İçeriğe geç

Ders 14.9

Sorumlu karakter temsili

Senaryo Akademisi — Bölüm III, Modül 14

2.785 kelime12 film örneği≈ 13 dk okuma≈ 19 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Bir portrenin hatası çizgilerde değil, çizenin nereden baktığındadır.
  2. Bu bir zanaat meselesi: sayılan hataların hepsi metni ölçülebilir biçimde zayıflatır.
  3. Tek temsil yükünün çözümü aritmetiktir — ikinci bir karakter.
  4. Kötü karakterler ortak bir kimlik işareti taşıyorsa metin söylemediği bir cümleyi söyler.
  5. Mağduriyet merkezi acıma üretir ve acıma ilgiden çabuk tükenir.
  6. İlham nesnesi kendi bir şey istemez; bu yüzden sahnede kişi değil ders vardır.
  7. Bir durum bir anlamın taşıyıcısı yapıldığında hem yanlış tarif edilir hem gerilim düşer.
  8. Tanı bir açıklama değildir; kararlar isteklerden ve korkulardan çıkar.
  9. Olumlu stereotip de stereotiptir; hata hakkı elinden alınan karakter küçülür.
  10. Danışman yazım sırasında bilgi verir, hassasiyet okuyucusu taslak bitince okuma verir.
  11. Kaynak sırası şudur: önce yaşayanların kendi anlatısı, sonra alan, en sonda uzman.
  12. Tek ölçüt: karakteri çıkardığında geriye çözülmemiş bir isteği kalıyor mu?

Açılış sahnesi

Bir tanık, gördüğü kişiyi tarif ediyor. Karşısındaki ressam çiziyor.

Burun uzunca. Alın geniş. Gözler birbirine yakın. Ressam soruyor, tanık düzeltiyor, çizim ilerliyor. Yarım saat sonra kâğıtta bir yüz var ve tanık başını sallıyor: evet, bu o.

Aylar sonra o kişi bulunuyor. Çizimle yan yana konuyor. Herkes şaşırıyor, çünkü gerçekten benziyor. Burun doğru, alın doğru, gözler doğru.

Sonra adam çizime bakıyor ve tek bir cümle söylüyor.

"Bunların hepsi benim. Ama bu adam suçlu duruyor."

Kimse itiraz edemiyor. Çizimdeki hiçbir çizgi yanlış değil ve toplamı yanlış — çünkü çizen kişi bir yüz aramıyordu, bir şüpheli arıyordu.

Bir portrenin hatası çizgilerde değil, çizenin nereden baktığındadır.

Şimdi ressamın hiçbir kötü niyeti olmadığını da ekleyelim. İşini yapıyordu, eldeki bilgiyle çalışıyordu ve kimseye zarar vermek istemiyordu.

Hatanın hiç yakalanmamasının sebebi de bu. Kötü niyet görünür ve tartışılır; bakış açısı görünmez, çünkü bakan kişi kendi durduğu yeri göremiyor. Ve bir senaryoda kimliği yanlış yazan şey neredeyse hiçbir zaman düşmanlık değil, yazarın nereden baktığını hiç sormamış olması.

Bu derste ne olacak

Bu dersin argümanı ahlaki değil, zanaat argümanı. Sayacağımız her hata metni ölçülebilir biçimde zayıflatıyor: karakteri düzleştiriyor, sahneyi tahmin edilebilir kılıyor ve konuyu bilen seyircinin güvenini metnin ilk on dakikasında bitiriyor. Yedi tuzağı tek tek açacağız — tek temsil yükünden metafor yüküne, kimlik kodlamasından ilham nesnesine. Sonra iki çalışma aracına geleceğiz: kültürel danışman ve hassasiyet okuyucusu, ikisinin ne zaman ve nasıl farklı işler yaptığı. Son bölümde tek bir ölçüt kalacak elinde ve o ölçüt beş saniyede uygulanıyor. On iki film üzerinden gideceğiz.

Sıfır noktası

Önceki derste kimliği bir katsayı olarak kurduk: bir eylemin karşılığı, onu yapanın kim olduğuna göre değişiyor. Araçlar elinde.

Bu derste araçların ters yönü var. Aynı kalemle bir insan da yazılıyor, bir kalıp da.

Konuya girmeden önce iki yanlış çerçeveyi kaldıralım, çünkü tartışma çoğunlukla burada takılıyor ve hiç ilerlemiyor.

Birincisi: "Bu bir sansür meselesi." Değil. Kimse hangi karakterin yazılacağını söylemiyor. Konu neyin yazılacağı değil, ne kadar çalışıldığı — bir devlet dairesini araştırmadan yazmak nasıl kötü bir sahne üretiyorsa, bir hayatı araştırmadan yazmak da öyle üretiyor.

İkincisi: "Sorumluluk, karakteri kusursuz yapmak demek." Tam tersi. Kusursuz karakter zaten bir temsil hatası; kusur hakkı elinden alınmış bir insan, insan değil bir heykel. Sorumluluk karakteri iyileştirmek değil, ona kendi hikâyesini taşıma hakkı vermek. Bir karakteri korumaya çalışan yazar, farkında olmadan onu küçültüyor — ve seyirci korumayı sezdiği anda karaktere olan ilgisini kaybediyor, çünkü sonucu baştan biliyor.

Üçüncü bir yanlış çerçeve daha var ve en sinsisi: "ben iyi niyetliyim, o hâlde metnim güvenli." İyi niyet bir güvence değil, çünkü bu dersteki hataların hiçbiri niyetle üretilmiyor. Hepsi hazır bir malzemeden geliyor — yazarın kafasında zaten duran, nereden geldiği hiç sorulmamış görüntülerden.

Bir de şu var: bu hataların çoğu bir zamanlar yeni ve iyi niyetliydi. Zamanla kısayola dönüştüler ve kısayollar en çok yazarı yoruyor — çünkü kısayolu kullanan yazar, kendi karakterini tanımadan bir sahne yazmaya çalışıyor. Sonuç yalnız bir temsil sorunu değil; sıkıcı bir sahne.

Mekanizma

Yedi tuzak

Ruh sağlığı ile suç arasında kurulan bağ bu yükün en yaygın biçimi. Bir tanı, karakterin neden öyle davrandığını açıklayan bir anahtar olarak kullanıldığında iki iş birden yapılıyor. Gerçeğe aykırı bir denklem kuruluyor ve senaryonun asıl işi — bir insanın neden o kararı verdiğini yazmak — atlanıyor.

Yedincisi bir eksiklik: karakterin hata hakkı elinden alınıyor. Bir gruptan gelen tek karakter hep haklı, hep sabırlı, hep örnek yazıldığında ortaya bir insan değil bir savunma çıkıyor. Stereotip, arketipin işlenmemiş hâlidir; olumlu stereotip de bir stereotip, yalnız yönü ters.

İki ayrı iş: danışman ve okuyucu

İkisini karıştırmak ikisini de boşa çıkarıyor. Danışmanı en sona bırakan yazar bir hatayı düzeltmek yerine bir sahneyi çöpe atıyor. Okuyucuyu yazım sırasında çağıran yazar ise henüz kurulmamış bir metin hakkında görüş istiyor.

İkisi için de aynı iki kural geçerli. Ücret öde — bilgi bir iyilik değil bir emek. Ve tek kişiye sorma: bir kişi bir görüş verir, üç kişi bir aralık verir, ve asıl bilgi o aralıkta.

Araştırmanın bu derse özel biçimi

Araştırmanın araçları burada da geçerli. Tek bir ekleme var: bir hayat araştırılırken kaynak sırası değişiyor.

Önce o hayatı yaşayanların kendi anlatıları geliyor — kitaplar, söyleşiler, belgeseller, kendi çektikleri filmler. Sonra alan çalışması. Uzman görüşü en sonda, çünkü uzman o hayatı çalışıyor, yaşamıyor. Sıra tersine döndüğünde metin doğru bilgiyle dolu ve yine de dışarıdan bakan bir metin oluyor — tıpkı ressamın çizimi gibi. Çünkü uzman kaynağı sana neyin olduğunu anlatıyor, birinci elden anlatı ise neyin nasıl hissedildiğini; ikincisi olmadan yazdığın sahne bilgi taşır, hayat taşımaz.

Filmlerden okuma

Usta katmanı

İkinci karakteri ekle. Tek temsil yükünün tek gerçek çözümü sayı. Bir metinde aynı gruptan iki karakter varsa ve ikisi birbirinden farklıysa, hiçbiri bir grubu temsil etmiyor. Bu, bir sayfalık bir değişiklikle metnin en büyük riskini kaldırıyor.

Kötü karakterleri yan yana diz. Hepsini bir listeye yaz ve ortak bir işaret ara: aksan, beden, inanç, geldiği yer. Bulursan, o işareti bir iyi karaktere de ver ya da kötüden al. Bu denetim beş dakika sürüyor ve yazarın kendi kör noktasını gösteren en hızlı yol.

Her karaktere bir zevk ver. Neyi seviyor, neyle vakit geçiriyor, neye gülüyor? Mağduriyet merkezinden çıkmanın en ucuz yolu bu — tek bir sahne, hatta tek bir replik yetiyor. Acı çeken ama hiçbir şeyden hoşlanmayan karakter bir durum, bir kişi değil.

Durumu bir güne yaz. Bir tanıyı ya da bedensel durumu anlatmak yerine, onunla geçen sıradan bir günü yaz: ne zaman kalkıyor, neyi planlıyor, neyi atlıyor. Gün somutlaştıkça metafor yükü kendiliğinden dökülüyor.

Tanıyı bir açıklama olarak kullanma. Karakterin kararı bir tanıya bağlandığı anda dramatik soru kapanıyor. Kararı bir isteğe, bir korkuya ya da bir hesaba bağla; tanı varsa da olsun, ama sahnenin nedeni olmasın.

Hata hakkını geri ver. Karakterin haksız olduğu, kırdığı, bencilce davrandığı bir sahne yaz. Bunu yapmadığın sürece karakteri koruyorsun ve korunan karakter küçülüyor.

Danışmanı erken çağır, okuyucuyu geç. Biri metni kurmana yardım ediyor, öteki kurulmuş metnin nasıl okunacağını söylüyor. Sıra bozulduğunda ikisi de boşa gidiyor.

Üç kişiye sor. Tek görüş bir görüştür ve tek kişiyi bütün bir grubun sesi saymak, tam olarak bu dersin uyardığı hatanın yazarın masasındaki hâli.

Ücret öde. Bilgi bir emek. Bedava alınan bilgi hem eksik geliyor hem de sorulacak ikinci soruyu imkânsız kılıyor.

Kaynak sırasını koru. Önce o hayatı yaşayanların kendi anlattıkları, sonra alan, en sonda uzman. Ters sıra doğru bilgiyle dolu ama dışarıdan bakan bir metin üretiyor.

Kendine tek soruyu sor. Bu karakteri metinden çıkarsam, geriye çözülmemiş bir isteği kalıyor mu? Kalıyorsa karakter bir kişi. Kalmıyorsa bir işlev, ve işlevlerin kimliği olmaz.

Kalıbı tanımak için kendi ilk fikrini şüpheli say. Bir karakter aklına ilk hâliyle geldiğinde, o hâl genellikle senin değil; daha önce izlediğin metinlerin sana bıraktığı tortu. İlk fikri yaz, sonra kenara koy ve ikincisini ara — ikinci fikir neredeyse her zaman daha özgül, daha az kalıplı ve yazması daha zor oluyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Bu bir sansür tartışması."
Doğrusu

Değil; hiçbir karakteri yazmak yasaklanmıyor. Tartışma neyin yazılacağı üzerine değil, ne kadar çalışıldığı üzerine — ve az çalışılmış her sahne, konusu ne olursa olsun zayıf bir sahne.

Yaygın yanlış"Karakteri olumlu yazmak sorumluluktur."
Doğrusu

Olumlu stereotip de stereotip. Hep haklı, hep sabırlı, hep örnek karakter bir insanı değil bir savunmayı anlatıyor ve seyirci savunmayı hemen fark ediyor.

Yaygın yanlış"Bir grubu iyi tanımak için bir kişiye sormak yeterli."
Doğrusu

Bir kişi bir görüş verir. Üç kişi bir aralık verir ve asıl bilgi o aralıkta — grubun kendi içindeki farklılık, dışarıdan bakınca hiç görünmeyen şey.

Yaygın yanlış"Acıyı büyütmek derinlik verir."
Doğrusu

Acı miktarı derinlik üretmiyor, tekrar üretiyor. Derinlik karakterin acısının yanında ne istediğinden, neye güldüğünden ve nerede yanıldığından geliyor.

Yaygın yanlış"Kötü karakterin kimliği önemli değil, o zaten kötü."
Doğrusu

Tek başına önemsiz, toplamda belirleyici. Bir metindeki bütün kötü karakterler aynı işareti taşıyorsa, metin hiç söylemediği bir cümleyi söylemiş oluyor.

Yaygın yanlış"Bir tanı, karakterin davranışını açıklar."
Doğrusu

Açıklamıyor ve açıklamaya çalıştığında senaryonun asıl işini de atlıyor. İnsanlar tanılarına göre değil, istediklerine ve korktuklarına göre karar veriyor.

Yaygın yanlış"Hassasiyet okuyucusu metni yumuşatır."
Doğrusu

Yaptığı iş bu değil. Bir okuma raporu neyin nasıl okunacağını söylüyor; kararı yine yazar veriyor ve çoğu zaman rapor metni yumuşatmıyor, keskinleştiriyor — çünkü kalıba düşen yerler genellikle metnin en cesaretsiz yerleri.

Yaygın yanlış"Kendi grubumu yazıyorum, araştırmaya gerek yok."
Doğrusu

İçeriden olmak bir başlangıç avantajı, bir muafiyet değil. Kendi deneyimin bir örnek; metin bir örnekle değil, bir aralıkla kuruluyor.

Yaygın yanlış"Bu kalıplara düşmemek metni kısıtlar."
Doğrusu

Pratikte tersi oluyor. Kalıp hazır bir çözüm sunduğu için yazarı erken durduruyor; kalıbı reddeden yazar ikinci fikri aramak zorunda kalıyor ve ikinci fikir neredeyse her zaman daha özgül. Kısıtlayan şey kural değil, kuralın olmadığı yerde işleyen alışkanlık.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  1. Bir portrenin hatası çizgilerde değil, çizenin nereden baktığındadır.
  2. Bu bir zanaat meselesi: sayılan hataların hepsi metni ölçülebilir biçimde zayıflatır.
  3. Tek temsil yükünün çözümü aritmetiktir — ikinci bir karakter.
  4. Kötü karakterler ortak bir kimlik işareti taşıyorsa metin söylemediği bir cümleyi söyler.
  5. Mağduriyet merkezi acıma üretir ve acıma ilgiden çabuk tükenir.
  6. İlham nesnesi kendi bir şey istemez; bu yüzden sahnede kişi değil ders vardır.
  7. Bir durum bir anlamın taşıyıcısı yapıldığında hem yanlış tarif edilir hem gerilim düşer.
  8. Tanı bir açıklama değildir; kararlar isteklerden ve korkulardan çıkar.
  9. Olumlu stereotip de stereotiptir; hata hakkı elinden alınan karakter küçülür.
  10. Danışman yazım sırasında bilgi verir, hassasiyet okuyucusu taslak bitince okuma verir.
  11. Kaynak sırası şudur: önce yaşayanların kendi anlatısı, sonra alan, en sonda uzman.
  12. Tek ölçüt: karakteri çıkardığında geriye çözülmemiş bir isteği kalıyor mu?

Sonraki derse köprü

Modül burada kapanıyor. Karakterin geçmişini, dünya görüşünü, inancını, korkusunu, çelişkisini, becerisini ve kimliğini kurduk. Elinde bir insan var.

Ama bu insan henüz hiçbir yere gitmiyor.

Bir karakteri hareket ettiren şey ne geçmişi ne kimliği; istediği bir şey. Ve istemek göründüğü kadar basit değil — söylenen istekle gerçek istek çoğu zaman ayrı, kısa vadeli istekle uzun vadeli istek çoğu zaman zıt.

Sıradaki modülde isteği, ihtiyacı ve motivasyonu çalışacağız.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — bir kâğıt ve çizilen bir yüz. Çizgiler tek tek doğru yerine oturuyor. Tamamlandığında yüzün yanına gerçek yüz geliyor: aynı hatlar, bambaşka bir ifade.
  • Bakış açısı — ressamın oturduğu yer bir işaretle gösteriliyor. Sonra aynı sahne başka bir yerden çizilirken kâğıttaki ifade değişiyor.
  • Tek temsil yükü — tek bir figür ve altında bir etiket. İkinci figür geldiğinde etiket ikiye bölünüyor ve okunmaz hâle geliyor.
  • Kimlik kodlaması — üç karşıt figür yan yana. Üçünde de aynı küçük işaret yanıp sönüyor. İşaret bir iyi figüre de verildiğinde sönüyor.
  • Mağduriyet merkezi — gri bir figür. Yanına küçük bir renkli nesne konuyor; figürün tamamı renkleniyor.
  • İlham nesnesi — bir figür gülümsüyor, çevresindekiler ısınıyor. Kamera figüre yaklaşıyor ve figürün arkasında hiçbir şey olmadığı görülüyor.
  • Metafor yükü — bir bastonun üstüne bir soru işareti yerleştiriliyor, baston eğiliyor. Soru işareti kaldırılınca baston düzeliyor.
  • Danışman ve okuyucu — bir zaman çizgisi. Biri çizginin başında duruyor, öteki sonunda. Yerleri değiştirildiğinde çizgi kopuyor.
  • Kaynak sırası — üst üste üç kitap. En alttaki en kalın olan; sıra bozulduğunda yığın deviriliyor.
  • Kapanış — çizilmiş yüz siliniyor, yerinde tek bir ok kalıyor ve ok ileriyi gösteriyor. Sıradaki modülün konusu istek.

Tekrar eden görsel motif

Bir kalem ucu. Her ana bölümün açılışında kalem kâğıda biraz farklı bir açıyla değiyor ve aynı çizgi başka bir şey çiziyor. Kilit özette kalem geri çekiliyor ve kâğıdın tamamı görünüyor.

Ritim

  • Açılışta "bu adam suçlu duruyor" cümlesinden sonra üç saniye tam sessizlik.
  • İki yanlış çerçeve sayılırken ton sertleşmesin; bilgi verir gibi okunsun.
  • Yedi tuzak sıralanırken araları eşit olsun; hiçbirine vurgu binmesin.
  • Danışman ile okuyucu ayrımı anlatılırken tempo yavaşlasın, iki iş arasında yarım saniye boşluk kalsın.
  • Kapanışta iki duraklama var: "elinde bir insan var" cümlesi iki saniye, "hiçbir yere gitmiyor" cümlesi dört saniye taşısın.