İçeriğe geç

Ders 54.5

Treatment

Senaryo Akademisi — Bölüm VI, Modül 54

3.221 kelime5 film örneği≈ 15 dk okuma≈ 21 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Treatment hikâyeyi şimdiki zamanda, düzyazıyla anlatır; okur filmi görmüş gibi olur.
  • Sinopsis bilgi verir; tretman deneyim verir.
  • Tretman filmin sakladığını saklar.
  • Dünya paragrafı yeri, zamanı ve kuralı ilk sahnenin içinden verir.
  • Ton cümlenin ritminde taşınır, adıyla değil.
  • Karakter biyografiyle değil eylemle girer.
  • Büyütülmüş sahneler filmin ağırlık noktalarını gösterir.
  • Taşıyıcı replik dolaylı anlatılamayan sözdür; az sayıda olur.
  • Görsel ilke birkaç kuraldır; ışık ve nesneler duraklarında anılır.
  • Kısa ve uzun hâl ayrı yazılır; biri akışı, öteki deneyimi taşır.
  • Ton belgesi, ışık eğrisi ve nesneler tretmanda adıyla değil, sahnenin içinde yaşar.
  • Tretmanın sonu söylenir, ama filmin son görüntüsüyle.
  • Uzunluk ölçüsünü belgeyi isteyen söyler.

Açılış sahnesi

Emre tretmanın ilk taslağını üç kopya hâlinde getirmiş. Kopyalar zımbalı, kapakta yalnız "Nöbet" yazıyor. Selim kendi kopyasını alıp pencerenin önüne geçiyor. Kırmızı kalemi elinde ama kapağı kapalı.

İlk sayfa yağmurla açılmıyor. Bir paragrafla açılıyor. Paragraf, iki kardeşin neden yıllardır konuşmadığını anlatıyor. Kimin kime ne dediğini, kimin hangi kapıyı çarptığını.

Selim ikinci sayfaya geçmeden duruyor. Bunu filmde nerede öğreniyoruz, diye soruyor.

Emre cevap vermiyor. Çünkü filmde öğrenmiyoruz. Senaryonun hiçbir sayfası bu küslüğün nedenini söylemiyor. Kantinde de, merdivende de, son gecede de.

Nermin Hanım kendi kopyasından o paragrafı bir çizgiyle geçiyor. Seyirci bunu yüz sayfa boyunca bilmeyecek, diyor. Okur neden ilk sayfada bilsin?

Emre paragrafı yazdığı geceyi hatırlıyor. Yapımcı her şeyi anlamalı diye düşünmüştü. Treatment ona bir açıklama gibi gelmişti: senaryonun arkasındaki her şeyi söyleyen belge.

Selim sonunda kalemin kapağını açıyor. Paragrafın kenarına tek bir kelime yazıyor: "film?"

Emre kopyasını kapatıyor. Yeni ilk sayfa yağmurla açılacak.

Treatment okura filmin vereceği deneyimi verir; filmin sakladığını o da saklar.

Bu derste ne olacak

Bu derste Nöbet'in tretmanını yazacağız. Önce tretmanın sinopsisten nerede ayrıldığına bakacağız. Sonra belgenin içini dolduracağız: hikâye dünyası, ton, karakterler, olay akışı, önemli sahneler, görsel yaklaşım ve okura bırakılan duygu. Emre'nin tretmanından üç parça okuyacağız: açılış, dördüncü akşam ve son gece. Diyaloğun belgeye ne kadar gireceğine karar vereceğiz. Aynı belgenin kısa ve uzun iki hâlini karşılaştıracağız. Ton belgesindeki kelimelerin, ışık eğrisinin ve nesnelerin tretmanda nasıl yaşadığını izleyeceğiz. Beş film bize bir tretmanın hangi kararları taşıması gerektiğini gösterecek. Dersin sonunda kendi senaryonun tretmanını filmin saklama düzenini bozmadan yazabileceksin.

Sıfır noktası

Treatment, bir hikâyenin şimdiki zamanda, düzyazıyla, sahnelerin sırasını izleyerek anlatılmasıdır. Diyalog çoğunlukla dışarıda kalır. Senaryonun formatı da dışarıda kalır: sahne başlığı yok, karakter adı satırı yok, geçiş satırı yok. Okur bir öykü okur gibi okur.

Belgenin işi basit bir ihtiyaçtan geliyor. Senaryo bir yapım belgesidir. Sayfası teknik bir dille yazılır ve okumak alışkanlık ister. Yapımcı, yönetmen ya da kurul üyesi her zaman yüz sayfalık bir dosyayı açamaz. Tretman ona aynı hikâyeyi bir okur dilinde sunar. Kimi yazar senaryoya geçmeden önce yazar, kimi senaryodan sonra.

Sinopsis de olayları anlatır. Fark, okura verdiği şeyde. Sinopsis bilgi verir. Ne oldu, kim ne yaptı, nasıl bitti. Okur sinopsisi bitirdiğinde hikâyeyi bilir.

Treatment ise hikâyeyi yaşatmaya çalışır. Okur yağmuru duyar, koridorun ışığını görür, bir susmanın ne kadar sürdüğünü sezer. Okur tretmanı bitirdiğinde filmi biraz görmüş gibi olur.

Bu yüzden tretman, sinopsisten yalnız uzun değildir. Başka türlü yazılır. Cümlenin ritmi tonu taşır. Bir sahneye ayrılan yer, o sahnenin filmdeki ağırlığını gösterir. Bir nesnenin ikinci görünüşü okurun gözünden kaçmaz.

Sinopsiste bir cümleyle geçen gece, tretmanda bir sayfa sürebilir. Sinopsiste hiç görünmeyen bir çay bardağı, tretmanda iki kez görünebilir. Biri olay örgüsünü özetler, öteki filmin dokusunu korur. Sinopsis okuru "ne olacak" sorusuyla bırakmaz. Tretman ise okuru bir sonraki sayfaya çekmeye çalışır.

Tretmanı kim okur? Bazen yapımcı, senaryoyu okumadan önce. Bazen bir fon kurulu, başvurunun parçası olarak. Bazen yönetmen, projeye girip girmeyeceğine karar verirken. Bazen de yazarın kendisi, senaryoya geçmeden önce yapının ayakta durup durmadığını görmek için.

Nöbet'te sıra tersine işliyor. Senaryo bitti. Tretman şimdi geriye doğru yazılıyor ve yapımcıya giden dosyaya girecek. Bu bir avantaj. Emre her sahnenin nasıl çalıştığını biliyor. Ama bir tuzak da var. Bildiği her şeyi belgeye koymak isteyecek. Açılıştaki küslük paragrafı bu tuzağın ilk örneği.

Uzunluk konusunda tek bir ölçü yok. Bazı tretmanlar birkaç sayfa sürer, bazıları onlarca sayfa. Kurum ister, yazar karar verir. Ölçüyü çoğu zaman belgeyi isteyen söyler. Sormak gerekir. Sorulmadığında yazar bir karar verir ve bu kararı belgenin kendisine yaptırır. Okur bir oturuşta bitiremiyorsa belge uzundur. Okur filmi göremiyorsa kısadır.

Mekanizma

Dünya önce gelir

Emre'nin yeni ilk sayfası şöyle açılıyor:

Gece. Yağmur. Bir vanın ön camında silecekler gidip gelir. Direksiyonda Kadir var. Otuzlarına yeni girmiş, fabrikada bakımcı. İş tulumu ıslak, elleri kazan dairesinin isiyle kararmış. Babası mutfakta düşmüş. Onu Adana'da bir devlet hastanesine kaldırmışlar.
Kabul masasında gece hemşiresi Figen bir form uzatır. Kadir tulumuyla doldurur. Düştüğünde yanında kim varmış? Kadir bir kelime yazar: kimse. Sonra, kimse sormadan, o saatte işte olduğunu anlatır. Telefonu çantada kalmış. Figen'in kalemi bir an durur.
Gece odada tek refakatçi kalabilir. Hastanenin kuralı bu.

Paragraf bir dünya tarif etmiyor, bir geceyi anlatıyor. Ama dünya içinde duruyor. Kış, hastane, gece hemşiresinin masası. En önemlisi kural: gece tek refakatçi. Filmin bütün çatışması bu kurala dayanıyor. Okur onu ilk sayfada öğrenir.

Ton cümlenin içindedir

Nöbet'in ton belgesi üç kelimeyle açılıyor: yakın, kuru, sabırlı. Emre bu kelimeleri tretmana yazmıyor. Onları cümlelere yaptırıyor.

Hastane sahnelerinde cümleler kısa. Sıfat az. Duygunun adı hiç geçmiyor. "Kadir üzgündür" yazılmıyor, "Figen'in kalemi bir an durur" yazılıyor. Babanın evine geçince cümleler biraz uzuyor. Ses giriyor: kaloriferin gürültüsü, damlayan musluk, kompresörün teklemesi. Okur iki mekânın farkını sayfanın dokusundan alıyor.

Karakterler eylemle girer

Tretmanda karakter bir paragraf biyografiyle tanıtılmaz. Ne yaptığıyla girer. Kadir ıslak tulumla formu dolduruyor. Murat ilk akşam kravatla geliyor ve babası bayrama mı geldiğini soruyor. Murat'ın kim olduğu bu tek kravattan okunuyor. İş dili, mesafe, yol.

Figen bir cümleyle duruyor: hastalara adlarıyla seslenir. Babanın adı ise belgede hiç geçmiyor. Filmde geçmediği için.

Hangi sahne büyür

Tretmanın büyük kısmı akar. "İlk geceler böyle geçer" gibi cümlelerle birkaç gün tek paragrafa sığar. Ama bazı sahnelerde belge yavaşlar. Nöbet'te bunlar dördüncü akşam, kantin ve son gece. Okur hızın düştüğü yerde dikkatini toplar.

Dördüncü akşamın parçası şöyle:

Tavan ışığı birkaç gece önce söndü. Oda artık koridordan gelen ışıkla yetinir. Murat aşağıdan iki çayla döner. Kapıdaki dezenfektana ilk kez o basar. Kadir'e sormadan onun bardağına iki şeker atar. Yatağın iki yanındaki sandalyeler ilk kez dolu.
Murat çaydan şikâyet eder. Babaları demliği ocakta unuturmuş, dibi tutarmış, yine de içerlermiş. Babalarının hep söylediği bir sözü anmaya başlar. Yarıda bırakır. Uzun bir susma.
Kadir bardağı iki avucunun arasına alır. "Hatırlıyorum ben."
Murat cevap vermez.

Tek replik

Murat'ın uzun konuşması dolaylı anlatılıyor. Okur ne dediğini biliyor ama sözcüklerini duymuyor. Kadir'in cevabı ise tırnak içinde. Çünkü sahne o iki kelimede dönüyor. Kadir ilk kez ağabeyiyle aynı geçmişte durduğunu söylüyor.

Emre'nin ilk taslağında on iki replik vardı. Nermin Hanım birer birer sordu: bunu dolaylı anlatsak sahne kaybeder mi? Biri hariç hepsi dolaylıya döndü.

Görsel yaklaşım

Tretman kamera açısı yazmaz. Ama filmin nasıl görüneceğini söyleyebilir. Emre bunu üç cümleyle yapıyor. Hastane soğuk mavi-beyaz. Işık kendiliğinden değişmez; biri düğmeye basar. Kamera Kadir'den yükseğe çıkmaz.

Sonra ışığı olay akışının içinde gösteriyor. Açılışta tavan floresanı. Dördüncü akşam koridordan sızan ışık. Son gece yalnız başucu lambası. Okur ışığın azaldığını üç durakta görüyor, kimse ona bunu açıklamıyor. Nesneler de aynı yolla taşınıyor. Sandalyeler, ceket, alyans. Tretman onların ne anlama geldiğini yazmıyor, yalnız nerede durduklarını.

Okura kalan

Tretmanın son sorusu okurun ne hissederek kalktığıdır. Bu bir olay değil, bir deneyim. Emre bunu kâğıda yazamaz, ama kurabilir.

Nöbet'te okur film boyunca bir şeyi bekliyor: birinin bir şey söylemesini. Af sözü gelmiyor. Kimse ağlayarak barışmıyor. Tretman da bu bekleyişi bozmuyor. Kantinde gerçek açılıyor, ama bir kucaklaşmayla kapanmıyor. Okur son sayfaya geldiğinde boşluğu kendisi dolduruyor. Kadir'in evdeki lambayı söndürdüğü an, Figen'in hastanedeki ışığı söndürdüğü an ve aradaki tek şarkı. Okurun hissettiği şey, belge boyunca söylenmeyenlerin toplamı.

Bu yüzden Emre tretmanın son paragrafına bir yorum cümlesi eklemiyor. "Bu film affetmenin sessiz hâlini anlatır" gibi bir satır, okurun kendi kurduğu duyguyu elinden alırdı.

İki boy

Son gece kısa hâlde tek paragraf:

Son gece Murat taburcu formunu sabaha bırakır ve gider. Ceketi sandalyede kalır. Kadir babasının yanında yalnızdır. Sabaha karşı formu o imzalar.

Uzun hâlde aynı gece bir sayfadan fazla sürüyor:

Figen formu getirir. Kimin imzalayacağını sorar. Bakışlar Murat'tan Kadir'e, Kadir'den gözleri kapalı babaya gider. Forma yalnız Figen bakar. Murat'ın eli kaleme uzanır. Telefonu titrer, eli geri çekilir. Koridorda imzayı sabaha bıraktığını söyler. Asansöre biner. Ceket, boş kalan sandalyenin sırtında durur.
Yalnız başucu lambası yanar. Baba bu gece alyansıyla korkuluğa vurmaz. Eli örtünün altından çıkar, Kadir'in bileğini bulur.
Kadir'in telefonuna Murat'tan tek satır düşer. Ne yazdığını bilmeyiz. Kadir'in gözü boş sandalyeye kayar. Ceketten katlı bir kâğıt düşer, lambanın dairesinin dışına. Kadir onu alıp cebine koyar.
Koridorun ucunda yeşil çıkış levhası yanar. Kadir ona bakar. Yürümez. Sabaha karşı Figen'in masasında formu imzalar. Yakınlık hanesine kabul gecesindeki kelime girer. Sonra koridorda sırtını duvara verir.

Kısa hâl yapımcıya hikâyeyi verir. Uzun hâl ona filmi verir. İkisinde de mesajın içeriği yok, kâğıdın okunduğu da yok. Saklanan şey boy değiştirmiyor.

Filmlerden okuma

Hákonarson'un vadisiyle Puiu'nun dairesi iki ayrı soruya cevap veriyor. Birincisi okura nerede olduğunu, ikincisi oraya nereden baktığını söylüyor. İkisi de tretmanın ilk sayfalarında kurulur.

Zaks'ın, Dreyer'in ve O'Connor'ın filmleri ise belgenin içine dönüyor. Karakter ne yaparak giriyor, okur neyi hissederek çıkıyor, hangi sahne yavaşlıyor? Üçü de aynı yere varıyor. Belge, filmin hızını kendi ritmiyle taklit eder. Dreyer'in sabrı sayfada da sabırdır. O'Connor'ın finali sayfada da uzun sürer. Zaks'ın karakterleri sayfada da önce iş yapar, sonra konuşur.

Beşinin ortak bir dersi daha var. Hiçbir tretman bu filmlerin her sahnesini anlatamaz. Her biri birkaç sahneyi büyütür, gerisini akıtır. Hangi sahnenin büyüyeceğine karar vermek, filmin ne hakkında olduğuna karar vermektir. Emre de dördüncü akşamı, kantini ve son geceyi seçerken bu kararı veriyor. Okur bu üç durağı hatırlarsa filmin omurgasını da hatırlar.

Usta katmanı

Tretmanı filmin saklama düzeniyle yaz. Okur bir bilgiyi seyirciden önce öğrenirse sahne gücünü kaybeder. Nöbet'te küslüğün nedeni, mesajın içeriği ve notun okunup okunmadığı tretmanda da yok.

Tonu kelimeyle değil cümleyle taşı. "Kuru bir film" yazmak tonu söylemek, kısa ve sıfatsız cümle kurmak tonu göstermek. Okur ikincisine inanır.

İki mekânın dokusunu sayfada ayır. Nöbet'te hastane telgraf gibi, ev daha sesli. Okur farkı hissediyorsa görüntü yönetmeni de hissedecek.

Büyütülmüş sahne sayısını az tut. Her sahne yavaşlarsa hiçbiri öne çıkmaz. Üç ya da dört ağırlık noktası çoğu film için yeter.

Taşıyıcı repliği seçmek için dolaylı anlatımı dene. Repliği dolaylı yaz ve sahneyi yeniden oku. Sahne bir şey kaybetmiyorsa tırnak gereksizdi.

Görsel ilkeyi bir kez yaz, sonra bırak. Her sahnede ışığı tarif etmek belgeyi bir çekim listesine çevirir. Kuralı başta koy, ışığın değiştiği duraklarda an.

Nesneleri adlandır, açıklama. Ceket sandalyede kalıyor; tretman bunun ne demek olduğunu söylemez. Okur kendisi bağlar. Nesnenin her görünüşünde aynı kelimeyi kullan. Ceket bir yerde ceket, başka yerde palto olursa okur iki nesne görür.

Ekran dışı geçmişi yalnız filmde göründüğü kadar yaz. Babanın üç ay önce Murat'a söyledikleri filmde kantinde açılıyor. Tretmanda da orada açılır.

Kısa hâli uzun hâlden kesme. Kısa tretman ayrı yazılır. Uzun hâlden kısaltılınca ritmi bozulur, akış cümleleri kaybolur.

Belgeyi yüksek sesle oku. Tretman bir okuma deneyimidir. Takıldığın cümle okurun da takılacağı cümledir. Nefesin yetmediği yer, sahnenin de fazla uzadığı yerdir.

Filmin sonunu söyle, ama nasıl söylediğine dikkat et. Tretman sinopsis gibi sonu gizlemez. Ama finali bir özetle değil, filmin son görüntüsüyle verir. Nöbet'inki karanlıkta bir monitör ve cama vuran yağmur.

Tretmanın kime gittiğini sor. Bir fon kurulu uzun hâli isteyebilir, bir yapımcı kısa hâli. İkisini de hazır tut.

Akış paragraflarına da emek ver. Büyütülmüş sahneler kolay yazılır, çünkü yazar onları sever. Asıl zor olan, aradaki günleri iki cümleye sığdırmaktır. Nöbet'te ilk geceler tek paragrafta geçiyor ama o paragraf kapı eşiğindeki kısa soru cevapları ve serumun damlası ile doluyor. Okur sıkılmadan zamanın geçtiğini hissediyor.

Senaryodan geriye yazarken sahne başlıklarını kapat. Başlıklar açık durursa tretman sahne sahne ilerler ve bir listeye dönüşür. Önce filmi kafanda bir kez seyret, sonra yaz. Senaryoyu yalnız kontrol için aç.

Tırnak içindeki sözü yeni bir sözle değiştirme. Taşıyıcı replik senaryodaki sözün aynısıdır. Tretmanda daha güzel bir cümle yazarsan okur başka bir filmi okur. Yönetmen sonra senaryoyu açtığında aradığı cümleyi bulamaz.

Belgenin ilk ve son cümlesini birlikte oku. Nöbet yağmurla açılıp yağmurla kapanıyor; ilk cümlede silecekler var, son cümlede silen yok. Okur bu kapanışı fark ederse filmin biçimini de fark eder.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Treatment, senaryodan diyalogları çıkarılmış metindir."
Doğrusu

Sahne başlıklarını silip aksiyonları birleştirmek tretman üretmez. Tretman akışı yeniden kurar, bazı sahneleri birleştirir, bazılarını büyütür.

Yaygın yanlış"Treatment her şeyi açıklamalıdır."
Doğrusu

Okur filmin sakladığını da bilirse belge başka bir film anlatır. Açıklama sinopsisin işidir; tretman deneyimin.

Yaygın yanlış"Tretmanda hiç diyalog olmaz."
Doğrusu

Çoğu tretman diyaloğu dolaylı anlatır. Ama sahne bir sözün üstünde dönüyorsa o söz tırnağa girer. Ölçü azlıktır.

Yaygın yanlış"Ton belgeyle ayrıca gönderildiği için tretmanda ton gerekmez."
Doğrusu

Ton belgesi ekibe yön verir. Tretman okura tonu yaşatır. Biri ötekinin yerini tutmaz.

Yaygın yanlış"Görsel yaklaşım kamera açılarıyla anlatılır."
Doğrusu

Açı ve plan ölçeği tretmanda çoğu zaman gürültüdür. Okura filmin bakışını veren, birkaç genel kuraldır.

Yaygın yanlış"Treatment geçmiş zamanla yazılır."
Doğrusu

Geçmiş zaman okuru olayların dışına koyar. Şimdiki zaman onu sahnenin içine alır. Ekran dışı geçmiş anılıyorsa yalnız o cümle geçmiş zamana kayar, Nöbet'in açılışındaki düşüş gibi.

Yaygın yanlış"Uzun tretman, kısa tretmanın daha ayrıntılı hâlidir."
Doğrusu

İkisi farklı okurlar için yazılır. Kısa hâl akışı, uzun hâl deneyimi taşır.

Yaygın yanlış"Tretmanın belirli bir sayfa sayısı vardır."
Doğrusu

Uzunluk kuruma, aşamaya ve okura göre değişir. Ölçüyü belgeyi isteyen söyler.

Yaygın yanlış"Treatment senaryo yazılmadan önce yazılır, sonra işe yaramaz."
Doğrusu

Birçok tretman senaryodan sonra yazılır. Bitmiş bir metni yapımcıya, fona ya da yönetmene tanıtmak için. O zaman kaynağı yazarın niyeti değil, sayfalardır. Yazar kendi metnini bir okur gibi yeniden anlatır.

Yaygın yanlış"Karakterleri tanıtmak için tretmanın başına bir karakter listesi koymak gerekir."
Doğrusu

Liste okuru filmin dışına çıkarır. Karakter ilk göründüğü sahnede, yaptığı bir şeyle tanıtılır. Liste gerekiyorsa ayrı bir belgeye gider.

Yaygın yanlış"Duyguyu okura söylemek gerekir, yoksa kaçırır."
Doğrusu

Adı konan duygu okurda doğmaz. Tretman duyguyu sahneyle hazırlar, adını okura bırakır.

Yaygın yanlış"Nesnelerin anlamını açıklamak okura yardım eder."
Doğrusu

Açıklanan nesne sembol olmaktan çıkar, işarete döner. Tretman nesneyi yerine koyar ve okurun bağlamasına izin verir.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Treatment hikâyeyi şimdiki zamanda, düzyazıyla anlatır; okur filmi görmüş gibi olur.
  • Sinopsis bilgi verir; tretman deneyim verir.
  • Tretman filmin sakladığını saklar.
  • Dünya paragrafı yeri, zamanı ve kuralı ilk sahnenin içinden verir.
  • Ton cümlenin ritminde taşınır, adıyla değil.
  • Karakter biyografiyle değil eylemle girer.
  • Büyütülmüş sahneler filmin ağırlık noktalarını gösterir.
  • Taşıyıcı replik dolaylı anlatılamayan sözdür; az sayıda olur.
  • Görsel ilke birkaç kuraldır; ışık ve nesneler duraklarında anılır.
  • Kısa ve uzun hâl ayrı yazılır; biri akışı, öteki deneyimi taşır.
  • Ton belgesi, ışık eğrisi ve nesneler tretmanda adıyla değil, sahnenin içinde yaşar.
  • Tretmanın sonu söylenir, ama filmin son görüntüsüyle.
  • Uzunluk ölçüsünü belgeyi isteyen söyler.

Sonraki derse köprü

Emre'nin tretmanı akıyor. Ama akışın içinde hangi anın bir karar olduğu her zaman görünmüyor. Kadir yeşil çıkış levhasına bakıp yürümüyor, forma dönüyor: bu bir görüntü mü, yoksa filmin bütün kararlarından biri mi? Dördüncü akşam ilk kez dolan iki sandalye bir duygu mu, yoksa yapının bir basamağı mı? Bir kararın yeri ile bir duygunun yeri aynı mı? Sonraki ders beat sheet'i konuşuyor: tretmanın düzyazısını sökerek her satırı bir dramatik değişime indiren listeyi.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — zımbalı bir tretman sayfası; ilk paragrafın üstünden bir çizgi geçiyor, kenarda tek kelime beliriyor: "film?"
  • Dünya paragrafı — yağmurlu bir ön cam; silecekler her geçişte sayfadan bir kelime siliyor ve yerine hastane koridoru açılıyor.
  • Büyütülmüş sahne — bir zaman şeridi hızla akıyor, üç noktada yavaşlıyor ve genişliyor.
  • Taşıyıcı replik — bir sahnenin bütün sözleri gri, yalnız iki kelime tırnak içinde parlıyor.
  • Görsel ilke — aynı oda üç kez: floresan, koridor ışığı, başucu lambası.
  • İki boy — aynı gece önce tek paragraf, sonra açılan bir sayfa; ikisinde de bir kâğıt kadrajın dışına düşüyor.

Ritim

Ders, filmin sakladığını açıklayan bir paragrafla açılıyor, tretmanı filmin saklama düzeniyle yeniden kuruyor, üç parçada büyütülmüş sahneleri okuyor ve tretmanın akışını karar satırlarına indirecek belgeye bakarak kapanıyor.