İçeriğe geç

HAZ-004-03·Akademik Okuma, Yazma ve Bilgi Okuryazarlığı

Etkili not, özet, fiş ve kavram haritası hazırlamak

hazırlık1.987 kelime≈ 13 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Aşağıdaki altı madde bu dersin taşıyıcıları.

  1. Not, metnin bir parçasının kopyası değil; metin okunduktan sonra geriye kalanın senin cümlelerinle yazılmış hâlidir.
  2. Bir notun sınavı basittir: kaynağa dönmeden anlaşılıyorsa nottur, anlaşılmıyorsa işaret.
  3. Dört alet dört ayrı iş görür — not senin metinle konuşman, özet metnin sıkıştırılması, fiş tek bir taşınabilir bilgi, kavram haritası ilişkilerin görünür kılınması.
  4. Her notun yanında kaynak izi durur: hangi metin, hangi sayfa ve bu satırın kime ait olduğu; alıntı, özet ve kendi fikrin ayrı işaretlerle yazılır.
  5. Kaynağı sonradan hatırlayacağını varsaymak en pahalı alışkanlıktır; birkaç saniyelik ihmal, aylar sonra saatlere mal olur.
  6. Kayıt tutmak yansız bir aktarım değil bir seçmedir; yazılmayan itiraz olmamış sayılır ve bu, notu kişisel bir alışkanlıktan bir konuma çevirir.

Açılış sahnesi

Bir kişi bir dönem boyunca dikkatle çalıştı. Okuduğu her metinde önemli yerlerin altını çizdi, kenarlara işaretler koydu, uzun alıntıları defterine geçirdi. Defter doldu.

Dönem sonunda bir ödev yazması gerekti ve defteri açtı.

Sayfalarda yüzlerce cümle vardı. Hangisinin hangi metinden geldiği çoğu yerde belirsizdi. Bazı cümlelerin neden yazıldığı hatırlanmıyordu. Bir alıntının kimin sözü olduğu, kaynağın kendi cümlesi mi yoksa aktardığı biri mi olduğu ayırt edilemiyordu.

Kişi hiçbir metni yeniden okumadan ödevi yazamadı. Aylarca not tutmuştu ve elinde bir kayıt yoktu; bir kopya vardı.

Bu derste ne olacak

Üç soruyla ilerleyeceğiz.

Birinci soru: bir not neyi taşırsa altı ay sonra hâlâ işe yarar? Cevap düşünüldüğünden kısa ve ihmal edildiğinde her şeyi götürüyor.

İkinci soru: elimizdeki dört alet — not, özet, fiş ve kavram haritası — hangi işler için var? Dördü de aynı şeyin farklı adı sanılıyor ve dördü farklı işler yapıyor; birini ötekinin yerine kullanmak, kazandığın zamanı sonradan iki katıyla geri ödemek demek.

Üçüncü soru: kaydı kim tutuyor? Bu soru kişisel çalışma düzeninden çıkıp doğrudan sosyolojiye açılıyor, çünkü bir şeyin nasıl olduğunu sonradan belirleyen şey çoğu zaman olan biten değil, yazılmış olan.

Aşağıdaki defterler, ödevler ve toplantılar kurgudur; iyi ve kötü kaydın farkını tek bir okumada görünür kılmak için yazıldılar.

Sıfır noktası — not, metnin kopyası değil senin işin

Altını çizmek bir işlem gibi hissettirir ve bir iş yapmaz. Elin çalışır, zihin çalışmaz.

Bir not, metinden alınan bir parça değil; metin okunduktan sonra geriye kalan şeyin senin tarafından yazılmış hâli.

Aradaki fark tek bir sınavla görülür: notunu kaynağa bakmadan okuyup anlıyorsan not almışsındır. Anlamak için kaynağa dönmen gerekiyorsa elinde bir işaret var, bir not değil.

Yaygın yanlışÇok not almanın iyi çalışmak olduğu sanılır.
Doğrusu

Notun değeri hacmiyle değil, sonradan kullanılabilirliğiyle ölçülür. Kullanılmayan not yazılmamış nottan daha kötüdür, çünkü yazılmış olduğu için güven verir ve arayan kişi orada bir şey bulacağını sanır.

Mekanizma — dört alet, dört ayrı iş

Dördü de kâğıda yazılır ve dördü farklı bir soruya cevap verir.

Not okurken tutulur ve senin metinle konuşmandır. Sorular, itirazlar, bağlantılar ve aklına gelen kullanım fikirleri buraya girer. Düzensiz olabilir; kişiseldir.

Özet metnin kendisini sıkıştırır. Amacı senin ne düşündüğünü değil, metnin ne söylediğini kaybetmeden küçültmektir.

Fiş tek bir bilgiyi tek bir yerde saklar. Bir kavram, bir bulgu, bir alıntı; yanında kaynağı. Fişin gücü taşınabilir olmasıdır: aynı fiş üç farklı ödevde kullanılabilir.

Kavram haritası ise ilişkileri gösterir. Notlar ve fişler biriktikten sonra kurulur; hangi kavramın hangisine bağlandığını, hangi tartışmanın nereden çıktığını görünür kılar.

Yaygın yanlışKavram haritasının okuma sırasında çıkarılacağı sanılır.
Doğrusu

Harita ilişkileri gösterir ve ilişkiler ancak yeterince malzeme biriktikten sonra görünür. Okurken çizilen harita çoğu zaman metnin içindekiler bölümünün kopyası olur; asıl işi, farklı metinlerden gelen parçalar bir araya geldiğinde görür.

Hangi alet ne zaman

Dört aleti bilmek yetmiyor; hangisinin ne zaman açılacağını bilmek gerekiyor. Karar tek bir soruyla veriliyor: bu metinle sonradan ne yapacaksın?

Metni yalnız anlamak için okuyorsan not yeter. Metni başkasına anlatacaksan ya da ileride ona geri döneceksen özet gerekir. Metinden bir parçayı başka bir işte kullanacaksan fiş açarsın. Birden çok metni bir arada düşünmen gerekiyorsa sıra kavram haritasına gelir.

Bu sıralamanın bir yönü var ve tersine işlemiyor: fişler notlardan, harita fişlerden doğar. Malzeme birikmeden çizilen harita boş çıkar.

Yaygın yanlışBir çalışma düzeninin bütün metinlere aynı biçimde uygulanması gerektiği sanılır.
Doğrusu

Aynı düzeni her metne uygulamak, düzeni olmamaktan daha yorucudur; okuma amacına göre alet değiştirmek bir tutarsızlık değil, düzenin kendisidir.

Bir notun taşımak zorunda olduğu şey

Notu kullanılabilir kılan tek bir alışkanlık var ve maliyeti çok düşük.

Bu üç ayrım için üç işaret kullanmak yeter: alıntıya tırnak, kendi özetine düz yazı, kendi fikrine köşeli parantez. Hangi işareti seçtiğin önemli değil; her defterde aynı olması önemli.

Yaygın yanlışKaynağı sonradan hatırlayacağını düşünmek yaygındır.
Doğrusu

Okuduğun anda kaynak apaçıktır ve bu apaçıklık birkaç gün sürer. Not, birkaç gün için değil, aylar sonrası için yazılır; o zaman elinde kalan tek şey kâğıtta yazılı olandır.

Bu bilgiyi nasıl biliyoruz?

Not tutmanın öğrenmeye ne yaptığı ölçülebilen bir şey ve HAZ-001'de kurduğumuz tekrar sistemiyle doğrudan bağlantılı.

Kaydı tutan ne olduğunu belirler

Şimdiye kadar konuştuğumuz her şey kendi masanla ilgiliydi. Aynı mantık masadan kalkıp bir odaya girdiğinde bambaşka bir şeye dönüşüyor.

Bir toplantı bittiğinde geriye iki şey kalır: insanların hatırladığı ve yazılmış olan. Zaman geçtikçe birincisi silinir, ikincisi kalır. Aradan aylar geçtiğinde "ne olmuştu" sorusunun cevabı, olan bitene değil tutulan kayda bakılarak verilir.

Bu, kayıt tutma işini teknik bir görev olmaktan çıkarıp bir konuma çeviriyor. Kaydı tutan kişi neyin önemli olduğuna, hangi itirazın yazıya geçeceğine ve hangi cümlenin kimin sözü sayılacağına karar veriyor.

Aynı mekanizma kurumlarda da işliyor ve orada sonuçları daha ağır. Bir kurumun ne yaptığı, sonradan yalnız tuttuğu kayıtlardan bilinir. Hangi başvurunun kaydedildiği, hangi şikâyetin bir forma girdiği ve hangi olayın hiçbir yere yazılmadığı, o kurumun tarihini yazan şeydir. Kaydedilmeyen, sonradan araştırmacının önüne de gelmez.

Yaygın yanlışKayıt tutmanın yansız bir aktarım olduğu sanılır.
Doğrusu

Her kayıt bir seçmedir: neyin yazılacağı, hangi ayrıntının atlanacağı ve hangi sözün kime atfedileceği kararlar zinciridir. Bu, kaydın değersiz olduğunu göstermez; kaydı okurken kimin tuttuğunu da sormak gerektiğini gösterir.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışNotun düzgün ve temiz olması gerektiği sanılır.
Doğrusu

Notun okunabilir olması yeter; güzel olması için harcanan zaman notun yaptığı işe hiçbir şey katmaz. Temize çekmek bir çalışma hissi verir ve çoğu zaman yeni bir şey üretmez.

Yaygın yanlışHer okunan metin için not tutulması gerektiği düşünülür.
Doğrusu

Bir metin yalnız bir şeyi öğrenmek için açıldıysa ve o şey öğrenildiyse not gerekmeyebilir. Not, ileride kullanılacak şey için tutulur; kullanılmayacağını bildiğin şey için tutulan not zaman alır ve arşivi kalabalıklaştırır.

Yaygın yanlışDijital ve kâğıt arasındaki seçimin sonucu belirlediği sanılır.
Doğrusu

Belirleyici olan araç değil, kaynak izinin yazılıp yazılmadığı ve notun kendi başına anlaşılır olup olmadığı. Aynı kötü not dijitalde de kâğıtta da kötüdür; arama kolaylığı bulmayı hızlandırır, anlamayı sağlamaz.

Yaygın yanlışKavram haritasının bir sunum aracı olduğu sanılır.
Doğrusu

Harita çizilirken düşünmeye yarar; başkasına göstermek için düzenlenmiş bir harita çoğu zaman çizenin kendi zihninde kurduğu bağlantıları kaybeder. İşe yarayan harita dağınık olanıdır, çünkü onu çizen kişi çizerken bir şey keşfetmiştir.

Aklında kalsın

Aşağıdaki altı madde bu dersin taşıyıcıları.

  1. Not, metnin bir parçasının kopyası değil; metin okunduktan sonra geriye kalanın senin cümlelerinle yazılmış hâlidir.
  2. Bir notun sınavı basittir: kaynağa dönmeden anlaşılıyorsa nottur, anlaşılmıyorsa işaret.
  3. Dört alet dört ayrı iş görür — not senin metinle konuşman, özet metnin sıkıştırılması, fiş tek bir taşınabilir bilgi, kavram haritası ilişkilerin görünür kılınması.
  4. Her notun yanında kaynak izi durur: hangi metin, hangi sayfa ve bu satırın kime ait olduğu; alıntı, özet ve kendi fikrin ayrı işaretlerle yazılır.
  5. Kaynağı sonradan hatırlayacağını varsaymak en pahalı alışkanlıktır; birkaç saniyelik ihmal, aylar sonra saatlere mal olur.
  6. Kayıt tutmak yansız bir aktarım değil bir seçmedir; yazılmayan itiraz olmamış sayılır ve bu, notu kişisel bir alışkanlıktan bir konuma çevirir.

Sonraki derse köprü

Buraya kadar okuduğunu içeri aldın ve kullanılabilir biçimde sakladın. Şimdi yön değişiyor: elindeki malzemeyle kendin bir şey söyleyeceksin.

Bir metin yazmak, biriktirdiğin notları sırayla dizmek değil. Bir sav kurmak, o savı taşıyacak paragrafları örmek ve savına karşı çıkacak en güçlü itirazı kendin bulup metnin içine almak demek. Bu sonuncusu, acemi metni ile olgun metni birbirinden ayıran şey: zayıf metin karşı savı görmezden gelir, güçlü metin onu kendisi getirir ve cevaplar.

Sıradaki derste paragrafın nasıl kurulduğunu, bir savın hangi parçalardan oluştuğunu ve karşı savın metne neden zarar değil güç verdiğini göreceğiz. HAZ-003'te öğrendiğin iddia–gerekçe–kanıt yapısı burada yazıya dönüşecek.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.