İçeriğe geç

HAZ-003-04·Eleştirel ve Bilimsel Düşünme

Safsatalar ve retorik ikna teknikleri

hazırlık1.958 kelime≈ 13 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Beş madde, bu dersin özü.

  1. Safsata bir yalan değil bir bağ sorunudur; tamamen doğru bir bilgi, tartışılan iddiaya değmediğinde safsata hâline gelir.
  2. Dört aile neredeyse hepsini kapsar: iddiayı değiştirmek, konuyu kişiye çevirmek, seçenekleri daraltmak ve dayanağı kaydırmak.
  3. Retorik ile safsata aynı şey değildir; bir teknik iddiayı anlaşılır kılıyorsa araçtır, iddianın yerine geçiyorsa safsatadır.
  4. Bir metinde safsata bulmak sonucunun yanlış olduğunu göstermez; doğru hamle gerekçeyi devre dışı bırakıp iddia için başka bir gerekçe istemektir.
  5. Bu listenin değeri savunmada değil kendi taslağında ortaya çıkar; kolaya kaçılan paragraf, iddianın en zayıf olduğu paragraftır.

Açılış sahnesi

Bir tartışma izliyorsun.

Birinci kişi diyor ki: bu mahalledeki ulaşım hattının saatleri, vardiyalı çalışanların işe yetişmesini zorlaştırıyor.

İkinci kişi cevap veriyor: yani şimdi herkese kapı önünde otobüs mü koyalım?

Kalabalık gülüyor. İkinci kişi tartışmayı kazanmış görünüyor.

Ama bir şeye dikkat et: birinci kişinin söylediği cümleye hiç cevap verilmedi.

Söylenen şey hattın saatleriyle ilgiliydi. Cevaplanan şey ise kimsenin söylemediği, açıkça saçma bir talep. İkinci kişi bir iddiayı çürütmedi; çürütmesi kolay olan başka bir iddia kurup onu çürüttü.

Buradaki hata bir bilgi eksikliği değil. Bir yer değiştirme.

Bu ders o yer değiştirmelerin haritasını çıkarıyor — ve bunu yaparken tam tersi bir tuzağa da bakıyoruz, çünkü safsata avcılığının kendisi bir safsataya dönüşebilir.

Bu derste ne olacak

Önce safsatanın ne olduğunu netleştireceğiz. Safsata bir yalan değil; iddia ile cevap arasındaki bağın kopması.

Sonra dört aileyi ayıracağız. Onlarca safsata adı var ve ezberlemek gereksiz; dördünü tanımak neredeyse hepsini yakalamaya yetiyor.

Ardından retorik ile safsatayı ayıracağız. Her ikna tekniği safsata değildir ve bu ayrım, dersi bir suçlama listesi olmaktan çıkarıyor.

Sonra en önemli tersine tuzağa geleceğiz: bir metinde safsata bulmak, o metnin yanlış olduğunu göstermez.

Son olarak yönü kendine çevireceğiz. Bu listenin asıl değeri savunmada değil kendi taslağında ortaya çıkıyor: hangi paragrafta kolaya kaçtığını gösteriyor.

Bu dersteki tartışmalar, toplantılar ve metinler kurgudur; her tekniğin nerede devreye girdiğini durdurup göstermek için düzenlenmişlerdir.

Sıfır noktası

Safsata, iddianın içeriğiyle değil bağlantısıyla ilgili bir bozulmadır.

Bir cümle tamamen doğru bilgi içerebilir ve yine de safsata olabilir; çünkü sorun bilginin doğruluğunda değil, o bilginin tartışılan iddiayı destekleyip desteklemediğinde.

Bir önceki iki derste kurduğumuz araçlar burada işe yarıyor. Safsataların çoğu ya gerekçe halkasını atlıyor ya da bir cümle türünü başka bir türün yerine koyuyor.

Yaygın yanlışSafsatanın yanlış bilgiyle aynı şey olduğu sanılır.
Doğrusu

Yanlış bilgi bir olgu sorunudur ve düzeltilerek çözülür. Safsata bir bağ sorunudur; bilgiyi düzeltmek onu çözmez, çünkü zaten doğru olan bir şey yanlış yere bağlanmıştır.

Mekanizma — dört aile

Safsata isimlerini ezberlemek yerine, ne yaptıklarına göre dört aileye ayırmak daha işe yarar.

Birinci aile iddiayı değiştirir. Karşı tarafın söylediği şey yerine, çürütülmesi kolay bir sürümü konur.

İkinci aile konuyu kişiye çevirir. İddianın içeriği yerine, iddiayı söyleyenin özellikleri tartışılır.

Burada ince bir ayrım var ve atlanırsa ders yanlış öğretilir. Bir kişinin çıkarını sormak her zaman safsata değildir: bir raporu kimin finanse ettiği, o raporun nasıl okunacağı konusunda meşru bir bilgidir. Safsata, çıkarın varlığının iddiayı çürütmeye yettiği varsayıldığında başlar.

Üçüncü aile seçenekleri daraltır. İkiden fazla ihtimal varken sanki iki tane varmış gibi sunulur.

Dördüncü aile dayanağı kaydırır. İddia, konuyla ilgisiz bir güce, duyguya ya da çoğunluğa bağlanır.

Retorik her zaman safsata değildir

Bu dersin en kolay yanlış anlaşılan yeri burası.

Bir metnin ikna edici olması bir kusur değildir. Örnek vermek, benzetme kurmak, sıralamayı düşünmek, bir cümleyi vurgulu bırakmak — bunlar iletişimin araçlarıdır ve iyi bir metin onları kullanır.

Ayrım şurada: retorik bir iddiayı anlaşılır kılıyorsa araçtır; iddianın yerine geçiyorsa safsatadır.

Yaygın yanlışİkna edici yazmanın dürüstlükten ödün vermek olduğu sanılır.
Doğrusu

Anlaşılırlık bir borçtur: okuyucunun iddiayı değerlendirebilmesi için önce onu anlaması gerekir. Sorun ikna etme çabasında değil, iddianın kendisinin sınanabilir bırakılıp bırakılmadığında.

Safsata avcılığının tuzağı

Şimdi dersin en önemli maddesine geliyoruz ve bu madde, listeyi bir silah olmaktan çıkarıyor.

Bir metinde safsata bulmak, o metnin sonucunun yanlış olduğunu göstermez.

Kötü gerekçelendirilmiş bir iddia doğru olabilir. Bir kişi doğru bir sonuca kötü bir yoldan varmış olabilir ve o sonucu reddetmek için ayrıca bir sebep gerekir.

Yaygın yanlışSafsata bulmanın tartışmayı bitirdiği sanılır.
Doğrusu

Safsata göstermek yalnız o gerekçeyi devre dışı bırakır; iddia hâlâ ayaktadır ve başka bir gerekçeyle savunulabilir. Doğru hamle şudur: bu gerekçe iddiayı taşımıyor, iddian için başka bir gerekçen var mı.

Bu bilgiyi nasıl biliyoruz?

Bu alanın kendi kanıt biçimleri var ve üçü de sosyolojik olarak ilginç.

Yönü kendine çevirmek

Bu dersin asıl faydası bir tartışmada üstünlük kurmak değil.

Kendi yazdığın bir metinde bu tekniklerden birine kaydığını fark etmek, karşı tarafta yüz tanesini bulmaktan daha değerli. Sebebi basit: kendi metnini düzeltebilirsin.

Kayma genellikle iddianın en zayıf olduğu yerde olur. Bir yerde gerekçen yetmiyorsa cümle kendiliğinden bir benzetmeye, bir çoğunluğa ya da karşı tarafın en zayıf sürümüne uzanır.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışSafsata adlarını bilmenin tartışmayı iyi yapmaya yettiği sanılır.
Doğrusu

Ad bilmek bir teşhis aracıdır ve tek başına bir cevap üretmez. Bir gerekçenin neden taşımadığını kendi cümlelerinle açıklayabilmek, adını söylemekten hem daha zordur hem daha ikna edicidir.

Yaygın yanlışKarşı tarafın niyetinin okunabileceği düşünülür.
Doğrusu

Bir metinde saman adam bulunması, yazarın bilerek çarpıttığını göstermez; çoğu çarpıtma, karşı görüşü yeterince dikkatli okumamaktan doğar. Niyet iddiası, kendisi kişiye yönelmenin bir biçimidir.

Yaygın yanlışDuygu içeren her gerekçenin geçersiz olduğu sanılır.
Doğrusu

Duygu bir tartışmada meşru olabilir: bir düzenlemenin insanlara ne hissettirdiği, o düzenlemenin sonucuyla ilgili gerçek bir bilgidir. Geçersiz olan, duygunun tartışılan sorunun yerine geçmesidir.

Yaygın yanlışBu tekniklerin yalnız kötü niyetli kişilerce kullanıldığı düşünülür.
Doğrusu

Neredeyse hepsi zaman baskısı altında ve iyi niyetle yapılır; insan bir iddiayı savunurken en hızlı ulaşılabilir gerekçeye uzanır ve o gerekçe çoğu zaman en zayıf olandır.

Yaygın yanlışBir tartışmada hiç safsata bulunmamasının o tartışmanın verimli olduğunu gösterdiği sanılır.
Doğrusu

Kusursuz kurulmuş iki argüman da birbirine hiç değmeden ilerleyebilir; taraflar aynı kelimeyi farklı tanımlarla kullanıyorsa ortada bir safsata yoktur ve tartışma yine boşa gider. Biçimsel temizlik, konuşmanın aynı konu üzerinde olduğunu garanti etmez.

Aklında kalsın

Beş madde, bu dersin özü.

  1. Safsata bir yalan değil bir bağ sorunudur; tamamen doğru bir bilgi, tartışılan iddiaya değmediğinde safsata hâline gelir.
  2. Dört aile neredeyse hepsini kapsar: iddiayı değiştirmek, konuyu kişiye çevirmek, seçenekleri daraltmak ve dayanağı kaydırmak.
  3. Retorik ile safsata aynı şey değildir; bir teknik iddiayı anlaşılır kılıyorsa araçtır, iddianın yerine geçiyorsa safsatadır.
  4. Bir metinde safsata bulmak sonucunun yanlış olduğunu göstermez; doğru hamle gerekçeyi devre dışı bırakıp iddia için başka bir gerekçe istemektir.
  5. Bu listenin değeri savunmada değil kendi taslağında ortaya çıkar; kolaya kaçılan paragraf, iddianın en zayıf olduğu paragraftır.

Sonraki derse köprü

Buraya kadar konuştuğumuz her şey metnin içindeydi: iddia nasıl kurulmuş, gerekçe var mı, hangi bağ kopmuş.

Şimdi metinden çıkıp okuyana bakıyoruz.

Bir safsatanın işe yaraması için okuyanın ona açık olması gerekir ve insan zihni bazı yanlışlara sistematik biçimde açıktır. Kendi görüşünü destekleyen bilgiyi daha kolay kabul eder, aksini daha sıkı sorgular. Elindeki ilk sayıya fazla bağlanır. Hatırlaması kolay olanı daha yaygın sanır.

Sonraki ders bu eğilimleri kuruyor. Bilişsel önyargıları ve doğrulama eğilimini göreceğiz ve buradaki en rahatsız edici bulguyla karşılaşacağız: bu eğilimler bilgiyle azalmıyor, hatta bazı durumlarda bilgi arttıkça güçleniyor. Bu derste öğrendiğin teknikler orada yeni bir anlam kazanacak — çünkü en çok işe yarayan safsata, dinleyicinin zaten inanmak istediği şeyi söyleyendir.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.