Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bu dersin bıraktığı beş nokta.
- Disiplinlerarası çalışmak uzman toplamak değil soruyu ortak kurmaktır; ayırt edici işaret, bir alanın bulgusu değiştiğinde ötekinin analizinin de değişmek zorunda kalmasıdır.
- Problemi kurmanın dört adımından üçüncüsü — mekanizmaları birbirine bağlamak — neredeyse her zaman atlanır ve atlandığında geriye müdahale önerisi üretemeyen bir faktör listesi kalır.
- Sınır ihlali, bir aracı çalışmadığı bir soruya taşımaktır ve genellikle bir başarıdan sonra, iyi niyetle yapılır.
- Bir kavramı ödünç almak meşrudur; varsayımlarını geride bırakarak almak, açıklamayı bir benzetmeye çevirir.
- Her soru genişletilmeyi hak etmez; dar ve iyi tanımlı bir soruda tek alanın derinliği, iki alanın yüzeysel toplamından fazlasını verir.
Açılış sahnesi
Bir belediye, bir mahalledeki su tüketiminin neden yüksek olduğunu araştırmak için bir ekip kuruyor. Ekipte bir mühendis, bir iktisatçı ve bir sosyolog var.
Üç ay sonra üç rapor geliyor.
Mühendisin raporu şebekedeki kayıpları ve bina içi tesisat sorunlarını anlatıyor. İktisatçının raporu tarife yapısını ve fiyat esnekliğini çözümlüyor. Sosyoloğun raporu hanelerdeki su kullanım alışkanlıklarını ve kalabalık hane yapısını anlatıyor.
Üçü de iyi rapor. Üçü de doğru.
Ama masaya konduklarında hiçbiri ötekine değmiyor. Kayıp oranı ile tarife arasında bir bağ kurulmamış; hane yapısı ile kayıp arasında da öyle. Üç rapor, tek bir soruya üç ayrı cevap değil; üç ayrı soruya üç cevap.
Buradaki hata uzman seçiminde değil. Ekip kurulurken tek bir şey atlanmış: soru ortak kurulmamış.
Bu ders o adımı öğretiyor.
Bu derste ne olacak
Önce iki şeyi ayıracağız: yan yana çalışmak ile birlikte çalışmak. Aradaki fark ekibin bileşiminde değil, sorunun kuruluşunda.
Sonra bir problemi disiplinlerarası kurmanın adımlarını göreceğiz. Dört adım var ve üçüncüsü neredeyse her zaman atlanıyor.
Ardından ters yöne, sınır ihlallerine bakacağız. Bir alanın aracını çalışmadığı bir soruya zorlamak, disiplinlerarasılığın taklidi.
Sonra kavram ödünçlemeye geleceğiz. Bir kavramı başka bir alandan almak meşrudur; koşullarını almadan almak değildir.
Son olarak ters soruyu soracağız: ne zaman tek bir disiplinle kalmak daha doğru.
Buradaki ekip, proje ve rapor sahneleri kurgudur; bir işbirliğinin tam olarak nerede koptuğunu göstermek üzere yazılmışlardır.
Sıfır noktası
Disiplinlerarası çalışmak uzman toplamak değil, soruyu ortak kurmaktır.
Uzmanları bir araya getirmek kolaydır ve çoğu zaman yapılan budur. Herkes kendi sorusunu sorar, kendi yöntemiyle cevaplar ve raporlar yan yana dizilir. Ortaya çıkan şey bir sentez değil bir yığın.
Yaygın yanlışDisiplinlerarasılığın bir ekip bileşimi meselesi olduğu sanılır.
Bileşim gerekli ve yetersizdir. Belirleyici olan, ortak bir sorunun yazılıp yazılmadığı ve o soruda her alanın hangi parçayı üstlendiğinin baştan belirlenip belirlenmediğidir.
Mekanizma — problemi ortak kurmanın dört adımı
Bir problemi disiplinlerarası kurmanın dört adımı var ve sırası önemli.
Birinci adım, olguyu adlandırmadan tarif etmek. Henüz "kayıp sorunu" ya da "davranış sorunu" demeden, gözlenen şeyin ne olduğunu yazmak.
İkinci adım, olası mekanizmaları listelemek. Her disiplin kendi mekanizmasını önerir ve liste bilerek uzun tutulur; eleme sonraki adımda yapılır.
Üçüncü adım — en çok atlanan adım — mekanizmaları birbirine bağlamak. İki mekanizma aynı anda çalışıyorsa hangisi ötekini güçlendiriyor, hangisi zayıflatıyor.
Dördüncü adım, her mekanizma için hangi verinin ayırt edici olduğunu belirlemek. Yani hangi gözlem, iki açıklamadan birini eler.
Yaygın yanlışÇok sayıda faktör bulmanın iyi bir sonuç olduğu sanılır.
Uzun bir faktör listesi çoğu zaman analizin bittiği yer değil, başlamadığı yerdir. Bir açıklamanın işe yaraması için faktörlerin birbirine nasıl bağlandığının ve hangisinin nerede baskın olduğunun yazılması gerekir.
Sınır ihlali — aracı zorlamak
Şimdi ters yöne bakalım. Disiplinlerarasılığın taklidi, bir alanın aracını çalışmadığı bir soruya taşımak.
İhlal genellikle iyi niyetle ve bir başarıdan sonra yapılır: bir araç bir yerde çok işe yaramıştır ve her yerde işe yarayacağı varsayılır.
Yaygın yanlışBir yöntemin bir yerde işe yaramasının onu genel geçer kıldığı sanılır.
Her yöntem belirli koşullar altında çalışır ve o koşullar çoğu zaman yazılmaz, çünkü ilk uygulandıkları yerde kendiliğinden vardır. Bir aracı taşırken sorulacak ilk soru şudur: bu araç orada neyin üstünde duruyordu.
Kavram ödünçlemenin bedeli
Kavramlar da taşınır ve taşınırken bir şey kaybederler.
Yaygın yanlışBir kavramın kulağa uyması onun uyduğu anlamına gelir sanılır.
Kulağa uyma bir dil olayıdır; kavramın uyup uymadığı ise onun varsayımlarının o alanda karşılanıp karşılanmadığına bağlıdır. Bir kavramı ödünç alırken sorulacak soru "buraya yakışıyor mu" değil, "buradaki koşullar onun çalışması için gerekli olanı sağlıyor mu" olmalıdır.
Bu bilgiyi nasıl biliyoruz?
Disiplinlerarası çalışmanın kendine özgü kanıt biçimleri var ve her birinin bir zorluğu var.
İşbirliğini ayakta tutan iki şey
Ortak soru kurulduktan sonra bile işbirliği dağılabiliyor ve dağılma neredeyse hep aynı iki yerden geliyor.
Birincisi ortak sözlük. Aynı kelime iki alanda farklı şey demek olduğunda taraflar aynı cümleyi kurup ayrı şeyler anladıklarını aylarca fark etmeyebiliyor.
İkincisi karar hakkı. Bulgular çeliştiğinde kimin karar vereceği baştan belirlenmemişse, tartışma bir çözüme değil sessiz bir çekilmeye gider.
Ne zaman tek disiplin daha doğru
Disiplinlerarasılık her zaman daha iyi değil ve bunu söylemek bu dersin dürüstlük borcu.
Bir soru dar ve iyi tanımlıysa, tek bir alanın derinliği iki alanın yüzeysel toplamından fazlasını verir. Ayrıca birlikte çalışmanın bir maliyeti var: ortak dil kurmak zaman alır ve o zaman analizden düşer.
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışDisiplinlerarası çalışmanın herkesin her şeyi bilmesini gerektirdiği sanılır.
Gerektirmez ve zaten mümkün değildir. Gereken şey her katılımcının kendi aracının sınırını bilmesi ve ötekinin bulgusunu okuyabilecek kadar ortak dil kurmasıdır; derinlik kendi alanında kalır.
Yaygın yanlışOrtak bir sonuç çıkmamasının başarısızlık olduğu düşünülür.
İki alanın bulgusu çeliştiğinde bu çoğu zaman en verimli andır: çelişki, iki açıklamanın farklı koşullarda geçerli olduğunu ya da birinin varsayımının burada karşılanmadığını gösterir. Uzlaştırmak için aceleyle ortalama almak, o bilgiyi yok eder.
Yaygın yanlışSınır ihlalinin yalnız acemilerin hatası olduğu sanılır.
Tam tersine, en sık kendi alanında çok başarılı olanlar yapar: bir araç onların elinde gerçekten iyi çalışmıştır ve o başarı, aracın koşullarını görünmez kılar. Bir yöntemi taşırken duyulan güven, dikkat edilmesi gereken işaretin kendisidir.
Aklında kalsın
Bu dersin bıraktığı beş nokta.
- Disiplinlerarası çalışmak uzman toplamak değil soruyu ortak kurmaktır; ayırt edici işaret, bir alanın bulgusu değiştiğinde ötekinin analizinin de değişmek zorunda kalmasıdır.
- Problemi kurmanın dört adımından üçüncüsü — mekanizmaları birbirine bağlamak — neredeyse her zaman atlanır ve atlandığında geriye müdahale önerisi üretemeyen bir faktör listesi kalır.
- Sınır ihlali, bir aracı çalışmadığı bir soruya taşımaktır ve genellikle bir başarıdan sonra, iyi niyetle yapılır.
- Bir kavramı ödünç almak meşrudur; varsayımlarını geride bırakarak almak, açıklamayı bir benzetmeye çevirir.
- Her soru genişletilmeyi hak etmez; dar ve iyi tanımlı bir soruda tek alanın derinliği, iki alanın yüzeysel toplamından fazlasını verir.
Sonraki derse köprü
Bu dersle birlikte sosyal bilimler haritası tamamlandı. Hangi disiplinin hangi soruyu sorduğunu, sınırların nerede verimli olduğunu ve nerede ihlal edildiğini biliyorsun.
Ama haritanın her yerinde tekrarlanan bir şey vardı ve onu hep varsaydık: bir iddianın nasıl kurulduğu.
Her bölümde "bu bulgu şunu gösteriyor" dedik, "bu açıklama şunu eliyor" dedik. Bunların hepsi bir akıl yürütme yapısına dayanıyor ve o yapı henüz açılmadı.
Sonraki kurs oradan başlıyor. Bir iddianın parçalarını — iddianın kendisi, gerekçesi, dayandığı kanıt ve vardığı sonuç — tek tek ayıracağız. Bu dört parçayı ayırabilmek, bundan sonraki her derste okuyacağın metni denetleme aracın olacak; haritayı okumayı öğrendin, şimdi haritadaki cümleleri tartmayı öğreneceksin.