İçeriğe geç

HAZ-004-01·Akademik Okuma, Yazma ve Bilgi Okuryazarlığı

Kitap, makale, rapor, tez ve veri setini ayırt etmek

hazırlık2.079 kelime≈ 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bu dersten çıkarken elinde şunlar olsun.

  1. Belge türü bir biçim değil bir söz: her tür okuruna neyi garanti ettiğini ve neyi garanti etmediğini bildirir.
  2. Türler bir üstünlük sıralaması değil bir iş bölümüdür; çerçeve kitapta, sınama makalede, güncel sayı raporda, ayrıntılı yöntem tezde, kendi hesabın veri setinde.
  3. Bir belgenin birincil mi ikincil mi olduğu türünden bağımsızdır; ölçüt tek bir soru — bulguyu üretti mi, devraldı mı?
  4. Öğrenmek için ikincil kaynak kullanılır, bir iddiayı desteklemek için birincil kaynağa inilir; inilemiyorsa aktarım olduğu açıkça yazılır.
  5. Sosyolojide en güncel bilgi çoğu zaman gri literatürdedir ve orada durması geçicidir; indirdiğin anda kaydet, erişim tarihini yaz.
  6. Hangi bilginin hangi belgeye dönüştüğü kendiliğinden olmaz; bir konuda yayın bulunmaması, o konunun çalışılmadığını değil, senin aramanın oraya ulaşmadığını da gösterebilir.

Açılış sahnesi

Bir tartışmada birisi "araştırmaya göre" diyerek bir sayı söylüyor.

Sayının nereden geldiği soruluyor ve bir haber bağlantısı geliyor.

Habere bakılıyor: haber bir kurumun duyurusuna dayanıyor.

Duyuruya bakılıyor: duyuru o kurumun yayımladığı bir rapordan alınmış.

Rapora bakılıyor: raporun ilgili bölümü, başka bir kurumun anketinden aktarılmış ve o ankete bağlantı verilmemiş.

Zincirin sonunda ortada bir araştırma vardı ve kimse onu görmemişti. Herkes, kendisinden önceki halkanın doğru aktardığını varsaymıştı.

Bu ders o zincirin halkalarını tanımaya yarıyor: hangi belge kendi başına bir kanıt, hangisi bir aktarım ve hangi belge sana ne kadar söz veriyor.

Bu derste ne olacak

Önce belge türü kavramını bir biçim meselesi olmaktan çıkaracağız. Bir belgenin türü, sayfa sayısı ya da görünümü değil; kimin neyi denetlediğidir.

Sonra beş türü tek tek ayıracağız. Her tür okuruna başka bir güvence verir ve hiçbiri ötekinin yerine geçmez.

Ardından bir kaynağın kendi mi konuştuğu yoksa başkasını mı aktardığı ayrımını kuracağız. Açılıştaki zincirin çözümü burada.

Sonra akademik yayının dışında kalan ama sosyolojide sürekli kullanılan bir belge kümesine geleceğiz.

Bunu, bütün bu ayrımların hangi yollarla incelendiği izleyecek.

Dersi sosyolojik bir soruyla kapatacağız: hangi bilginin hangi belge türüne dönüştüğü kendiliğinden olmuyor ve bu, kimin sesinin duyulduğunu belirliyor.

Bu dersteki kurumlar, raporlar ve tartışmalar kurgudur; belge türlerinin farklı güvencelerini tek bir karşılaştırmada toplamak için düzenlendiler.

Sıfır noktası — belge türü bir biçim değil bir söz

İki metin aynı uzunlukta, aynı ciddiyette ve aynı dille yazılmış olabilir ve okuruna taşıdıkları güvence bambaşkadır.

Fark, metnin sana ulaşmadan önce kaç bağımsız gözden geçtiğinde ve o gözlerin neye baktığında.

Bu ayrımı kurmadan yapılan okuma, her metne aynı ağırlığı verir. Aynı ağırlığı vermek de sonuçta en yüksek sesle söyleneni en doğru saymak demektir.

Yaygın yanlışBir belgenin resmî görünmesinin güvenilirlik verdiği sanılır.
Doğrusu

Kapak tasarımı, kurum amblemi ve düzgün dizgi bir denetim işareti değildir. Denetimi gösteren şey biçim değil süreçtir: metnin kim tarafından, hangi aşamada ve hangi ölçütle incelendiği.

Mekanizma — beş belge türü, beş farklı söz

Şimdi türleri tek tek ayıralım. Her birinin ne vaat ettiğine ve neyi vaat etmediğine bakacağız.

Kitap uzun bir tartışmayı bütün hâlinde kurar. Gücü kapsamındadır: bir kuramı, bir tarihi ya da bir alanı baştan sona anlatabilir. Zayıflığı hızındadır; yazılması ve basılması uzun sürdüğü için en güncel bulguyu taşımaz. Akademik yayınevinden çıkan kitapla genel okura yönelik kitap aynı denetimden geçmez ve ikisi de kitap adını taşır.

Makale dar bir soruyu tek bir çalışmayla yanıtlar. Gücü, yöntemini ve sınırlarını açıkça yazmak zorunda olmasıdır; okur çalışmanın nasıl yapıldığını görebilir. Zayıflığı darlığıdır: tek bir makale bir alanın uzlaşması değil, o uzlaşmaya katkı yapan tek bir taştır.

Rapor bir kurumun kendi sorusuna cevap üretir. Gücü güncelliği ve ayrıntısıdır; çoğu zaman başka hiçbir yerde bulunmayan sayıları taşır. Zayıflığı, o kurumun bir amacı olmasıdır. Amaç kötü niyet demek değil: hangi soruların sorulduğunu, hangilerinin sorulmadığını ve sonucun nasıl çerçevelendiğini belirler.

Tez bir öğrencinin uzun soluklu bir araştırmasıdır ve bir jüri tarafından savunulmuştur. Gücü ayrıntısıdır; yöntem bölümleri genelde makalelerden çok daha açıktır ve başka hiçbir yerde toplanmamış veriler içerebilir. Zayıflığı, denetiminin dar bir jüriyle sınırlı kalması ve çoğu zaman geniş bir okur kitlesince hiç okunmamış olmasıdır.

Veri seti ham kaydın kendisidir; bir yorum taşımaz. Gücü budur: başkasının vardığı sonucu sen kendin sınayabilirsin. Zayıflığı da budur; veri hiçbir zaman kendi başına konuşmaz ve nasıl toplandığı bilinmeden okunamaz.

Veri setinin bir özelliği ayrıca söylenmeye değer: tek başına gelen veri okunamaz. Yanında hangi soruların sorulduğunu, kimin kapsandığını ve kategorilerin nasıl tanımlandığını anlatan bir belge gelir. O belge olmadan sayılar sayı olmaktan çıkmaz ve anlam kazanmaz.

Yaygın yanlışBir belge türünün ötekinden üstün olduğu sanılır.
Doğrusu

Türler bir sıralama değil bir iş bölümüdür. Kuramsal çerçeve için kitap, tek bir sınama için makale, güncel sayı için rapor, ayrıntılı yöntem için tez, kendi hesabını yapmak için veri seti. Yanlış olan tür değil, türün yanlış işte kullanılması.

Kendi mi konuşuyor, aktarıyor mu?

İkinci ayrım açılıştaki zinciri çözüyor ve türden bağımsız çalışıyor: her tür hem birincil hem ikincil olabilir.

Ölçüt basit: bu belge bulguyu üretti mi, yoksa devraldı mı?

Ayrımın türden bağımsız olduğunu görmek önemli, çünkü sezgi ters çalışıyor. Bir kurum raporu, kendi topladığı veriyi sunduğu bölümde birincildir ve başka çalışmaları özetlediği bölümde ikincil. Aynı belgenin iki sayfası iki farklı ağırlık taşır ve hangisini alıntıladığını bilmek okuyanın işi.

Yaygın yanlışİkincil kaynak kullanmanın kendiliğinden hata olduğu sanılır.
Doğrusu

Öğrenirken ikincil kaynak vazgeçilmezdir. Kural şu: öğrenmek için ikincil kaynak kullanılır, bir iddiayı desteklemek için birincil kaynağa inilir. Birincil kaynağa ulaşılamıyorsa iddia "şu kaynağa göre aktarılmıştır" biçiminde yazılır ve olduğundan güçlü gösterilmez.

Akademik yayının dışında kalanlar

Sosyolojide en çok kullanılan belgelerin bir kısmı ne kitaptır ne makale.

Gri literatürü sorunlu kılan şey içeriği değil izlenebilirliği. Bir yerde durur, bir gün kaldırılır, sürümü değişir ve neye atıf yaptığın belirsizleşir.

Bu bilgiyi nasıl biliyoruz?

Belgelerin nasıl üretildiği ve nasıl dolaştığı da incelenebilen bir şey.

Belgeler eşit dağılmaz

Buradan sonrası bu dersin sosyolojik kısmı ve dersin en kolay atlanan yeri.

Bir bilginin hangi belge türüne dönüşeceği yalnız bilginin niteliğine bağlı değil. Kimin yazdığına, hangi kurumda çalıştığına, hangi dili konuştuğuna ve hangi kaynaklara erişebildiğine de bağlı.

Bu, belge türlerini bir güvenilirlik sıralaması olarak okumanın neden eksik kaldığını gösteriyor. Sıralamanın üst basamakları herkese aynı uzaklıkta değil.

Yaygın yanlışBir konuda az sayıda akademik yayın bulunmasının o konunun az çalışıldığını gösterdiği sanılır.
Doğrusu

Bulunmayan yayın, yapılmayan çalışma anlamına gelmez. Çalışma yapılmış ve gri literatürde kalmış, yerel dilde yayımlanmış ya da hiç yazıya dökülmemiş olabilir. Boşluk bazen konunun değil, arama biçiminin boşluğudur.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışHakemden geçmiş bir metnin doğrulanmış olduğu sanılır.
Doğrusu

Denetim, açık hataların ve yöntem eksiklerinin ayıklanmasını sağlar; bulgunun doğruluğunu garanti etmez. Denetimden geçmiş çalışmalar da sonradan düzeltilir ve geri çekilir; bu, düzenin çalıştığının işaretidir.

Yaygın yanlışHam verinin yorumsuz olduğu için tarafsız olduğu düşünülür.
Doğrusu

Hangi sorunun sorulduğu, kimin sayıldığı, hangi kategorilerin kullanıldığı ve neyin hiç kaydedilmediği zaten birer karardır. Veri seti yorumsuzdur ve tarafsız değildir; yorumun bir kısmı toplama aşamasında yapılmıştır.

Yaygın yanlışTarihi eski olan kaynağın geçersiz olduğu sanılır.
Doğrusu

Sayılar eskir, kavramlar eskimez. Bir olgunun bugünkü büyüklüğü için güncel kaynak gerekir; o olgunun nasıl düşünüleceği için kurucu metin hâlâ geçerli olabilir. Kaynağın tarihi tek başına bir ölçüt değil, sorunun türüne bağlı bir ölçüt.

Yaygın yanlışBir belgenin uzunluğunun derinlik gösterdiği düşünülür.
Doğrusu

Uzunluk çoğu zaman türün gereğidir. Bir tez uzundur çünkü her adımı yazmak zorundadır; bir bülten kısadır çünkü duyurmak için yazılmıştır. Karşılaştırma uzunlukla değil, hangi soruya cevap verdikleriyle yapılır.

Aklında kalsın

Bu dersten çıkarken elinde şunlar olsun.

  1. Belge türü bir biçim değil bir söz: her tür okuruna neyi garanti ettiğini ve neyi garanti etmediğini bildirir.
  2. Türler bir üstünlük sıralaması değil bir iş bölümüdür; çerçeve kitapta, sınama makalede, güncel sayı raporda, ayrıntılı yöntem tezde, kendi hesabın veri setinde.
  3. Bir belgenin birincil mi ikincil mi olduğu türünden bağımsızdır; ölçüt tek bir soru — bulguyu üretti mi, devraldı mı?
  4. Öğrenmek için ikincil kaynak kullanılır, bir iddiayı desteklemek için birincil kaynağa inilir; inilemiyorsa aktarım olduğu açıkça yazılır.
  5. Sosyolojide en güncel bilgi çoğu zaman gri literatürdedir ve orada durması geçicidir; indirdiğin anda kaydet, erişim tarihini yaz.
  6. Hangi bilginin hangi belgeye dönüştüğü kendiliğinden olmaz; bir konuda yayın bulunmaması, o konunun çalışılmadığını değil, senin aramanın oraya ulaşmadığını da gösterebilir.

Sonraki derse köprü

Artık elindeki belgenin ne tür bir belge olduğunu ve sana ne kadar söz verdiğini ayırt edebiliyorsun. Sıradaki soru şu: onu nasıl okuyacaksın.

Akademik metinler baştan sona okunmak üzere yazılmaz. Belli bir düzenleri vardır ve o düzen, hangi soruyla geldiğine göre farklı bir okuma sırası önerir. Bir metnin sana yarayıp yaramadığını birkaç dakikada anlamanın bir yolu var ve bu yol, metni baştan okumaktan geçmiyor.

Sıradaki derste akademik metnin yapısını sökeceğiz: özet, giriş, yöntem, bulgular ve tartışma bölümleri ne işe yarar, hangisi neyi söyler, hangisini önce açman gerekir. Bir çalışmanın işine yarayıp yaramadığını anlamak için nereye bakacağını ve elindeki zamana göre okumayı nasıl kısaltacağını oradan itibaren kuracağız.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.