İçeriğe geç

Ders 93.4

Zorunlu sahne çalışması

Senaryo Akademisi — Bölüm VII, Modül 93

2.102 kelime≈ 10 dk okuma≈ 14 dk seslendirmesıfırdan ileri

Ne yapacaksın

Bugün kendi türünün izleyicisinin beklediği tek bir sahneyi dört kez yazacaksın. Sahneyi sen seçeceksin. Polisiyede suçlunun adının konduğu an olabilir, romantik anlatıda ilk ayrılık, korkuda tehdidin ilk görünüşü. Önce sahnenin işini tek cümleyle yazacaksın. O cümle dört yazım boyunca değişmeyecek. Değişecek olan sahnenin biçimi.

İlk yazımda sahneyi türün en bilinen kalıbıyla kuracaksın. İkincisinde yalnız senin karakterinin yapabileceği hamlelerle. Üçüncüsünde sahneyi beklenmedik bir yere taşıyacaksın. Dördüncüsünde sahnenin bir eksenini ters çevireceksin: isteyen ile direnen, kovalayan ile kaçan, bilen ile bilmeyen yer değiştirecek. Her yazım en çok bir sayfa tutacak. Sonunda elinde dört sayfa ve bir karşılaştırma tablosu kalacak. Tablo hangi yazımın sahnenin işini gördüğünü, hangisinin yalnız kalıbı tekrarladığını gösterecek. Seçtiğin yazım da taslağındaki boş yere oturacak.

Neden bu alıştırma

Zorunlu sahne yazarı iki yönden sıkıştırır. Yazmazsan izleyici eksikliğini hisseder. Herkesin yazdığı gibi yazarsan izleyici sahneyi daha gelmeden bilir. Bu sıkışmadan çıkmanın yolu sahneyi atlamak değildir. Sahnenin işini korumak, biçimini değiştirmektir.

Bu ayrım kâğıt üstünde kolay görünür. Masada ise iş ile biçim birbirine yapışık gelir. Aksiyon yazarı hesaplaşmayı düşündüğünde aklına önce yumruk gelir. Romantik anlatı yazarı ayrılığı düşündüğünde yağmurlu bir istasyon. Bunlar sahnenin işi sayılmaz; sahnenin en sık giydiği elbisedir. İşi elbiseden ayırmanın en kısa yolu, aynı işi başka elbiselerle denemektir. Dört yazımdan sonra hangi öğenin olmazsa olmaz olduğunu, hangisinin yalnız alışkanlık olduğunu görürsün.

Yazımların sırası da bir işe yarar. Geleneksel yazım bir ölçü çizgisidir. Onu bilerek yazarsan sonrakileri ona göre ölçebilirsin. Karaktere özgü yazım sahneyi senin hikâyene bağlar. Mekân değişikliği sahnenin kurallarını değiştirir: kaçacak yer, tanıklar, ses, ışık. Tersine çevirme ise sahnenin hangi ekseninin taşıyıcı olduğunu gösterir. Bazen ters çevrilen yazım işi daha iyi görür. Bazen işi tamamen kaybeder. Kaybettiği yerde de sahnenin neye yaslandığını öğrenirsin.

Bu alıştırmada hangi yazımın daha güzel olduğunu sormayacaksın. Güzellik okurdan okura değişir. Ölçü, iş cümlesi ve sonraki sahnede değişen şey olacak.

Hazırlık

Projenin tür vaadini ve tür sözleşmesini yanına koy. Bunları daha önce yazdıysan sayfaları çıkar. Yazmadıysan türünü ve izleyiciye verdiğin sözü birer cümleyle yaz.

Son taslağını aç. Zorunlu sahnenin gelmesi gereken yeri işaretle. Sahne henüz yazılmadıysa o yere boş bir sayfa koy.

Beş kâğıt hazırla. Birincisinin başına "iş cümlesi" yaz. Öbür dördüne sırayla geleneksel, karaktere özgü, farklı mekân ve tersine çevrilmiş adlarını ver. Her birinin altına üç satır aç: işi görüyor mu, karaktere ait mi, sonraki sahneyi değiştiriyor mu?

Ayrı bir kâğıda karakterinin envanterini dök. Mesleği, alışkanlıkları, bedeninde taşıdığı yaralar, elindeki nesneler, geçmişten kalan bir söz. Karaktere özgü yazımı bu listeden kuracaksın. Dört yazım için dört ayrı oturuş ayır; her biri yarım saati geçmesin. Uzun düşünülen yazım çoğu zaman kalıba geri döner.

Adımlar

Çözümlü örnek

Masada GECE VARDİYASI'nın şeffaf poşetteki sürümü duruyor. Son sayfada yine yalnız bir sahne başlığı var. Nermin Hanım sayfayı açmadan soruyor: "Zerrin ile Bedri bu gece hiç aynı karede durdu mu?"

Emre taslağı tarıyor. Bedri her yerde, ama hep bir ses olarak: telsizdeki çay çağrısı, adama yapılan tarif, kapatılan servis yolu, indirilen şalter. Atölye önce aksiyonun beklenen sahnelerini sıralıyor. Burcu son kovalamacayı yazıyor, Selim kahramanın dibe vurduğu anı. Emre üçüncüyü ekliyor: kahramanın asıl karşı güçle yüz yüze geldiği an. Taslakta ilk ikisi var, üçüncüsü yok. Gelmezse izleyici neyi eksik hisseder? Burcu cevaplıyor: Bedri'nin Zerrin'in gözüne bakıp bakamayacağını hiç öğrenemez.

Emre iş cümlesini yazıyor: Zerrin, yıllarca güvendiği adamın yüzüne bakarak defteri bırakmayacağını gösterir. Cümlede ne yağmur var ne yumruk. Sonra biçim değişkenlerini sıralıyor ve her birine türün en sık karşılığını yazıyor. Mekân açık alan, saat son dakika, ilk konuşan kötü, elde bir silah, sahnenin sonu bir düşüş.

İlk yazım geleneksel. Rıhtımda, geminin koyulaşan dumanı altında Bedri yolu kesiyor.

DIŞ. LİMAN, RIHTIM — ŞAFAĞA DOĞRU
Yağmur. BEDRİ yerden bir bağlama çubuğu kaldırır. ZERRİN durur.
BEDRİ
Ver onu, kızım. Kimse bilmeyecek.
Zerrin geri çekilmez. Bedri çubuğu savurur.

Selim kenara bir not düşüyor. Burada Bedri yağmurluklu adamın işini yapıyor; iki karşı güç tek adamda eriyor. Zerrin'in cevabı bir dövüş olmak zorunda, oysa Zerrin dövüşmeyi bilmiyor. Emre listedeki öğeleri sayıyor: beşinin beşi de başka bir filme taşınabiliyor. Adları silince sayfa başka bir limanda da aynen çalışıyor. Ölçü çizgisi hazır.

İkinci yazım karaktere özgü. Emre envanterden üç öğe alıyor: kontrol hanesi, yan yana duran iki paraf ve Bedri'nin her gece kabine sorduğu soru. Bedri bu kez çubuk tutmuyor. Yaklaşıp o soruyu ilk kez yüz yüze soruyor.

BEDRİ
Her şey yolunda mı, kabin?
Zerrin konteyner numarasını yüksek sesle okur. Parmaklarıyla hesaplar.
ZERRİN
Son hane tutmuyor. Paraf da senin.
Defteri açar. Silinmiş satırın yanında iki paraf.

Burcu adları değiştirmeyi deniyor. Sayfa çöküyor, çünkü o haneyi o anda başka kimse hesaplayamaz. Selim yine de bir boşluk buluyor. Sahne açıkta, yağmurda geçiyor ve Bedri'nin Zerrin'i neden yakalamadığı belirsiz kalıyor.

Üçüncü yazım için Selim çay ocağını öneriyor. Atölye denemesi olarak ocağın duvarına eski bir telefon asılıyor. Telsizini kaybeden Zerrin gümrüğü aramak için içeri giriyor. Bedri orada, iki bardağa çay doldurmuş.

İÇ. LİMAN, ÇAY OCAĞI — ŞAFAĞA DOĞRU
Duvardaki telefon çalar. Bedri gözünü Zerrin'den ayırmadan açar.
BEDRİ
Vardiya amiri. Yok, burada bir şey yok.
Zerrin'in kesik eli masada, çay bardağının yanında durur.

Mekân iki kural getiriyor. Oda dar, çıkış tek kapıdan. Sabah vardiyası her an girebilir, bu yüzden Bedri sesini yükseltemiyor. Çay ocağı aynı zamanda ikisinin yıllarını taşıyan bir oda. Her gece yarısı vardiya orada toplanıyordu. Hamle de değişiyor: Zerrin konuşmuyor, Bedri'nin gümrüğe verdiği cevabı dinliyor. İzleyici yüzleşmeyi bir telefon konuşmasının içinden izliyor.

Dördüncü yazım çay ocağında kalıyor, ama Emre teklif eksenini çeviriyor. Teklif eden artık Bedri değil.

ZERRİN
Gel benimle. Parafını sen anlat.
Bedri bardağını bırakır. Arkasını döner.

Burcu iş cümlesini bu sayfanın altına koyuyor. Cümle hâlâ doğru. Zerrin defteri bırakmıyor, ama önce Bedri'ye bir kapı açıyor. Reddeden Bedri olunca karşı güç bir sözle değil, bir sırtla tanımlanıyor. Pahalı çizgi de yerinde kalıyor: Zerrin kimseye zarar vermeden sahneyi taşıyor.

Selim itiraz ediyor: dönen sırt Bedri'yi acınası gösterebilir, izleyici onu erkenden bağışlayabilir. Emre itirazı tablonun kenarına geçiriyor ve sayfayı değiştirmiyor. Tablo dolunca sonuç okunuyor. Geleneksel yazım işi görüyor ama karaktere ait değil. Karaktere özgü yazım iki satırı geçiyor, sonraki sahneyi ise değiştirmiyor. Çay ocağı üçünü de geçiyor: Zerrin artık gümrüğün Bedri'ye sorduğunu biliyor. Ters yazım işi en açık biçimde görüyor, ama Selim'in itirazı onun satırında kısmen diye duruyor. Emre çay ocağını, hane hesabını ve Zerrin'in teklifini tek sayfada birleştiriyor. Geleneksel sayfadan tek öğe kalıyor: ikisi aynı karede, aralarında bir adım. Bu sayfa son sayfadan önceye giriyor. Son sayfadaki sahne başlığının altı yine boş.

Kendini değerlendir

Dört yazımı bitirdiğinde sayfalara ve tabloya şu sorularla bak.

İş cümlen dört yazımda da aynı kaldı mı? Yazarken onu sessizce değiştirdiysen yazımları artık birbiriyle ölçemezsin.

İş cümlende bir biçim öğesi var mı? Cümleye bir yer adı, bir eşya ya da bir hareket karışmışsa iş ile elbise hâlâ yapışık.

Geleneksel yazımı bilerek mi kalıba yasladın? Ölçü çizgisini güzelleştirmeye çalıştıysan sonraki yazımların farkı görünmez.

Karaktere özgü yazımdaki her değişikliğin yanında bir envanter satırı yazılı mı? Satırı olmayan bir hamle yazarın eli gibi durur.

Farklı mekânın kurallarını en az bir hamleye çevirdin mi? Yalnız ışık ve ses değiştiyse mekân daha işe girmedi.

Tersine çevirmede tek bir eksen mi döndü? İki ekseni birden çeviren yazım ne öğrettiğini söyleyemez.

Tablonun her satırı bir olguya dayanıyor mu? "Daha güzel" bir ölçüt sayılmaz. "Sonraki sahnede Zerrin artık şunu biliyor" bir ölçüttür.

Seçtiğin yazım taslağa yerleşince sonraki sahnenin ilk satırı değişti mi? Değişmediyse sahne yerini doldurdu, ama hikâyeyi itmedi.

Atılan üç yazımdan en az bir öğe kurtardın mı? Hiçbirinden bir şey almadıysan karşılaştırmayı belki aceleyle yaptın.

Yaygın tuzaklar

Yaygın yanlışZorunlu sahneyi biçimiyle tanımlamak.
Doğrusu

"Final dövüşü" bir elbise adıdır. Sahnenin işini yazmadan dört yazım aynı elbisenin dört rengine döner.

Yaygın yanlışGeleneksel yazımı küçümseyerek yazmak.
Doğrusu

Ölçü çizgisi parodi olursa öbür yazımlar kolayca kazanır. Kalıbı ciddiyetle yaz, gücünü gör.

Yaygın yanlışKaraktere özgülüğü süsle sağlamak.
Doğrusu

Bir şapka, bir lakap ya da bir şarkı hamleyi değiştirmez. Özgü yazımda karakter, yalnız kendisinin bildiği bir şeyi kullanır.

Yaygın yanlışMekânı yalnız fon olarak değiştirmek.
Doğrusu

Sahne yağmurdan bir mutfağa taşınır, ama aynı replikler aynı sırayla söylenir. Yeni mekân bir şeyi yasaklamalı ya da mümkün kılmalı.

Yaygın yanlışTersine çevirmeyi şaka sanmak.
Doğrusu

Kötüyü bir anda iyi yapmak ters çevirme sayılmaz, karakteri silmektir. Tek bir ekseni çevir, karakteri yerinde bırak.

Yaygın yanlışİki karşı gücü tek kişide eritmek.
Doğrusu

Zorunlu sahne yazarken en tanıdık yüzü kavgaya sokmak caziptir. Ama hikâyede ses ile kas ayrı kişilerse sahne bu ayrımı korumalı.

Yaygın yanlışKahramana sahnede yeni bir beceri vermek.
Doğrusu

Yüzleşme kahramanın bütün gece gösterdiği şeylerle kazanılır. Sayfada ilk kez beliren bir hamle izleyicinin hesabını boşa çıkarır.

Yaygın yanlışDört yazımdan birini seçip öbürlerini atmak.
Doğrusu

Atılan sayfalarda çoğu zaman tek bir değerli öğe kalır. Karşılaştırma bu öğeleri toplamak için yapılır.

Yaygın yanlışZorunlu sahneyi atlamayı cesaret saymak.
Doğrusu

Atlanan sahne izleyiciye bir yokluk olarak ulaşır. Bunu bilerek yapan yazar o yokluğa bir iş verir.

Yaygın yanlışTabloyu zevkle doldurmak.
Doğrusu

"Bu daha etkili" bir gerekçe sayılmaz. Her evet ya da hayır, sayfadaki bir satıra ya da sonraki sahnedeki bir değişikliğe dayanmalı.

Yaygın yanlışDört yazımı aynı oturuşta yazmak.
Doğrusu

Göz ilk yazımın kelimelerini ikinciye taşır. Yazımların arasına bir mola koy ve her birine boş bir kâğıtla başla.

Varyasyonlar

Sonraki adım

Dört yazımda aynı insanlar farklı işler gördü. Geleneksel sayfada Bedri yağmurluklu adamın yerine geçti. Ters çevrilen sayfada Zerrin onu neredeyse bir yol arkadaşı yapmak istedi. Çay ocağının kapısında bekleyen sabah vardiyası ise bir tanık gibi durdu. Bir karakterin işi değişince sahnenin de değiştiğini gördün. Sıradaki birimde bu işleri kendi projende adlandıracaksın. Türünün karakter sistemi hangi geleneksel işlevlerden kurulur ve her birini kalıptan nasıl çıkarırsın? Bugünkü dört sayfayı yanında tut.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.