İçeriğe geç

Ders 93.5

Tür karakter sistemi

Senaryo Akademisi — Bölüm VII, Modül 93

2.140 kelime≈ 10 dk okuma≈ 14 dk seslendirmesıfırdan ileri

Ne yapacaksın

Bugün kendi projenin kadrosunu bir sistem olarak kuracaksın. Karakterleri tek tek değil, birbirine bağlı roller olarak okuyacaksın. Beş konumla çalışacaksın: tür başkarakteri, karşı güç, müttefik, ayna karakter, kurban ya da tanık. Her konuma bir karakter yerleştireceksin. Bazı karakterler iki konum taşıyabilir, bazı konumlar boş kalabilir. Boşluk da bir karar olacak, ama yazılı bir karar. Konumların adı türden gelir, içini sen dolduracaksın.

Her karakter için iki cümle yazacaksın. Birincisi türün o karaktere biçtiği geleneksel işlevi söyleyecek. İkincisi o işlevi senin hikâyene özgü kılan yöntemi. İki cümle de sayfada bir sahneye bağlanacak. Sahnesi olmayan cümle sistemin içinde sayılmayacak.

İşin sonunda elinde tek sayfalık bir tablo kalacak. Satırlarda karakterler, sütunlarda işlev, özgünleştirme ve kanıt sahnesi duracak. Tablo sana kadronun neresinin türden ödünç alındığını, neresinin sana ait olduğunu gösterecek. Bir de sınama yapacaksın. Adları silinmiş cümleleri projeni bilmeyen birine okutacaksın. Hangi karakterin yalnız türün bir kopyası olduğunu o okuma söyleyecek.

Neden bu alıştırma

Türün izleyiciyle yaptığı anlaşma yalnız olaylarla kurulmaz. İzleyici bir gerilimde kimin kime güveneceğini, bir komedide kimin kimi sıkıştıracağını önceden sezer. Bu sezgiyi karakter konumları besler. Başkarakterin yanında bir dost, karşısında bir güç, kenarda bir tanık görür ve sözleşmeyi okur.

Bu konumları hiç kullanmayan bir kadro izleyiciyi boşlukta bırakır. Onları olduğu gibi kullanan kadro ise ilk sahnede tükenir. İzleyici dostun ihanet edeceğini, tanığın susturulacağını, karşı gücün son sahnede maskesini indireceğini bilir. Merak ilk yarıda biter.

Çözüm konumu atmak değil, onu kendi hikâyenin bir olgusuyla doldurmaktır. Bunun için önce konumun türdeki işini adıyla yazman gerekir. Adını koymadığın işlevi değiştiremezsin, çünkü neyi değiştirdiğini bilmezsin.

Burada bir ayrım işine yarar. Tür rolü bir konumdur, karakter değildir. Konum türün izleyiciye verdiği bir sözdür: bu hikâyede biri kahramana yardım edecek, biri onu durduracak. Karakter ise o sözü belirli bir insanın huyu, işi ve isteğiyle tutar. Aynı konumu iki ayrı karakter iki ayrı biçimde doldurabilir. Özgünleştirme konumu bozmadan karakteri değiştirmektir. İzleyici sözün tutulduğunu görür, ama tutulma biçimini önceden bilemez.

Alıştırmanın ikinci kazancı denge. Yazarlar başkarakterle karşı güce çok emek verir, öbür konumları dolgu sanır. Müttefik yalnız bilgi taşır, tanık yalnız bir kez konuşur. Tablo bu eşitsizliği görünür kılar. Bir satır boş kaldığında sistemin hangi ayağının aksadığını orada görürsün.

Hazırlık

Kendi projenin en son taslağını aç. Ad verdiğin her karakteri bir kâğıda dök. Yalnız bir kez geçenleri de yaz. Bir bekçi, bir kapı görevlisi, bir telefon sesi bazen sistemin en çok iş gören parçasıdır.

Projenin türünü tek kelimeyle kâğıdın başına yaz. Melez bir türse ana türü yaz, yardımcı türü yanına parantezle ekle. Bu alıştırmada konumları ana türün geleneğinden okuyacaksın.

Boş bir sayfaya dört sütunlu bir tablo çiz: karakter, geleneksel işlev, özgünleştirme, kanıt sahnesi. Yanına ayrı bir kâğıt koy ve başına "boş konumlar" yaz. Bir de kalem değiştir. Geleneksel işlev cümlelerini bir renkle, özgünleştirme cümlelerini başka bir renkle yaz. Sonunda iki rengin oranına bakacaksın.

Adımlar

Çözümlü örnek

Laboratuvarda Nermin Hanım çekmeceden ARŞİV'in son taslağını çıkarıyor. Dosyayı Selim kapatmıştı, açılmasına da itiraz etmiyor. "Hikâyeye dokunmayacağız," diyor Nermin Hanım. "Yalnız kimin hangi işi gördüğünü yazacağız."

Selim kadroyu sayıyor. Feyza, Cengiz Bey, Sevim, Rasim Bey ve bekçi Şevket. Burcu bir de bilgi işlemi soruyor. Selim onu tablonun dışında bırakıyor. Bilgi işlemin sayfada yüzü yok, yalnız bir imza yolu var.

İlk satır kolay geliyor. Tür başkarakteri Feyza. Geleneksel işlevi sıradan bir tanık olmak. Bir şeyi fark ediyor, kimse ona inanmıyor, yalnız kalıyor. Özgünleştirme cümlesini Emre yazıyor. Feyza'nın titizliği onu hem fark eden hem şüpheli yapıyor. Kanıt sahnesi arşiv defteri: son çıkış satırında kendi parafı. Selim ikinci bir sahne ekliyor. Feyza boş bir kâğıda parafını üst üste atıyor.

Cengiz Bey'in satırında atölye takılıyor. Türün ona biçtiği iş belli: kurumun içindeki güler yüzlü el. Burcu özgünleştirme sütununa "belki masum" yazmak istiyor. Nermin Hanım soruyor: "Cengiz Bey ne istiyor?" Selim'in cevabı uzun sürüyor. Sonunda bir cümle buluyor. Cengiz Bey cuma günkü komisyonun sorunsuz geçmesini istiyor. Bu istek iki okumada da doğru. Suçluysa paftanın yok olmasını, masumsa yalnız arşivde gürültü çıkmamasını istiyor. İki durumda da Feyza'nın sorusu onun yoluna çıkıyor. Burcu'nun "belki masum" notu böylece bir yöntem oluyor: istek tek, okuma iki.

Sevim müttefik satırına giriyor. Geleneksel işi kahramana inanan tek dost olmak. Atölye özgünleştirmeyi zaten taslakta buluyor. Sevim'in her sözü iki yöne okunuyor. "Cengiz Bey sordu," dediği an hem bir uyarı hem bir ihbar. Selim sınır cümlesini ekliyor: Sevim öğle yemeğine Feyza'yı çağırmayı bırakıyor ama bunu söylemiyor.

Ayna satırı boş kalıyor. Emre Cengiz Bey'i öneriyor. Selim itiraz ediyor. Cengiz Bey zaten karşı güç, iki satır onu fazla yükler. Burcu Şevket'i gösteriyor. Atölye denemesi olarak bir cümle yazıyor. Şevket de binada yıllardır tek başına çalışıyor, o da bir düzeni koruyor. Her gece aynı saatte bodrum kapısını kilitliyor, ışıkları kat kat söndürüyor. Ama kilitlediği kapının ardındaki kolilerin içine hiç bakmıyor. Feyza her kâğıda bakıyor. Şevket, Feyza'nın bakmayı bıraksa olacağı kişi. Güvende ve hiçbir şeyin tanığı değil. Kanıt sahnesi bodrum merdiveni: el feneri, "Kilide az kaldı" sözü, Feyza'nın bıraktığı nefes.

Son konumda Rasim Bey var. Türün ona biçtiği iş kurban olmak. Babasından kalan sahil bahçesi o kâğıtla değişecek ve kimse ona sormayacak. Emre bu satırı sevmiyor. Rasim Bey taslakta hiçbir karar vermiyor, yalnız formdaki numarası cevap vermiyor. Selim özgünleştirmeyi tanıklıkta arıyor. Atölye denemesi şu: Rasim Bey eski paftayı değil, bahçeyi hatırlıyor. Duvarın denize nereden indiğini, babasının incir ağacını nereye diktiğini. Feyza'nın kırmızı mürekkep hafızasının yanına ikinci bir hafıza geliyor. Nermin Hanım bir sınır koyuyor. Rasim Bey'in hatırladığı yer Feyza'nın hatırladığı çizgiyle birebir örtüşürse terazi iner. Selim bahçeyi ve incir ağacını bırakıyor. Duvarın denize indiği yeri siliyor.

Emre bir şey daha arıyor: Rasim Bey'in bir kararı. Burcu'nun daha önceki bir önerisini hatırlıyor. Rasim Bey arşivden çıkarken kapıda birini arıyor ve "Kâğıt orada" diyor. Feyza bunu duymuyor. Selim bu satırı Rasim Bey'in kararı olarak tabloya alıyor. Rasim Bey artık yalnız başına gelenlerle tanımlanmıyor. Kimin için sorduğu da belli değil. Kurban mı, tanık mı, bir başkasının eli mi? Satır üç okumayı da taşıyor.

Şevket'in ikinci satırını Emre açıyor. Alarm gecesi aşağı inen o. Koridorda yalnız bir ışık gördüğünü söyleyen de o. Şevket aynı zamanda bir tanık, ama alarmdan önceki saati görmemiş bir tanık. Selim iki satırı da tutuyor. Üçüncü bir satır açmıyor.

Kör okumayı Tolgahan yapıyor. Adlar silinmiş cümleleri okuyor. "Tek istek, iki okuma" cümlesinde Cengiz Bey'i tanıyamıyor, her gerilime uyar diyor. Selim cümleyi açıyor: cuma sabahı sorunsuz bir imza isteyen müdür yardımcısı. Tolgahan bu kez tanıyor.

Kendini değerlendir

Tablon bittiğinde şu sorularla bir kez daha bak.

Her karakterin iki cümlesi var mı? Geleneksel işlev cümlesi türün adını anmadan da o türü çağırıyor mu?

Özgünleştirme cümlelerinin her biri bir sahneye bağlı mı? Kanıt sahnesi sütununda boş hücre kaldıysa o cümle henüz bir niyettir.

Karşı gücün isteği kahramanın isteğiyle aynı anda gerçekleşemiyor mu? İkisini yan yana okuduğunda bir kapı kapanıyor mu?

Müttefikin sınırı sayfada bir an olarak görünüyor mu? Kahraman o sınıra en az bir kez çarpıyor mu?

Ayna karakterle kahraman aynı sahnede yan yana duruyor mu? İzleyici yansımayı bir sözle değil, bir davranışla mı fark ediyor?

Kurban ya da tanık en az bir karar veriyor mu? Yoksa yalnız başına gelenlerle mi tanımlanıyor?

Kör okumada kaç cümle tanındı? Tanınmayanları yeniden yazdıysan ikinci okumada da sınadın mı?

İki rengin oranına bak. Özgünleştirme rengi geleneksel işlev renginden az mı? Azsa tablo henüz türü yeniden anlatıyor, senin hikâyeni değil.

Boş konumlar kâğıdında her boşluğun yanında bir gerekçe yazılı mı?

Tablodaki her karakter kahramanın en az bir kararına dokunuyor mu? Hiçbir karara dokunmayan karakter sistemin içinde değil, kenarında duruyor. Onu ya bir karara bağla ya da tablodan çıkar.

Yaygın tuzaklar

Yaygın yanlışKonumu bir sıfatla doldurmak.
Doğrusu

"Gizemli", "sadık", "kötü" bir işlev değildir. İşlev bir eylemle yazılır: saklar, uyarır, kilitler, unutur.

Yaygın yanlışÖzgünleştirmeyi tersine çevirmekle sınırlamak.
Doğrusu

Dostu düşman, düşmanı dost yapmak türün en eski hamlelerinden biridir. İzleyici o dönüşü de bekler. Önce karakterin kendi istediğini ara.

Yaygın yanlışKarşı gücü yalnız bir kişi sanmak.
Doğrusu

Bir kurum, bir takvim ya da bir alışkanlık da karşı güç olabilir. Kişiyse bile arkasındaki saat çoğu zaman ondan daha çok iş görür.

Yaygın yanlışMüttefiki bilgi taşıyıcısına indirmek.
Doğrusu

Yalnız kahramana haber getiren bir dost, bir telefon kadar iş görür. Müttefikin bir bedeli ve bir sınırı olmalı.

Yaygın yanlışAyna karakteri benzer yapmak.
Doğrusu

İki karakterin aynı huyu taşıması yansıma değildir. Ayna, kahramanın bir özelliğini uca taşır ya da tersine çevirir.

Yaygın yanlışTanığa her şeyi gördürmek.
Doğrusu

Her şeyi gören tanık soruyu kapatır. Tanığın gördüğü kadar görmediği de yazılmalı.

Yaygın yanlışBir karaktere her konumu yüklemek.
Doğrusu

Hem müttefik hem ayna hem tanık olan bir karakter tabloda dolu görünür, sayfada ise dağılır.

Yaygın yanlışBoş konumu sessizce bırakmak.
Doğrusu

Boşluk bir seçim olabilir. Ama gerekçesi yazılmamışsa bir unutkanlıktır.

Yaygın yanlışKör okumayı tanıdık birine yaptırmak.
Doğrusu

Hikâyeyi bilen okur cümlede adı kendisi tamamlar. Sınama projeyi bilmeyen bir gözle yapılır.

Yaygın yanlışTabloyu yazdıktan sonra sayfaya dönmemek.
Doğrusu

Tablonun her hücresi bir sahne düzeltmesi isteyebilir. Özgünleştirme cümlesi yazıldı diye sayfaya geçmiş sayılmaz.

Yaygın yanlışKarşı gücü yalnız kahramanın sahnelerinde göstermek.
Doğrusu

Karşı güç kendi istediğinin peşindeyken de görünmelidir. Yoksa yalnız kahramanın önüne çıkan bir engel olur.

Yaygın yanlışGeleneksel işlevden utanmak.
Doğrusu

İşlevi gizlemek için konumu silmek izleyicinin sözleşmesini de siler. Gelenek bir kalıp değil, bir başlangıç noktasıdır.

Varyasyonlar

Sonraki adım

Elinde kadronun haritası var. Ama izleyici bu haritayı tek seferde görmez, ilk sayfalarda parça parça keşfeder. Sıradaki birimde senaryonun ilk üç sayfasını kuracaksın. Kadronun ilk görünüşü orada bir sıraya girecek. Türün işareti, ton, dünya ve ana vaat orada ilk kez görünecek. Tablodaki karakterlerden hangisi o sayfalarda yüzünü gösterecek? Merakı hangisi açacak, özgün unsuru hangisi taşıyacak? Bugünkü kanıt sahnesi sütunu, açılışta neyi erken neyi geç vereceğine karar verirken işine yarayacak.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.