İçeriğe geç

Ders 1.5

Senaryo yazarlığına ilişkin yanlış inanışlar

Senaryo Akademisi — Bölüm I, Modül 1

2.849 kelime18 film örneği≈ 13 dk okuma≈ 19 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Yanlış inanışın zararı hatalı olması değil, seni denemekten alıkoymasıdır. Sınanmayan inanç hiç çürümez, o yüzden bu cümleler ömür boyu haklı kalabilir.
  2. İlham düzenli çalışmanın sebebi değil sonucudur. Düzen şarttır, ama düzenin biçimi kişiseldir.
  3. İlk taslağın işi iyi olmak değil var olmaktır. Kötü sayfa düzeltilir, boş sayfa düzeltilmez.
  4. Yapıyı bilmemek özgürlük vermez; fark etmeden en bilinen kalıbı tekrarlamaya yol açar. Kuralı bilmeyen kuralı bozamaz, yalnızca uygular.
  5. Geri bildirimde şikâyetin yerine inan, çözümüne inanma; teşhis okuyucudan, tedavi yazardan gelir.
  6. Duyduğun tavsiyenin kaynağını sor: yalnız başaranların anlatısı dolaşımdadır, aynı yolu deneyip varamayanlar röportaj vermez.
  7. Ve hepsinin ölçüsü tek cümlede: seni yazdıran cümle doğrudur, yazmaktan alıkoyan cümle şüphelidir.

Açılış sahnesi

Bir masa. Üstünde boş bir kâğıt, bir bardak soğumuş kahve, bir de kapatılıp yeniden açılmış bir dosya. Karşısında oturan kişi üç saattir orada.

Yazmadı. Çünkü içinden gelmedi.

Kalkıp gidiyor. Kendine kızmıyor bile; bugün olmadı, olur böyle şeyler. Yarın gelecek. Yarın da gelmezse öbür gün. Bu, iki yıl sürebilir ve o iki yıl boyunca o kişi kendini yazar sanar; sadece henüz gelmemiştir.

Şimdi başka bir masa. Aynı saat. Oturan kişi de aynı ölçüde tıkanmış, aynı ölçüde emin değil. Ama üç saat sonra elinde dört sayfa var ve o dört sayfanın üçü kötü.

İkincisi ilerledi.

Aradaki fark yetenek değil. İkisi de aynı ölçüde belirsiz, aynı ölçüde korkuyor. Kafalarındaki cümle farklı. Birincisi "yazmak ilhamla olur" cümlesini taşıyor, ikincisi taşımıyor. O tek cümle, iki yılı dört sayfadan ayırıyor.

Bu ders o cümleleri tek tek eline alıyor. Çünkü kafandaki yanlış bir cümle, öğrendiğin her doğru bilgiyi eğip büker.

Öğretmenin işi boş kafaya bilgi koymak değil, dolu kafadaki yanlışı sökmektir.

Bu derste ne olacak

Bu modülün ilk dört dersinde senaryonun ne olduğunu, kimin yazdığını, hangi süreçten geçtiğini ve kaç biçimi olduğunu konuştuk. Şimdi kafanı temizleyeceğiz. On bir yaygın inanışı sırayla ele alacağız; her birinin neden mantıklı göründüğünü kabul edip sonra nerede kırıldığını göstereceğiz. On sekiz filmden ve yapımdan örneklerle bunu gerçek işlerde okuyacağız. Her inanış için üç şey yapacağız: neden inandırıcı olduğunu kabul edeceğiz, nerede kırıldığını göstereceğiz ve yerine hangi cümlenin geçeceğini söyleyeceğiz. Ders bittiğinde bu cümlelerden hangisinin seni yavaşlattığını fark ediyor, yerine ne koyacağını biliyor ve daha önemlisi, bunu bilmenin tek başına yetmediğini de biliyor olacaksın.

Sıfır noktası

Yüzme öğrenen birini düşün.

Suya girmeden önce kafasında bir sürü cümle var. "Derin yerde nefes alamam." "Batarsam kimse görmez." "Yüzme, yüzebilenlerin işidir."

Bu cümleler yanlış. Ama yanlış oldukları için değil, kişiyi suya sokmadıkları için zararlılar. Suya giren kişi ilk beş dakikada üçünün de yanlış olduğunu görecek. Girmeyen kişi ise ömür boyu haklı kalacak, çünkü hiç sınanmayan inanç hiç çürütülmez.

Yanlış inanışın zararı hatalı olması değil, seni denemekten alıkoymasıdır.

Bu benzetme bu dersin üç ilkesini birden veriyor.

Birincisi, bu inanışların hepsi bir gerçekten doğar. Suda gerçekten boğulunabilir. İlham gerçekten vardır. Yanlış olan gözlem değil, gözlemden çıkarılan sonuçtur.

İkincisi, hepsi kişiyi koruyor gibi görünür. "Yetenek gerekir" diyen kişi kendini bir şeyden korur: denemekten ve başarısız olmaktan. Bu yüzden bu cümleler inatçıdır; mantıkla sökülmezler, çünkü işlevleri mantıksal değildir.

Üçüncüsü, hepsi denemeyle çürür. Kimse sana "ilham şart değil" cümlesini kanıtlayamaz. Ama üç hafta boyunca her sabah kırk beş dakika yazan biri, bunu kendi kendine kanıtlar. Bu yüzden bu ders bir tartışma değil, bir davet: aşağıdaki cümleleri kabul etmeni istemiyorum, sınamanı istiyorum.

Dördüncüsü, ve en can sıkıcı olanı: bu inanışların hepsi başkasında kolay görünür, kendinde görünmez. Kendi mazeretin sana mazeret gibi gelmez; sebep gibi gelir. Bu yüzden listeyi okurken asıl iş, cümleleri tanımak değil, kendi sesinden duymaktır.

Şimdi benzetmenin kırıldığı yeri söyleyeyim. Yüzmede su hep aynıdır; teknik öğrenilir ve biter. Yazmada ise her yeni hikâye yeni bir sudur ve usta yazar da tıkanır. Yani bu inanışların bazıları yeni başlayanı, bazıları ise otuz yıllık yazarı vurur. Aşağıda hangisinin kime çarptığını da söyleyeceğim.

Şimdi tek tek elimize alalım.

Mekanizma

Süreçle ilgili dört inanış

"İlham gelmeden yazılamaz." Gerçeği şu: ilham vardır ve iyi anlarda iş gerçekten kolaylaşır. Kırıldığı yer şu: ilham düzenli çalışmanın sebebi değil, sonucudur. Beyin, üzerinde çalışılan bir problemi arka planda işlemeye devam eder; masaya oturmayan kişide işlenecek bir problem yoktur. Yerine koyacağın cümle: ilhamı beklemek yerine, ilhamın seni masada bulmasını sağla.

"İlk taslak iyi olmalı." Geçen derslerde konuştuk: profesyonel bir metin beş ile on beş taslak arasında biter. İlk taslağın işi iyi olmak değil, var olmaktır. Kötü bir sayfa düzeltilebilir; boş bir sayfa düzeltilemez. Bu inanışın zararı yavaşlatmak değil, tamamen durdurmaktır — çünkü her cümleyi mükemmel yazmaya çalışan kişi ikinci sayfaya varamaz.

"Uzun ve karmaşık olan daha derindir." Karmaşıklık ile derinlik aynı şey değildir. Karmaşık hikâye çok parçalıdır; derin hikâye az parçayla çok anlam taşır. Yeni yazar karmaşıklığı derinlik sanır çünkü karmaşıklık gösterilebilir, derinlik ise ancak hissedilir.

"Fikir her şeydir." Geçen derste söyledim, burada nedenini açıyorum: fikir kopyalanabilir, biçim kopyalanamaz. Aynı fikri on kişiye ver, on ayrı metin çıkar ve aralarındaki farkın tamamı işçiliktir. Fikrini çalınacağı korkusuyla kimseye anlatmayan yazar, kendini geliştirmeye yarayacak tek şeyden yani geri bildirimden mahrum kalır.

Zanaatla ilgili dört inanış

"Yapı bilgisi yaratıcılığı öldürür." Bu inanış en zararlısıdır, çünkü kulağa özgürlükçü gelir. Gerçeği şu: kalıba dönüşmüş yapı gerçekten öldürür. Ama yapı bilmemek özgürlük vermez; fark etmeden en bilinen kalıbı tekrarlamaya yol açar. Kuralı bilmeyen kişi kuralı bozamaz, sadece uygular.

"Senaryo diyalogdan ibarettir." Bu modülün ilk dersinde uzun uzun konuştuk. Burada eklenecek tek şey: bu inanış, yazarın en kolay yazdığı şeyi en önemli sanmasından doğar. Diyalog kolaydır çünkü hepimiz her gün konuşuruz. Sahne kurmak zordur çünkü kimse gündelik hayatta sahne kurmaz.

"Her kural zorunludur." Format kurallarının çoğu okunabilirlik ve sayılabilirlik içindir; hikâye kurallarının çoğu ise gözlemdir, yasa değil. İkisini karıştıran yazar ya gereksiz yere katı olur ya da gereksiz yere kuralsız. Ayırt etme yolu şu: bir kuralı sor, cevabı "çünkü okuyan yüz kişi aynı şeyi anlasın" ise o kural teknik ve bağlayıcıdır. Cevabı "çünkü genelde işe yarar" ise o bir eğilimdir.

"Senarist kamera açılarını yazar." İkinci derste açtık. Buraya bir ölçü ekleyeyim: senaryonda kamera talimatı sayısı, sahne sayısının onda birini geçiyorsa metni bir çekim planına çeviriyorsun demektir. Bu inanışın kaynağı da anlaşılır — yazar kafasındaki görüntüyü kaybetmekten korkar. Ama korkunun çözümü talimat değil, o görüntüyü doğuran eylemi yazmaktır.

Kariyerle ilgili üç inanış

"Yalnızca yetenekle başarılır." Yetenek vardır ve başlangıçta fark yaratır. Ama bu meslekte ölçülen şey tek bir metin değil, tekrarlanabilirlik. Bir kere iyi bir şey yazmak yetenektir; on kere yazmak zanaattir. Sektör ikincisini arar, çünkü bir projeye para koyan kişi tesadüfe değil, tekrara güvenir.

"İlk eser hemen satılmalı." İlk metinlerin çoğu satılmaz ve satılması da beklenmez. İlk metinlerin işi satmak değil, yazarı göstermektir. Bir yapımcı ilk metnini alıp çekmeyebilir ama seni ikinci projeye çağırabilir.

"Geri bildirim yaratıcı özgürlüğü yok eder." Geri bildirim ile talimat arasındaki farkı ikinci derste konuştuk. Buraya şunu ekleyelim: geri bildirimin işi sana ne yapacağını söylemek değil, metnin nerede çalışmadığını göstermektir. Teşhis onların, tedavi senin.

Bu inanış özellikle inatçıdır çünkü haklı bir yaralanmadan doğar. Kötü geri bildirim gerçekten zarar verir ve çoğu yazar bunu en az bir kez yaşamıştır. Ama çözüm geri bildirimi kesmek değil, kimden alacağını seçmektir. Metnini herkese değil, üç kişiye oku; o üç kişiyi de sana katılmalarına göre değil, dürüstlüklerine göre seç.

Şimdi teoriyi bırakıp perdeye bakalım.

Filmlerden okuma

Disiplin ilhamı yener

İlk taslak kötü olabilir

Yapıyı bilmek özgürleştirir

Diyalog olmadan da olur

Yetenek değil tekrar

Geri bildirimin gerçek işlevi

Usta katmanı

Buraya kadar söylediklerim doğru. Şimdi işin incesine inelim.

Birincisi, bir istisna ve önemli olanı. "İlham beklenmez" dedim; bu, her gün aynı saatte yazmanın herkese uyduğu anlamına gelmez. Bazı yazarlar yoğun ve seyrek çalışır: haftalarca not toplar, sonra on günde bir taslak çıkarır. Doğru olan cümle şu: düzen şart, ama düzenin biçimi kişiseldir. Yanlış olan tek şey, hiçbir düzenin olmaması.

İkincisi, bir tarihsel sebep. "Yapı öğrenmek yaratıcılığı öldürür" itirazı boşuna doğmadı. Seksenlerden itibaren yaygınlaşan kalıp kitapları, yapıyı bir formüle indirgedi ve bir dönem birbirine benzeyen çok sayıda metin üretildi. Yani itirazın hedefi yapı değil, yapının şablona indirgenmesiydi. İtirazı bilmek, kalıba düşmeden yapı öğrenmeyi sağlar.

Üçüncüsü, bir meslek sırrı. Deneyimliler geri bildirimi şöyle okur: şikâyetin yerine değil, kendisine inan; çözümüne inanma. Beş okuyucudan üçü aynı sahnede sıkıldıysa orada bir sorun kesindir. Ama üçünün önerdiği üç ayrı çözümün hiçbiri doğru olmayabilir. Sorunun yeri kalabalıktan, çözümü yazardan gelir.

Dördüncüsü, bir sınır durumu. Bu dersteki her inanışın tersine kaçmak da mümkündür ve o da bir tuzaktır. "İlk taslak kötü olabilir" cümlesini "ilk taslak zaten kötü olacak" diye okuyan yazar, özensizliği yöntem sanır. Ölçü şu: ilk taslakta bitirmeye özen göster, cümlelere değil.

Beşincisi, bir ölçek etkisi. Bu inanışlar kariyerin farklı yerlerinde farklı yerlerden vurur. Yeni başlayanı en çok ilham ve yetenek inanışları durdurur. Orta seviyedeki yazarı yapı ve kural inanışları sıkıştırır. Deneyimli yazarı ise en çok "artık geri bildirime ihtiyacım yok" inanışı vurur ve bu, listedeki en sessiz olanıdır çünkü başarıyla birlikte gelir.

Altıncısı, bir gözlem. Bu inanışların çoğu tek başına değil, çift gelir ve çifti birbirini besler. "İlham gelmeden yazamam" ile "ilk taslak iyi olmalı" aynı kişide bulunur; ilki masaya oturmayı, ikincisi oturunca yazmayı engeller. Birini sökmek diğerini de gevşetir; bu yüzden hangisinden başlayacağın çok da önemli değildir, başlaman önemlidir.

Yedincisi, ve bu deneyimli yazar için: listenin en sessiz maddesi "ben artık bunları aştım" cümlesidir. Aşılmaz. Otuz yıllık yazar da boş sayfanın karşısında aynı korkuyu duyar; farkı korkuyu duymaması değil, ona rağmen oturmasıdır.

Ve son bir şey. Bu cümlelerin hiçbiri tartışmayla sökülmez. Sen de şu anda bir ikisine hâlâ inanıyorsun ve bu normal. Onlar ancak karşıt deneyimle sökülür: bir kez ilhamsız yazıp iyi bir sahne çıkardığında, bir kez kötü ilk taslağı düzeltip iyi hâle getirdiğinde. Bu yüzden bu dersin gerçek karşılığı bugün değil, üç ay sonra görünecek.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışBu dersin tamamı zaten yanlış bilinenler üstüne kurulu.
Doğrusu

O yüzden burada başka bir şey yapacağız: listeyi öğrendikten sonra ortaya çıkan üç ikincil hataya bakacağız. Bunlar daha sinsidir, çünkü doğru bilgiye sahip olan kişide görünür.

Yaygın yanlışBirincisi: bu inanışları bilmenin onlardan kurtulmak olduğunu sanmak.
Doğrusu

Değildir. Bir yanlışın adını koymak ile o yanlışı yapmamak arasında aylar vardır. Bugün "ilham beklemeyeceğim" diyen kişi, önümüzdeki hafta üç gün masaya oturmayabilir ve oturmadığı her gün için yeni ve daha inandırıcı bir sebep bulur. Bilgi bir başlangıçtır, bir garanti değil. Aradaki mesafeyi kapatan şey tekrar edilen küçük eylemlerdir; bir kez okumak değil, kırk kez oturmak.

Yaygın yanlışİkincisi: bu inanışları başkalarında görüp kendinde görmemek.
Doğrusu

Listeyi okurken aklına muhtemelen tanıdığın birkaç kişi geldi. Bu doğal ama işe yaramaz. Faydalı olan tek okuma şudur: hangisini bugün ben kullandım? Kendi mazeretini kendi sesinden duymak, bu dersin en zor kısmıdır — ve tek işe yarayan kısmıdır. Başkasının yanlışını görmek hiçbir sayfa üretmez.

Yaygın yanlışÜçüncüsü, ve en incesi: yanlış inanışların yerine yenilerini koymak — yani bir mazereti bırakıp başka bir mazereti almak.
Doğrusu

"Yapı öğrenmeliyim" cümlesi, on iki kitap okuyup hiç yazmamaya dönüşebilir. "Geri bildirim almalıyım" cümlesi de aynı işi görebilir; herkese sorup hiçbir karar vermemeye dönüşebilir. "Yeniden yazmak asıl iştir" cümlesi, hiçbir metni bitirmeden sonsuza kadar düzeltmeye dönüşebilir. Her doğru cümlenin abartılmış bir hâli vardır ve o hâl yine seni masadan uzak tutar; çünkü bu inanışların işlevi seni haklı çıkarmak değil, korumaktır ve koruma her kılığa girer. Ölçü hep aynı: seni yazdıran cümle doğrudur, yazmaktan alıkoyan cümle şüphelidir. Bu ölçüyü elinde tut; bu derste öğrendiğin her şeyi unutsan bile bu cümle sana yeter.

Uygulama — kendin dene

Önce bu dersteki on bir inanışı hatırlayabildiğin kadar yaz. Hepsini hatırlaman gerekmiyor; aklında kalanlar zaten sana en çok değenlerdir, bu da bir bilgidir.

Sonra her birinin yanına bir sayı koy: sıfırdan üçe kadar. Sıfır, buna hiç inanmıyorum demek. Üç, bunu geçen hafta söyledim demek.

Şimdi en yüksek puanlı ikisini al ve her biri için tek bir cümle yaz: bu inanış bana son bir ayda neyi yaptırmadı?

Son adım, ve asıl olanı: o iki cümleden birini seç ve önümüzdeki yedi gün içinde onu çürütecek en küçük eylemi yaz. En küçük olsun. "Roman yazacağım" değil, "salı sabahı yirmi dakika oturacağım" gibi.

Bu inanışlar tartışmayla sökülmez, sadece karşıt deneyimle söker. O yedi günlük eylem, senin karşıt deneyimin.

Yedi gün sonra sonucu not et. Yaptıysan bir cümle daha yaz: bu inanış artık kaç puan? Yapmadıysan onu da yaz, çünkü yapmamak da bir veridir ve neyin engellediğini gösterir.

Kilit özet

  1. Yanlış inanışın zararı hatalı olması değil, seni denemekten alıkoymasıdır. Sınanmayan inanç hiç çürümez, o yüzden bu cümleler ömür boyu haklı kalabilir.
  2. İlham düzenli çalışmanın sebebi değil sonucudur. Düzen şarttır, ama düzenin biçimi kişiseldir.
  3. İlk taslağın işi iyi olmak değil var olmaktır. Kötü sayfa düzeltilir, boş sayfa düzeltilmez.
  4. Yapıyı bilmemek özgürlük vermez; fark etmeden en bilinen kalıbı tekrarlamaya yol açar. Kuralı bilmeyen kuralı bozamaz, yalnızca uygular.
  5. Geri bildirimde şikâyetin yerine inan, çözümüne inanma; teşhis okuyucudan, tedavi yazardan gelir.
  6. Duyduğun tavsiyenin kaynağını sor: yalnız başaranların anlatısı dolaşımdadır, aynı yolu deneyip varamayanlar röportaj vermez.
  7. Ve hepsinin ölçüsü tek cümlede: seni yazdıran cümle doğrudur, yazmaktan alıkoyan cümle şüphelidir.

Sonraki derse köprü

Bu dersle birlikte ilk modül bitti. Artık senaryonun ne olduğunu, kimin yazdığını, hangi yollardan geçtiğini, kaç biçimi olduğunu biliyorsun ve kafandaki engelleyici cümleleri de tanıyorsun. Yani okumaya hazırsın. Sıradaki modülde bir senaryo sayfasının anatomisine ineceğiz: sahne başlığı ne söyler, aksiyon satırı nasıl yazılır, bir sayfaya bakıp o filmin ritmini nasıl okursun. Yazmadan önce okumayı öğreneceğiz — çünkü bir senaryoyu okuyamayan kişi, yazdığını da göremez.


Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — iki masa yan yana; birinde kâğıt bomboş kalır, diğerinde dört sayfa birikir ve üçü buruşturulup atılır.
  • Sıfır noktası — havuz kenarında duran figür; suyun üstünde yüzen cümle baloncukları. Ders boyunca dönecek ana motif.
  • On bir inanış — her biri bir tuğla; duvar örülür, sonra tek tek çekilir ve arkasından masa görünür.
  • Yapı bölümü — aynı hikâye önce düz çizgi, sonra parçalanmış, sonra döngüsel; üçü de ayakta durur.
  • Usta katmanı — kariyer ekseni: yeni başlayan, orta, deneyimli; her birinin üstüne farklı bir inanış düşer.
  • Uygulama — on bir satırlık liste, yanlarında sıfırdan üçe puanlar; en yüksek ikisi büyür.

Tekrar eden görsel motif

Su ve cümle baloncukları. Her ana bölümün açılışında figür suya bir adım daha yaklaşır; kilit özette suya girer ve baloncuklar patlar.

Modül kapanışı olduğu için önceki dört dersin motifleri (mimari proje, partisyon, tohum, kaplar) son planda havuz kenarındaki bir masada birlikte görünsün.

Ritim

  • Açılışta "İkincisi ilerledi" cümlesinden sonra iki saniye sessizlik.
  • On bir inanış sayılırken tempo düzenli ve kararlı; "yapı bilgisi yaratıcılığı öldürür" maddesinde belirgin yavaşlama.
  • Usta katmanındaki "sen de şu anda bir ikisine hâlâ inanıyorsun" cümlesi doğrudan seyirciye söylenmiş gibi durmalı; öncesinde bir saniye boşluk.
  • Kilit özette beş madde arasında birer saniye boşluk.
  • Modül kapanışı olduğu için son cümleden sonra üç saniye kara ekran.