İçeriğe geç

Ders 64.2

Sayfa ritmi

Senaryo Akademisi — Bölüm VI, Modül 64

3.604 kelime5 film örneği≈ 16 dk okuma≈ 24 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Çizgi romanda hızı okur belirler, yazar sayfa düzeniyle yönlendirir.
  • Sayfa dağılımı her anın hangi sayfaya, sayfanın neresine düşeceğini planlar.
  • Çok panel hızlandırır, az panel yavaşlatır.
  • Büyük panel ancak küçük panellerin yanında büyük görünür.
  • Tam sayfa okuru durdurur ve az kullanılır.
  • Sessiz panel okuru resme baktırır ve yavaşlatır.
  • Küçük paneller koşu gibi hızlı anları taşır.
  • Açılan iki sayfa göze önce tek bir resim gibi gelir.
  • Sürpriz çevrilen sol sayfanın başına konur.
  • Son panel okurun gözünde kalan karedir.
  • Tek bir ara renk gözü yönetir, yokluğu da ritmi taşır.
  • Sayfa sayısı sabitse çevirme anlarının yeri de sabittir; öykü onlara göre kurulur.
  • Sayfa dağılımı bir denemedir ve çizerle birlikte sınanır.

Açılış sahnesi

Masada katlanmış kâğıtlar duruyor. Selim iki beyaz kâğıdı ortadan katlamış, iç içe geçirip sırtından zımbalamış. Elinde sekiz sayfalık küçük bir maket var. Her sayfaya kurşun kalemle kutular çizmiş. Kutuların içinde çöp adamlar, oklar, birkaç kelime. Kâğıtta tek bir renk var: şemsiyeyi gösteren küçük kırmızı lekeler.

Aylin masanın ucunda, fırçalarını bir kavanozda yıkıyor. Henüz tek bir kare çizmedi. Önce sayfaların nasıl dağılacağını görmek istiyor.

Burcu maketi alıyor ve rastgele bir yerinden açıyor. Karşısına dördüncü ve beşinci sayfa çıkıyor. Solda Arda kalabalıkta koşuyor. Sağda kutular küçülüyor, Arda şemsiyeye yaklaşıyor.

Burcu'nun gözü bir anda sağ sayfanın en altına kayıyor. Orada kırmızı şemsiye var ve altında yabancı bir kadının yüzü. Selim'in öykünün sürprizi diye sakladığı kare bu.

"Ben bunu Arda daha koşmaya başlamadan gördüm," diyor Burcu.

Selim maketi geri alıyor. Evde sayfaları tek tek okumuştu. Her kutu doğru sıradaydı, sürpriz de doğru yerdeydi. Ama hiçbir okur bir dergiyi tek sayfa tek sayfa açmıyor.

Nermin Hanım maketi kapatıp yeniden açıyor. Yine iki sayfa birden görünüyor ve yine göz kırmızıya gidiyor.

Çizgi romanda okurun gözü, sayfa açıldığı anda iki sayfayı birden görür. Bir sürprizi saklamanın yolu, onu çevrilecek sayfanın arkasına koymaktır.

Bu derste ne olacak

Bu derste Selim'in sekiz sayfasını baştan sona yeniden dağıtacağız. Bir sayfaya kaç panel konacağının okurun hızını nasıl değiştirdiğini göreceğiz. Kalabalık pazarın hangi sayfada büyüyeceğine, hangi anın bütün sayfayı alacağına karar vereceğiz. Arda'nın koşusunu küçük panellerle hızlandıracağız. Sözsüz panellerin okuru nerede durdurduğuna bakacağız. Şemsiyenin sahibini sayfa çevrilince göstereceğiz. Son panelin bir öyküyü nasıl kapattığını konuşacağız. En sonda kırmızıyı bir ritim aracı olarak ele alacağız ve tek bir istisnanın ritmi bozup bozmayacağını tartışacağız. Her kararı Aylin'in çizeceği sekiz sayfa üzerinde sınayacağız. Yanımızda bir rüya sayfası, yaşlı bir kahraman, haftalık bir gazete macerası, sözsüz bir göç kitabı ve bir kardan adam olacak.

Sıfır noktası

Bir film seyircisini kendi hızında taşır. Sahne iki dakika sürüyorsa seyirci iki dakika bekler. Çizgi romanda bu hızı okur belirler. Bir paneli bir saniyede geçebilir, bir başkasında uzun süre kalabilir. Geri dönüp bir kareye yeniden bakabilir. Yazar okurun saatine dokunamaz. Ama okurun gözünü yavaşlatan ya da hızlandıran şeyleri sayfaya koyabilir.

Bu şeylerin çoğu sayfanın düzeninde durur. Bir sayfada çok panel varsa göz hızla geçer. Tek, büyük bir panel varsa göz orada oyalanır. Sözsüz bir panel okuru durdurur, çünkü okunacak bir cümle yoktur ve göz resmin içinde dolaşır. Kalabalık, ayrıntılı bir resim de okuru yavaşlatır. Boş, sade bir kare ise hızla geçilir. Panelin biçimi de bir şey söyler. Uzun, yatay bir panel gözü soldan sağa yürütür. Dar, uzun bir panel gözü aşağı indirir.

Bir de kâğıdın kendisi var. Basılı bir dergi açıldığında iki sayfa karşılıklı durur. Okur önce ikisini birden görür, sonra okumaya başlar. Sağdaki sayfanın sonunda okur bir şey yapar: sayfayı çevirir. O çevirme anı çizgi romanın film kesmesine en yakın şeyidir. Yeni iki sayfa bir anda ortaya çıkar. Okur neyle karşılaşacağını bilmez. Bu an yazarın elindeki en güçlü kesmedir, çünkü okur onu kendi eliyle yapar.

Senaryo yazarının işi bu yüzden sahneleri sıraya dizmekle bitmez. Her sahnenin hangi sayfaya, sayfanın neresine düşeceğini de tasarlar. Aynı öykü sekiz sayfaya bir biçimde dağıtılınca heyecanlı okunur. Başka biçimde dağıtılınca aynı olaylar düz bir sıra gibi akar.

Selim bunu kutu düşünerek biliyordu. Kurgu masasında da her çekimin bir yeri ve bir süresi vardı. Ama kurguda süreyi kendisi seçiyordu. Bir çekimi iki saniye tutarsa seyirci de iki saniye görüyordu. Burada süreyi okur seçecek. Selim ona yalnız yollar bırakabilir: geniş bir yol, dar bir geçit, bir köşe. Okur hangisinden ne hızla geçeceğine kendisi karar verecek.

Kırmızı Şemsiye'nin işi kısa ama sıkı. Sekiz sayfa, siyah beyaz baskı, tek bir ara renk. Az diyalog, düşünce balonu yok. Arda'nın aklından geçeni okur hiçbir yerde okumayacak. Öyküyü taşıyacak olan çoğunlukla sayfanın düzeni olacak. Panelin büyüklüğü, sayısı, yeri ve kırmızının nerede durduğu.

Mekanizma

Sayfa dağılımı

Selim maketi açıp masaya yayıyor. İlk taslağı şöyleydi: pazar, kayboluş, koşu, yabancı, dönüş, buluşma. Her olaya kabaca bir sayfa vermişti. Burcu'nun gördüğü sorun burada başlıyor. Yabancının yüzü beşinci sayfanın altına düşmüştü. Selim olayları saymış, kâğıdın nasıl açılacağını hesaba katmamıştı.

Selim bu kez işe kâğıdın katından başlıyor. Fanzinde öykü bir sağ sayfadan açılacak. Birinci sayfa tek başına duracak. Sonra ikinci ile üçüncü, dördüncü ile beşinci, altıncı ile yedinci karşılıklı açılacak. Sekizinci sayfa en sonda solda kalacak.

Bu düzende okur öykünün içinde sayfayı dört kez çevirecek. Selim dört çevirmenin her birine bir iş veriyor. Birincisi okuru pazarın içine sokacak. İkincisi koşuyu başlatacak. Üçüncüsü şemsiyenin sahibini gösterecek. Dördüncüsü babaanneye götürecek. Bu dağılım bir deneme. Aylin dağılımı görmeden çizmeye başlamayacak.

Panel sayısı

Birinci sayfa üç panel. Üstte geniş bir pazar: tenteler, kasalar, satıcılar. Altta iki küçük kare. Birinde iki el birbirini tutuyor, küçüğü Arda'nın. Ötekinde Nazife Hanım kırmızı şemsiyesini güneşe karşı açıyor. Okur şemsiyeyi ilk kez burada, sahibinin elinde görüyor.

İkinci sayfa dört panel. Nazife Hanım cüzdanını çıkarmak için Arda'nın elini bırakıyor. Arda bir el arabasına yol vermek için geri çekiliyor. Son karede tek başına; uzakta, başların üstünde bir kırmızı şemsiye. Kareler küçüldükçe göz hızlanıyor. Okur, ellerin ayrıldığı anı neredeyse kaçırıyor. Selim bunu istiyor. Kayboluş fark edilmeden olur, çocuğun kendisi de fark etmez.

Selim önce ellerin ayrıldığı kareyi büyütmeyi düşünmüştü. Önemli bir an gibi görünüyordu. Ama büyük panel okura "burada bir şey oluyor" diye bağırırdı. Küçük kare ise okuru Arda kadar dalgın bırakıyor.

Büyük panel ve tam sayfa

Üçüncü sayfada Arda başını kaldırıyor. Babaannesi yanında yok. Selim bu sayfaya tek bir resim koymak istiyor.

Aylin'in çizeceği resim yukarıdan bakıyor. Kalabalık, tezgâhlar, tenteler, kasalar. Arda bu kalabalığın ortasında küçücük. Okur önce onu bulmak zorunda. Sonra gözü sayfanın sağ kenarına kayıyor. Orada, kalabalığın en uzak ucunda, başların üstünde küçük bir kırmızı nokta var. Okurun sayfada son gördüğü şey o nokta oluyor ve sayfayı o noktayla çeviriyor.

Selim'in ilk taslağında burada iki küçük panel vardı. Arda'nın yüzü, sonra kalabalık. Okur kaybolmayı okuyordu ama yaşamıyordu. Tam sayfada okur da kalabalıkta Arda'yı arıyor. Arda'nın kaybolduğunu ona kimse söylemiyor, kendisi buluyor.

Sessiz panel

Üçüncü sayfada tek kelime yok. Arda bağırmıyor. Kimse ona bir şey sormuyor.

Emre itiraz ediyor. Arda'nın "Babaanne!" diye bağırması gerekmez mi? Selim tam sayfaya bir bağırış balonu çiziyor ve siliyor. İkinci sayfanın sonundaki küçük, soru işaretli seslenme kalıyor; bağırış kalmıyor. Balon gelince göz önce oraya gidiyor, okuyor ve geçiyor. Balon yokken göz kalabalıkta kalıyor. Arda'nın sessizliği de korkmuş bir çocuğa benziyor. Sekiz yaşında bir çocuk kalabalıkta çoğu zaman bağırmaz, donar.

Hızlı küçük paneller

Dördüncü ve beşinci sayfa koşu. Selim bu iki sayfayı küçük karelerle dolduruyor. Dördüncü sayfada sekiz panel, beşincide altı. Her kare bir an: kasaların altından geçen bacaklar, düşen bir portakal, bir tentenin kenarı, bir satıcının kolu. Her karede kırmızı şemsiye bir yerde görünüyor, bir sonrakinde kayboluyor.

Küçük panelde göz uzun kalamaz. Bir kareden ötekine sıçrar. Okurun okuma hızı Arda'nın koşusuna uyar. Selim bu sayfalara diyalog koymuyor. Yalnız bir satıcının bağırışı var, o da yarım, kadrajın dışından geliyor.

Çift sayfa ve sayfa çevirme sürprizi

Burcu'nun sorunu bu iki sayfada çıkmıştı.

Dördüncü ve beşinci sayfa bir çift sayfa. Yabancının yüzü beşinci sayfanın altındaysa, okur onu sayfayı açar açmaz görür. Selim yüzü oradan kaldırıyor. Beşinci sayfanın son panelinde yalnız Arda'nın eli var. Kırmızı şemsiyenin sapını tutan bir kolun yenine uzanıyor. Kolun sahibi kadrajın dışında.

Okur sayfayı çeviriyor. Altıncı sayfanın üstünde geniş bir panel. Kırmızı şemsiyenin altında genç bir kadın, bebek arabasını gölgeliyor. Arda'ya şaşkın bakıyor. Şemsiye başkasının. Bu panelin sayfanın en üstünde, en solda durması bir rastlantı değil. Okurun gözü yeni açılımda ilk oraya düşüyor.

Bölüm sonu

Altıncı sayfanın geri kalanı iki sessiz panel. Arda'nın eli havada kalıyor. Sonra Arda geldiği yola dönüyor. Yedinci sayfada dört panel var. Arda el arabasının geçtiği yolu tanıyor, portakalın düştüğü kasayı tanıyor. Yolunu kendisi buluyor. Bu sayfada hiç kırmızı yok.

Yedinci sayfanın son panelinde simitçinin camlı arabası görünüyor. Önünde bir kadın sırtı dönük duruyor. Elinde kapalı bir şemsiye var. Okur sayfayı son kez çeviriyor.

Sekizinci sayfa üç panel. Nazife Hanım dönüyor. Arda'yı görüyor. Son panel sayfanın en büyüğü: şemsiye yeniden açılıyor, kırmızı. Selim bu panelin altına başka hiçbir şey koymuyor.

Kırmızı Şemsiye fanzinde bir kez basılacak, bir devamı yok. Yine de son panel bir bölüm sonu gibi çalışmalı. Okur dergiyi kapatırken gözünde kalan şey o olacak. Sekizinci sayfa solda duruyor ve karşısındaki sağ sayfada fanzinin başka bir yazısı olacak. Selim o sayfanın ne olacağını bilmiyor. Bu yüzden son paneli büyük yapıyor. Göz karşı sayfaya kaymadan önce kırmızıyı görmeli.

Emre soruyor: "Neden kapamıştı?" Selim omuz silkiyor. Panelde bir cevap yok, yazacağı metinde de olmayacak.

Görsel yoğunluk ve ara renk

Aylin bir öneriyle geliyor. Pazar kırmızıyla dolu: domatesler, biberler, kirazlar. Gerçek bir pazarı siyah beyaz basmak ona yalan gibi geliyor.

Selim kuralını savunuyor. Kırmızı yalnız şemsiyede. Domatesler de kırmızı olursa dördüncü sayfadaki küçük karelerde göz şemsiyeyi bulamaz. Ayrıntılı, kalabalık bir panel zaten gözü yavaşlatıyor. Bir de her yerde kırmızı olursa koşu durur.

Kırmızının miktarı sayfadan sayfaya değişiyor. Birinci sayfada küçük, üçüncüde bir nokta, koşuda her karede, altıncıda büyük ve yanlış yerde. Yedinci sayfada hiç yok. Sekizinci sayfanın sonunda bütün öykünün en büyük kırmızısı.

Rengin yokluğu da iş görüyor. Okur altıncı ile yedinci sayfayı birlikte açtığında yedincinin altında sırtı dönük bir kadın var. Elindeki şemsiye kapalı, kırmızı değil. Göz ona takılmıyor. Burcu'nun ilk okumada yakaladığı hata burada tekrarlanmıyor, çünkü kırmızı gözü çekmiyor.

Burcu bir istisna öneriyor: tek bir domates, yalnız yedinci sayfada. Arda bir an onu şemsiye sanacak mı? Aylin buna sıcak bakıyor. Selim emin değil. Karar verilmiyor. Selim iki baskı deneyecek, ikisini de atölyeye getirecek.

Filmlerden okuma

Usta katmanı

Önce maketi katla. Sayfa dağılımını düz bir listede yapma. Kâğıdı katla, sayfaları gerçek düzenine koy. Hangi sayfaların karşılıklı duracağını gözünle gör.

Çevirme anlarını işaretle ve her birine bir iş ver. Sekiz sayfalık bir öyküde okur birkaç kez sayfa çevirir. Her çevirme bir kesmedir. Boşa giden bir çevirme, ritimden düşen bir vuruştur.

Sürprizi sağ sayfaya koyma. Okur çift sayfayı açtığında göz hemen sağ alt köşeye kayabilir. Sağ sayfanın sonunda soruyu sor, cevabı çevrilen sol sayfanın başına koy.

Sol sayfanın sonu da bir yerdir. Okur sol sayfayı bitirince çevirmez, sağa geçer. Orada bir kanca koyarsan cevabı aynı açılımda gelir. Bu yer kısa bir merak için uygundur, sürpriz için dardır.

Yayının düzenini sor. Öykünün sağ sayfadan mı sol sayfadan mı açılacağını yazmaya başlamadan öğren. Tek bir kayma bütün çevirme anlarını yerinden oynatır.

Okuma yönünü hesaba kat. Sağdan sola okunan bir yayında, örneğin çoğu Japon çizgi romanında, sayfa öbür yana çevrilir. Sorunun ve cevabın yeri de yer değiştirir. Öykünü çevrilecek bir baskı için yazıyorsan dağılımı iki yöne göre sına.

Tam sayfada okurun yolunu çiz. Göz büyük bir resme sol üstten girer ve çoğu zaman sağ alta doğru iner. Arda'yı bu yolun ortasına, kırmızı noktayı yolun sonuna koymak okurun onları bu sırayla bulmasını sağlar.

Panel sayısını hızla eşleştir. Çok panel hızlandırır, az panel yavaşlatır. Ama bu kural ancak sayfadan sayfaya değişirse hissedilir. Her sayfada aynı sayıda panel varsa okur bir hız değişimi duymaz.

Tam sayfayı bir kez harca. Kısa bir öyküde tam sayfa bir ya da iki kez kullanılır. Her önemli anı tam sayfaya açarsan okur hiçbir yerde durmaz.

Büyük paneli küçük panellerle hazırla. Büyüklük göreli bir şeydir. Büyük panelden önce sayfayı sıklaştır. Büyük resim o zaman gerçekten açılır.

Tam sayfanın çıkış kapısını düşün. Tam sayfada göz serbestçe dolaşır. Okurun sayfayı hangi ayrıntıyla çevireceğini sen seç ve onu sayfanın çevrilen kenarına yakın koy.

Sessiz paneli okurun gözüne bırak. Sözsüz bir panele açıklayıcı bir kutu eklemek, okurun yavaşladığı yerde onu yeniden hızlandırır.

Sessizliği karakterin durumundan türet. Arda'nın sessizliği kaybolmuş bir çocuğun sessizliği. Sessiz panel sahnenin içinden gelince inandırıcıdır, bir üslup süsü olarak eklenince yapay durur.

Koşuyu kareler arasında böl. Hızlı küçük panellerde her karede tek bir an olsun. Bir karede iki eylem göz hızını düşürür.

Ara rengi bir pusula gibi kullan. Tek renk okurun gözünün nereye gideceğini söyler. Rengi her yere dağıtırsan gözü yönetemezsin.

Rengin miktarını sayfa sayfa planla. Ara rengin nerede çoğaldığını, nerede kaybolduğunu sayfa dağılımına yaz. Rengin yokluğu da bir ritim vuruşudur.

Son paneli sayfanın bütününe göre ölç. Son panel çoğu zaman sayfanın en büyüğü ya da en küçüğüdür. Ortada kalan bir son panel okurun gözünde kalmaz.

Kararını çizerle sına. Yazarın maketi bir öneridir. Çizer bir sahneye daha çok yer isteyebilir. Dağılımı birlikte gözden geçir ve çevirme anlarını koru.

Sayfa sayısı sabitse sahneyi kıs, sayfayı değil. Fanzinin sekiz sayfası esnemez. Bir sahne büyüyorsa başka bir sahneden kare al. Çevirme anlarının yerini kaydırmak, öykünün bütün kancalarını kaydırır.

Bitmiş maketi baştan sona bir kez hızlı çevir. Hiçbir kareyi okumadan yalnız sayfaları çevir. Gözüne takılan kareler ritmin vuruşlarıdır. Takılmaması gereken bir kare takılıyorsa onu küçült ya da yerini değiştir.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Okur panelleri tek tek, sırayla görür."
Doğrusu

Okur sayfayı açtığında önce bütün açılımı görür. Sonra sırayla okur. Büyük, renkli ya da sayfanın köşesindeki bir kare, sırası gelmeden göze çarpabilir.

Yaygın yanlış"Sürpriz sayfanın sonuna konur."
Doğrusu

Sürpriz ancak çevrilen sayfanın başında saklı kalır. Sağ sayfanın sonu soruya, sol sayfanın başı cevaba aittir.

Yaygın yanlış"Önemli an büyük panel ister."
Doğrusu

Bazen en önemli an küçük bir karede durur. Kırmızı Şemsiye'de Arda'nın elini bırakması küçük ve hızlı. Okur onu neredeyse kaçırdığı için kayboluş gerçek gelir.

Yaygın yanlış"Sessiz panel ölü zamandır."
Doğrusu

Sözsüz panel okuru durdurur ve resme baktırır. Çoğu zaman bir diyalog panelinden daha uzun okunur.

Yaygın yanlış"Hızlı sahne için çok diyalog gerekir."
Doğrusu

Diyalog gözü balonda tutar ve sahneyi yavaşlatır. Hızı küçük, sözsüz paneller verir.

Yaygın yanlış"Tam sayfa ne kadar çoksa öykü o kadar etkili olur."
Doğrusu

Tam sayfa çevresindeki sık sayfalar sayesinde büyük görünür. Arka arkaya gelen tam sayfalar birbirinin etkisini siler.

Yaygın yanlış"Renk varsa her yerde kullanılmalı."
Doğrusu

Tek bir ara renk, az kullanıldığında en çok iş görür. Her yerde olan renk hiçbir şeyi göstermez.

Yaygın yanlış"Sayfa dağılımı çizerin işidir."
Doğrusu

Çizer sayfayı kurar, ama hangi anın hangi sayfaya düşeceği öykünün kendisidir. Senaryo yazarı bunu yazarken planlar.

Yaygın yanlış"Kısa öyküde bölüm sonu olmaz."
Doğrusu

Tek seferlik bir öykünün de bir son paneli vardır. Okur dergiyi kapatırken gözünde o kare kalır. Sonu ayrıca tasarlanmamış bir öykü, sayfası bittiği için bitmiş gibi okunur.

Yaygın yanlış"Panel sayısı sayfanın büyüklüğüne göre seçilir."
Doğrusu

Sayfanın büyüklüğü bir sınır koyar, ama sayıyı sahnenin hızı belirler. Aynı büyüklükteki iki sayfadan biri üç, öbürü sekiz panel taşıyabilir.

Yaygın yanlış"Okur sürprizi görse de olur, önemli olan öykü."
Doğrusu

Erken görülen bir sürpriz, ondan önceki bütün sayfaların gerilimini boşa çıkarır. Burcu yabancının yüzünü görünce koşunun anlamı kalmamıştı.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Çizgi romanda hızı okur belirler, yazar sayfa düzeniyle yönlendirir.
  • Sayfa dağılımı her anın hangi sayfaya, sayfanın neresine düşeceğini planlar.
  • Çok panel hızlandırır, az panel yavaşlatır.
  • Büyük panel ancak küçük panellerin yanında büyük görünür.
  • Tam sayfa okuru durdurur ve az kullanılır.
  • Sessiz panel okuru resme baktırır ve yavaşlatır.
  • Küçük paneller koşu gibi hızlı anları taşır.
  • Açılan iki sayfa göze önce tek bir resim gibi gelir.
  • Sürpriz çevrilen sol sayfanın başına konur.
  • Son panel okurun gözünde kalan karedir.
  • Tek bir ara renk gözü yönetir, yokluğu da ritmi taşır.
  • Sayfa sayısı sabitse çevirme anlarının yeri de sabittir; öykü onlara göre kurulur.
  • Sayfa dağılımı bir denemedir ve çizerle birlikte sınanır.

Sonraki derse köprü

Selim'in sayfa dağılımı şimdi katlanmış bir maketin üstünde, kurşun kalemle çizilmiş kutulardan ibaret. Aylin bu maketten çizemez. Ona bir metin gerekiyor. Sonraki ders çizgi roman senaryo formatını ele alıyor. Altıncı sayfanın ilk paneli nasıl yazılır ki Aylin onun geniş olacağını ve en üstte duracağını bilsin? Panel betimlemesi nerede biter? Kırmızının yalnız şemsiyede kalacağını söyleyen sanatçı notu sayfanın neresine yazılır? Arda'nın hiç konuşmadığı bir panelde diyalog satırı boş mu bırakılır, hiç mi yazılmaz?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — katlanmış küçük bir maket açılıyor; iki sayfa birden görünüyor, göz sağ alt köşedeki kırmızıya kayıyor.
  • Sayfa dağılımı — sekiz küçük sayfa çiftler hâlinde diziliyor; birinci sayfa tek başına sağda, sekizinci tek başına solda.
  • Tam sayfa — yukarıdan kalabalık bir pazar, ortada küçücük bir çocuk, sağ kenarda bir kırmızı nokta.
  • Hızlı küçük paneller — kareler sıklaşıyor, her birinde kırmızı bir an görünüp kayboluyor.
  • Sayfa çevirme — bir sayfa çevriliyor; sol sayfanın başında şemsiyenin altında yabancı bir yüz.
  • Ara renk — sayfa sayfa kırmızının miktarı bir çizgi gibi iniyor, kayboluyor, en sonda yükseliyor.

Ritim

Ders bir kâğıdın katlanma sesiyle açılsın. Bitişte bir şemsiyenin açılma sesi kalsın.