Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Bir kanon bir kalite sıralaması değildir; taşıdığı iddia aidiyettir ve ölçüsü beğeni değil yerleşimdir.
- Sınır reddederek değil yerleştirerek korunur; dışarıda kalan iş yanlış sayılmaz, başka bir rafa yazılır.
- Tek soy anlatısı gerçek bir bağa dayanır: listedekiler birbirini gerçekten okumuştur ve dışarıdakiler okuyamamıştır.
- Döngü kapalıdır; listeye giren okunur, okunan gönderme alır, gönderme alan halka sayılır ve halka listede kalır.
- Soy ağacının kendisi bir bölümlemedir ve yapıldığı iş öğretimdir; öğretim sırası zamanla bir keşif sırası gibi okunur.
- Bu kursun aleti burada çatlar: bir kavramın sorusunu ararken bulunan şey, elde bulunan hattın sorusudur.
- Ölçüt iki adımlıdır ve ikincisi zorunludur: dışarıdaki iş, hattaki bir işle aynı soruyu çalışıyor muydu?
Açılış sahnesi
Bir okuma listesi hazırlanıyor ve listede sekiz yer var. Hazırlayan kişi işini ciddiye alıyor; eline gelen her adayı okuyor ve her birini ayrı ayrı değerlendiriyor.
Dokuzuncu aday bir metin: toplumun nasıl düzenlenmesi gerektiğini tartışıyor, kendi döneminde çok okunmuş. Listeye girmiyor ve gerekçesi yazılıyor: bu bir felsefe metni.
Onuncu aday bir gezi anlatısı. Başka bir yerin hane düzenini, iş bölümünü ve komşuluk ilişkilerini ayrıntılı biçimde kaydediyor. Girmiyor; gerekçe, bunun bir gözlem derlemesi olduğu ve bir kuram taşımadığı.
On birinci aday bir gazete yazıları toplamı. Bir kentteki çalışma koşullarını haftalarca anlatmış ve bir düzenlemenin değişmesini istemiş. Girmiyor; bu bir siyasi yazı.
On ikinci aday bir derleme. Bir bölgedeki anlatıları, törenleri ve akrabalık adlarını toplamış. Girmiyor; bu halk bilimi.
Dört aday da reddedilmedi. Dördü de bir yere yazıldı ve her biri için verilen gerekçe kendi başına makul. Listede sekiz yer var ve sekizi de dolu.
Bu derste ne olacak
Bu derste anlatılan sahneler ve örnek durumlar kurgudur; hiçbiri bir kayıttan alınmamıştır.
Bu ders kursun sonuncusu ve önceki yedisini özetlemeyecek. Yapacağı şey başka: bu kursun ilk dersinde kurulan aleti alıp üzerine bir yük bindirmek ve nerede çatladığını göstermek.
O alet bir okuma kuralıydı: bir kavramı anlamak için onun hangi tartışmaya karşılık üretildiğini bulmak gerekir, yoksa elde yalnız bir benzetme kalır. Kural yedi ders boyunca çalıştı. Şimdi sorulacak olan, o tartışmanın tek bir yerde mi yürüdüğü.
Yapılacak iş, bir alanın kendi tarihini tek bir hat olarak anlatmasının hangi düzenekle sürdüğünü bulmak ve o düzeneğin bu kursun aletine ne yaptığını göstermek.
Sıfır noktası — reddetme yok, yerleştirme var
Hazır açıklama şudur: dışarıda kalanlar yetersiz bulundu, ölçüt kaliteydi. Açılış sahnesi bunu vermiyor.
Sahnedeki dört adayın hiçbiri kötü bulunmadı. Dördü için de söylenen şey aynı türden: bu başka bir şey. Ret gerekçesi bir değer yargısı değil bir yerleştirme; metin bir rafa konuyor ve o raf listenin rafı değil.
Bu iki terim birleştiğinde sahnedeki liste anlaşılıyor. Sekiz yerin doluluğunu açıklayan şey sekiz işin üstünlüğü değil, dört işin başka raflara yazılmış olması.
Mekanizma — hat bir bulgu değil, bir yerleştirme toplamı
Listeye giren sekiz işe bakalım. Aralarında bir bağ var: her biri bir öncekine gönderme yapıyor ve sonraki onu tartışıyor.
Buradaki döngü kapalı ve kendini besliyor. Bir iş listeye girdiği için okunuyor, okunduğu için sonrakiler ona gönderme yapıyor, gönderme aldığı için hattın bir halkası sayılıyor ve halka olduğu için listede kalıyor. Dışarıdakiler için aynı döngü ters yönde işliyor.
Kaynağı sorulmayan kategori bir önceki derste kurulmuştu ve burada kendi üzerine kapanıyor: soy ağacı da bir bölümlemedir ve hangi iş için yapıldığı sorulmaz. Yapıldığı iş öğretimdir. Bir alanı yeni gelene anlatmanın bir sırası gerekir ve sıra, zorunlu olarak bir seçim taşır; seçim zamanla bir keşif gibi okunur.
Aletin çatladığı yer
Şimdi kursun okuma kuralına dönüyoruz. Kural yedi ders boyunca iyi çalıştı ve çalışması bu bölümde sorun olacak.
Çatlak tam burada. Aleti dürüstçe kullanan kişi, bir kavramın koşullarını geri takarken elindeki hattın koşullarını geri takmış oluyor ve işlem başarıyla tamamlanıyor. Sonuç sağlam görünüyor, çünkü gerçekten sağlam; eksik olan şey sonucun içinde değil, sonucun kapsamında.
Ölçüt iki adımda işliyor. Bir hattın dışında ne kaldığını anlamak için reddedilenlere bakmak yetmez; hangi raflara yazıldığına bakmak gerekir. İkinci adım şu: o rafta duran işlerden herhangi biri, hattaki bir işle aynı soruyu mu çalışıyordu? Cevap evetse ortada bir kalite ayrımı değil bir yerleştirme vardır.
Ölçüt nerede yanlış çalışıyor
Eksik koşul ikinci adımda duruyor ve onsuz ölçüt her raf ayrımını toplar. Yerleştirmeden söz edebilmek için dışarıdaki işin hattaki bir işle aynı soruyu çalışmış olması gerekir. Aynı soru yoksa raf ayrımı bir sınır değil bir bölüşümdür ve alanların her biri kendi işini yapıyordur.
Bir sınır daha söylenmeli. Bu ölçüt bir listenin yanlış olduğunu göstermez ve gösteremez; gösterdiği tek şey, listenin bir seçim taşıdığı ve seçimin gerekçesinin kalite olmadığıdır. Hangi seçimin yapılması gerektiği bu ölçütün cevaplayabileceği bir soru değil.
Kuramsal mercekler
Bir alanın kendi listesini çoğullaştırma girişimleri sık yapılır ve sonuçları aynı olmaz. Üç açıklama bu girişimlerin nasıl tıkandığı konusunda ayrılıyor; her biri başka bir tıkanma biçimi öngörüyor.
Birinci açıklama sorunu listenin uzunluğunda görür: liste kısa olduğu için seçim zorunludur ve uzatıldığında sorun çözülür. Bu açıklamanın öngördüğü tıkanma yok denecek kadar azdır; girişim başarılı olur ve liste büyür. Bu açıklamayı sınamanın yolu, uzatılmış listelerde hattın biçiminin değişip değişmediğine bakmak.
İkinci açıklama sorunu hattın kendisinde görür: bir hat kurulduğunda her ekleme ona bağlanarak yapılır ve eklenen iş ancak hatla ilişkisi üzerinden anlatılabilir. Bu açıklamaya göre girişim, dışarıdakileri hattın öncülleri ya da karşıtları olarak içeri alır ve onları kendi sorularıyla değil hattın soruları içinden okur.
Üçüncü açıklama sorunu öğretim işinde görür: bir alanı öğretmek bir sıra gerektirir ve sıra bir hat üretir. Bu açıklamaya göre girişim ikinci bir hat kurar; eski liste yerinde kalır, yanına bir liste daha konur ve iki liste birbirine gönderme yapmadan yürür.
Üç öngörü aynı girişimde ayrı ayrı aranabilir. Listeye eklenen bir iş kendi sorusuyla mı anlatılıyor yoksa eski hattaki bir işe göre mi konumlandırılıyor, ve ortaya tek bir genişlemiş liste mi yoksa birbirine bakmayan iki liste mi çıkıyor?
Ölçek
Karşılaşma ölçeğinde hat bir izlencedir. Bir dönemin haftaları sayılıdır ve her hafta bir iş alır; eklemek çıkarmayı gerektirir. Bu ölçekte seçim görünür ve tartışılabilir, çünkü izlenceyi hazırlayan kişi bellidir ve ona sorulabilir.
Kurum ölçeğinde hat bir alan tanımıdır. Bir bölümün neyi kendi işi saydığı, kimi işe aldığı ve hangi çalışmayı kendi alanından saydığıyla belli olur. Burada seçimi yapan tek bir kişi yoktur ve sorulacak bir muhatap bulmak zorlaşır.
Toplum ölçeğinde hat bir köken anlatısıdır. Alanın nereden geldiği kısa bir hikâye olarak dolaşır ve hikâyede kimin bulunduğu artık kimsenin kararı gibi görünmez. Bu ölçekte hattın dışında kalanlar eksik değildir; hiç akla gelmez.
Basamaklar arasında bir sertleşme var. İzlenceden çıkarılan bir iş ertesi yıl geri konabilir; köken anlatısına girmemiş bir iş için geri konacak bir yer bulunmaz, çünkü anlatıda onun boşluğu da yoktur.
Türkiye'de metnin durduğu raf
Kütüphane ve kitapçı başlıkları Türkiye'de bu düzeneği elle tutulur hâlde tutuyor. Toplum üzerine yazılmış bir metin, başlığına göre bambaşka okurlara gidiyor: tarih rafındaki bir kitap bir tarihçiye, edebiyat rafındaki aynı konuyu işleyen bir metin bir edebiyat okuruna, fikir hareketleri başlığı altındaki bir derleme de başka birine.
Raf bir değerlendirme değil bir yönlendirme. Rafı belirleyen şey metnin içeriğinden çok künyesi, yazarının bilinen uğraşı ve yayınlandığı dizi oluyor. Bir sosyoloji öğrencisi kendi rafına bakarak ilerlediğinde, öteki raflardaki aynı soruyu çalışan metinlere hiç rastlamıyor ve rastlamadığını da bilmiyor.
Karşılaştırma için sorulacak olan, raf kuralının nerede ve nasıl kurulduğu: kimi yerde bir yayıncı dizisi, kimi yerde bir kütüphane sınıflandırması, kimi yerde bir üniversite bölümünün ders kataloğu aynı işi görüyor. Kuralın kaynağı değiştiğinde dışarıda kalanların kümesi de değişiyor ve bir yerde rafın dışında kalan bir iş başka bir yerde tam ortasında durabiliyor.
Bu bilgiyi nasıl biliyoruz?
Bir hattın neyi dışarıda bıraktığını hattın içinden görmek mümkün değil. Aşağıdaki kurulumlar dışarıda kalanı, listeye hiç bakmadan arıyor.
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışHattın dışında kalanları yetersiz bulunmuş saymak, açılış sahnesinde düşer.
Dört adayın hiçbiri kötü bulunmadı; dördü de başka bir rafa yazıldı ve gerekçelerin hiçbiri tek başına itiraz edilebilir değildi.
Yaygın yanlışYerleştirmeyi bir dışlama kararı saymak, mekanizmayı bulunmayan bir ana bağlar.
Karar tek tek ve makul gerekçelerle verilir; hiçbir aşamada bir hat kurma niyeti bulunması gerekmez.
Yaygın yanlışÇoğullaştırmayı listeye isim eklemek sanmak, ikinci açıklamanın gösterdiği tıkanmayı gözden kaçırır.
Eklenen iş hattın öncülü ya da karşıtı olarak anlatılıyorsa hat büyümüştür ve biçimi değişmemiştir.
Yaygın yanlışBu ölçütü bir listenin yanlışlığının kanıtı saymak, ölçütün yapamayacağı bir işi ona yüklemektir.
Ölçüt seçimin varlığını ve gerekçesinin kalite olmadığını gösterir; hangi seçimin doğru olduğunu söyleyemez.
Yaygın yanlışBir kavramın sorusunu doğru bulmuş olmayı, işin tamamlandığının işareti saymak bu kursun aletinin sınırını atlar.
Bulunan soru elde bulunan hattın sorusudur ve arama, başka yerlerde sorulmuş yakın soruları hiç yoklamamıştır.
Aklında kalsın
- Bir kanon bir kalite sıralaması değildir; taşıdığı iddia aidiyettir ve ölçüsü beğeni değil yerleşimdir.
- Sınır reddederek değil yerleştirerek korunur; dışarıda kalan iş yanlış sayılmaz, başka bir rafa yazılır.
- Tek soy anlatısı gerçek bir bağa dayanır: listedekiler birbirini gerçekten okumuştur ve dışarıdakiler okuyamamıştır.
- Döngü kapalıdır; listeye giren okunur, okunan gönderme alır, gönderme alan halka sayılır ve halka listede kalır.
- Soy ağacının kendisi bir bölümlemedir ve yapıldığı iş öğretimdir; öğretim sırası zamanla bir keşif sırası gibi okunur.
- Bu kursun aleti burada çatlar: bir kavramın sorusunu ararken bulunan şey, elde bulunan hattın sorusudur.
- Ölçüt iki adımlıdır ve ikincisi zorunludur: dışarıdaki iş, hattaki bir işle aynı soruyu çalışıyor muydu?
Sonraki derse köprü
Bu derste tek bir hattı köken anlatısı saymanın düzeneğini gördük ve bir şeyi söylemeden bıraktık: bir geleneği yakından okumak ile bir alanı tek gelenekle anlatmak aynı şey değil.
Fark ölçülebilir bir yerde duruyor. Bir gelenek, birçok gelenekten biri olarak okunduğunda kendi sorusu görünür kalır; hangi tartışmada, neye karşı ve neyi açıklamak için kurulduğu sorulabilir. Aynı gelenek alanın başlangıcı sayıldığında o soru silinir, çünkü başlangıcın karşısında duracak bir şey yoktur.
Sıradaki kurs tek bir geleneği yakından okuyor ve ilk dersi tarihsel materyalizm ile üretim tarzı kavramını alıyor. Orada bu dersin ölçütü doğrudan sınanacak: üretim tarzı hangi tartışmaya karşılık kuruldu, neyi açıklamak üzere öne sürüldü ve aynı dönemde aynı işi görmeye çalışan başka hangi öneriler vardı?