İçeriğe geç

Ders 97.2

Sinemadan tiyatroya

Senaryo Akademisi — Bölüm VIII, Modül 97

3.288 kelime5 film örneği≈ 15 dk okuma≈ 22 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Sinemadan tiyatroya geçiş bir küçültme değil, saklanan şeylerin görünür olmasıdır.
  • Bölünmüş alan ayrı yerleri tek sahnede tutar; kesmenin işini ışık görür.
  • Büyük eylem sahne dışında kalabilir; haberci konuşması onun sonucunu getirir.
  • Anlatıcının işi bir sese, bir nesneye ya da tekrarlanan bir harekete dağıtılabilir.
  • Sahnede kalan beden, bulunmadığı sahnelere anlam katar.
  • Canlı efekt sesi bir bedene bağlar; sesin sahibi bir karar olur.
  • Salon ödüncü seyircinin binasını kurmacaya katar.
  • Oynanan değişim dekor değişimini bir karakter kararına çevirir.
  • İç kesme, uzun bir sahnenin içinde zamanı karartmasız atlatır.
  • Kameranın sakladığını sahnede sırt, karanlık ve sahne dışı oda saklar.
  • Kaynağın yazarı izin verirken kural değil, gerekçe yazar.

Açılış sahnesi

Emre telefonu masaya bırakıyor. Ekranda Adana'dan gelmiş bir e-posta var. Yokuş Sahnesi adlı küçük bir topluluğun yönetmeni Vildan Hanım yazmış. Nöbet'in dosyasını ortak bir tanıdıktan almışlar. Oyunu gelecek kış sahnelemek istiyorlar ve Emre'den izin istiyorlar.

E-postanın ekinde tek sayfalık bir sahne planı var. Emre yüksek sesle okuyor. Perde açılmadan arka duvara yağmurlu bir ön cam yansıtılıyor. Silecekler gidip geliyor. Sonra ışık bir mutfağa düşüyor. Yaşlı bir adam tezgâha uzanıyor, elinden bir bardak kayıyor. Karartma. Ardından Figen öne çıkıp seyirciye dönüyor: «Bu, dördüncü gece.»

Emre bu iki kelimeyi tanıyor. İlk taslağında onları büyük harfle ekrana yazmış, sonra silmişti.

Selim kahvesini bırakıyor. «Filmde hiç görmediğimiz düşüşü oyunun ilk görüntüsü yapmışlar.»

Emre sayfayı masaya koyuyor. «Ben böyle bir oyun yazmadım.»

«Yazmadın,» diyor Nermin Hanım. «Yazmayacaksın da. Oyunu onlar yazacak. Sen yalnız izin vereceksin. Asıl soru şu: izin mektubuna ne yazarsın?»

Emre bir süre plana bakıyor. Sonra kalemi alıp mutfak satırının üstüne bir soru işareti koyuyor.

Sahnede kesme yoktur; kameranın sakladığı her şey seyircinin önünde durur ve orada bir iş görmek zorundadır.

Bu derste ne olacak

Bu derste Nöbet'i kâğıt üstünde sahneye taşıyacağız. Hastane odasını, arabayı, babanın evini ve arka kapıyı tek bir oyun alanına sığdıracağız. Babanın düşüşünü sahne dışında bırakmanın yolunu arayacağız. Topluluğun istediği anlatıcıyı tartacağız. Kantin sahnesinde yatakta yatan oyuncuya ne olacağını soracağız. Alyansın sesini, radyo şarkısını ve son nakaratı canlı sesin içinden düşüneceğiz. Salonun kendi çıkış levhasını oyuna katacağız. Sarı perdelerin bir dekoru nasıl değiştirdiğine bakacağız. Son olarak filmin kısa hastane sahnelerini uzun bir gecenin içinde nasıl soluklandıracağımızı konuşacağız. Her kararın sonunda Emre'nin izin mektubuna bir satır düşecek. Örnekler bir yol filminden, at yerine çalınan bir sesten, bir ayakkabı fabrikasından, bir Broadway felaketinden ve yolunu kaybetmiş bir orkestradan geliyor.

Sıfır noktası

Bir film her an başka bir yere gidebilir. Bir kesmeyle odadan arabaya, arabadan eve geçer. Kamera bir yüze yaklaşır, bir eli büyütür, bir kâğıttaki tek kelimeyi okutur. Bu sırada geri kalan her şey kadrajın dışında kalır. Seyirci görmediği şeyin hâlâ orada durduğunu düşünmez bile.

Tiyatroda böyle bir dışarısı yok. Seyirci oyun boyunca aynı koltukta oturur. Önünde tek bir oyun alanı vardır. Oyuncu sahneden çıkmadıkça orada kalır. Bir eşya kaldırılmadıkça görünür. Zaman da salondaki saatle birlikte akar. Bir sahneyi kısaltmak için kesme yoktur, ışık ve hareket vardır.

Her mekân değişimi de bir bedel ister. Film bir kesmeyi göz açıp kapayıncaya kadar yapar. Sahnede aynı geçiş bir karartma, taşınan bir eşya ve bekleyen bir salon demektir. Bir de beden var. Kamera bir oyuncunun yüzünü seçer, gerisini kadrajın dışında bırakır. Sahnede seyirci bütün bedeni görür. Oyuncunun eli, sırtı, yürüyüşü de konuşur. Yakın planın bir yüze yüklediği iş, sahnede bütün bir bedene dağılır.

Bu yüzden sinemadan tiyatroya geçiş yalnız bir küçültme değildir. Mekân azalır, ama asıl değişen başka bir şeydir. Filmin sakladığı şeyler sahnede birden görünür olur. Bir sahnede hiç bulunmayan bir karakter, sahnede yatağında yatmaya devam edebilir. Filmin ayrı ayrı gösterdiği iki yer aynı anda ışık alabilir. Kameranın büyüttüğü küçük bir ses, salonun her köşesine ulaşmak zorundadır.

Uyarlayan topluluk bu farkları bilir. Ama kaynağın yazarı da bir şeyi bilmelidir. Sahneye geçen filmin her parçası yeni bir yüke dönüşür. Bazıları filmde olmayan anlamlar üretir. Bazıları filmin özenle sakladığı bir şeyi açığa çıkarır.

Nöbet sahneye görece kolay geçecek bir film gibi görünüyor. Kişileri az, olayları küçük, büyük kısmı tek bir odada geçiyor. Ama hikâye bir odadan arka kapıya, kantine, bir arabaya, bir koridora ve babanın evine yayılıyor. Dış sesi yok. Tek müziği finalde. Yanlış ad gecesinde ses bir anlığına Kadir'in kulağına giriyor.

Emre bu oyunu yazmayacak. Ama izin mektubunda neyi koruduğunu söyleyebilir. Bunun için önce topluluğun sahnede neyle uğraşacağını anlaması gerekiyor.

Mekanizma

Altı yer, bir oda

Vildan Hanım'ın planında hastane odası sahnenin ortasında. Yatak, iki yanında iki sandalye. Sol önde tek bir otomobil koltuğu ve küçük bir radyo ışığı duruyor. Sağda tek başına dikilmiş bir kapı kasası var, üstünde boy çizgileri. Bu kasa babanın evi.

Selim ilk kazancı Murat'ın telefonunda buluyor. Filmde Murat koridorda konuşuyor, Kadir içeride kitabının sayfasını çeviriyor. Kesme ikisini sırayla gösteriyor. Sahnede ikisi aynı anda görünüyor. Murat çıkınca Kadir'in aynı sayfayı geri çevirdiğini salon onunla birlikte görüyor.

Ama bir kayıp da var. Filmde seyirci Serkan'ın notunu Murat'la arabada okuyor. Sahnede arka sıra o kâğıdı seçemez. Emre tek bir değişikliğe razı oluyor. Murat arabada yalnızken kâğıttaki kelimeyi kendi kendine, alçak sesle söyleyecek: «Günler.»

Düşüş sahnede de yok

Topluluğun planı oyunu mutfakla açıyordu. Emre bunu kabul etmiyor. Filmde düşüş hiç görünmüyor, yalnız izleri görünüyor. Takvim o günde kalmış, masanın altında cam kırığı var.

Nöbet'te bu konuşma zaten yazılı. Kabul gecesi Figen'in masasında form doldurulurken düşüşü yalnız sorular anlatıyor. «Düşme anında yanında kim vardı?» Kadir «Kimse» diyor. Sonra sorulmadan kazan dairesini ve çantadaki telefonu ekliyor.

Vildan Hanım bu konuşmayı uzatmak istiyor. Seyirci olayı daha iyi anlasın diye. Nermin Hanım geri çeviriyor. Haberin gücü kısalığında. Yağmurlu yol da perdeye yansıtılmayacak. Kadir sahneye ıslak iş tulumuyla girecek, elleri isten kara. Yol onun üstünde gelecek.

Anlatıcı önerisi

Planın en tartışmalı satırı Figen'in seyirciye dönüşü. Topluluğun derdi gerçek. Kesme olmayınca seyirci hangi gecede olduğunu nasıl bilecek?

Emre önce kendi kararını hatırlatıyor. Nöbet'te dış ses yok, bindirme yazı da yok. Selim bir şey daha ekliyor. Figen anlatmaya başlarsa oyun onun gözüne geçer. Atölye bir zamanlar Figen'in gecelerinden bir dizi denemiş, ama o başka bir hikâyeydi.

Çözüm anlatıcının işini başka yerlere dağıtmak oluyor. Gündüzün kalabalık koridoru ve anonsları, gecenin boşalan koridoru saati söyler. Sandalyelerin durumu geceyi söyler: biri dolu, sonra itilmiş, sonra ikisi dolu, sonra biri boş ve arkasında bir ceket. Seyirci sayıyı duymaz, sandalyelerden okur.

Yatakta kalan adam

Babayı oynayacak Ulvi Bey bir soru yolluyor. Kantin sahnesinde ben ne yapacağım?

Sahnede yatak yerinde duruyor. Kantin masası onun önüne kuruluyor. Murat'ın kaşığı durduğunda «Üç aydır» sözü babanın birkaç adım ötesinde söyleniyor. Gözleri kapalı. Sır onundu ve bedeni orada. Filmde böyle bir an yok. Emre ilk önce itiraz ediyor: baba duyuyor mu? Nermin Hanım bunu bir kazanç sayıyor. Seyirci kendine soracak, oyun cevap vermeyecek.

Alyansın sesi

Babanın alyansı demir korkuluğa sahnede gerçekten vuracak. Figen'in ilaç arabasının tekeri gerçekten gıcırdayacak. Yanlış ad gecesi ise zor. Filmde ses Kadir'in kulağına geçiyordu. Sahnede salonu bir oyuncunun kulağına taşımak mümkün değil. Topluluğun önerisi şu: koridorun kayıtlı sesleri yavaşça söner, geriye oyuncunun nefesi ve monitörün net bipi kalır. Sonra alyans iki kez vurur ve oda geri gelir. Kayıtlı dünya kaybolur, canlı bir ses onu geri çağırır.

Radyo şarkısı da ikiye ayrılıyor. Arabada küçük bir hoparlör çalacak, Murat sesi kısacak. Finaldeki tek çalgı ise canlı olacak. Vildan Hanım çalgıyı Murat'ı oynayan oyuncuya vermek istiyor. Nermin Hanım durduruyor. O zaman final Murat'ın nerede olduğunu söylemiş olur. Emre'nin izin mektubuna ilk koşul giriyor: çalanın yüzü görünmeyecek, çünkü filmde o müziğin sahibi yok.

Salonun çıkış levhası

Kadir'in son gece baktığı yeşil levhalı kapı, salonun kendi acil çıkışı olacak. Çoğu salonda bu levhalar oyun boyunca yanık kalır. Nöbet'te de o levha hiç sönmüyordu. Kadir sahnenin ucunda durup seyircinin başlarının üstünden o levhaya bakacak. Yürümeyecek. Murat ise o gece aynı kapıdan, seyircinin arasından çıkacak. Ceketi sahnede, sandalyenin arkasında kalacak. Böylece Kadir'in bakışı iki şeye birden değiyor. Biri seyircinin kendi çıkışı, öbürü ağabeyinin az önce geçtiği kapı. Filmde bu iki anlam ayrıydı.

Sarı perdeler

Filmde hazırlık haftası bir montajla anlatılıyor. Sahnede montaj yok.

Kadir evin köşesindeki çerçeveye sarı perdeleri kendisi takacak. Perde takıldıkça mavi-beyaz ışık sararacak. Hastane odası aynı sahnede, loşta duruyor. Murat arkadaki yükseltide, kucağında çarşaflarla bekliyor. Taburcu sabahı da böyle değişiyor. Kadir babayı tekerlekli sandalyeyle sahnenin öbür ucuna, yere serilmiş aşınmış bir tahta eşiğe götürüyor. Anons yolculuk boyunca sürüyor, eşikte de bir süre susmuyor.

Gece gece değil

Filmin hastane sahneleri telgraf gibi kısa. Vildan Hanım'ın planında her gecenin sonunda bir karartma var. Selim karartmaları sayıyor ve sayfanın kenarına bir çizgi çekiyor.

İlk geceler tek bir uzun sahneye dönüşüyor. Figen'in gece turu zamanı atlatıyor: serum değişiyor, babanın «Merak etme kızım» sözü geliyor. Kadir tavandaki ışığı söndürünce gecelerin ortasına varılmış oluyor. Dördüncü akşamın «Boş ver»inden sonraki susma ise kısaltılamaz. Film o sessizliği istediği kadar kesebilirdi. Sahnede salon onu oyuncularla birlikte bekleyecek.

Filmlerden okuma

Usta katmanı

Kaynağın yazarı izin mektubuna kural değil, gerekçe yazar. «Düşüş gösterilmesin» demek bir yasak. «Filmde düşüşü yalnız iki kelimelik bir form anlatıyor, çünkü bu bir yokluk hikâyesi» demek bir yön. Topluluk gerekçeyi bilirse kendi çözümünü bulur.

Sahnede kalan bedeni bir yük değil, bir okuma olarak düşün. Filmde bir sahnede bulunmayan karakter sahnede kalıyorsa, o sahnenin anlamı değişir. Bu değişimi silmeye çalışmadan önce ne söylediğini oku.

Bölünmüş alanda ışık kesmedir. Işığın bir köşeden ötekine geçme hızı, filmdeki kesmenin sertliğini taşır. Ani geçiş bir sert kesme, yavaş geçiş bir zincirleme gibi okunur.

Kâğıtta okunan kelimeye dikkat et. Filmin yakın planla okuttuğu her yazı sahnede kaybolur. Onu bir sese çevirmeden önce kimin, kime, neden söyleyeceğini sor. Murat'ın «Günler»i yalnızken söylendiği için bir itirafa dönüşmüyor.

Tonu büyük eylemin ölçeğinden koru. Büyük bir olayı küçük araçlarla oynamak sahneye kolayca mizah getirir. Mizah istemiyorsan eylemi sahne dışında tut, sonucunu bedenle getir.

Canlı efektin sahibini seç. Sahnede üretilen her ses birinin elindedir. O el görünecekse sesin kime ait olduğuna karar vermiş olursun.

Anlatıcı isteyen sorunu anla. Topluluk anlatıcı istiyorsa çoğu zaman zamanı ve yeri bildirecek bir araç arıyordur. Bu işi bir nesneye, bir sese ya da tekrarlanan bir harekete dağıtabilirsin.

Salondan bir şey ödünç alacaksan bir kez al. Seyircinin kendi kapısı, kendi ışığı ya da kendi koltuğu kurmacaya girdiğinde etkisi büyüktür. Tekrar edildikçe bir oyun numarasına dönüşür.

Dekoru değiştiren eli seç. Bir sahne görevlisinin yaptığı değişim zamanı geçirir. Bir karakterin yaptığı değişim bir karar gösterir. Hangisine ihtiyacın olduğunu bil.

Uzun sahnede sessizliğin süresini yaz. Film susmayı kurguda ayarlar. Sahnede susmanın uzunluğunu oyuncu ve salon birlikte taşır. Yazar hangi sessizliğin kısaltılamaz olduğunu metne işaret etmeli.

Rol birleştirmeyi anlamla sına. Küçük bir topluluk iki rolü aynı oyuncuya verebilir. Vildan Hanım'ın planında Serkan'ı ve kuzeni aynı oyuncu oynuyor. Emre bir tehlike görüyor. Babanın taburcu sabahı eşikteki kuzene uzun bakışı, seyircinin gözünde doktorun yüzüne de düşecek. Birleştirilen iki rol arasında seyircinin kuracağı bağı önceden oku.

Ekranı ışığa çevir. Filmde bir telefon ekranında okunan satır sahnede okunmaz. Ama ekranın ışığı okunur. Son gece Kadir'in yüzüne vuran telefon ışığı, içeriği hiç yazılmayan mesajı sahnede de taşır. Yazı kaybolur, yazıya bakan yüz kalır.

Gizlenen okuma için sırtı kullan. Filmde bir eylemin gösterilmemesi kameranın bir kararıdır. Sahnede aynı kararı oyuncunun sırtı verir. Kadir yere düşen notu aldığında sırtı salona dönük kalacak. Okuyup okumadığını kimse görmeyecek.

Finalin kaynağını en son değiştir. Nöbet'in son müziği sahipsizdi. Sahneye geçerken o sahipsizliği korumak, notaları korumaktan daha önemli.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Filmden sahneye uyarlama, filmin küçültülmüş hâlidir."
Doğrusu

Mekân azalır, ama yeni anlamlar doğar. Sahnede kalan bir beden ya da aynı anda yanan iki köşe, filmde olmayan bir şey söyler.

Yaygın yanlış"Filmde gösterilmeyen olay sahnede gösterilerek zenginleştirilir."
Doğrusu

Filmin sakladığı olay çoğu zaman hikâyenin merkezidir. Nöbet'in düşüşü gösterilseydi bir yokluk hikâyesi bir kaza hikâyesine dönerdi.

Yaygın yanlış"Kesme olmayınca seyirciye zamanı bir anlatıcı söyler."
Doğrusu

Anlatıcı bir seçenektir, zorunluluk değil. Zaman bir anonsla, bir nesnenin durumuyla ya da tekrarlanan bir eylemle de geçer.

Yaygın yanlış"Sahnede her şey aynı anda görünür, bu yüzden odak kaybolur."
Doğrusu

Odağı ışık, ses ve hareket kurar. Bölünmüş alanda seyirci yanan köşeye bakar.

Yaygın yanlış"Kayıtlı ses sahnede de aynı işi görür."
Doğrusu

Kayıtlı ses bir hoparlörden gelir ve sahibi yoktur. Canlı ses bir bedenden gelir. Hangisini seçtiğin, sesin kime ait olduğunu belirler.

Yaygın yanlış"Kaynağın yazarı sahne uyarlamasını yönetmelidir."
Doğrusu

Kaynağın yazarı sahnenin araçlarını topluluk kadar bilmez. Onun işi neyin korunacağını ve nedenini söylemektir.

Yaygın yanlış"Uzun sahne yavaş sahnedir."
Doğrusu

Kesintisiz sahne, iç kesmelerle hızlanabilir de. Tempo karartmaların sayısından değil, sahnenin içindeki değişimlerden gelir.

Yaygın yanlış"Sahnede seyirci her şeyi gördüğü için hiçbir şey saklanamaz."
Doğrusu

Saklamak sahnede de mümkündür, yalnız araç değişir. Bir sırt, bir karanlık köşe ya da sahne dışı bir oda, kameranın kadraj dışında bıraktığını saklar.

Yaygın yanlış"Bir filmin yazılı metni, oyunun metni olarak kullanılabilir."
Doğrusu

Senaryonun aksiyon satırları kameraya yazılmıştır. Sahnede onların işini ışık, hareket ve oyuncunun bedeni görür. Diyalog bile değişir, çünkü yakın planın taşıdığı yük artık sözlere ve bedene düşer.

Yaygın yanlış"Anlatıcı sahnede her zaman tarafsızdır."
Doğrusu

Seyirciye dönen her karakter hikâyeyi kendi yerinden anlatır. Figen öne çıksaydı Nöbet bir hemşirenin gecelerine dönerdi.

Yaygın yanlış"Film müziği sahnede de sahnenin dışından çalar."
Doğrusu

Çalabilir, ama canlı çalındığında bir beden ister. O bedenin görünüp görünmeyeceği bir anlam kararıdır.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Sinemadan tiyatroya geçiş bir küçültme değil, saklanan şeylerin görünür olmasıdır.
  • Bölünmüş alan ayrı yerleri tek sahnede tutar; kesmenin işini ışık görür.
  • Büyük eylem sahne dışında kalabilir; haberci konuşması onun sonucunu getirir.
  • Anlatıcının işi bir sese, bir nesneye ya da tekrarlanan bir harekete dağıtılabilir.
  • Sahnede kalan beden, bulunmadığı sahnelere anlam katar.
  • Canlı efekt sesi bir bedene bağlar; sesin sahibi bir karar olur.
  • Salon ödüncü seyircinin binasını kurmacaya katar.
  • Oynanan değişim dekor değişimini bir karakter kararına çevirir.
  • İç kesme, uzun bir sahnenin içinde zamanı karartmasız atlatır.
  • Kameranın sakladığını sahnede sırt, karanlık ve sahne dışı oda saklar.
  • Kaynağın yazarı izin verirken kural değil, gerekçe yazar.

Sonraki derse köprü

Sahnede kesme yoktu ve her şey aynı anda göründü. Çizgi romanda ise kesmeden başka bir şey yok. İki kare arasındaki beyaz boşluk bir saniye de olabilir, bir yıl da. Nöbet'in son gecesi bir sayfaya dizilseydi, boş sandalye ile düşen not aynı karede mi dururdu? O sayfa ekrana dönerken kareler arasındaki boşluk kaç saniye sürer? Kutulara yazılan anlatım ise dış sesi olmayan bir filmde nereye gider? Bir kareyi dolduran tek bir donmuş an, ekranda kaç saniye yaşar?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — bir e-postanın ekindeki tek sayfalık sahne planı; mutfak satırının üstünde bir soru işareti.
  • Bölünmüş alan — karanlık bir sahnede üç köşe; ışık hastane yatağından otomobil koltuğuna, oradan bir kapı kasasına geçer.
  • Haberci konuşması — bir formun üstünde tek bir kelime: «Kimse».
  • Sahnede kalan beden — kantin masasının arkasında loş bir yatak, gözleri kapalı bir adam.
  • Canlı efekt — bir alyans demir korkuluğa iki kez iner.
  • Salon ödüncü — seyircinin başlarının üstünde yanan yeşil bir çıkış levhası.
  • Oynanan değişim — takılan sarı bir perde; mavi-beyaz ışık sararır.
  • İç kesme — bir el tavandaki ışığın düğmesine basar, oda koridorun ışığıyla kalır.

Ritim

Ders yağmur sesiyle açılsın, ama ön cam görünmesin. Bitişte tek bir çalgı karanlıkta nakaratı çalsın; çalanın yüzü hiç görünmesin.