İçeriğe geç

ALN-403-07·Eğitim Sosyolojisi

Dijital eğitim, gölge eğitim ve yaşam boyu öğrenme

temel2.453 kelime≈ 16 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Öğrenme giderek okulun duvarlarının dışına taşıyor; bu genişleme fırsatlar sunar, ama eşitsizlikleri de taşır.
  2. İkinci düzey dijital uçurum, aynı cihaza sahip olanlar arasında kullanım becerisi ve amacı farklarını anlatır.
  3. Öğrenme analitiği, ayrıntılı geri bildirim sağlayabilir; ama gözetim, mahremiyet ve algoritmik etiketleme sorularını doğurur.
  4. Gölge eğitim, resmî okulun yanında büyüyen ve özellikle yüksek riskli sınavların bulunduğu sistemlerde yaygınlaşan özel eğitim piyasasıdır; çoğu zaman gelir farklarını eğitim farklarına çevirir.
  5. Yaşam boyu öğrenme, hem bir imkân hem de değişen işgücü piyasasına uyum sorumluluğunu bireye yükleyen bir zorunluluk olarak tartışılır.
  6. Katılım paradoksuna göre yetişkin eğitimine en çok zaten eğitimli olanlar, en az ise en çok ihtiyacı olanlar katılır.
  7. Türkiye'de dershanelerin dönüştürülmesinden sonra gölge eğitime olan talebin başka kanallara kayması, gölge eğitimi doğuran koşullar sürdükçe onun biçim değiştirerek yaşadığını gösterir.

Açılış sahnesi

Akşam sekiz buçuk. Bir apartman dairesinde üç kişi aynı anda öğreniyor. On iki yaşındaki Defne, odasında tabletinden bir matematik uygulamasıyla çalışıyor; uygulama her doğru cevapta ona puan veriyor, yanlışlarında konuyu anlatan kısa bir video açıyor. On altı yaşındaki ağabeyi Kaan, okul çıkışı gittiği sınav hazırlık kursundan yeni dönmüş; çantasını bırakıp deneme sınavının sonuçlarına bakıyor. Mutfakta ise anneleri Sevgi Hanım, kırk altı yaşında, telefonundan çevrim içi bir muhasebe programı kursunun videolarını izliyor; çalıştığı şirket bir yazılıma geçmiş ve yeni sistemi öğrenmezse işini kaybedebileceğinden korkuyor.

Aynı saatte, iki sokak ötedeki bir evde, on iki yaşındaki Yasin ödevini annesinin telefonundan yapmaya çalışıyor. Telefon, ablasıyla paylaşılıyor ve kotası ay sonuna doğru bitmek üzere. Yasin'in kursa gitme imkânı yok. Babası, bir fabrikada yeni makinelere geçildiğinden beri yaşının ilerlediğini ve yeni bir şey öğrenmenin artık geç olduğunu söylüyor.

İki ev arasındaki fark, okul saatleri içinde görünmüyor; iki çocuk da aynı okulun aynı sınıfında okuyor. Fark, okulun dışında, akşamları ve hafta sonları, ekranlarda, kurslarda ve yetişkinlerin hayatlarında büyüyor.

Bu derste ne olacak

Bu derste anlatılan sahneler ve örnek durumlar kurgudur; hiçbiri bir kayıttan alınmamıştır.

Eğitim sosyolojisi dizisinin bu son dersinde, öğrenmenin okulun ve üniversitenin duvarlarının dışına taşan üç alanına bakıyoruz. Birincisi dijital eğitimdir: ekran başında, bir platformun ya da bir yazılımın aracılığıyla yürüyen öğretim. İkincisi gölge eğitimdir: resmî okulun yanında büyüyen özel ders, kurs ve sınav hazırlık piyasası. Üçüncüsü ise yaşam boyu öğrenmedir: diploma alındıktan yıllar sonra, işyerinde, kursta ya da evde sürüp giden öğrenme.

Üç alanın ortak sorusu şudur: okulun dışındaki bu öğrenme olanakları, eğitimdeki eşitsizlikleri azaltıyor mu, yoksa büyütüyor mu? Yöntem derslerinde tanıdığımız dijital uçurum ve yaşam boyu toplumsallaşma dersinde gördüğümüz birikimli avantaj kavramları, bu soruyu cevaplamakta yol gösterecek.

Sıfır noktası — okulun duvarları incelirken

Yirminci yüzyılda eğitim, büyük ölçüde okul binalarında, belirli saatlerde ve belirli yaşlarda gerçekleşen bir etkinlik olarak örgütlendi. Bugün bu sınırlar inceliyor. Bir öğrenci okul saatleri dışında bir uygulamayla, bir kursta ya da bir videoyla öğrenmeye devam ediyor. Bir yetişkin, otuz yıl önce bitirdiği okuldan sonra yeni bir mesleğe hazırlanıyor.

Bu genişleme, ilk bakışta eğitimin demokratikleşmesi gibi görünür: bilgi her yerde ve herkese açık. Ama önceki derslerde gördüğümüz mekanizmalar burada da işler. Okulun dışındaki öğrenme olanaklarından kimin, ne ölçüde ve nasıl yararlanabildiği, ailenin kaynaklarına, evdeki koşullara ve önceden edinilmiş becerilere bağlıdır.

Mekanizma — dijital eğitim

Dijital eğitim üzerine ilk tartışmalar, erişim üzerinde yoğunlaştı: kimin bilgisayarı, kimin internet bağlantısı var? Erişim farkları kapandıkça, araştırmacılar başka bir farkı fark etmeye başladı.

Dijital eğitim, öğrenmenin nasıl izlendiğini de değiştirir.

Gölge eğitim

Resmî okul sisteminin yanında, ona paralel işleyen bir eğitim piyasası büyüdü. Bu piyasa, okulda öğretilenleri tekrar ediyor, pekiştiriyor ve özellikle sınavlara hazırlıyor.

Gölge eğitim, okulun yarattığı eşitsizlikleri telafi edebilir; ama çoğu zaman tersine, onları derinleştirir. Çünkü özel derse ve kursa ayrılabilecek para, ailelerin gelirine göre büyük ölçüde değişir.

Yaşam boyu öğrenme

Teknolojinin ve işgücü piyasasının hızla değiştiği toplumlarda, okulda edinilen bilgi ve beceriler bir hayat boyu yetmez.

Yaşam boyu öğrenme politikaları, yetişkin eğitimine kimin katıldığı konusunda tutarlı bir örüntüyle karşılaşır.

Ölçüt nerede yanlış çalışıyor

Okulun dışındaki öğrenmeye eşitsizlik merceğiyle bakmak önemlidir, ama bu merceğin de sınırları vardır.

Birincisi, dijital eğitimin yalnız eşitsizlikleri büyüttüğünü varsaymak yanıltıcıdır. Ücretsiz çevrim içi kaynaklar, kütüphaneleri ve uzman öğretmenleri olmayan bölgelerdeki öğrenciler için gerçek bir olanak sunabilir. Asıl soru, bu olanakları kullanmanın koşullarının, yani becerilerin, rehberliğin ve zamanın, kime sağlandığıdır.

İkincisi, gölge eğitimi tek başına bir piyasa sorunu olarak görmek, onu doğuran yapısal koşulları gözden kaçırır. Gölge eğitim, büyük ölçüde yüksek riskli sınavların ve okullar arasındaki nitelik farklarının bir sonucudur. Gölge eğitimi yasaklamak, bu koşulları değiştirmeden, onu yalnız görünmez kılabilir.

Üçüncüsü, yaşam boyu öğrenme söylemi, değişen işgücü piyasasının yarattığı riskleri bireysel bir sorumluluk gibi sunabilir. Bir insanın işini kaybetmesini, yeterince öğrenmemesine bağlamak, işverenlerin ve devletin bu dönüşümdeki rolünü görünmez kılabilir.

Kuramsal mercekler

Okulun dışındaki öğrenmeye bakan çalışmalar üç ayrı damara ayrılır.

Fırsat damarı, dijital eğitimin, kursların ve yetişkin eğitim programlarının, okulda dezavantajlı kalan insanlara yeni yollar açabileceğini vurgular ve bu olanakların yaygınlaştırılması için politika önerileri geliştirir.

Yeniden üretim damarı, önceki derslerde gördüğümüz mekanizmaların okulun dışında da işlediğini, birikimli avantajın akşamlara, hafta sonlarına ve yetişkinliğe uzandığını gösterir.

Piyasalaşma ve yönetimsellik damarı ise eğitimin giderek daha fazla bir piyasa ürünü hâline gelmesini, öğrenmenin veriler üzerinden izlenmesini ve bireylerin sürekli kendilerini geliştirmeleri gereken girişimciler olarak tanımlanmasını eleştirel biçimde inceler.

Açılıştaki iki evin akşamı, bu üç damarın her birine bir giriş verir: Defne'nin uygulaması bir fırsat, Kaan'ın kursu ve Yasin'in paylaşılan telefonu bir yeniden üretim, Sevgi Hanım'ın gece yarısı izlediği videolar ise kendini sürekli güncellemek zorunda kalan bir çalışanın hikâyesi.

Ölçek

Hane ölçeğinde, okulun dışındaki öğrenme, evdeki cihaz sayısına, internet bağlantısına, sessiz bir çalışma köşesine, ailenin ayırabildiği zamana ve paraya bağlıdır.

Yerel ölçekte, halk kütüphaneleri, belediyelerin kursları, halk eğitim merkezleri ve özel kurs merkezleri, bir mahallenin okul dışı öğrenme olanaklarını belirler ve bu olanaklar mahalleler arasında büyük farklılıklar gösterir.

Ülke ve dünya düzeyinde, sınav sistemlerinin tasarımı, dijital altyapı yatırımları, yetişkin eğitimi politikaları ve uluslararası eğitim teknolojisi şirketleri, öğrenmenin geleceğini biçimlendirir.

Türkiye'de dershaneden etüt merkezine

Türkiye'de gölge eğitimin en görünür biçimi, uzun yıllar boyunca dershaneler oldu. Merkezî sınavların, özellikle liseye ve üniversiteye geçiş sınavlarının belirleyici olduğu bir sistemde, dershaneler çok sayıda öğrencinin hayatının olağan bir parçası hâline geldi. Pek çok aile, çocuğunun dershaneye gitmesini neredeyse zorunlu bir gider olarak gördü.

Dershaneler hakkındaki tartışma uzun süredir sürüyor. Eleştirenler, dershanelerin okulu değersizleştirdiğini, öğrencileri yalnız sınava odaklanmaya ittiğini ve parası olan ailelere sınavda avantaj sağlayarak fırsat eşitsizliğini derinleştirdiğini savundu. Savunanlar ise dershanelerin, okulların yetersiz kaldığı yerlerde öğrencilere destek sağladığını, görece uygun ücretleri ve burs olanaklarıyla dar gelirli ailelerin çocuklarına da sınavda bir şans verdiğini öne sürdü.

İki bin onlu yılların ortasında yapılan bir yasal düzenlemeyle dershanelerin özel okullara ya da başka eğitim kurumlarına dönüşmesi istendi. Ama gölge eğitime olan talep ortadan kalkmadı. Talep, okulların kendi bünyesinde açılan destek kurslarına, etüt merkezlerine, özel ders piyasasına ve çevrim içi hazırlık platformlarına kaydı. Bu süreç, bu derste vurguladığımız bir noktayı doğrular: gölge eğitimi doğuran koşullar, yani yüksek riskli sınavlar ve okullar arasındaki nitelik farkları sürdükçe, gölge eğitim biçim değiştirerek yaşamaya devam eder. Gölge eğitimin benzer biçimde büyüdüğü Doğu Asya ülkeleriyle karşılaştırıldığında, Türkiye'deki deneyim, düzenlemelerin talebi değil, yalnız talebin aktığı kanalları değiştirebildiğini gösterir.

Bu bilgiyi nasıl biliyoruz?

Okulun dışındaki öğrenmenin eşitsizlikle ilişkisini görmek için araştırmacılar başka başka izler sürer.

Yaygın hatalar

Aklında kalsın

  1. Öğrenme giderek okulun duvarlarının dışına taşıyor; bu genişleme fırsatlar sunar, ama eşitsizlikleri de taşır.
  2. İkinci düzey dijital uçurum, aynı cihaza sahip olanlar arasında kullanım becerisi ve amacı farklarını anlatır.
  3. Öğrenme analitiği, ayrıntılı geri bildirim sağlayabilir; ama gözetim, mahremiyet ve algoritmik etiketleme sorularını doğurur.
  4. Gölge eğitim, resmî okulun yanında büyüyen ve özellikle yüksek riskli sınavların bulunduğu sistemlerde yaygınlaşan özel eğitim piyasasıdır; çoğu zaman gelir farklarını eğitim farklarına çevirir.
  5. Yaşam boyu öğrenme, hem bir imkân hem de değişen işgücü piyasasına uyum sorumluluğunu bireye yükleyen bir zorunluluk olarak tartışılır.
  6. Katılım paradoksuna göre yetişkin eğitimine en çok zaten eğitimli olanlar, en az ise en çok ihtiyacı olanlar katılır.
  7. Türkiye'de dershanelerin dönüştürülmesinden sonra gölge eğitime olan talebin başka kanallara kayması, gölge eğitimi doğuran koşullar sürdükçe onun biçim değiştirerek yaşadığını gösterir.

Sonraki derse köprü

Bu dersle eğitim sosyolojisi dizisi tamamlanıyor. Eğitim, bir insanın yalnız işini ve gelirini değil, hayatının pek çok başka yönünü de etkiler. Araştırmalar, eğitim düzeyi daha yüksek olanların ortalama olarak daha uzun ve daha sağlıklı yaşadığını tekrar tekrar gösterir. Peki sağlık ve hastalık, yalnız biyolojinin, genlerin ve bireysel tercihlerin konusu mudur? Yoksa insanların nerede doğduğu, ne iş yaptığı, ne kadar kazandığı, nerede oturduğu ve hangi toplumsal ilişkilere sahip olduğu da sağlığını belirler mi? Sonraki ders, sağlık sosyolojisinin temel sorusuyla, sağlığın toplumsal belirleyicileriyle başlıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.