İçeriğe geç

Ders 54.4

Sinopsis

Senaryo Akademisi — Bölüm VI, Modül 54

3.652 kelime5 film örneği≈ 17 dk okuma≈ 24 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Sinopsis finali saklamadan bütün filmi anlatır ve okuru bilgilendirmek için yazılır.
  • Kısa sinopsis ana çizgiyi ve büyük dönemeçleri taşır, uzun sinopsis bunlara gerekçe ekler.
  • Olaylar yaşandıkları sırayla anlatılır; geri dönüş ya da geç açılan bir sır için sıra çevirisi kararı verilir.
  • Her dönüm noktası bir dönemeç cümlesiyle, karar olarak yazılır.
  • Karakterin değişimi kısa ark ibareleriyle, olaydan sonra işaretlenir.
  • Öznel bir an gerçeklik ayracıyla anlatılır; filmin çözmediğini sinopsis de çözmez.
  • Sonra zinciri sahneleri eşit ağırlıkta sıralar ve dönemeçleri gizler.
  • Açık son bile açık bir cümleyle yazılır.
  • Kısa ve uzun hâl aynı iskeleti paylaşır; uzun hâlde çıkan yeni dönemeç kısa hâle geri döner.
  • Sinopsisin dili sadedir; duyguyu sıfatlar değil olaylar taşır.

Açılış sahnesi

Emre masaya zımbalı bir tomar bırakıyor. Üstünde "Nöbet — Sinopsis" yazıyor. Altında on bir sayfa var. Emre memnun. Hiçbir sahneyi atlamadığını söylüyor.

Selim kırmızı kalemi alıyor. Okurken bir kelimenin üstüne her rastladığında küçük bir çentik atıyor. Kelime "sonra". Sonra Figen formu getirir. Sonra Murat kapıda durur. Sonra Kadir serumun hızına bakar. Dördüncü sayfada kenar boşluğu çentikle doluyor. Selim saymayı bırakıyor.

Nermin Hanım son sayfayı açıyor. Son paragraf bir soruyla bitiyor: "Sabah olduğunda o formu kim imzalayacak?" Altında üç nokta var.

Bunu kim okuyacak, diye soruyor Nermin Hanım. Emre yapımcının geliştirme bölümü diyor. Selim kalemi bırakıyor. O okur filmi izlemeye değil, filmi değerlendirmeye oturuyor. Ona soru sormak, cevabı ondan saklamak demek.

Emre tomarı geri çekiyor. Hepsini filmi izler gibi yazdığını söylüyor. On bir sayfada filmin bütün sahneleri var. Ama okur kapattığında filmin ne olduğunu hâlâ bilmiyor. Kadir'in neyi kaybettiğini, neyi kazandığını öğrenemiyor. Sonu bir sır gibi saklanmış. Selim bir şey daha ekliyor. Babanın yanlış adı söylediği gece metinde iki sayfa sürüyor. Kantin yarım sayfa. Oysa filmin döndüğü yer kantin.

Sinopsis filmi açılıştan finale kadar, sonu saklamadan, olay sırasıyla anlatır; sahneleri değil, dönemeçleri taşır.

Bu derste ne olacak

Bu derste sinopsisi yazacağız. Kısa bir hâlini ve uzun bir hâlini ayrı ayrı kuracağız. Olayların hangi sırayla anlatılacağına karar vereceğiz. Filmin gösterdiği sırayla olayların yaşandığı sıra her zaman aynı değil. Dönüm noktalarını, karakterin değişimini ve finali sayfaya nasıl yerleştireceğimizi göreceğiz. Nöbet'in en zor iki anına ayrıca bakacağız: tıraş anısındaki geri dönüş ve babanın yanlış adı söylediği gece. Sonra sahne sahne anlatımın neden okuru yorduğunu ve dönemeçleri nasıl gizlediğini konuşacağız. Beş filmi kendi kısa sinopsisimize çevirip seçimlerimizi tartışacağız. Ders bittiğinde elinde kendi senaryonun iki sinopsisi ve bir sıra kararı olacak.

Sıfır noktası

Sinopsis, hikâyenin düzyazı anlatımıdır. Bütün olay örgüsünü, finali de dahil, açıkça anlatır. Merak uyandırmak için yazılmaz. Okuru bilgilendirmek için yazılır.

Bu belgenin okuru seyirci değil. Geliştirme bölümündeki bir okuyucu, bir yapımcı, bir fon kurulu. Hepsi aynı soruyu soruyor: bu hikâye çalışıyor mu? Cevap verebilmek için hikâyenin tamamını görmeleri gerek. Kim, neyi istiyor, ne oluyor, sonunda ne değişiyor?

Senaryoyu okumak saatler alır. Sinopsisi okumak birkaç dakika. Okur senaryoyu açıp açmamaya çoğu zaman sinopsise bakarak karar verir. Bazen senaryo hiç açılmaz. O zaman filmin bütün savunması sinopsisin sayfalarında kalır.

Bu yüzden sinopsis bir taşıma işidir. Yazar yüz sayfalık bir metnin iskeletini birkaç sayfaya taşır. Taşırken bir şey kaybolur: ses, ışık, oyuncunun yüzü. Geriye olayların zinciri ve karakterin yolu kalır. Okur bu ikisinden filmi kafasında kurmaya çalışır.

Logline sonu saklar. Sinopsis saklamaz. Aradaki fark, iki belgenin okurdan istediğinden doğar. Logline okuru içeri çağırır. Sinopsis içeri girmiş okura evin bütün odalarını gösterir.

Emre'nin on bir sayfasında bu iki iş birbirine karışmış. Odaların hepsi orada. Ama okur her odada aynı uzunlukta bekletiliyor. Hangisinin taşıyıcı duvar olduğunu göremiyor. Üstelik son oda kilitli.

Sinopsisin dili de bu işe göre seçilir. Şimdiki zamanda yazılır. Sade cümlelerle, süssüz sıfatlarla ilerler. "Yürek burkan", "unutulmaz" gibi kelimeler okura bir şey taşımaz. Okur duyguyu sıfattan değil, olaydan çıkarır. Kadir'in koridorda duvara yaslanıp dağıldığını okuyan, sıfat beklemez.

Sinopsisin bir de kendine özgü yükü var. Senaryo sayfası seyircinin göreceğini yazar. Sinopsis ise filmin ne olduğunu yazar. Bu ikisi her zaman aynı değil. Senaryo bir sırrı saklayabilir, bir anı belirsiz bırakabilir, bir olayı geç açabilir. Sinopsis bunların her birini görür ve okura bildirir. Sakladığı tek şey ayrıntıdır.

Bu yüzden sinopsis yazmak yazara kendi metni hakkında bir sınav da yaptırır. Dönemeçleri bulamayan yazar, sinopsisi sahne sahne yazar. Karakterin değişimini adlandıramayan yazar, sonu bir soruyla kapatır. Emre'nin on bir sayfası bu iki işareti birden taşıyor. Selim'in çentikleri yalnızca bir üslup kusurunu göstermiyor. Emre'nin henüz kendi filminin iskeletini adlandırmadığını da gösteriyor.

Mekanizma

Kısa ve uzun

Emre önce kısa sinopsisi yazıyor. Çünkü kısa hâl, neyin taşıyıcı olduğunu zorla gösterir. Yer dardır, her paragraf bir dönemece ancak yeter. Kısa sinopsisin uzunluğu kurumdan kuruma değişir. Başvuru formu ne istiyorsa ona uyulur.

Uzun sinopsis kısa hâlin şişirilmiş biçimi değildir. Kısa hâlde bir cümleyle geçen dönemeç, uzun hâlde nedenini kazanır. Nöbet'te Figen kısa sinopsiste yalnız formu getiren hemşire. Uzun sinopsiste gecenin sabit noktası olur. Ustabaşıyla izin pazarlığı kısa hâlde hiç yok. Uzun hâlde Kadir'in neyi bırakıp geldiğini gösterir.

Emre'nin kısa sinopsisi şöyle çıkıyor:

Yağmurlu bir kış gecesi. Fabrikada kazan bakan Kadir, evinde yere yığılan babasını Adana'daki devlet hastanesine yatırır. Kabul formunda, düştüğünde başında kimin bulunduğu sorulur; cevap "kimse" olur. O saatte Kadir işteydi.
Yıllardır babasını görmeyen ağabey Murat İstanbul'dan gelir. Kurala göre geceyi odada tek kişi geçirebilir. Sandalye Kadir'in olur, Murat her akşam gider. Doktor sorduğunda Kadir babasının yalnızca kontrole gittiğini söyler. Murat düzeltmez.
Tahliller kötüdür. Kadir babanın durumunu ne zamandır bildiğini sorar, Murat iş diline kaçar. Doktorun kısa notu Murat'ın eline geçer. Dördüncü akşam kardeşler ilk kez yan yana oturur. O gece baba oğluna başka birinin adıyla seslenir.
Kantinde Murat o akşam İstanbul'a döneceğini söyler. Bir tartışmanın ortasında itiraf eder: babanın hastalığını aylardır biliyordu. Kontrol yalanını babanın isteğiyle kendisi söylemişti. Kadir ondan kalmasını istemez. Murat yine de dönmez.
Kardeşler babanın evini taburcu için hazırlar; merdivenin iki ucunda kalırlar. Kadir bir çekmecede eski bir fotoğraf ve bir defter bulur. Ertesi sabah ağabeyinden bir kez kalmasını ister. Murat cevap vermez.
Son akşam hemşire Figen taburcu formunu getirir. Murat imzayı sabaha bırakır ve asansöre biner. Ceketi sandalyede kalır. Gece baba, Kadir'in bileğini tutar. Sabaha karşı Kadir yakınlık hanesine "oğlu" yazdırıp formu imzalar ve koridorda ilk kez dağılır.
Kadir babasını eve getirir. Murat orada değildir; kalıp kalmadığını film söylemez. O gece Kadir babasının odasında lambayı söndürür. Hastanede Figen başka bir odada, yeni gelen bir hastanın lambasını kapatır.

Paragraflar dönemeçleri izliyor. Çoğu bir yön değişikliğiyle bitiyor. Hazırlık haftasının montajı, balkondaki çay, kantindeki çocuk kahkahası dışarıda kalmış.

Hangi sıra

Sinopsis olayları yaşandıkları sırayla anlatır. Nöbet'in büyük kısmı zaten düz bir çizgide ilerliyor: bir kış haftası, geceden geceye. Ama iki yerde film kendi sırasını bozuyor.

Birincisi ekran dışı geçmiş. Babanın hastalığını Murat'a söylediği gün, filmin başlamasından aylar önce. Film bunu kantinde, itirafla açıyor. Sinopsis bunu başa almalı mı? Emre almıyor. Okur sırrı Kadir'le birlikte öğreniyor. Sinopsis sırrı saklamıyor, yalnızca açıldığı yerde söylüyor. Böylece kantin bir dönemeç olarak okunuyor.

İkincisi tıraş anısı. Filmin tek geri dönüşü. Kadir babasını hastane yatağında tıraş ederken banyodaki eski bir sabaha geçiliyor. Oval ayna, kırklarındaki baba, eşikteki küçük Kadir. Yaşandığı sıraya göre bu sahne en başa düşer. Ama o sabah yirmi yılı aşkın bir süre önce yaşanmış. Nöbet'in olay örgüsünün dışında duruyor.

Emre sıra çevirisini bu kez tersine yapıyor. Anıyı yaşandığı yere değil, hatırlandığı ana bağlıyor. Uzun sinopsiste şöyle yazıyor:

Kadir, evden getirdiği eski makineyle babasını hastane yatağında tıraş eder. Makinenin sesi ona çocukken banyonun eşiğinden babasını izlediği bir sabahı geri getirir. Pencereden odaya ilk kez güneş girer.

Anı bir cümle. Olay örgüsünü değiştirmiyor, şimdiki anı derinleştiriyor. Sinopsiste anı, şimdiki sahnenin bir katmanı olarak duruyor.

Dönemeçler

Kısa sinopsisteki paragrafların çoğu bir dönemeç cümlesiyle bitiyor. "Murat düzeltmez." "Murat yine de dönmez." İkisi de birer karar. Karar olmayan bir dönüm noktası sinopsiste görünmez.

Selim kenar boşluğuna Nöbet'in dönemeçlerini yazıyor. İki kardeşin ilk akşam yatağın başında karşılaşması. Dördüncü akşam iki sandalyenin birden dolması. Kantinde kaşığın durması. Son gecenin imzası. Koridorda Kadir'in dağılması. Sonra kısa sinopsise bakıyor. Hepsi orada. Dördüncü akşam dışında hepsi bir paragrafı kapatıyor. Dördüncü akşam ise yanlış ad gecesinin gölgesinde kalmış. Emre o cümleyi paragrafın ortasına gömmüş. Selim bunu da işaretliyor. Emre dördüncü akşamı ayrı bir paragrafa taşımaya karar veriyor.

Karakterin yolu

Olay zinciri karakterin değiştiğini kendiliğinden göstermez. Okur sinopsisi hızlı okur. Değişimi görmesi için bir işaret ister. Ama işaret uzun bir açıklama olursa sinopsis bir karakter çözümlemesine döner.

Emre uzun sinopsiste Kadir'in yolunu üç ibareyle işaretliyor. Başta: "Kadir her şeyi tek başına yapmaya alışmıştır." Kantinden sonra: "Kadir artık neyi bilmediğini biliyor." Sonda: "Kadir ilk kez kendini tutmaz." Üçü de olayın yanında duruyor, olayın yerine geçmiyor.

Öznel an

Babanın yanlış adı söylediği gece, Nöbet'in tek öznel anı. Senaryoda ses Kadir'in kulağına geçiyor. Koridor boğuklaşıyor, monitör netleşiyor. Baba alyansını korkuluğa vuruyor ve oda geri geliyor. Emre'nin on bir sayfası bu anı iki sayfada, sesleriyle birlikte anlatmıştı.

Sinopsis bu sesleri taşıyamaz. Taşımamalı da. Ama anın ne olduğunu söylemek zorunda. Burada bir tuzak var. Babanın kimi gördüğü filmde belirsiz. Sinopsis bu belirsizliği çözmeye kalkarsa filmde olmayan bir şeyi anlatır.

Emre uzun sinopsiste anı şöyle kuruyor:

Bir gece baba, sandalyede uyuyan oğluna başka birinin adıyla seslenir. Kimi gördüğü belli değildir. Bir an için Kadir'in duyduğu dünya daralır. Baba alyansını korkuluğa vurur ve oda yerine döner.

"Kimi gördüğü belli değildir" cümlesi ayracın kendisi. Okur bilmediğini bildiğini öğreniyor. Film o gece hiçbir şeyi çözmüyor, sinopsis de çözmüyor.

Sahne sahne değil

Emre'nin ilk tomarı baştan sona bir sonra zinciri. Uzun sinopsisin ilk geceleri şöyle başlıyordu: "Sonra Murat kapıda durur. Sonra Kadir ilaç kâğıdını uzatır. Sonra Murat kâğıdı cebine koyar." Üç cümle, üç küçük sahne. Hiçbirinde bir şey değişmiyor.

Yeni hâlde aynı geceler tek paragraf:

İlk geceler kapı eşiğinde geçer. Murat devirde birkaç dakika durur, içeri girmez. Kardeşler yalnızca ilacı, uykuyu ve doktoru konuşur. Kadir'in ilaç kâğıdını Murat okumadan cebine koyar.

Ayrıntı azalmadı, yeri değişti. Dört cümle tek tek sahneleri değil, bir düzeni anlatıyor. Okur ilk gecelerin nasıl geçtiğini anlıyor ve bir sonraki dönemece hazır.

Son gece, uzun hâlde

Uzun sinopsisin en zor paragrafı son gece. Kısa hâlde dört cümleydi. Uzun hâlde Emre bir karar daha vermek zorunda. Ceketten düşen notu Kadir okuyor mu? Film bunu göstermiyor. Emre paragrafı şöyle kuruyor:

Gece koridor susar, odada yalnız başucu lambası yanar. Baba alyansını vurmaz; eli örtünün altından çıkıp Kadir'in bileğini bulur. Murat'tan tek satırlık bir mesaj gelir, ne yazdığını bilmeyiz. Ceketten doktorun notu düşer. Kadir onu yerden alır ve cebine koyar. Koridorda çıkış kapısına bakar, sonra geri döner.

Bilmediğimizi söyleyen cümle burada da bir gerçeklik ayracı. Mesajın içeriği filmde hiç yazılmıyor. Sinopsis onu uydurursa filmi değiştirir. Notun okunup okunmadığı da açık kalıyor. Emre "okur" fiilini kullanmıyor. Yalnızca filmin gösterdiği iki eylemi yazıyor: alır, koyar.

Filmlerden okuma

Usta katmanı

Önce kısa sinopsisi yaz, sonra uzunu. Kısa hâl iskeleti verir. Uzun hâl o iskelete gerekçe ekler. Ters sırada çalışan yazar, uzun metni kırparak kısa hâle ulaşmaya çalışır ve dönemeçleri ayrıntılarla birlikte keser.

Her paragrafın son cümlesini ayrıca oku. Kısa sinopsiste paragrafların son cümleleri arka arkaya okunduğunda hikâyenin yönü görünmeli. Görünmüyorsa dönemeç paragrafın ortasında kaybolmuştur.

Ark ibaresini olaydan sonra koy. Önce ne olduğu, sonra karakterin bundan ne çıkardığı. Ters sıra okura bir yorum dayatır. Olaydan sonra gelen ibare ise okurun zaten sezdiğini adlandırır.

Belirsizliği belirsiz bırakmak da bir karardır. Filmin cevap vermediği yerde sinopsis cevap vermez. Ama belirsizliğin varlığını açıkça söyler. "Kimi gördüğü belli değildir" ile hiçbir şey söylememek aynı şey değil. Birincisi okura filmin bir tercihini bildirir.

Açık sonu da açıkça yaz. Nöbet'te Murat'ın kalıp kalmadığı söylenmiyor. Sinopsis bunu bir soru gibi bırakmaz. "Film söylemez" diye yazar. Açık son, sinopsiste kapalı bir cümleyle anlatılır.

Sıra çevirisinde okurun öğrenme anını koru. Ekran dışı bir sırrı başa almak teknik olarak kronolojiktir. Ama sırrın hikâyedeki ağırlığı, açıldığı yerdedir. Sır sinopsiste saklanmaz, yalnızca kahramanın öğrendiği yere konur.

Yan karakterleri işleviyle tanıt. Uzun sinopsiste Figen ve Serkan ad alabilir. Ustabaşı ve kuzen yalnız işleviyle anılır. Ad alan her karakter ilk geçtiği yerde hikâyedeki işini taşır. "Gece hemşiresi Figen" yeter. Karakter listesi sinopsisin işi değildir.

Tonu bir cümleyle bildir, sıfatlarla değil. Nöbet'in tonu yakın, kuru ve sabırlı. Sinopsis bu kelimeleri tekrar etmez. Kısa cümleleri ve süssüz dili bu tonu kendiliğinden taşır. Bir yapımcı tonu en çok sinopsisin kendi sesinden okur.

Diyalogdan kaçın, ama bir kelimeyi saklama. Nöbet'te formun yakınlık hanesindeki "oğlu" kelimesi bir olay. Sinopsise girmesi gerekiyor. Repliği aktarmak değil, kelimenin hikâyedeki işini göstermek amaç.

Uzun sinopsisi kısa hâlin paragraflarına göre böl. Kısa sinopsisin her paragrafı uzun hâlde bir bölüm olur. Böylece iki belge aynı iskeleti paylaşır. Okur ikisini yan yana açtığında aynı filmi görür. Uzun hâlde yeni bir dönemeç çıkıyorsa kısa hâl eksik demektir.

Bilmediğini söyleyen cümleyi az kullan. Gerçeklik ayracı güçlü bir araç, ama her paragrafta geçerse sinopsis bir sis perdesine döner. Nöbet'te yalnız iki yerde gerekiyor: yanlış ad gecesi ve son gecenin mesajı. Başka her yerde sinopsis bildiğini düz söyler.

Ad sayısını düşük tut. Kısa sinopsiste ad alan her karakter okurun aklında bir yer kaplar. Nöbet'in kısa sinopsisinde doktor bile ad almıyor. Gerekirse karakter işleviyle bir kez anılır. Okur adları değil, ilişkileri hatırlamalı.

Sonu yazdıktan sonra ilk paragrafa dön. İyi bir sinopsiste ilk paragraf finalin karşılığını kurar. Nöbet'te kabul formundaki "kimse" ile son formdaki "oğlu" bu karşılığı taşıyor. İkisi de kısa hâlde duruyor. Okur ilk paragrafı finalle birlikte okuyunca hikâyenin yolunu tek bakışta görür.

Sinopsisi senaryonun son taslağından yeniden çıkar. Fikir aşamasında yazılmış bir sinopsis, metin değiştikçe bayatlar. Her dondurulmuş taslakla birlikte sinopsis de baştan yazılır; tarihi üstünde, aynı klasöre konur.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Sinopsis merak uyandırmalı, sonu saklamalı."
Doğrusu

Sonu saklayan sinopsis bir fragman gibi çalışır. Okur filmi değerlendiremez, yalnızca tahmin eder. Final açıkça yazılır.

Yaygın yanlış"Sinopsis, filmin sahnelerini sırayla anlatmaktır."
Doğrusu

Bu bir sonra zinciridir. Sinopsis sahneleri değil, dönemeçleri ve aralarındaki düzeni anlatır.

Yaygın yanlış"Kronolojik anlatım, geri dönüşü en başa almayı gerektirir."
Doğrusu

Olay örgüsünü değiştirmeyen bir anı, hatırlandığı ana bağlanabilir. Sıra çevirisi bir karardır, mekanik bir kural değil.

Yaygın yanlış"Öznel anı sinopsiste olduğu gibi yazmak yeter."
Doğrusu

Karakterin gördüğü ile filmin gerçek saydığı ayrılmazsa okur yanlış bir film okur. Gerçeklik ayracı tek bir cümleyle bu ayrımı yapar.

Yaygın yanlış"Uzun sinopsis, kısa sinopsisin ayrıntı eklenmiş hâlidir."
Doğrusu

Uzun hâlin eklediği şey gerekçedir. Dönemeçlerin nedenini ve yan çatışmaları taşır.

Yaygın yanlış"Karakterin değişimi olaylardan zaten anlaşılır."
Doğrusu

Hızlı okuyan biri olay zincirinde değişimi kaçırır. Kısa bir ark ibaresi bunu adlandırır.

Yaygın yanlış"Sinopsiste duygusal sıfatlar okuru etkiler."
Doğrusu

Okur olaya inanır. "Yürek burkan bir final" bir şey söylemez. Finalde ne olduğunu yazmak söyler.

Yaygın yanlış"Açık uçlu bir son, sinopsiste de açık bırakılır."
Doğrusu

Son açık olabilir, ama bu açıklık bir cümleyle bildirilir. Sinopsis okura soru sormaz.

Yaygın yanlış"Kısa sinopsis, uzun sinopsisin baştan kesilmiş hâlidir."
Doğrusu

Baştan kesilen sinopsis ilk yarıyı anlatır, ikinci yarıyı yetiştiremez. Finali ve son dönemeçleri genellikle bu kesim götürür. Kısa hâl bütün filmi kapsar, yalnızca daha az ayrıntıyla.

Yaygın yanlış"Film belirsiz bıraktıysa sinopsis yazarın niyetini açıklamalı."
Doğrusu

Okur filmi okuyor, yazarın niyetini değil. Yazar o anın ne anlama geldiğini biliyorsa bile sinopsiste filmin göstermediğini yazmaz. Niyet ayrı bir notta durabilir.

Yaygın yanlış"Sinopsis karakterlerin geçmişini anlatarak başlamalı."
Doğrusu

Geçmiş, hikâyenin ona ihtiyaç duyduğu yerde girer. Nöbet'te kardeşlerin neden küs olduğu filmde hiç söylenmiyor. Sinopsis de bunu uydurmaz. Yalnız yıllardır görüşmediklerini söyler.

Yaygın yanlış"Sinopsisin dili edebî olursa okur etkilenir."
Doğrusu

Sinopsis bir iş belgesidir. Süslü cümle okuru yavaşlatır ve olayı gölgeler. Sade dil filmin kendisini öne çıkarır.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Sinopsis finali saklamadan bütün filmi anlatır ve okuru bilgilendirmek için yazılır.
  • Kısa sinopsis ana çizgiyi ve büyük dönemeçleri taşır, uzun sinopsis bunlara gerekçe ekler.
  • Olaylar yaşandıkları sırayla anlatılır; geri dönüş ya da geç açılan bir sır için sıra çevirisi kararı verilir.
  • Her dönüm noktası bir dönemeç cümlesiyle, karar olarak yazılır.
  • Karakterin değişimi kısa ark ibareleriyle, olaydan sonra işaretlenir.
  • Öznel bir an gerçeklik ayracıyla anlatılır; filmin çözmediğini sinopsis de çözmez.
  • Sonra zinciri sahneleri eşit ağırlıkta sıralar ve dönemeçleri gizler.
  • Açık son bile açık bir cümleyle yazılır.
  • Kısa ve uzun hâl aynı iskeleti paylaşır; uzun hâlde çıkan yeni dönemeç kısa hâle geri döner.
  • Sinopsisin dili sadedir; duyguyu sıfatlar değil olaylar taşır.

Sonraki derse köprü

Emre'nin sinopsisi Nöbet'in neredeyse bütün duyusunu dışarıda bıraktı. Soğuk mavi-beyaz ışık, koridorun boğuklaşması, alyansın korkuluğa vuruşu yok. Kantinde iki kardeşin aynı kelimeyi söylemesi bile tek bir olaya indi. Sonraki belge bu kaybın bir kısmını geri alıyor. Treatment bir hikâye dünyası, bir ton ve önemli sahneler taşıyor. Peki kantinde iki kez söylenen "Amcamız" kelimesi o sayfaya girebilir mi? Tıraş sabahında çarşafa düşen güneş, okura bir görsel yaklaşım olarak anlatılabilir mi? Sonraki ders treatment'ı, kısa ve genişletilmiş hâliyle konuşuyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — on bir sayfalık bir tomar; kırmızı kalemle "sonra" kelimelerinin yanına çentikler düşüyor, kenar boşluğu doluyor.
  • Kısa ve uzun — aynı hikâye önce yedi paragraflık bir sütun, sonra birkaç sayfaya açılan bir yelpaze; kısa hâldeki her paragrafın son satırı ışıklanıyor.
  • Sıra çevirisi — bir zaman çizgisi; tıraş anısı en başta beliriyor, sonra kalkıp tıraş sabahının yanına yerleşiyor.
  • Gerçeklik ayracı — babanın yatağının üstünde iki katman; biri bulanık, öteki net; aralarına ince bir çizgi çekiliyor.
  • Sonra zinciri — eşit boylu sahne kartları bir sıra hâlinde; kartlar kalkıp üç büyük dönemeç kartının altında küçük demetlere toplanıyor.
  • Final — iki lamba sırayla sönüyor; son satır sayfada açık kalıyor, üç nokta siliniyor.

Ritim

Ders, sonu saklayan ve her sahneyi sayan bir taslakla açılıyor; kısa ve uzun hâli kurup sıra, dönemeç, ark ve öznel an kararlarını veriyor; beş filmi kendi sinopsisine çevirip sonu açıkça söyleyerek kapanıyor.