İçeriğe geç

8.3 · Seviye 1 · Kişisel Dijital Güvenlik

Bilgisayarda hesap ve şifreleme

günlük kullanıcı hesabı, disk şifreleme ve güvenlik yazılımı

Siber Güvenlik Akademisi — M08, Cihaz Güvenliği · 1.924 kelime · 3 saha durumu · ≈ 9 dk okuma · 13 dk dinleme

Saha durumlarındaki kişiler ve kurumlar kurgusaldır; kaynaklar gerçektir. Bu akademi savunma odaklıdır: saldırılar mekanizma düzeyinde anlatılır, adım adım saldırı tarifi verilmez. Uygulamalar yalnız kendi cihazında, kendi hesabında ya da yalıtılmış bir laboratuvarda yapılır; başkasının sistemine izinsiz erişim suçtur. Dersler hukuki danışmanlığın yerini tutmaz.

Açılış

Tolga bir cumartesi öğleden sonra Kadıköy'de bir kafede çalışıyordu. Kahve almak için tezgâha gidip döndüğünde masadaki dizüstü bilgisayarı yerinde değildi. Kafedeki kimse bir şey görmemişti.

İlk saatin panikle geçmesi doğaldı. Bilgisayarda şirketin kodu, müşterilere ait test verileri, kişisel fotoğrafları ve tarayıcıda açık kalmış oturumlar vardı. Selin'i aradığında Selin sakin üç soru sordu: disk şifreli miydi, kurtarma anahtarı neredeydi, bilgisayar en son ne zaman kilitlenmişti? Tolga ilkinin cevabını biliyordu: şirketin kuralı gereği disk şifreliydi ve kurtarma anahtarı şirketin yönetim sisteminde duruyordu. Bilgisayarı tezgâha giderken kilitlemişti.

Bu, durumu tamamen değiştiriyordu. Hırsız bir dizüstü bilgisayar almıştı; içindeki verileri değil. Diski söküp başka bir bilgisayara taksa bile göreceği şey anlamsız bir veri yığını olacaktı. Selin yine de Tolga'nın bütün oturumlarını kapattırdı, parolalarını değiştirtti ve cihazı yönetim sisteminden kayıp olarak işaretletti. O akşam bir şey daha düşündü: ekipteki her bilgisayar Tolga'nınki kadar hazır mıydı? Bu ders, bilgisayarın kendisini kaybettiğinde verini koruyan iki temeli anlatıyor: doğru hesapla çalışmak ve diski şifrelemek.

Tek fikir

Bir bilgisayarın güvenliği iki soruya dayanır: günlük işini hangi yetkiyle yapıyorsun ve bilgisayar başkasının eline geçerse diskindekiler okunabilir mi? Standart hesapla çalışmak ilk sorunun, anahtarı güvende tutulan tam disk şifreleme ikinci sorunun cevabıdır.

Nasıl çalışır

Süreçler ve izinler dersinde, günlük işi yönetici hesabıyla yapmanın, her programa bilgisayarın bütün yetkisini vermek olduğunu görmüştük. O dersin önerisi basitti: günlük kullanım için standart bir hesap, yönetici yetkisi ise yalnız gerektiğinde. Bu ders o ilkenin üstüne ikinci bir katman ekliyor: bilgisayar fiziksel olarak kaybedildiğinde ya da çalındığında ne olacağı.

Bir hesap parolası, işletim sistemi çalışırken kimin oturum açacağını belirler. Ama bilgisayarın diski sökülüp başka bir bilgisayara takıldığında ya da cihaz başka bir işletim sistemiyle başlatıldığında, hesap parolası hiçbir şeyi korumaz; dosyalar diskte düz hâlde duruyorsa okunabilir. Parolayı aşmak gerekmez, onu tamamen atlamak yeterlidir.

Şifrelemenin gücü anahtardadır ve anahtarın korunması iki yerde olur. Birincisi bilgisayarın içindedir.

İkincisi bilgisayarın dışındadır, ve şifrelemenin en çok gözden kaçan yanı budur.

Bu iki uyarı birlikte okunmalıdır. Anahtarı hiçbir yere kaydetmemek veriyi kaybetme riskini doğurur; anahtarı bilgisayarın içinde ya da herkesin erişebildiği bir yerde tutmak ise şifrelemeyi anlamsızlaştırır. Doğru yer, ikisinin arasındadır: güçlü korunan bir hesap ya da kilitli bir çekmecedeki kâğıt.

Son bir katman, bilgisayarın çalışırken korunmasıdır. Disk şifrelemesi, bilgisayar kapalıyken ya da kilitliyken korur; bilgisayar açık ve kilitsizken masadan alınırsa koruma devrede değildir. Kısa bir ekran kilidi süresi ve masadan kalkarken bilgisayarı kilitleme alışkanlığı, Tolga'nın kafede yaptığı gibi, şifrelemenin tamamlayıcısıdır. Bunun yanında, işletim sisteminin yerleşik güvenlik yazılımı açık ve güncel tutulmalıdır; Windows'ta Windows Güvenliği uygulaması, bilgisayarın koruma durumunu tek bir ekranda gösterir.

Sahada

Savunma

Bilgisayarı korumanın savunması, cihazın kaybolacağı ve bir gün çalınacağı varsayımıyla kurulur.

İlk savunma, günlük işi standart hesapla yapmaktır. Yönetici yetkisi bir kapı gibi düşünülmeli: yalnız bir program kurulacağı ya da bir ayar değiştirileceği zaman açılır. Kaan'ın şirketindeki çalışanın denediği reklam yazılımı, standart hesapta yönetici parolası istendiği için durdu.

İkinci savunma, tam disk şifrelemeyi açık ve etkin tutmaktır. Açık görünmesi yetmez; Defne Hanım'ın bürosundaki sarı uyarı simgesi, şifrelemenin başlamış ama korumanın devreye girmemiş olduğunu gösteriyordu. Şifreleme durumunu kontrol etmek ve anahtarın yedeklendiğini doğrulamak, şifrelemeyi açmak kadar önemlidir.

Üçüncü savunma, kurtarma anahtarını bilgisayarın dışında saklamaktır. Kişisel bir bilgisayarda bu, ikinci adımı açık bir hesap ya da kilitli bir yerdeki basılı bir kâğıt olabilir; kurumda ise anahtarlar merkezi bir cihaz yönetim sisteminde, erişimi kayıt altında tutularak saklanır. Anahtar bir dosya olarak aynı bilgisayarda ya da masaüstünde duruyorsa, şifreleme bir anlam taşımaz.

Dördüncü savunma, çalışan bilgisayarı korumaktır: kısa bir ekran kilidi süresi, masadan kalkarken kilitleme alışkanlığı, ve yerleşik güvenlik yazılımının açık ve güncel olması. Disk şifrelemesi kapalı ya da kilitli bir bilgisayarı korur; açık bir oturumu korumaz.

Son savunma, kaybı planlamaktır. Bir bilgisayar kaybolduğunda ilk saatte ne yapılacağı önceden bellidir: oturumları kapatmak, parolaları değiştirmek, cihazı yönetim sisteminden kayıp olarak işaretlemek ve gerekiyorsa uzaktan silmek. Kayıp ve çalıntı cihazlar, bu modülün beşinci dersinin konusudur.

Uygulama

Bilgisayarının hesap ve şifreleme durumunu okuyacak, şifreleme kapalıysa açacak ve kurtarma anahtarını güvenli bir yere koyacaksın. Şifrelemeyi açmadan önce önemli dosyalarının bir yedeğini al.

Şifrelemeyi açmak biraz zaman alabilir; bilgisayar bu sırada kullanılabilir, ama fişe takılı olması iyi olur.

Defter: Cihaz envanterinde her bilgisayarın yanına günlük hesabın türü, şifreleme durumu ve kurtarma anahtarının yeri, ama anahtarın kendisi değil. Acil durum sayfasına: bilgisayar kaybolursa oturumları kapat, parolaları değiştir, cihazı kayıp olarak işaretle.

Hata köşesi

Yaygın yanlış"Bilgisayarımda giriş parolası var, çalınsa da kimse dosyalarıma ulaşamaz."
Doğrusu

Giriş parolası yalnız işletim sistemi çalışırken oturumu korur. Disk sökülüp başka bir bilgisayara takılırsa ya da cihaz başka bir sistemle başlatılırsa, şifrelenmemiş dosyalar parolaya hiç sorulmadan okunabilir. Diski koruyan, parola değil şifrelemedir.

Yaygın yanlış"Ayarlarda şifreleme açık yazıyor, demek ki korunuyorum."
Doğrusu

Defne Hanım'ın bürosundaki iki bilgisayarda şifreleme açık görünüyordu, ama kurtarma anahtarı yedeklenmediği için koruma devreye girmemişti ve anahtar açıkta bekliyordu. Şifrelemenin durumu ve anahtarın yeri ayrıca kontrol edilmelidir.

Yaygın yanlış"Kurtarma anahtarını kaybetmemek için bilgisayarın masaüstüne bir dosya olarak kaydettim."
Doğrusu

Bilgisayarın içindeki bir anahtar, bilgisayarla birlikte kaybolur ve onu bulan kişi için diski açmanın yolunu da beraberinde götürür. Anahtar bilgisayarın dışında, güçlü korunan bir hesapta ya da kilitli bir yerdeki kâğıtta durur.

Etik ve sınırlar

Kurtarma anahtarı, bir bilgisayardaki bütün veriyi açabilen bir anahtardır; bu yüzden onu saklayan kişi büyük bir güven taşır. Kurumlarda anahtarlar merkezi bir sistemde tutulur ve bir anahtara yalnız yetkili kişiler, yalnız cihazın sahibinin kimliği doğrulandıktan sonra ve her erişim kayda geçerek ulaşır; Bora doktorun anahtarını bu yoldan verdi. Bir iş arkadaşının bilgisayarının anahtarını, onun izni ve bir iş gerekçesi olmadan okumak, yetkinin kötüye kullanılmasıdır. Bulduğun ya da sana emanet edilen bir bilgisayarın şifresini çözmeye çalışmak da yapılmaz; bulunan cihaz sahibine ya da yetkili makama teslim edilir. Ailende birinin bilgisayarında şifrelemeyi açarken, anahtarın nerede saklanacağına onunla birlikte karar ver; anahtarı yalnız sen biliyorsan, onun verisinin anahtarı sende demektir.

Kapanış

  1. Bir bilgisayarı korumak iki soruya dayanır: günlük işi standart hesapla yapmak, yönetici yetkisini yalnız gerektiğinde kullanmak; ve bilgisayar çalındığında diskin okunamaması için tam disk şifrelemeyi açmak.
  2. Şifrelemenin gücü anahtardadır: TPM anahtarı bilgisayarın içinde korur, kurtarma anahtarı ise bilgisayarın dışında güvenli bir yerde saklanır; açık görünen ama anahtarı yedeklenmemiş bir şifreleme korumaz.
  3. Disk şifrelemesi kapalı ya da kilitli bilgisayarı korur; kısa ekran kilidi, kalkarken kilitleme ve açık ve güncel bir güvenlik yazılımı çalışan bilgisayarı korur, kayıp ise önceden planlanır.

Üç soru

  1. Tolga'nın bilgisayarı çalındığında verilerinin güvende kalmasını ne sağladı?
  2. Defne Hanım'ın bürosundaki iki bilgisayarda şifreleme açık görünmesine rağmen sorun neydi?
  3. Kurtarma anahtarı neden bilgisayarın içinde saklanmamalıdır, ama hiç saklanmaması da neden bir risktir?

Yanıtlar

  1. Diski şifreliydi, kurtarma anahtarı şirketin yönetim sisteminde duruyordu ve Tolga masadan kalkarken bilgisayarı kilitlemişti. Hırsız cihazı aldı ama diski söküp başka bir yere taksa bile verileri okuyamazdı. Selin yine de oturumları kapattırdı ve parolaları değiştirtti, çünkü cihaz kaybı yalnız disk değil oturumlar demektir.
  2. İki bilgisayar yalnız yerel hesaplarla kurulmuştu ve kurtarma anahtarı hiçbir yere yedeklenmemişti; bu durumda cihaz şifrelemesi veriyi şifrelemişti ama anahtar açıkta beklediği için koruma devreye girmemişti. Sarı uyarı simgesi bunu gösteriyordu. Teknisyen BitLocker'ı tam olarak etkinleştirdi ve anahtarları yazdırıp kasaya koydu.
  3. Bilgisayarın içindeki anahtar, bilgisayarla birlikte kaybolur ve onu bulan kişiye diski açmanın yolunu da verir. Ama anahtar hiç saklanmazsa, parola unutulduğunda ya da bir donanım değiştiğinde disk açılamaz ve veriler kalıcı olarak kaybolur; Apple bunu açıkça yazar. Doğru yer, güçlü korunan bir hesap ya da kilitli bir yerdeki kâğıttır.

Sonraki derse köprü

Hesabı ve diski korumak, bilgisayarın temelini sağlamlaştırdı. Ama günümüzde işin büyük kısmı tarayıcının içinde yapılıyor: e-posta, banka, iş uygulamaları, kayıtlı parolalar. Tarayıcıya kurulan her eklenti, o pencerede açılan her sayfayı görebilir. Ders 8.4 tarayıcıyı ve eklentileri ele alıyor: eklentilerin gördüğü veriyi, tarayıcıda kayıtlı parolaları ve tarayıcı güncellemesini.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.