Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Pek çok sapma biçimi modern toplumlarda kötülükten hastalığa doğru bir yolculuk geçirdi; bu dönüşüm suçlamayı azaltırken uzman gözetimini artırabilir.
- Zola'nın tıbbi toplumsal denetim kavramı, tıbbın neyin normal sayılacağını belirleme ve davranışları düzenleme gücünü anlatır.
- Tıbbileştirmenin itici güçleri zamanla değişti; hekimlerin yanına ilaç şirketleri, sigorta kuruluşları, hasta dernekleri ve tüketiciler eklendi.
- İlaçlaştırma, gündelik sıkıntıların ilaçla çözülmesi gereken sorunlar olarak görülmesidir; hastalık pazarlaması ise tanı sınırlarının ürün satışını artırmak için genişletilmesini anlatır.
- Tıbbisizleştirme, bir durumun tanı kategorilerinden çıkarılmasıdır ve çoğu zaman o durumu yaşayanların mücadelesiyle gerçekleşir.
- Illich'in tıbbi nemesis kavramı, tıbbın klinik, toplumsal ve kültürel düzeylerde zarar üretebileceğini gösterir; ama tıbbileştirme pek çok insan için bir tanınma da olabilir.
- Türkiye'de saç ekimi ve sağlık turizmi, bir yaşlanma belirtisinin tıbbi bir müdahale ve bir piyasa ürünü hâline gelmesinin örneğidir.
Açılış sahnesi
Bir ilkokulun ikinci sınıfında, öğretmen Gülay Hanım veli toplantısından sonra Can'ın annesini bir kenara çekiyor. Can derste yerinde oturamıyor, sık sık kalkıp pencereye gidiyor, arkadaşlarının sözünü kesiyor ve ödevlerini yarım bırakıyor. Öğretmen, bir çocuk psikiyatristine görünmelerini öneriyor; belki bir dikkat sorunu vardır, diyor.
Akşam, Can'ın annesi bunu ailesine anlatıyor. Babaanne itiraz ediyor: «Bu çocuğun babası da böyleydi. Biraz yaramaz, büyüyünce geçer.» Baba, çocuğun sabahları erken kalkmak zorunda kaldığını, okulun bahçesinin küçük olduğunu ve teneffüslerin çok kısa olduğunu söylüyor. Teyze ise kendi oğlunun bir tanı aldıktan sonra ilaçla çok rahatladığını, okul başarısının yükseldiğini anlatıyor.
Birkaç hafta sonra Can, bir hastanede değerlendiriliyor ve bir tanı alıyor. Annesi, bir yandan rahatlıyor; artık çocuğunun neden böyle olduğunu açıklayan bir adı var ve öğretmen de ona farklı davranmaya başlıyor. Öbür yandan bir soru aklını kurcalıyor: oğlunun durumu bir hastalık mı, yoksa yerinde duramayan bir çocuğun, uzun ders saatleri ve kalabalık sınıflarla tanışmasının sonucu mu? Belki ikisi birden.
Bu derste ne olacak
Bu derste anlatılan sahneler ve örnek durumlar kurgudur; hiçbiri bir kayıttan alınmamıştır.
Hastalık deneyimini ele aldığımız dersten sonra, bu derste bir adım geriye çekilip daha temel bir soruyu soruyoruz: bir durumun hastalık sayılıp sayılmayacağına nasıl karar verilir? Temel derslerde tıbbîleşmeyi, bir durumun muafiyet sağlayan bir alana taşınması olarak görmüştük. Toplumsal cinsiyet ve beden dersinde ise tıbbileştirmeyi, daha önce tıbbın dışında kalan hayat olaylarının ve davranışların tıbbi sorunlar olarak tanımlanması olarak ele almıştık. Bu derste bu süreci, tanı kategorilerinin nasıl doğduğu, genişlediği ve daraldığı üzerinden ayrıntılı biçimde inceleyeceğiz.
Önce tıbbın bir toplumsal denetim kurumu olarak nasıl işleyebildiğini, sonra tıbbileştirmeyi kimlerin ve hangi çıkarların ilerlettiğini, ardından tanıların neden geri çekilebildiğini ve tıbbın kendisinin nasıl zarar verebileceğini ele alacağız. En sonda, tıbbileştirmenin yalnız bir sorun değil, aynı zamanda bir kazanım da olabileceğini tartışacağız.
Sıfır noktası — kötülükten hastalığa
Bir şeye verilen ad, ona verilecek tepkiyi de seçer. Aynı davranış, bir dönemde günah, başka bir dönemde suç, bir başka dönemde hastalık olarak tanımlanabilir. Amerikalı sosyologlar Peter Conrad ve Joseph Schneider, seksenlerin başında yayımladıkları bir kitapta, modern toplumlarda pek çok sapma biçiminin kötülükten hastalığa doğru bir yolculuk geçirdiğini ileri sürdü: alkolizm, bağımlılık, bazı çocukluk davranışları ve bazı ruhsal durumlar, ahlaki ya da hukuki bir sorun olmaktan çıkıp tıbbi bir sorun olarak görülmeye başlandı.
Amerikalı sosyolog Irving Zola, yetmişlerin başında yazdığı bir makalede bu dönüşümün toplumsal sonuçlarına dikkat çekti.
Mekanizma — tanı kategorileri nasıl genişler?
Tıbbileştirme, yalnız hekimlerin kendi alanlarını genişletme isteğinden doğmaz. Conrad, sonraki çalışmalarında, tıbbileştirmenin itici güçlerinin zamanla değiştiğini ileri sürdü. Bir dönem hekimler ve uzmanlık dernekleri belirleyiciyken, sonraki dönemlerde ilaç şirketleri, sigorta kuruluşları, hasta dernekleri ve tüketiciler de bu sürecin önemli aktörleri hâline geldi.
İlaç sanayisinin bu süreçteki rolü, özel bir kavramla tartışılır.
Avustralyalı gazeteci Ray Moynihan ve meslektaşları, iki binli yılların başında yayımlanan bir makalede, bazı şirketlerin ilaç satışlarını artırmak için hastalıkların sınırlarını genişletme çabalarını eleştirdi.
Tanıların daralması ve tıbbın zararları
Tıbbileştirme tek yönlü bir süreç değildir. Bazı durumlar, toplumsal mücadeleler, yeni bilgiler ve değişen değerler sonucunda tıbbın alanından çıkarılır.
Tanı kategorileri bazen de beklenmedik yönlerde genişler.
Okulun öğrenme üzerindeki tekelini sorgulayan Illich, aynı sertlikte bir eleştiriyi hastaneye ve hekime de yöneltti.
Ölçüt nerede yanlış çalışıyor
Tıbbileştirme eleştirisi güçlü bir bakış açısı sunar; ama bu eleştiriyi her duruma uygulamak yanıltıcı olabilir.
Birincisi, tıbbileştirme her zaman olumsuz değildir. Pek çok insan için bir tanı almak, yaşadıkları zorluğun gerçek olduğunun tanınması, tedaviye ve haklara erişim ve kendilerini suçlamaktan kurtulma anlamına gelir.
İkincisi, tıbbileştirme eleştirisi, gerçek ve ağır hastalıkları ya da tedavinin gerçek faydalarını küçümseme riski taşır. Dikkat ve davranış güçlükleri gibi tartışmalı tanılar bile, bazı çocuklar ve aileleri için gerçek ve çözüm bekleyen sorunlara karşılık gelir.
Üçüncüsü, tıbbileştirme süreçleri, hastaları ve aileleri yalnız pasif kurbanlar olarak gösterme tehlikesi taşır. Oysa pek çok tanı, hastaların ve hasta derneklerinin kendileri tarafından talep edilmiş ve mücadeleyle kazanılmıştır.
Kuramsal mercekler
Tıbbileştirme araştırmalarında üç soru öne çıkar: kim denetliyor, kim kazanıyor ve tanıyı alan ne yaşıyor?
Toplumsal denetim damarı, Zola ve Conrad'ın izinden giderek tıbbın neyin normal sayılacağını belirleme gücünü ve bu gücün insanların davranışlarını nasıl düzenlediğini inceler.
Ekonomi politik damarı, ilaç sanayisinin, sigorta sistemlerinin ve sağlık piyasalarının tanı kategorilerinin genişlemesindeki rolünü ve hangi çıkarların hangi tanıları ilerlettiğini sorgular.
Hasta deneyimi ve hareketler damarı ise insanların tanıları nasıl karşıladığını, talep ettiğini ya da reddettiğini, hasta derneklerinin tanı kategorileri üzerindeki mücadelelerini ve tanıların insanların kimliklerine nasıl yerleştiğini inceler.
Can'ın ailesindeki tartışmada bu üç sorunun izi de var: öğretmenin uzmana yönlendirmesi okulun düzenini koruyan bir mekanizma olarak, teyzenin ilaç deneyimi bir piyasanın parçası olarak, annenin hissettiği rahatlama ise bir tanının getirdiği tanınma olarak okunabilir.
Ölçek
Birey ölçeğinde, bir tanı, kişinin kendine bakışını, ilişkilerini, haklarını ve gelecek planlarını değiştirebilir.
Kurum ölçeğinde, okullar, iş yerleri, hastaneler ve sigorta kuruluşları, tanıların hangi sonuçlar doğuracağını belirler: bir tanı bir izin hakkı, bir destek hizmeti ya da bir dışlanma nedeni olabilir.
Toplum ve dünya ölçeğinde ise tanı el kitapları, ilaç pazarları ve sağlık politikaları, hangi durumların hastalık sayılacağını ülkeler arasında yayar ve değiştirir; bir ülkede tanı olarak kabul edilen bir durum, başka bir ülkede hayatın olağan bir parçası olarak görülebilir.
Türkiye'de saç ekimi ve sağlık turizmi
Türkiye, son on yıllarda saç ekimi başta olmak üzere estetik ve kozmetik tıbbi işlemlerde uluslararası bir merkez hâline geldi. İstanbul'un havalimanlarında, başlarında saç ekimi sonrası bantlarla dolaşan yabancı yolcular, gündelik manzaranın bir parçası oldu. Klinikler, uçak bileti, otel ve tercüman hizmetini içeren paketler sunuyor; sosyal medyada önce ve sonra fotoğrafları yaygın biçimde paylaşılıyor.
Bu olgu, tıbbileştirmenin çağdaş bir biçimini gösterir. Saç dökülmesi, uzun süre yaşlanmanın ve erkekliğin olağan bir parçası olarak görüldü. Bugün ise giderek daha fazla insan için tıbbi bir müdahaleyle çözülebilecek bir sorun olarak tanımlanıyor. Bu dönüşümde hekimler kadar, klinikler, aracı şirketler, sosyal medya reklamları ve güzellik normları da rol oynuyor. İşlem bir hastalığı tedavi etmiyor; ama tıbbi bir mekânda, tıbbi uzmanlarla ve tıbbi bir dille gerçekleşiyor.
Bu konuda farklı değerlendirmeler vardır. Savunanlar, saç ekiminin insanların kendilerini daha iyi hissetmesini sağladığını, özgüveni artırdığını, sağlık turizminin ülke ekonomisine önemli katkı yaptığını ve Türkiye'deki hekimlerin bu alanda uluslararası düzeyde deneyim kazandığını vurgular. Eleştirenler ise denetimsiz kliniklerde yapılan işlemlerin sağlık riskleri taşıdığını, sosyal medya aracılığıyla yayılan güzellik normlarının saç dökülmesini bir kusura dönüştürdüğünü ve tıbbi uzmanlığın giderek daha fazla bir tüketim ürününe dönüştüğünü belirtir. Estetik tıbbi işlemlerin reklamını sıkı biçimde sınırlayan düzenlerin yanına konduğunda, buradaki sektörün büyümesi, tıbbileştirme ile piyasanın ne kadar iç içe geçebileceğini gösterir.
Bu bilgiyi nasıl biliyoruz?
Tıbbileştirmenin izini sürmek için araştırmacılar başka başka belgelere ve tanıklıklara başvurur.
Yaygın hatalar
Aklında kalsın
- Pek çok sapma biçimi modern toplumlarda kötülükten hastalığa doğru bir yolculuk geçirdi; bu dönüşüm suçlamayı azaltırken uzman gözetimini artırabilir.
- Zola'nın tıbbi toplumsal denetim kavramı, tıbbın neyin normal sayılacağını belirleme ve davranışları düzenleme gücünü anlatır.
- Tıbbileştirmenin itici güçleri zamanla değişti; hekimlerin yanına ilaç şirketleri, sigorta kuruluşları, hasta dernekleri ve tüketiciler eklendi.
- İlaçlaştırma, gündelik sıkıntıların ilaçla çözülmesi gereken sorunlar olarak görülmesidir; hastalık pazarlaması ise tanı sınırlarının ürün satışını artırmak için genişletilmesini anlatır.
- Tıbbisizleştirme, bir durumun tanı kategorilerinden çıkarılmasıdır ve çoğu zaman o durumu yaşayanların mücadelesiyle gerçekleşir.
- Illich'in tıbbi nemesis kavramı, tıbbın klinik, toplumsal ve kültürel düzeylerde zarar üretebileceğini gösterir; ama tıbbileştirme pek çok insan için bir tanınma da olabilir.
- Türkiye'de saç ekimi ve sağlık turizmi, bir yaşlanma belirtisinin tıbbi bir müdahale ve bir piyasa ürünü hâline gelmesinin örneğidir.
Sonraki derse köprü
Bu derste hangi durumların hastalık sayılacağını kimlerin belirlediğini tartıştık. Bu sorunun merkezinde, hekimlerin ve öbür sağlık meslek gruplarının bilgisi ve yetkisi duruyor. Hekimler, hemşireler, eczacılar ve öbür sağlık çalışanları arasındaki ilişkiler nasıl örgütlenir? Bir meslek, kendi alanında uzmanlık tekelini nasıl kurar ve korur? Hastaneler ve sağlık kurumları, hastalar ile sağlık çalışanları arasındaki güç ilişkilerini nasıl biçimlendirir? Sonraki ders, sağlık mesleklerini, kurumlarını ve güç ilişkilerini ele alıyor.