İçeriğe geç

Ders 75.1

Suç anlatısının temel soruları

Senaryo Akademisi — Bölüm VII, Modül 75

2.995 kelime5 film örneği≈ 14 dk okuma≈ 20 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Suç bir düzeni bozar ve izleyiciye kendiliğinden soru sordurur.
  • Bazı sorular geçmişe döner: kim, nasıl, neden.
  • Bazıları ileriye bakar: yakalanma ve bedel.
  • Bazıları dünyaya döner: adalet ve sistem.
  • Kim-yaptı merakı bir isme, neden-yaptı bir insanın içine yöneltir.
  • Bölünmüş dilek, izleyicinin failin yakalanmasını hem isteyip hem korkmasıdır.
  • Adalet açığı, hukukun sonucu ile izleyicinin hak edilmiş bulduğu sonuç arasındaki mesafedir.
  • Yayılan zarar, suçun bir dünyanın durumuna dönüşmesidir.
  • Taşıyıcı soru finale kadar bekletilir; öteki sorular ona hizmet eder.
  • Soru kayması taşıyıcı soruyu filmin ortasında bilerek değiştirir.
  • Taşıyıcı soru çözümden önce seçilir.
  • Açılış görüntüsü hangi sorunun taşınacağını izleyiciye ilk anda söyler.
  • Dedektifin aradığı ile izleyicinin beklediği ayrı sorular olabilir.

Açılış sahnesi

Selim'in bodrumu rafa kalktı; masada şimdi deniz kokan bir dosya var. Emre onu getirdi ve bu kez acele etmiyor. Kapakta iki kelime: SON VAPUR. Sağ köşede kurşun kalemle yazılmış bir not: ikinci taslak.

"Birincisini attım," diyor Emre. "Katilin eldiveniyle açılıyordu."

İlk sayfada İzmir körfezi, gece. Gecenin son vapuru karşı kıyıya yanaşıyor. Yolcular iniyor, turnikeler susuyor. Vapurun gemicisi salonları dolaşıp unutulan eşyaları topluyor. Bir şemsiye, bir atkı, bir çocuk eldiveni. Arka salonda pencere kenarında yaşlı bir adam oturuyor. Başı cama yaslanmış. Gemici omzuna dokunuyor. Adam kımıldamıyor.

Burcu sayfayı çeviriyor. "Kim bu?"

"İlyas. Emekli bir gemi makinisti. Yıllardır her gece aynı vapurla dönermiş."

İkinci sayfada Komiser Gonca ile yardımcısı Tamer iskeleye geliyor. Tamer cesede bir bakıyor. "Kalp," diyor. "Bu yaşta, bu saatte." Gonca gemiciye dönüyor. Gemici bir şey söylüyor: İlyas her gece ön salonda otururmuş, şehre bakan pencerede. Bu gece arka salonda.

Selim kalemini bırakıyor. "Bu taslak bana ne soruyor?"

Emre sayfaları karıştırıyor. Bir sahne şüphelileri sayıyor, bir sahne İlyas'ın geçmişini açıyor, bir sahne kızının yasını izliyor. Bir başkası iskele kameralarının kaydını arıyor.

"Hepsini," diyor.

Nermin Hanım tahtaya üç kelime yazıyor: KİM, NEDEN, ADALET. "Hepsi sorulur. Biri taşır."

Bir suç anlatısında bütün sorular sorulabilir; filmi sonuna kadar taşıyan ise yazarın seçtiği tek sorudur.

Bu derste ne olacak

Bir suçun izleyicinin aklında açtığı soruları birbirinden ayıracağız. Bazıları geçmişe döner ve suçun kendisini sorar. Bazıları ileriye bakar ve failin, kurbanın, tanığın başına ne geleceğini merak eder. Bir kısmı da suçun dünyaya ne yaptığını tartar. Sonra asıl işe geleceğiz: bu sorulardan hangisinin bir filmi sonuna kadar taşıyacağını seçmeye. Emre'nin SON VAPUR taslağı ders boyunca masada duracak. Bir vapurda ölen tek bir adamın etrafında her soruyu sınayacağız. Filmler de aynı seçimi farklı yerlerden yapacak: bir New York dairesinden, bir Akdeniz yelkenlisinden, karlı bir ormandan. Failin kim olduğuna atölye bu derste karar vermeyecek. Önce hangi sorunun sorulacağına karar verilmesi gerekiyor.

Sıfır noktası

Her suç bir düzeni bozar. Bir adam her gece aynı vapura biner, aynı koltuğa oturur, aynı iskelede iner. Bir gece inmez. Düzenin bozulduğu yerde bir boşluk açılır. Suç anlatısı o boşluğun etrafında kurulan bir hikâyedir.

İzleyici bu boşluğu görür görmez soru sormaya başlar. Bunu yaptıran yazar değildir. Suçun kendisi soru üretir. Kim yaptı? Nasıl? Neden? Biri yakalanacak mı? Yakalanırsa bu yetecek mi? Sorular kendiliğinden gelir ve hepsi meşrudur.

Ama bir film bütün sorulara aynı ağırlığı veremez. İki saatlik bir film her soruyu aynı yükseklikte tutarsa izleyici nereye bakacağını bilemez. Her sahne başka bir soruya cevap verir ve hiçbiri sonuna kadar beklenmez. Merak dağılır.

Bir gizemin etrafında döndüğü açık soruya gizem sorusu denir. Kim, ne, neden ya da nasıl biçiminde sorulur. Suç anlatısı bu soruyu da içerir, ama onunla sınırlı kalmaz. Bazı suç filmlerinde gizem hiç yoktur. İzleyici faili ilk sahnede görür. Yine de film onu sonuna kadar tutar, çünkü başka bir soru işe koşulmuştur.

Polisiye türü bir soruyu da kendiliğinden getirir: adalet. Yazar seçmese bile o soru masaya gelir. Bir dedektif dosyayı çözdüğünde izleyici yalnız "Kim?" sorusunun cevabını almaz. Bir de dünyanın yeniden dengelenip dengelenmediğini tartar. Bu yüzden bir suç filminin finali iki kez ölçülür. Bir kez çözümün mantığıyla, bir kez de adaletin tadıyla.

Emre'nin ilk taslağı katilin eldiveniyle açılıyordu. O açılış izleyiciye failin var olduğunu ve elinin nasıl göründüğünü söylüyordu. Kim sorusunu yarı yarıya kapatıyordu. İkinci taslak eldiveni attı. Yerine bir koltuk değişikliği koydu. İlyas yanlış salonda. Bu küçük ayrıntı aynı anda birden çok soruyu açıyor. Onu oraya kim götürdü? Kendisi mi geçti? Neden bu gece?

Sorun soru eksikliği değil. Sorun, Emre'nin hepsini aynı anda sormak istemesi.

Mekanizma

Geçmişe dönen sorular

Suç işlenmiştir. Anlatının bir yanı geriye bakar ve olanı yeniden kurmaya çalışır. Bu sorular bir bilmeceye benzer. Cevap zaten vardır, yalnız saklıdır.

Burcu SON VAPUR'u böyle okuyor. Son vapurda az yolcu vardı. İskele turnikesi her kartı kaydediyor. Büfe kapanmadan önce çay satan büfeci var. Koşarak inen genç bir adam var. Burcu bunları bir şüpheli tahtasına diziyor. Her biri için bir sebep, bir fırsat arıyor. Kim-yaptı izleyiciyi bir oyuna sokar. İzleyici dedektifle yarışır.

Geçmişe dönen ikinci soru yöntemdir. Bazı filmler faili baştan söyler ve izleyiciyi işin nasıl yapıldığıyla meşgul eder. Bu anlatının sektördeki adı howdunit, yani nasıl-yaptı. SON VAPUR'da bu soru ilk sayfada sessizce duruyor. İlyas'ın üstünde görünür bir yara yok. Tamer kalp diyor. Ölümün nasıl geldiği otopsiye kadar açık.

Selim bu soruyu seçiyor. "Kim, emekli bir makinisti son vapurda öldürür?" diyor. Selim'e göre İlyas'ın denizde geçen yılları asıl hikâye. Belki bir gemide, yıllar önce, biri ona bir şey borçlu kaldı. Belki tersi. Neden-yaptı soruyu kurbanın geçmişine de uzatır.

İleriye bakan sorular

İkinci grup soru geçmişi değil geleceği sorar. Fail biliniyor olabilir. İzleyici artık onun ne olacağını merak eder.

Emre taslağın ortasında bir deneme yapıyor. Bir sahnede kamera Gonca'yı bırakıp koşarak inen genç adamı izliyor. Genç adam eve dönüyor. Ellerini uzun uzun yıkıyor. İzleyici şimdi onu tanıyor. Annesi uyuyor, mutfakta ışık yanıyor. İzleyici onun yakalanmasını istiyor mu? Emre emin değil. Bu sahne taslakta kaldı, ama yeri belli değil.

Suçun bedeli de ileriye bakan bir sorudur. Bedel yalnız ceza değildir. Fail kaçsa bile bir şey ödeyebilir. Uykusunu, bir ilişkisini, kendine bakışını kaybedebilir. Tanığın, kurbanın yakınlarının, dedektifin ödediği bedeller de bu soruya girer.

Burcu genç adam sahnesine bir itiraz getiriyor. Ya o fail değilse? Ellerini yıkaması başka bir şeyin bedeli olabilir. Belki İlyas'ı gördü ve kimseye söylemedi. Belki arka salondan bir şey aldı. Emre bu ihtimali de kenara yazıyor. Bedel sorusu böylece failden bağımsız sorulabiliyor. Bir tanığın suskunluğu da bir film taşıyabilir.

Dünyaya dönen sorular

Üçüncü grup, suçu kişilerin dışına taşır. Bir düzen bozuldu. O düzen nasıl onarılacak? Onarılabilecek mi?

Nermin Hanım İlyas'ın kızını soruyor. Emre'nin taslağında kızı Ankara'dan sabah ilk uçakla geliyor. Babasıyla yıllardır az konuşuyormuş. Tamer'in kalp tahmini ona bir rahatlık veriyor. Babası öldürülmediyse kimsenin suçu yok, kendisininki bile. Gonca kızın koridorda bu rahatlığa tutunduğunu görüyor. Dosya kalp diye kapanırsa bir adalet açığı doğacak. Ama bu açığı şimdilik yalnız Gonca görüyor.

Emre'nin taslağında ertesi gece son vapur yine kalkıyor. Arka salon bantla kapatılmış. Yolcular ön salona sıkışıyor. Gemici o salonun kapısına bakmıyor. Yolcuların çoğu İlyas'ı tanımıyordu. Ama artık hepsi onun koltuğunu biliyor. Suçun bir şehrin gece alışkanlığına sızdığı yer burası.

Taşıyıcı soruyu seçmek

Bütün bu sorular SON VAPUR'da var. Mesele hangisinin filmi sırtlanacağı.

Bunu sınamanın sade bir yolu var. Bir sorunun cevabını sayfa ortasına koy ve geri kalanı oku. Film hâlâ ayakta mı? Burcu'nun önerisinde katil ortada açıklanırsa film biter. Selim'in önerisinde katil ortada açıklanabilir, film sürer. Çünkü onun taşıyıcı sorusu neden.

Nermin Hanım burada bir ihtimal açıyor. Taslak bir kim-yaptı olarak başlayabilir. Ortasında Gonca failin kim olduğunu öğrenebilir. O andan sonra soru adalete kayar: Gonca bunu kanıtlayabilecek mi? Dosya kapanmadan önce? Emre bu ihtimali tahtaya yazıyor ve yanına bir soru işareti koyuyor.

Filmlerden okuma

Usta katmanı

Taşıyıcı soruyu ilk sayfadan önce seç. Taslağa başlamadan önce bir kâğıda tek bir soru yaz. Filmin finali o sorunun cevabıdır. Öteki sorular sahnelere dağılır, ama hiçbiri o soruyla aynı yükseklikte durmaz. Emre ikinci taslağı yazarken bu kâğıdı yazmamış. Üçüncü taslaktan önce yazacak.

Taşımayan soruları öldürme, alçalt. Bir soru taşıyıcı değilse silinmez. Bir sahnede cevaplanır ve yükü bırakır. SON VAPUR'da nasıl sorusu otopsi raporuyla erkenden cevaplanabilir. Böylece sayfa kim ya da neden sorusuna yer açar. Erken cevap bir kayıp değil, bir yer açma hamlesi.

Açılış görüntüsü taşıyıcı soruyu ilan eder. Katilin eldiveniyle açılan bir film kim sorusunu yarıya indirir. Boş bir koltukla açılan film neden sorusunu kurar. Gemicinin unutulan eşyaları toplaması ise bir şehrin gece düzenini gösterir. Yayılan zararı hazırlar. Emre'nin ilk görüntüsü üçünden hangisini seçecek, buna göre değişebilir.

Kaymayı izleyiciye sezdir, sonra yap. Soru kayması bir hile gibi gelirse izleyici aldatılmış hisseder. Kaymadan önce yeni sorunun tohumu sayfada durmalı. Laura'nın portresi filmin başından beri duvarda. İzleyici ona dedektifle birlikte bakmıştır. Kadın kapıdan girdiğinde şaşırır, ama aldatılmış hissetmez.

Bedeli failin dışına da koy. Suçun bedeli yalnız failin hesabına yazılırsa film bir ahlak dersine döner. Tanığın, ailenin, dedektifin bedeli dünyayı genişletir. Gonca'nın bedeli de olabilir. Her aceleyle kapanan dosya onun için bir yük. Bu yükün ne olduğu henüz taslakta yok.

Adalet sorusunu final sahnesine bırakma. Adalet açığı finalde ilk kez görünürse izleyici onu bir ek gibi okur. Açık, filmin ortasından itibaren hissedilmeli. Tamer'in "Kalp" demesi bu açığın ilk işareti. Kimse bir şey yapmamışken bile bir haksızlık ihtimali başlıyor.

Sistemi bir yüzle göster. Yayılan zarar soyut kalırsa izleyiciye ulaşmaz. Bir kurumun, bir mahallenin ya da bir şehrin değişimi bir kişinin davranışında görünmelidir. SON VAPUR'da bunu gemici yapıyor. Ertesi gece arka salonun kapısına bakmıyor. Tek bir bakışın yokluğu bir şehrin korkusunu taşıyor.

Çözümü bil, seçimi sakla. Fail kim olursa olsun, yazar gerçek kronolojiyi kendi notlarında bilmeli. Ama taşıyıcı soruyu seçmek çözümden önce gelir. Aynı çözüm, kim sorusuna da adalet sorusuna da hizmet edebilir. Hangisine hizmet edeceğine sayfanın sırası karar verir. Emre'nin şimdilik bir çözümü yok. Nermin Hanım bunu bir eksik saymıyor. Önce soruyu istiyor.

Dedektifin sorusu ile izleyicinin sorusu aynı olmak zorunda değil. Gonca'nın işi failin kim olduğunu bulmak. Bu onun mesleği. Ama izleyicinin taşıdığı soru başka olabilir. İzleyici Gonca'nın bulup bulamayacağını değil, bulduğunda ne yapacağını bekleyebilir. Ya da bulduğu şeyin ona neye mal olacağını. Karakterin sorusu olay örgüsünü yürütür. İzleyicinin sorusu filmi taşır. İkisini ayrı kâğıtlara yazmak, sahnelerin neden yazıldığını netleştirir.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Suç filmi bir bilmecedir."
Doğrusu

Bilmece, suç anlatısının yalnız bir biçimi. Pek çok suç filmi faili ilk sahnede gösterir ve yine de izleyiciyi tutar. Tutan şey başka bir sorudur: neden, yakalanacak mı, neye mal olacak.

Yaygın yanlış"Ne kadar çok soru, o kadar çok merak."
Doğrusu

Aynı yükseklikteki sorular birbirinin gücünü yer. İzleyici her soruya biraz bağlanır ve hiçbirinin cevabını gerçekten beklemez. Merakı büyüten tek bir sorunun uzun süre açık kalmasıdır.

Yaygın yanlış"Fail sonradan bulunur, önce olay yazılır."
Doğrusu

Fail sonradan bulunabilir, ama taşıyıcı soru sonradan bulunamaz. Soru seçilmeden yazılan sahneler farklı yönlere çeker. Emre'nin ilk taslağındaki eldiven buna örnek. O sahne bir kim-yaptı'ya aitti, taslağın geri kalanı başka bir şeye.

Yaygın yanlış"Yakalanma sahnesi adaleti sağlar."
Doğrusu

Yakalanma hukuki bir sonuçtur. İzleyicinin adalet duygusu ondan ayrı işler. Fail yakalanır ve izleyici yine de bir açık hisseder. Fail kaçar ve izleyici bir dengenin kurulduğunu düşünebilir.

Yaygın yanlış"Suçun bedeli cezadır."
Doğrusu

Ceza bedelin yalnız bir biçimi. Bir ilişkinin, bir uykunun, bir şehre duyulan güvenin kaybı da bedeldir. Bazı filmlerde fail hiç cezalandırılmaz ve en ağır bedeli öder.

Yaygın yanlış"Sistem sorusu belgesele aittir."
Doğrusu

Kurgu da bir suçun bir kuruma, bir mahalleye dağılışını gösterebilir. Bunu bir kişinin gündelik davranışıyla yapar. Bir gemicinin bakmadığı kapı yeter.

Yaygın yanlış"Taşıyıcı soru açıkça sorulmalıdır."
Doğrusu

Taşıyıcı soru çoğu zaman hiçbir karakterin ağzından çıkmaz. İzleyici onu sahnelerin sırasından çıkarır. Gonca "Kim yaptı?" diye sormak zorunda değil. Yanlış salondaki koltuğa bakması yeterli.

Yaygın yanlış"Kurbanın geçmişi yalnız ipucu malzemesidir."
Doğrusu

Kurbanın hayatı bir ipucu deposu gibi kullanılırsa izleyici onu bir eşya gibi görür. Kurban da bir insan. Onun geçmişi neden sorusunu taşıyabilir, adalet sorusuna ağırlık verebilir. İlyas'ın her gece aynı pencereye oturması bir ipucu olabilir. Ama aynı zamanda yalnız bir adamın alışkanlığı.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Suç bir düzeni bozar ve izleyiciye kendiliğinden soru sordurur.
  • Bazı sorular geçmişe döner: kim, nasıl, neden.
  • Bazıları ileriye bakar: yakalanma ve bedel.
  • Bazıları dünyaya döner: adalet ve sistem.
  • Kim-yaptı merakı bir isme, neden-yaptı bir insanın içine yöneltir.
  • Bölünmüş dilek, izleyicinin failin yakalanmasını hem isteyip hem korkmasıdır.
  • Adalet açığı, hukukun sonucu ile izleyicinin hak edilmiş bulduğu sonuç arasındaki mesafedir.
  • Yayılan zarar, suçun bir dünyanın durumuna dönüşmesidir.
  • Taşıyıcı soru finale kadar bekletilir; öteki sorular ona hizmet eder.
  • Soru kayması taşıyıcı soruyu filmin ortasında bilerek değiştirir.
  • Taşıyıcı soru çözümden önce seçilir.
  • Açılış görüntüsü hangi sorunun taşınacağını izleyiciye ilk anda söyler.
  • Dedektifin aradığı ile izleyicinin beklediği ayrı sorular olabilir.

Sonraki derse köprü

Emre tahtadaki üç kelimeye bir süre bakıyor. Hangisini seçerse seçsin, SON VAPUR'un nasıl bir suç filmi olacağı da değişecek. Soruyu seçmek, filmin hangi gelenekte yürüyeceğini de seçmek. Kamera Gonca'nın masasında kalırsa film bir büronun gece mesaisine, otopsi raporlarına, turnike kayıtlarına bağlanır. Kamera genç adamın evine giderse izleyici faili baştan bilir ve yakalanmayı bekler. Aynı ölü, aynı vapur. Taslak bir polis prosedürü mü olacak, yoksa sondan başa doğru okunan bir tersine gizem mi?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — gece körfezde yanaşan bir vapur; boşalan salonda pencereye yaslanmış bir baş.
  • Kim-yaptı — bir tahtada dizilen yüzsüz siluetler; her birinin altında bir soru işareti.
  • Neden-yaptı — denizde eski bir geminin makine dairesi; bir yüzün içine açılan bir kapı.
  • Bölünmüş dilek — lavaboda uzun uzun yıkanan iki el; uyuyan bir annenin kapısı.
  • Adalet açığı — bir terazinin iki kefesi; biri inmiyor.
  • Yayılan zarar — bantla kapatılmış bir salon kapısı; ona bakmayan bir gemici.
  • Taşıyıcı soru — bir köprünün ortasındaki tek ayak; çekilince sallanan tabliye.
  • Kapanış — tahtada üç kelime; altlarında boş bir çizgi.

Ritim

Ders, atılan bir eldivenle açılıyor ve yerine boş bir koltuk koyuyor. Geçmişe dönen sorulardan dünyaya dönen sorulara ilerliyor. Tek bir soruyu seçme işine varıyor. Seçimi yapmadan kapanıyor.