Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Yapı, olayların seçilmesi, sıralanması ve bir deneyim kuracak biçimde düzenlenmesidir.
- Her hikâyenin bir yapısı vardır, yazar onu düşünse de düşünmese de.
- Tarih sırası da bir yapıdır ve bilinçli seçilmelidir.
- Yapı, olayları hikâyenin sorusuna göre düzenler.
- Olay seçimi, anlatılacak olanı belirler.
- Olay sırası yaşanma sırasıyla aynı olmak zorunda değildir.
- Bilginin ne zaman verildiği önceki sahnelerin anlamını değiştirebilir.
- Gerilim eğrisi aynı olayın farklı yerlerde farklı etki yaratmasıyla kurulur.
- Değişim basamakları eksik kalırsa son hareket ani görünür.
- Başlangıç ile son birbiriyle konuşur.
- Seyirci deneyimi, bütün yapısal kararların hedefidir.
- Yapı değişmez bir formül değildir.
- Yapı dakikası dakikasına bir plan değildir.
- Yapı yaratıcılığın karşıtı değil, çerçevesidir.
- Üç perde yapıyı düşünmenin yollarından yalnızca biridir.
- İyi bir yapı görünmez, ama hissedilir.
Açılış sahnesi
Bir kurgu odası, sabahın erken saati. Belgesel yönetmeni Aslı, bir yıl boyunca çektiği görüntülerin başında oturuyor. Sabit diskte yüz saatlik malzeme var. Filmin süresi ise en fazla doksan dakika olacak.
Film, Karadeniz kıyısında yaşayan yaşlı bir balıkçı çifti anlatıyor. Sabri ve Nazmiye. Kırk yıldır aynı tekneyle denize çıkıyorlar. Bu yıl tekneyi satacaklar. Aslı onların son sezonunu çekmiş.
Kurgucu Emre, ilk hafta bütün görüntüleri tarih sırasına dizdi. Ocaktan aralığa, gün gün. Aslı bu ilk kurguyu izledi. Dokuz saat sürüyor. İçinde her şey var: ağ onarımı, sabah kahvaltıları, pazar günleri, bir düğün, bir fırtına, bir hastane ziyareti.
Aslı Emre'ye dönüyor. Her şey doğru, diyor. Ama bu bir film değil. Bu bir yıl.
Emre omuz silkiyor. Olanları sırayla koydum. Başka neyi değiştireceğiz?
Aslı ekranda donmuş bir kareye bakıyor. Nazmiye, teknenin güvertesinde, elindeki ağı bırakmış, denize bakıyor. Bu kare dokuzuncu ayın bir gününden. Aslı bir karar veriyor. Film bu kareyle açılacak.
Emre şaşırıyor. Ama o zaman sıra bozulur.
Aslı başını sallıyor. Evet. Bozulması gereken de o.
Yapı, olanları sıralamak değil, olanlardan bir deneyim kurmaktır.
Bu derste ne olacak
Bu derste yapının ne olduğunu ve ne olmadığını ayıracağız. Yapı bir hikâyedeki olayların seçimi, sıralanması, bilginin dağıtılması ve gerilimin düzenlenmesidir. Karakterin değişiminin aşamalarını, başlangıçla son arasındaki ilişkiyi ve seyircinin yaşayacağı deneyimi de kapsar.
Yapı ne değildir sorusu da en az bu kadar önemli. Yapı değişmez bir formül değildir. Her sahnenin saatini önceden kilitleyen bir çizelge de değildir. Yaratıcılığın karşıtı değildir, yalnızca üç perdeden de ibaret değildir. Yapıyı yanlış tanımak, onu ya bir kafese ya da bir düşmana çevirir. Aslı'nın kurgu odasını ders boyunca taşıyacağız. On iki filmde yapının nasıl düşünüldüğünü okuyacağız.
Sıfır noktası
Yapı kelimesi yeni yazarlarda iki zıt tepki uyandırır. Bir grup yapıyı bir kalıp gibi görür. Birinci perde şu sayfada biter, orta nokta şu sayfada gelir. Bu gruba göre yapı öğrenilecek bir kural listesidir. Öbür grup yapıdan korkar. Yapının yaratıcılığı öldüreceğini, hikâyeyi herkesin hikâyesine benzeteceğini düşünür. Bu gruba göre yapı kaçınılacak bir şeydir.
İki tepkinin de ortak bir yanılgısı var. İkisi de yapıyı hikâyenin dışında duran bir şey sanıyor. Birincisi onu dışarıdan uygulanacak bir kalıp olarak görüyor, ikincisi dışarıdan dayatılacak bir engel olarak. Oysa yapı hikâyenin dışında değildir. Her hikâyenin bir yapısı vardır, yazar onu düşünse de düşünmese de.
Emre'nin ilk kurgusunun da bir yapısı vardı: tarih sırası. Bu yapı "hiçbir karar vermemek" gibi görünüyor ama aslında bir karar. Olayları yaşandığı sıraya koymak, seyirciye her şeyi eşit ağırlıkta vermek demek. Ağ onarımı ile hastane ziyareti aynı ağırlıkta. Sabah kahvaltısı ile fırtına aynı ağırlıkta. Seyirci neyin önemli olduğunu kendisi bulmak zorunda kalıyor. Dokuz saat boyunca.
Aslı'nın kararı ise başka bir yapı öneriyor. Film, Nazmiye'nin ağı bırakıp denize baktığı kareyle açılıyor. Seyirci bu kadının bir şey düşündüğünü, bir şeyin değişmek üzere olduğunu hissediyor. Henüz ne olduğunu bilmiyor. Bu kare filmin sorusunu kuruyor: bu insanlar tekneden nasıl ayrılacak?
Bu küçük karar, yapının asıl işini gösteriyor. Yapı, olayları bir soruya göre düzenler. Hangi olayın gireceği, hangisinin çıkacağı, hangisinin önce geleceği o soruya göre belirlenir. Formül değil, bir soru. Kalıp değil, bir seçim.
Bu yüzden yapıyı öğrenmek bir kural listesi ezberlemek değil. Bir hikâyeye sorulan soruları tanımak. Hangi olay? Hangi sırayla? Seyirci neyi ne zaman bilecek? Gerilim nerede yükselecek? Karakter hangi basamaklardan geçecek? Son, başlangıçla nasıl konuşacak? Seyirci salondan çıkarken ne taşıyacak?
Mekanizma
Yapının tanımı
Yapı bir iskelet gibi düşünülebilir, ama canlı bir iskelet. Her hikâyede farklı biçim alır. Aslı'nın belgeselinde yapı, bir yılı doksan dakikaya indirirken verilen yüzlerce kararın toplamı. Bir senaryoda aynı kararlar kâğıt üstünde, çekimden önce verilir. Belgeselci yapıyı kurgu masasında yazar, senarist ise sayfada.
Seçmek
Aslı'nın yüz saatinde dört yüzden fazla ayrı olay var. Filme belki kırkı girecek. Hangi kırkı? Aslı her olaya bir soru soruyor: bu olay, tekneden ayrılma sorusuna bir şey katıyor mu?
Sabri'nin kardeşinin düğünü güzel bir gün. Ama tekneyle bir ilgisi yok. Düğün filmden çıkıyor. Sabri'nin ağı son kez onardığı sabah ise uzun bir sahne olarak kalıyor. Aynı ağı kırk yıldır onarıyor ve bu son onarım. Olay seçimi, anlatılacak şeyin ne olduğuna karar vermektir.
Sıralamak
Aslı'nın filmi dokuzuncu ayın bir karesiyle açılıyor. Sonra başa, ocak ayına dönüyor. Olay sırası yaşanma sırasından farklı. Bu fark bir anlam üretiyor. Seyirci bütün filmi, ilk karede gördüğü o düşünceli yüzün gölgesinde izliyor.
Olay sırasının en güçlü aracı, bilginin dağıtılmasıdır. Seyirci neyi ne zaman öğreniyor? Aslı'nın malzemesinde bir sır var. Nazmiye'nin hastalığı, tekneyi satma kararının asıl nedeni. Emre'nin tarih sırası bu bilgiyi yedinci ayda veriyordu. Aslı bu bilgiyi sona yakın bir yere taşıyor. Seyirci filmin büyük bölümünde tekneyi satmanın yalnızca yaşlılıktan kaynaklandığını sanıyor. Bilgi geldiğinde bütün önceki sahneler yeniden okunuyor.
Gerilimi düzenlemek
Tarih sırasında fırtına dördüncü ayda geliyordu. Filmin ilk yarım saatinde, sonra hiçbir şey olmuyordu. Aslı fırtınayı ortaya taşıyor. Önce sakin sabahlar, sonra ağır ağır bozulan hava, sonra fırtına. Gerilim eğrisi, olayların seyircide bıraktığı iz ile ölçülür. Aynı olay farklı yerlere konduğunda farklı bir eğri çizer.
Değişimi basamaklara bölmek
Sabri filmin başında tekneyi satmayı reddediyor. Ortalarda bir alıcıyla pazarlık ediyor ama fiyatı bahane edip vazgeçiyor. Nazmiye'nin hastalığı açığa çıkınca bir gece tek başına tekneye gidiyor. Son sahnede anahtarı kendi eliyle alıcıya veriyor. Dört basamak. Aslı her basamağı ayrı bir sahneyle kuruyor. Basamaklardan biri eksik kalsa, Sabri'nin son hareketi ani görünürdü.
Başlangıç ile son arasındaki ilişki de yapının parçasıdır. Aslı'nın filmi Nazmiye'nin denize bakan yüzüyle açılıyor. Son kare, boş teknenin limandan ayrılışı. Nazmiye iskelede, aynı yöne bakıyor. İlk kare bir soruydu, son kare bir cevap. Seyirci iki kareyi birbirine bağlıyor.
Deneyimi tasarlamak
Aslı'nın bütün kararları tek bir hedefe hizmet ediyor. Seyirci salondan çıkarken bir veda yaşamış olmalı. Olay seçimi, olay sırası, bilgi dağıtımı, gerilim eğrisi, değişim basamakları: hepsi bu deneyimi kurmanın araçları. Yapı, yazarın seyirci için tasarladığı bir yolculuk.
Yapı ne değildir
Emre bir gün bir senaryo kitabından sayfa numaraları getiriyor. Birinci perde yirmi beşinci dakikada bitmeli, diyor. Aslı gülümsüyor. Filmimizin yirmi beşinci dakikasında Sabri ağ onarıyor, diyor. Ve orada olması gereken tam da o.
Yapı, her sahneye bir saat biçen bir çizelge değil. Yaratıcılığın karşıtı da değil; yaratıcılığın hangi kararları vereceğini gösteren bir çerçeve. Her hikâyede aynı olaylar yaşanmak zorunda değil. Yapı yalnızca üç perdeden de ibaret değil. Üç perde, yapıyı düşünmenin yollarından yalnızca biri. Aslı'nın filmi mevsimlere göre dört bölüme ayrılıyor. Bu da bir yapı.
Filmlerden okuma
Usta katmanı
Önce soruyu bul. Yapıyı kurmadan önce hikâyenin sorduğu soruyu tek cümleyle yaz. Olayları o soruya göre seçeceksin.
Her olaya aynı soruyu sor. Bu olay hikâyenin sorusuna bir şey katıyor mu? Katmıyorsa ne kadar güzel olursa olsun çıkabilir.
Tarih sırasını bir seçenek olarak gör. Kronolojik sıra da bir yapıdır. Onu varsayılan olarak değil, bilinçli bir tercih olarak kullan.
İlk kareyi dikkatle seç. Açılış, seyircinin bütün filmi izleyeceği gözlüğü takar. İlk kare bir soru kurmalı.
Son kareyi ilk kareyle konuştur. Başlangıç ile son arasında bir yankı, bir karşıtlık ya da bir cevap kur. Seyirci iki kareyi bağladığında yapı tamamlanır.
Bilgiyi planlı dağıt. Önemli bir bilginin ne zaman verileceğine bilerek karar ver. Aynı bilgi farklı yerlerde farklı etki yaratır.
Gerilim eğrisini çiz. Hikâyenin her bölümünde seyircinin gerilim düzeyini kâğıda işaretle. Düz kalan uzun bölümler bir sorun gösterir.
Değişimi basamaklara böl. Karakterin başlangıç ve son hâli arasındaki ara durumları yaz. Her basamak bir sahneyle kurulsun.
Basamak atlama. Değişimin bir basamağı eksikse son hareket ani görünür. Eksik basamağı bul ve bir sahneyle doldur.
Yapıyı hikâyenin kendisinden çıkar. Aslı'nın filmi mevsimlere bölündü, çünkü balıkçılığın takvimi mevsimlerle işliyor. Yapının bölümleri hikâyenin dünyasından gelsin.
Kalıbı araç olarak kullan, efendi olarak değil. Üç perde gibi kalıplar bir taslağı düşünmeye yardım eder. Ama hikâye kalıba uymuyorsa hikâyeyi değil kalıbı değiştir.
Sayfa numarasıyla değil, işlevle düşün. Bir dönüm noktasının kaçıncı sayfada geldiğinden çok, ne iş gördüğünü sor.
Seçtiğin olaylar kadar çıkardıklarını da yaz. Filmden çıkan olayları ayrı bir listede tut. Bazen çıkan bir olay, hikâyenin eksik parçasıdır.
Paralel hatları bir buluşma noktasına bağla. Birden fazla hikâye çizgisi varsa onları sonunda bir anda ya da bir yerde buluştur.
Seyirci deneyimini tek cümleyle yaz. Seyirci salondan çıkarken ne hissetmeli? Bütün yapısal kararlar bu cümleye hizmet etsin.
Kronolojiyi bozuyorsan nedenini bil. Olay sırasını değiştirmek bir anlam üretmeli. Sırf ilginç görünsün diye bozulan kronoloji seyirciyi yorar.
Çerçeve kullanıyorsan çerçeveyi de hikâye yap. Başta ve sonda bugüne dönülüyorsa, bugünkü karakterin de küçük bir değişimi olsun.
Yapıyı son taslakta değil, erken dene. Olayları kartlara yazıp farklı sıralarla dene. Kâğıt üstünde denemek, sayfalar yazıldıktan sonra değiştirmekten çok daha ucuz.
Başka filmlerin yapısını çıkar. Sevdiğin bir filmi izle ve olaylarını sırayla yaz. Seçimleri ve sırayı görmek, yapıyı içeriden anlamanın en hızlı yoludur.
Yapının görünmez olmasına izin ver. İyi bir yapı seyirciye kendini göstermez. Seyirci yapıyı değil, yapının kurduğu deneyimi hatırlar.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"Yapı değişmez bir formüldür."
Değildir. Yapı her hikâyede o hikâyenin sorusuna göre biçim alır. Formül yalnızca düşünmeye yardım eden bir araç olabilir. Hikâyeyi formüle uydurmak, çoğu zaman hikâyenin en canlı yerini kesip atmak demektir.
Yaygın yanlış"Yapı yaratıcılığı öldürür."
Öldürmez. Yapı, yaratıcı kararların nerede verileceğini gösteren bir çerçevedir. Yapısız bir hikâye çoğu zaman yaratıcı değil, dağınıktır.
Yaygın yanlış"Olayları yaşandığı sırayla anlatmak yapısızlıktır."
Değildir. Kronolojik sıra da bir yapıdır ve bilinçli seçildiğinde güçlü olabilir.
Yaygın yanlış"Her iyi film üç perdeden oluşur."
Oluşmak zorunda değil. Üç perde yapıyı düşünmenin yollarından biridir; dört bölüm, mozaik ya da döngüsel yapılar da işler.
Yaygın yanlış"Dönüm noktaları belli sayfalarda gelmelidir."
Gelmek zorunda değil. Dönüm noktasının yeri, hikâyenin ritmine ve sorusuna göre belirlenir.
Yaygın yanlış"Yapı yalnızca olay örgüsüyle ilgilidir."
Değildir. Karakterin değişim basamakları ve seyircinin duygusal yolculuğu da yapının parçasıdır.
Yaygın yanlış"Ne kadar çok olay, o kadar zengin yapı."
Zenginlik sayıdan değil, seçimden gelir. Doğru seçilmiş az olay, rastgele seçilmiş çok olaydan daha güçlüdür.
Yaygın yanlış"Bilgi olduğu anda verilmelidir."
Verilmek zorunda değil. Bir bilginin ne zaman verileceği, seyircinin deneyimini belirleyen en güçlü yapısal karardır.
Yaygın yanlış"Yapı yazıldıktan sonra kurgu masasında düzeltilir."
Kısmen düzeltilir. Ama yapı en ucuz ve en etkili biçimde kâğıt üstünde, çekimden önce kurulur.
Yaygın yanlış"Deneysel filmlerin yapısı yoktur."
Vardır. Alışılmış bir yapı kullanmamak, hiç yapı kullanmamak demek değildir.
Yaygın yanlış"Başlangıç ve son bağımsız sahnelerdir."
Değildir. İkisi birbiriyle konuşur; son, başlangıçta kurulan sorunun cevabıdır.
Yaygın yanlış"Yapı seyirciye görünmelidir."
Görünmesi gerekmez. En iyi yapılar seyircinin fark etmediği ama hissettiği yapılardır.
Yaygın yanlış"Yapıyı öğrenmek için bir kitaptaki şemayı ezberlemek yeter."
Yetmez. Yapıyı öğrenmenin yolu, hikâyelere sorulan soruları tanımak ve sevdiğin filmlerin yapısını kendi elinle çıkarmaktır.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
- Yapı, olayların seçilmesi, sıralanması ve bir deneyim kuracak biçimde düzenlenmesidir.
- Her hikâyenin bir yapısı vardır, yazar onu düşünse de düşünmese de.
- Tarih sırası da bir yapıdır ve bilinçli seçilmelidir.
- Yapı, olayları hikâyenin sorusuna göre düzenler.
- Olay seçimi, anlatılacak olanı belirler.
- Olay sırası yaşanma sırasıyla aynı olmak zorunda değildir.
- Bilginin ne zaman verildiği önceki sahnelerin anlamını değiştirebilir.
- Gerilim eğrisi aynı olayın farklı yerlerde farklı etki yaratmasıyla kurulur.
- Değişim basamakları eksik kalırsa son hareket ani görünür.
- Başlangıç ile son birbiriyle konuşur.
- Seyirci deneyimi, bütün yapısal kararların hedefidir.
- Yapı değişmez bir formül değildir.
- Yapı dakikası dakikasına bir plan değildir.
- Yapı yaratıcılığın karşıtı değil, çerçevesidir.
- Üç perde yapıyı düşünmenin yollarından yalnızca biridir.
- İyi bir yapı görünmez, ama hissedilir.
Sonraki derse köprü
Aslı'nın elinde iki şey var. Bir yanda Sabri ile Nazmiye'nin gerçekten yaşadığı yıl: ocaktan aralığa, olduğu sırayla. Öbür yanda seyircinin izleyeceği film: dokuzuncu ayın bir karesiyle açılan, bir sırrı sona saklayan, bazı günleri hiç göstermeyen bir düzen. Bu ikisi aynı şey değil. Sonraki ders bu ayrımı adlandırıyor: hikâye ile olay örgüsü. Olanların sırası ile anlatılanların sırası arasındaki farkı orada inceleyeceğiz.