İçeriğe geç

Ders 53.18

Yaygın format hataları

Senaryo Akademisi — Bölüm VI, Modül 53

3.254 kelime5 film örneği≈ 15 dk okuma≈ 22 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Son okuma her hata türü için ayrı bir tur ister; yazar her turda tek bir şey arar.
  • Okunurluk hatası anlamı bozmaz ama okurun dikkatini harcar.
  • Yanıltan hata okura yanlış bir konuşan, zaman ya da yer okutur.
  • Döküm hatası ekibe yanlış veri verir: olmayan bir yer, kişi ya da iş.
  • Acemilik işareti hikâyeyi bozmaz, yazara duyulan güveni bozar.
  • Bir hata birden çok sütuna düşebilir; sınıfı dosyanın türüne göre değişebilir.
  • Aktarım izi, dosya el değiştirirken doğan ve kimsenin yazmadığı hatadır.
  • Yetim başlık sayfanın dibinde yalnız kalır; sayfa sonu turu en sona bırakılır.
  • Son okuma ekranda değil, gönderilecek dosyada yapılır.
  • Yazar kendi metnini anlamla okur; turlar ona metnine bir yabancı gibi bakmanın yolunu verir.
  • Bilerek bozulan yerler bir listeye yazılır ki başka bir göz onları düzeltmesin.

Açılış sahnesi

Dosya pazartesi yapımcıya gidecek. Emre dün gece Nöbet'i baştan sona bir kez daha okumuş. Masaya oturur oturmaz söylüyor: temiz. Tek bir hata bulamamış.

Selim düzeltilmiş dosyayı açıyor. Sabaha karşı arka kapıdaki sayfada duruyor. Kadir'in ustabaşıyla telefonda konuştuğu gece bu. Selim aksiyon satırını sesli okuyor. Kadir ellerini koltuk altlarından çıkarır. Telefonu kulağına götürdü.

Masada kimse bir şey demiyor. Emre sayfayı kendine çeviriyor. O satırı dün gece üç kez okumuş. Her seferinde "götürür" görmüş.

Selim bir satır aşağı iniyor ve kalemini yine kaldırıyor. Ustabaşının adının yanında (S.D.) yazıyor. Adam telefonun öbür ucunda. Ama sayfaya göre arka kapının hemen dışında, görünmeden duruyor.

Nermin Hanım çantasından kalın bir dosya çıkarıyor. Selim'in haftalardır mavi ve kırmızı kalemle işaretlediği bütün sayfalar burada. En üstte on dört Mart çıktısı duruyor, kapağında el yazısıyla: biçim düzeltmesinden önce. Bu iki hata bu kenarlarda zaten var, diyor Nermin Hanım. Düzelttin, ama izleri kalmış.

Emre dosyayı bir kez daha, bu kez daha yavaş okumayı öneriyor. Nermin Hanım kabul etmiyor. Aynı gözle okursan yine aklındakini okursun, diyor. Yavaşlamak gözü değiştirmez. Bugün dosyayı birçok kez okuyacağız. Her seferinde yalnız bir şey arayacağız. Tahtayı silip tebeşiri eline alıyor.

Son okumada dosya bir kez değil, her hata türü için ayrı bir kez okunur. Yazar her turda yalnız o türü arar.

Bu derste ne olacak

Bu derste formatın yaygın hatalarını tek bir son okuma gününde topluyoruz. Hataları yeniden anlatmayacağız. Adlarıyla anıp okura ne yaptıklarına göre ayıracağız. Önce sayfayı okunmaz kılan hatalara bakacağız. Sonra okuru yanıltanlara, yapım dökümünü bozanlara ve yazarı acemi gösterenlere geçeceğiz. Kimsenin yazmadığı, dosya el değiştirirken doğan hataları ayrıca konuşacağız. Sayfa sonlarına ayrı bir gözle bakacağız. En sonda dosyayı turlarla okuyan yöntemi kuracağız. Emre'nin teslimden önceki son günü ders boyunca masada kalacak. Her hata, Nöbet'in bir sayfasında bıraktığı izle anılacak. Bir dergi bürosunda, bir Bronx dairesinde, bir stüdyo toplantısında, bir film setinde ve imza satıcılarının dükkânlarında hataların nasıl bulunduğunu izleyeceğiz.

Sıfır noktası

Bir senaryonun biçim kuralları uzun bir listedir. Sahne başlığının, aksiyon satırının, karakter adının, parantezin, geçişin ve sayfa sonunun her biri kendi kuralını taşır. Yazar bunları tek tek öğrenebilir. Ama son okumada hepsini aynı anda aklında tutamaz.

Yazarın kendi gözü de bir engel. Yazar kendi metnini anlam için okur. Göz bir cümlenin başını görür, gerisini hafızadan tamamlar. Emre'nin "götürdü"yü "götürür" diye okuması bir dikkatsizlik değil. Okumanın olağan işleyişi bu. Anlamı bilen göz biçime bakmaz.

Yazar metnini ne kadar iyi tanırsa bu etki o kadar güçlenir. Emre her sahneyi defalarca yazdı, sildi, yeniden kurdu. Hangi satırın ne söylediğini ezbere biliyor. Sayfaya baktığında sayfayı değil, o ezberi görüyor. Yabancı bir okur ise yalnız sayfayı görür. Onun önünde ezber yok. Yazarın hatayı bulmak için yapması gereken şey, kendi metnine bir yabancı gibi bakmanın yollarını aramaktır.

Bu yüzden son okuma kurallara göre değil, hatanın okura ne yaptığına göre düzenlenir. Sözlükteki okur zinciri burada işe yarar. Zincirin her halkası sayfadan başka bir şey ister. Yapımcının okuyucusu hikâyeyi hızla almak ister. Oyuncu kimin konuştuğunu bilmek ister. Yönetmen yardımcısı hangi yerin, hangi kişinin, hangi saatin gerektiğini sayar. Bir hata bu okurlardan birinin işini bozar. Bazen birkaçınınkini birden.

Bir de güven meselesi var. Kimse bir senaryoyu ilk sahnesinden okumaya başlamaz. Önce kapağa, ilk sayfanın şekline, ilk birkaç satıra bakar. Orada gördüğü küçük bir işaret, metnin geri kalanına nasıl yaklaşacağını belirler. Hikâyeyi hiç bozmayan bir hata da okuru yazara karşı temkinli yapabilir.

Hataları böyle ayırınca liste kısalır. Onlarca kural yerine birkaç soru kalır. Bu sayfa okunuyor mu? Okura doğru şeyi mi söylüyor? Ekibe doğru veriyi mi veriyor? Deneyimli bir okura yazar hakkında ne söylüyor? Her soru dosyanın ayrı bir okumasını ister. Her soru da yazarı metnin başka bir yüzüne bakmaya zorlar. Biri sayfanın şekline, biri konuşanlara, biri listelere, biri ilk izlenime. Kuralları ezberleyen yazar hatayı tanır. Soruları soran yazar onu bulur.

Mekanizma

Tahtadaki sütunlar

Nermin Hanım tahtaya dört sütun çiziyor. Selim dosyadaki kenar notlarını tek tek okuyor. Emre her notu bir sütuna yazıyor.

İlk sütun hızla doluyor. Kelime işlemcisindeki ince, sık harfler ve dar kenarlar. Arka kapının tek parça gri bloğu. Büyük harfle yazılmış sesler: kapanan kapı, havlayan köpek, vızıldayan lamba. Kapı eşiğindeki kısa atışmada her repliğin üstüne konmuş fısıltı parantezi. Selim eski sayfadan bir satırı yüksek sesle okuyor:

Kapı KAPANIR. Uzakta bir köpek HAVLAR. Lamba VIZILDAR.

Üç büyük harf, üç ayrı "buna bak". Okur hangisine bakacağını bilemiyor. Bunlar hikâyeyi değiştirmiyor. Ama okuyucu gri bloğu atlıyor, büyük harflerin arasında asıl vurguyu kaçırıyor. Okunmayan bir sayfanın doğru olması kimsenin işine yaramıyor.

İkinci sütun daha kısa ama daha ağır. Sayfa sonunda adsız kalan replik, Murat'ın demlik hatırasını Kadir'in ağzına vermişti. Yerinden kayan KARARMA bir sabahı karartmıştı. HAYAL yazan başlık, gerçek bir odayı hayal gibi okutmuştu. Bugünkü (S.D.) de bu sütuna giriyor. Okur ustabaşını arka kapının dışında arıyor. Yanıltan hata okuru durdurmaz. Okur akıp gider ve yanlış sahneyi kurar.

Ekibin sütunu

Selim üçüncü sütunu kendi mekân listesinden dolduruyor. Beş adla geçen hastane odası, döküm kâğıdında beş ayrı yerdi. ARKA KAPI ile OTOPARK iki ayrı gece çekimi. AĞABEY, YAŞLI ADAM, HEMŞİRE ve DOKTOR, oyuncu seçimi listesine dört boş rol eklemişti. Sözlükteki çekim planı bu satırlardan kurulur. Satır yanlışsa çizelge de yanlış olur.

Bugünkü (S.D.) bu sütunda da yer alıyor. Ses dışı, kişinin mekânda olduğunu söyler. Yönetmen yardımcısı ustabaşını o gecenin çekimine çağırır. Oysa ses telefondan gelir ve ayrı bir günde kaydedilebilir. Emre parantezi düzeltiyor:

USTABAŞI (D.S.)
Gece nasıl geçti?

Tek bir harf iki sütunu birden temizliyor.

Yazarı ele veren işaretler

Dördüncü sütunda parlak kapak, yağmurlu cam fotoğrafı ve epigraf duruyor. Eski arka kapı sayfasındaki "Kamera yavaşça yükselir." de burada. Emre'nin erken çekim senaryosu da bu sütuna giriyor: sahne numaraları, ALÇAK AÇI, YAKIN PLAN. Okuma taslağında bunların hiçbiri iş görmez. Ama okura bir şey söyler: yazar okuma taslağıyla çekim senaryosunu ayırmıyor. Okuyucu sonraki sayfalara daha az iyi niyetle girer.

Bir parantez de buraya taşınıyor. Kadir'in "Yol kısaymış." repliğinin üstünde bir zamanlar (alaycı) yazıyordu. Oyuncuya ne hissedeceğini söyleyen parantez, yazarın oyuncuya güvenmediğini söyler. Deneyimli okur bunu bir satırda görür.

Selim bir notu sütunlar arasında taşıyor. Sahne numarası okuma taslağında bir acemilik işaretidir. Çekim senaryosunda ise bir döküm verisi. Aynı biçim, dosyanın türüne göre başka sütuna düşer.

Kimsenin yazmadığı hatalar

Tahtada bazı notlar hiçbir sütuna tam oturmuyor. Emre bunları kendisinin yazmadığını söylüyor. Haklı.

Yazılımın ilk sayfaya koyduğu AÇILMA böyle doğdu. Şablona geçerken ikiye bölünüp adını yitiren replik de. Aksiyon sanılıp bir sonraki sahneye yapışan KARARMA da. Defterdeki geçmiş zamanlı arka kapı, birleştirme sırasında gelmişti. Bugünkü "götürdü" o defterden kalan son kırıntı. Aktarım izi bir sınıf değil, bir kaynaktır. Doğurduğu hata dört sütunun herhangi birine düşebilir. Ama doğduğu an hep aynıdır: dosyanın el değiştirdiği an.

Sayfanın dibi

Selim çıktıyı sayfa sayfa çeviriyor. Bu kez yalnız sayfaların son satırlarına bakıyor. Bir yerde duruyor.

Kadir kitabını okur.
İÇ. DEVLET HASTANESİ, KANTİN — GÜNDÜZ

Sayfa burada bitiyor. Kantinin ilk aksiyon satırı bir sonraki sayfada başlıyor.

Dosya son haftanın düzeltmelerinden sonra yeniden dizilmiş. Birçok yazılım bunu önlemeye çalışır. Ama Emre'nin dosyası iki programdan geçti. Yetim başlık okuru bir an boşlukta bırakır. Sekizlik ölçüyü de bozar, çünkü sahne iki sayfaya yayılmış görünür. Emre başlığı yeni sayfaya taşıyor. Selim ardından bütün sayfa sonlarını yokluyor. Bölünen her replikte alttaki (DEVAMI VAR) ibaresini ve yeni sayfadaki adı arıyor.

Turlar

Nermin Hanım günü turlara bölüyor. Okunurluk turunda kimse okumuyor. Sayfalar yere diziliyor, üstlerine ayakta bakılıyor. Gri bloklar ve büyük harf lekeleri uzaktan görünüyor. Döküm turunda yazılımın listeleri açılıyor. Mekân listesinde hastane odası tek ad taşıyor. Karakter listesi dokuz satır. Yanıltan hata turu sesli yapılıyor. Selim Kadir'i, Emre Murat'ı okuyor. Acemilik turunda Nermin Hanım yalnız kapağa ve ilk sayfalara bakıyor. Kapak sade, tarih iki Nisan. Yazılımın sahne numarası ayarı kapalı. Sayfa sonu turu ekranda değil, gönderilecek dosyanın çıktısında yapılıyor.

Akşam olduğunda dosyada düzeltilecek bir şey kalmamış. Bulunanların çoğu eski hataların iziydi. Kantin başlığı ise yeni bir kazaydı.

Filmlerden okuma

Ray'in dergisi ile Van Sant'ın okulu aynı sorunu iki uçtan gösteriyor. Birinde bilerek yapılan bir yanlış, yazarın notlarıyla arandı ve bulunamadı. Ötekinde kazayla taşınan bir parça ancak suç olarak görüldü. Çözüm her seferinde sayfanın dışına bakmaktan geçti.

DiCillo'nun seti ile Heller'ın satıcıları okurun dikkatinin ve güveninin nasıl harcandığını gösteriyor. Coen'lerin toplantısı ise hepsini aramanın yolunu veriyor: her okura tek bir soru.

Usta katmanı

Sayfa sonu turunu en sona bırak. Başka bir turdaki her düzeltme sayfaları yeniden dizer. Kantin başlığını yetim bırakan da son haftanın bir düzeltmesiydi. Sayfa dibine son baktığında dibin yerinden oynamayacağından emin olursun.

Gidecek dosyayı oku, çalışma dosyasını değil. Ekrandaki dosya ile gönderilen çıktı aynı sayfaları göstermeyebilir. Aktarım izleri çoğu zaman yalnız çıktıda görünür.

Arama komutunu bir tur say. Aksiyon satırlarında geçmiş zaman eklerini ara. KAMERA, PLAN, AÇI kelimelerini ara. Her uzantıyı tek tek ara ve kişinin mekânda olup olmadığını kontrol et. Göz kaçırır, arama kaçırmaz. Emre'nin "götürdü"sü tek bir aramayla bulunurdu.

Listeleri kâğıda dök. Yazılımın mekân ve karakter listesi aynı yerin iki adını alt alta getirir. Ekranda kaydırırken görünmeyen çift, kâğıtta yan yana durur. Selim'in alfabetik mekân listesi, hastane odasının beş adını tek bakışta göstermişti.

Başkasına okutursan ona bir sütun ver. "Bir göz at" diyen yazar genel bir izlenim alır. "Yalnız konuşanlara bak" diyen yazar hata alır.

Bir izi düzeltince kaynağını da kapat. Defterden gelen bir satır bulduysan defterin dosyaya başka nereden girdiğini ara. İzler tek başına gelmez.

Bilerek bozduğun yerleri yaz. Emre'nin yanlış ad gecesi, üslubun bilerek esnediği tek yer. Son okumada başka bir göz onu hata sanıp düzeltebilir. Kısa bir liste bunu önler. Liste ayrıca yazara da bir şey söyler: kural kaç yerde esniyorsa o kadar az etkili esnemektedir.

Vaktin yetmiyorsa sırayı bil. Önce yanıltan hatayı düzelt, çünkü hikâyeyi değiştirir. Sonra okunurluğu ve dökümü. Acemilik işaretlerini de atlama. Çoğu birkaç dakikada silinir ve okur onları ilk sayfada görür.

Sesli okumanın sınırını bil. Sesli okumada büyük harf, parantez ve sayfa sonu duyulmaz. Ama konuşan değiştiğinde masa hemen duyar. Bu turu yalnız yanıltan hatalar için kullan. Masa okuması bir dakikada, gözün bir saatte bulamadığı bir yanlış konuşanı bulur.

Turlar arasında ara ver. Aynı dosyayı art arda okuyan göz bir süre sonra yine anlamı izlemeye başlar. Bir tur bitince kalk, başka bir iş yap. Sonraki tura dinlenmiş bir gözle dön.

Turu sondan başlat. Bazı turlarda dosyayı son sayfadan başa doğru oku. Sahneler sırasını yitirince hikâye seni sürüklemez. Göz yalnız biçimde kalır.

Her bulduğunu bir sütuna yaz. Bir hatayı düzeltip geçme. Hangi sütuna düştüğünü not et. Birkaç dosya sonra kendi hata haritanı görürsün. Kimi yazar hep uzantıyı karıştırır, kimi hep blok yazar. Haritan sana hangi turu uzun tutacağını söyler.

Kuralı ezberleme, soruyu ezberle. Okur kim, bu satır ona ne söylüyor? Bu soru hiç görmediğin bir biçim sorununda da işe yarar. Bir gün yeni bir mecra, yeni bir program ya da yeni bir ekip gelir. Kural değişir, soru değişmez.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Son okuma, dosyayı bir kez dikkatle okumaktır."
Doğrusu

Tek okumada göz anlamı izler ve biçimi tamamlar. Her hata türü ayrı bir tur ister. Dikkat ne kadar artarsa artsın, aynı göz aynı şeyi kaçırır.

Yaygın yanlış"Senaryo yazılımıyla yazılan dosyada format hatası olmaz."
Doğrusu

Yazılım biçimi dizer ama yanlış etiketi, yanlış uzantıyı, eski bir satırı tanımaz. Bazı hataları da kendisi üretir: kendiliğinden eklenen bir açılış ibaresi, bölünürken adını yitiren bir replik.

Yaygın yanlış"Biçim hatası görüntüyü bozar, hikâyeyi bozmaz."
Doğrusu

Adsız kalan bir replik hatırayı başka bir kardeşe verir. Kayan bir geçiş sabahı karartır. Bazı biçim hataları doğrudan hikâye hatasıdır.

Yaygın yanlış"Hikâye iyiyse okuyucu biçimi dert etmez."
Doğrusu

Bazı okuyucular etmeyebilir. Ama çoğu metne yüzeyinden girer ve ilk sayfadaki işaretle sonrasını okur.

Yaygın yanlış"Bütün hatalar aynı ağırlıktadır."
Doğrusu

Yanıltan hata hikâyeyi, döküm hatası planı, okunurluk hatası dikkati, acemilik işareti güveni bozar. Vakit kısaysa sıra buna göre kurulur. Hikâyeyi bozan hata, güveni bozan hatadan önce gelir.

Yaygın yanlış"Yazım denetimi biçim hatalarını da bulur."
Doğrusu

Yazım denetimi kelimeye bakar. Doğru yazılmış bir geçmiş zaman eki ya da yanlış bir uzantı ondan geçer. Hastane odasının beş adı da geçer, çünkü beşi de doğru yazılmış kelimelerdir.

Yaygın yanlış"Sayfa sonları yazılımın işidir."
Doğrusu

Yazılım çoğunu düzeltir. Ama dosya program değiştirdiğinde ya da son anda bir satır silindiğinde dibe yalnız göz bakabilir.

Yaygın yanlış"Başkasına okutmak son okumanın yerini tutar."
Doğrusu

Ne arayacağı söylenmemiş okur hikâyeyi okur. Hatayı ancak ona bir soru verilirse bulur.

Yaygın yanlış"Kamera komutu yönetmene yardım eder."
Doğrusu

Okuma taslağında kamera komutu çoğu zaman yönetmenin işine karışmak gibi okunur. Ayrıca okuru hikâyeden alıp setin içine sokar. Anlam bir açıya bağlıysa satır o anlamı kamera kelimesi kullanmadan söyler.

Yaygın yanlış"Hata bulunamadıysa dosya temizdir."
Doğrusu

Dosya ancak her tur bittiğinde temizdir. Tek bir turdan temiz çıkan dosya yalnız o türden temizdir.

Yaygın yanlış"Format hatalarını yapımcının ekibi nasılsa düzeltir."
Doğrusu

Ekip dosyayı ancak kabul ederse düzeltir. Kabul kararı ise o hataların içinden okunarak verilir.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Son okuma her hata türü için ayrı bir tur ister; yazar her turda tek bir şey arar.
  • Okunurluk hatası anlamı bozmaz ama okurun dikkatini harcar.
  • Yanıltan hata okura yanlış bir konuşan, zaman ya da yer okutur.
  • Döküm hatası ekibe yanlış veri verir: olmayan bir yer, kişi ya da iş.
  • Acemilik işareti hikâyeyi bozmaz, yazara duyulan güveni bozar.
  • Bir hata birden çok sütuna düşebilir; sınıfı dosyanın türüne göre değişebilir.
  • Aktarım izi, dosya el değiştirirken doğan ve kimsenin yazmadığı hatadır.
  • Yetim başlık sayfanın dibinde yalnız kalır; sayfa sonu turu en sona bırakılır.
  • Son okuma ekranda değil, gönderilecek dosyada yapılır.
  • Yazar kendi metnini anlamla okur; turlar ona metnine bir yabancı gibi bakmanın yolunu verir.
  • Bilerek bozulan yerler bir listeye yazılır ki başka bir göz onları düzeltmesin.

Sonraki derse köprü

Nöbet pazartesi gidiyor ve biçimi artık okuru durdurmuyor. Ama yapımcının masasında bu dosya, başka dosyalarla birlikte duracak. Hangisini açacağına karar vermeden önce her biri hakkında birkaç satır okuyacak. Biçim okuru sayfada tutar. Okuru sayfaya getiren ise başka bir belgedir. Emre Nöbet'i tek bir kartta anlatmak zorunda kalırsa kartın başına kimi yazacak: Kadir'i mi, iki kardeşi birden mi? Sonraki ders proje geliştirme belgelerinin ilkini açıyor: bir projenin kimliğini tek bir kartta toplayan fikir kartını.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — bir aksiyon satırında tek bir fiil eki parlıyor; yazarın gözü onu başka bir harfle görüyor.
  • Tahtadaki sütunlar — eski çıktının kenar notları tek tek kopup dört sütuna dağılıyor.
  • Bir hata, iki sütun — ustabaşının adının yanındaki parantez iki sütuna birden ışık düşürüyor; tek harf değişince iki ışık birden sönüyor.
  • Aktarım izi — bir defter sayfasından ince bir çizgi temiz dosyaya uzanıyor.
  • Yetim başlık — sayfanın dibinde yalnız kalmış bir başlık bir sonraki sayfaya kayıyor.
  • Turlar — aynı dosya üst üste birkaç kez açılıyor; her açılışta yalnız bir öğe renkleniyor.
  • Kapanış — temiz dosya bir zarfa giriyor; masada yalnız boşalmış tahta kalıyor.

Ritim

Ders "temiz" sanılan bir dosyada bulunan tek bir harfle açılıyor, eski notları dört sütuna dağıtıyor ve dosyayı turlarla okuyan bir günle kapanıyor.