İçeriğe geç

HAZ-003-01·Eleştirel ve Bilimsel Düşünme

İddia, gerekçe, kanıt ve sonuç

hazırlık1.971 kelime≈ 13 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bu dersin taşıdığı beş şey.

  1. Bir cümle ikna ediyorsa sorulacak soru hangi parçasının ikna ettiğidir; çoğu zaman ikna eden şey kanıt değil akıcılıktır.
  2. Tam bir iddia dört parçadan oluşur — iddia, kanıt, gerekçe ve sonuç — ve genellikle yalnız birincisi ile ikincisi yazılır.
  3. Gerekçe en çok gizlenen parçadır çünkü yazanı için apaçıktır; tartışmaların büyük kısmı veri eksikliğinden değil, yazılmamış gerekçeden sürer.
  4. Çürütücü koşul iddiayı zayıflatmaz; sınırsız iddia güçlü değil sınanamazdır ve sınanamayan cümle doğru olduğu için değil boş olduğu için ayakta kalır.
  5. Kanıtın gücü sayısında değil, hangi rakip açıklamayı elediğindedir; her açıklamayla uyumlu bir gözlem hiçbirini desteklemez.

Açılış sahnesi

Bir cümle okuyorsun ve ikna oluyorsun.

"Bu mahallede güvenlik kameraları arttı, çünkü sakinler kendilerini güvensiz hissediyor."

Cümle akıcı. Bir sebep sunuyor, mantıklı duruyor ve itiraz edilecek bir yeri yokmuş gibi geliyor.

Şimdi cümleyi ikiye ayır.

Birinci parça bir gözlem: kamera sayısı arttı. Bu ölçülebilir bir şey.

İkinci parça bir açıklama: çünkü insanlar güvensiz hissediyor. Bu da ölçülebilir ama cümlede ölçülmemiş; yalnız söylenmiş.

Aralarında görünmeyen üçüncü bir parça var ve asıl iş onu taşıyor: güvensizlik hissinin kamera kurdurduğu varsayımı.

O varsayım yazılmadığı için tartışılamıyor. Oysa kameraları kurduran şey bir sigorta koşulu, bir kredi şartı ya da bir yönetici kararı da olabilirdi.

Bu ders o görünmeyen parçayı görünür kılıyor.

Bu derste ne olacak

Önce bir iddianın dört parçasını ayıracağız. Dördü de her cümlede vardır; yalnız üçü genellikle yazılmaz.

Sonra en çok gizlenen parçaya odaklanacağız: gerekçe. Kanıt ile iddiayı birbirine bağlayan şey odur ve bir tartışmanın gerçekten koptuğu yer neredeyse her zaman orasıdır.

Ardından kanıtın kendisine bakacağız. Bir şeyin kanıt sayılması için ne gerekir ve aynı gözlem neden iki iddiayı birden destekleyebilir.

Sonra çoğu kişinin atladığı bir parçayı ekleyeceğiz: çürütücü koşul. Bir iddiayı zayıflatmaz, güçlendirir.

Son olarak bu dört parçayı bir metin üzerinde ayırmayı deneyeceğiz.

Buradaki mahalle, kurum ve haber sahneleri kurgudur; bir cümlenin hangi parçasının yükü taşıdığını göstermek için düzenlenmişlerdir.

Sıfır noktası

Bir cümle seni ikna ediyorsa, sorulacak soru şu: hangi parçası ikna ediyor.

Çoğu zaman ikna eden şey kanıt değil, akıcılık. Cümle tanıdık bir kalıba oturuyorsa zihin onu tamamlanmış sayar ve eksik parçaları kendisi doldurur.

Yaygın yanlışAnlaşılır bir cümlenin gerekçeli olduğu sanılır.
Doğrusu

Anlaşılırlık bir dil özelliğidir; gerekçelilik bir yapı özelliği. Bir cümle çok net olabilir ve iddiayı kanıta bağlayan halkayı hiç içermeyebilir; netlik o boşluğu görünmez kılar.

Mekanizma — dört parça

Her tam iddia dört parçadan oluşur ve bir metni denetlemenin en hızlı yolu bu dördünü ayırmaktır.

Dördüncü parça sonuçtur: iddianın kabul edilmesi hâlinde ne yapılması ya da ne düşünülmesi gerektiği.

Yaygın yanlışTartışmaların veri eksikliğinden sürdüğü sanılır.
Doğrusu

Süren tartışmaların büyük kısmında veri ortaktır ve taraflar aynı sayıya bakar. Ayrılık, o sayının neyi gösterdiğine dair yazılmamış varsayımdadır; veri eklemek o varsayımı değiştirmez ve tartışma aynı yerde döner.

Gerekçe — en çok gizlenen parça

Gerekçe neden yazılmaz? Çünkü onu yazan kişi için apaçıktır.

Bir uzman kendi alanının gerekçelerini içselleştirmiştir ve onları söylemek gereksiz hatta acemice gelir. Aynı gerekçe, alan dışından biri için hiç apaçık değildir ve tartışmanın kilitlendiği yer tam orasıdır.

Gerekçeyi görünür kılmanın tek bir sorusu var ve her metinde işe yarıyor: bu kanıtın bu iddiayı göstermesi için başka neyin doğru olması gerekir.

Bu dördüncü parça çoğu metinde hiç bulunmaz ve bulunmaması bir güç işareti sanılır. Tersi geçerli: sınırı yazılmamış bir iddia, her duruma uyduğu için hiçbir durumu açıklamaz.

Yaygın yanlışBir iddiaya sınır koymanın onu zayıflattığı düşünülür.
Doğrusu

Sınırsız iddia güçlü değil, sınanamazdır. "Bu her zaman böyledir" diyen bir cümleyi yanlışlayacak hiçbir gözlem yoktur ve yanlışlanamayan bir cümle, doğru olduğu için değil boş olduğu için ayakta kalır.

Kanıt ne zaman kanıttır

Bir gözlemin kanıt sayılması için üç koşul gerekir ve üçü de sık atlanır.

Birincisi ilgililik: gözlem, iddianın konusuna gerçekten değmeli. İkincisi güvenilirlik: gözlemin kendisi doğru biçimde elde edilmiş olmalı. Üçüncüsü ayırt edicilik: gözlem, rakip açıklamalardan en az birini elemeli.

Üçüncüsü en zoru ve en önemlisi. Her açıklamayla uyumlu olan bir gözlem, hiçbirini desteklemez.

Yaygın yanlışÇok sayıda kanıtın güçlü kanıt anlamına geldiği sanılır.
Doğrusu

Aynı yönde on zayıf gözlem, bir ayırt edici gözlemden daha az iş görür. Kanıtın gücü sayısında değil, hangi rakip açıklamayı elediğindedir; hiçbirini elemeyen bir yığın, yalnız hacim yaratır.

Gerekçe ne kadar taşır

Bir gerekçenin var olması yetmiyor; ne kadar ağırlık taşıdığı da ayrı bir soru ve bu soru genellikle hiç sorulmuyor.

Bazı gerekçeler kanıttan iddiaya zorunlu bir geçiş kurar: kanıt doğruysa iddia da doğrudur, başka türlüsü mümkün değildir. Bu tür bağlar sosyal bilimde nadirdir ve genellikle tanım gereği doğru oldukları için bir şey öğretmezler.

Çoğu gerekçe ise olasılıklı bir geçiş kurar: kanıt doğruysa iddia muhtemelen doğrudur, ama başka bir açıklama da hâlâ ayakta kalabilir. Böyle bir bağın gücü, kaç rakip açıklamanın elendiğine bağlıdır ve o sayı arttıkça bağ güçlenir.

Yaygın yanlışBir bağın ya geçerli ya geçersiz olduğu sanılır.
Doğrusu

Gerekçeler bir açma kapama düğmesi değil bir ölçek üzerinde durur ve bir metni değerlendirirken sorulacak soru "bu bağ doğru mu" değil, "bu bağ ne kadar ağırlık taşıyabilir" olmalıdır.

Dört parçayı bir metinde ayırmak

Şimdi bu dördünü birlikte kullanalım. Bir metni denetlemenin sırası şöyle.

Önce iddiayı bul. Metnin savunduğu, karşısına "hayır" denebilecek cümle hangisi.

Sonra kanıtı işaretle. Hangi gözlem, veri ya da kayıt sunulmuş.

Ardından gerekçeyi ara ve büyük olasılıkla bulamayacaksın; o zaman kendin yaz. Bu kanıtın bu iddiayı göstermesi için ne doğru olmalı.

Son olarak çürütücü koşulu sor: yazar hangi durumda iddiasından vazgeçerdi.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışBir iddiaya karşı çıkmanın kanıtı reddetmek olduğu sanılır.
Doğrusu

Üç ayrı itiraz yeri vardır: kanıtın kendisi yanlış olabilir, gerekçe geçersiz olabilir ya da ikisi doğruyken iddia bunlardan çıkmıyor olabilir. Hangisine itiraz ettiğini söylemeyen bir karşı çıkış, tartışmayı ilerletmez.

Yaygın yanlışKaynak göstermenin gerekçeyi de sağladığı düşünülür.
Doğrusu

Bir kaynağa dayanmak, o kaynağın söylediğinin senin iddianı desteklediğini göstermez. Araya giren halka yine gerekli: kaynağın bulgusu ile senin sonucun arasındaki bağ ayrıca kurulmalıdır ve en sık kırılan yer burasıdır.

Yaygın yanlışİddiası olmayan bir metnin tarafsız olduğu sanılır.
Doğrusu

Bir metin iddia kurmadan da bir sonuca yönlendirebilir: neyi anlattığı, neyi anlatmadığı ve hangi sırayla anlattığı bir yön verir. Açıkça kurulmuş bir iddia tartışılabilir; ima edilmiş bir iddia tartışılamaz ve bu, onu daha tarafsız değil daha kapalı yapar.

Aklında kalsın

Bu dersin taşıdığı beş şey.

  1. Bir cümle ikna ediyorsa sorulacak soru hangi parçasının ikna ettiğidir; çoğu zaman ikna eden şey kanıt değil akıcılıktır.
  2. Tam bir iddia dört parçadan oluşur — iddia, kanıt, gerekçe ve sonuç — ve genellikle yalnız birincisi ile ikincisi yazılır.
  3. Gerekçe en çok gizlenen parçadır çünkü yazanı için apaçıktır; tartışmaların büyük kısmı veri eksikliğinden değil, yazılmamış gerekçeden sürer.
  4. Çürütücü koşul iddiayı zayıflatmaz; sınırsız iddia güçlü değil sınanamazdır ve sınanamayan cümle doğru olduğu için değil boş olduğu için ayakta kalır.
  5. Kanıtın gücü sayısında değil, hangi rakip açıklamayı elediğindedir; her açıklamayla uyumlu bir gözlem hiçbirini desteklemez.

Sonraki derse köprü

Bir iddianın parçalarını ayırabiliyorsun. Artık bir metne baktığında neyin savunulduğunu, neye dayandırıldığını ve aradaki halkanın yazılıp yazılmadığını görebilirsin.

Ama bir metnin her cümlesi iddia değil ve hepsini aynı ölçüyle tartmak yeni bir hataya götürür.

Bir cümle bir şeyin nasıl göründüğünü anlatıyor olabilir. Bir başkası neden öyle olduğunu açıklıyor olabilir. Üçüncüsü ne anlama geldiğini yorumluyor, dördüncüsü iyi mi kötü mü olduğunu değerlendiriyor olabilir.

Sonraki ders bu dördünü ayırıyor. Betimleme, açıklama, yorum ve değerlendirme aynı paragrafta yan yana durabilir ve karıştırıldıklarında en sık şu olur: bir değerlendirme, bir bulgu gibi okunur. Bu dersin dört parçası orada bir kez daha işe yarayacak, çünkü dördünün her biri farklı türde bir kanıt ister ve birinin kanıtını ötekine sunmak, bu derste gördüğün gerekçe boşluğunun bir başka biçimidir.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.