Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Sekans amacı, sekansta yapılmaya çalışılan işin türüdür.
- Sekans ekseni bir sorudur, sekans amacı o sorunun fiilidir.
- Amaç türü sekansın engelini, ölçüsünü ve sonunu biçimlendirir.
- Ulaşma mesafeyle, arayış öğrenilenle ölçülür.
- İkna karşıdakinin tutumundaki kaymayla ölçülür.
- Yakınlaşmada ilerlemeyi nesneler ve jestler taşır.
- Kaçışta kovalayan görünür kalmalıdır.
- Plan sekansında seyircinin ne bildiği gerilimi belirler.
- Yarışta bitiş çizgisi baştan bellidir.
- Hazırlık sonrası için beklenti biriktirir.
- Bir sekans iki amacı üst üste taşıyabilir.
- Filmin fiilleri filmin türünü söyler.
- Karakterin söylediği fiil sekansın fiili olmayabilir.
- Amaç türü bir kalıp değil, bir soru listesidir.
- Art arda aynı fiili taşıyan sekanslar filmi tek notada bırakır.
- Hazırlanan her şey sonra kullanılmalıdır.
Açılış sahnesi
Leyla masaya dört deste bırakıyor. Her birinin etrafında bir lastik var. Emre ilkini tanıyor: ilk gece, sekiz fiş. Ötekiler daha ince.
İkinci destede Kadir babasının evinde. Mutfak çekmecesini açıyor, ilaç kutularını buluyor, kutuların üstündeki tarihe bakıyor. Sonra komşuya soruyor, eczacıya gidiyor, Figen'in o gece söylediği cümleyi bir kez daha düşünüyor. Üçüncü destede kantin var. Masada Murat'ın bir otobüs bileti duruyor, Kadir karşısına oturmuş. Dördüncü destede boş bir ev. Kadir yatağı salona taşıyor, halıyı kaldırıyor, kapı eşiğine bir tahta rampa çakıyor.
Leyla Emre'ye bir kalem veriyor. Her destenin üstüne tek bir fiil yazmasını istiyor. Emre ilkine "götürmek" yazıyor. İkincisine uzun süre bakıyor, sonra "öğrenmek" yazıyor. Üçüncüsüne "ikna etmek". Dördüncüsüne "hazırlamak".
Leyla fiillere bakıyor. Dört destenin dördü de aynı adamın, aynı babanın, aynı haftanın hikâyesi, diyor. Ama dördü de başka bir biçimde yürüyor. Birinde yol var, birinde ipucu, birinde karşı taraf, birinde saat. Emre neden farklı yürüdüklerini soruyor. Leyla fiilleri gösteriyor.
Bir sekansın nasıl yürüyeceğini çoğu zaman karakterin ne istediğinden önce, neyi yapmaya çalıştığı belirler: aynı adam bir yere ulaşırken başka, birini ikna ederken başka bir sekans kurar.
Bu derste ne olacak
Bu derste sekansın taşıdığı hedefin türüne bakacağız. Bir sekans bir yere ulaşmaya, bir bilgiyi bulmaya, birini ikna etmeye, bir tehlikeden kaçmaya, bir planı uygulamaya, bir ilişki kurmaya, bir yarışı kazanmaya ya da bir işe hazırlanmaya yönelebilir. Her hedef türünün sekansa kendi engelini, kendi ölçüsünü ve kendi sonunu getirdiğini göreceğiz. Emre'nin dört destesini fiilleriyle açacağız. Ardından on bir filmde bu hedeflerin sahneleri nasıl dizdiğini okuyacağız. Hedefin türünü bilmenin yazara hangi soruları önceden sordurduğunu da konuşacağız. Son olarak bir sekansın iki amacı üst üste taşıyabileceğini, bir yolculuğun altında bir ilişkinin yürüyebileceğini göreceğiz.
Sıfır noktası
Sözlükteki sekans ekseni, bir destenin bütün fişlerinin cevap aradığı tek soruydu. Ekseni yazmak kolay: Kadir bu gece babasıyla birlikte hastaneden çıkabilecek mi? Ama bu cümle sekansın nasıl yürüyeceğini henüz söylemiyor. Soru bir yol mu açıyor, bir kilitli kapı mı, bir masa mı? Bunu sorunun içindeki fiil söylüyor.
Emre ilk destesine "götürmek" yazdığında bir şey fark ediyor. Götürmek bir yol ister. Bir başlangıç noktası, bir varış noktası ve arada duran engeller. İkinci destenin fiili ise başka bir düzen istiyor. Öğrenmek için bir yol değil, bir iz gerekir. Karakter bir yerden ötekine değil, bir bilgiden ötekine gider. Üçüncü destede karşısında bir insan var. İkna etmek için bir yol da iz de yetmez, karşıdakinin direnci gerekir.
Sekansın hedef türü, yazarın cevaplaması gereken soruları değiştiriyor. Ulaşma sekansında yazar mesafeyi ve yolu düşünür. Arayış sekansında ipuçlarını ve yanlış izleri. İkna sekansında karşı tarafın gerekçesini. Kaçış sekansında peşteki tehlikenin hızını. Her tür, yazara bir soru listesi veriyor.
Bu listeyi bilmek, boş bir sayfanın önünde oturan yazarın işini kolaylaştırıyor. Sekansın eksenini yazdıktan sonra fiile bakmak, hangi sahnelerin gerekeceğini büyük ölçüde gösteriyor. Tür bir kalıp değil, bir başlangıç noktası. Yazar türün beklenen sahnelerinden birini atlayabilir, ama bilerek atlar.
Bir uyarı da var. Bir sekansın fiili her zaman karakterin sözünde duyulan fiil değildir. Kadir kantinde Murat'a hiçbir şey için yalvarmıyor. Ama deste bir ikna sekansı, çünkü sahnelerin hepsi Murat'ın kararını değiştirmeye çalışıyor.
Emre bir fiili bulmanın neden bu kadar uzun sürdüğünü soruyor. Leyla ikinci desteyi gösteriyor. Emre ilk bakışta oraya "aramak" yazmayı düşünmüştü. Ama Kadir bir eşyayı değil, bir gerçeği arıyor. Fiil ne kadar kesinse, sekansın ne istediği o kadar açık görünüyor.
Mekanizma
Hedefi bir fiile bağlamak
Sekans ekseni bir soru, sekans amacı ise o sorunun fiili. İki sekans aynı soruyu sorabilir ama farklı fiillerle yürüyebilir. Kadir babasını eve götürmek istiyor. Bunu bir hemşireyle pazarlık ederek yapmaya çalışırsa sekans bir ikna sekansına yaklaşır. Babasını bir gece gizlice hastaneden çıkarmaya çalışırsa bir kaçışa dönüşür.
Yol ve iz
Ulaşma sekansında seyirci karakterin ne kadar yol aldığını her an bilmeli. İlk gece destesinde bu yol çok kısa: bir koridor, bir hemşire masası, bir çıkış kapısı. Ama kapı hep uzak kalıyor. Mesafenin kısalığı engellerin ağırlığını daha görünür kılıyor.
Emre'nin o dönemki taslağında ikinci deste bir arayış. İlaç kutularının tarihi ilk ipucu. Komşu babanın birkaç ay önce sık sık hastaneye gittiğini söylüyor. Eczacı reçetenin kime yazıldığını gösteriyor. Figen'in tek cümlesi son parçayı tamamlıyor: "Ağabeyin bu hafta dönmesin." Arayışın sonunda Kadir bir yere varmıyor, bir şey anlıyor: babası biliyordu. Arayış sekansında en önemli sahne, çoğu zaman karakterin aradığını bulduğu ama bulduğunu istemediği sahne.
Karşıdaki insan
Kantindeki desteyi güçlü yapan şey Murat'ın gerekçesinin sağlam olması. İşi var, patronu bir haftadan fazla izin vermiyor. Üstelik Murat da biliyordu, ve bu onu utandırıyor. Kadir'in işi bir tartışmayı kazanmak değil. Murat'ın utancının altındaki şeyi bulmak. Masadaki bilet sekansın ölçüsü: bilet Murat'ın cebine girerse ikna başarısız, masada kalırsa başarılı.
Sabah terliklerinin sahnesi bir yakınlaşma destesinin doruğu. Kadir yatağın kolunu sıkıştırıyor, terlikleri yatağın altına koyuyor. Baba "ben söyleyecektim" diyor, Kadir "biliyorum" diyor. Bu iki cümlenin öncesinde birkaç sahne var: Kadir'in odaya girip çıkması, babasının su istemesi, bir gazete. Hiçbirinde ilişki doğrudan konuşulmuyor. Yakınlaşma sekansının zorluğu bu. Hedefi adlandırmak zor olduğu için ilerlemeyi nesneler ve jestler taşıyor.
Saat ve tehlike
Nöbet'te bir kaçış destesi yok, ama Emre bir an bunu düşünüyor. Kadir ile Murat babayı bir gece gizlice hastaneden çıkarıyor. Peşlerinde güvenlik görevlisi, kapanan kapılar, arkalarından seslenen bir hemşire. Leyla ona bu fiilin filmin sorusuna ne kattığını soruyor. Emre vazgeçiyor.
Hazırlık destesi bir plana dönüşebilirdi. Kadir ile Murat taburcu sabahını dakika dakika planlasa, seyirci ambulansın saatini, ilaçların sırasını, anahtarın kimde olduğunu bilse, sekans başka türlü yürürdü. Seyirci planı bilir ve bir aksaklık bekler.
Yarışa yönelen bir sekans da bu ailenin içinde. Orada karakter bir rakibe ya da bir süreye karşı yürür. Bitiş çizgisi baştan bellidir ve ilerleme rakiple arasındaki farkla ölçülür. Nöbet'te bir yarış da yok. Her film her türü kullanmak zorunda değil. Bir filmin hangi fiillerle ilerlediği, o filmin ne tür bir film olduğunu da söylüyor.
Dördüncü deste, evi hazırlamak, sözlükteki hazırlık sahnesinin sekansa büyümüş hâli. Kadir yatağı taşıyor, rampayı çakıyor, pencereye bir perde asıyor. Bir hazırlık destesinin gerilimi sonrasından gelir. Seyirci Kadir'in babasının son günleri için bir ev kurduğunu biliyor. Her çivi bu bilgiyi taşıyor.
Filmlerden okuma
Usta katmanı
Eksenden sonra fiili yaz. Sekansın sorusunu yazdıktan sonra onu taşıyan fiili bul. Götürmek, bulmak, inandırmak, kurtulmak.
Fiilin ölçüsünü belirle. Her amaç türü başka bir şeyle ölçülür: mesafe, bilgi, karşıdakinin tutumu, aradaki fark. Seyircinin bu ölçüyü her sahnede görebilmesi gerekir.
Ulaşmada yolu görünür kıl. Seyirci karakterin nereden çıkıp nereye gittiğini ve ne kadar yol kaldığını bilmeli.
Arayışta yanlış izi unutma. Her ipucu doğru yere götürmesin. Bir yanlış iz, bulunan doğru bilgiye ağırlık verir.
İknada karşı tarafı güçlü kur. Karşıdakinin gerekçesi zayıfsa ikna bir sahneden fazla sürmez. Sekans, gerekçe sağlam olduğunda uzar.
Yakınlaşmada nesneye güven. İki karakter ilişkilerini açıkça konuşmuyorsa aradaki mesafeyi bir eşya ya da bir hareket ölçsün.
Kaçışta kovalayanı göster. Tehlike ekrandan kaybolursa kaçış bir yürüyüşe döner.
Planda seyircinin payını seç. Seyirci planı tamamen biliyorsa gerilim aksiliklerden gelir. Bilmiyorsa sürprizden. İkisini karıştırmadan seç.
Yarışta bitiş çizgisini baştan çiz. Seyirci nereye varılacağını bilmezse yarışın gerilimi dağılır.
Hazırlığı sonrasına bağla. Hazırlanan her şey sonra kullanılmalı. Kullanılmayan bir hazırlık seyirciye verilmiş boş bir söz olur.
Amaçları üst üste koy. Bir ulaşmanın altında bir yakınlaşma, bir planın altında bir yarış yürüyebilir. İkinci amaç sekansa derinlik katar.
Art arda aynı amacı kullanma. İki ulaşma sekansı üst üste gelirse film tek bir notada kalır. Fiilleri değiştir.
Amaç değişince sekansı böl. Karakter yolun ortasında bir şeyi öğrenmeye yöneliyorsa yeni bir sekans başlamış olabilir.
Türün beklenen sahnesini bilerek atla. Her amaç türünün beklenen sahneleri var. Birini atlayacaksan neden atladığını bil.
Filmin fiillerini listele. Bütün sekansların fiillerini alt alta yaz. Liste, filmin nasıl bir film olduğunu söyler.
Fiili sahnelere dağıt. Sekansın her sahnesi aynı fiile bir adım eklemeli. Bir sahne fiile hiçbir şey katmıyorsa başka bir desteye aittir.
Amacın bedelini baştan düşün. Ulaşan karakter bir şey geride bırakır, öğrenen bir şeyi kaybeder, ikna eden bir borç alır. Bedel sekansın sonunu ağırlaştırır.
Amacı karakterin kendisine göre seç. Konuşmayı sevmeyen bir adamın ikna sekansı, konuşkan bir adamınkinden başka yürür. Kadir kantinde az konuşuyor ve bu sekansı biçimlendiriyor.
Sekansın sonunda amacın sonucunu göster. Varıldı mı, öğrenildi mi, ikna edildi mi? Sonuç tek bir görüntüyle okunabilmeli.
Amacı ters çevirmeyi dene. Karakter ulaşmak yerine uzaklaşmaya, öğrenmek yerine saklamaya çalışsa sekans nasıl değişir? Ters fiil bazen daha canlı bir deste verir.
Tür karışımını seyirciye sezdir. İki amaç üst üste yürüyorsa ikincisini ilk sahnelerde küçük bir işaretle göster. Seyirci sonunda ikinci amacın asıl amaç olduğunu fark etsin.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"Sekansın amacı karakterin söylediği şeydir."
Her zaman değil. Karakter bir şey söyler ama sahneler başka bir fiile hizmet edebilir. Amaç sahnelerin ortak işinden okunur.
Yaygın yanlış"Her sekans tek bir amaç taşır."
Taşımaz her zaman. Bir ulaşmanın altında bir yakınlaşma yürüyebilir, bir plan bir yarışla iç içe geçebilir.
Yaygın yanlış"Hazırlık sekansı bir bekleme süresidir."
Değildir. İyi bir hazırlık sonrası için beklenti biriktirir ve seyirciye ne olacağını hayal ettirir.
Yaygın yanlış"İkna sekansı bir tartışmadır."
Olmayabilir. İkna bir hediye, bir sessizlik ya da bir teklifle de yürür. Asıl iş karşı tarafın kararını değiştirmektir.
Yaygın yanlış"Kaçış sekansı hızlı kurgu demektir."
Değil. Kaçışın gerilimi kovalayanın yakınlığından gelir, kesme sayısından değil.
Yaygın yanlış"Arayış sekansında karakter aradığını bulmalıdır."
Bulmak zorunda değil. Bulduğu şey aradığından başka olabilir, bu da sekansı zenginleştirir.
Yaygın yanlış"Yarışı kaybeden sekans başarısızdır."
Değildir. Yarış sekansı kaybedilen bir yarışla da güçlü bir sonuca varabilir.
Yaygın yanlış"Amaç türleri bir kalıptır."
Kalıp değil, bir soru listesi. Yazara neyi düşünmesi gerektiğini hatırlatır.
Yaygın yanlış"Dram filmlerinde sekans amacı yoktur."
Vardır. Bir aile dramında da öğrenmek, ikna etmek ve hazırlanmak sekansları yürütür.
Yaygın yanlış"Bir film bütün amaç türlerini kullanmalıdır."
Kullanmak zorunda değil. Hangi fiillerin eksik olduğu da filmin karakterini belirler.
Yaygın yanlış"Ulaşma sekansı uzun bir yolculuk ister."
İstemez. Bir koridorun sonundaki kapı da bir varış noktasıdır. Mesafe değil, engel önemlidir.
Yaygın yanlış"Plan sekansında seyirci her şeyi önceden bilmelidir."
Bilmek zorunda değil. Planın bir kısmını saklamak sürpriz üretir, tamamını göstermek aksilik bekletir.
Yaygın yanlış"Yakınlaşma sekansı bir aşk hikâyesidir."
Olmayabilir. Bir baba ile oğlu, iki kardeş ya da iki yabancı arasındaki mesafe de kapanabilir.
Yaygın yanlış"Amaç sekansın ortasında değişmez."
Değişebilir. Ama amaç değiştiğinde yeni bir sekans başlamış olabilir. Yazar bunun farkında olmalı.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
- Sekans amacı, sekansta yapılmaya çalışılan işin türüdür.
- Sekans ekseni bir sorudur, sekans amacı o sorunun fiilidir.
- Amaç türü sekansın engelini, ölçüsünü ve sonunu biçimlendirir.
- Ulaşma mesafeyle, arayış öğrenilenle ölçülür.
- İkna karşıdakinin tutumundaki kaymayla ölçülür.
- Yakınlaşmada ilerlemeyi nesneler ve jestler taşır.
- Kaçışta kovalayan görünür kalmalıdır.
- Plan sekansında seyircinin ne bildiği gerilimi belirler.
- Yarışta bitiş çizgisi baştan bellidir.
- Hazırlık sonrası için beklenti biriktirir.
- Bir sekans iki amacı üst üste taşıyabilir.
- Filmin fiilleri filmin türünü söyler.
- Karakterin söylediği fiil sekansın fiili olmayabilir.
- Amaç türü bir kalıp değil, bir soru listesidir.
- Art arda aynı fiili taşıyan sekanslar filmi tek notada bırakır.
- Hazırlanan her şey sonra kullanılmalıdır.
Sonraki derse köprü
Emre dört destenin üstündeki fiillere bakıyor. Sonra kantin destesini açıyor. Kadir'in Murat'la ilk konuşması işe yaramıyor, Murat biletini göğüs cebine koyuyor. Kadir başka bir yoldan deniyor. Bilet bir kez daha masaya çıkıyor. Leyla bir sekansın amacını bilmenin yetmediğini söylüyor. Karakterin ilk denemesi, başarısızlığı, yeni yaklaşımı ve her denemede ödediği bedel sekansı adım adım taşıyor. Sonraki ders sekans içinde ilerlemeyi inceliyor.