İçeriğe geç

Ders 83.2

Şarkı türleri

Senaryo Akademisi — Bölüm VII, Modül 83

3.390 kelime5 film örneği≈ 15 dk okuma≈ 23 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Şarkılar ruh hâline göre değil, hikâyede gördükleri işe göre ayrılır.
  • «İstiyorum» şarkısı bir isteği açar; tanıtım şarkısı bir portre çizer.
  • Aşk düeti bir mesafeyi kapatır; karşıtlık düeti mesafeyi şarkının içinde kurar.
  • Topluluk numarası ortak duyguyu da iç çatlakları da duyurur.
  • Komik şarkı güldürürken bir bilgi ya da bir acı bırakır.
  • İçsel çatışma, iki isteği aynı ağza veren bir şarkıyla sahneye çıkar.
  • Yeniden söyleyiş ezgiyi korur ve tek bir şeyi değiştirir.
  • Final numarası önceki ezgileri toplar; bir cevap ya da bir duruş verir.
  • Karşı tarafa bir istek şarkısı vermek çatışmayı iki haklı arasında kurar.
  • Bir şarkı iki işi birden görebilir, ama asıl bir işi olmalıdır.
  • Aynı türden şarkılar art arda gelirse sahne kendini tekrarlar.

Açılış sahnesi

Burcu bu kez dosyanın yanında tek bir kâğıt getiriyor. Üstünde TERZİHANE'nin şarkıları alt alta yazılı. Her satırda bir karakter adı ve bir çalışma başlığı var.

Selim kâğıdı yüksek sesle okuyor. Rukiye'nin şarkısı: dükkân kapanmasın. Necmiye Hanım'ın şarkısı: ellerim eskisi gibi değil. Nihat'ın şarkısı: karşıdaki dükkâna bakıyorum. Tahsin'in şarkısı: çarşı eskisi gibi değil.

Selim kâğıdı masaya bırakıyor. "Dört kişi aynı şeye üzülüyor."

"Ama hepsi başka biri," diyor Burcu.

"Ezgileri de başka mı?"

Burcu bir an susuyor. Kafasındaki ezgilerin hepsi ağır, yavaş ve minör. Her biri dükkânın önünde, akşamüstü geçiyor. Işık hep aynı: kepengin üstüne düşen soluk bir güneş.

Emre listenin sonuna bakıyor. "Final nerede?"

"Henüz yok. Herkes birlikte söyleyecek, o kadarını biliyorum."

Nermin Hanım kâğıdı alıp her satırın yanına küçük bir soru yazıyor: bu şarkıda karakter ne yapıyor? Burcu ilk satıra "üzülüyor" yazıyor. İkinci satıra da. Üçüncüye gelince kalemi duruyor. Tahsin'in satırına hiçbir şey yazamıyor. Tahsin taslakta çarşının en çok güldüren adamı. Şarkısında ise kimse gülmüyor.

Bir müzikalde şarkının türü, karakterin o anda sahnede ne yapmak zorunda olduğundan doğar; aynı türden dört şarkı, aynı sahneyi dört kez oynatır.

Bu derste ne olacak

TERZİHANE'nin şarkı listesini karakter karakter yeniden kuracağız. Önce bir karakterin kendini ortaya koyduğu şarkılara bakacağız: istediğini ilan ettiği ve kim olduğunu gösterdiği anlar. Sonra iki sesin birbirine çekildiği ya da birbirine direndiği düetlere geçeceğiz. Ardından çarşının kalabalığı ve Tahsin'in güldüren şarkısı gelecek. Necmiye Hanım'ın kendi içindeki kavgası, geri dönen bir ezgi ve finalin ne topladığı en sona kalacak. Filmler bir çöpçatanın kartvizitlerinden, bir gece kulübünden, bir sirkten, bir büyücülük okulundan ve bir askerî mezarlıktan gelecek. Dersin sonunda TERZİHANE'nin listesinde her satırın yanında bir tür yazılı olacak. Kepengin bir gün inip inmeyeceği ise yine karara bağlanmayacak.

Sıfır noktası

Bir müzikali izleyen biri şarkıları çoğu zaman tek tek hatırlar. Biri neşelidir, biri hüzünlü, biri herkesin dans ettiği büyük bir sahnedir. Ama yazarın gözünden bakınca şarkılar ruh hâline göre değil, yaptıkları işe göre ayrılır.

Bir sahne düşün. Karakter bir kapıyı çalıyor, içeri giriyor, bir şey istiyor, reddediliyor. Senarist bu sahneyi yazarken önce neyin değiştiğini sorar; duygu o değişimin içinden gelir. Şarkıda da soru aynı. Bu şarkı bitince seyirci karakter hakkında ne öğrenmiş olacak? Hikâyede ne yer değiştirmiş olacak?

Müzikal tiyatronun uzun pratiği bu işlere adlar vermiş. Bir karakterin hayattan ne istediğini söylediği şarkı var. Seyirciyi biriyle tanıştıran şarkı var. İki kişinin birbirine yaklaştığı ya da birbiriyle çekiştiği şarkı var. Bütün topluluğun katıldığı, salonu güldüren, karakterin kendi kendine hesaplaştığı şarkılar var. Bir de daha önce duyulmuş bir ezginin başka bir anlamla geri döndüğü şarkı ve her şeyi toplayan final.

Bu adlar bir kural kitabı değil. Bir yazarın elindeki iş listesi gibi çalışır. Birçok şarkı iki işi birden görür: güldürürken bir istek açar, tanıtırken bir çatışma kurar. Ama her şarkının asıl bir işi olmalı. Asıl işi olmayan şarkı seyirciye yalnız bir ruh hâli verir.

Burcu'nun listesinde sorun tam burada. Şarkıların hepsi aynı işi görüyor: kaybın acısını dile getiriyor. Seyirci ilk şarkıda bu acıyı anlıyor. İkincide onaylıyor. Üçüncüde saatine bakıyor. Oysa her karakter dükkânın kapanmasından başka bir şey çıkarıyor. Rukiye için kapanma bir kapının açılması olabilir. Nihat için bir iş fırsatı, Tahsin için kendi kepenginin de inmesi. Necmiye Hanım içinse bir ömrün hesabı.

Bu farklar sayfada var, ama şarkılarda yok. Seyirci dört ağıt duyunca dört karakteri tek bir kederli koro gibi algılar. Rukiye'nin heyecanı, Tahsin'in telaşı, Nihat'ın kararsızlığı aynı minör ezginin altında kaybolur.

Şarkı türü bu farkları seyirciye duyurmanın aracıdır. Hangi karakterin hangi şarkıyı söyleyeceğini seçmek, aslında o karakterin hikâyede ne iş gördüğüne karar vermektir.

Mekanizma

Karakter kendini ortaya koyar

Müzikalin ilk çeyreğinde seyirci iki şeyi öğrenmek ister: bu insanlar kim ve ne istiyorlar? İki ayrı şarkı türü bu iki soruya cevap verir.

Burcu'nun taslağında Rukiye'nin şarkısı dükkânın kapanmamasını istiyor. Ama bu Necmiye Hanım'ın isteği. Rukiye'nin kendi isteği taslağın başka bir yerinde, tek cümleyle geçiyor: şehrin tiyatrosunda kostüm yapmak. Selim şarkıyı bu cümlenin üstüne kuruyor. İstek ne kadar somut olursa seyirci o kadar kolay tutunur. Rukiye genel olarak "sahne" istemiyor. Belirli bir kumaşı, belirli bir omza dikmek istiyor:

Şehrin tiyatrosunda bir kapı var,
Ardında askıda bir kral bekler.
Ben o kralın pelerinini dikeceğim,
Perde açılınca omzundan düşmesin.

Seyirci artık Rukiye'nin neyin peşinde olduğunu biliyor. Dükkânın kapanması onun için bir yol ayrımı; felaket Necmiye Hanım'ın payına düşüyor. Bu fark bütün hikâyenin gerilimini değiştiriyor.

İkinci tür seyirciyi bir karakterle tanıştırır.

Necmiye Hanım'ın şarkısı taslakta yaşlanan ellerinin ağıtı. Emre onu bir tanıtım şarkısına çevirmeyi öneriyor. Dükkâna yeni bir müşteri girsin: Bedia Hanım, yıllardır elbiselerini burada diktiren biri. Necmiye Hanım onun ölçüsünü alırken şarkıya geçsin. Seyirci ustanın neyi bildiğini görür: her müşterinin bedeni yıllar içinde nasıl değişti, kim hangi omzunu düşük taşıyor.

Otuz yıldır bu omzu ölçerim,
Her bayram biraz daha iner.
Sen söylemesen de bilirim,
Mezura yalan söylemez.

Bu şarkı Necmiye Hanım'ın ellerinin yavaşladığını da gösterir. Ama önce ustalığı gösterir, acıyı arkada tutar. Kaybın ağırlığı sonra gelecek ve bir usta kaybedileceği için ağır olacak.

İki ses

Müzikalde iki karakter aynı şarkıda buluştuğunda seyirci ilişkinin durumunu duyar. Kim önce başlıyor, kim öbürünün ezgisine katılıyor, sesler ne zaman üst üste biniyor?

Aşk düeti bu buluşmanın en bilinen biçimi. İki karakter şarkıya ayrı girer, bir yerde aynı ezgide birleşir. Burcu Rukiye ile Nihat için tam böyle bir düet yazmış. Ama ilk dizeden itibaren ikisi aynı şeyi söylüyor. Birleşme baştan hazır, şarkı bir şey kazanmıyor.

Selim düeti önce karşıtlığa çeviriyor. Nihat karşı sıradaki vitrinde mankenleri giydiriyor. Rukiye dükkândaki eski ahşap terzi mankenine kumaş iğneliyor. Sokağın iki yanında iki manken, iki genç. Nihat hazır giyimin hızını savunuyor, Rukiye elde dikişin ömrünü:

NİHAT: Sabah gelir, akşam satılır,
RUKİYE: Bir yıkamada boyu kısalır.
NİHAT: Herkes giyer, herkese olur,
RUKİYE: Kimseye tam oturmaz ama.

Son kıtada ikisi aynı dizeye denk geliyor ve ikisi de şaşırıyor. Seyirci bir aşkın başladığını tartışmanın içinden duyuyor. Aşk düeti artık kazanılmış bir buluşma.

Çarşı şarkıya katılır

Bazı anlar tek bir sese sığmaz. Bir mahalle, bir okul, bir pazar hep birden konuşur.

Burcu'nun listesinde çarşının şarkısı yok. Emre bir yer buluyor: mağazanın açılış günü. Çarşının esnafı kepenklerin önüne çıkıyor. Çaycı kiranın arttığını söylüyor. Bedia Hanım eteğini başka yerde kısalttırmayacağını. Tahsin saatinin zaten geri kaldığını. Sesler üst üste biniyor, her biri kendi derdini söylüyor. Nakaratta hepsi birleşiyor, ama yalnız bir an için. Topluluk numarası ortak bir öfke kuruyor. Çatlakları da gösteriyor: çaycı mağazanın işçilerine çay satmayı çoktan düşünmüş.

Tahsin'in kendi şarkısı ise başka bir türden.

Taslakta Tahsin'in şarkısı ağıt. Selim onu bir şakaya çeviriyor. Tahsin çarşının bütün saatlerini tamir ediyor. Her duvarda başka bir saat gösteriliyor. Tahsin şarkı boyunca bütün çarşının vaktini kendisinin bildiğini ilan ediyor:

Çarşının bütün saatleri benden geçer,
Biri ileri, biri geri, biri hiç.
Doğru vakti bir ben bilirim,
Sorma, o da benimkinde değil.

Seyirci gülüyor. Son nakarattan sonra Tahsin tek cümle söylüyor: kendi dükkânının kira sözleşmesi de bu yaz bitiyor. Gülme yarıda kalıyor. Komik şarkı, hikâyeye ağıtın veremediği bir bilgiyi bırakıyor.

Karakter kendisiyle söyler

Bazı şarkılarda karşıda kimse yoktur. Karakter iki isteği arasında kalmıştır ve şarkı bu iki isteğin kavgasıdır. İçsel çatışma burada sahneye çıkar, çünkü şarkı iki sesi aynı ağza verebilir.

Burcu bu şarkıyı henüz yazmamış. Ama malzeme taslakta duruyor. Şükrü Bey bir akşam dükkâna geliyor. Necmiye Hanım'a mağazanın içinde bir tadilat tezgâhı öneriyor: paça kısaltma, düğme dikme. Maaşlı, sigortalı, sıcak bir iş. Necmiye Hanım cevap vermiyor.

Gece dükkânda yalnız kalıyor. Şarkı makinenin ağır temposuyla başlıyor. Bir dize mağazanın beyaz ışığına, bir dize kendi soluk kumaşlarına dönüyor. İki ezgi sırayla geliyor ve birbirine yaklaşıyor. Şarkının sonunda ayağı pedalın üstünde duruyor, ama basmıyor. Karar verilmedi; ama seyirci kararın ne kadar ağır olduğunu artık biliyor.

Şarkı geri döner

Bir ezgi ikinci kez geldiğinde seyirci onu tanır. Tanıdığı için de değişeni duyar.

Selim bir öneri yazıyor. Rukiye'nin pelerin şarkısı ikinci yarıda geri gelsin, ama bu kez Necmiye Hanım söylesin. Bütün dizeler aynı kalsın, yalnız bir kelime değişsin: "dikeceğim" yerine "dikeceksin". Usta, çırağının isteğini kendi ağzıyla söylüyor. Bir izin mi, bir veda mı, bir yakarış mı? Ezgi aynı olduğu için seyirci bu tek kelimeyi duyuyor.

İlk dakikadaki iki dizelik iğne mırıltısı da geri dönebilir. Bu kez makine durmuşken, ritimsiz.

Final

Son şarkı bütün ezgilerin toplandığı yerdir.

Burcu'nun finali "herkes birlikte" diye duruyor. Nermin Hanım soruyor: birlikte ne söyleyecekler? Dükkân kapanacak mı, kapanmayacak mı? Burcu bunu bilmiyor, bilmek de istemiyor. Atölye bir yol buluyor. Final aynı anda iki kaldırımda söylenebilir. Bir yanda makinenin ritmi ve Rukiye'nin ezgisi, öbür yanda mağazanın ışığı ve Nihat'ın sesi. İki ezgi üst üste biniyor, ama biri öbürünü susturmuyor. Dükkânın kaderi açık kalıyor. Final kepengin sorusunu bırakıp insanların sorusuna cevap veriyor: kim nerede duruyor?

Filmlerden okuma

Usta katmanı

Türü karakterin işinden seç. Dört karakter aynı duyguyu yaşayabilir. Ama hikâyede dördü farklı iş görür. Rukiye yola çıkacak, Necmiye Hanım karar verecek, Nihat taraf değiştirebilir, Tahsin güldürüp acıtacak. Şarkı türü bu işten doğar.

«İstiyorum» şarkısını somut bir nesneye bağla. "Sahneye çıkmak" yalnız bir yön gösterir. Kralın pelerini ise tutulabilir bir istek. Seyirci bir nesneyi takip eder. Final geldiğinde o nesne bir yerde görünürse istek kapanmış ya da açık kalmış olur.

Karşı tarafa da bir istek ver. Şükrü Bey karikatür bir kötü değil. Onun da bir «istiyorum» şarkısı olabilir. Şube kâr etmezse kapanacak; kendi işi de tehlikede. Seyirci karşı tarafın isteğini duyduğunda çatışma iki haklı arasında kuruluyor. Kötü karakter şarkısı yazmak kolay; karşı tarafın isteğini yazmak daha zor ve daha verimli.

Komik şarkıya bir dönüş koy. Güldüren şarkı son dizede ya da hemen sonrasında bir yere döner. Adelaide'in nezlesi bir evliliğin ertelenmesi. Tahsin'in saatleri kendi kira sözleşmesi. Dönüş yoksa komik şarkı bir ara sahnedir.

Düette ilk sesi bilerek seç. Düete kim başlarsa o karakter sahnenin sahibidir. Öbürü ya onun ezgisine katılır ya da kendi ezgisini dayatır. Rukiye ile Nihat'ın düetinde Nihat başlıyor, çünkü sokağın hâkimi artık mağaza. Rukiye'nin onun ezgisini değiştirmesi şarkının asıl olayı.

Topluluk numarasında her sese ayrı bir dert ver. Bir kalabalığın aynı şeyi söylemesi seyirciye bir slogan verir. Her sesin kendi isteği olduğunda ise bir mahalle duyulur. Nakarat birleşir, kıtalar ayrılır.

Yeniden söyleyişte bir şeyi değiştir, gerisini koru. Değişen kelime, söyleyen kişi, tempo ya da çalgı olabilir. Ama değişen şey tek olmalı. Her şey değişirse seyirci ezgiyi tanımaz ve yeniden söyleyiş yeni bir şarkı olur.

Finali önceki ezgilerden kur. Final numarası yeni bir ezgi getirmek zorunda değil. Seyircinin daha önce duyduğu ezgiler bir araya geldiğinde, hikâyenin yolu kulağa da toplanır. Hair'in finali parktaki kalabalığı bir mezarın başına taşıyor.

Şarkı listesini bir tablo gibi oku. Her satırın yanına türünü yaz. Aynı tür arka arkaya iki kez geliyorsa biri gereksiz olabilir. Hiç komik şarkı yoksa salon ilk perdeden sonra yorulur.

İçsel çatışmayı iki ezgiyle kur. Karakter iki isteği arasında kalmışsa her isteğe ayrı bir ezgi ver. Seyirci hangi isteğin konuştuğunu kulağıyla ayırır. Necmiye Hanım'ın gece şarkısında makinenin temposu bir isteği, mağazanın düz uğultusu öbürünü taşıyor. Hangisinin baskın çıktığını şarkının son sesi bile açık bırakabilir.

Tanıtım şarkısını bir iş anına yerleştir. Karakter en iyi, elleri bir işle meşgulken tanınır. Dolly kartvizit dağıtıyor, Necmiye Hanım mezura açıyor. Seyirci portreyi bir eylemin içinden görür ve şarkı bir vitrin olmaktan çıkar.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Şarkı türleri ruh hâline göre ayrılır."
Doğrusu

Hüzünlü bir şarkı «istiyorum» şarkısı da olabilir, içsel bir hesaplaşma da. Tür, şarkının hikâyede gördüğü işten gelir. Burcu'nun dört ağıtı aynı ruh hâlini taşıyor, ama dördü de aynı işi görmeye çalıştığı için birbirini siliyor.

Yaygın yanlış"Her ana karakterin bir «istiyorum» şarkısı olmalı."
Doğrusu

Bir müzikalde birkaç istek aynı anda yarışırsa seyirci kimi izleyeceğini şaşırır. TERZİHANE'de bu şarkı Rukiye'nin. Necmiye Hanım'ın isteği bir içsel çatışma olarak geliyor.

Yaygın yanlış"Aşk düetinde iki karakter baştan aynı şeyi söyler."
Doğrusu

Baştan birleşmiş bir düet bir şey kazanmaz. İyi bir aşk düeti bir mesafeyi kapatır. Gracey'nin filmindeki "Rewrite the Stars" ise o mesafeyi kapatmadan bitiyor.

Yaygın yanlış"Komik şarkı hikâyeyi dinlendirmek içindir."
Doğrusu

Adelaide'in nezlesi bir bilgi taşıyor. Tahsin'in şarkısı da kira sözleşmesini taşıyor. Güldüren şarkı, ciddi bir bilgiyi seyirci savunmasızken verebilir.

Yaygın yanlış"Topluluk numarası kalabalığın birlikte söylemesidir."
Doğrusu

Kalabalığın tek sesle söylemesi bir marş olur. Topluluk numarasında sesler önce ayrışır. Birleşme varsa bile kısa sürer ve bedeli duyulur. Çarşının açılış günü şarkısında çaycının mağazaya çay satma planı bu bedelin ta kendisi.

Yaygın yanlış"Yeniden söyleyiş, tutulan bir şarkının tekrarıdır."
Doğrusu

Yeniden söyleyiş anlamı değiştirmek için gelir. Aynı ezgi aynı anlamla dönerse seyirci yalnız bir tekrar duyar. Necmiye Hanım'ın ağzındaki tek kelime, Rukiye'nin isteğini bir izne ya da bir vedaya çeviriyor.

Yaygın yanlış"Kötü karakterin şarkısı onun kötülüğünü ilan eder."
Doğrusu

Karşı tarafın en güçlü şarkısı çoğu zaman bir istek şarkısıdır. Şükrü Bey'in şubesini kurtarmak istediğini duyan seyirci, karşısında bir engelden fazlasını görür. Çatışma da bu yüzden ağırlaşır.

Yaygın yanlış"Tanıtım şarkısı karakterin kendini övmesidir."
Doğrusu

İyi bir tanıtım şarkısı karakterin kendi hakkında bilmediğini de gösterir. Necmiye Hanım mezuranın yalan söylemediğini söylüyor. Ama kendi ellerinin yavaşladığını şarkıda kabul etmiyor. Seyirci bunu görüyor.

Yaygın yanlış"Final her şeyi çözmelidir."
Doğrusu

Final numarası bir cevap kadar bir duruş da verebilir. Hair'in finali bir savaşı çözmüyor, bir yası gösteriyor. TERZİHANE'nin finali dükkânın kaderini açık bırakıyor.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Şarkılar ruh hâline göre değil, hikâyede gördükleri işe göre ayrılır.
  • «İstiyorum» şarkısı bir isteği açar; tanıtım şarkısı bir portre çizer.
  • Aşk düeti bir mesafeyi kapatır; karşıtlık düeti mesafeyi şarkının içinde kurar.
  • Topluluk numarası ortak duyguyu da iç çatlakları da duyurur.
  • Komik şarkı güldürürken bir bilgi ya da bir acı bırakır.
  • İçsel çatışma, iki isteği aynı ağza veren bir şarkıyla sahneye çıkar.
  • Yeniden söyleyiş ezgiyi korur ve tek bir şeyi değiştirir.
  • Final numarası önceki ezgileri toplar; bir cevap ya da bir duruş verir.
  • Karşı tarafa bir istek şarkısı vermek çatışmayı iki haklı arasında kurar.
  • Bir şarkı iki işi birden görebilir, ama asıl bir işi olmalıdır.
  • Aynı türden şarkılar art arda gelirse sahne kendini tekrarlar.

Sonraki derse köprü

Burcu'nun listesinde artık her şarkının bir türü var. Ama liste şarkıların nereye düşeceğini söylemiyor. Rukiye'nin pelerin şarkısı başladığında dükkânda ne olmuş olmalı? Şarkı bittiğinde Necmiye Hanım'la arasında ne değişmiş olacak? Tahsin'in saat şarkısı, Necmiye Hanım'ın gece şarkısının ağırlığını aynı akşam taşıyabilir mi? Bir şarkının öncesi ve sonrası, şarkının kendisi kadar yazılmalı. Aynı duyguyu iki şarkıya vermek de yerleşimin sorunu. Sıradaki soru, TERZİHANE'nin olay örgüsünü durdurmadan bu şarkıları hangi anlara yerleştireceğimiz ve konuşmanın şarkıya nereden devredileceği.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — alt alta yazılmış dört satır; her satırın yanında aynı kelime: üzülüyor.
  • «İstiyorum» şarkısı — askıda bir pelerin; perde açılınca omuza oturuyor.
  • Tanıtım şarkısı — bir mezura bir omzun üstünde açılıyor.
  • Karşıtlık düeti — sokağın iki yanında iki manken; iki el aynı anda iğneliyor.
  • Topluluk numarası — kepenklerin önünde esnaf; balonlar üst üste biniyor.
  • Komik şarkı — duvarda her biri başka saat gösteren saatler.
  • İçsel çatışma — pedalın üstünde duran bir ayak.
  • Yeniden söyleyiş — aynı nota dizisi; tek bir kelime renk değiştiriyor.
  • Final numarası — sokağın iki yanında iki ışık; ortada açık kalan bir kepenk.

Ritim

Ders aynı duyguyu dört kez söyleyen bir listeyle açılıyor. Şarkıları işlerine göre tek tek ayırıyor ve her karaktere başka bir tür veriyor. Sokağın iki yanında aynı anda söylenen, dükkânın kaderini açık bırakan bir finalle bitiyor.