İçeriğe geç

Ders 51.6

Tekrar ve varyasyon

Senaryo Akademisi — Bölüm V, Modül 51

3.327 kelime5 film örneği≈ 15 dk okuma≈ 22 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Motif, seyircinin iki görünüşü birbirine bağladığı an çalışmaya başlar.
  • Ana biçim, sonraki her dönüşün tartıldığı ilk hâldir.
  • Okunur fark tektir ve geri kalan her şey yerinde durur.
  • Bağlam kaymasında nesne aynı kalır, çevresi değişir.
  • Hâl değişimi anlamı nesnenin durumundan okutur.
  • Devralınan hareket iki karakter arasında sözsüz bir bağ kurar.
  • Final ana biçimi geri getirip ona bir şey ekler.
  • Beklenen yerde gelmeyen motif de bir varyasyondur.
  • Motif aşınması aynı dönüşlerin birikmesinden doğar.
  • Silik dönüşü yakın plan değil, tekrar eden bir hareket kurtarır.
  • Değişmeyen parçayı aynı kelimelerle, değişeni yeni bir kelimeyle yaz.
  • Motifin gücü dönüş sayısından değil, her dönüşün getirdiği farktan gelir.
  • Fark bir karakterin eylemine bağlanınca seyircide bir soru doğurur.

Açılış sahnesi

Selim bu hafta Nöbet'i kâğıt üstünde kurgulamış. Her sahneyi bir karta yazıp masaya dizmiş. Şimdi kartların arasından iki sarı yapışkan not çıkarıyor. Birinde "Sandalye: on bir" yazıyor. Ötekinde yalnız "Terlik: ?" var.

Emre notlara bakıyor. Bunlar ne?

Sandalyeleri on bir sahnede tarif etmişsin, diyor Selim. Hepsinde aşağı yukarı aynı satır. Beşinci geceden sonra gözüm o satırın üstünden kaydı. Altıncıda artık okumuyordum.

Terlik peki?

Terlik iki kez geçiyor. İkincisine geldiğimde birincisini hatırlamadım. Bulmak için kartları geri karıştırdım.

Emre gülümsüyor. Birinde fazla, ötekinde eksik. Hiç olmazsa ortalaması tutuyor.

Nermin Hanım iki notu alıp birini ötekinin üstüne yapıştırıyor. Sorun sayıda değil, diyor. On bir sahnenin hangilerinde sandalye başka bir şey yapıyor?

Emre kartları tek tek çeviriyor. İlk gece. Kadir'in ayağıyla ittiği akşam. Dördüncü gece. Son gece. Dört kart elinde kalıyor.

Geri kalan yedisi?

Aynı satır. Aynı sandalyeler.

O yedi satır bu dördünü de örtüyor, diyor Nermin Hanım. Terliğin derdi başka. Onu bir kalabalığın içine bırakmışsın, sürüklenen yatakların arasına. Seyirci görmüş ama tanımamış.

Bir motif her dönüşünde bir şeyi değiştirdiği için görünür. Hiçbir şey değiştirmeyen dönüş seyirciyi yorar, fark edilmeyen dönüş ise hiç yapılmamış sayılır.

Bu derste ne olacak

Bu derste görsel bir motifin dönüşlerini bir yazım tekniği olarak ele alacağız. Önce ilk görünüşü konuşacağız: seyirci neyi aklında tutuyor? Sonra ikinci görünüşte neyin değiştiğine, mekân değişince anlamın nasıl kaydığına bakacağız. Nesnenin durumu değiştiğinde ne olduğunu, bir hareketin bir karakterden ötekine geçişini izleyeceğiz. Finalde motifin nasıl karşılık bulduğunu tartışacağız. En son iki ters hatayı ayıracağız: fazla dönen motif ve fark edilmeyen motif. Her adımda Nöbet'in sandalyelerini, termosunu, terliklerini ve ceketini masaya koyacağız. Bir mücevher, bir leylek sürüsü, bir bisiklet, bir kontrol noktası ve gömülmeyen bir ölü da bu yolda bize eşlik edecek.

Sıfır noktası

Önceki ders havayı ve doğayı konuştu. Yağmurun bir filmde iki kez yağmasının ilkini nasıl değiştirdiğini gördük. Bu ders o soruyu genelleştiriyor. Bir şey filmde geri döndüğünde tam olarak ne olur?

Motif, film içinde dönen bir öğedir. Bir nesne, bir renk, bir ses, bir hareket olabilir. Dönmesi tek başına onu motif yapmaz. Seyirci dönüşü fark etmeli ve önceki görünüşü hatırlamalı. İki görünüş seyircinin aklında birbirine değdiği an motif çalışmaya başlar.

Müzikte bunun eski bir adı var. Besteci bir ezgiyi bir kez çalar. Sonra aynı ezgiyi başka bir hızda, başka bir çalgıyla, başka bir tonda yeniden getirir. Dinleyici ezgiyi tanır ve farkı duyar. Buna varyasyon denir. Varyasyonun iki ayağı vardır: tanınacak kadar aynı kalan bir parça ve duyulacak kadar değişen bir parça.

Görsel motif de bu iki ayakla yürür. Seyirci ceketi tanımalı. Ama ceket her gelişinde yer ya da hâl değiştirmeli. Yalnız aynılık kalırsa seyirci yorulur. Yalnız fark kalırsa seyirci bağı kuramaz.

Yeni yazarlar genellikle birinci ayağa yaslanır. Bir nesneyi önemli bulur ve sık sık gösterir. Her sahneye biraz serper. Böylece seyircinin kaçırmayacağını düşünür. Oysa sık gösterilen nesne görünmez olur. Göz onu dekora katar.

Ters hata da sık görülür. Yazar motifi kafasında kurmuştur. İki sahne arasındaki bağı kendisi çok iyi bilir. Bu yüzden ikinci görünüşü hafif bırakır, uzak bir planda, bir kalabalığın içinde. Sayfayı yazan bağı görür. Sayfayı okuyan görmez.

Bir de şu var: motif yazarın işidir, yalnız yönetmenin değil. Çekim sırası karışıktır. Son gecenin odası bazen ilk geceden önce çekilir. Sanat ekibi sandalyenin nereye konacağını, ceketin hangi renkte olacağını sayfadan öğrenir. Sayfada net yazılmamış bir fark sette kolayca kaybolur. Senarist motifin yolunu kâğıda çizmezse kimse onu kendiliğinden yürümez.

Bu ders bir motifin yolunu adım adım yürüyor. İlk görünüşten finale kadar her durakta aynı soruyu soracağız. Burada tanıdık kalan ne, değişen ne?

Mekanizma

İlk görünüm

Emre ilk gecenin tarifini yeniden yazıyor. Eski taslakta yalnız "İki sandalye" vardı. Şimdi satır şöyle: "Yatağın iki tarafında birer sandalye. Pencere tarafındakinde Kadir. Kapı tarafındaki boş." Murat eşikte, omzu kapı kasasına yaslı. Boş sandalye ile ayakta duran adam aynı kareye giriyor.

Bu satır bir kez, eksiksiz yazılıyor. Seyirci bundan sonra her sandalye planını bu kareyle karşılaştıracak. Ana biçimde belirsiz kalan şey, sonra değiştiğinde fark edilmez. Hangi sandalyenin kimin olduğunu ilk gece bilmeyen seyirci, son gece neyin boşaldığını da bilemez.

İkinci görünüm

Üçüncü akşam sandalyeler yine aynı yerde. Kadir yine pencere tarafında. Bu kez bir ayak devreye giriyor. Kadir ayağının ucuyla boştaki sandalyeyi kapıya doğru sürüyor. Sandalye bir karış yol alıyor ve yine boş kalıyor. Murat oturmuyor.

Emre ilk denemede bu sahneye fazlasını koymuştu. Murat'ın elinde bir poşet, odada yeni bir ışık, Kadir'in yüzünde başka bir ifade. Seyirci hangisine bakacağını bilemiyordu. Tek değişiklik kalınca sandalyenin bir karışı bütün sahneyi taşıyor.

Çay da aynı yolu izliyor. Babanın evinde lavabonun yanında tek fincan duruyor. Dördüncü gece odada iki bardak var. Filmin sonunda evin masasında üç bardak. Her dönüşte bir kap ekleniyor, başka hiçbir şey değişmiyor. Seyirci saymaya gerek duymadan farkı görüyor.

Mekân değişince

Bir motif bazen hiç değişmeden anlam değiştirir. Bunun adı bağlam kaymasıdır: görüntü aynı kalır, onu çevreleyen durum değişir. Murat'ın ceketi babanın evinde sırtında, kapıya yakın. Son gece aynı kumaş boştaki sandalyeye geçirilmiş, Murat o sırada aşağı iniyor. Ceketin dikişine bile dokunulmadı. Ama sırttayken gitmeye hazır bir bedeni, sandalyedeyken geride kalan bir izi taşıyor.

Durum değişince

Gecelerin montajında Kadir'in termosu her gece aynı yerde, aynı elde. Yalnız elin açısı kayıyor. İlk gece termos neredeyse dik duruyor, çay hemen akıyor. Sonraki gecelerde ağzı biraz daha aşağı eğiliyor. Son planda Kadir termosu sallıyor. İçinden yalnız birkaç damla düşüyor. Seyirci bir haftanın yorgunluğunu bir bileğin eğiminden okuyor.

Karakterden karaktere

Bir nesnenin bir elden ötekine geçmesine el değiştirme denir. Bir hareket de el değiştirebilir.

Kadir her akşam eşikte durup duvardaki dezenfektan şişesine bir kez basıyor, avuçlarını ovuşturuyor. Seyirci bunu birkaç kez görüyor ve Kadir'e ait sayıyor. Dördüncü gece Murat iki çay bardağıyla geliyor. Kapıda duruyor. Bardakları tek eline alıyor, öteki eliyle dezenfektana basıyor. İlk kez. Kadir pencere tarafından bunu görüyor ve bir şey demiyor. Murat o akşam odayla birlikte kardeşinin düzenine de giriyor.

Finalde aynı aktarımı kurgu yapıyor. Evde Kadir lambanın düğmesine basıyor. Kesme. Başka bir yatağın başında Figen aynı düğmeye uzanıyor. Figen bu hareketi Kadir'den öğrenmedi. Ama seyirci iki eli art arda görünce nöbetin el değiştirdiğini anlıyor.

Finalde karşılık

Son gecenin odası ilk geceye çok benziyor. Kapı tarafındaki sandalye yine boş. Ama bu kez sırtında bir ceket var. Final, ana biçimi geri getiriyor ve ona tek bir şey ekliyor. Seyirci boşluğu tanıyor, ceketi okuyor.

Alyans ise o gece hiç gelmiyor. Bir motifin beklendiği yerde gelmemesine eksik durak denir. Gelmeyiş ancak motif yerine oturmuşsa duyulur. Her gece demire inen yüzük son gece hiç kalkmıyor. El yolunu kısaltıp Kadir'in bileğini buluyor. Seyirci tıkırtıyı kendi aklında duyuyor ve odanın sessiz kaldığını fark ediyor. Bu gelmeyiş, alyansın bütün yolculuğundaki son ve en büyük fark.

Yağmur da aynı hesapla dönüyor. Açılışta damlalarla bir silecek lastiği boğuşuyor, Kadir yola bakıyor. Finalde damlalar bir hastane penceresine vuruyor ve karşılarında hiçbir şey çalışmıyor. Yağmur yerinde, ona direnen lastik eksik.

Fazla tekrar

Selim'in birinci notu bunun ölçüsü. On bir sandalye satırının yedisi hiçbir şeyi değiştirmiyordu. Seyirci beşinci geceden sonra sandalyeleri dekora katıyordu. Son geceye gelindiğinde boş sandalye de sıradan bir mobilyaydı. Emre yedi satırı siliyor. Geriye dört durak kalıyor ve her biri bir şey değiştiriyor.

Zayıf tekrar

Terlikler hastanede yatağın altında bir kez görünüyor. Evde ise hazırlık haftasının telaşında, sürüklenen bir yatağın yanında geçiyor. İki plan arasında bir bağ yok. Emre çareyi bir elde buluyor. Kadir hastanede terlikleri yatağın altına diziyor, burunları kapıya dönük. Evde aynı eğilişle, aynı yöne çevirerek diziyor. Seyirci terliği değil, hareketi tanıyor. Hareket iki planı birbirine bağlıyor.

Filmlerden okuma

Bu beş filmde motifin uzunluğu çok farklı. Kalatozov leylekleri uzun bir aralıktan sonra geri getiriyor. Suleiman otoparkı onlarca kez gösteriyor. Ophüls küpeleri elden ele defalarca dolaştırıyor. Yine de hepsinde aynı sınav işliyor. Seyirci tanıdığı şeyin hangi parçasının değiştiğini görebiliyor mu? Leyleklerde eksilen bir insan, otoparkta bir balon, bisiklette bir tekerleğin eğriliği. Küpelerde veren el, mezarda kazan el. Emre kartlarını yeniden diziyor. Dört sandalye durağının her birinin yanına bu soruyu yazıyor.

Usta katmanı

Aynı kısmı aynı kelimelerle yaz. Motifin değişmeyen parçasını her dönüşte birebir aynı kelimelerle tarif et. Değişen parçaya yeni bir kelime ver. Senaryoyu okuyan yapımcı da, sanat yönetmeni de farkı sayfada görür. Yapım ekibi motifin hangi parçasını koruyacağını oradan anlar.

Farkı bir eyleme bağla. Değişikliği kameraya değil karaktere yaptır. Sandalye kendiliğinden yer değiştirmez, Kadir onu iter. Bir eylemin sonucu olan fark seyircide bir soru doğurur: neden itti?

Ana biçimi kalabalıkta kurma. Motifin ilk görünüşü sakin bir karede olmalı. Seyircinin dikkati başka bir yerdeyken kurulan ana biçim akılda kalmaz. Bu, nesneyi vurgulamak demek de değil. Nesne ilk görünüşte yalnız gündelik işini yapabilir. Seyirci onda bir anlam aramaz, ama nerede durduğunu net görür.

Ara dönüşleri kısa tut. Ana biçimi ve finali uzun planlarla, aradaki durakları tek satırla yaz. Seyirci yolun ortasını hatırlamaz. Başını ve sonunu karşılaştırır.

Dönüşlerin aralığını eşit bırakma. Her sahnede gelen motif bir saate döner. Seyrekleşen motif bir beklenti kurar. Sıklaşan motif bir baskı kurar. Aralığı hikâyenin nabzına göre ayarla.

Motif satırlarını ayrı oku. Senaryodan yalnız motifin geçtiği satırları çıkar ve art arda oku. Her satır bir öncekinden bir şeyle ayrılmıyorsa orada aşınma başlamıştır. Bu okuma yarım saat sürer ve kurgu odasında haftalar kazandırır.

Silik dönüşü yakın planla değil hareketle kalınlaştır. Yakın plan nesneyi büyütür ama bağı kurmaz. Aynı el hareketi iki ayrı mekânda tekrar edilince seyirci bağı kendisi bulur.

Aktarımda ilk hareketi tam, ikinciyi yarım göster. Hareketin sahibini seyirciye birkaç kez öğret. Devralan karakterde hareketi bir kez ve kısaca göster. Seyirci gerisini tamamlar.

Tersini en sona sakla. Motif film boyunca bir yöne gidiyorsa ters dönüşü finale bırak. Erken bir ters dönüş finalin elindeki kozu harcar.

Gelmeyişi hazırla. Eksik bir durak, motifin en az birkaç kez aynı yerde geldiğini gerektirir. Motif oturmadan kesilirse seyirci gelmeyişi duymaz.

Komedide ölçüyü değiştir. Güldüren tekrar dramdaki tekrardan daha uzun sürebilir. Aynılık orada başlı başına bir şakadır. Ama sonunda bir fark gelmezse seyirci gülmeyi de bırakır.

Motifi bir karaktere bağla, sonra o karakteri çıkar. Bir motif bir kişiyle özdeşleşince, o kişinin yokluğunda da onu taşır. Boş sandalye Murat'ı sahnede tutuyor.

Farkı sahnenin içinde en geç ana sakla. Okunur fark sahnenin başında gelirse sahne onu açıklamaya harcanır. Sonuna yakın gelirse seyirci sahneden onunla çıkar. Üçüncü akşamın son hareketi Kadir'in ayağı. Sandalye kayıyor, Murat kısa bir teşekkürle eşikte kalıyor ve sahne orada bitiyor.

İki motifi aynı durağa yığma. Sandalyenin ve termosun farkı aynı karede gelirse ikisi birbirini bulandırır. Her durağa bir motif ver. Ötekiler o karede ana biçimlerinde dursun.

Motifin son durağını ilk yazdığın yerde arama. Taslaktaki son görünüş çoğu zaman yazarın yorulduğu yerdir. Son durağı finalin ihtiyacına göre seç. Belki bir sahne geriye, belki hiç gösterilmeden.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Motifi ne kadar çok gösterirsen seyirci onu o kadar iyi tanır."
Doğrusu

Tanır, ama okumayı bırakır. Aynı biçimde dönen motif bir süre sonra dekora karışır. Seyirciye ulaşan sayı değil, her dönüşte gelen farktır.

Yaygın yanlış"Seyirci motifi kaçırmasın diye yakın plan gerekir."
Doğrusu

Yakın plan seyirciye bakmasını söyler, neyi nereden tanıyacağını söylemez. Bağı ana biçimin netliği ve tekrar eden bir hareket kurar.

Yaygın yanlış"Varyasyon için nesnenin kendisi değişmeli."
Doğrusu

Gerekmez. Nesne aynı kalıp mekânı, sahibi ya da çevresindeki hayat değişebilir. Leylekler aynı kuşlar, değişen istasyondaki kalabalık.

Yaygın yanlış"Her dönüşte birkaç şey birden değişirse motif zenginleşir."
Doğrusu

Tersine. Çok sayıda değişiklik seyircinin gözünü dağıtır. Tek ve net bir fark daha uzun akılda kalır.

Yaygın yanlış"Motif finalde mutlaka görünmeli."
Doğrusu

Görünmeyebilir. Beklendiği yerde gelmeyen motif bazen en güçlü karşılıktır. Yeter ki önce oturmuş olsun.

Yaygın yanlış"Bir hareket motif olamaz, motif nesnedir."
Doğrusu

Bir el hareketi, bir eğiliş, bir düğmeye basış da döner. Hareket karakterler arasında geçtiğinde nesneden daha kişisel bir bağ kurar.

Yaygın yanlış"Motif yazarın bildiği bir şeydir, seyircinin görmesine gerek yok."
Doğrusu

Seyircinin görmediği motif filmde yoktur. Yazarın kafasındaki bağ sayfaya bir hareketle, bir kelimeyle geçmelidir.

Yaygın yanlış"Tekrarın sıkıcılığı kurguda çözülür."
Doğrusu

Kurgu bazı tekrarları çıkarabilir. Ama aşınmış bir motifi kurtaramaz. Fark yazılmadıysa kurgucunun kesecek bir şeyi de yoktur.

Yaygın yanlış"Motif bir kez kurulunca seyirci onu film boyunca hatırlar."
Doğrusu

Hatırlamaz. Seyircinin belleği iki görünüş arasındaki mesafeyle zayıflar. Uzun bir aradan sonra dönen motife ana biçimden tanıdık bir parça eşlik etmeli.

Yaygın yanlış"Varyasyon yalnız sanat filmlerine ait bir süstür."
Doğrusu

Gerilim de, komedi de, aile dramı da motifi değiştirerek ilerler. Bir silahın, bir anahtarın, bir şakanın dönüşü türü ne olursa olsun aynı ilkeyle çalışır.

Yaygın yanlış"Açılış ile finalin aynı olması kendi başına güçlüdür."
Doğrusu

Aradaki fark yoksa çember boş döner. Final ana biçimi geri getirip ona bir şey eklemelidir.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Motif, seyircinin iki görünüşü birbirine bağladığı an çalışmaya başlar.
  • Ana biçim, sonraki her dönüşün tartıldığı ilk hâldir.
  • Okunur fark tektir ve geri kalan her şey yerinde durur.
  • Bağlam kaymasında nesne aynı kalır, çevresi değişir.
  • Hâl değişimi anlamı nesnenin durumundan okutur.
  • Devralınan hareket iki karakter arasında sözsüz bir bağ kurar.
  • Final ana biçimi geri getirip ona bir şey ekler.
  • Beklenen yerde gelmeyen motif de bir varyasyondur.
  • Motif aşınması aynı dönüşlerin birikmesinden doğar.
  • Silik dönüşü yakın plan değil, tekrar eden bir hareket kurtarır.
  • Değişmeyen parçayı aynı kelimelerle, değişeni yeni bir kelimeyle yaz.
  • Motifin gücü dönüş sayısından değil, her dönüşün getirdiği farktan gelir.
  • Fark bir karakterin eylemine bağlanınca seyircide bir soru doğurur.

Sonraki derse köprü

Emre motif kartlarını toplarken bir kart elinde kalıyor: kalorifer. Babanın evinde gürlüyor ama ısıtmıyor. Kadir vanayı gevşetince peteğin içinden bir tas su boşalıyor. Aylardır suyla tıkalıymış. Emre onu listesinde metafor sütununa yazmıştı. Ama onu temadan yola çıkarak mı aradı, yoksa sayfada kendiliğinden mi buldu? Bir metafor bulunur mu, kurulur mu? Sonraki ders, görsel metafor oluşturmak, bir temaya somut bir karşılık aramayı ve o karşılığı hiç açıklamadan finalde yeni bir anlama taşımayı inceliyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — bir masada dizili sahne kartları; iki sarı yapışkan not, birinde "on bir", ötekinde bir soru işareti.
  • Ana biçim — bir hastane yatağının iki yanında iki sandalye; biri dolu, biri boş, kapıda ayakta bir gölge.
  • Okunur fark — boş bir sandalye bir ayakla bir karış kayıyor; karede başka hiçbir şey kıpırdamıyor.
  • Hâl değişimi — bir termosun ağzı her planda biraz daha aşağı eğiliyor; sonunda birkaç damla.
  • Devralınan hareket — iki ayrı el aynı dezenfektan şişesine basıyor.
  • Motif aşınması — aynı sandalye kartı on bir kez art arda; kartlar soluklaşıyor.
  • Silik dönüş — iki çift terlik, iki ayrı mekânda, burunları aynı yöne dönük.

Ritim

Ders bir kurgucunun iki notuyla açılıyor, bir motifin yolunu ilk görünüşten finale kadar yürüyor ve fazla ile eksik tekrarı aynı soruyla ayırarak kapanıyor.