İçeriğe geç

Ders 71.6

Romantik kimya

Senaryo Akademisi — Bölüm VII, Modül 71

3.307 kelime5 film örneği≈ 15 dk okuma≈ 22 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Kimya sayfada başlar; oyuncu onu büyütür ama kuramaz.
  • Sayfa kimyası hamle ve cevap dizisinden oluşur.
  • Merak iki yönlü olmalı; tek yönlü merak bir sorgudur.
  • Zıtlık çekime ancak ortak bir değerle döner.
  • Ortak görev iki karakteri birbirine mecbur bırakır.
  • Ritim kâğıtta, işaretle, susmayla da kurulabilir.
  • İç şaka iki karaktere ait bir dil yaratır.
  • Güven devri bir kaybı göze almakla görünür.
  • Ertelenmiş temas bedensel çekimi sessizce büyütür.
  • Bulaşan alışkanlıklar iki yönde akmalıdır.
  • Ortak bir sınav, iki karakteri birbirinin zor anına tanık eder.
  • Savunmasızlık kısa bir satırla, bir yazıyla ya da bir susmayla gösterilebilir.
  • Kimya ile engel birlikte yazılır; biri güçlendikçe öteki daha çok acıtır.
  • Adları silinmiş bir sayfada da çekim hissediliyorsa kimya sayfadadır.

Açılış sahnesi

Selim bu sabah masaya üç yeni sayfa koyuyor. Kabinin ikinci gününden, öğle arasından önceki oturum.

Burcu yine okuyor. Tülin mikrofonda. Alp yanında oturuyor, kulaklığın bir tekini indirmiş. Konuşmacı bir kelimeyi tekrarlıyor. Alp defterin köşesine bir çizgi çekiyor. Tülin bakıyor, çevirmeye devam ediyor. Sayfa böyle akıyor, bir buçuk sayfa boyunca hiç konuşma yok.

Emre arkasına yaslanıyor. "Güzel," diyor. "Ama asıl iş oyunculara kalacak. İki iyi oyuncu bulursan bu sahne yanar. Kötü oyuncu bulursan söner."

Burcu ona katılıyor. Geçen ay izlediği bir filmde iki oyuncunun neredeyse hiç konuşmadan bütün salonu tuttuğunu anlatıyor. Senaryoyu sonradan bulup okumuş. Sahne kâğıtta yarım sayfaymış.

Selim omuz silkiyor. Belki de haklılar diye düşünüyor. Kimya denen şeyi kimse yazamaz; ya vardır ya yoktur. Yazarın işi iki insanı aynı odaya koymaktır, gerisi kameranın önünde olur.

Nermin Hanım sayfaları kendine çekiyor. Kaleminin ucuyla Alp'in çektiği çizgiyi gösteriyor. "Bu çizgi oyuncudan mı geldi?"

"Hayır," diyor Selim.

"Tülin'in bakması?"

"O da sayfada."

"Peki üçüncü çizgiyi kim çekiyor?"

Selim sayfayı çeviriyor. Üçüncü çizgiyi Alp çekmemiş. Henüz kimse çekmemiş. Sahne ikinci çizgide bitiyor.

Selim'in sayfasında iki insan aynı defteri paylaşıyordu ama defterin içinde henüz yalnız biri yazıyordu.

Bu derste ne olacak

İki karakter arasındaki çekimin sayfada nereden doğduğunu arayacağız. Karakterlerin birbirine duyduğu meraktan ve aralarındaki farktan başlayacağız. Birlikte iş yapmanın, aynı tempoda konuşmanın, ortak bir şakanın kimyayı nasıl beslediğini göreceğiz. Güvenin bir eylemle nasıl el değiştirdiğini, bedensel çekimin sözsüz nasıl yazıldığını konuşacağız. Sonunda iki insanın birbirinden aldığı küçük alışkanlıkların izini süreceğiz. Her durakta aynı soruyu soracağız: bu çekim oyuncunun yüzünden mi geliyor, sayfadaki bir hamleden mi? Tercüman kabini her adımda sınanacak. Defterin köşesine düşülen her çizgi bir kanıt gibi okunacak. Beş film aynı soruya başka cevaplar verecek; biri mektupla, biri dansla, biri bir nehir yolculuğuyla. Hangi çiftin daha çekici olduğuna karar vermeyeceğiz; o seçim izleyicinin.

Sıfır noktası

Sinemada "kimya" kelimesi çoğu zaman oyuncular için kullanılır. İki oyuncu yan yana durur ve aralarında bir şey olur. Yapımcılar bunu ölçmek için oyuncuları birlikte okutur. Seçmede iki kişinin sahneyi nasıl taşıdığına bakarlar.

Bu deneme işe yarar, ama bir şeyi gizler. Oyuncular boş bir sahnede okumaz. Ellerinde bir sayfa vardır. Kimin önce konuştuğu, kimin sustuğu, kimin ötekine bir şey uzattığı o sayfada yazılıdır. Oyuncu bu malzemeyi canlandırır. Malzeme yoksa en iyi oyuncu bile bir bakışı boşluğa gönderir.

Yeni yazar kimyayı çoğu zaman sıfatlarla yazmaya çalışır. "Aralarında elektrik var." "Göz göze geliyorlar ve zaman duruyor." Bu satırlar okura bir sonuç bildirir. Sonucun nereden geldiğini göstermez. Oyuncu bu satırı okuyunca ne yapacağını bilemez. Bir bakış oynar, bir gülümseme oynar. İzleyici bunu yüzlerce filmde görmüştür.

Kimya sayfada başka bir yoldan kurulur. İki karakter birbirine bir şey yapar ve öteki buna cevap verir. Cevap beklenenden biraz farklıdır. Bu fark ilkini şaşırtır, o da yeni bir hamle yapar. İzleyici bu alışverişi izlerken iki insanın birbirine ayarlandığını görür. Kimya, iki kişinin birbirine göre değişen hamlelerinden oluşur.

Selim'in kabini bunun için zengin bir zemin. İki tercüman sesle konuşamıyor. Mikrofon açıkken her söz salona gider. Aralarındaki her şey ya deftere yazılıyor ya bir el hareketiyle anlatılıyor. Bu kısıt Selim'i zorluyor. Kimyayı replikle kuramıyor. Onu kalemle, çizgiyle, bir kelimenin altına düşülen notla kurmak zorunda.

Seçme odasında bile sayfa çalışır. Oyuncular birlikte okumaya girdiğinde ellerinde Selim'inki gibi bir sahne olur. Sahnede hamle yoksa iki iyi oyuncu da birbirine tutunacak bir şey bulamaz. Yapımcı o gün oyuncuları sınadığını sanır. Farkında olmadan sayfayı da sınar.

Emre'nin kaygısı yersiz değil. Oyuncu sahneye çok şey katar. Bir duraksama, bir göz kırpması sayfada yazılı olmayan bir rengi açabilir. Ama oyuncunun katkısı bir zeminin üstüne kurulur. O zemini yazar döşer. Tülin'in bakışını sayfa yazmazsa oyuncu nereye bakacağını bilemez. Bu ders o zeminin parçalarını tek tek döşüyor.

Mekanizma

Kimyanın yeri

Kimya iki insanın arasında doğar, ama yazar onu tek tek davranışlarla kurar. Her davranış ötekinden bir cevap ister.

Nermin Hanım'ın açılıştaki soruları bu tanımı sınıyordu. Çizgiyi kim çekti, bakışı kim yazdı? Her cevap sayfayı gösterdi. Eksik olan bir cevaptı. Alp hamle yapıyor, Tülin henüz karşılık vermiyor. Sayfa kimyası tek elle kurulmaz.

Merak ve fark

Kimyanın ilk kıvılcımı meraktır. Karşılıklı merak burada belirleyici. Tek yönlü merak bir sorguya döner. Selim'in ilk gününde soru soran hep Alp. Tülin cevap veriyor, karşılığında bir şey sormuyor. Atölye ikinci güne yeni bir deneme koyuyor. Bir terim değişiminden sonra Tülin deftere yazıyor: "Sözlüğün nerede?" Alp telefonunu kaldırıp gösteriyor. Tülin kaşlarını kaldırıyor. Altına yazıyor: "Şarjı biterse?" Soru alaycı, ama bir soru. Tülin ilk kez Alp'in dünyasını merak ediyor.

Bu sorunun altında bir zıtlık duruyor. Tülin her terimi kendi eliyle yazmış. Alp sözlüğünü bir uygulamada taşıyor. Zıtlık kimyayı sürtünmeyle besler. İki karakter aynı işe farklı yollardan girer ve birbirinin yolunu tuhaf bulur. Ama zıtlık tek başına bir kavga üretir. Çekime dönmesi için iki karakterin aynı şeyi önemsemesi gerekir. Tülin de Alp de doğru kelimeyi önemsiyor. Yöntemleri ayrı, değer verdikleri şey ortak.

Birlikte iş

Romantik kimyanın en sağlam kaynaklarından biri birlikte yapılan iştir. İki karakter bir şeyi tek başına yapamıyorsa birbirine mecburdur.

Simultane çeviri tam böyle bir görev. Biri konuşur, öbürü terimi bulur, deftere yazar, iter. Konuşan bakmadan okur. Ortak görevde bir hata ikisinin hatasıdır. Selim'in sayfasında Tülin'in sesi bir terimde takıldığında Alp'in kalemi zaten oynuyor. Bu, birbirini bekleyen iki elin sahnesi.

Kâğıtta ritim

Ritmik diyalog çoğu zaman hızlı atışma olarak düşünülür. Ortak ritim, iki karakterin temposunun birbirine oturmasıdır. Selim'in kabininde bu tempo sesle kurulamıyor. Kâğıtta kuruluyor.

Atölye Selim'in sayfasını yeniden yazıyor:

İÇ. KONGRE MERKEZİ, ÇEVİRİ KABİNİ — GÜNDÜZ
TÜLİN mikrofonda. Sesi düz ve hızlı. ALP yanında. Kulaklığın bir tekini indirmiş.
Salonda konuşmacı bir kelimeyi yineler. Alp ortak defterin köşesine kısa bir çizgi çeker.
Tülin göz ucuyla bakar. Çevirmeyi sürdürür.
Konuşmacı kelimeyi yine söyler. Alp ikinci çizgiyi çeker. Altına yazar: "Paradigma."
Tülin cümlesini bitirir. Konuşmacı soluklanır. Tülin kalemi alır ve üçüncü çizgiyi kendisi çeker.
Alp dudaklarını bastırır.
Tülin öksürük düğmesine basar. Tek nefeslik bir gülüş. Düğmeyi bırakır.
TÜLİN
(mikrofona)
...ve bu yeni yaklaşımla birlikte...
İkisinin eli aynı anda kaleme gider. Tülin elini çeker. Kalem Alp'te kalır.

Sayfada tek bir sesli replik var ve o da salona gidiyor. İkisi arasındaki her şey çizgilerde. Ritim satır boyunda saklı: kısa bir çizgi, kısa bir bakış, daha kısa bir gülüş. Tülin'in üçüncü çizgisi bir cevaptır. Alp'in hamlesini kabul ediyor ve oyunu bir adım ileri taşıyor.

Ortak şaka

Mizah kimyanın en hızlı yakıtıdır. Ama her mizah çekim üretmez. Bir karakterin espri yapıp ötekinin gülmesi bir gösteridir. Kimya, şakanın ikisine ait olduğu yerde başlar.

Paradigma çetelesi Selim'in sayfasında böyle doğuyor. Salonda kimse neye güldüklerini bilmiyor. Ertesi sabah konuşmacı değişse bile defterin köşesinde yeni bir kelime ve yeni çizgiler belirebilir. İzleyici o köşeyi gördüğü her seferinde ikisinin hâlâ aynı oyunda olduğunu anlar.

Açılma ve ortak sınav

Savunmasızlık kimyayı derinleştirir. İkinci gün sayılarla dolu konuşmada Alp'in donması bunun Selim'deki karşılığı. Tülin sayıları yazıyor, Alp okuyor. Mikrofon kapanınca sayfada bir soru ve tek kelimelik bir cevap kalıyor. Burada iki şey birden oluyor. Alp korunmasızlığını gösteriyor. İkisi aynı anda bir zor anı da atlatıyor. Ortak deneyim, birlikte geçilmiş bir sınavın izini bırakır. O oturumdan sonra ikisi aynı kişiler değil; birbirlerini zor anda görmüşler.

Güvenin el değiştirmesi

Güven romantik anlatıda söylenmez, devredilir. Bir karakter kendi elindeki bir şeyi ötekine bırakır.

Kabindeki karşılığı üçüncü sabah: konuşmacı söz oyununa girince kadın susuyor, mikrofon Alp'e geçiyor. Titiz bir tercüman için mikrofon kendi sesidir. Onu bırakmak bir hataya izin vermek demek. Tülin bunu bir cümle kurmadan yapıyor.

Dokunmadan çekim

Fiziksel çekim romantik kimyanın açık parçasıdır. Ama en güçlü hâli çoğu zaman en sessiz olanıdır.

Kaleme aynı anda uzanan iki el bunun örneği. Tülin elini çekiyor. Kalem Alp'te kalıyor. Sayfa bir dokunuş yazmıyor, bir dokunuşun eşiğini yazıyor. Dar kabin bu eşikleri çoğaltıyor: dolanan kulaklık kabloları, aynı su şişesine uzanan eller. Selim hiçbirini açıklamıyor. İzleyici yakınlığı kendisi tartıyor.

Birbirinden alınan

Karşılıklı etki romantik ilişkinin omurgasıdır. Kimya ise bu etkiyi küçük ölçekte gösterir: bir alışkanlığın bir karakterden ötekine geçmesi.

Alp'in üçüncü sabah ince kâğıt bir deftere elle yazmaya başlaması Selim'in taslağında duruyor. Atölye karşı yönden de bir deneme ekliyor. Aynı gün Tülin bir terimi bulamıyor ve sözlüğünü değil Alp'in telefonunu alıp arıyor. Bir şey demiyor. Alp de demiyor. İzleyici iki taraflı bir alışverişi görüyor.

Filmlerden okuma

Usta katmanı

Hamle ve cevap olarak planla. Sahneyi yazmadan önce iki sütun aç. Birinde bir karakterin hamlesi, öbüründe ötekinin cevabı olsun. Cevap beklenenden biraz sapmalı. Sapma yoksa sahne bir alışverişe, varsa bir oyuna döner.

Cevabı geciktir ama koparma. Tülin üçüncü çizgiyi hemen çekmiyor. Önce cümlesini bitiriyor. Bu gecikme izleyiciye kısa bir soru bırakıyor: cevap verecek mi? Gecikme uzarsa oyun ölür. Bir nefeslik bekleme yeterli.

Zıtlığı değerle bağla. Zıt iki karakter yalnız tartışır. Aynı şeye değer verirlerse tartışma bir çekime döner. Tülin ile Alp'in bağı doğru kelime sevgisi. Bunu bir kez gösterdikten sonra her zıtlık ilişkiyi besler.

İç şakayı büyüt, açıklama. İç şaka ilk kez kurulduğunda küçük kalmalı. İkinci dönüşünde biraz değişmeli. Selim çeteleyi ikinci gün açıklarsa sır dağılır. Açıklamadan yeniden çağırırsa izleyici kendini çiftin içinde hisseder.

Güveni bir kayıpla öde. Güven devri bir şeyi riske atmalı. Tülin mikrofonu bıraktığında hata ihtimalini kabul ediyor. Riski olmayan bir devir sadece nezakettir.

Fiziksel çekimi bir eşikte durdur. Dokunuşu yazmak yerine dokunuşa giden yolu yaz. El, kalem, kablo, su şişesi. Eşik ne kadar küçükse izleyici o kadar çok şey yükler. Ama eşik bir kez aşılacaksa bunu bir dönüm noktasına sakla.

Alışkanlığı karşılıklı geçir. Yalnız bir taraf ötekinden bir şey alırsa ilişki bir eğitime döner. Alp elle yazmaya başlıyorsa Tülin de Alp'ten bir şey almalı. İki geçiş aynı sahnede olmak zorunda değil; ama ikisi de görünmeli.

Adları silip sına. Sayfayı birine düz sesle okut. Karakter adlarını gizle. Okur iki kişinin birbirine yöneldiğini adlar olmadan da seziyorsa sayfa çalışıyor. Sezmiyorsa sorun oyuncuda değil sayfada.

Engelle birlikte yaz. Kimya ne kadar güçlüyse engel o kadar acıtır. Tülin'in gidişi, defterdeki çetele ne kadar canlıysa o kadar ağır gelir. Kimyayı engelden ayrı bir bölüme koyan yazar, gerilimi kendi eliyle söndürür.

Çifte bir ses rengi ver. Her çiftin kendine ait bir alışverişi vardır. Kimi çift soru sorarak, kimi birbirini düzelterek, kimi susarak yakınlaşır. Selim'in çifti işaretle konuşuyor: çizgi, ok, altı çizili kelime. Bu dil bir kez kurulunca her sahnede tanınır. Başka bir filmden ödünç alınmış atışma kalıbı ise çifti başka çiftlere benzetir.

Her güne yeni bir araç ver. İlk gün merak, ikinci gün ortak sınav, üçüncü gün devir. Aynı türden hamleyi üç gün tekrar edersen izleyici yorulur. Her gün çifte yeni bir araç ver. Defterden kaleme, kalemden mikrofona, mikrofondan telefona uzanan bir yol bu.

Üçüncü bir gözle doğrula. Bazen çiftin çekimini en iyi dışarıdan biri görür. Kabin camının ardındaki teknisyen, ikisinin aynı anda öksürük düğmesine bastığını fark edebilir. Tek bir bakış yeter. İzleyici, başka birinin de gördüğünü anlayınca kendi sezgisine güvenir. Ama bu tanık sahneyi açıklamamalı; yalnız bakmalı.

Sahte kimyayı tanı. Bazı sahnelerde iki karakter tatlı sözler söyler ama hiçbiri ötekine göre değişmez. Replikler yer değiştirse bile sahne aynı kalır. Bu bir kimya değil, iki monologdur. Bir repliği öbür karaktere verdiğinde sahne bozuluyorsa, iki ses gerçekten birbirine yaslanıyor demektir.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Kimya oyuncudan gelir, yazar onu yazamaz."
Doğrusu

Oyuncu kimyayı büyütür. Ama hamle ve cevap dizisi sayfada yoksa büyütecek bir şey bulamaz.

Yaygın yanlış"İki karakter birbirine bakınca kimya kurulur."
Doğrusu

Bakış bir sonuçtur. İzleyici bakışın neden geldiğini görmezse onu ezberlenmiş bir jest gibi okur.

Yaygın yanlış"Zıtlık her zaman çekim üretir."
Doğrusu

Zıtlık bir sürtünme üretir. Ortak bir değer yoksa sürtünme ilişkiyi yakar.

Yaygın yanlış"Kimya hızlı ve esprili diyalog demektir."
Doğrusu

Ritim tempo değildir. Kâğıda yazılan iki kelime de bir ritim kurabilir; susma da ritmin parçasıdır.

Yaygın yanlış"Mizah, karakterlerden biri komik olursa gelir."
Doğrusu

Bir karakterin espri yapması bir gösteridir. Kimya, şakanın ikisine ait olduğu yerde başlar.

Yaygın yanlış"Güven bir itirafla kurulur."
Doğrusu

İtiraf güveni ister, kurmaz. Güven, karakterin bir şeyi ötekine bırakıp kaybı göze almasıyla görünür.

Yaygın yanlış"Fiziksel çekim açıkça gösterilmeli."
Doğrusu

Açık gösterim izleyiciye düşünecek bir şey bırakmaz. Ertelenen dokunuş çoğu zaman daha çok şey söyler.

Yaygın yanlış"Değişen tek kişi olmalı ki ilişki büyüsün."
Doğrusu

Tek taraflı değişim bir çift değil, bir usta–çırak ilişkisi kurar. Alışkanlıklar iki yönde akmalı.

Yaygın yanlış"Kimya ilk sahnede tam olmalı."
Doğrusu

İlk sahne bir kıvılcım verir. Kimya sahneden sahneye birikir. Selim'in ilk sayfasındaki tek kelime yeterli bir başlangıç; çetele ikinci günü, devir üçüncüyü bekliyor.

Yaygın yanlış"Ortak iş romantizmi öldürür, çünkü çift işle meşgul olur."
Doğrusu

Tam tersine, iş çifte bakacak bir yer verir. Birbirlerine değil işe bakarken birbirlerini daha iyi görürler. Kabindeki iki tercüman salona bakarken birbirini dinliyor.

Yaygın yanlış"Savunmasızlık uzun bir itiraf konuşması ister."
Doğrusu

Alp'in açılması deftere yazılmış tek bir soru. Uzun konuşma çoğu zaman açılmayı sulandırır. Kısa satır, karakterin söylemekte zorlandığını da gösterir.

Yaygın yanlış"Kimya yalnız romantik komedide gerekir."
Doğrusu

Romantik dramda da izleyici çiftin neden birbirine çekildiğini görmek ister. Kimyası olmayan bir ayrılık izleyiciye bir şey kaybettirmez.

Yaygın yanlış"İç şaka izleyiciyi dışarıda bırakır."
Doğrusu

İzleyici şakanın doğuşunu gördüyse onun da sahibidir. Dışarıda kalan yalnız salondaki konuşmacıdır. İzleyici sırrın içinde olduğunu hisseder.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Kimya sayfada başlar; oyuncu onu büyütür ama kuramaz.
  • Sayfa kimyası hamle ve cevap dizisinden oluşur.
  • Merak iki yönlü olmalı; tek yönlü merak bir sorgudur.
  • Zıtlık çekime ancak ortak bir değerle döner.
  • Ortak görev iki karakteri birbirine mecbur bırakır.
  • Ritim kâğıtta, işaretle, susmayla da kurulabilir.
  • İç şaka iki karaktere ait bir dil yaratır.
  • Güven devri bir kaybı göze almakla görünür.
  • Ertelenmiş temas bedensel çekimi sessizce büyütür.
  • Bulaşan alışkanlıklar iki yönde akmalıdır.
  • Ortak bir sınav, iki karakteri birbirinin zor anına tanık eder.
  • Savunmasızlık kısa bir satırla, bir yazıyla ya da bir susmayla gösterilebilir.
  • Kimya ile engel birlikte yazılır; biri güçlendikçe öteki daha çok acıtır.
  • Adları silinmiş bir sayfada da çekim hissediliyorsa kimya sayfadadır.

Sonraki derse köprü

Selim'in defteri artık iki elle yazılıyor. Ama aynı defter başka bir soruyu da taşıyor. Alp bir satır yazdığında Tülin cevap vermek zorunda mı? Tülin mikrofonu kapatıp defteri kendine çekerse, Alp'in yeniden itmesi bir oyun mu, yoksa bir ısrar mı? Kabinde deneyimli olan Tülin, ilk kongresindeki Alp karşısında bir güç farkı taşıyor mu? Kimyayı kuran hamleler, karşı tarafın "hayır"ını duymadığında başka bir şeye dönebilir. O sınır sayfada nerede çiziliyor?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — Selim'in üç sayfası; bir defter köşesinde iki kısa çizgi, üçüncünün yeri boş.
  • Sayfa kimyası — iki sütunlu bir tablo; hamle ve cevap okları birbirine dolanıyor.
  • Merak — defterde bir soru, altında bir soru daha.
  • Ortak görev — iki el: biri mikrofonda, biri kalemde, aynı anda hareket ediyor.
  • Kâğıt diyaloğu — sayfa parçası; çizgiler birer birer beliriyor, üçüncüsü başka bir elden.
  • İç şaka — defter köşesinde büyüyen bir çetele.
  • Güven devri — mikrofonun önünden çekilen bir el, öbür elin uzanması.
  • Ertelenmiş temas — aynı kaleme uzanan iki el; biri geri çekiliyor.
  • Bulaşan alışkanlık — Alp'in elinde ince bir defter, Tülin'in elinde bir telefon.
  • Kapanış — defter iki tarafa doğru açık; bir satır cevapsız bekliyor.

Ritim

Ders, oyuncuya bırakılmış bir kimya itirazıyla açılıyor. Selim'in sayfasındaki çizgilerden yola çıkıp kimyanın parçalarını sayfa üzerinde tek tek kuruyor. Cevapsız bir satırla kapanıyor.