İçeriğe geç

Ders 73.3

Yolculuk yapısı

Senaryo Akademisi — Bölüm VII, Modül 73

3.209 kelime5 film örneği≈ 15 dk okuma≈ 21 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Yolculuk yapısı, duraklar karakterin içinde bir şey değiştirdiği zaman kurulur.
  • Çağrı başkasına gelebilir; ödünç çağrıyla yola çıkan karakter kendi sebebini yolda bulur.
  • Hazırlıktaki yük seçimi karakterin neye değer verdiğini gösterir.
  • Yola çıkış bir harekettir; eşik, geri dönüşün kapandığı yerdir.
  • Her durağın tek bir işlevi vardır ve başka bir durağın işini tekrarlamaz.
  • Müttefikler ve tehlikeler yoldan doğar.
  • Yol bedeli durak durak artar.
  • Varış farkı, aranan ile bulunan arasındaki farktır.
  • Dönüş yazılırsa değişimi ilk yerin aynasında gösterir.
  • Değişmiş karakter bir davranışla görünür.
  • Gerçek bir güzergâhta yer sırası sabittir; yazar her yerde ne olacağını seçer.
  • Aşama şeması bir kontrol listesidir, yapının kendisi değil.
  • Aynı yolu yürüyen iki karakterin yolculuğu ayrı ayrı yazılır.

Açılış sahnesi

Burcu duvara uzun bir ambalaj kâğıdı tutturuyor. Soldan sağa kurşun kalemle tek bir çizgi çekiyor. Sol ucuna deniz yazıyor, sağ ucuna yayla. Çizginin üstüne sırayla kartlar iğneliyor: kıyı ovası ve seralar, otoyolun altındaki geçit, çam ormanı, dere, boğaz, sis, yayla.

Emre kâğıdın önünde geri geri yürüyor. "Bu bir harita," diyor. "Güzel de bir harita."

Selim bir kartı çıkarıyor. Çam ormanını derenin sağına iğneliyor. Sonra dereyi ormanın soluna geri alıyor. "Bir şey değişti mi?" diye soruyor. Burcu kâğıda uzun uzun bakıyor. Değişmedi.

Nermin Hanım çizginin sol ucuna, denizin önüne parmağını koyuyor. "Ela burada ne istiyor?"

"Eve dönmek," diyor Burcu. "Yaz tatilini."

"Peki yaylada?"

Burcu cevap vermeden önce kartlara bir kez daha bakıyor. Her kartta bir yer var, bir manzara var, Sarıkız'ın yükü var. Hiçbir kartta Ela'nın bir şeyi kaybettiği ya da bulduğu yazmıyor. Ela yedi kartın hepsinde aynı kız. Sadece yürüyor.

Nermin Hanım kalemi Burcu'ya uzatıyor. "Kartların sırasını yol koyuyor," diyor. "Senin koyman gereken başka bir sıra var."

Burcu'nun kartları yolu haritadaki sırayla diziyordu; duraklar torundan ne bir şey alıyor ne ona bir şey kazandırıyordu.

Bu derste ne olacak

Bir yolculuk hikâyesini çağrıdan değişmiş karaktere kadar kartlarla kuracağız. Çağrının kime geldiğini, hazırlıkta nelerin yüklendiğini ve nelerin geride kaldığını konuşacağız. Yola çıkışla eşiği birbirinden ayıracağız. Durakların bir manzara dizisi değil, bir değişim dizisi olduğunu göreceğiz. Müttefiklerin ve tehlikelerin yoldan nasıl doğduğunu, hedefe varışın neden çoğu zaman beklenenden başka bir şey verdiğini tartacağız. Burcu'nun göç kâğıdı yeniden dizilecek ve altına ikinci bir çizgi çekilecek. Durakların çoğu deneme olarak kalacak. Son kart boş kalacak. Beş film, Mekke yolundan Ren kıyısına uzanan beş ayrı yolda aynı soruya başka cevaplar verecek. Soru hep aynı: bu yer karaktere ne yaptı?

Sıfır noktası

Bir yolculuk hikâyesinin iskeleti çok eskidir. Biri evinden çıkar, bir yere gider, bir şeyle döner. Mitlerde de masallarda da bu iskelet vardır. Joseph Campbell bu ortak iskeleti mitler üzerinden inceledi. Christopher Vogler onu senaristlerin kullanabileceği bir aşama listesine çevirdi. Bu liste çok işe yarar. Ama tehlikeli bir yanı da vardır.

Tehlike şurada: liste aşamaları adlandırır, yolu kurmaz. Yazar aşamaları bir formu doldurur gibi tek tek işaretleyebilir. Çağrı geldi, eşik geçildi, sınavlar verildi, dönüş yapıldı. Hepsi yerinde, ama izleyici yorulur. Çünkü hiçbir aşama bir sonrakine bir şey bırakmamıştır.

Burcu'nun sorunu bunun tersi. Onun kartlarında aşama yok, yalnız yer var. Göç yolunun coğrafyası onun yerine yapı kurmuş. Deniz kıyısı önce gelir, yayla sonra. Orman ile dere arasındaki sıra da araziden gelir. Bu sıra gerçek ama dramatik değil. Arazi Ela'nın değişimini sıralamaz.

Yolculuk yapısı bu iki tuzağın arasında durur. Yerler vardır ve sırası değişmez. Ama her yerde karakterin içinde bir şey kımıldar. Bir durak ona bir bilgi verir, öteki bir dostunu alır. Biri ona korkuyu öğretir, bir başkası geri dönme ihtimalini kapatır. Seyirci yolu haritayla değil, karakterin hâliyle izler.

Göç hikâyesi bu ayrımı daha da keskinleştirir. Kervanın yolu yüzyıllardır aynı yerlerden geçmiş olabilir. Burcu durakların sırasını değiştiremez. Değiştirebileceği tek şey, her durakta ne olduğudur. Hangi yerde kim neyi kaybeder, kim neyi öğrenir?

Bir de çift yolculuk meselesi var. Son Göç'te iki kişi aynı yolu yürüyor ama ikisinin yolculuğu aynı değil. Kâmil Dede bir hayatı bitiriyor. Ela istemediği bir yaza başlıyor. Aynı dere ikisine iki ayrı sınav verebilir. Burcu'nun kâğıdında henüz yalnız bir çizgi var. O çizgi kervanın yolunu gösteriyor. Atölye ona ikinci bir çizgi çizdirecek. İkinci çizgi Ela'nın yolunu gösterecek: nerede bir şey kaybettiğini, nerede bir şey bulduğunu. Bir de üçüncüsü gerekebilir, Kâmil Dede için.

Mekanizma

Çağrı

Her yolculuk bir çağrıyla başlar. Bir haber, bir teklif, bir zorunluluk. Karakteri olduğu yerden koparan şey budur. Ama çağrının kime geldiği, yolculuğun kimin olduğunu belirler.

Son Göç'te çağrı aslında Kâmil Dede'ye gelmiş. Aile hayvanları satıp kasabaya yerleşmeye karar verdi. Bu son yürüyüş. Ela ise bu çağrıyı duymadı bile. Burcu'nun yeni denemesinde haberi ona annesi telefonda veriyor: deden son kez yürüyor, yanında ol. Ela itiraz ediyor. Annesi bileti çoktan almış.

Ödünç çağrı yazara bir borç bırakır. Ela'nın yola çıkmak için bir sebebi yok. Yolda bir sebep bulması gerek. Bulamazsa hikâye onu sürükleyen bir yüke dönüşür. Nermin Hanım bu yüzden soruyor: Ela'nın kendi çağrısı hangi kartta?

Hazırlık

Hazırlık sahnesi seyirciye bir beklenti biriktirir. Yolculuk hikâyesinde bir işi daha vardır: neyin götürüldüğünü ve neyin bırakıldığını gösterir. Yük bir karakter dökümüdür.

Bu son göç olduğu için Sarıkız'ın yükü her yıldan farklı olabilir. Burcu bir deneme kuruyor. Kâmil Dede kışlakta bazı eşyaları yüklemiyor, çünkü yayladan sonra onlara ihtiyaç kalmayacak. Ela ise sırt çantasına şarj aleti ve ek bir batarya koyuyor. Dede bataryaya bakıyor, bir şey demiyor. İki yük, iki ayrı geleceği gösteriyor. Biri bir hayatı kapatıyor, öbürü eski hayatı yanında taşımaya çalışıyor.

Yola çıkış ve eşik

Yola çıkış ile eşik çoğu taslakta aynı sahneye sıkışır. Oysa ikisi ayrı anlardır. Yola çıkış bir harekettir. Karakter evden ayrılır ama hâlâ geri dönebilir. Eşik ise geri dönüşün kapandığı yerdir.

Burcu'nun taslağında kervan bir sabah kışlaktan ayrılıyor. Ela en arkada, kulağında kulaklıkla yürüyor. Bu bir çıkış. Ela henüz hiçbir şey kaybetmedi.

Eşik için iki aday var. Biri kıyının arkada kaldığı yer, denizin son kez göründüğü tepe. Öbürü otoyolun altındaki geçit. Atölye ikincisini seçiyor ve ona bir karar ekliyor. Burcu'nun denemesinde annesi Ela'ya bir söz vermiş: otoyola kadar dayan, istersen seni oradan alırım. Geçidin üstünde tırlar geçiyor. Bir dinlenme tesisinin tabelası görünüyor. Ela geçidin ağzında duruyor. Keçiler betonun altına dolarken telefonu elinde. Bu, eşik mekânın dramatik karşılığı. Ela altından geçerse artık arabayla dönüş yok.

Duraklar

Durak, yolculuğun gövdesidir. Ama durak bir yer değildir. Yerde olan değişikliktir.

Atölye her kartın altına bir satır yazıyor. Seralar: kervan dar bir yola sıkışıyor, bir sera sahibi korna çalıyor, Ela ilk kez dedesinin utandığını görüyor. Çam ormanı: telefonun çekmediği ilk gece. Dere: bir oğlak akıntıya kapılıyor, Ela suya giriyor. Selim sonra sınamayı tekrar yapıyor. Ormanla dereyi yer değiştiriyor. Bu kez fark ediyor. Telefonu çekmeyen Ela'nın dereye girmesi başka bir anlam taşıyor.

Müttefikler ve tehlikeler

Yolda kazanılan dost, yolun kendisinden doğar. Kervana önceden katılan biri değildir. Bir durakta çıkar, bir işe yarar, belki bir durakta kalır.

Burcu'nun denemesinde Ela'nın ilk müttefiki bir insan değil, Sarıkız. Yaşlı deve dere geçişinde Ela'nın arkasından suya giriyor. Ela onun yularını ilk kez kendisi tutuyor. İnsan müttefik için Burcu bir köy çocuğunu deniyor. Ela yaşında bir çoban. Telefonun nerede çektiğini o biliyor. Bu yer Ela'ya küçük bir kaçış kapısı açıyor.

Tehlikeler de yoldan çıkar. Ama her tehlike bir öncekinden pahalı olmalı.

Seralarda bedel yalnız zaman. Geçitte korku. Derede Ela'nın telefonu suya düşüyor. Siste en ağır bedel geliyor: yolu ezbere bilen Kâmil Dede bir an duruyor ve hangi yöne gideceğini bilemiyor. Ela dedesinin ilk kez yaşlandığını görüyor. Burcu bu kartı iki kez yazdı. İkincisinde dede kızın elini tutuyor, ama yolu soran o mu, gösteren o mu, belli değil.

Hedefe ulaşma, dönüş ve değişmiş karakter

Hedef yolun başında konur. Yolun sonunda ise başka bir şeye dönüşmüş olabilir. Karakter aradığı yere varır ve aradığını orada bulamaz. Ya da bulur, ama artık onu istemez.

Burcu'nun yayla kartında iki deneme var. Birinde kervan yaylaya varıyor ve yayla her yılki gibi. Ela bu kez onu tanıyor. Ötekinde kervan sisin içinde duruyor ve yaylanın kendisi hiç görünmüyor. Burcu hangisini seçeceğini bilmiyor. Atölye ona seçtirmiyor.

Dönüş bazı yolculuklarda yazılır, bazılarında yazılmaz. Yazılmadığında seyirci dönüşü kendi aklında kurar. Yazıldığında ise bir işi olmalı. Son Göç'te dönüş kasabaya olabilir, sonbaharda, bir kamyonetle. Saatler içinde. Yaklaşık iki haftalık yürüyüş birkaç saate iner.

Emre'nin önerisi şu: kamyonet otoyolda ilerlerken Ela camdan aşağıya, geçide bakıyor. Yukarıdan, bir tırın gördüğü yerden. Nermin Hanım soruyor: o an Ela'nın yüzünde ne var? Burcu kalemi bırakmıyor ama yazmıyor da. Sonra son kartı iğneliyor. Üstüne yalnız iki kelime yazıyor: değişmiş karakter. Kartın gövdesi boş.

Filmlerden okuma

Usta katmanı

Durakları değişim sırasına göre yaz, harita sırasına göre değil. Gerçek bir güzergâhta yerlerin sırası değişmez. Değişen, her yerde ne olduğudur. Burcu ormanla dereyi taşıyamaz. Ama telefonu hangisinde kaybettireceğini seçebilir. Coğrafya sabit kaldıkça yazarın elindeki tek düğme budur. Bu düğmeyi kullanmayan yazar haritayı yeniden çizer.

Çağrıyı iki kez yaz. Yolculukta iki karakter varsa çağrı da iki tanedir. Kâmil Dede'ninki göçün kendisi. Ela'nınki henüz yok. Ödünç çağrıyla yola çıkan karakterin kendi çağrısı yolun ortasında gelir. Bir oğlağı sudan çıkardığı an, belki. O andan sonra Ela dedesinin yolunu değil, kendi yolunu yürür. Seyirci bu geçişi görmeli. Görmezse Ela son kareye kadar sürüklenen biri olarak kalır.

Yükü sahnede boşalt. Hazırlıkta yüklenen her eşya yolda bir yerde açılmalı. Bataryanın şarjı biter, yük hafifler. Kâmil Dede'nin geride bıraktığı eşya da yolda eksikliğiyle görünür.

Eşiği bir seçenekle kur. Eşik bir yer değil, bir karardır. Ela'nın annesinin sözü geçidi bir seçeneğe çeviriyor. Seçenek yoksa geçit yalnız manzaradır. İyi bir eşiğin önünde karakter bir an durur. Seyirci de onunla durur ve geri dönüşün nasıl görüneceğini bir an hayal eder.

Bedeli artır, aynı bedeli tekrarlama. Ela'nın yolunda bedeller bir merdiven gibi yükseliyor. En alt basamakta zaman var, en üstte dedesine duyduğu güven. Her bedel bir öncekinden ağır olmalı. İkinci kez telefon kaybetmek seyirciye yeni bir şey söylemez.

Eşikten sonra ikinci bir çıkış kapısı aç. Eşik geçildikten sonra da karakter bir kez daha sınanabilir. Köy çocuğunun gösterdiği tepede telefon çekiyor. Ela annesini arayabilir ve yayla yolundan bir arabayla alınabilir. Bu kapı eşikteki kapıdan daha pahalı. Ela onu kullanmazsa seyirci değişimin başladığını sözsüz anlar.

Müttefiki bir durakta bırak. Yolda kazanılan dost yolun sonuna kadar gelmek zorunda değildir. Köy çocuğu derede kalabilir. Kalışı da bir bedeldir. Ela'nın onu dere kıyısında geride bırakması, yolun ona öğrettiği ilk vedadır.

Varışı kısa tut. Yolculuk hikâyesinde varış çoğu zaman birkaç sahnedir. Uzarsa yolun ağırlığı dağılır. Varış farkını tek bir görüntüye yüklemek yeter. Sisin içinde görünmeyen bir yayla, bir yaylanın uzun bir tasvirinden daha çok şey söyleyebilir.

Dönüşü hızlı yaz. Gidiş iki hafta sürdüyse dönüş birkaç saat olabilir. Bu hız karşıtlığı kendi başına bir şey söyler. Ela'nın yürüyerek geçtiği yol, kamyonet camından bir dakikada akıp gider.

Değişmiş karakteri sözle değil davranışla göster. Ela yaylada "değiştim" demez. Belki dönüşte otoyolun altındaki geçidi gördüğünde başını çevirmez. Belki kulaklığını takmaz. Değişim, ilk durakta yaptığı bir hareketin artık yapılmamasıdır.

Şemayı sonradan sına. Önce yolu yaz, sonra aşama listesine bak. Eksik aşama varsa sor: hikâyenin buna ihtiyacı var mı? Bazı yolculuklarda dönüş yoktur, bazılarında eşik çağrıyla aynı andır. Liste bir kontrol aracı, bir kalıp değil. Aşamaları tamamlamak için eklenen sahne, seyircinin en kolay atladığı sahnedir.

İki yolculuğu ayrı ölç. Aynı kervanda iki karakter iki ayrı yolculuk yapar. Ela için seralar bir utanç durağı. Kâmil Dede için belki son kez gördüğü bir kıyı. Her durakta ikisinin ne kaybettiğini ayrı yaz. İki çizgi bir yerde kesişmeli. Siste kesişiyorlar.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Yolculuk hikâyesi manzaradan oluşur."
Doğrusu

Manzara bir arka plandır. Yolculuğu kuran, her yerde karakterin içinde değişen şeydir. Güzel bir yer, karaktere bir şey yapmıyorsa yalnız bir kartpostaldır.

Yaygın yanlış"Çağrıyı her zaman ana karakter duyar."
Doğrusu

Çağrı başkasına gelebilir. Ödünç çağrıyla yola çıkan karakter kendi sebebini yolda bulur.

Yaygın yanlış"Hazırlık zaman kaybıdır, doğrudan yola çık."
Doğrusu

Hazırlık, neyin götürüldüğünü ve neyin bırakıldığını gösterir. Bunu atlayan film yolda kaybedileni ölçemez.

Yaygın yanlış"Yola çıkış ile eşik aynı şeydir."
Doğrusu

Yola çıkan karakter hâlâ dönebilir. Eşikten sonra dönüş kapanır. İkisini aynı sahneye sıkıştıran film, karakterin tereddüdünü gösterecek yeri kaybeder.

Yaygın yanlış"Durak ne kadar çoksa yolculuk o kadar zengindir."
Doğrusu

İşlevi olmayan durak bir fotoğraf albümüdür. Aynı işi gören iki durağın biri atılabilir. Az ama her biri başka bir şey alan duraklar, uzun bir rotadan daha çok yol kat eder.

Yaygın yanlış"Tehlike dışarıdan gelir."
Doğrusu

En ağır tehlike bazen yol arkadaşının zayıflığıdır. Siste yolunu kaybeden bir dede, bir saldırıdan daha sert sarsar.

Yaygın yanlış"Hedefe ulaşmak hikâyeyi bitirir."
Doğrusu

Varış, çoğu zaman aranan şeyin başka bir yüzünü gösterir. Varış farkı yazılmazsa son bir rapor gibi okunur.

Yaygın yanlış"Ana karakter yolculuğa isteyerek çıkmalı."
Doğrusu

İsteksiz yolcu da bir yolculuk taşıyabilir. Asıl soru isteğin nerede doğduğudur. İstek yolda doğarsa yolculuk ikinci bir anlam kazanır.

Yaygın yanlış"Dönüş her zaman yazılmalı."
Doğrusu

Bazı yolculuklar varışta biter. Dönüş yazılırsa bir işi olmalı: değişimi ilk yerin aynasında göstermek.

Yaygın yanlış"Kahramanın yolculuğu şeması bir reçetedir."
Doğrusu

Şema bir kontrol listesidir. Hikâyenin ihtiyacı olmayan bir aşamayı eklemek yapıyı güçlendirmez.

Yaygın yanlış"Müttefik baştan yanındadır."
Doğrusu

Yolculuk hikâyesinde dostların bir kısmı yolda kazanılır. Kazanıldığı durak, müttefikin işlevini de belirler.

Yaygın yanlış"Gerçek bir güzergâhta yapı kurulamaz."
Doğrusu

Yerlerin sırası değişmese de her yerde olan şey değişebilir. Yapıyı coğrafya değil, durakların işlevi kurar.

Yaygın yanlış"Değişim son sahnede açıklanır."
Doğrusu

Değişim yol boyunca birikir. Son sahne onu yalnız görünür kılar; bir konuşmayla açıklamaya gerek kalmaz.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Yolculuk yapısı, duraklar karakterin içinde bir şey değiştirdiği zaman kurulur.
  • Çağrı başkasına gelebilir; ödünç çağrıyla yola çıkan karakter kendi sebebini yolda bulur.
  • Hazırlıktaki yük seçimi karakterin neye değer verdiğini gösterir.
  • Yola çıkış bir harekettir; eşik, geri dönüşün kapandığı yerdir.
  • Her durağın tek bir işlevi vardır ve başka bir durağın işini tekrarlamaz.
  • Müttefikler ve tehlikeler yoldan doğar.
  • Yol bedeli durak durak artar.
  • Varış farkı, aranan ile bulunan arasındaki farktır.
  • Dönüş yazılırsa değişimi ilk yerin aynasında gösterir.
  • Değişmiş karakter bir davranışla görünür.
  • Gerçek bir güzergâhta yer sırası sabittir; yazar her yerde ne olacağını seçer.
  • Aşama şeması bir kontrol listesidir, yapının kendisi değil.
  • Aynı yolu yürüyen iki karakterin yolculuğu ayrı ayrı yazılır.

Sonraki derse köprü

Burcu'nun kâğıdında artık iki çizgi var. Ama sis kartında bir soru açık kaldı. Kâmil Dede yolu kaybettiğinde kervanı kim yürütüyor? Yolu bilen kişi ile yön veren kişi aynı kişi mi? Köy çocuğu kervana katılırsa Ela'nın yanında mı durur, dedesinin mi? Siste Ela'nın elini tutan dede, o an kervanın lideri mi, yükü mü? Kervan küçük bir ekip. Her üyenin yolda bir rolü var ve bu roller yol boyunca el değiştirebilir. Yol arkadaşları arasındaki gerilim, kervanın önündeki sisten daha tehlikeli olabilir.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — duvarda uzun bir kâğıt, solda deniz, sağda yayla, aradaki çizgide iğnelenmiş kartlar.
  • Ödünç çağrı — bir telefon ekranında annenin mesajı, yanında bir otobüs bileti.
  • Yük seçimi — Sarıkız'ın yanında yere bırakılmış eşyalar; Ela'nın çantasında parlayan bir batarya.
  • Eşik — otoyol geçidinin ağzı; üstte tırlar, altta betona dolan keçiler, elinde telefonla duran bir kız.
  • Durak işlevi — kartların altına yazılan satırlar; iki kart yer değiştirince satırların değişmesi.
  • Yol bedeli — derede suya düşen bir telefon; sisin içinde duran bir yaşlı adam.
  • Varış farkı — sisin içinde kaybolan bir yayla silueti.
  • Dönüş aynası — kamyonet camından aşağıda görünen geçit.
  • Kapanış — duvardaki son kart; üstünde iki kelime, gövdesi boş.

Ritim

Ders, haritadan ibaret bir kâğıtla açılıyor. Her durağa bir değişim yazarak ikinci bir çizgi kuruyor. Boş kalan son kartla kapanıyor.