İçeriğe geç

Ders 1.4

Senaryo biçimlerine genel bakış

Senaryo Akademisi — Bölüm I, Modül 1

2.977 kelime19 film örneği≈ 14 dk okuma≈ 20 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Fikir mecrayı seçmez, mecra fikri yeniden yazar. Kap değişince hikâyenin kendisi başkalaşır.
  2. Her kabın bir hacmi vardır. Kısa film bir açığa çıkış, uzun metraj bir dönüşüm, dizi sürekli ertelenen bir cevap taşır.
  3. Dizinin iki motoru vardır: her bölümü ayakta tutan soru ve sezonu ayakta tutan soru. Biri eksikse dizi durur.
  4. Animasyon ve etkileşimli anlatıda yazım daha erken biter ve daha kesindir, çünkü sonradan düzeltme ya çok pahalıdır ya imkânsız.
  5. Bir fikri hangi kaba koyacağını, cevabın kaç kez ertelenebildiği söyler. Metin ortada sarkıyorsa kap büyüktür, sonu aceleye geliyorsa küçüktür. En tanıdık kap çoğu zaman en doğru kap değildir.
  6. Biçim yalnız uzunluğu değil okuru da belirler: kısa film metnini bir jüri, dizi bölümünü bir kanal, oyun metnini bir tasarım ekibi okur — kap değişince ilk sayfanın işi de değişir.

Açılış sahnesi

Elinde tek bir fikir var: bir adam, yıllar sonra memleketine dönüyor ve evini başkasının oturduğunu görüyor.

Şimdi bu fikri altı ayrı odaya sok.

Kısa film odasında on iki dakikan var. Adam kapıyı çalar, içerideki yüzü görür, döner gider. Uzun metraj odasında iki saatin var. Adamın neden gittiğini, kimi bıraktığını, dönüşte kimi bulduğunu anlatabilirsin. Dizi odasında on bölüm var. Evdeki aile de bir hikâyeye dönüşür. Animasyon odasında ev uçabilir. Reklam odasında otuz saniyen var ve sonunda bir marka görünmeli. Oyun odasında kapıyı çalıp çalmamaya oyuncu karar verir. Belki hiç çalmaz ve o ev yıllarca kapalı kalır.

Altı oda, tek fikir. Ama altı ayrı hikâye. Ve dikkat et: hiçbirinde fikri bozmadık. Sadece kaç dakikan olduğunu, kimin karar verdiğini ve sonunda ne görünmesi gerektiğini değiştirdik.

Fikir mecrayı seçmez. Mecra fikri yeniden yazar.

Yeni başlayan yazarların en pahalı hatalarından biri burada saklı: bir fikri, o fikre uymayan bir biçimde yazmaya çalışmak. Peki hangi fikir hangi odaya ait, bunu nereden bileceksin?

Bu derste ne olacak

Önce biçimin neden bir teknik ayrıntı değil, hikâyenin kendisiyle ilgili bir karar olduğunu göreceğiz. Sonra altı büyük biçim ailesini sırayla açacağız: kurmaca ekran anlatıları, gerçekliğe dayalı anlatılar, tasarlanmış görsel dünyalar, kısa ticari biçimler, sahne ve ses anlatıları, etkileşimli anlatılar. Her ailede aynı iki soruyu soracağız: bu kap ne kadar hikâye taşır, ve karşılığında yazardan ne ister. On dokuz örnekle bunları gerçek işlerde okuyacağız. Kısa filmden radyo tiyatrosuna, belgeselden oyuna kadar. Ders bittiğinde elindeki bir fikrin hangi biçime uygun olduğunu ölçebiliyor, o biçimin sana ne dayattığını önceden biliyor ve yanlış kabı seçtiğinde bunu ilk taslakta değil, tek cümlede fark ediyor olacaksın.

Sıfır noktası

Bir su düşün. Şimdi onu üç ayrı kaba koy: uzun ince bir bardağa, geniş bir tabağa, bir buz kalıbına.

Miktar aynı. Ama uzun bardaktaki su derindir, tabaktaki su geniş ve sığdır, kalıptaki su artık akmaz bile.

Hikâye sudur, biçim kaptır. Kap değişince suyun kendisi değil, davranışı değişir.

Bu benzetme biçim kararının üç sonucunu birden anlatıyor.

Birincisi, her kabın bir hacmi vardır. Bir kısa filme bir kuşak hikâyesi sığmaz. Zorlarsan taşar ve taşan şey genellikle karakterin iç hayatı olur. Bir uzun metraja tek bir anı yaymaya kalkarsan kap boş kalır ve boşluk sıkıntı olarak hissedilir.

İkincisi, her kabın bir şekli vardır. Dizi uzun ve bölmelidir. Her bölümün kendi kapanışı ve devam eden bir sorusu olmak zorundadır. Reklam çok kısadır, o yüzden karakter kurmaya değil, tanıdık bir tipi anında çağırmaya yaslanır. Oyun kabında suyun aktığı yöne oyuncu karar verir.

Üçüncüsü, kabı sonradan değiştiremezsin. Uzun metraj için yazılmış bir metni dizi yapmak, sadece kesip bölmek değildir. Bölüm motorları yoktan var edilmelidir. Bu, çeviri değil yeniden yazımdır.

Dördüncüsü ve pratikte en işine yarayacak olanı: kap, seyircinin izleme koşulunu da belirler. Salonda oturan kişi iki saat boyunca kalkamaz. Telefonuna bakan kişi üç saniyede kalkar. Aynı hikâye bu iki koşulda aynı hızda açılamaz. Biçim seçmek, seyircinin sabrını da seçmektir.

Şimdi benzetmenin kırıldığı yeri söyleyeyim. Su hangi kaba girerse girsin sudur; tadı değişmez. Hikâye ise kap değiştirince gerçekten başkalaşır. Bir romandan uyarlanan film, romanın "aynısı başka kapta" hâli değildir. Bazı şeyleri kaybeder, kaybettiğinin yerine başka şeyler kazanır. Bu yüzden biçim seçimi bir paketleme kararı değil, anlatısal bir karardır.

Bu kadarı temel. Şimdi kapları tek tek elimize alalım.

Mekanizma

Kurmaca ekran anlatıları

En kalabalık aile bu ve içindeki fark süredir — ama süre sadece dakika demek değil, anlatı hacmi demektir.

Kısa film tek bir fikir taşır. On beş dakikada bir karakteri değiştirmek zordur. Bu yüzden kısa film çoğu zaman bir dönüşümü değil, bir açığa çıkışı anlatır. Bir şey zaten oradadır, biz onu görürüz.

Orta metraj arada kalmış bir alandır ve tam da bu yüzden festival dışında yeri azdır.

Uzun metraj bir karakterin tam dönüşümünü taşıyacak hacme sahiptir. Klasik ölçü kabaca doksan ile yüz otuz dakika arasıdır.

Televizyon filmi, reklam aralarına göre bölünebilen bir yapıdır. Her bölme noktası küçük bir gerilim ister.

Mini dizi kapalı bir hikâyeyi birkaç bölüme yayar. Bir uzun metrajın nefes alabildiği hâlidir. Yan karakterler burada gerçekten yaşar.

Dizi ise başka bir canlıdır. İki motoru vardır.

Dijital platform dizisi bölüm sürelerini serbestleştirdi ve reklam arası kaybolduğu için bölme noktası zorunluluğu azaldı. Web dizisi ve mikro drama ise daha da kısaldı. Orada ilk saniyeler hikâyenin en pahalı saniyeleridir.

Gerçekliğe dayalı anlatılar

Burada malzeme kurgulanmaz ama anlatı yine kurulur. Belgeselde de bir soru, bir gelişme ve bir sonuç vardır. Fark, olayların yazar tarafından uydurulmamasıdır.

Belgesel drama gerçek olayı canlandırır ve bu ikisinin arasında durur. Biyografik anlatı bir yaşamı seçerek anlatır — çünkü bir yaşam bir hikâye değildir. Hikâye, o yaşamdan seçilerek çıkarılır. Gerçek suç anlatısı ise en hassas alandır: gerçek mağdurlar vardır ve merak duygusu ile saygı arasındaki çizgi her sahnede yeniden çizilir.

Eğitim ve bilgilendirme içeriği de bir senaryo işidir. Bilgi sıralamak anlatı değildir; öğrenme de bir dramatik yapıyla ilerler.

Tasarlanmış görsel dünyalar

Animasyonda her kare bilinçli bir karardır. Bu, sınırsız özgürlük gibi görünür ama tersini getirir: hiçbir şey bedava değildir. Canlı çekimde arka planda geçen bir kalabalık bedavadır, animasyonda her figür çizilir. Bu yüzden animasyon senaryoları erken ve kesin biter.

Stop-motion buna fiziksel bir maliyet daha ekler. Anime kendi anlatı gelenekleriyle ayrı bir dünyadır. Çocuk animasyonu ise ayrı bir sorumluluk alanıdır. Hedef yaş, cümle uzunluğundan korku eşiğine kadar her şeyi belirler.

Görsel efekt ağırlıklı yapımlar ve sanal prodüksiyon, yazım aşamasını yapım aşamasına daha da yaklaştırır. Yazdığın bir cümle burada bir bütçe kalemidir.

Kısa ticari biçimler

Reklam, kamu spotu, tanıtım filmi, marka filmi, sosyal medya videosu ve müzik videosu. Ortak özellikleri kısalık değil, dışarıdan gelen bir amaç taşımalarıdır.

Reklamda bir marka mesajı, kamu spotunda bir davranış değişikliği hedefi, tanıtım filminde bir kurum vardır. Senaristin işi bu amacı hikâyeye çevirmektir; hikâyenin üstüne yapıştırmak değil.

Otuz saniyede karakter kurulmaz, çağrılır. Seyircinin zaten tanıdığı bir durum bir saniyede kurulur ve kalan yirmi dokuz saniye onu çevirmeye harcanır.

Müzik videosu ise anlatıdan çok ritim ve imge üstünedir; şarkının yapısı senaryonun yapısıdır.

Sahne ve ses anlatıları

Tiyatro sözün ve mekânın üstüne kuruludur. Seyirci nereye bakacağına kendi karar verir. Radyo tiyatrosu, sesli drama ve kurmaca podcast ise yalnız kulakla çalışır ve bu, yazımı baştan değiştirir: görülemeyen her şey duyulur hâle getirilmelidir. Bir kapının açıldığını göstermezsin, duyurursun. Kimin girdiğini biri söylemek zorundadır.

Bu, senaryo yazımı için ender bir egzersizdir: görsel anlatıya bu kadar alışmış bir yazar için sesli drama, alt metni sese çevirmeyi öğretir.

Etkileşimli anlatılar

Ve en genç aile. Video oyunu, görsel roman, interaktif film, dallanan anlatı, sanal ve artırılmış gerçeklik, transmedya.

Buradaki temel fark tek bir kavramda toplanır.

Bu, senaryo yazımının en zor biçimidir. Çünkü tek bir yol değil, bir olasılık ağacı yazarsın ve her dalın tatmin edici olması gerekir.

Şimdi teoriyi bırakıp perdeye bakalım.

Filmlerden okuma

Kısa hikâye, kısa kap

Dizinin iki motoru

Gerçekliğin kabı

Tasarlanmış dünyalar

Kısa ticari biçimde hikâye

Sesin ve sahnenin kabı

Kararı oyuncuya vermek

Usta katmanı

Buraya kadar söylediklerim doğru. Şimdi işin incesine inelim.

Birincisi, bir istisna. "Kısa filmde dönüşüm anlatılmaz" dedim. Bu bir eğilimdir, yasa değil. Wasp gibi filmler açığa çıkışa yaslanır ama kimi kısa filmler tek bir kararla gerçek bir dönüşüm kurar. Kural şu şekilde daha doğru: kısa filmde dönüşümü hazırlayacak zaman yoktur, o yüzden dönüşüm anlatılacaksa hazırlığı seyircinin kendi hayatından gelmelidir.

İkincisi, tarihsel bir sebep. Uzun metrajın doksan-yüz yirmi dakikalık ölçüsü dramatik bir yasadan değil, salon ekonomisinden doğdu: bir salonun günde kaç seans yapabileceği ve seyircinin oturma dayanıklılığı. Dijital platform bu kısıtı kaldırınca süreler serbestleşti. Yani "doğru süre" diye bir şey yok; doğru kap var ve kabı çoğu zaman ekonomi belirliyor.

Üçüncüsü, bir meslek sırrı. Deneyimli yazarlar bir fikri hangi kaba koyacaklarını şu testle bulur: fikri tek cümlede anlat, sonra sor — bu cümlenin cevabı kaç kez ertelenebilir? Bir kez erteleniyorsa kısa film, birkaç kez erteleniyorsa uzun metraj, süresiz erteleniyorsa dizidir. Dizinin sırrı sorunun büyüklüğü değil, cevabın ertelenebilirliğidir.

Dördüncüsü, bir sınır durumu. Aynı fikri iki kaba birden koymaya çalışmak en yaygın tuzaklardan biridir. "Hem film hem dizi olur" diye yazılan metinler genellikle ikisi de olmaz, çünkü dizi bölüm motorları ister, film ise tek bir yay. Karar ertelendikçe metin ikisinin arasında kalır ve okuyan herkes bunu hisseder, çoğu adını koyamasa da.

Beşincisi, bir ölçek etkisi. Biçimler arası geçiş her yöne aynı kolaylıkta değildir. Kısadan uzuna geçmek genellikle yeni hikâye üretmeyi gerektirir. Uzundan kısaya geçmek ise seçim yapmayı. İkincisi daha kolay görünür ama aslında daha acımasızdır, çünkü neyin gitmesi gerektiğine karar vermek yazarın en zor işidir.

Altıncısı, bir sektör gerçeği: bir biçimde iyi olmak diğerine kendiliğinden geçmez. Usta bir uzun metraj yazarı ilk dizi işinde tökezleyebilir, çünkü bölüm motoru kurmak ayrı bir kastır. Bunu bilmek yeni yazarı bir şeyden korur — bir biçimdeki zorlanmayı genel bir yeteneksizlik sanmaktan.

Yedincisi, bir ölçüm aracı. Bir metnin yanlış kapta olduğunu anlamanın en hızlı yolu, okurken nerede sıkıldığına bakmaktır. Metin ortalarda sarkıyorsa kap fikirden büyüktür. Sonunda bir şeyler aceleye geliyorsa kap küçüktür. Sarkma ve acele, hikâyenin kaba sığmadığını söyleyen iki ayrı alarmdır.

Ve son bir şey. Biçimler arasında dolaşmak, bir yazarın en hızlı gelişme yoludur. Reklam yazan öğrenir ki her saniyenin bir bedeli vardır. Sesli drama yazan öğrenir ki alt metin sese de yazılabilir. Oyun yazan öğrenir ki izleyici pasif değildir. Bu üç ders, uzun metraj yazarken de işine yarar.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışÇok yaygın bir kanı şu: kısa film, uzun metrajın küçük hâlidir.
Doğrusu

Yani uzun metraj yazamayanların başladığı yerdir. Mantıklı görünüyor çünkü ikisi de kurmaca ve ikisi de aynı formatla yazılıyor. Ama Wasp ile Fish Tank arasındaki farkta gördüğün gibi kısa film ayrı bir dramatik mantık ister. Uzun metrajı kısaltarak kısa film elde edemezsin. Sıkıştırılmış bir uzun metraj, hikâye değil özet gibi durur ve seyirci bunu ilk dakikada hisseder.

Yaygın yanlışİkinci yaygın yanlış: dizi, uzunca bir filmdir.
Doğrusu

Değildir. Filmde tek bir soru vardır ve o soru sonda cevaplanır. Dizide her bölümün kendi sorusu, sezonun da ayrı bir sorusu olmak zorundadır. Bunu bilmeden yazılan dizi metni ilk üç bölümden sonra durur, çünkü hikâye ilerlerken bölümler kendi başına ayakta duramaz.

Yaygın yanlışÜçüncüsü: animasyon çocuk işidir ve bu yüzden basittir.
Doğrusu

Ateş Böceklerinin Mezarı bu kanıyı tek başına yıkar. Dahası animasyonda yazım canlı çekimden daha katıdır, çünkü hiçbir şey sette düzeltilemez. Çizilmiş bir sahneyi değiştirmek yeniden çizmek demektir.

Yaygın yanlışDördüncüsü: reklam ve kurumsal iş, "gerçek" senaryodan aşağıdadır.
Doğrusu

Bu, çoğu senaristin ekmeğini kazandığı alanı küçümser ve pratikte yazarın kendi eğitimini eksik bırakır. Otuz saniyede bir durum kurup çevirmeyi öğrenen yazar, uzun metrajda bir sahneyi neden kesmesi gerektiğini çok daha çabuk görür.

Yaygın yanlışBeşincisi, ve en pahalıya mal olanı: fikrin kendisinin bir biçimi olduğunu sanmak.
Doğrusu

Fikirlerin biçimi yoktur; biçimi sen verirsin. "Bu bir film fikri" cümlesi çoğu zaman "ben film düşünmeye alışkınım" demektir. Aynı fikri üç ayrı kapta düşünmeden karar veren yazar, çoğu zaman en tanıdık kabı seçmiş olur, en doğrusunu değil. Bunu test etmek beş dakika sürer ve aylarca yanlış yazmaktan kurtarır.

Uygulama — kendin dene

Önce fikri tek cümleyle yaz. Sonra üç ayrı başlık aç: kısa film, uzun metraj, dizi.

Her başlığın altına yalnızca iki şey yaz. Birincisi: bu kapta hikâye nerede başlar ve nerede biter? İkincisi: bu kapta neyi anlatamam?

İkinci soruyu boş bırakma; asıl öğretici olan orası. Kısa filmde anlatamadığın şey büyük ihtimalle geçmiş, dizide anlatamadığın şey ise büyük ihtimalle kapanıştır.

Şimdi üç kâğıda bak ve şunu sor: hangisinde "anlatamam" listesi en kısa? Fikrin kabı odur.

Bir de şuna dikkat et: üçünde de aynı şeyi anlatamıyorsan sorun kapta değil, fikirdedir. O eksik parça, fikrin henüz kurulmamış merkezidir.

Son bir adım. Üç kâğıdın en kısa listeli olanını al ve o kapta hikâyenin ilk sahnesini tek cümleyle yaz. Sonra aynı ilk sahneyi diğer iki kapta yaz. Üç cümleyi yan yana okuduğunda göreceksin: aynı hikâye üç ayrı yerden başlıyor. Kap, sadece ne kadar anlatacağını değil, nereden başlayacağını da belirliyor.

Kilit özet

  1. Fikir mecrayı seçmez, mecra fikri yeniden yazar. Kap değişince hikâyenin kendisi başkalaşır.
  2. Her kabın bir hacmi vardır. Kısa film bir açığa çıkış, uzun metraj bir dönüşüm, dizi sürekli ertelenen bir cevap taşır.
  3. Dizinin iki motoru vardır: her bölümü ayakta tutan soru ve sezonu ayakta tutan soru. Biri eksikse dizi durur.
  4. Animasyon ve etkileşimli anlatıda yazım daha erken biter ve daha kesindir, çünkü sonradan düzeltme ya çok pahalıdır ya imkânsız.
  5. Bir fikri hangi kaba koyacağını, cevabın kaç kez ertelenebildiği söyler. Metin ortada sarkıyorsa kap büyüktür, sonu aceleye geliyorsa küçüktür. En tanıdık kap çoğu zaman en doğru kap değildir.
  6. Biçim yalnız uzunluğu değil okuru da belirler: kısa film metnini bir jüri, dizi bölümünü bir kanal, oyun metnini bir tasarım ekibi okur — kap değişince ilk sayfanın işi de değişir.

Sonraki derse köprü

Bu dört derste senaryonun ne olduğunu, kimin yazdığını, hangi yollardan geçtiğini ve kaç biçimi olduğunu konuştuk. Yani mesleğin haritasını çıkardık. Ama bu haritaya bakan çoğu insan yola çıkmadan önce bir sürü şey duymuş oluyor: ilham gelmeden yazılamayacağını, ilk taslağın iyi olması gerektiğini, yapı bilmenin yaratıcılığı öldürdüğünü. Bu modülün son dersinde o cümlelerin hangisi doğru, hangisi zararlı, tek tek bakacağız. Ve göreceksin ki en zararlı olanlar, tamamen yanlış olanlar değil. İçinde bir doğru payı taşıyanlar.


Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — aynı adam ve aynı kapı, altı farklı kapta altı kez; her seferinde süre çubuğu farklı uzunlukta.
  • Sıfır noktası — aynı miktar su üç kapta: uzun bardak, geniş tabak, buz kalıbı. Ders boyunca dönecek ana motif.
  • Dizi motorları — iki dişli: küçük dişli her bölümde bir tur atar, büyük dişli sezon boyunca tek tur.
  • Animasyonun maliyeti — canlı çekimde arkadaki kalabalık kendiliğinden var; animasyonda tek tek çizilerek belirir.
  • Kısa ticari biçim — otuz saniyelik kum saati; ilk üç saniyede karakter "çağrılır", ikon olarak belirir.
  • Etkileşimli anlatı — tek çizgi yerine dallanan bir ağaç; her dalın ucunda ayrı bir final.
  • Uygulama — üç kâğıt yan yana, her birinde "anlatamam" listesi farklı uzunlukta.

Tekrar eden görsel motif

Su ve kap. Her ana bölümün açılışında aynı su başka bir kaba dökülür; kilit özette üç kap yan yana durur ve suyun miktarı hep aynıdır.

Önceki derslere bağ: usta katmanında tohum, partisyon ve mimari proje kâğıdı kapların yanında bir rafta görünsün.

Ritim

  • Açılışta "Altı oda, tek fikir. Ama altı ayrı hikâye" cümlesinden sonra iki saniye sessizlik.
  • Altı biçim ailesi sayılırken tempo düzenli; etkileşimli anlatıda belirgin yavaşlama.
  • Ateş Böceklerinin Mezarı bölümünde ağırlaşsın.
  • Kilit özette beş madde arasında birer saniye boşluk.
  • Son cümleden sonra iki saniye kara ekran.