İçeriğe geç

Ders 52.1

Soyuttan somuta

Senaryo Akademisi — Bölüm V, Modül 52

1.968 kelime≈ 9 dk okuma≈ 13 dk seslendirmesıfırdan ileri

Ne yapacaksın

Karakter defterinde bir sayfa açık ve kenarlarında kısa notlar var. Yalnızdır. Kontrolü kaybetmekten korkar. Ailesine güvenmez. Geçmişini özler. Artık değişmiştir. Her biri bir karakter hakkında doğru olabilir, ama hiçbiri çekilemez. Bir kamera bu beş cümlenin karşısında boş bir kare çeker. Bugün bu beş cümleyi kendi senaryondaki karakterlere dağıtacaksın ve her birini kameranın görebileceği bir şeye çevireceksin.

Her cümle için üç karşılık yazacaksın: bir davranış, bir nesne, bir mekân kullanımı. Sonra bu üçünü beş ölçütle sınayacak ve sahneye girecek olanı seçeceksin. Kalan ikisini silmeyeceksin; dosyanın altında yedek olarak duracaklar.

Çıktı bir sayfalık bir tablo olacak. Solda soyut cümle, ortada üç aday, sağda seçilen karşılık ve onun hangi sahnede durduğu. Tablonun en altına da bir satır ekleyeceksin: hangi cümle çeviriye en çok direndi ve neden?

Neden bu alıştırma

Yazar karakterini önce sıfatlarla tanır. Bu kaçınılmazdır ve yanlış da değildir. Sorun, sıfatın sayfaya taşınmasıdır. Eylem satırına giren bir sıfat oyuncuya bir yön verir, ama ona yapacak bir şey vermez. Diyaloğa giren bir sıfat ise bir itirafa dönüşür ve sahnenin bütün gerilimini tek cümlede harcar.

Bu beş cümle rastgele seçilmedi. Her biri ayrı bir zorluk taşır. Yalnızlık bir yokluktur ve yokluk çekilmez; ancak birinin olabileceği yerde olmayışı çekilir. Korku bir beklentidir; ancak tehdit geldiği anda verilen tepki görünür. Güvensizlik iki kişi ister; tek kişiyle kurulamaz. Özlem geçmişe uzanır, ama kamera yalnızca bugünü çeker. Değişim ise bir öncesi olmadan görünmez; tek bir sahneyle kurulamaz.

Beş cümleyi bir arada çalışmak, her birinin hangi türden bir karşılık istediğini ayırmayı öğretir. Davranış arayan bir cümleye nesne vermek zorlama durur. Nesne arayan bir cümleye davranış vermek ise oyunculuğu abartır. Bu ayrımı bir kez kendi karakterinde yaptığında, sayfadaki her sıfat sana bir soru gibi görünmeye başlar. Soru hep aynıdır: kamera burada ne görecek?

Hazırlık

Senaryonu ve karakter notlarını aç. Beş cümleyi boş bir kâğıdın sol kenarına sırayla geçir.

Her cümlenin yanına onu taşıyacak karakteri yaz. Bir karakter iki cümle alabilir, ama beşini birden almasın. Cümle senaryondaki hiçbir karaktere uymuyorsa ona en yakın olanı seç ve cümleyi biraz eğ: "ailesine güvenmez" yerine "ortağına güvenmez" olabilir.

Kâğıdı beş sütuna böl. Birinci sütuna soyut cümle girecek. İkinciye davranış, üçüncüye nesne, dördüncüye mekân kullanımı. En sağdaki dar sütunun başına "sahne" yaz. Oraya seçtiğin karşılığın yerleşeceği sahnenin adı girecek.

Beş ölçütü de kâğıdın köşesine not et. Kamera, sıfat, sahiplik, olay, yanlış okuma. Adımları bitirdiğinde her adayı bu beş kelimeyle tek tek sınayacaksın.

Adımlar

Çözümlü örnek

Emre beş cümleyi Nöbet'in üç adamına dağıtıyor. Yalnızlık ve değişim Kadir'e, kontrol korkusu ve özlem Murat'a, güvensizlik babaya düşüyor. İlk taslak hızlı çıkıyor ve neredeyse tamamı soyut kalıyor.

Kadir için ilk yazdığı satır şu: Kadir koridorun sonunda tek başına oturuyor. Selim satırı mavi kalemle işaretliyor. Hastanede gece yarısı herkes tek başına oturur, diyor. Bu satır sahiplik ölçütünden kalıyor. Emre ikinci denemede arka kapıya gidiyor. Sabaha karşı, boş otoparkın kenarında Kadir soğuktan ellerini koltuk altlarına gömmüş. Telefonda ustabaşıyla konuşuyor ve ona uyuduğunu söylüyor. Yalnızlık artık bir yalanın içinde duruyor. Kadir'in o saatte sesini duyan tek insan var ve ona doğruyu anlatmıyor.

Murat'ın kontrol korkusu için ilk satır şu: Murat gergin, telefonunu elinden bırakmıyor. Nermin Hanım "gergin" kelimesinin altını çiziyor. Telefonu elinden bırakmayan adamı her ofiste görürüz, diyor. Bu adam ne zaman bırakmıyor? Emre üç aday yazıyor. Nesne olarak ceket: Murat babanın evinde onu hiç çıkarmıyor. Mekân olarak kapı: hastane odasında omzu hep kasaya yaslı. Davranış olarak telefon. Selim ceketi eliyor. Ceketini çıkarmayan adamı seyirci misafir diye okur, korkak diye değil. Yanlış okuma ölçütü burada kusur sayılıyor. Emre davranışın zamanlamasını tahlil sabahında buluyor. Doktor değerin bir süredir yüksek olduğunu, daha önce de tahlil yapıldığını anlatıyor. Murat eşikten koridora adım atıyor ve telefon ancak bir nefes sonra titriyor. Kaçış bahanesinden önce geliyor. Bir akşam Kadir babanın hastalığını ne zamandır bildiğini sorduğunda da aynı şey oluyor. Murat iş diline geçiyor, konuyu ertesi gün doktorla konuşmayı öneriyor, sonra telefonla kapıdan çıkıyor. Korkuyu davranışın kendisinden çok zamanlaması gösteriyor. Murat'ın kaçtığı yer, telefonunda kararları hâlâ kendisinin verdiği bir dünya.

Babanın güvensizliği en zor satır. İlk taslakta Emre şunu yazmış: Baba oğullarına hiçbir şey anlatmıyor. Selim burada durup bir soru soruyor. Anlatmamayı nasıl çekeceksin? Emre kabul gecesine dönüyor. Ambulans ekibinin getirdiği ilaç torbasında Kadir'in daha önce hiç görmediği bir kutu var. Kutu masaya çıktığı anda seyirci iki şeyi birden öğreniyor: babanın bir derdi var ve Kadir onu bilmiyor. Emre buna bir gece daha ekliyor. Baba ağrıdan uyanık, Kadir sandalyede uyuyor. Alyans korkuluğa vurulmuyor. Baba Figen'e oğlanların bu geceden haberi olmamasını istediğini söylüyor. Sır bir yabancıya emanet ediliyor.

Yanlış okuma ölçütü bu satırda "evet" veriyor. Seyirci babanın sessizliğini güvensizlik değil, koruma olarak da okuyabilir. Emre bu ikinci okumayı bilerek bırakıyor. Babanın sustuğu şey, oğullarını hem dışarıda tutuyor hem de yükten koruyor.

Murat'ın özlemi için Emre önce bir geri dönüş yazmış: genç Murat mutfakta babasıyla çay içiyor. Nermin Hanım sayfayı kaldırıyor. Bugünden ne var elimizde? Emre babanın evine dönüyor. Hazırlık haftasında, Kadir dışarıdayken Murat mutfak kapısının önünde duruyor. Kasadaki iki sıra çizgiden Murat'ınki kardeşininkinden çok önce bitiyor. Murat uzun süre bakıyor, kimse görmüyor. Geçmiş ekrana dönmüyor. Görünen yalnızca onun eksik bıraktığı yer.

Kadir'in değişimi için ilk satır şu: Kadir artık babasına sabırla bakıyor. Emre bu satırı kendisi siliyor, çünkü "sabırla" zarfı sıfat ölçütünü geçemiyor. Önce bir kurulum arıyor. Hastanede gecenin sahibi Figen. Masası koridorun kontrol noktası, hastalara adlarıyla sesleniyor, ışığı o kısıyor. Kadir ilk gecelerde serumun hızına göz atıyor, yastığı düzeltiyor ve sandalyesine dönüyor. Final evde geçiyor. Kadir babanın battaniyesini düzeltiyor, lambayı söndürüyor. Kesme bizi hastaneye götürüyor: Figen başka bir odada ışığı söndürüyor. İki el aynı hareketi yapıyor. Seyirci Kadir'in kendi evinin gece nöbetçisi olduğunu bir kesmeden okuyor.

Emre tablonun en altına bir not düşüyor. Çeviriye en çok direnen cümle güvensizlikti, çünkü ancak iki kişi ve bir nesneyle kurulabildi.

Kendini değerlendir

Tablonu bitirdiğinde şu sorulara dürüstçe cevap ver.

Beş cümlenin her biri için üç aday yazdın mı? İlk bulduğun karşılıkla yetindiysen, onu ötekilerle karşılaştırma şansını kaçırdın.

Seçtiğin karşılıkların hiçbirinde soyut cümlenin kendisi ya da bir eş anlamlısı kaldı mı? "Hüzünle", "sabırla", "özlemle" gibi zarflar da sıfat ölçütünden kalır.

Her karşılık kendi karakterine mi ait? Kâğıdı kapat ve karakterin adını sil. Satırı okuyan biri bu davranışın kime ait olduğunu tahmin edebilir mi?

Seçtiğin karşılıkların kaçı senaryonda zaten var olan bir sahnenin içinde duruyor? Ayrı bir sahne isteyen karşılıklar, filmi bir örnekler listesine çevirebilir.

"Artık değişmiştir" için bir kurulum buldun mu? Kurulumu gösteren sahneyi de tabloya yazdın mı?

Yanlış okumaya açık bıraktığın karşılıklar var mı? Varsa bu ikinci okumanın hikâyene zarar mı verdiğini, yoksa onu zenginleştirdiğini mi biliyor musun?

Hangi cümle çeviriye en çok direndi? Bu direnç, o karakteri yeterince tanımadığın bir yeri gösteriyor olabilir.

Tabloyu bir arkadaşına ver ve yalnızca sağdaki iki sütunu okumasını iste. Soldaki soyut cümleleri tahmin edebiliyor mu? Tahmin edemediği satır, ya fazla gizli ya da yanlış yere düşmüş bir karşılıktır.

Yaygın tuzaklar

Yaygın yanlışSıfatı eş anlamlısıyla değiştirmek.
Doğrusu

"Yalnızdır" yerine "kimsesizdir" yazmak bir çeviri değildir. Kelime değişti, ama kamera hâlâ hiçbir şey göremiyor.

Yaygın yanlışSıfatı zarfa çevirmek.
Doğrusu

"Pencereden hüzünle bakıyor" satırında davranış var, ama bütün yükü zarf taşıyor. Zarfı sil ve satırın hâlâ bir şey söyleyip söylemediğine bak.

Yaygın yanlışHerkese uyan bir karşılık seçmek.
Doğrusu

Yalnız biri her filmde tek başına yemek yer. Senin karakterinin yalnızlığı onun hayatından bir ayrıntıyla görünmeli.

Yaygın yanlışÖzlemi geri dönüşle çözmek.
Doğrusu

Geçmişi göstermek, onu özlemeyi göstermek değildir. Özlem bugünde, geçmişin bıraktığı izin önünde duran bir bedende görünür.

Yaygın yanlışDeğişimi tek sahnede kurmaya çalışmak.
Doğrusu

Seyirci bir öncesini görmediyse sonrasını değişim olarak okuyamaz. Önce kurulumu yaz.

Yaygın yanlışGüvensizliği tek kişiyle kurmak.
Doğrusu

Kimseye güvenmeyen bir adamı yalnız başına çekersen, seyirci yalnızca içine kapanık bir adam görür. Güvensizlik, bir şeyin bir kişiden ötekine geçmediği anda görünür.

Yaygın yanlışHer soyut cümleye yeni bir sahne açmak.
Doğrusu

Beş cümle beş yeni sahne istemez. En iyi karşılık, senaryonda hâlihazırda yaşanan bir olayın içine yerleşir.

Yaygın yanlışBir sıfata üç ayrıntı yığmak.
Doğrusu

Tek fincan, itilmiş sandalyeler, sessiz bir telefon ve soğumuş bir çay aynı karede durursa seyirci hangisine bakacağını bilemez. Üç adayı yazmak seçmek içindir, hepsini sahneye koymak için değil.

Yaygın yanlışYanlış okumayı hiç sormamak.
Doğrusu

Yazar kendi görüntüsünü kastettiği anlamla okur. Ceketini çıkarmayan bir adam senin için korkudur, seyirci için soğuk bir odadır. Görüntüyü bir yabancının gözüyle de oku.

Yaygın yanlışSıfatı diyaloğa taşımak.
Doğrusu

Karakterin "Kimseye güvenmem" demesi, eylem satırına "güvenmez" yazmaktan farksızdır. Yalnızca yer değiştirmiştir.

Varyasyonlar

Sonraki adım

Bugünkü çeviriler filmin farklı yerlerine dağıldı: biri kabul gecesine, biri finale, biri sabaha karşı bir arka kapıya. Sıradaki alıştırmada bir karakteri tek bir sahnede, ağzını hiç açtırmadan tanıtacaksın. Sıfatların yerini bu kez bir engel ve o engel karşısında verilen karar alacak. Nöbet'te bu soru Figen'e düşüyor. Hastalara adlarıyla seslenen bir hemşireyi, tek kelime söylemediği bir gecede nasıl tanırız? Cevabı bir koridor ve bir ilaç arabası verecek.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.