan bir deneme derlemesiydi. Kitap, yirminci yüzyılın sorununun renk çizgisi sorunu olacağı cümlesiyle hafızalara kazındı.
Du Bois, renk çizgisinin iki tarafındaki insanların birbirini nasıl gördüğünü de bir imgeyle anlattı. Çizginin iki yanı arasında bir peçe vardı.
Du Bois'nın en derin kavramı ise, peçenin arkasında yaşayanların kendi iç dünyasına dairdir.
Bu kavramların arkasında, ırkın doğal bir kategori değil, toplumsal olarak üretilen bir anlam olduğu düşüncesi vardır.
Eğitim, haklar ve bir tartışma
Du Bois, kendi döneminin en etkili siyah önderlerinden biri olan Booker T. Washington'la bir tartışmaya girdi. Washington, siyahların önce meslek eğitimiyle ekonomik olarak güçlenmesini, siyasal haklar ve toplumsal eşitlik talebini ise ertelemesini öneriyordu. Du Bois ise bu önerinin, siyahları kalıcı olarak ikinci sınıf bir konuma razı ettiğini savundu. Ona göre yüksek öğrenim, oy hakkı ve sivil haklar ertelenemezdi.
Du Bois bu tartışmanın ardından, yirminci yüzyılın başında kurulan ve siyahların sivil haklarını savunan ulusal bir örgütün kurucuları arasında yer aldı ve uzun yıllar bu örgütün dergisinin editörlüğünü yaptı. Yirminci yüzyılın başında Paris'te düzenlenen dünya sergisi için, siyah Amerikalıların durumunu gösteren elle çizilmiş renkli grafikler hazırladı; bu grafikler bugün veri görselleştirmenin erken örnekleri arasında anılır.
Ölçüt nerede yanlış çalışıyor
Du Bois'nın kavramları güçlüdür, ama kolayca yanlış kullanılabilir.
Birincisi, bir grubun yoksulluğunu onun kültürüne bağlayarak ayrımcılığı ve tarihsel mirası görmezden gelmektir. Du Bois'nın Philadelphia çalışması, tam bu açıklamaya karşı yazılmıştı.
İkincisi, renk çizgisini yalnız açık düşmanlık ve yasal ayrımcılıkla eşitlemektir. Çizgi, kimseyi açıkça dışlamayan ama sonuçta belirli grupları dışarıda bırakan kurallarla da çekilebilir.
Üçüncüsü, çifte bilinci yalnız bir acı ya da bir eksiklik olarak görmektir. Du Bois, iki dünyayı birden görmenin aynı zamanda bir kavrayış kaynağı olduğunu da vurguladı. Peçenin arkasındakiler, peçenin önündekilerin göremediği bir bilgiye sahiptir.
Kuramsal mercekler
Du Bois'ya yönelik okumalar son yarım yüzyılda büyük ölçüde değişti.
Yöntem okuması, onun Philadelphia çalışmasını Amerikan sosyolojisinin ilk kapsamlı ampirik kent araştırmalarından biri olarak görür. Du Bois ayrıca Atlanta'daki bir üniversitede, siyah Amerikalıların hayatının farklı yönlerini her yıl ayrı bir konuda inceleyen bir araştırma programı yürüttü. Bu okumaya göre sistemli veri toplama, haritalama ve istatistiği birleştiren bir sosyoloji, Amerika'da ilk kez burada kuruldu.
Kanon okuması, disiplinin kendi anlattığı kuruluş hikâyesinde Du Bois'ya neden yer açılmadığını sorgular. Bu okumaya göre onun dışarıda bırakılmasında, siyah bir bilim insanı olmasının, çalıştığı üniversitenin siyah bir kurum olmasının ve akademinin o dönemdeki ırk ayrımının belirleyici bir rolü vardı. Yakın dönemdeki bazı çalışmalar, Amerikan sosyolojisinin kuruluş hikâyesinin onu merkeze alarak yeniden yazılması gerektiğini savundu.
Irk kuramları okuması ise çifte bilinç ve peçe kavramlarını, sonraki yüzyılda sömürgecilik sonrası düşüncenin ve ırk üzerine eleştirel çalışmaların temel kaynaklarından biri olarak görür. Bu okumaya göre Du Bois, ezilen bir grubun bakış açısının bilgi üretiminde ayrıcalıklı bir yer taşıyabileceğini erkenden göstermişti.
Açılış sahnesindeki genç müzisyen, bu mercekler altında üç ayrı biçimde görünür: sistemli olarak incelenebilecek bir dışlanma, kanonun görmediği bir deneyim ve iki dünyayı birden görebilen bir bakış.
Ölçek
Yüz yüze karşılaşmalarda renk çizgisi, bir bakışta, bir soruda ya da bir şakada görünür: nerelisin sorusunun kime ve hangi tonla sorulduğu gibi.
Kurumlarda çizgi, işe alım, kiralama, kredi ve okul kayıt süreçlerinde, açıkça dile getirilmeyen ama sonuçlarda görünen örüntülerle çekilir.
Toplum ölçeğinde renk çizgisi, bir ülkenin konut haritasında, gelir dağılımında ve hapishane nüfusunda izlenebilir. Du Bois'nın küresel vurgusu, bu çizginin ülkeler arasındaki eşitsizliklerde de sürdüğünü hatırlatır.
Türkiye'de beyaz Türk ve kara Türk
Türkiye'de siyasal ve kültürel tartışmalarda beyaz Türk ve kara Türk ifadeleri kullanılır. Bu ifadeler, deri rengine değil, eğitim, yaşam tarzı, kent ve taşra kökeni, dinî pratik ve sınıf farklarına dayanan bir ayrımı renk mecazıyla anlatır. Beyaz Türk, kentli, laik, eğitimli ve batılı yaşam tarzına yakın sayılan kesimi; kara Türk ise taşradan gelen, dindar ve alt sınıf sayılan kesimi çağrıştırır.
Bu mecaz, Du Bois'nın renk çizgisi kavramıyla karşılaştırıldığında hem benzerlikler hem de önemli farklar taşır. Benzerlik, bir grubun başka bir grubu kendi ölçüsüyle değerlendirmesi ve bu değerlendirmenin bir hiyerarşi üretmesidir. Fark ise, Türkiye'deki bu ayrımın bedensel bir işarete değil, kültürel işaretlere dayanması ve kişilerin bu işaretleri kısmen değiştirebilmesidir. Bu fark, bedene dayanan ırkçılaştırmanın ağırlığını hafife almamak için önemlidir. Türkiye'de Romanlar ve Afrika kökenli yurttaşlar gibi bedensel işaretler üzerinden dışlanan gruplar da vardır ve onların deneyimi bu mecazla aynı şey değildir.
Başka ülkelerle bir karşılaştırma, renk mecazının pek çok toplumda sınıf ve kültür farklarını anlatmak için kullanıldığını, ama bedene dayalı ırk ayrımlarının ayrıca ve daha katı biçimde işlediğini gösterir.
Bu bilgiyi nasıl biliyoruz?
Du Bois'nın yöntemleri ve kavramları, bugün farklı kurulumlarla sürdürülür.
Yaygın hatalar
Aklında kalsın
- Du Bois, Philadelphia'da kapı kapı yaptığı araştırmayla, siyahların yaşadığı yoksulluğu onların doğasına değil, tarihsel mirasa, ayrımcılığa ve kentin yapısına bağladı.
- Renk çizgisi, insanları deri rengine göre ayırıp bir hiyerarşiye dönüştüren toplumsal sınırdır ve Du Bois onu küresel bir sorun olarak gördü.
- Peçe, çizginin iki yanındakileri ayıran görünmez perdedir; arkadakiler öndekilerin dünyasını bilir, öndekiler çoğu zaman arkadakini göremez.
- Çifte bilinç, kendini sürekli başkalarının küçümseyen gözüyle görmek zorunda kalmanın deneyimidir ve aynı zamanda iki dünyayı birden gören bir kavrayıştır.
- Irkçılaştırma, bedensel ya da kültürel özelliklere ırksal anlam yüklenip bunun bir hiyerarşiye bağlanmasıdır; ırk doğada hazır bulunan bir şey değildir.
- Du Bois, uzun süre sosyoloji kanonunun dışında tutuldu ve bunda akademinin kendi ırk ayrımının belirleyici bir rolü vardı.
- Türkiye'deki beyaz Türk ve kara Türk mecazı kültürel ve sınıfsal bir ayrımı renkle anlatır; bedene dayalı dışlanmayla aynı şey değildir.
Sonraki derse köprü
Du Bois Philadelphia'da haneleri tek tek dolaşıp sokakları renklerle haritalamadan birkaç yıl önce, Chicago'da bir grup kadın başka bir yol denemişti. Kentin en yoksul göçmen mahallelerinden birinin ortasındaki eski bir konağa taşınmış, orada yaşamaya başlamış ve mahallenin sakinleriyle birlikte kreşler, dersler, kulüpler kurmuşlardı. Bu kadınlar mahallenin milliyetlerini ve ücretlerini gösteren haritalar yayımladı, çocuk işçiliğine ve sağlıksız çalışma koşullarına karşı yasalar için mücadele etti. Onların önderi, sosyolojinin yalnız incelemek değil, birlikte yaşamak ve değiştirmek için de yapılabileceğini gösterdi. Sonraki ders Jane Addams'ı ve yerleşim evlerinden doğan kamusal sosyolojiyi ele alıyor.