İçeriğe geç

Ders 30.3

Sekiz sekans yaklaşımı

Senaryo Akademisi — Bölüm IV, Modül 30

2.870 kelime12 film örneği≈ 13 dk okuma≈ 19 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Sekiz sekans yaklaşımı uzun metrajı sekiz küçük parçaya böler.
  • Her sekans yaklaşık on ile on beş dakikalık bir bölümdür.
  • Birinci perde iki, ikinci perde dört, üçüncü perde iki sekanstır.
  • Yöntemin kökeni sinema makaralarının değiştirilmesidir.
  • Her sekansın bir amacı, bir engeli ve bir sonu vardır.
  • Kurulum sekansı bir tetikleyici olayla kapanır.
  • Yeni durum sekansı karakteri hikâyenin yoluna sokar.
  • İlk büyük mücadele ikinci perdenin ilk sekansıdır.
  • Orta nokta dördüncü ve beşinci sekans arasına oturur.
  • Yedinci sekans son planı, sekizinci sekans doruğu taşır.
  • Sekans sonu dönüşü bir sonraki sekansın sorusunu açar.
  • Sekans tekrarı yöntemin en sık düştüğü tuzaktır.
  • Sekansların mücadele türleri çeşitlendirilmelidir.
  • Sekans kartı bütün filmi bir bakışta gösterir.
  • Sekiz sayısı bir kural değil, bir rehberdir.
  • İkinci perdenin karanlığı dört aydınlık odaya bölünebilir.

Açılış sahnesi

Ankara'ya giden bir hızlı tren, öğleden sonra. Genç senarist Mert, dizüstü bilgisayarında yüz yirmi sayfalık bir taslağın başında. Üç saattir aynı sayfalara bakıyor. Yan koltukta yaşlı bir adam oturuyor. Kendini Nevzat diye tanıtıyor, emekli bir kurgucu.

Nevzat ekrana göz ucuyla bakıyor. Uzun bir film, diyor. Neyin hikâyesi?

Mert anlatıyor. Bir anne ile kızı, ölen babaannenin küllerini Karadeniz'deki köyüne götürüyor. Yol boyunca kavga ediyorlar, araba bozuluyor, bir akrabanın evinde bir sır ortaya çıkıyor. Sonunda köye varıyorlar.

Nevzat başını sallıyor. Güzel. Peki neden üç saattir aynı sayfadasın?

Mert iç çekiyor. İkinci perde, diyor. Altmış sayfa. İçinde kayboldum. Hangi sahnenin nereye gittiğini bilmiyorum.

Nevzat masadaki peçetelerden sekiz tane alıyor ve yan yana diziyor. Altmış sayfanın içinde kaybolursun, diyor. Ama on beş sayfanın içinde kaybolmazsın. Filmini sekize böl. Her parçanın kendi küçük hikâyesi olsun. Başı, amacı ve sonu.

Mert peçetelere bakıyor. Sekiz küçük film.

Nevzat gülümsüyor. Eskiden filmler makaralar hâlinde gösterilirdi, diyor. Her makara yaklaşık on beş dakika. Makinist makarayı değiştirirken seyirci bir şey kaçırmamalıydı. Biz de her makaranın sonuna küçük bir kapanış koyardık.

Uzun bir film sekiz küçük filmden kurulabilir; her birinin kendi sorusu ve kendi sonu olur.

Bu derste ne olacak

Bu derste sekiz sekans yaklaşımını inceleyeceğiz. Bir uzun metrajı yaklaşık on ile on beş dakikalık sekiz parçaya bölen bu yöntem, üç perdeli yapıyı daha küçük ve yönetilebilir birimlere ayırır. Her sekansın ne iş gördüğünü, kurulumdan doruğa kadar tek tek göreceğiz.

Sonra yöntemin pratik ilkelerine bakacağız: uzun filmi parçalara bölmek, her sekansa amaç vermek, sekans sonlarında dönüş yaratmak, tekrarlanan yapıdan kaçınmak. Örneğimiz Mert'in yol hikâyesi olacak: bir anne, bir kız ve bir kutu kül. Sekiz kartını tek tek dolduracağız. Ardından bir romantik komediden bir soygun filmine uzanan on iki yapımda sekans sınırlarını okuyacağız.

Sıfır noktası

Üç perdeli yapının en büyük zorluğu ikinci perdedir. Birinci perde bir hikâyeyi başlatır, üçüncü perde onu bitirir. İkisi de nispeten kısa ve belirgindir. Ama ikinci perde uzundur, çoğu zaman filmin yarısıdır. Yazarların en çok kaybolduğu yer burasıdır. Mert'in altmış sayfalık ikinci perdesi bunun tipik bir örneği.

Sekiz sekans yaklaşımı bu soruna pratik bir cevap verir. Filmi üç büyük parça yerine sekiz küçük parçaya ayırır. Birinci perde iki sekans, ikinci perde dört sekans, üçüncü perde iki sekans olur. İkinci perdenin altmış sayfası, on beşer sayfalık dört parçaya bölünür. Her parça kendi başına düşünülebilir, yazılabilir, düzeltilebilir.

Yöntemin kökeni sinemanın erken dönemlerine uzanır. Filmler makaralar hâlinde gösterilirdi ve her makara yaklaşık on ile on beş dakikalık bir süre taşırdı. Makara değişirken gösterimde kısa bir kesinti olabileceği için yazarlar ve kurgucular her makaranın sonuna küçük bir kapanış koymayı öğrendiler. Bu alışkanlık, makaralar artık kullanılmasa da bir yazım yöntemi olarak yaşadı.

Yöntemin asıl gücü, her sekansın kendi başına bir küçük hikâye olmasıdır. Her sekansın bir amacı var: karakter bu parçada bir şey istiyor. Bir engeli var: bir şey onu durduruyor. Bir sonu var: amaç ya gerçekleşiyor ya çöküyor ya da yön değiştiriyor. Bu sonuç, bir sonraki sekansın amacını doğuruyor. Film, birbirini iten sekiz küçük hikâyeden oluşan bir zincire dönüşüyor.

Mert'in hikâyesinde bu zincir şöyle kurulabilir. Birinci sekansta anne ile kız yola çıkmayı tartışıyor. İkincide yola çıkıyorlar. Üçüncüde araba bozuluyor ve bir köy kahvesinde mahsur kalıyorlar. Dördüncüde bir akrabanın evine sığınıyorlar ve orada bir sır sezdiriliyor. Her parçanın küçük bir sorusu, küçük bir cevabı var. Altmış sayfanın karanlığı, dört aydınlık odaya dönüşüyor.

Mekanizma

Yöntemin kendisi

Nevzat'ın masaya dizdiği sekiz peçete bu yöntemin kendisi. İlk iki peçete birinci perde, ortadaki dört peçete ikinci perde, son iki peçete üçüncü perde. Yöntem üç perdeyi reddetmez, onu daha ince bölümlere ayırır.

Birinci perde: iki sekans

Mert'in birinci sekansı bir cenaze sonrası sofrasıyla açılıyor. Anne Selma ile kızı İpek aynı masada ama birbirine bakmıyor. Babaannenin vasiyeti okunuyor: küllerinin köyüne götürülmesini istemiş. Sekans, Selma'nın gitmeyeceğini söylemesi ve İpek'in tek başına gideceğini ilan etmesiyle kapanıyor.

Selma bir gece düşünüyor. Sabah İpek'in arabasının kapısında bekliyor. Kızını tek başına göndermeyecek. Yolculuk başlıyor. Sekans, İstanbul'un son gişelerinden geçtikleri anla kapanıyor. Geri dönüş artık zor.

İkinci perde: dört sekans

Üçüncü sekansta araba bir dağ yolunda bozuluyor. Anne ile kız bir köy kahvesinde mahsur kalıyor. Aralarında ilk büyük kavga patlıyor. İpek, annesinin babaannesiyle neden yıllarca konuşmadığını soruyor. Selma cevap vermiyor. Sekans, bir kamyon şoförünün onları bir sonraki kasabaya götürmeyi teklif etmesiyle kapanıyor.

Dördüncü sekans orta noktaya yaklaşır. Kasabada bir teyzenin evine sığınıyorlar. Teyze eski fotoğraflar çıkarıyor. İpek bir fotoğrafta annesini tanımadığı bir erkeğin yanında görüyor. Sekans, bu fotoğrafla kapanıyor. Beşinci sekans orta noktadan sonra yeni bir yön açar. İpek gerçeği öğreniyor: annesinin evlenmeden önce bir çocuğu olmuş ve babaanne o çocuğu evlatlık vermiş. Yolculuğun anlamı artık değişti.

Altıncı sekansta baskı yoğunlaşıyor. İpek annesine öfkeleniyor ve bir otobüse binip gidiyor. Selma tek başına kalıyor. Küller arabada, kızı yolda.

Üçüncü perde: iki sekans

Yedinci sekans son planı kuruyor. Selma, köye tek başına gitmeye ve kızını orada beklemeye karar veriyor. İpek ise yolda annesinin bir mektubunu okuyor ve geri dönüyor. Sekizinci sekans doruk ve sonuç. Köyün tepesinde, rüzgârın içinde, anne ile kız külleri birlikte savuruyor. Son sahnede Selma, evlatlık verilen oğlunun adını ilk kez yüksek sesle söylüyor.

Yöntemin ilkeleri

Mert'in her sekansı bir dönüşle kapanıyor. Bir karar, bir kaza, bir fotoğraf, bir kaçış. Her dönüş bir sonraki sekansın amacını doğuruyor. Sekans sonu dönüşü olmayan bir film, bir parçadan öbürüne kayar ama ilerlemez.

Sekize bölmek tehlikesiz değildir. Her sekans aynı biçimde kurulursa film sekiz kez aynı şeyi yapar. Mert'in ilk bölümlemesinde üç sekans da "araba bozuluyor, yardım bulunuyor" kalıbındaydı. Nevzat bunu hemen gördü. Her sekans farklı bir türde mücadele istemeli: biri fiziksel, biri duygusal, biri bir sırla ilgili.

Nevzat'ın peçeteleri birer sekans kartıydı. Mert her peçeteye dört satır yazıyor: bu sekansta kim ne istiyor, onu ne durduruyor, sekans nasıl bitiyor, kaç sayfa sürüyor. Sekiz kart yan yana dizildiğinde bütün film bir bakışta görünür oluyor. Eksik olan, fazla olan, tekrar eden hemen fark ediliyor.

Filmlerden okuma

Usta katmanı

Filmini sekiz kartla başlat. Yazmaya başlamadan önce sekiz kart yaz. Her karta bir sekansın amacını, engelini ve sonunu koy.

Her sekansa bir soru ver. Sekansın başında seyirci bir şey merak etmeli: karakter bunu başaracak mı? Sekansın sonu bu soruya bir cevap versin.

Sekans sonunu bir dönüşle bitir. Sekans kapanırken karakterin durumu değişmeli. Bu değişiklik bir sonraki sekansın sorusunu açmalı.

İkinci perdeyi dört ayrı hikâye gibi düşün. Altmış sayfalık bir blok yerine on beşer sayfalık dört bölüm yaz. Dördünün de kendi sorusu ve kendi kapanışı olsun.

Orta noktayı iki sekansın arasına yerleştir. Dördüncü ve beşinci sekans arasındaki geçiş, filmin tam ortası. Büyük bilgi ya da büyük dönüş buraya en doğal biçimde oturur.

Sekansların türünü çeşitlendir. Bir sekans fiziksel bir mücadele, bir başkası duygusal bir yüzleşme, bir başkası bir sırrın açılması olsun. Aynı türde sekanslar tekrar gibi okunur.

Sekans tekrarını kartlarda yakala. Kartları yan yana diz ve aynı kalıbı tekrar eden sekansları işaretle. Birini değiştir ya da birleştir.

Sekans sürelerini dengele. Sekanslar aşağı yukarı eşit uzunlukta olabilir, ama olmak zorunda değil. Çok uzun bir sekans ikiye, çok kısa bir sekans bir başkasıyla birleştirilebilir.

Her sekansın bir mekânı ya da bir zamanı olsun. Sekansları bir yer, bir gün ya da bir olay etrafında toplamak onları ayırt etmeyi kolaylaştırır.

Karakterin iç yolculuğunu sekanslara dağıt. Her sekansta karakter iç dünyasında da bir adım atmalı. Dış olaylar ilerlerken iç değişim yerinde saymasın.

Yan karakterleri sekanslarla bağla. Bazı yan karakterler yalnızca bir sekansta görünebilir. Kamyon şoförü, teyze, otobüs yolcusu, her biri kendi sekansının rengini taşır.

İlk sekansı kısa tut. Kurulum sekansı bir dünyayı kurar ve bir tetikleyici olayla kapanır. Uzarsa film geç başlar.

Son sekansı doruğa ayır. Sekizinci sekans doruğu ve kısa bir sonucu taşısın. Doruk yedinci sekansa kayarsa son sekans boşalır.

Yedinci sekansı son plana ver. Karakter üçüncü perdenin başında bir plan kursun. Plan ikinci perdede öğrenilen her şeyi kullansın.

Sekansları kurgucunun gözüyle oku. Her sekans kendi başına izlenebiliyor mu? Bir makarayı kaçıran seyirci bir sonrakini anlayabiliyor mu?

Yöntemi bir hapishane yapma. Sekiz sayısı bir rehberdir. Bazı filmler yedi, bazıları dokuz sekansa daha iyi oturur.

Sekansları yeniden sıralamayı dene. Kartlarla çalışmak, sekansların sırasını değiştirmeyi kolaylaştırır. Bazen bir sekansı öne almak bütün filmi canlandırır.

Kartlara süre yaz. Her sekansın kaç sayfa süreceğini kartına not et. Toplam, filmin uzunluğunu hemen gösterir.

Her sekans bir bedel taşısın. Karakter her sekansta bir şey kazansın ya da kaybetsin. Bedelsiz sekans, filmde bir durak değil, bir bekleme salonudur.

Kartları bir duvara as. Sekiz kartı her gün görebileceğin bir yere as. Filmin bütününü görmek, parçaları yazarken yönünü kaybetmemeni sağlar.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Sekiz sekans yaklaşımı üç perdeyi reddeder."
Doğrusu

Reddetmez. Yöntem üç perdeyi daha küçük parçalara ayırır; birinci perde iki, ikinci perde dört, üçüncü perde iki sekans olur.

Yaygın yanlış"Her sekans tam olarak on beş dakika olmalıdır."
Doğrusu

Olmak zorunda değil. On ile on beş dakika bir ölçüdür; sekanslar hikâyenin ihtiyacına göre kısalabilir ya da uzayabilir.

Yaygın yanlış"Sekans, mekânın değiştiği yerde biter."
Doğrusu

Her zaman değil. Bir sekans, amacına ulaştığında ya da amacı değiştiğinde biter; mekân değişmeden de birden fazla sekans olabilir.

Yaygın yanlış"Sekiz sayısı kesin bir kuraldır."
Doğrusu

Değildir. Bazı filmler yedi ya da dokuz sekansa daha iyi oturur; yöntemin amacı filmi yönetilebilir parçalara bölmektir.

Yaygın yanlış"Her sekans birbirinden bağımsız olmalıdır."
Doğrusu

Olmamalı. Her sekans bir sonrakini doğurmalı; bağımsız sekanslar bir zincir değil, bir liste oluşturur.

Yaygın yanlış"Sekans yöntemi yalnızca aksiyon filmlerine uyar."
Doğrusu

Uymaz yalnız. Bir aile draması ya da bir romantik komedi de sekanslara ayrılabilir.

Yaygın yanlış"Sekanslar eşit uzunlukta olmalıdır."
Doğrusu

Gerekmez. Bir sekans kısa ve hızlı, bir başkası uzun ve sakin olabilir.

Yaygın yanlış"Yöntem yaratıcılığı kısıtlar."
Doğrusu

Kısıtlamaz. Filmi parçalara bölmek, her parçada daha özgür çalışmayı sağlar.

Yaygın yanlış"Sekans ancak büyük bir olayla kapanır."
Doğrusu

Kapanmaz yalnız onunla. Küçük bir karar, bir fotoğraf ya da bir cümle de bir sekansı kapatabilir.

Yaygın yanlış"Makaralar artık kullanılmadığı için yöntem de geçersizdir."
Doğrusu

Değildir. Makaralar yöntemin kökenidir, ama yöntem bugün bir yazım aracı olarak yaşar.

Yaygın yanlış"İkinci perde dört sekansa bölününce kendiliğinden çalışır."
Doğrusu

Çalışmaz. Dört sekans birbirinden farklı olmalı ve baskıyı artırmalıdır; aynı kalıbı tekrar eden dört sekans yine dağınık bir ikinci perdedir.

Yaygın yanlış"Sekans kartları yalnızca planlama aşamasında işe yarar."
Doğrusu

Yaramaz yalnız. Kartlar yeniden yazım sırasında da filmin bütününü görmeyi sağlar.

Yaygın yanlış"Her sekansta yeni bir mekân olmalıdır."
Doğrusu

Gerekmez. Tek bir odada geçen bir film de sekanslara ayrılabilir; önemli olan amacın değişmesidir.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Sekiz sekans yaklaşımı uzun metrajı sekiz küçük parçaya böler.
  • Her sekans yaklaşık on ile on beş dakikalık bir bölümdür.
  • Birinci perde iki, ikinci perde dört, üçüncü perde iki sekanstır.
  • Yöntemin kökeni sinema makaralarının değiştirilmesidir.
  • Her sekansın bir amacı, bir engeli ve bir sonu vardır.
  • Kurulum sekansı bir tetikleyici olayla kapanır.
  • Yeni durum sekansı karakteri hikâyenin yoluna sokar.
  • İlk büyük mücadele ikinci perdenin ilk sekansıdır.
  • Orta nokta dördüncü ve beşinci sekans arasına oturur.
  • Yedinci sekans son planı, sekizinci sekans doruğu taşır.
  • Sekans sonu dönüşü bir sonraki sekansın sorusunu açar.
  • Sekans tekrarı yöntemin en sık düştüğü tuzaktır.
  • Sekansların mücadele türleri çeşitlendirilmelidir.
  • Sekans kartı bütün filmi bir bakışta gösterir.
  • Sekiz sayısı bir kural değil, bir rehberdir.
  • İkinci perdenin karanlığı dört aydınlık odaya bölünebilir.

Sonraki derse köprü

Mert'in sekiz kartı bir yolculuğu anlatıyor: bir kızın ve annesinin, kendi kabuklarından çıkıp bilinmeyen bir yere gidişi. Bu tür yolculukları anlatmanın çok eski bir modeli var. Bir karakter sıradan dünyasında maceraya çağrılır, önce reddeder, bir akıl hocasıyla karşılaşır, bir eşiği geçer ve sınavlardan sonra dönüşmüş olarak geri gelir. Bu model güçlü ama tehlikeli de. Sonraki ders onu hem kullanmayı hem de eleştirmeyi öğretiyor: kahramanın yolculuğu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — hızlı trenin penceresinden akan manzara, açık bir dizüstü bilgisayar.
  • Sekiz peçete — masaya yan yana dizilen sekiz beyaz peçete.
  • Makara — eski bir sinema makarasının değiştirilmesi, bir anlık karanlık.
  • Kurulum sekansı — cenaze sonrası bir sofra, birbirine bakmayan iki kadın.
  • İlk büyük mücadele — dağ yolunda duman çıkaran bir araba, köy kahvesi.
  • Orta nokta — bir eski fotoğraf, tanımadık bir yüz.
  • Sekans tekrarı — üç aynı kart, üst üste binerek soluklaşıyor.
  • Sekans kartı — dört satır yazılmış bir peçete, yakın çekim.
  • Kapanış — köyün tepesinde rüzgârda savrulan küller, iki el.

Ritim

Her sekans kendi içinde bir başı ve sonu olan bir akışla ilerliyor, sekans sonlarında kısa bir kararma; sekiz peçete görüntüsü bölümler arasında tekrar ediyor.