İçeriğe geç

Ders 62.2

Tiyatro yapısı

Senaryo Akademisi — Bölüm VI, Modül 62

3.447 kelime5 film örneği≈ 16 dk okuma≈ 23 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Tiyatroda sahne hem oyuncunun durduğu yer hem oyunun bir parçasıdır.
  • Perde oyunun büyük birimidir; tek perdelik oyun gerilimi bir soruyla taşır.
  • Ara salonun kararıdır, perde ise metnin.
  • Fransız sahnesi kişiler değişince başlar; sayısı değil, odadaki denge önemlidir.
  • Tek mekânda sahne birimini girişler ve çıkışlar belirler.
  • Her giriş odadaki dengeyi değiştirmelidir.
  • Sahne dönüşümü seyircinin bekleyerek geçirdiği süredir.
  • Tablo, yer ya da zaman değişince başlayan kapalı bir resimdir.
  • Birliklerden en çok iş göreni eylem birliğidir.
  • Episodik yapıyı mekân değil, bir basınç birleştirir.
  • Rol birleştirmeyi kapı tablosundaki boşluklar belirler.
  • Arasız oyun nefesi sahnenin içinde verir.
  • Silinen episodik taslak çoğu zaman başka bir oyundur.
  • Oyun metni kişi adı, replik ve yönergeyle yazılır; tek bir standardı yoktur.

Açılış sahnesi

Emre oyunun ilk dökümünü getirmiş. Kâğıtta alt alta sekiz satır var ve hepsi aynı: İÇ. MUHTARLIK — SABAH. Her satırın altında birkaç cümle, aralarında KESME.

Selim kâğıdı eline alıyor. "Bu sekiz sahne nerede ayrılıyor?" diye soruyor. "Mekân aynı. Saat aynı. Soba hep yanıyor."

Emre düşünmeden cevap veriyor. "Biri girince. Kâzım Bey gelince bir sahne, öğrenci gelince bir sahne."

"O zaman neden kesme yazdın?"

Emre satırlara bakıyor. Kesme yazmak eline alışkanlıktan gelmiş. Sinemada sahne kamerayla, kurguyla biter. Ama Çarşı Sahnesi'nin elli kişilik salonunda kesme yok. Seyirci odayı baştan sona aynı yerden görecek. Kâzım Bey kapıdan girdiğinde muhtarlık değişmeyecek. Değişen, odadaki insanlar olacak.

Selim kâğıdı masaya bırakıyor. Sahneye baştan beri şüpheyle bakıyor. "Kurgu yok, yakın plan yok," diyor. "Ben burada kimi, ne zaman göstereceğime nasıl karar vereceğim?"

Nermin Hanım tahtaya iki sütun çiziyor. Birinin başına "kim girer", öbürüne "kim çıkar" yazıyor. "Kesmeleri sil," diyor. "Sekiz sahnen yerinde kalsın. Yalnız onları kapıyla say. Selim'in makası burada o kapı."

Tek mekânlı bir oyunda sahneyi kesme değil kapı değiştirir. Biri girdiğinde ya da çıktığında odadaki denge değişir ve yeni bir sahne başlar.

Bu derste ne olacak

Bu derste Emre'nin sekiz satırlık dökümünü bir oyun yapısına çevireceğiz. Önce kesmenin yerine neyin geçtiğini bulacağız: kapıyı. Sonra o kapıdan kimin, hangi sırayla gireceğini tahtaya dökeceğiz. Dört oyuncuyla beş rolü nasıl oynatacağımızı bu sıra söyleyecek. Çarşı Sahnesi'nin çay satışından gelen gelirini de hesaba katıp oyunun ortasına bir mola koymayı tartacağız. Muhtarlığın tek odası ve tek sabahı bizi eski bir kurala yaklaştırıyor; o kuralın hangi parçasının işe yaradığını soracağız. Emre'nin dosyasında bekleyen, mevsimlere yayılmış silinmiş bir taslağı da açacağız. Örnekler bir İspanyol sarayından, bir Norveç salonundan, bir İsveç mutfağından, kapısı kilitli bir odadan ve sırası belli olmayan sahnelerden geliyor.

Sıfır noktası

Türkçede "sahne" kelimesi iki iş görür. Biri oyuncuların üstünde durduğu yerdir. Öbürü oyunun bir parçasıdır. Senaryoda sahne, tek mekânda ve kesintisiz zamanda geçen, kendi dönüşü olan birimdi. Tiyatroda bu tanım bir yerde zorlanır. Muhtarlık baştan sona tek mekân. Zaman da kesintisiz akıyor. Senaryo ölçüsüyle bakarsan bütün oyun tek bir sahne olur. Filmde kamera bu uzun sahneyi yine plan plan bölerdi. Salonda bölecek bir kamera yok; seyirci kendi gözüyle seçiyor.

Oysa oyun yazarı daha küçük birimlerle çalışır. Bu yüzden tiyatronun kendi bölme sözcükleri vardır.

En büyüğü perdedir. Perde, hikâyenin bir aşamayı tamamlayıp yön değiştirdiği büyük birimdir. Sözcük tiyatroda gerçek bir perdeden gelir: kumaş iner, bir bölüm biter. Bugün çoğu salonda kumaş yok, ama ad kaldı. Uzun oyunlar çoğu zaman iki, üç ya da dört perdedir.

Perdenin altında sahneler, bazen de tablolar durur. Sahne, bir perdenin içindeki küçük birimdir. Tablo ise yer ya da zaman değişince başlayan bir parçadır. İkisi sık karışır, çünkü yazarlar sözcükleri farklı kullanır. Türkçe oyun metinlerinde "Birinci Perde, İkinci Tablo" gibi birleşik başlıklara da rastlanır. Bir başka metinde perde hiç yoktur, oyun yalnız tablolara bölünür.

Bu karışıklık okuru korkutmasın. Her yazar oyununun hangi yerde nefes aldığını kendi sözcüğüyle işaretler. Okura düşen, bölmenin neyi gösterdiğini görmektir. Burada mekân mı değişiyor, zaman mı atlıyor, yoksa yalnızca odaya biri mi giriyor?

Muhtarlık bu ölçülerin en küçüğünde duruyor. Çarşı Sahnesi kısa, tek perdelik bir oyun istedi. Dört oyuncu, elli koltuk, bir kış sabahı. Emre'nin sekiz sahnesi aynı perdenin içinde, birbirine kapıyla bağlı.

Film yazarı için yeni olan şu: tiyatroda yapı sayfanın yanında salonda da yaşar. Bir perdenin bittiği yer, seyircinin kalkıp çay içebileceği yerdir. Bir sahnenin değiştiği yer, oyuncunun kulise koşup ceket değiştirdiği yerdir. Oyun yazarı bölme yaparken yalnız hikâyeyi değil, o gece salonda olacakları da yazar.

Mekanizma

Tek perde

Tek perdeyi kısalıktan fazlası ayırır. Uzun oyunda perde sonu bir dinlenme noktasıdır. Seyirci orada nefes alır, hikâye orada yön değiştirir. Tek perdede bu nokta yok. Gerilim baştan sona aynı ipin üstünde taşınır.

Muhtarlık'ın ipi bir imza. Masada mahalleliden toplanmış bir dilekçe duruyor. Yol genişleyecek ve mahalle girişindeki çınar bu yolun üstünde kalıyor. Dilekçede herkesin imzası var, Nezahat Hanım'ınki yok. Oyun, onun bu sabah imzalayıp imzalamayacağını anlatıyor. Bu tek soru bir saatlik oyunu taşıyabilir. Daha fazlasını taşıması için ikinci bir perde gerekirdi.

Ara

Burcu Çarşı Sahnesi'nin bir provasına gitmiş. Topluluğun önceki oyununda kısa bir ara varmış. Arada fuayede çay satılmış, gelirin bir kısmı oradan gelmiş. Topluluktan biri bunu Burcu'ya özellikle söylemiş.

Atölye bunu ciddiye alıyor. Para küçük bir topluluk için gerçek bir şey. Ama Nermin Hanım soruyu oyunun içinden soruyor. Ara nereye girecek?

Emre muhtarlığa bakıyor. Sabah boyunca soba yanıyor, çay demleniyor, ziyaretçiler geliyor. Ara bu sabahı ortadan ikiye bölerdi. Seyirci salona döndüğünde soba aynı mı yanıyor, çay soğumuş mu? İmzanın baskısı da dağılırdı. Nezahat Hanım'ın kararı on dakika beklemez.

Deneme kararı şöyle: oyun arasız. Çay satışı oyundan önceye ve sonraya alınıyor. Burcu bunu topluluğa önermeyi üstleniyor. Kararın son sözü elbette topluluğun.

Giriş ve çıkış

Ad, eski Fransız oyun basımlarının sahneleri tam böyle numaralamasından gelir. Bugün yönetmenler ve oyuncular provayı planlamak için hâlâ bu ölçüyü kullanır.

Emre'nin sekiz sahnesi aslında sekiz Fransız sahnesi. Tahtada sıra yeniden kuruluyor ve araya bir ziyaretçi daha giriyor. Bu sıra da bir deneme.

  • Nezahat Hanım yalnız. Sobaya odun atar, dilekçeyi önüne çeker, kalemi kapağıyla bırakır.
  • Kâzım Bey girer. Her sabahki çayına gelmiştir. Son seçimde ona kaybetmiştir.
  • Barış girer. Üniversite için bir belge istiyor. Mühür beklerken dilekçeyi görür.
  • Barış çıkar. Kâzım Bey bir şey söylemeye hazırlanır, söylemez.
  • Saniye Hanım girer. Çınarın kökleri bodrumunu çatlatmış, kesilsin istiyor.
  • Kâzım Bey çıkar. Kapıda dönüp pencereye bakar.
  • Saniye Hanım çıkar. Nezahat Hanım yalnız kalır.
  • Ferhat girer. İmzaları toplayan mahalle gençlerinden biri. Dilekçeyi öğlene kadar teslim edeceklerini söyler.

Son birim açık. Ferhat dilekçeyi alıp gidecek mi, Nezahat Hanım onu bekletecek mi? Emre henüz yazmadı.

Selim listeye bakıp gülümsüyor. "Bu bir kurgu listesi," diyor. "Yalnız kesmeyi kapı yapıyor." Bu doğru. Tiyatroda kişiyi kadraja almak yerine odaya sokarsın. Her giriş seyircinin dikkatini yeniden dağıtır.

Liste bir sorunu da gösteriyor. Rol beş, oyuncu dört. Emre Ferhat'ı Barış'ı oynayan oyuncuya vermek istiyor. İlk sırasında Ferhat, Barış çıkar çıkmaz giriyordu. Oyuncunun kulise gidip ceketini, atkısını değiştirmeye zamanı yoktu. Emre bunu satırları değil, sırayı değiştirerek çözdü. Ferhat'ı sabahın sonuna taşıdı. Aradaki üç Fransız sahnesi oyuncuya yetiyor. Birleştirilebilecek roller, arasında boşluk kalanlardır.

Sahne dönüşümü

Sinemada geçiş bir karedir. Tiyatroda seyircinin oturup beklediği bir süredir. Selim bunu hemen yakalıyor. "Her karartma bir kesme," diyor. "Ama burada seyirci kesmenin içinde oturuyor."

Muhtarlık'ta Fransız sahneleri arasında dönüşüm yok. Kapı açılır, biri girer, oyun sürer. Zamanın geçtiğini seyirci odanın içinden anlar. Soba bir kez daha doldurulur. Çaydanlık ikinci kez ocağa konur.

Emre'nin taslağında yalnız bir yerde karartma vardı. Saniye Hanım çıktıktan sonra, Nezahat Hanım yalnız kalınca. Nermin Hanım onu da sildirdi. Karartma burada "saatler geçti" der. Oysa oyunun gücü bu sabahın kesilmemesinde.

Silinen sabahlar

Emre'nin dosyasında ilk bir taslak daha var. Adı "Mahallenin Sabahları". Muhtarlıkta farklı sabahlar, her biri kendi tablosu. Bir yaz sabahı çınarın gölgesinde bir düğün davetiyesi. Bir sonbahar sabahı yaprakları süpüren bir kadın. Bir seçim sabahı. Sonunda testere sesi.

Bu taslak episodik bir yapı. Episodik yapıda gevşek bağlı parçalar bir mekân ya da bir karakter etrafında art arda dizilir. Her tablo kendi başına durur. Çınar hepsinde var, ama hiçbir tablo bir sonrakini zorunlu kılmıyor.

Nermin Hanım taslağı kötü bulmuyor. Başka bir oyun olduğunu söylüyor. "Mahallenin Sabahları" bir mahallenin zamanını anlatıyor. Muhtarlık ise bir kadının bir kararını anlatıyor. İlkinde çınarın kesilmesi bir son. İkincisinde Nezahat Hanım'ın elindeki kalem.

Taslağın bir de salon tarafı var. Her tablo arası bir karartma demek. Küçük bir topluluk, küçük bir salon, eşya taşıyacak iki gönüllü. Dönüşümler oyunun yarısını karanlıkta geçirtirdi. Taslak arşive kalkıyor. Kartının üstüne Emre yalnız "başka oyun" yazıyor.

Birlikler

Muhtarlık bu kurala neredeyse kendiliğinden uyuyor. Tek oda, tek sabah, tek imza. Emre bunu bir başarı gibi tahtaya yazıyor. Nermin Hanım altını çizmiyor. Birliklerin hepsi oyunu daha iyi yapmaz, diyor. Yalnız biri gerçekten iş görür.

Bu ayrım eski bir tartışmadan gelir. Aristoteles'in Poetika'sı asıl olarak eylem birliğini ister. Olayların birbirine bağlanmasını, birinin çıkarılınca bütünün sarsılmasını. Zaman için yalnızca tragedyanın çoğu zaman güneşin bir dönüşü içinde kalmaya çalıştığını söyler. Mekândan hiç söz etmez. Kuralı üçe çıkaran ve katılaştıran, çok sonraki yorumcular oldu.

Muhtarlık'ta işi gören de eylem birliği. Her ziyaretçi imza sorusuna dokunmalı. Barış dilekçeyi görüyor ve imzanın eksikliğini fark ediyor. Saniye Hanım çınarın kesilmesini istiyor ve öbür tarafı mahalleye taşıyor. İkisi de yan konu gibi girip ana soruya bağlanıyor. Bağlanmayan bir ziyaretçi olsaydı, oda tek kalırdı ama oyun dağılırdı.

Tiyatro sayfası da bu yapıyı gösterir. Türkçe basılı oyunlarda yaygın bir düzen var, ama tek bir standart yok. Kişi adı büyük harfle yazılır, yönergeler parantez içinde ve eğik durur:

MUHTARLIK
Tek perde
Eski bir mahallenin muhtarlığı. Kış sabahı. Soba yanıyor. Masada bir dilekçe, altında imzalar.
(Kapı açılır. Kâzım Bey girer, atkısını çözer.)
KÂZIM BEY — Çay demlendi mi?
NEZAHAT HANIM (dilekçeyi ters çevirerek) — Demleniyor.
(Kâzım Bey sobaya ellerini tutar. Pencereye bakmaz.)

Burada sahne başlığı yok, sahne numarası da yok. Giriş bir yönergeyle yazılıyor. Bazı yazarlar her girişte yeni bir sahne numarası açar, bazıları hiç açmaz. Emre şimdilik açmıyor.

Filmlerden okuma

Usta katmanı

Fransız sahnelerini bir tabloya dök. Satırlara oyuncuları, sütunlara sahneleri yaz. Kim nerede sahnede, işaretle. Boş kalan sütunlar oyuncunun dinlendiği, kostüm değiştirdiği yerlerdir. Rol birleştirmeye senin isteğin karar vermez, bu tablo karar verir.

Girişe bir görev ver. Her giriş odadaki dengeyi değiştirmeli. Biri girdiğinde kim susuyor, kim konuyu değiştiriyor? Cevap yoksa giriş yalnız trafik.

Çıkışı da yaz. Film yazarı girişleri planlar, çıkışları unutur. Tiyatroda oyuncu kendiliğinden kaybolmaz. Kapıya yürür ve seyirci onu izler. Her çıkışın bir nedeni olsun.

Perde sonunu bir soruda bırak. Uzun oyun yazıyorsan perde sonu seyirciyi aradan geri getirecek tek şeydir. Hedda el yazmasını yaktığında seyirci aradan bir soruyla döner: şimdi ne olacak?

Arayı salonla birlikte düşün. Ara bir dramaturji kararı olduğu kadar bir salon kararıdır. Büfe, tuvalet, seyircinin yaşı, oyunun süresi. Ara koyacaksan onu hikâyenin yön değiştirdiği yere yerleştir.

Arasız oyunda nefesi sahnede ver. Seyirci bir saat boyunca aynı gerilimde kalmaz. Yalnız kalan bir karakter, sessiz bir iş, bir çaydanlık. Strindberg nefesi dansla verdi, sen bir sobayla verebilirsin.

Karartmayı pahalı say. Her karartma seyirciyi karanlıkta bekletir ve oyunun tutkalını gevşetir. Küçük salonda bir karartma, filmdeki on kesmeden daha çok iz bırakır.

Birliklerin içinden eylem birliğini seç. Zaman ve mekân birliği bir kolaylık ya da bir zorluk olabilir. Eylem birliği ise hep işe yarar. Her ziyaretçiye sor: bu kişi ana soruya dokunuyor mu?

Episodik yapıya bağ ara. Tabloları bir basınç birleştirmeli; ortak bir mekân yetmez. Aynı yerde geçen sahneler kendiliğinden bir oyun olmaz.

Fransız sahnesini prova çizelgesi olarak düşün. Küçük topluluklarda oyuncular çoğu zaman işten sonra gelir. Yönetmen provayı sahne sahne çağırır. Saniye Hanım'ı oynayan oyuncu, yalnız kendi birimlerinin olduğu akşam gelir. İyi kurulmuş bir kapı tablosu topluluğa haftalar kazandırır.

Sahne zamanıyla seyirci zamanını ayır. Muhtarlık bir sabahı yaklaşık bir saatte oynuyor. Saatin nasıl sıkıştığını seyirci görmemeli, hissetmeli. Gizli Oturum'da iki zaman neredeyse birdir. Emre'nin sabahında ise soba her doldurulduğunda biraz zaman atlıyor. Hangisini seçtiğini bil ve oyunun içinde tutarlı kal.

Perde sayısını dönüm noktalarından çıkar. Uzun bir oyuna başlarken kaç perde olacağını sorma. Hikâye kaç kez yön değiştiriyor, ona bak. Her büyük dönüş bir perde sonu adayıdır. Yön değiştirmeyen bir perde yalnızca uzun bir sahnedir.

Yalnız kalma anlarını say. Tek mekânda bir karakterin yalnız kaldığı an, oyunun en sessiz ve en tehlikeli yeridir. Muhtarlık'ta Nezahat Hanım iki kez yalnız kalıyor: açılışta ve Saniye Hanım çıkınca. İkincisi birincinin yankısı olmalı. Aynı yalnızlığı iki kez aynı biçimde oynatma.

Silinen yapıyı arşivle. Episodik bir taslağı silmek, onun bir gün başka bir oyun olmayacağı anlamına gelmez. "Mahallenin Sabahları" bir topluluğun başka bir mevsiminde yeniden açılabilir. Taslağın kartına neden bırakıldığını yaz.

Sayfa biçimini topluluğa sor. Oyun metninin herkesçe kabul edilmiş bir standardı yok. Provada kullanılacak kopyayı topluluğun alıştığı düzene getir. Yönetmen yardımcısı her girişi bulabilmeli.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Tiyatroda sahne de senaryodaki gibi mekân değişince değişir."
Doğrusu

Tek mekânlı bir oyunda mekân hiç değişmez. Sahne birimini çoğu zaman girişler ve çıkışlar belirler.

Yaygın yanlış"Perde ve ara aynı şeydir."
Doğrusu

Perde metnin bölümüdür. Ara ise salonun verdiği moladır. Dört perdelik bir oyun tek arayla, hatta arasız oynanabilir.

Yaygın yanlış"Tek perdelik oyun, kısaltılmış uzun oyundur."
Doğrusu

Tek perde kendi yapısıdır. Bir dinlenme noktası olmadığı için gerilimi tek bir soru taşır. Uzun oyunun ortasını kesmekle tek perde elde edilmez.

Yaygın yanlış"Üç birlik Aristoteles'in kuralıdır."
Doğrusu

Aristoteles asıl olarak eylem birliğini ister. Zamanı bir gözlem olarak anar, mekândan söz etmez. Üç birliği katı bir kurala çeviren sonraki yorumculardır.

Yaygın yanlış"Birliklere uyan oyun daha sıkıdır."
Doğrusu

Tek oda ve tek gün, dağınık bir hikâyeyi toparlamaz. Le Cid bir güne sığınca hikâye inandırıcılığını yitirdi. Sıkılığı eylem birliği verir.

Yaygın yanlış"Episodik oyun dağınık oyundur."
Doğrusu

Episodik yapı gevşek bağlı parçalardan kurulur, ama bağsız değildir. Woyzeck'in tabloları bir karakterin çözülüşünde birleşir.

Yaygın yanlış"Sahne dönüşümü teknik ekibin işidir."
Doğrusu

Dönüşümün süresi ve biçimi seyircinin deneyimidir. Yazar her karartmayı yazarken seyirciyi karanlıkta beklettiğini bilmeli.

Yaygın yanlış"Tablo ile sahne aynı şeydir."
Doğrusu

Bazı yazarlar ikisini aynı anlamda kullanır, ama ayrım işe yarar. Tablo çoğu zaman yer ya da zaman değişince başlar. Sahne ise aynı yerin içinde biri girip çıkınca da değişebilir.

Yaygın yanlış"Tek mekân yalnızca dekor tasarrufudur."
Doğrusu

Tek mekân bütçeyi rahatlatır, ama asıl işi baskıdır. Kimse odadan kaçamaz, her giriş bir olay olur. Muhtarlık'ı tek odaya bağlayan, Nezahat Hanım'ın kaçamadığı imzadır.

Yaygın yanlış"Ara her zaman seyircinin iyiliğinedir."
Doğrusu

Ara uzun bir oyunda gerçek bir ihtiyaçtır. Kısa ve sıkı bir oyunda ise gerilimi dağıtır. Seyircinin rahatı ile oyunun baskısı arasında bir karar verilir.

Yaygın yanlış"Tiyatro metni senaryo biçiminde yazılabilir."
Doğrusu

Sahne başlığı, kesme ve kamera dili sahnede karşılık bulmaz. Oyun metni kişi adı, replik ve yönergeyle kurulur.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Tiyatroda sahne hem oyuncunun durduğu yer hem oyunun bir parçasıdır.
  • Perde oyunun büyük birimidir; tek perdelik oyun gerilimi bir soruyla taşır.
  • Ara salonun kararıdır, perde ise metnin.
  • Fransız sahnesi kişiler değişince başlar; sayısı değil, odadaki denge önemlidir.
  • Tek mekânda sahne birimini girişler ve çıkışlar belirler.
  • Her giriş odadaki dengeyi değiştirmelidir.
  • Sahne dönüşümü seyircinin bekleyerek geçirdiği süredir.
  • Tablo, yer ya da zaman değişince başlayan kapalı bir resimdir.
  • Birliklerden en çok iş göreni eylem birliğidir.
  • Episodik yapıyı mekân değil, bir basınç birleştirir.
  • Rol birleştirmeyi kapı tablosundaki boşluklar belirler.
  • Arasız oyun nefesi sahnenin içinde verir.
  • Silinen episodik taslak çoğu zaman başka bir oyundur.
  • Oyun metni kişi adı, replik ve yönergeyle yazılır; tek bir standardı yoktur.

Sonraki derse köprü

Muhtarlık'ın yapısı artık belli: tek oda, kesilmeyen bir sabah, kapıyla sayılan birimler. Ama oyunun asıl konusu odanın dışında duruyor. Çınar sahneye hiç çıkmıyor. Seyirci onu nereden bilecek? Pencereden bakan bir yüzden mi, kulisten gelen bir testere sesinden mi? Bir ağaç bir oyunun merkezinde durup hiç görünmeyebilir mi? Sonraki derste sahne mekânını konuşacağız. Seyircinin gördüğü alanla görmediği alanı ayıracağız. Masadaki dilekçe gibi bir nesnenin bütün odayı nasıl taşıdığına bakacağız.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — alt alta sekiz aynı sahne başlığı; aralarındaki KESME satırları tek tek silinip yerlerine bir kapı simgesi geliyor.
  • Tek perdelik oyun — tek bir ip, bir ucunda dilekçe, öbür ucunda bir kalem.
  • Perde arası — salonun ışıkları yanıyor, koltuklar boşalıyor; sahnede soba sönmeye başlıyor.
  • Fransız sahnesi — tahtadaki iki sütun; her girişte odadaki figürlerin dizilişi yeniden kuruluyor.
  • Sahne dönüşümü — film şeridinde bir kesme karesi uzayıp karanlık bir salona dönüşüyor.
  • Tablo — dört mevsimlik dört kare; ortalarında aynı çınar.
  • Birlikler — üç halka, ikisi soluyor, eylem halkası parlak kalıyor.

Ritim

Ders bir kapı tokmağının sesiyle başlasın. Her yeni Fransız sahnesinde aynı kapı sesi tekrar etsin. Bitişte kapı sesi yerine uzaktan gelen hafif bir rüzgâr duyulsun.