İçeriğe geç

Ders 83.3

Şarkı yerleşimi

Senaryo Akademisi — Bölüm VII, Modül 83

3.382 kelime5 film örneği≈ 15 dk okuma≈ 23 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Şarkı, duygunun değil, değişimin yoğunlaştığı yere konur.
  • Şarkı ihtiyacı, değişimin konuşmayla yapılamadığı yerde doğar.
  • Şarkı dağılımı hikâyenin dönüm noktalarını izler; kararlar şarkısız kalmamalı.
  • Kalkış repliği bir şeyi açık bırakır ve şarkı onun cevabı olarak başlar.
  • Şarkının ortasında bir dönüş olur; bu dönüş çoğu zaman dünyadan gelir.
  • İniş repliği, şarkının bıraktığı izi doğrular ya da yok sayar.
  • Duygu yinelemesi silinerek ya da şarkıya yeni bir yön verilerek çözülür.
  • Durduran numara, içine bir olay ya da ara konuşma konunca hikâyeyi taşır.
  • Ara konuşma, müzik sürerken olay örgüsünü bir adım ilerletir.
  • Konuşmadan şarkıya ve şarkıdan konuşmaya geçiş, dünyanın kendi sesiyle işaretlenebilir.
  • Taşınan şarkının işi de yeniden yazılır; yer değişince sözler de değişir.

Açılış sahnesi

Burcu tahtaya bir liste yazıyor. Her satırda bir şarkı ve yanında bir sayfa var. İlk dakikada Rukiye'nin mırıltısı. On beşinci sayfada Rukiye'nin büyük şarkısı. Yirminci sayfada Tahsin'in saatleri. Yirmi sekizinci sayfada Rukiye ile Nihat. Otuz beşinci sayfada yine Rukiye, bu kez tiyatronun önünde. Kırk ikinci sayfada mağazanın açılış gösterisi. Sonra uzun bir boşluk. Son satırda final yazıyor, doksanıncı sayfanın yanında.

Selim listeye uzaktan bakıyor. "Kırk ikinci sayfadan sonra kimse şarkı söylemiyor. Bu film yarısında konuşmaya mı dönüyor?"

Burcu omuz silkiyor. "İkinci yarıda olaylar var. Kira, teklif, Necmiye Hanım'ın elleri. Şarkıya yer kalmadı."

Emre gülüyor. "Yani şarkılar olay olmayan yerlere gitmiş."

Burcu cevap vermiyor. Listedeki iki Rukiye satırına bakıyor. On beşinci sayfayla otuz beşinci sayfa arasında yirmi sayfa var. İkisinde de Rukiye aynı şeyi istiyor.

Nermin Hanım tebeşiri alıp listenin yanına dikey bir çizgi çekiyor. Çizgiyi sayfa numaralarına göre bölüyor. Finalden başka bütün şarkılar çizginin üst yarısında toplanmış.

Bir şarkının yeri, hikâyenin o noktada değişmesi gereken şeye göre seçilir; duygunun nerede yoğun hissedildiğine göre değil.

Bu derste ne olacak

TERZİHANE'nin şarkı listesini sayfa sayfa okuyacağız. Önce bir anın gerçekten şarkıya ihtiyaç duyup duymadığını soracağız. Sonra şarkıdan hemen önceki son cümleye, şarkının ortasındaki dönüşe ve şarkıdan sonraki ilk cümleye bakacağız. Aynı duyguyu iki kez söyleyen iki şarkıyı ve hikâyeyi bekleten büyük bir gösteriyi masaya yatıracağız. En sonda dikiş makinesinin ritmiyle konuşmadan şarkıya, şarkıdan konuşmaya geçeceğiz. Her adımda Burcu'nun listesinden bir satır silinecek, taşınacak ya da yeniden yazılacak. Filmler bir Noel gecesinden, bir limandan, bir kulisten, bir profesörün çalışma odasından ve bir cenaze evinin bodrumundan gelecek. Dersin sonunda listenin her satırının yanında bir giriş ve bir çıkış yazacak.

Sıfır noktası

Bir müzikali ilk kez yazan biri şarkıları genellikle en güçlü hissettiği yerlere koyar. Karakter üzgünse şarkı söyler. Karakter mutluysa yine söyler. Bu yöntem dürüst görünür. Ama sonunda şarkılar hikâyenin sakin yerlerinde birikir. Olaylar ise şarkısız kalır.

Müzikalde bir şarkı birkaç dakika sürer. O dakikalarda seyirci başka bir şey beklemez. Şarkı bittiğinde hikâye nerede kaldıysa oradan devam eder. Şarkı süresince hiçbir şey değişmediyse seyirci birkaç dakika kaybetmiş olur. Bunu ilk şarkıda bağışlar. Üçüncüsünde saatine bakar. Dördüncüsünde şarkının bitmesini bekler ve müzikal bir duraklar dizisine döner.

Burada önemli bir ayrım var. Duygu yoğun diye şarkı gerekmez. Bir sahnenin şarkıya ihtiyacı, sahnede bir şeyin değişmesi gerektiğinde doğar. O değişim konuşmayla ya yapılamıyordur ya da konuşmayla yapılırsa küçülür. Şarkı, o değişimin gözümüzün önünde gerçekleştiği yerdir.

Şarkının bir öncesi ve bir sonrası vardır. Öncesinde karakter bir durumdadır. Bir şey istiyordur, bir şeyden korkuyordur, bir şeyi saklıyordur. Şarkı başlar ve bu durum içeriden kımıldar. Şarkı bittiğinde karakter başka bir yerdedir. Bu üç an ayrı ayrı yazılır. Şarkıyı yalnız söz olarak yazan yazar, öncesini ve sonrasını sayfada boş bırakır.

Burcu'nun listesinde sayfa numaraları var ama durumlar yok. Hangi şarkıya kim hangi hâlde giriyor, hangi hâlde çıkıyor? Liste bunu söylemiyor. Atölye bu yüzden her satırın yanına iki sütun açacak. Birine şarkıdan önceki durum, öbürüne şarkıdan sonraki durum yazılacak. İki sütun aynı kalan satır, listede yer işgal ediyor demektir.

Bu iş besteciden önce gelir. Besteci bir şarkının ezgisini, söz yazarı dizelerini kurar. Ama şarkının hangi sayfada, hangi kararın üstünde durduğuna senaryo karar verir. Yanlış yere konmuş iyi bir şarkı, filmi yavaşlatır. Doğru yere konmuş sıradan bir şarkı ise bazen bir sahneyi taşır.

Şarkı ile konuşmanın sınırı da senaryonun işidir. Seyirci bir konuşmanın şarkıya döndüğü anı fark etmeli mi? Yoksa bu geçiş fark edilmeden mi olmalı? Şarkı bittiğinde konuşma kaldığı yerden mi sürer, yoksa yeni bir yerden mi başlar? Bu soruların cevabı sayfada yazılı değilse çekim günü kimse onları bilmez.

Mekanizma

Şarkıya ihtiyaç

Atölye listenin ilk satırlarından değil, listede olmayan bir şarkıdan başlıyor. Burcu taslağın bir yerinde Şükrü Bey'e de bir şarkı vermiş. Mağazanın bölge müdürü dükkâna geliyor ve şarkıyla kendini anlatıyor. Hazır giyim nasıl çalışır, fiyatlar neden düşer, çarşı neden değişir? Şarkı iki sayfa sürüyor. Şükrü Bey şarkıya girdiği gibi çıkıyor.

Selim bir soru soruyor. Bu sahnede ne değişmeli? Şükrü Bey'in dükkâna geldiği bilgisi, birkaç replikle de verilir. Şarkı burada bir bilgi taşıyor ama bir dönüşüm taşımıyor. Burcu şarkıyı siliyor ve sahneyi iki repliğe indiriyor. Şükrü Bey kibar, kısa ve haklı konuşuyor.

Sonra ters yönde bir yer çıkıyor. Altmışıncı sayfada Necmiye Hanım mağazanın teklifini gece yalnız okuyor. Dükkânda kimse yok. Konuşacağı biri de yok. Burcu sahneyi tek bir sessiz sayfa olarak yazmış. Oysa Necmiye Hanım bu gece bir şeyden vazgeçmeye başlıyor. Seyircinin bunu yüzünden okuması gerekiyor. Atölye o sayfanın yanına bir işaret koyuyor. Bu, listede eksik olan bir şarkı olabilir. Şarkının türü başka bir tartışmanın konusu; burada önemli olan yerin boş kalmaması.

Liste ve sayfalar

Burcu'nun listesindeki altı şarkı ilk kırk iki sayfada. Sonraki elli sayfada şarkı yok. Oysa hikâyenin büyük kararları o elli sayfada veriliyor: teklif, kira artışı, Rukiye'nin başvurusu. Seyirci ilk yarıda bir müzikal izliyor. İkinci yarıda bir drama geçiyor. Müzikal sözleşme yarı yolda unutulmuş gibi duruyor.

Nermin Hanım çizgide boş kalan yerleri işaretliyor. Atölye iki taşıma yapıyor. Necmiye Hanım'ın gece sahnesi ikinci yarıya bir şarkı getiriyor. Tahsin'in yirminci sayfadaki şarkısı da elli beşinci sayfaya taşınıyor. Tahsin'in şarkısı artık yalnız saatleri anlatmayacak. Kendi kirasının da arttığını söyleyecek. Komik şarkı ağır bir haberi taşıyabilir.

Şarkıdan önceki cümle

Taslağın on beşinci sayfası Necmiye Hanım'ın kapatma sözüyle açılıyor. Rukiye önce itiraz ediyor, sözü yetmiyor. Burcu'nun taslağında son konuşma cümlesi Rukiye'nin: "Ben ne yapacağım peki?" Sonra şarkı başlıyor. Şarkının ilk dizesi de aynı soruyu soruyor.

Selim bir sorun görüyor. Soru iki kez soruluyor, bir kez konuşarak, bir kez şarkıyla. Emre son cümleyi Necmiye Hanım'a veriyor. Necmiye Hanım makineye eğilmiş, sırtı dönük: "Makineyi de satarım. Alan olursa." Rukiye'nin cevabı yok. Pedal sürüyor. Şarkı bu cümlenin karşısında başlıyor. Rukiye artık bir soru sormuyor, bir makineyi savunuyor.

Şarkının ortası

Bir şarkının içinde de bir dönüş olur. Girişte karakter bir durumu tarif eder. Ortada bir şey araya girer: bir hatıra, bir ses, bir karar. Son kısımda karakter yeni bir yerden söyler. Ortası olmayan şarkı aynı yerde döner.

Rukiye'nin on beşinci sayfadaki şarkısında bu dönüş Selim'in dizeleriyle gelmişti. Askıdaki kostüm bir sırrı açıyordu. Atölye dönüşün yerini de belirliyor. Şarkının ilk yarısı dükkânı anlatıyor. Ortada makinenin temposu bir an düşüyor, çünkü Necmiye Hanım'ın ayağı yavaşlıyor. Rukiye bunu duyuyor. Şarkının ikinci yarısı oradan başlıyor. Dönüşü sözler değil, makine getiriyor.

Şarkıdan sonraki cümle

Burcu'nun taslağında şarkı bitince Necmiye Hanım "Çayı koy" diyor. Rukiye çayı koyuyor. Sahne sürüyor. Şarkı hiç söylenmemiş gibi.

Selim'e göre "Çayı koy" yanlış değil. Ama bu cümle şarkıyı geri alıyor. Rukiye bir sır açtı, Necmiye Hanım onu duymadı mı? Burcu yeni bir cümle deniyor. Necmiye Hanım dönmeden konuşuyor: "O kostümü elle mi diktin, makineyle mi?" Necmiye Hanım her şeyi duymuş. Yasaklamıyor, sevinmiyor da. Bir usta gibi dikişi soruyor. Rukiye'nin sırrı artık ikisinin arasında.

Aynı duygu iki kez

Otuz beşinci sayfada Rukiye tiyatronun arka kapısının önünde duruyor. Burcu buraya ikinci bir şarkı koymuş. Rukiye sahneyi, kostümleri, ışığı istiyor. On beşinci sayfada da aynı şeyi istiyordu.

Selim ikinci şarkıyı silmeyi öneriyor. Emre dönüştürmeyi. Burcu ikisini de tartıyor. Sonunda şarkıyı tutuyor, ama durumu değiştiriyor. Tiyatronun kapısında bir ilan asılı. Kostüm atölyesi çırak arıyor; başvuranlar bir numune parça getirecek. Rukiye ilanı okurken şarkı başlıyor. İlk yarıda yine istiyor. Ortada ilanın son satırını okuyor. İkinci yarıda bir plan kuruyor:

Gece dükkân uyurken,
Makine benim olur.
Ustamın kumaşından bir kesik,
Sabaha bir yaka, bir kol.

Şarkıya bir istekle giriyor. Bir planla ve bir gizle çıkıyor. Rukiye numuneyi Necmiye Hanım'dan habersiz dikecek. On beşinci sayfada istek söylenmişti. Otuz beşinci sayfada istek bir eyleme dönüyor. İki şarkı artık aynı şeyi söylemiyor.

Hikâyeyi bekleten numara

Kırk ikinci sayfa, mağazanın açılış günü. Burcu buraya beş sayfalık bir gösteri yazmış. Vitrinde dansçılar, beyaz ışık, Nihat'ın önderliğinde büyük bir koro. Rukiye karşı kaldırımdan izliyor. Gösteri bitiyor. Herkes yerine dönüyor.

Numara güzel olabilir. Ama beş sayfa boyunca hiçbir karakterin durumu değişmiyor. Nermin Hanım numarayı kesmiyor. Onun içine bir olay koymayı öneriyor.

Gösteri sürerken Şükrü Bey karşıya geçiyor. Müzik altta devam ediyor. Şükrü Bey dükkânın kapısında Necmiye Hanım'a bir zarf uzatıyor: "Acelesi yok. Düşünün." Necmiye Hanım zarfı alıyor. Rukiye bunu camın arkasından görüyor. Koro yeniden yükseliyor. Numara bittiğinde Necmiye Hanım zarfı açmadan çekmeceye koyuyor. Gösteri yine beş sayfa. Ama artık bir teklif dükkânın içinde.

Makineden şarkıya, şarkıdan makineye

Bir şarkıya giriş ve çıkış kulakla duyulur. TERZİHANE'de bu iş dikiş makinesinde. Necmiye Hanım'ın kalkış repliği makinenin temposuna oturuyor. Rukiye'nin ilk dizesi konuşma gibi geliyor, vuruşun üstünde. İkinci dizede ses ezgiye dönüyor. Seyirci şarkının nerede başladığını tam seçemiyor.

Çıkış daha keskin. Burcu şarkının sonunda ipliği koparıyor. Makine boşa dönüyor, sonra duruyor. Dükkân bir an sessiz. İniş repliği bu sessizliğin içine düşüyor. Şarkının bittiğini seyirciye bir ses söylüyor, bir alkış değil.

Filmlerden okuma

Usta katmanı

Listeyi iki sütunla yaz. Her şarkının yanına giriş durumunu ve çıkış durumunu tek satırla yaz. İki satır aynıysa şarkı ya silinir ya yeniden kurulur. Burcu'nun listesinde bu sütunlar eklenince otuz beşinci sayfadaki satır hemen göze battı.

Önce dönüm noktalarını işaretle, sonra şarkıları. Hikâyenin büyük kararlarını sayfa çizgisine yaz. Şarkıları o kararların yakınına koy. Şarkılar bir yarıda toplanıyorsa hikâyenin kararları da orada toplanmış olabilir, ya da şarkılar yanlış yerde duruyordur.

Kalkış repliğini başka birine ver. Şarkıdan önceki son cümle şarkıcının kendisinden gelirse şarkı onu tekrar etme eğilimindedir. Son cümle karşıdaki karakterden gelirse şarkı bir cevap olur. Necmiye Hanım'ın "Makineyi de satarım" cümlesi Rukiye'ye cevap verecek bir şey bırakıyor.

İniş repliğini şarkının bedeli olarak düşün. Şarkıdan sonraki ilk cümle, şarkının dünyada bir iz bırakıp bırakmadığını gösterir. Effie'nin şarkısından sonra grup yine gidiyor. Bu da bir iniş: şarkı bir şey değiştirmedi ve bu bir trajedi.

Büyük numarayı yolculuğa çevir. Kalabalık bir numara, bir karakteri bir yerden başka bir yere taşıyorsa hikâyeyi bekletmez. Dodger'ın pazarı ve Fanny'nin limanı böyle çalışıyor. Mağazanın açılışı da Rukiye'yi karşı kaldırımdan vitrinin önüne getirebilir.

Duyguyu değil, yönü değiştir. Aynı duyguyu taşıyan iki şarkı, biri ötekinden farklı bir yere gidiyorsa ikisi de yaşar. Higgins'in sevinci bir deneyin sonuna, Eliza'nınki bir duygunun başına gidiyor. İkinci şarkıya yeni bir duygu aramak zorunda değilsin. Yeni bir yön yeter.

Şarkının ortasına bir dışarıdan ses koy. Şarkının dönüşü bazen karakterin içinden değil, dünyadan gelir. Bir tramvay durur, bir makine yavaşlar, bir ilan okunur. Dışarıdan gelen bu küçük olay, şarkının ortasını bir sahne gibi işletir.

Çıkışı sesle işaretle. Şarkının bitişi bir alkış yeri bırakmak zorunda değil. Kopan bir iplik, duran bir pedal, kapanan bir kapı seyirciye şarkının bittiğini söyler. Sessizlik iniş repliğine yer açar.

Son şarkıyı ilk şarkıya bağla. Finaldeki şarkı, ilk şarkıda açılan durumu kapatır ya da tersine çevirir. Rukiye'nin ilk şarkısı bir makineyi savunuyordu. Final o makinenin kimde kalacağını söylemek zorunda değil. Ama makinenin sesi finalde duyulmalı, ki seyirci yolun nerede başladığını hatırlasın.

Şarkılar arasındaki boşluğu da say. Uzun bir şarkısız bölüm seyirciye sözleşmenin değiştiğini düşündürür. Kısa bir mırıltı, bir ritim, bir ezgi parçası bu boşluğu taşıyabilir. Tahsin'in tıkırdayan saatleri ikinci yarıda bu işi küçük ölçekte görebilir.

Zaman geçecekse şarkıyla geçir. Şarkı birkaç dakikada birkaç geceyi taşıyabilir. Rukiye'nin numunesi tek gecede bitmez. Emre plan şarkısının son kısmını gecelere yaymayı öneriyor. Her dizede bir başka gece, masada biraz daha büyümüş bir yaka. Şarkı biter, numune hazırdır. Bu tür bir yerleşim, sayfalarca sürecek bir süreci tek bir hareket gibi gösterir.

Sessiz sahneyi bir de şarkıyla tart. Konuşacak kimsenin olmadığı sahneler, şarkının en çok işe yaradığı sahneler olabilir. Burcu Necmiye Hanım'ın gecesini sessiz yazmıştı. Atölye o sayfayı bir şarkı adayı olarak işaretledi. Sessiz kalabilir de. Ama bu bir karar olmalı, bir unutuş değil.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Şarkı en güçlü duygunun olduğu yere konur."
Doğrusu

Şarkı, değişimin olması gereken yere konur. Güçlü bir duygu değişmeden kalıyorsa şarkı onu yalnız uzatır.

Yaygın yanlış"Şarkılar filme eşit aralıklarla serpiştirilir."
Doğrusu

Eşit aralık bir ölçü değildir. Şarkılar hikâyenin dönüm noktalarını izler. Bir yarıda iki şarkı, öbür yarıda dört şarkı olabilir; önemli olan kararların şarkısız kalmaması.

Yaygın yanlış"Büyük gösteri numarası her zaman hikâyeyi durdurur."
Doğrusu

Numara bir yolculuğu taşıyorsa ya da içinde bir olay geçiyorsa hikâye ilerler. Dodger'ın pazarı ve mağazanın açılışındaki zarf bunun örneği.

Yaygın yanlış"Şarkı bitince sahne de biter."
Doğrusu

Şarkıdan sonraki ilk replik çoğu zaman şarkının kendisi kadar önemlidir. Necmiye Hanım'ın sorusu olmasa Rukiye'nin şarkısı boşa söylenmiş olurdu.

Yaygın yanlış"İki şarkı aynı duyguyu taşıyorsa biri silinmeli."
Doğrusu

Silmek bir yol. Ama ikinci şarkıya yeni bir yön vermek de bir yol. Cukor'un iki sevinç şarkısı birlikte duruyor, çünkü farklı yerlere gidiyorlar.

Yaygın yanlış"Diyalogdan şarkıya geçiş bir müzik işidir."
Doğrusu

Geçişin kendisini besteci kurar. Ama geçişin hangi cümlede, hangi seste başladığını senaryo yazar. Makinenin temposu sayfada yazılı değilse besteci onu bulamaz.

Yaygın yanlış"Şarkıya ihtiyaç olan yerde karakter mutlaka yalnızdır."
Doğrusu

Oliver'ın bodrumu ve Necmiye Hanım'ın gecesi yalnızlık sahneleri. Ama Effie'nin kulisi kalabalık, Esther'in Noel gecesinde bir dinleyici var. İhtiyaç yalnızlıktan değil, konuşmanın yetmediği değişimden doğar.

Yaygın yanlış"Bir şarkıyı başka bir sayfaya taşımak yalnız bir kurgu meselesidir."
Doğrusu

Şarkı taşındığında giriş ve çıkış durumu da değişir. Tahsin'in şarkısı elli beşinci sayfaya gidince sözleri de değişmek zorunda kaldı. Yer değişince iş değişir.

Yaygın yanlış"Kalkış repliği şarkının konusunu duyurmalıdır."
Doğrusu

Konuyu duyuran bir replik şarkının söyleyeceğini önceden söyler. Kalkış repliği bir şeyi açık bırakmalı. Necmiye Hanım makineyi satacağını söylüyor, Rukiye'nin ne hissettiğini değil.

Yaygın yanlış"Şarkının ortası doldurmadır."
Doğrusu

Ortası olmayan şarkı aynı noktada döner. Esther'in tramvayına John'un yetiştiği an, şarkının ortasına konmuş bir olaydır.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Şarkı, duygunun değil, değişimin yoğunlaştığı yere konur.
  • Şarkı ihtiyacı, değişimin konuşmayla yapılamadığı yerde doğar.
  • Şarkı dağılımı hikâyenin dönüm noktalarını izler; kararlar şarkısız kalmamalı.
  • Kalkış repliği bir şeyi açık bırakır ve şarkı onun cevabı olarak başlar.
  • Şarkının ortasında bir dönüş olur; bu dönüş çoğu zaman dünyadan gelir.
  • İniş repliği, şarkının bıraktığı izi doğrular ya da yok sayar.
  • Duygu yinelemesi silinerek ya da şarkıya yeni bir yön verilerek çözülür.
  • Durduran numara, içine bir olay ya da ara konuşma konunca hikâyeyi taşır.
  • Ara konuşma, müzik sürerken olay örgüsünü bir adım ilerletir.
  • Konuşmadan şarkıya ve şarkıdan konuşmaya geçiş, dünyanın kendi sesiyle işaretlenebilir.
  • Taşınan şarkının işi de yeniden yazılır; yer değişince sözler de değişir.

Sonraki derse köprü

TERZİHANE'nin şarkı listesinde artık her satırın bir yeri ve bir işi var. Ama listede hâlâ şarkı yok, yalnız yerler var. O yerleri ne dolduracak? Çarşının radyosunda yıllardır çalan, herkesin bildiği eski şarkılar mı? Yoksa Rukiye için ilk kez yazılacak bir ezgi mi? Eski bir şarkının sözleri Rukiye'nin numune gecesine uyar mı? Yeni bir ezgi yazılacaksa Burcu sayfayı bir besteciyle nasıl paylaşacak? Şarkıların yeri belli; şimdi sırada o yerlere girecek sesin nereden geleceği var.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — tahtada dikey bir sayfa çizgisi; şarkı işaretlerinin hepsi çizginin üst yarısında toplanmış.
  • Şarkı ihtiyacı — gece, boş bir dükkânda masanın üstünde açılmamış bir zarf.
  • Şarkı dağılımı — çizgideki işaretlerden ikisi aşağı kayıyor, alt yarıya yerleşiyor.
  • Kalkış repliği — makineye eğilmiş bir sırt; pedal dönüyor.
  • İniş repliği — kopan bir iplik, boşa dönen bir makara, ardından sessizlik.
  • Duygu yinelemesi — tiyatronun arka kapısında bir ilan; bir genç kız son satırı okuyor.
  • Durduran numara ve ara konuşma — beyaz ışıklı vitrinde dans eden bir koro; önde el değiştiren bir zarf.

Ritim

Ders bir şarkı listesiyle açılıyor. Önce şarkıya ihtiyacı ve sayfa dağılımını kuruyor. Sonra şarkıdan önceki cümleye, şarkının ortasına ve şarkıdan sonraki cümleye iniyor. Aynı duyguyu taşıyan iki şarkıyı ayırıp büyük bir gösteriyi yeniden işletiyor. Kopan bir iplikle ve sayfaya henüz yazılmamış ezgilerle bitiyor.