İçeriğe geç

ESD-501-02·Sınıf, Tabakalaşma ve Toplumsal Hareketlilik

Marx, Weber ve çağdaş sınıf şemaları

temel2.913 kelime≈ 19 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Sınıf şeması, meslekleri belirli bir kuramsal ölçüte göre sınıflara yerleştiren bir kuraldır; şema seçimi araştırmanın sonucunu değiştirebilir.
  2. Marx'ta sınıf, üretim araçlarıyla kurulan ilişkiden ve sömürüden doğar; küçük burjuvazi, kendi araçlarıyla kendi hesabına çalışanları kapsar.
  3. Weber, sınıfı piyasaya getirilen mülk, beceri ve diplomaya dayanan yaşam şanslarıyla tanımlar ve mülksüz ama bilgisiyle ayrıcalıklı bir kesimi de tanır.
  4. Wright'ın çelişkili sınıf konumu, yöneticilerin ve uzmanların aynı anda birden fazla sınıfın özelliklerini taşıdığını anlatır.
  5. Goldthorpe'un şeması, ücretlileri iş ilişkisinin türüne göre ayırır: hizmet ilişkisi uzun vadeli güveni ve kariyeri, iş sözleşmesi ise ölçülen emek karşılığı ücreti anlatır.
  6. Mikro sınıf yaklaşımı, tek tek meslekleri kendi kapanma kuralları ve kültürleriyle gerçek sınıflar olarak ele alır.
  7. Türkiye'de esnaf, küçük burjuvazi kategorisinin içindeki büyük farklılıkları ve şemaların kendi hesabına çalışanları yerleştirmekte yaşadığı güçlüğü gösterir.

Açılış sahnesi

Zerrin, bir üniversitenin araştırma merkezinde çalışan genç bir sosyolog. Bir hane anketi için Ankara'da dört katlı bir apartmanın kapılarını çalıyor. Formun son sayfasında, her yetişkinin mesleği soruluyor ve Zerrin, akşam ofiste bu yanıtları bir sınıf koduna çevirecek.

Birinci katta, borçla kendi taksi plakasını yeni almış bir şoför oturuyor. İkinci katta, bir devlet hastanesinde başhemşire olarak çalışan bir kadın; otuz hemşirenin nöbet çizelgesini o hazırlıyor. Üçüncü katta, evden çalışan serbest bir grafik tasarımcı; bu ay üç müşterisi var, gelecek ay kaç tane olacağını bilmiyor. Çatı katında ise emekli bir fabrika işçisi; emekli maaşı yetmediği için mahallenin köşesinde bir büfe işletiyor.

Akşam Zerrin, ekranındaki kodlama kılavuzuna bakıyor ve tereddüt ediyor. Kılavuzun bir sürümünde şoför "küçük işletme sahibi", başhemşire "alt düzey yönetici", tasarımcı "kendi hesabına çalışan uzman" sayılıyor. Danışmanının önerdiği başka bir şemada ise sorular farklı: Kim kimin emeğini denetliyor? Kim aylık maaşla, kim iş başına para alıyor? Aynı apartmandaki dört insan, hangi şemayı kullandığına göre farklı sınıflara düşüyor.

Bu derste ne olacak

Bu derste anlatılan sahneler ve örnek durumlar kurgudur; hiçbiri bir kayıttan alınmamıştır.

Kölelikten kasta, zümreden sınıfa uzanan karşılaştırmada sınıfın yasa önünde kimseye kapıyı kapatmadığını, ama gündelik işleyişte kapıların yine de aralık kaldığını görmüştük. Kuramlar kursunda da Marx'ın sömürü ve sınıf mücadelesi kavramlarını, Weber'in piyasa durumu ve statü grubu ayrımını ayrı ayrı görmüştük. Bu derste o iki geleneği karşı karşıya koyuyor ve onlardan doğan, bugün araştırmalarda gerçekten kullanılan sınıf şemalarına geçiyoruz.

Önce bir sınıf şemasının ne olduğunu ve neden gerektiğini, sonra Marx'ın ve Weber'in sınıfı neye dayanarak tanımladığını, ardından Erik Olin Wright'ın, John Goldthorpe'un ve mikro sınıf yaklaşımının çağdaş çözümlerini inceleyeceğiz. Sonunda Zerrin'in apartmanına geri döneceğiz.

Sıfır noktası — sınıfı saymak için önce tanımlamak gerekir

Gündelik dilde "orta sınıf", "işçi sınıfı" ya da "zenginler" derken çoğu zaman gelir düzeyini kastederiz. Ama sosyologlar için sınıf, bir gelir diliminden fazlasıdır: insanların geçimlerini nasıl sağladığını, iş hayatında hangi ilişkiler içinde durduğunu ve bu ilişkilerin onlara hangi olanakları sağlayıp hangilerini kapattığını anlatır. İki kişi aynı parayı kazanabilir; ama biri kendi dükkânının sahibiyken öbürü bir şirkette vardiyalı çalışıyorsa, iş güvenceleri, gelecek beklentileri ve çıkarları çok farklı olabilir.

Bir toplumun sınıf yapısını incelemek ya da sınıfın sağlık, eğitim veya oy verme davranışı üzerindeki etkisini ölçmek isteyen bir araştırmacı, çok sayıda farklı mesleği yönetilebilir bir kategori kümesine çevirmek zorundadır. Bu çeviri kuralına sınıf şeması denir.

Mekanizma — Marx'ta sınıf, mülkiyet ve sömürü

Marx'a göre sınıflar, üretim araçlarıyla kurulan ilişkiden doğar. Kapitalizmde iki temel sınıf vardır: üretim araçlarına sahip olan ve başkalarının emeğini satın alan burjuvazi, ve üretim araçlarına sahip olmadığı için emek gücünü satmak zorunda kalan işçi sınıfı. Kuramlar kursunda gördüğümüz sömürü kavramı, bu ilişkinin kalbidir: işçinin ürettiği değerin bir kısmı, ücret olarak ona dönmez ve sermaye sahibinde kalır.

Marx'ın şemasında bu iki büyük sınıfın arasında üçüncü bir grup da vardır.

Marx, sınıfları sistemli biçimde tanımlamayı hiçbir zaman bitiremedi. Kapital'in üçüncü cildinin son bölümü, "sınıflar" başlığıyla açılır ve birkaç paragraf sonra yarım kalır. Bu yarım bölüm, sonraki kuşak Marksist sosyologlara büyük bir soru bıraktı: Ne sermaye sahibi ne de sıradan işçi olan yöneticiler, mühendisler, öğretmenler ve memurlar nereye yerleşir?

Weber'de sınıf, piyasa ve yaşam şansı

Weber, Marx'ın mülkiyet vurgusunu reddetmedi; ama sınıfı daha geniş bir zemine yerleştirdi. Weber dersinde gördüğümüz piyasa durumu kavramına göre, insanların sınıfı, piyasaya ne getirdiklerine bağlıdır: mülk, sermaye, ama aynı zamanda beceri, diploma ve uzmanlık. Bir avukat ile bir hamal ikisi de mülksüzdür; ama piyasaya getirdikleri bilgi ve belge çok farklı yaşam şansları üretir.

Weber, kendi zamanının toplumunda birbirinden ayrılabilecek dört büyük toplumsal sınıf saydı: bir bütün olarak işçi sınıfı, küçük burjuvazi, mülkü olmayan aydınlar ve uzmanlar, ve mülkiyet ile eğitim sayesinde ayrıcalıklı olanlar. Bu sıralamadaki üçüncü grup, Marx'ın şemasında yeri belirsiz kalan kesimi doğrudan tanır: mülkü yoktur ama bilgisiyle ayrıcalıklıdır.

Weber'e göre bir sınıfı gerçek bir toplumsal grup yapan şey, aynı zamanda içindeki insanların birbirine ve kuşaklar arasında kolayca geçebilmesidir. Bir öğretmenin çocuğunun mühendis olması sık rastlanan bir geçişse, bu iki meslek aynı toplumsal sınıfın içinde sayılabilir. Bu düşünce, sonraki derslerde inceleyeceğimiz hareketlilik araştırmalarının kuramsal zeminini oluşturur.

Çağdaş çözüm: Wright ve çelişkili konumlar

Amerikalı sosyolog Erik Olin Wright, yetmişlerin sonundan itibaren Marx'ın sınıf kuramını yeni orta sınıfları kapsayacak biçimde yeniden kurmaya çalıştı. Türkiye derslerindeki gelir, servet ve sınıf yapısı dersinde onun yaklaşımına kısaca değinmiştik; burada kavramı bir şema olarak ele alıyoruz.

Çağdaş çözüm: Goldthorpe ve iş ilişkisinin türü

İngiliz sosyolog John Goldthorpe ve meslektaşları, yetmişlerin sonunda Weberci bir geleneğe dayanan bir sınıf şeması geliştirdi. Bu şema, sonraki on yıllarda Avrupa'daki karşılaştırmalı hareketlilik araştırmalarının en yaygın aracı oldu; İngiltere'nin resmî istatistiklerinde kullanılan sosyoekonomik sınıflandırma da onun üzerine kuruldu.

Goldthorpe'un sorusu, kimin neye sahip olduğundan çok, insanların işverenleriyle nasıl bir ilişki içinde çalıştığıydı. Önce işverenler, kendi hesabına çalışanlar ve ücretliler birbirinden ayrılır. Ücretlilerin içinde ise belirleyici olan, iş sözleşmesinin türüdür.

Çağdaş çözüm: meslekler sınıf olarak

Doksanların sonunda Amerikalı sosyologlar David Grusky ve Kim Weeden, büyük sınıf şemalarının gerçek toplumsal grupları göstermediğini ileri sürdü. Onlara göre insanların kendini tanımladığı, birlikte örgütlendiği ve çocuklarına aktardığı birimler, "orta sınıf" gibi geniş kategoriler değil, belirli mesleklerdi.

Ölçüt nerede yanlış çalışıyor

Sınıf şemaları güçlü araçlardır, ama kendi kör noktaları vardır.

İlk sorun, şemaların büyük çoğunluğunun ücretli ve kayıtlı bir iş yapan kişi üzerine kurulmasıdır. Ev işi yapan, kayıt dışı çalışan, işsiz kalan ya da birkaç işi aynı anda yürüten insanları yerleştirmek zordur. Bu kesimin büyük olduğu toplumlarda, şemalar nüfusun önemli bir kısmını belirsiz bırakabilir.

İkinci sorun, sınıfın bireye mi haneye mi atfedileceğidir. Uzun süre hanenin sınıfı, erkek "aile reisinin" mesleğinden çıkarıldı; kadınların çalışması görmezden gelindi. Feminist sosyologların eleştirileri, bu varsayımı sarstı ve hanede birden fazla gelir sahibinin konumunu birlikte hesaba katan yöntemlerin gelişmesine yol açtı.

Üçüncü sorun, şemaların bir ülkenin iş dünyasına göre tasarlanıp başka bir ülkeye taşınmasıdır. Avrupa'nın sanayi toplumları için geliştirilmiş bir şema, esnafın, kendi hesabına çalışanların ve kayıt dışı işlerin daha yaygın olduğu bir toplumda farklı sonuçlar verebilir.

Kuramsal mercekler

Sınıf şemalarının arkasında birbirinden farklı sınıf anlayışları yatar.

İlişkisel ve çatışmacı mercek, Marx'tan Wright'a uzanan çizgide, sınıfları birbirine bağımlı ve çıkarları çatışan konumlar olarak görür. Bir sınıfın kazancı, başka bir sınıfın kaybına bağlıdır; sınıf analizi bu yüzden sömürünün ve tahakkümün nasıl işlediğini açıklamaya yöneliktir.

Weberci ve piyasa merkezli mercek, Goldthorpe'un şemasında olduğu gibi, sınıfları piyasadaki ve iş yerindeki konumlara göre farklılaşan yaşam şanslarıyla tanımlar. Bu bakış, sömürü iddiasında bulunmadan, farklı iş ilişkilerinin farklı gelecek olanakları ürettiğini ölçmeye odaklanır.

Kültürel ve çok boyutlu mercek ise sınıfı yalnız iş ilişkisiyle değil, kültürel birikimle, toplumsal ağlarla ve yaşam tarzıyla birlikte düşünür. Yeni yüzyılın ikinci on yılının ilk yarısında İngiltere'de, Mike Savage'ın yürüttüğü ve BBC ile birlikte yapılan büyük bir çevrimiçi anket, ekonomik, kültürel ve toplumsal kaynakları birlikte ölçerek yeni bir sınıf haritası önerdi; ama katılımcıların kendi istekleriyle anketi doldurması, örneklemin temsil gücü konusunda ciddi eleştiriler aldı.

Zerrin'in apartmanı bu mercekler altında farklı görünür. İlki, başhemşirenin hemşirelerin emeği üzerindeki denetimini öne çıkarır. İkincisi, tasarımcının güvencesiz iş ilişkisini ve gelecek beklentisinin belirsizliğini ölçer. Üçüncüsü ise büfe işleten emekli işçinin, okuduğu gazeteden arkadaşlarının kim olduğuna kadar, sınıfını bir yaşam biçimi olarak taşıdığını görür.

Ölçek

Bireyin hayatında sınıf şeması, bir anket formundaki tek bir kod gibi görünür. Ama o kod, kişinin sağlığından çocuğunun okul başarısına kadar pek çok sonuçla ilişkilendirilir ve kişinin kendi algısıyla örtüşmeyebilir.

Kurumlar ve araştırma toplulukları düzeyinde, hangi şemanın kullanılacağı bir kurumsal karardır. İstatistik kurumlarının benimsediği meslek sınıflamaları, hangi sınıf analizlerinin kolayca yapılabileceğini belirler.

Ülkeler arası karşılaştırmalarda ise ortak bir şema kullanmak zorunludur; ama ortak şema, her ülkenin kendine özgü iş yapısını aynı kalıba sokar. Avrupa'da ülkeler arası karşılaştırma için Goldthorpe'un şemasından türetilmiş ortak bir sınıflandırma geliştirilmesi, bu gerilimin içinden çıkmanın bir yoluydu.

Türkiye'de esnaf

Türkiye'nin sınıf yapısını şemalara yerleştirmeye çalışan araştırmacıların karşılaştığı en büyük sorulardan biri, esnaf ve kendi hesabına çalışanlardır. Bakkal, kasap, berber, terzi, tamirci, kuaför ve küçük atölye sahipleri, kendi meslek odalarında örgütlenir ve kendi hesabına çalışanlara özgü bir sosyal güvenlik düzenine bağlıdır. Avrupa'nın sanayileşmiş ülkelerinin çoğuyla karşılaştırıldığında, Türkiye'de kendi hesabına çalışanların ve küçük işletmelerin çalışan nüfus içindeki ağırlığı daha yüksektir; ancak kentleşme, zincir mağazaların yayılması ve ücretli çalışmanın artmasıyla bu ağırlık on yıllar içinde azaldı.

Marx'ın şemasında bu kesim küçük burjuvazi, Goldthorpe'un şemasında ise küçük işletme sahipleri ve kendi hesabına çalışanlar olarak yer alır. Ama esnafın içi son derece farklılaşmıştır. Birkaç şubesi olan bir kuyumcu ile mahallede tek başına çalışan bir ayakkabı tamircisi, aynı kategoriye düşer. Pek çok küçük esnafın geliri, bir fabrika işçisinin ücretinden düşük olabilir; buna karşılık işini kendi yönetmesi, kendi saatlerini belirlemesi ve dükkânını çocuğuna bırakabilme ihtimali, ona işçiden farklı bir güven ve kimlik duygusu verir.

Türkiye'de esnafın sınıf konumu, siyasal tartışmalarda da önemli bir yer tutar. Bazı araştırmacılar esnafı, güçlü bir yerel dayanışmaya ve muhafazakâr değerlere sahip, devletin ve büyük sermayenin arasında kendine yer açan bir orta katman olarak tanımlar. Başkaları ise esnafın büyük kısmının, gelir ve güvence bakımından işçilerden çok farklı olmadığını, ama kendini işçi olarak görmediği için onlarla ortak bir sınıf bilinci geliştirmediğini vurgular. Marx'ın öngördüğü erime ile esnafın kendi kimliğini koruma direnci, Türkiye'de birlikte gözlemlenebilir.

Bu bilgiyi nasıl biliyoruz?

Sınıf şemalarının ne kadar işe yaradığı, onları kullanan araştırmaların sonuçlarıyla sınanır.

Yaygın hatalar

Aklında kalsın

  1. Sınıf şeması, meslekleri belirli bir kuramsal ölçüte göre sınıflara yerleştiren bir kuraldır; şema seçimi araştırmanın sonucunu değiştirebilir.
  2. Marx'ta sınıf, üretim araçlarıyla kurulan ilişkiden ve sömürüden doğar; küçük burjuvazi, kendi araçlarıyla kendi hesabına çalışanları kapsar.
  3. Weber, sınıfı piyasaya getirilen mülk, beceri ve diplomaya dayanan yaşam şanslarıyla tanımlar ve mülksüz ama bilgisiyle ayrıcalıklı bir kesimi de tanır.
  4. Wright'ın çelişkili sınıf konumu, yöneticilerin ve uzmanların aynı anda birden fazla sınıfın özelliklerini taşıdığını anlatır.
  5. Goldthorpe'un şeması, ücretlileri iş ilişkisinin türüne göre ayırır: hizmet ilişkisi uzun vadeli güveni ve kariyeri, iş sözleşmesi ise ölçülen emek karşılığı ücreti anlatır.
  6. Mikro sınıf yaklaşımı, tek tek meslekleri kendi kapanma kuralları ve kültürleriyle gerçek sınıflar olarak ele alır.
  7. Türkiye'de esnaf, küçük burjuvazi kategorisinin içindeki büyük farklılıkları ve şemaların kendi hesabına çalışanları yerleştirmekte yaşadığı güçlüğü gösterir.

Sonraki derse köprü

Bu derste sınıfı tanımlamanın farklı yollarını karşılaştırdık ve hepsinin, insanların iş hayatındaki konumuna baktığını gördük. Ama Zerrin'in apartmanındaki dört insanın hayatlarını belirleyen tek şey meslekleri değil: kimi kirada oturuyor, kimi kendi evinde; kimin bankada birikimi var, kimin borcu; kimin ailesinden kalacak bir mülk var, kimin hiçbir şeyi yok. Sonraki ders, sınıfın bu ikinci yüzüne dönüyor: gelir ile servet arasındaki farkı, mülkiyetin ve mirasın eşitsizliği nasıl kuşaklar boyunca taşıdığını ve bütün bunların insanların sağlıktan eğitime kadar yaşam şanslarını nasıl biçimlendirdiğini inceliyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.