Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Sahne işlevi, sahnedeki olayın değil, o olayın filme bıraktığı etkinin adıdır.
- İşlev denetimi her sahneyi aynı sorulardan geçirir ve bir satır üretir.
- İyi bilinen bir sahne tablonun ölçüsü olur.
- Kartta kalan işlev, niyetin sayfaya inmediği yerdir; çaresi çoğu zaman tek bir satırdır.
- Yolcu sahne çoğu zaman sevilen bir sahnedir; sorunu kalitesi değil, işsizliğidir.
- Çıkarma okuması soruyu akıldan kâğıda taşır.
- İleri bağ, zayıf görünen bir kartı uzak bir sahneye bağlar.
- Gizli işlev ancak sahne çıkarılınca görünür ve kâğıda yazılmalıdır.
- Dolu bir satırda bile etkinin yönü ayrıca sorulur.
- Kesilen sahne gerekçesiyle ve taşıdığı bilginin yeni adresiyle saklanır.
- Denetim kesmekle sınırlı değildir; bazen tek bir satır ekletir.
- Sözsüz bir sahnenin boş satırı, onun işsiz olduğunu göstermez.
Açılış sahnesi
Karakter kartları panodan indi. Yerlerine sahne kartları döndü. İkinci tur artık sahnelerin katına iniyor.
Burcu taslağı masaya bırakıyor. Tomar kalınlaşmış. Karakter turunda kişilere bir bakış, bir nesne, bir sabah eklendi. Eklenenlerin hiçbiri tek başına uzun değil. Ama toplam sayfa, yapımcının istediği iki saati aşmış.
Emre kalemini sayfaların kenarında gezdiriyor. «Kolay. En uzun sahneleri kısaltırız.»
Selim başını iki yana sallıyor. «Uzun sahne sorun değil. Hiçbir iş görmeyen kısa sahne sorun.»
«Hangisi iş görmüyor peki?»
Masada kimse hemen cevap veremiyor.
Nermin Hanım panodan bir kart çekip Emre'nin önüne koyuyor. Nüzhet'in zeytin ağaçlarını saydığı sabah. Emre bu sahneyi seviyor. «Bu sahne olmasa film neyini kaybeder?»
Emre «güzelliğini» diyecek oluyor. Sonra kartı çeviriyor. Arkası boş.
Burcu panoya bakıyor. Kartların çoğunun arkasına, yazarken, sahnenin ne iş gördüğünü yazmıştı. Bazılarının arkası dolu. Bazıları hiç çevrilmemiş. Dolu olanların da kaçının sayfada gerçekten o işi gördüğünü bilmiyor.
«Kesmeden önce sayacağız,» diyor Nermin Hanım. «Sayfaları değil, işleri.»
Sahne işlevi denetimi her sahneye filme ne yaptığını sorar ve cevabı sahnenin uzunluğundan ya da güzelliğinden değil, sayfadaki eylemden okur.
Bu derste ne olacak
Burcu'nun panosunu sahne sahne bir denetimden geçireceğiz. Önce her sahneye aynı soruları soran bir tablo kuracağız ve açılış sahnesini onun ölçüsü yapacağız. Sonra kartta yazan işle sayfada olan işin ayrıldığı bir akşamı bulacağız. Sevilen ama sütunları boş kalan bir sabahı sınayacağız. Bir sahneyi geçici olarak çıkarıp komşularını art arda okuyacağız. Zayıf görünen bir kartın finale nasıl bağlandığını, tablonun hiç göremediği bir işi de tartacağız. Kararlar deneme. Film örnekleri karlı bir kuzey kentinden, bir laboratuvardan, bir korsan gemisinden, bir yerli köyünden ve ay ışığında bir bataklıktan geliyor.
Sıfır noktası
Yeniden yazım yukarıdan aşağı iner. Önce filmin sorusu düzeltilir, sonra yapı, sonra kişiler. Sahnelere ancak bunlardan sonra sıra gelir. Bu sıranın bir nedeni var. Filmin sorusu değişirse sahnelerin işi de değişir. Soru kesinleşmeden yapılan bir sahne denetimi boşa gider.
Sahne düzeyinde sorulan soru basit görünür: bu sahne burada ne yapıyor? Cevap çoğu zaman olayla karışır. «Ceren sekiye gidiyor, Selahattin'e bir ad soruyor.» Bu, sahnede olan şeydir. Sahnenin işi ise o olayın filme bıraktığı etkidir. Bu etkiye sahne işlevi denir.
İki kavram daha birbirine karışır. Sahnenin filme yaptığı iş başka, karakterin o sahnede istediği başkadır. Ceren sekide bir adı öğrenmek istiyor; bu onun sahne amacı. Sahnenin filme yaptığı iş ise köyün susuşunu seyirciye bir yüzle tanıtmak. Ceren adı öğrenemiyor, ama sahne işini görüyor.
Sahneler taslakta bir nedenle doğar. Yazar bir duyguyu, bir mekânı ya da bir bilgiyi göstermek ister. Sonra taslak değişir. Ana soru kayar, bir hat çıkar, bir sahne başka bir yere taşınır. Sahnenin doğduğu neden ortadan kalkar, sahne ise yerinde durur. Okurken yine akıcıdır. Sorun ancak tek tek sorulduğunda görünür.
Revizyonda yazarın aklına gelen ilk ölçü süredir. Film uzunsa uzun sahneler kısaltılır. Kolay bir hesap, ama yanlış soruyu sorar. Uzun bir sahne filmin ağırlığını taşıyor olabilir. Kısa bir sahne ise kimseye bir şey vermeden yer kaplayabilir.
Denetim bu yüzden işe göre yapılır. Her sahneye aynı sorular aynı sırayla sorulur. Kim ne istiyor, karşısına ne çıkıyor, hangi yolu deniyor? Seyirci neyi yeni öğreniyor, sahnenin sonunda ne değişiyor? Bu değişiklik sonraki sahneye ne taşıyor? En sonda da en sert soru gelir: sahne çıkarılsa ne kaybolur?
Yazar bu soruları sahneyi ilk yazarken de sormuş olabilir. Revizyondaki fark, sahnenin artık bitmiş bir filmin içinde durmasıdır. Komşuları değişti, finali belli oldu. Aynı soru şimdi başka bir cevap verebilir.
Bu sorular bir sahneyi mahkûm etmek için sorulmaz, onu anlamak için sorulur. Boş bir hücre her zaman kusur sayılmaz. Ama nedeni bilinmelidir.
Mekanizma
Ölçü satırı
Burcu aynı akşam atölyenin büyük masasına geniş bir kâğıt seriyor. Sol kenara sahne başlıklarını yazıyor. Üst kenara sütunları: sahnenin işi, karakterin istediği, engel, taktik, yeni bilgi, dönüş, sonraki sahneye etki, çıkarılırsa kaybolan.
İlk satıra açılışı yazıyor, çünkü en çok elden geçen sahne o. Gece, yağhanenin kapısı, yeni bir asma kilit. Nüzhet kulağını kapıya dayıyor. İçeriyi duymak istiyor; kilit izin vermiyor. Kapıyı zorlamıyor, dinliyor; yolu bu. Eli cebinde tebeşiri buluyor, ama çıkarmıyor. Seyirci yağhanenin kapandığını ve bu kadının cebinde tebeşir taşıdığını öğreniyor. Kapıya bir şey umarak gelen kadın, kilidin önünde eli boş dönüyor. Birazdan yokuşta onu Ceren'in farları bulacak. «Bu saatte ne işin var burada?» sorusu anlamını bu kapıdan alıyor.
Satırın hücreleri dolu. Burcu bu satırı tablonun ölçüsü yapıyor. Öbür satırlar ona göre okunacak.
Kartta yazan, sayfada olan
Burcu ilk sütunu kartların arkasından dolduruyor. Sonra her satırı sayfayla karşılaştırıyor. Ceren'in köye vardığı akşamın kartında şu yazıyor: «Ceren bagajda büyükannesine yer gösterir. Finaldeki çantanın kurulumu.»
Sayfada Ceren bagajı açıyor. Yassı kolileri, bant rulosunu çıkarıyor. Eliyle bagajı gösteriyor. Nüzhet bakıp geçiyor. Ama bagaj hâlâ kolilerle dolu. Seyirci bir el hareketi görüyor, bir boşluk görmüyor.
İş kartın arkasında kalmış. Burcu onu okurken kendi aklıyla tamamlıyordu, çünkü finali biliyor. Seyirci bilmiyor.
Düzeltme bir aksiyon satırı. Ceren kolileri bir yana itiyor. Bagajın köşesinde bir çanta boyu boşluk açılıyor. Nüzhet kolilere değil, o boşluğa bakıyor ve eve yürüyor. Finalde kendi eliyle taşıdığı çanta o boşluğu dolduracak. Denetim bu satırda bir şey kesmedi, bir şey ekledi.
Sevilen sabah
Sıra zeytinlik sabahında. Nüzhet bahçede ağaçları sayıyor, birini atlıyor. Burcu bu sahneyi plansız yazmıştı ve seviyordu. Satırı yine de dolduruyor. Karakterin istediği belirsiz. Engel yok, taktik yok. Yeni bilgi bir atlama, ama seyirci atlanan adı iki kez gördü: gençlikte Zekai'nin sesinde, bugün sekide. Sahne başladığı yerde bitiyor.
Emre sahneyi savunuyor. «Kadının içini gösteriyor. Kural ellerine geçmiş.» Burcu bunu da sütuna yazıyor. Ama aynı iç, sekide susan ağızlarda ve sofrada kapanan kutuda zaten görünüyor. Sahne filmle birlikte yol alıyor. Bileti var, yükü yok.
Kâğıt üstünde çıkarmak
«Çıkarılsa ne kaybolur?» sorusu çoğu zaman akılda cevaplanır. Akıl ise sahneyi bildiği için boşluğu kendiliğinden doldurur. Çıkarma okuması aynı soruyu kâğıt üstünde sorar.
Burcu zeytinlik sabahının sayfalarını bir ataçla ayırıyor. Önceki sahnenin son satırını okuyup sonrakinin ilk satırına geçiyor. Selim dinliyor. Dikiş hiç takılmıyor. Işık, ses ve Nüzhet'in yönü birbirine uyuyor. Seyircinin eksik bulacağı bir bilgi yok.
Burcu sayfaları kesilenler dosyasına koyuyor. Kartın arkasına gerekçeyi yazıyor: atlama üçüncü kez geliyor ve yeni bir şey söylemiyor. Emre'nin itirazı da aynı kartta duruyor: kadının yalnızlığı. Nermin Hanım bir şeyi açıkça söylüyor. Bir sahne yalnız güzel olduğu için de kalabilir; bunu bilerek seçmek yazarın hakkı. Burcu bu kez kesmeyi seçiyor. Karar deneme.
Zayıf kart, uzun bağ
Tabloda bir satır daha boş görünüyor. Orta bölümün ilk kartı bu. Ceren sabah telefonu çeksin diye yağhanenin dibine iniyor. Kilidin yanındaki taşta silik bir tebeşir izi görüyor, eğilip bakıyor, geçiyor. İstek küçük, engel yok, dönüş yok. Burcu ataca uzanıyor.
Selim elini kâğıdın üstüne koyuyor. «Sona bak.» İzin silinmemiş yarısında ters yazılmış bir harf var. Finalde Ceren mektubu tozun içinde okuyacak ve aynı ters harfi tanıyacak. O tanıma, iz sahnesi olmadan bir şey söylemiyor. Islak bezin sabahı da ona yaslanıyor. Silinen bir izi göstermek için önce izin görülmüş olması gerek.
Burcu sütunun adını değiştirmiyor, okuma yönünü değiştiriyor. Bir sahneyi artık yalnız kendi sayfalarında aramıyor. Ona yaslanan sonraki sayfalarda da arıyor. İz kartının yanına iki ok çiziyor: biri bez sabahına, biri son mektuba.
Tablonun görmediği
Gençlik hattında genç Nüzhet'in tebeşiri ilk kez tek başına taşa götürdüğü yıl var. Gece, yağhane, taşın başı. Mükerrem'in feneri taşın dibinde, yerde yanıyor. Kız adı yazıyor, elindeki tozu önlüğüne siliyor, çıkıyor. Kimse konuşmuyor.
Tabloda bu satır zeytinlik sabahına benziyor. Yeni bilgi yok, çünkü seyirci tebeşiri ilk yılda gördü. Engel yok, dönüş yok. Burcu bu sayfaları da ataçla ayırıyor ve çıkarma okumasını yapıyor.
Bu kez dikiş takılıyor. Önceki sahne Refik Usta'nın çayı: Nüzhet ustanın adını sorup yüksek sesle, rahatça tekrarlıyor. Sonraki kart filmi yıkım sabahına bir adım daha yaklaştırıyor. Arada gençlik hattı uzun zamandır görünmedi. Taş seyircinin aklından çıkmış. Birkaç kart sonra kalkacak şey, kalkmadan önce unutulmuş oluyor. Söylenen bir adın ardından söylenemeyen bir adın kesmesi de gidiyor.
Sahne kalıyor. Burcu satırın son hücresine tablonun dilinde olmayan bir şey yazıyor: «Taşı geri getirir. Kolay adı zor adla keser.» Bir sonraki turda o sayfaları kim okursa nedenini kâğıtta bulacak.
Gece ilerledikçe tabloda bir desen daha beliriyor. Bazı satırlar birbirine fazla benziyor. Burcu onları köşeli bir parantezle bağlıyor, ama dokunmuyor. Denetim işleri sayar. İki sahnenin bire inip inemeyeceği ayrı bir soru.
Filmlerden okuma
Usta katmanı
Soru kesinleşmeden denetime girme. Sahnelerin işi filmin sorusuna göre ölçülür. Soru yerinde değilse doldurduğun tablo bir hafta sonra eskir. Burcu tabloyu ana soru ve kişiler oturduktan sonra açtı.
Bir ölçü satırıyla başla. En çok elden geçmiş, en iyi bildiğin sahneyi ilk satıra yaz. Öbür satırları ona göre okursun ve boş hücre gözüne daha çabuk çarpar.
Olayı değil etkiyi yaz. «Ceren sekiye gidiyor» bir olaydır. «Köyün susuşu bir yüz kazanıyor» bir iştir. Hücreye ikincisi girer. Olayı yazan satır, sahneyi yalnızca özetler.
Karakterin istediğini fiille yaz. Duymak, saklamak, öğrenmek. Fiil bulamıyorsan sahnede kimse bir şey istemiyor olabilir. Bazen istek küçüktür: telefonun çekmesi gibi. Küçük de olsa yazılır.
Sütunu sayfadan doldur. Kartın arkasındaki satır yazarın niyetidir. Hücreye yalnız sayfada görülen girer. İkisi ayrışıyorsa kartta kalan bir iş bulmuşsundur.
Önce eklemeyi dene. Kartta kalan bir işin çaresi çoğu zaman tek bir aksiyon satırıdır. Bagajda açılan boşluk bir sahneyi kurtardı ve finale bir kurulum kazandırdı.
Boş hücreyi önce açıkla. Engel sütunu boş diye sahne çökmez. Boşluğun nedenini yazamıyorsan o zaman şüphelen.
Çıkarmayı kâğıtta yap. Sahneyi ataçla ayır, dikişi sesli oku. Akıl boşluğu doldurur, kulak doldurmaz.
Dikişi bir başkasına dinlet. Sahneyi bilen yazar, dikişte kaybolanı kendi hafızasıyla tamamlar. Dinleyen kişi bunu yapamaz. Burcu okudu, Selim dinledi.
İki yöne oku. Sahnenin kendi sayfalarına baktıktan sonra ona yaslanan sonraki sayfaları ara. Zayıf bir kart uzak bir finali tutuyor olabilir.
Etkinin yönünü sor. Dolu bir satır da filme zarar verebilir. Sahnenin seyircinin bakışını finalden uzaklaştırıp uzaklaştırmadığına bak.
Gizli işlevi kâğıda geçir. Tablonun dilinde olmayan işi satırın sonuna kendi kelimelerinle yaz. Yazılmayan iş, bir sonraki turda o sahneyi kesen ilk el olur.
Güzelliği ayrı yaz. Bir sahneyi sevdiğin için tutabilirsin. Bunu işin yerine yazma, ayrı bir satıra yaz. Böylece neyi neden tuttuğunu sonra da bilirsin.
Keseni gerekçesiyle sakla. Kesilenler dosyası bir çöp kutusu değil, bir kayıt. İtirazlar da aynı karta girer.
Benzer satırları işaretle, aynı akşam birleştirme. Denetim işleri sayar. Birleştirme ayrı bir okuma ister ve yorgun bir gözle yapılmaz.
Katman değiştirme. Denetim sırasında bir replik gözüne batarsa kenara not düş. Replik düzeltmeye kayarsan tablo yarım kalır.
Tabloyu bölüm bölüm doldur. Bütün taslağı bir oturuşta denetlemeye kalkma. Son satırlara gelen göz, ilk satırlardaki kadar sert sormaz.
Kesilen işin yeni adresini yaz. Bir sahne çıkıyorsa taşıdığı her bilginin artık nerede durduğunu satırın yanına not et. Adres yoksa bilgi de yoktur.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"Film uzunsa önce en uzun sahneler kısaltılır."
Uzunluk iş hakkında bir şey söylemez. Uzun bir sahne filmin ağırlığını taşıyor olabilir. Önce her sahnenin işi yazılır, kısaltma ondan sonra gelir.
Yaygın yanlış"Kartta yazıyorsa sahnede vardır."
Kart yazarın niyetidir. Bagaj kartı bir boşluk vaat ediyordu, sayfa yalnız bir el hareketi gösteriyordu. Seyirci kartı okumaz.
Yaygın yanlış"Sahnenin amacı ile karakterin amacı aynı şeydir."
Karakter amacına ulaşamadığında bile sahne filme işini yapabilir. Ceren adı öğrenemiyor, ama sahne köyün susuşunu bir yüzle tanıtıyor.
Yaygın yanlış"Bir hücresi boş kalan sahne zayıftır."
İz sahnesinde engel de dönüş de yok. Ama final ona yaslanıyor ve onsuz bir tanıma boşa düşüyor.
Yaygın yanlış"Bütün hücreleri dolu sahne mutlaka kalmalıdır."
Dolu bir satır da seyircinin bakışını yanlış yöne çevirebilir. Etkinin yönü ayrıca sorulur.
Yaygın yanlış"Çıkarma testi kafada yapılır."
Kafa, bildiği sahneyi kendiliğinden yerine koyar. Dikiş ancak kâğıtta ve sesli okununca duyulur.
Yaygın yanlış"Yolcu sahne kötü yazılmış sahnedir."
Çoğu zaman taslağın en sevilen sayfasıdır. Sorun kalitesi değil, filmde bir işinin olmamasıdır.
Yaygın yanlış"Denetim her zaman kesmekle biter."
Denetim bazen bir satır ekletir. Kartta kalan bir işi perdeye çıkarmak, bir kesmeden daha ucuzdur.
Yaygın yanlış"Kesilen sahne kaybolur."
Gerekçesiyle saklanan sahne geri çağrılabilir. Gerekçesiz kesilen sahne ise bir sonraki turda aynı tartışmayı baştan açtırır.
Yaygın yanlış"Sessiz ve sözsüz sahneler ilk kesilecek olanlardır."
Tabloda en boş görünen satırlar çoğu zaman bunlardır. Yalnız tebeşir yılı sözsüzdü, ama taşı finalden önce seyircinin aklına geri getiren tek sahneydi.
Yaygın yanlış"Denetim bir kez yapılır ve biter."
Her büyük değişiklik sahnelerin işini yeniden dağıtır. Bir sahne çıkınca komşusunun satırı da değişebilir. Zeytinlik sabahı gidince, yanındaki sahnelerin hangi işi tek başına taşıdığı yeniden yazılır.
Yaygın yanlış"Denetim yalnız şüpheli sahnelere yapılır."
Şüphe yazarın gözüne takılan yerden doğar. Burcu'nun en güvendiği sahnelerden biri, bagaj akşamı, kartta kalan bir iş taşıyordu. Tablo bütün sahnelere aynı soruyu sorduğu için onu buldu.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
- Sahne işlevi, sahnedeki olayın değil, o olayın filme bıraktığı etkinin adıdır.
- İşlev denetimi her sahneyi aynı sorulardan geçirir ve bir satır üretir.
- İyi bilinen bir sahne tablonun ölçüsü olur.
- Kartta kalan işlev, niyetin sayfaya inmediği yerdir; çaresi çoğu zaman tek bir satırdır.
- Yolcu sahne çoğu zaman sevilen bir sahnedir; sorunu kalitesi değil, işsizliğidir.
- Çıkarma okuması soruyu akıldan kâğıda taşır.
- İleri bağ, zayıf görünen bir kartı uzak bir sahneye bağlar.
- Gizli işlev ancak sahne çıkarılınca görünür ve kâğıda yazılmalıdır.
- Dolu bir satırda bile etkinin yönü ayrıca sorulur.
- Kesilen sahne gerekçesiyle ve taşıdığı bilginin yeni adresiyle saklanır.
- Denetim kesmekle sınırlı değildir; bazen tek bir satır ekletir.
- Sözsüz bir sahnenin boş satırı, onun işsiz olduğunu göstermez.
Sonraki derse köprü
Tablonun köşesinde bir parantez bekliyor. Aynı sabah, aynı seki, iki sahne. Nüzhet ekmekle yokuştan iniyor, torununu tavlanın yanında görüp geri dönüyor. Ceren ıslak taşın yanından geçip bezin yanına oturuyor. Aynı mekân, aynı susuş, iki ayrı bakış. Bu sahneler ayrı mı kalmalı, yoksa iki kadının isteği tek bir sahnede çarpışabilir mi? Birleşince hangi bilgi kaybolur, ritim nasıl değişir? Seyirci iki kadının aynı sabahı ayrı ayrı yaşadığını hâlâ görebilir mi? Sahne birleştirmek bu sorulardan açılıyor.